logo
13 TEMMUZ 2026

Çiftçilerin 'beyaz altın' nöbeti

Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde hasadı yapılan ve tarlalarda kurumaya bırakılan dünyaca ünlü Taşköprü sarımsağını hırsızlardan korumak isteyen çiftçiler, gece boyunca nöbet tutuyor

13.07.2026 10:23:00
İHA
 
Çiftçilerin 'beyaz altın' nöbeti
Çiftçilerin 'beyaz altın' nöbeti
Avrupa Birliği tarafından tescillenen, dünyaca ünlü Taşköprü sarımsağının hasadı devam ediyor. Gün boyunca tarlalarda çalışan çiftçiler, topraktan çıkarttıkları sarımsakları 15 gün boyunca tarlada kurumaya bırakıyor. Daha sonra tarlalardan toplanan sarımsaklar, sofralara ulaştırılmak üzere satılıyor. Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde binlerce kişinin geçim kaynağı olan ve üreticisinin "beyaz altın" olarak nitelendirdiği Taşköprü sarımsağı, aroması, uzun ömrüyle tüketicilerden büyük ilgi görüyor. Yıl boyunca harcanan büyük emekle yetiştirilen Taşköprü sarımsağı çalınmasın diye çiftçiler sabaha kadar tarlalarda nöbet tutuyor. Kuruması için tarlalarda bırakılan sarımsak başında geceleri sabaha kadar bekleyen çiftçiler, gündüzleri de tarlalarda çalışmaya devam ediyor.






"Emek veriyoruz, mecburen hırsızlara karşı beklemek zorundayız"

Çetmi köyünde sarımsak yetiştiriciliği yapan İrfan Ünvar, yıl boyunca emek verdikleri sarımsağı hırsızlardan korumak için nöbet tuttuklarını belirterek, "Taşköprü sarımsağı, coğrafi işaretli, raf ömrü uzun, dayanıklı ve aroması yüksek bir sarımsaktır. Taşköprü sarımsağımızın raf ömrü uzun, mayıs ayına kadar buzhaneye girmeden dayanabilir. Şubat ayında dikime başladık, daha sonra çapalamasını, gübrelemesini, sulamasını, her şeyini yaptık. Şu anda çıkartma işine başladık. Daha yeni başladı. Bu 15 gün boyunca tarlada kuruyacak. Kadın işçilerimizden Allah razı olsun, geldi, topladılar. Kalitesinin artması için 15 gün boyunca tarlada kalması gerekiyor. Kuruyunca raf ömrü uzayacak. Biz de şimdi hırsızlara karşı nöbet tutuyoruz. Biz buna bir sene boyunca emek veriyoruz, mecburen hırsızlara karşı beklemek zorundayız. O kadar masraf yaptık, uğraştık, bu hale getirdik, malımızın arkasında durmaya devam edeceğiz" dedi.

Taşköprü sarımsağının maliyetli bir ürün olduğuna dikkat çeken Ünvar, "İlaçlaması, sulaması, işçiliğinden dolayı maliyetleri çok yüksek. Bunu da karşılamak için fiyatının biraz yüksek olması lazım. Şu anda fiyatlar düşük. Ama kuruduğu zaman tüccarlar gelip yüklü miktarda alacak, biz de fiyatlarının yükselmesini bekliyoruz" diye konuştu.








"Sabaha kadar uyumadan bekliyoruz"

Çetmi köyünde Taşköprü sarımsağı yetiştiren Necip Garparslan da, "Sarımsaklarımızı söktükten sonra onlara sahip çıkabilmek için mecburen tarlalarımızda nöbet tutuyoruz. Yakın arkadaşlarla birlikte beklerken sohbet ediyoruz, bir şeyler yiyoruz, sabaha kadar uyumadan bekliyoruz. Gündüz de tarlada çalışmaya devam ediyoruz" şeklinde konuştu.








"Geceleri tarlada geçiriyoruz"

Sarımsak üretici Mustafa Ertekin de 10 Temmuz itibarıyla başlayan hasadın yoğun bir şekilde devam ettiğini kaydederek, "Gece nöbetteyiz, arkadaşlarla toplanıyoruz. Çay içip yemek yiyip sohbet ediyoruz, bazen mangal yapıyoruz. O şekilde geceleri tarlada geçiriyoruz. Yaklaşık 15 gün kuruma sürecimiz var. Kuruduktan sonra kaldırıyoruz. Ağıllarımızda kümeleyerek temizleme aşamasına geçiriyoruz. Orada iri, ufak, orta boy gibi 6-7 boya ayırıyoruz" ifadelerini kullandı.








Taşköprü sarımsağının çok özel bir ürün olduğunu belirten Ertekin, "Küçük çaplı bir pazarımız var. Kuruduktan sonra büyük tüccarlarımız gelip satın alıyorlar. Biz taban fiyatının olmasını ve büyük bir pazar oluşturulmasını istiyrnuz. Biz de işimizi daha severek yaparız" dedi.






Kaza sonrası olay yerinden kaçmak isteyen şahıs, minibüsü vatandaşların ve polisin üzerine sürdü: 1 ölü, 1'i polis 2 yaralı

Kayseri'nin Tomarza ilçesinde otomobilin ve minibüsün çarpıştığı kaza sonrası olay yerinden kaçmaya çalışan sürücü, minibüsü polis memuru ve olay yerinde bulunan vatandaşın üzerine sürdü. Olayda 1 kişi hayatını kaybetti, 1'i polis 2 kişi yaralandı

13.07.2026 05:33:00 / Güncelleme: 13.07.2026 05:42:30
İHA
 
Kaza sonrası olay yerinden kaçmak isteyen şahıs, minibüsü vatandaşların ve polisin üzerine sürdü: 1 ölü, 1'i polis 2 yaralı
Kaza sonrası olay yerinden kaçmak isteyen şahıs, minibüsü vatandaşların ve polisin üzerine sürdü: 1 ölü, 1'i polis 2 yaralı
Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Cumhuriyet Mahallesi'nde meydana gelen olayda, R.O. yönetimindeki 42 ASC 593 plakalı minibüsle R.M. yönetimindeki 38 APT 597 plakalı otomobil çarpıştı. Kaza sonrası iki sürücü ve yakınları arasında kavga çıktı. İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi.





Polis ekiplerinin müdahalesiyle kavga son bulurken, kaza sonrası aracını kenara çekmek için direksiyon başına geçen R.O., minibüsü görevli polis memuru M.M.Ç. ve vatandaşların üzerine sürdü. Ekiplerin ikaz ateşi üzerine de durmayarak, ilerlemeye devam eden R.O.'nun kullandığı minibüs ekipler tarafından lastiklere ateş edilerek, durduruldu. R.O.'nun çarpması sonucu polis memuru M.M.Ç. ve vatandaşlardan İ.K. ile Faruk Utgan yaralandı.


 
Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalede Faruk Utgan'ın hayatını kaybettiğini belirlendi. Yaralı polis memuru M.M.Ç. ve İ.K.'de olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Tomarza Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
 
Olay yerinde ekipler tarafından yakalanan R.O. gözaltına alınırken, Faruk Utgan'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.
 
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

 

Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi

Eskişehir'de meydana gelen silahlı çatışmada şehit olan Mehmet Demirbaş memleketi Samsun'un Terme ilçesinde toprağa verildi

12.07.2026 15:52:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi
Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi
Eskişehir'de meydana gelen silahlı çatışmada şehit olan Uzman Jandarma Sekizinci Kademeli Çavuş Mehmet Demirbaş (45) memleketi Samsun'un Terme ilçesinde toprağa verildi.






Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde 2017 yılından bu yana görev yapan Uzman Jandarma Sekizinci Kademeli Çavuş Mehmet Demirbaş, Mihalıççık ilçesine bağlı Narlı Mahallesi'nde dün akli dengesinin yerinde olmadığı iddia edilen İbrahim Günsel'in tüfekle açtığı ateş sonucu ağır yaralanarak, kaldırıldığı Mihalıççık Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.








Şehidin naaşı, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı'nda dün düzenlenen törenin ardından askeri uçakla gece saatlerinde Samsun Çarşamba Havaalanına getirildi, buradan da Terme ilçesine götürüldü. Hayatlarını kaybeden Süriye ve Mustafa çiftinin 4 çocuğundan biri olan şehidin Türk bayrağına sarılı naaşı, helallik alındıktan sonra cenaze töreninin düzenleneceği Sakarlı Mahallesi Merkez Camii'ne getirildi. Burada şehidin eşi Mürüvvet ve ailesi gözyaşı döktü. 2 çocuk babası Şehit Mehmet Demirbaş öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından aynı mahallede toprağa verildi.






Cenaze törenine Samsun Valisi Orhan Tavlı, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun milletvekilleri, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, şehit yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

İnsan meselesi ve insan haklarına bakış -1-

İnsanlığın beşeriyet sahnesine çıktığı günden beri pek çok meselesi olmuştur. Bunlar siyasi, hukuki, sosyal, kültürel, iktisadi vb birçok meseledir

12.07.2026 04:19:00
Haber Merkezi
 
İnsan meselesi ve insan haklarına bakış -1-
İnsan meselesi ve insan haklarına bakış -1-
İnsanlığın beşeriyet sahnesine çıktığı günden beri pek çok meselesi olmuştur. Bunlar siyasi, hukuki, sosyal, kültürel, iktisadi vb birçok meseledir.

Ancak bunların başında bizzat insanın kendisi" gelir. Zira toplumlara yön veren, tarihi seyir içindeki tüm hadiselerin sebebi ve sonucu ya insandır, ya da insan ile alakalıdır. Batı dünyası maddeyi tanımada, fizik, kimya formülleri bulmada zamanla mesafeler kaydetmiştir, ama aynı başarıyı kendini tanımada elde edememiştir.

Batı toplumlarında geliştirilen siyasi ve iktisadi modeller insanı tanımadığı için insandan yola çıkmamış, aksine geliştirdikleri modellere uygun insan tipini tarif etmişlerdir.







İnsan gerçek manası ile tanınmadığı için insan hakları ve insanın ihtiyaçları kavramı da olması gerektiği biçimde ele alınamamıştır. Liberal– kapitalist modeller insan ihtiyaçlarını ve haklarını hedef alarak geliştirilmiş modeller değildir. İhtirasları, bencil kaygıları kendine ölçü alarak yola çıkmış bu tarz modellerin insanlığa fayda vermemesi son derece normaldir.

Sosyalizmin ve onun ilerlemiş aşaması komünizmin netice vermemesinin en temel sebebi de refaha kavuşturmayı düşündüğü insanı tanımamış olmasından kaynaklanmaktadır.

Adaleti tesis etmede, insanlığın can, mal, namus vb. güvenliğini sağlamada, toplum refahının yükseltilmesinde en mükemmel kural ve kaideleri ortaya koysak dahi, bunları hayata geçirecek olan insanı yetiştiremedikten sonra bu kuralların bir anlamı yoktur. İnsanı tanımadan, ona uygun siyasi iktisadi modelleri hayata geçirmeden ve onu özüne uygun şekilde yetiştirmeden insanoğlunun dertlerinin bitmesi mümkün değildir.







Tarihte İnsanı tanıyan onun yetiştirilmesine önem veren, eğitimini dikkate alan ve bireylerinin kabiliyetlerini doğru bir şekilde değerlendirebilen topluluklar, yeryüzünde adaletin ve insan haklarının tahsisine katkı sağlamışlardır. Türk milletinin tarihindeki altın sayfaların sebebi insanı tanımada ki başarısı ve insan haklarına olan bağlılığıdır.

Türk Dil Kurumu'nun Türkçe sözlüğüne göre, "huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli kimse" olarak ifade edilen insan tarifini taşıyanların oluşturdukları topluluklar, bu vasıfları taşımayanlar karşısında sayıca her zaman az olsalar da; medeniyetinin bugün geldiği nokta, bu az zümrenin tarih sahnesindeki gayretleri neticesindedir







TARİHTEN GÜNÜMÜZE İNSAN HAKLARI

Esasında insan haklarının tarihi serüveni dünyanın her yerinde homojen olarak gelişmemiştir. Bugün dahi insan haklarına bağlılık açısından bütün dünyanın aynı noktada olmadığını görmekteyiz. Batı toplumlarında kadının ruhu olup olmadığının konuşulduğu dönemde Türk tarihinde kadın toplumun en yetkili makamlarında görev alabiliyordu. Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Ancak hem liberal–kapitalist modellerin, hem de Marksist düşüncenin insan hakları, özgürlük, adalet vb. temel kavramları nasıl ele aldığını anlamak için; insan haklarının tarihi serüvenini Batı dünyasında yaşanan olaylar açısından değerlendireceğiz.

Batı tarihinde, gücü elinde bulunduran ile, idare edilen arasında sürekli olarak bir kavga söz konusudur. Kral ile halk, derebeyi ile köylü, işçi ile işveren arasında her dönem hakların elde edilmesi ve korunması için bir mücadelenin olduğunu görüyoruz.







Bu mücadele günümüzde de özellikle işçi ve işveren arasında olmak üzere halen bütün sahalarda devam etmektedir. Batı tarihinde insan hakları mücadelesi, bireylerin ellerinden özgürlüklerini alan devlet idaresine karşı verilen bir mücadeledir.

Batı toplumunda insan hakları ile ilgili birçok antlaşmanın yapılması, beyannamelerin yayınlanması bu toplumlardaki yöneten ile yönetilenler arasında süregelen kavgaların varlığına işaret etmektedir.

Diğer taraftan Türk tarihinde böyle bir sürecin yaşanmamış olması, insan hakları ihlallerinin olmadığını; yöneten ile yönetilen arasında kavga yerine kardeşliğin olduğunu bize göstermektedir. Türk hakanları, kendilerini vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılamakta sorumlu görürlerdi.

Eğer bunu yapamayacaklarsa o vatandaşların kendilerine başka hakan aramaları istenirdi. Yani Türk tarihinde idareci olmak vatandaşlarına insan haklarını yaşatmak demekti. Elbette hakların yaşanıldığı bir toplumda bu hakların olmadığı toplumlardaki gibi kavgaların olmasını beklemek mümkün değildir." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Aksaray'da feci kaza: 3 ölü

Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil şarampole takla atarken kazada 3 kişi yaşamını yitirdi

10.07.2026 14:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Aksaray'da feci kaza: 3 ölü
Aksaray'da feci kaza: 3 ölü
Aksaray'da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil şarampole takla atarken kazada 3 kişi öldü, 1 kişi de ağır yaralandı.






Kaza sabah saat 07.45 sıralarında Aksaray - Konya kara yolu Yenikent beldesi kavşağı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Konya'dan Aksaray istikametine seyreden Adem Gündüz (55) idaresindeki 50 AEG 167 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak şarampole takla attı. Kazayı gören diğer sürücüler durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine gelen ekipler yaralılara müdahale ederken, araçta yolcu olarak bulunan anne Çiğdem Gündüz (52) ve oğlu Emircan Gündüz'ün (25) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralanan araç sürücüsü Adem Gündüz ile araçta bulunan diğer oğlu Bedirhan Gündüz (18) ise ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırıldı.

Burada tedavi altına alınan yaralılardan baba Adem Gündüz de yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından anne ve oğlun cenazeleri otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.

Kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.