logo
08 AĞUSTOS 2026

CHP Niğde Milletvekili Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı.
Gürer, "Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı aldığı, esnafın ayakta kalamadığı bir sistem sürdürülebilir değil" dedi.

14.04.2026 12:09:00 / Güncelleme: 14.04.2026 12:17:49
Haber Merkezi
 
CHP Niğde Milletvekili Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı
CHP Niğde Milletvekili Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı
"BİBER UÇTU, VATANDAŞ PAZARA BAKIP GEÇİYOR"

Pazarı gezen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fiyat artışlarının dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade etti.
Gürer,"Pazarı geziyoruz. Kıl biber hâlâ 100 lira. Geçen yıl 50 liraydı. Esas tuhaf olan Kapya biberi; yazın tarlada 3 liradan üretici satamadı. Kapya biber şu anda 120 lira. Dolma biber 100 lira. Biber bu yıl uçtu. Taze kabak 50 lira. Geçen yıl bu taze kabak da 25 liraydı. Ama girdi maliyetleri de çok katladı. Biz konuştuğumuzda pazarcı esnafı diyor ki ben de bu fiyatta bunu satmak istemiyorum ama nakliye biniyor" dedi.
Gürer, ürünlerin büyük bölümünün şehir dışından geldiğini belirterek, "Bunların hepsi Antalya'dan, Mersin'den, Adana'dan geliyor ve şu ürün yola çıktığı anda fiyatı 10 lira kiloda biniyor. Öyle olunca mazota gelen her artış nakliyeyi artırıyor. Tezgaha gelinceye kadar ürünün fiyatı patlıyor. Ama üretici de kazanamıyor. Çünkü üreticide gübre artmış, ilacı artmış" diye konuştu.






"ÜRETEN DE DERTLİ, SATAN DA ALAN DA"

Pazarda sadece ürün fiyatlarının değil, satış maliyetlerinin de arttığını belirten  Ömer Fethi Gürer, poşet fiyatlarının dahi ciddi maliyet oluşturduğunu söyledi:
"Bir poşet  125 lira. Kilo poşet 125. Tanesi 50 kuruşa geliyor. Öyle olunca poşet var. Yer işgaliye parası var. Nakliye var. Farklı giderlerle tezgahta ürün fiyatı artıyor"dedi.
Gürer, esnafın satış yapabilmek için mücadele ettiğini ifade ederek, "Esnaf arkadaş diyor ki ben burada aldığım ürünü olduğu fiyatla döndürerek tezgah açık kalsın diye uğraşıyorum diyor. Şimdi üreten dertli, satan dertli, alan dertli. Sistemsel olarak ortadaki sorunu çözmesi gerekenlerse bunlara bakmayınca vatandaş daha çok mağduriyet yaşıyor" şeklinde konuştu.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım politikalarının değişmesi gerektiğini belirterek, "Pazarları her yerde gezdiğimizde vatandaş fiyattan şikayet ediyor ama girdi maliyetleri çok arttı. Hele önümüzdeki sezonda ürünün fiyatı gübre 40 lira olursa, üre gübre 33 lira olursa daha da artacağı görülüyor. Onun için de biz hem pazarcı esnafımızı dinliyoruz hem hemşehrilerimizi dinliyoruz. Her kesimi sorumlu kılan bir tarım politikası mutlaka değişmeli. Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı ürün aldığı, satanın dert yandığı, bir poşetin 50 kuruş olduğu, nakliyenin katladığı yerde problemler artıyor"dedi.






ÜRETİCİ: "GÜBRE ALAMADIK, NASIL ÜRETİM YAPACAĞIM?"

Pazarda konuşan üreticiler artan maliyetlere dikkat çekti: "Gübre alamadık hala. Mazot da alamadık. Mazot alımı. Bir torba gübre alamadım nasıl üretim yapacağım?" Gürer: "Gübre pahalı, tohum da pahalandı. Fide de pahalandı. Sulama suyunun elektrik parası pahalı. Mazot pahalı. Üretici nasıl üreteceğini düşünüyor" dedi.

ESNAF: "İŞGALİYE VE MASRAFLAR BİZİ BİTİRDİ"

Pazarcı esnafı ise artan işgaliye ücretlerinden ve masraflardan şekayet ederek, "Belediye bize danışmadan işgal parasını günübirlik alırdı her zaman. Şimdi seneliğe çevirmiş. Bizden senelik, açıp açmadığımız olsun ne zaman olursa olsun yer parası işgal harcı 3.250, çevre temizliğine 9.750 lira para çıkarmışlar. Bize sorma yok, danışma yok, fikir alma yok. E-Devletlerimize yansıtmışlar borçları. Bunu iki taksit ödeyeceksiniz diyor. Bu 13.000 liranın 3.250 lirası açtığımız yerin işgal parası, 9.750'si çevre temizlik parası diyor. Açsın açmasın diyor, bunu sen ödeyeceksin diyor. Ben niye açmadığım yerin parasını ödeyeyim?" diye sordu.






"PARA KAZANMIYORUZ, TEZGAH AÇIK KALSIN DİYE SATIYORUZ"

Esnaf, nakliye ve maliyetlerin kazancı ortadan kaldırdığını belirterek, "Antalya'dan gelen örneğin şu biber şimdi 150 lira köy biberi. Biz 10 lira üstüne koyup satıyoruz. Para kazanmıyoruz. 10 lira nakliye masrafı var bu malın" diye konuştu.
Pazarcı esnafı, "Biz mecburiyetten şu domatesin yerinde 90 lira, 100 lira. Biz 100 liraya, 80 liraya hâlâ domates satıyoruz. Para kazanmak için değil, kendimizi kandırıyoruz" dedi.






"VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR"

Pazarda vatandaşların alım gücünün düştüğü de belirten Ömer Fethi Gürer, "Marul geçen yıl 35 liraydı. Bu yıl 70 lira. %100 artmış. Nakliye fiyatı da 10 lirayı geçmiş durumda. Pazarında tadı tuzu kaçmış. Vatandaşlar da pazara gelen sayısı düşmüş. Gezerken yoğunluk yaşanan pazar yerinde müşteride sınırlı geliyor. Vatandaş gelirine göre alım gücü tükenmiş" dedi.






Esnaf, satışların düştüğünü belirtti:
"Poşet 70 liraydı, 120 lira oldu. Üstüne işgaliye parası, nakliye. Biz üstüne 10-15 lira masraf koyuyoruz. Bir aydır, iki aydır hiç para kazanamıyoruz."






"İRAN'DA SAVAŞ VAR, ÜRETİM VAR; BİZDE ÜRETİM SORUNU VAR"

Pazarcı esnafı yaşanan durumu şu sözlerle özetledi:

"İran'da savaş var, karpuz üretip bize gönderiyor. Bizim burada savaş yok ama üretimde sorun var."






Pazar ziyaretinin ardından değerlendirmede bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticiden esnafa, esnaftan vatandaşa kadar herkesin zor durumda olduğunu belirterek, tarım politikalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.