Çin, Tibet üzerinden gözdağı verdi
Çin, Tibet Özerk Bölgesinin ulusal birliğe katılmasının 70. yıl dönümünde bölgenin kalkınma alanında katettiği mesafeye vurgu yaptı. Çin Komünist Partisi Ulusal Komitesi Başkanı Vang Yang, Tibet konusunda dışarıdan hiçbir müdahaleyi kabul etmeyeceklerini dile getiredi. Batı dünyası Uygur Türklerinin yanı sıra Tibetlilerle de yakından ilgileniyor.
19.08.2021 22:51:00





Çin, Tibet Özerk Bölgesinin ulusal birliğe katılmasının 70. yıl dönümünde bölgenin kalkınma alanında katettiği mesafeye vurgu yaptı. Çin Komünist Partisi Siyasi Bürosu Daimi Komitesi Üyesi ve Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (ÇHSDK) Ulusal Komitesi Başkanı Vang Yang, yıl dönümü kutlamaları kapsamında bölgeyi ziyaret etti. Bölge başkenti Lhasa'da halka hitap eden Vang, konuşmasında, Çin hakimiyeti altında kalkınma alanında kaydedilen ilerlemeye dikkati çekti. Tibet'in 1951 Çin egemenliğine girmesinin "Çin halkının özgürleşmesi ve Çin'in yeniden birleşmesi doğrultusunda kazanılmış büyük bir zafer olduğunu" savunan Vang, "Tibet, o zamandan beri karanlıktan aydınlığa, gerilikten ilerlemeye, yoksulluktan refaha, otokrasiden demokrasiye ve kapalılıktan açılıma yönelen bir yola girmiştir" şeklinde konuştu.
Rakamlar verdi
Vang, bölgenin gayrisafi hasılasının 1951'de 130 milyon yüen (yaklaşık 20 milyon dolar) iken 2021'de 190 milyar yüene (yaklaşık 29.3 milyar dolar) çıktığını belirterek, Tibet'te eskiden halkın yüzde 90'ının geçim sıkıntısı yaşadığını, yüzde 95'inin okuma yazma bilmediğini hatırlattı. Vang, açlığın ve yoksulluğun tüm etnik gruplar için artık geçmişte kaldığını, 1951'de 35.5 yıl olan ortalama yaşam beklentisinin 71.1 yıla kadar çıktığını vurguladı. Tibet konusunda dışarıdan hiçbir müdahaleyi kabul etmeyeceklerini dile getiren Vang, "Tibet'i Çin'den ayırmaya yönelik her girişim ve hamle başarısızlığa mahkûmdur" değerlendirmesinde bulundu.
Tibet meselesinin geçmişi
Himalaya Dağları'nın kuzeyindeki 2.5 milyon kilometre genişliğindeki Tibet Platosu, deniz seviyesinden ortalama 4 bin 380 metre yüksekliği ile 'dünyanın çatısı' olarak adlandırılıyor. Tarih boyunda yarı-göçebe Tibet halkının yurdu olan bölge, 1951 yılında imzalanan 17 Nokta Anlaşması ile Çin Halk Cumhuriyeti egemenliğine girmişti. Pekin yönetimi bunu "Tibet'in barışçıl özgürleşmesi" olarak adlandırmıştı. Tibet'in ruhani lideri Dalai Lama, 1959'daki bağımsızlık yanlısı ayaklanmanın başarısız olmasının ardından bölgeyi terk etmiş ve Hindistan'ın kuzeyindeki Dharmsala kentine yerleşerek sürgündeki Tibet meclisi ve hükümetini kurmuştu. Pekin yönetimi sürgündeki Tibet yönetimini tanımıyor ve 2010'dan bu yana Dalai Lama'nın temsilcileriyle hiçbir temasta bulunmuyor. Pekin yönetimi, Tibet'in 13. yüzyıldan bu yana Çin'in parçası olduğunu ve ayrı bir varlığının bulunmadığını ileri sürerek sürgündeki hükümeti ayrılıkçılıkla suçlarken Dalai Lama ve destekçileri, Tibet'in tarihinin büyük bölümünde fiilen bağımsız olduğunu savunuyor. Dalai Lama, Batı ülkelerinde saygı görüyor. HABER MERKEZİ
Rakamlar verdi
Vang, bölgenin gayrisafi hasılasının 1951'de 130 milyon yüen (yaklaşık 20 milyon dolar) iken 2021'de 190 milyar yüene (yaklaşık 29.3 milyar dolar) çıktığını belirterek, Tibet'te eskiden halkın yüzde 90'ının geçim sıkıntısı yaşadığını, yüzde 95'inin okuma yazma bilmediğini hatırlattı. Vang, açlığın ve yoksulluğun tüm etnik gruplar için artık geçmişte kaldığını, 1951'de 35.5 yıl olan ortalama yaşam beklentisinin 71.1 yıla kadar çıktığını vurguladı. Tibet konusunda dışarıdan hiçbir müdahaleyi kabul etmeyeceklerini dile getiren Vang, "Tibet'i Çin'den ayırmaya yönelik her girişim ve hamle başarısızlığa mahkûmdur" değerlendirmesinde bulundu.
Tibet meselesinin geçmişi
Himalaya Dağları'nın kuzeyindeki 2.5 milyon kilometre genişliğindeki Tibet Platosu, deniz seviyesinden ortalama 4 bin 380 metre yüksekliği ile 'dünyanın çatısı' olarak adlandırılıyor. Tarih boyunda yarı-göçebe Tibet halkının yurdu olan bölge, 1951 yılında imzalanan 17 Nokta Anlaşması ile Çin Halk Cumhuriyeti egemenliğine girmişti. Pekin yönetimi bunu "Tibet'in barışçıl özgürleşmesi" olarak adlandırmıştı. Tibet'in ruhani lideri Dalai Lama, 1959'daki bağımsızlık yanlısı ayaklanmanın başarısız olmasının ardından bölgeyi terk etmiş ve Hindistan'ın kuzeyindeki Dharmsala kentine yerleşerek sürgündeki Tibet meclisi ve hükümetini kurmuştu. Pekin yönetimi sürgündeki Tibet yönetimini tanımıyor ve 2010'dan bu yana Dalai Lama'nın temsilcileriyle hiçbir temasta bulunmuyor. Pekin yönetimi, Tibet'in 13. yüzyıldan bu yana Çin'in parçası olduğunu ve ayrı bir varlığının bulunmadığını ileri sürerek sürgündeki hükümeti ayrılıkçılıkla suçlarken Dalai Lama ve destekçileri, Tibet'in tarihinin büyük bölümünde fiilen bağımsız olduğunu savunuyor. Dalai Lama, Batı ülkelerinde saygı görüyor. HABER MERKEZİ
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.


























































































