logo
24 HAZİRAN 2026

CHP'nin AKP'den farkı yok

10.07.2005 00:00:00


AKP'nin İslam'a ciddi darbeler indirdiğini söyleyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, bu manzara ortada iken CHP'nin kalkıp da "irticai faaliyetler var" demesinin hadiseyi gizlemekten başka bir anlam taşımadığını belirtti

Oyunu birlikte oynuyorlar"Sayın Baykal'ın, partinin düşüncesi nedir bilmem ama ortada, görebildiğim kadarıyla bir beraberlik söz konusu. AK Partisi İslam'a karşı ciddi darbeler indirdi. Bu darbelerin gizlenmesi karşılıklı oyunlarla oldu. Düşünebiliyor musunuz, 15 yaşından küçük çocuklar din, Kur'an öğrenimi için herhangi bir yere giderse, bunlara o öğretimi yaptıran gerek öğretim binasını onlara açan, gerek öğretimi yaptıran kişilere bir yıla kadar hapis cezası veriliyor."

Bize ait tezler çalınıyor"İktidarlar "ben şunu yapacağım" dediği zaman o yapacağı şeyin kaynağını göstermesi lazım. Dikkat ederseniz her yıl başı hükümetler bütçe görüşmesi diye Meclis'te bir müzakere açarlar. Yapacakları işler ne ise A'sından Z'sine kadar tartışmaya açarlar. Önce kendi ekibi hazırlar. Sonra bu hazırlananlar Meclis'e gelir. Meclis'te görüşülür. Muhalefet de görüşlerini ortaya koyar. Ondan sonra onaylanır. Onaylanan bu bütçe uygulamaya girer. Bir yıl boyunca bunun dışında kimse bir tek kuruşluk yatırım yapamaz."

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Nihat Hekimoğlu'nun sorularına cevap verdiği "Haftanın Sohbeti"nin bugünkü bölümünde, Milli Ekonomi Modeli'nde yer alan bazı tezlerin AKP milletvekilleri tarafından kaynak gösterilmeden aşırılmasını değerlendirdi. Aynı AKP'nin Meclis içtüzüğünü değiştirerek son sür'at kanunlar çıkarılmasının demokrasinin rafa kaldırılması anlamına geldiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'nin başını ağrıtmaya devam eden PKK terörüne AB ve ABD'nin bakışı hakkında da bilgi verdi.  Hocam, hükümet ve sayın Başbakan, sizin Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet projesi başlığı altında sunduğunuz bazı uygulamaları seslendirmeye başladı. Sayın Başbakan bulunduğu bazı mekanlarda bunu ifade ediyor. İşçiyi güçlendireceğini, tüketici kesimi güçlendireceğini seslendirmeye başladı. Evlilik konusunda bazı destekler vereceğini söylüyorlar. Bu konuda ne diyorsunuz?Prof. Dr. Haydar Baş- Bütün bunların söylenmesi güzel de bu olay bir insanın inanmadan şahadet getirmesine benziyor. Yapması hiç mümkün değil. Bizi takip eden kardeşlerime olayın ciddi bir yanıltıcı oyun olduğunu izah edeceğim. Herkesin çok rahatlıkla anlayacağını tahmin ediyorum. Bize ait tezler çalınıyorİktidarlar "ben şunu yapacağım" dediği zaman o yapacağı şeyin kaynağını göstermesi lazım. Dikkat ederseniz her yıl başı hükümetler bütçe görüşmesi diye Meclis'te bir müzakere açarlar. Yapacakları işler ne ise A'sından Z'sine kadar tartışmaya açarlar. Önce kendi ekibi hazırlar. Sonra bu hazırlananlar Meclis'e gelir. Meclis'te görüşülür. Muhalefet de görüşlerini ortaya koyar. Ondan sonra onaylanır. Onaylanan bu bütçe uygulamaya girer. Bir yıl boyunca bunun dışında kimse bir tek kuruşluk yatırım yapamaz. Bütçede ne varsa uygulamada o bulunur. Sayın Erdoğan ve vekil arkadaşlarımızın bizden aldıklarını, zaman zaman halka, güzel sözler olduğu, hakikaten olması gereken meseleler olduğu için söylediğini ve puan aldığını görüyorum. Ama senin söylediğin sözlerin tamamının içi boş. Çünkü içini dolduramıyorsun. Sen bütçeyi hazırlarken sakatlar, özürlüler diye bir derdin yoktu ki ona sen bütçede bir şey veresin. Şimdi nasıl diyorsun ki "Şunu şöyle yapacağım, bunu böyle yapacağım." Evlenme kredisi verecek. Bütçede buna kaç para tahsis ettin? Nereden vereceksin? Kısaca dedikleri şey tamamen rüya, hayal mahsulü. Liberal ekonomide bunların yapılması hiç mümkün değildir. Liberal ekonominin mantığı tüketim kesimini daha da tüketmektir. Vergi üstüne vergi almaktır. Belini kırmaktır. Nitekim arkadaşların yaptığı da budur. Kalpleri bu tarafa, milletin ıstırabını acısını görüyor, "ne yaptık, bu milleti perişan ettik" diyor. Bu milletin anası ağladı; bunu görüyor. Ama "Hoca'nın dedikleri de doğru" diyorlar. Dikkat ederseniz hep beni takip ediyorlar. Gizli gizli hani dinlenilen büyük zatlar vardı. Aynen öyle köşebaşına gidiyorlar, "acaba bu ne diyor?" diye bekliyorlar. Ama onların bunu hayata geçirmesi hiç mümkün değil. Bu, bize ait. Milli Ekonomi Modeli diye bizim bir tezimiz var. Sosyal devlet bu tezin bir parçasıdır. Tüketimi devreye koyabilmek için sosyal devlet projesine ihtiyaç vardır. Milli Ekonomi Modelindedir bu.Milli Ekonomi Modelinin mantığıLiberal ekonomide değil yani.Prof. Dr. Haydar Baş- Liberal ekonomide böyle bir dert yok. Mesela bizde vergi yoktur. Bizim tezimizde vergi yoktur. 100 milyarın altında geliri olan vatandaşa vergi yoktur. Bu işçidir, tarım kesimidir vs vergi yükünden onları devlet kurtarır. Ama devlet onu kurtararak onu ciddi şekilde destekler, tüketimini çoğaltır. Rahat tüketim yapar. Rahat tüketim yaptığı için de üreten ona çok mal satar. Bir tane bardak satarken 10 tane satar. Onun için üreten de bir bardağın vergisi yerine 10 tane bardak vergisi veriyor. Yani devlet o zayıf vatandaştan değil güçlü vatandaştan vergi alıyor. Hem de 10 mislisini alıyor. Bu sefer devlet de güçlü oluyor, halk da güçlü oluyor, üreten de güçlü oluyor. Sayın Başbakanın bu denklemi çözmeden bu tip vaadlerde bulunması bir defa ilmi gerçeklere aykırıdır. İkincisi, bu işler ona yakışmıyor. Kaynak göstermeleri lazım. "Bunu şuradan aldık. Doğrudur. Ama biz bunu yapamayız. Bizim programımızla alakası yoktur" istisnası geliştirmeleri lazımdır. Hatta sadece onlar değil, diğer partilerin de baştan beri yaptıkları iş bizim Milli Ekonomi Modelindeki görüşleri alıp transfer etmeleridir. Ama hiç birinin uygulama imkanı yoktur. Çünkü uygulamak için bütün bunlara kaynak bulmanız lazım. Bu denklemi kurmanız lazım. Bu, sadece iç politika, maliye politikası, tarım politikası, orman politikası ile alakalı değildir. Bu bir bütündür. Bu işi ancak bilen hayata geçirebilir.Teröre AB ve ABD'nin bakışıHocam, son dönemde silahlı eylemler artıyor. Son olarak Bingöl'de Devlet Demiryollarına bağlı bir tren bombalandı. Uzaktan kumandalı bir mayın patlatıldı. DDY'nın beş güvenlik görevlisi şehit oldu. Bu eylemlerin artışı konusunda AB ve ABD'nin bakışı nedir?Prof. Dr. Haydar Baş- AB ve ABD'nin bakışını bilmek o kadar zor bir hadise değildir. Sayın Başbakanımız ABD'ye yaptığı son gezide hatırlarsanız ABD'nin Genelkurmay Başkanının enteresan bir sözü var. Ne diyor? "Bu iş silahlı çatışmayla olmaz. Yani siz PKK'lıları, eylem yapanları dağda öldürmeyin, sokakta öldürmeyin, bunlara yaşama hakkı tanıyın" dedi. Seni öldürmeye gelen insanı yaşatacaksın. İkincisi, dikkat ederseniz, benim AB konusunda devamlı söylediğim söz şudur: "AB adı altında Türkiye'nin parçalanması söz konusudur." Yani oraya gireceğiz gerekçesiyle, bir takım bahaneler adı altında Türkiye'yi parçalıyorlar. Siyasetin bunu çok iyi görmesi lazım. Siyaset bunu görmediği zaman fonksiyonunu  icra edemez. Aksi takdirde ülkenin bölünüp parçalanmasına o da ortak olmuş olur. Şu anda yapmak istedikleri şudur. "Sen, af çıkartacaksın" diyor. "Tamam" af çıkıyor. Hatta "Apo'yu da affedeceksin" diyor. Dikkat ederseniz bütün bunlar tartışma konusu haline geldi. Türk Yargısının verdiği kararı şu ana kadar Yargı icra edemedi. İnfaz edemedi. Bununla ne ispat edilmiş oldu? "Türkiye Cumhuriyeti Devleti müstakil bir devlet değildir. Karar verir ama infaz yetkisine sahip olamaz" ispat edilmeye çalışıldı. Devletin acziyeti siyasetle ispat edilmeye çalışılıyor. AB, bu devletin aciz olduğunu ifade etmeye çalışıyor. Hadi sen erkeksen bunu ABD'ye, İngiltere'ye söyle. O, bağımsız yargısının verdiği kararı hayata geçirir. Hiç bir irade, güç, buna mani olamaz. Demek istediğim şudur: Türkiye'de verilen kararları hayata geçirmemek ne içindir? Türkiye Cumhuriyeti Devletinin zafiyetini izah ve izhar etmek içindir. Bir defa Türk siyaseti  bu konuda bugüne kadar üzerine düşen vazifeyi ifa edememiştir. Bu bir Adalet, haklıya hakkını vermek, haksıza haddini bildirmektir İkincisi Batının oyununa devamlı surette gelmektedir, uyum yasaları çıkarma adına. Mesela idamı kaldırdı veya ağır cezaları kaldırdı. Düşünebiliyor musunuz adam senin en yakınını katlediyor, sen kimin adına bunu affediyorsun? Kanı heder edilen, dökülen insana sordun mu buna ne ceza vereceksin diye. Sen hangi haktan bahsediyorsun? Benim hakkımı yiyene hakkımın bağışlatılması hak değildir. Bu, hakkın gasp edilmesi demektir. Adam hakkı gasp ediyor, yok ediyor. Adalet haklıya hakkını vermek, haksıza haddini bildirmektir. Sen ona haddini bildirmiyorsun. Bu sefer azıyor. Kısaca bu müeyyideler ortadan kalktı. Geçmişte terbiye denilen bir olay vardı. Kişiler aileden aldıkları terbiye ile kendini kontrol eder, murakabe eder bir seviyede idi. Şimdi öyle bir şey de kalmadı. Aileler de çocuğu alabildiğine başıboş bırakıyor. Eğitim de ona bir şey kazandırmıyor. Bizim devamlı surette anlatmaya çalıştığımız bir Müslüman Türk modelimiz var; bu ne kızımızda, ne oğlumuzda var. Bu konuda insanımız maalesef bir açlık içerisinde. AB'ye uyum adı altında kanunlarla onu tamamen başıboş bir hale getiriyorsun. O zaman çocuk serseri gibi ortada dolaşıp duruyor. Tinerci ise adam öldürüyor. Bu gidişin görüntüsü sanki bu ülkenin sahibi yokmuş havası veriyor. Ben şahsen bunu böyle görüyorum. Elbette bunu düzeltecek olan da siyasi iradedir. Ülkeye sahip çıksınlar. İnsanımızı belli kurallarla beraber, hukuki müeyyidelerle haklarını teminat altına alıp, haksızlık yapmasına mani olsunlar. Evvela onu da eğitimle birlikte ahlaki bir noktaya taşısınlar.Tabii polisin de eli kolu bağlanmış durum da değil mi?Prof. Dr. Haydar Baş- Polis de bir şey yapamıyor. Tutup da hesaba da çekemiyor.n Polisin kendisi de suçlu çıkıyor.Prof. Dr. Haydar Baş- İyi hatırlattınız. Kolluk güçleri de hiç bir şey yapacak durumda değiller. Adam ne yapsın? Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık. Binaenaleyh böyle acayip, garayip durumlar var. İktidarın da üzerine gittiği kim biliyor musun? İktidar da sağ olsun devamlı benim üzerime geliyor. Herhalde bizim sabrımızı ölçüyorlar. Batı Çalışma Gurubu kurumlarımıza geliyor. Düşünebiliyor musun gece saat 02.00'de kurumun muhasebesi tetkik ediliyor. Yani enteresan haller oluyor. Ama millet dersi verecek. Aile hayatımızdan, şahsiyetimize kadar dedikodular, iftiralar, fitneler var. Ama biz hepsine açığız. Hiç kimse bizi yolumuzdan yıldıramaz. Bu vatan bizimdir. Hiç kimseye de bunu şu veya bu şeyle bırakmayız.

Oyunu birlikte oynuyorlarHocam, CHP, anamuhalefet partisinin öyle bir muhalefet mantığı, öyle bir söylemi var ki sanki AKP irticai bir faaliyette bulunuyormuş mantığı ile siyaset yapıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?Prof. Dr. Haydar Baş- Sayın Baykal'ın, partinin düşüncesi nedir bilmem ama ortada, görebildiğim kadarıyla bir beraberlik söz konusu. AK Partisi İslam'a karşı ciddi darbeler indirdi. Bu darbelerin gizlenmesi karşılıklı oyunlarla oldu. Düşünebiliyor musunuz, kaçıncı madde olduğunu şu anda çıkartamayacağım ama kanunun içeriği şu: 15 yaşından küçük çocuklar din, Kur'an öğrenimi için herhangi bir yere giderse, bunlara o öğretimi yaptıran gerek öğretim binasını onlara açan, gerek öğretimi yaptıran kişilere bir yıla kadar hapis cezası veriliyor. Yeni düzenlemede durum böyle. Önce bunu üç yıl yaptılar. Sonra bir yıla indirdiler. Lütufta bulundular! Bugüne kadar, eski dönemde bile, merhum Atatürk'ten sonra olan olaylar döneminde bile Kur'an öğrenmenin bir tek gün cezası yoktu. Evet, siyasi bir baskı vardı ama hukuki bir müeyyide yoktu. Bu iktidar ilk defa bu müeyyideyi getiriyor. Aslında CHP demokrasiden yana olmuş olsaydı, "Bu çocuklara siz dinini niçin öğretmekten kaçınıyorsunuz? Dinini öğrenmeyen insanın sadist olması, hırsız olması, yolsuz olması elbette mümkünattan olup" diyecek ve işin savunmasını yapması gerekirken bunu yapmadı, yapmıyor. Mesela kalkıyor, İmar Yasasına "ibadethane" kelimesi koymak suretiyle apartmanların alt katlarında veya herhangi bir dairesinde kilise evi açmak yoluyla 36 bin kilisenin açılmasına bu iktidar sebep oldu. Diyanet Sen Genel Başkanının beyanına göre 40 bin insanımız Hıristiyan oldu. Bu manzara ortada iken kalkıp da "irticai faaliyetler var" demek hadiseyi gizlemektir. İkisi bir oynuyorlar. O tarafı gizlemek için bu taraf güya varmış gibi ortaya atılıyor. Biliyorsunuz, her ikisi de zaten belli kurum ve kuruluşlardan, belli güçlerden düşünce, görüş alırlar. İnşaallah milletimiz bütün bu oyunları görerek kendisine layık olanı tespit eder, tensip eder.

Demokrasi rafa kaldırılıyorHocam, Meclis'te, AKP bir iç tüzük düzenlemesi yaptı. Öyle bir noktaya getirdi ki artık yüzlerce maddeden oluşan kanunlar bir gecede, bir günde geçecek duruma geldi. Bu şekilde de IMF'nin, AB'nin istediği kanunlar sırayla geçiyorlar. Bir yandan da hükümet "çok kanun çıkarttık" diye övünüyor.Prof. Dr. Haydar Baş- Millete karşı övünmüyor. Kime söz verdi ise, Avrupa'ya söz verdi, onlara karşı övünüyor.Bu kanunlar milletin menfaatine midir?Prof. Dr. Haydar Baş- Ne menfaatine. Kanun koyucunun maksadı mütalaa, müzakere ile Meclis'te anlaşılır. Yani kanunlar, tek tek, bütün maddeleri, gerekçeleri ile birlikte anlatılır, mütalaa, müzakere edilir, karara bağlanır. Sen muhalefete bu imkanı vermediğin zaman bu kanunun mütalaası, müzakeresi, tartışması olmaz. O zaman bu aslında demokrasi değildir. Farkında olmadan demokrasiyi rafa kaldırıyorsun. Terk ettiğin saltanat rejimine geçiyorsun. Olayın bir boyutu da budur. Yani demokrasi gitti. Bir gecede şu kadar kanun geçecek; ne bu? Eğer bana bunu sormayacaksan niye mütalaaya, müzakereye açıyorsun, açma. Ama söz konusu Haydar hoca olduğu zaman çoluk çocuğunu bile araştırıyorsun. Bu, kraliyeti de geçti. Bunların hesabını milletin sorması lazım. Bu, doğru bir davranış değildir. Kanunlar tartışılmalı, kanunlar görüşülmeli. Nedir, ne değildir, anlaşılmalı. Aksi takdirde çok yanlış anlaşılmaya vesile olabilir. Aslında bunun yapılması iktidarı da suizandan kurtarır.

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.