logo
08 AĞUSTOS 2026

CHP Niğde Milletvekili Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı.
Gürer, "Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı aldığı, esnafın ayakta kalamadığı bir sistem sürdürülebilir değil" dedi.

14.04.2026 12:09:00 / Güncelleme: 14.04.2026 12:17:49
Haber Merkezi
 
CHP Niğde Milletvekili Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı
CHP Niğde Milletvekili Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı
"BİBER UÇTU, VATANDAŞ PAZARA BAKIP GEÇİYOR"

Pazarı gezen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fiyat artışlarının dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade etti.
Gürer,"Pazarı geziyoruz. Kıl biber hâlâ 100 lira. Geçen yıl 50 liraydı. Esas tuhaf olan Kapya biberi; yazın tarlada 3 liradan üretici satamadı. Kapya biber şu anda 120 lira. Dolma biber 100 lira. Biber bu yıl uçtu. Taze kabak 50 lira. Geçen yıl bu taze kabak da 25 liraydı. Ama girdi maliyetleri de çok katladı. Biz konuştuğumuzda pazarcı esnafı diyor ki ben de bu fiyatta bunu satmak istemiyorum ama nakliye biniyor" dedi.
Gürer, ürünlerin büyük bölümünün şehir dışından geldiğini belirterek, "Bunların hepsi Antalya'dan, Mersin'den, Adana'dan geliyor ve şu ürün yola çıktığı anda fiyatı 10 lira kiloda biniyor. Öyle olunca mazota gelen her artış nakliyeyi artırıyor. Tezgaha gelinceye kadar ürünün fiyatı patlıyor. Ama üretici de kazanamıyor. Çünkü üreticide gübre artmış, ilacı artmış" diye konuştu.






"ÜRETEN DE DERTLİ, SATAN DA ALAN DA"

Pazarda sadece ürün fiyatlarının değil, satış maliyetlerinin de arttığını belirten  Ömer Fethi Gürer, poşet fiyatlarının dahi ciddi maliyet oluşturduğunu söyledi:
"Bir poşet  125 lira. Kilo poşet 125. Tanesi 50 kuruşa geliyor. Öyle olunca poşet var. Yer işgaliye parası var. Nakliye var. Farklı giderlerle tezgahta ürün fiyatı artıyor"dedi.
Gürer, esnafın satış yapabilmek için mücadele ettiğini ifade ederek, "Esnaf arkadaş diyor ki ben burada aldığım ürünü olduğu fiyatla döndürerek tezgah açık kalsın diye uğraşıyorum diyor. Şimdi üreten dertli, satan dertli, alan dertli. Sistemsel olarak ortadaki sorunu çözmesi gerekenlerse bunlara bakmayınca vatandaş daha çok mağduriyet yaşıyor" şeklinde konuştu.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım politikalarının değişmesi gerektiğini belirterek, "Pazarları her yerde gezdiğimizde vatandaş fiyattan şikayet ediyor ama girdi maliyetleri çok arttı. Hele önümüzdeki sezonda ürünün fiyatı gübre 40 lira olursa, üre gübre 33 lira olursa daha da artacağı görülüyor. Onun için de biz hem pazarcı esnafımızı dinliyoruz hem hemşehrilerimizi dinliyoruz. Her kesimi sorumlu kılan bir tarım politikası mutlaka değişmeli. Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı ürün aldığı, satanın dert yandığı, bir poşetin 50 kuruş olduğu, nakliyenin katladığı yerde problemler artıyor"dedi.






ÜRETİCİ: "GÜBRE ALAMADIK, NASIL ÜRETİM YAPACAĞIM?"

Pazarda konuşan üreticiler artan maliyetlere dikkat çekti: "Gübre alamadık hala. Mazot da alamadık. Mazot alımı. Bir torba gübre alamadım nasıl üretim yapacağım?" Gürer: "Gübre pahalı, tohum da pahalandı. Fide de pahalandı. Sulama suyunun elektrik parası pahalı. Mazot pahalı. Üretici nasıl üreteceğini düşünüyor" dedi.

ESNAF: "İŞGALİYE VE MASRAFLAR BİZİ BİTİRDİ"

Pazarcı esnafı ise artan işgaliye ücretlerinden ve masraflardan şekayet ederek, "Belediye bize danışmadan işgal parasını günübirlik alırdı her zaman. Şimdi seneliğe çevirmiş. Bizden senelik, açıp açmadığımız olsun ne zaman olursa olsun yer parası işgal harcı 3.250, çevre temizliğine 9.750 lira para çıkarmışlar. Bize sorma yok, danışma yok, fikir alma yok. E-Devletlerimize yansıtmışlar borçları. Bunu iki taksit ödeyeceksiniz diyor. Bu 13.000 liranın 3.250 lirası açtığımız yerin işgal parası, 9.750'si çevre temizlik parası diyor. Açsın açmasın diyor, bunu sen ödeyeceksin diyor. Ben niye açmadığım yerin parasını ödeyeyim?" diye sordu.






"PARA KAZANMIYORUZ, TEZGAH AÇIK KALSIN DİYE SATIYORUZ"

Esnaf, nakliye ve maliyetlerin kazancı ortadan kaldırdığını belirterek, "Antalya'dan gelen örneğin şu biber şimdi 150 lira köy biberi. Biz 10 lira üstüne koyup satıyoruz. Para kazanmıyoruz. 10 lira nakliye masrafı var bu malın" diye konuştu.
Pazarcı esnafı, "Biz mecburiyetten şu domatesin yerinde 90 lira, 100 lira. Biz 100 liraya, 80 liraya hâlâ domates satıyoruz. Para kazanmak için değil, kendimizi kandırıyoruz" dedi.






"VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR"

Pazarda vatandaşların alım gücünün düştüğü de belirten Ömer Fethi Gürer, "Marul geçen yıl 35 liraydı. Bu yıl 70 lira. %100 artmış. Nakliye fiyatı da 10 lirayı geçmiş durumda. Pazarında tadı tuzu kaçmış. Vatandaşlar da pazara gelen sayısı düşmüş. Gezerken yoğunluk yaşanan pazar yerinde müşteride sınırlı geliyor. Vatandaş gelirine göre alım gücü tükenmiş" dedi.






Esnaf, satışların düştüğünü belirtti:
"Poşet 70 liraydı, 120 lira oldu. Üstüne işgaliye parası, nakliye. Biz üstüne 10-15 lira masraf koyuyoruz. Bir aydır, iki aydır hiç para kazanamıyoruz."






"İRAN'DA SAVAŞ VAR, ÜRETİM VAR; BİZDE ÜRETİM SORUNU VAR"

Pazarcı esnafı yaşanan durumu şu sözlerle özetledi:

"İran'da savaş var, karpuz üretip bize gönderiyor. Bizim burada savaş yok ama üretimde sorun var."






Pazar ziyaretinin ardından değerlendirmede bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticiden esnafa, esnaftan vatandaşa kadar herkesin zor durumda olduğunu belirterek, tarım politikalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.