logo
05 ŞUBAT 2026

Çoban baba

22.08.2004 00:00:00
 
Erzurumdan çıkıp on, oniki kilometre kuzeybatıya doğru ilerlediniz mi Köse Mehmet geçididyle karşılaşırsınız.

Çok keskin, çok sert iki yamacın meydana getirdiği bu geçid yaz bahar aylarında burcu burcu kekik kokar, kışın ak kürklere bürünür, sırlı, düşünceli, kendini ele vermeyen bir alemdir. Köse Mehmet geçidinin tatlı rüyaları da vardır, karanlık kabusları da...

Sevdalılar bu geçidi çokluk geçmişler, kervanlar bu geçidte ateş yakıp mola vermişler, sıla türküleri, sevda türküleri dağdan dağa ulaşmıştır.

Erzurum'un Ruslar tarafından kuşatıldığı ve aslanlar gibi dayandığı yıllarda, gönlü kara biri Rus ordularına Köse Mehmet geçidini haber vermiş, geçid oraya açık verdiği için düşman oradan bir yılanın akışı gibi , Erzurum'a akmıştı.

Kara günlerdi o günler, bereket çok uzaklarda kaldı. Köse Mehmet geçidinin bir yüzü çoban dede dağıdır. Çobandede dağında da çiğdemler çabuk açar, kekikler burcu burcu kokar, rüzgârlar ılgıt ılgıt eser.

Bu dağda küçük bir mezar vardır. Başucunda birkaç çam ağacının nöbet tuttuğu bu mezar, koca dağa adını vermiş olan Çoban dede'nindir.

Her akşam , gün kararmadan, Köse Mehmet geçidindeki köyden, Çoban dede'ye gidiyorlar,mezarının toprağını kabartıp mumlarını uyarıyorlar, Allah'a niyazlar, dualar, edip Fatiha'lar okuyup köye öyle dönüyorlar.

Ve her gün mezara karşı geçid başında nöbet tutan yiğit Türk erleri onun mumlarının ışığını seyrede seyrede nöbetini tamamlıyor

Kimdi bu çoban Baba?

Sürüsünü almış, otlata otlata dağa doğru çıkıyordu. Bazen bir çam altında mekan tutup yanık yanık kaval çaldığı olurdu. Derin adamdı,aşık adamdı.Yıldızların uzaklığına tasaları, düşünceleri vardı. İnsanoğlunun nereden gelip nereye gittiğini pek merak ederdi. O böyle düşüne düşüne, kendi kendisiyle söyleşe halleşe hayli yol almış, hayli de yorulmuştu.

Baktı ki susuzdur, gözünün önüne kara topraktan fışkırmış kol kol billur sular geldi. Fakat o yana baktı, bu yana baktı su bulamadı. Etrafta ne bir pınar, ne bir patlak vardı.

Yürümeye, koyunları da kendisiyle birlikte gelmeye devam ediyor, fakat Çoban aradığı suyu bulamıyordu.

Sanki dağlar, âşık Kerem'in, susuz kalasın, kararıp gidesin, diye beddua ettiği Karadağ'a dönmüştü.

Çoban'ın susuzluğu gittikçe arttı. Dudakları şahrem şahrem yarıldı.Ciğeri göz gözdağlandı.

Çoban baktı ki, susuz olan yalnız kendi değildir.

Oğlaklar, kuzular dilleri dışarda meleşiyor. Koyunların başları önlerine düşmüş. Koçlar huysuz ve öfkeli. Gün akşama dönünceye kadar, bütün sürü su arıyor Köpekler ayaklarıyla yeri deşiyor, çoban o çalının dibinden ötekine koşuyor, nafile!

Sonunda yorgun ve takatsiz düştü. Mis gibi kokulu bir mersib kümesinin dibinde toprağa çöktü. Başını niyaz secdesine eğdi:

"Rabbim" dedi, "Güzel Rabbim!! Sürüm de ben de susuzluktan mı ölelim? Rahmet deryaların mı tükendi? Sesim sana yabancı mı geliyor? Bu güne kadar bir dediğimi iki etmedin Allahım. Benden bir suyunu mu esirgeyeceksin? Ben susuzluktan ölsem bir şey lazım gelmez, ama bu hayvancıkların meleşmeleri sana da acı gelmiyor mu?"

Çoban hem söylüyor, hem ağlıyordu. O kadar çok ağlıyordu ki, gözünün yaşı toprağı yıkıyordu. Başı hâlâ o toprakta secdedeydi. Birden dudaklarına serin ve leziz bir zevk değdi... Önce ne olduğunu anlayamadı.Serinlik bütün yüzünü kaplayınca başını kaldırdı ve hayretle gödü ki, yerden bir pınar patlamış, gürül gürül kaynıyor. Serin, tatlı, ışıl ışıl.

Şimdi Çoban daha çok ağlıyordu. Niyazı olmuş, Rabbi onun sesini duymuştu.

Bu sevinçle, az evvelki vaadini unutacak değildi. Çoban onun için tekrar konuştu:

"Artık ölebilirim güzel Allah'ım, dedi. Artık ölebilirim. Bu su beni ihya etti. Değilmi ki sürüm susuzluktan kurtulacak, değil mi ki sen beni duydun, rehmet hazneni benden esirgemedin, artık bu can bana lâzım değil!"

Çoban Dede'nin canı Hakk'a lazımdı, alışverişi oracıkta tamamlayıverdiler. Sürü, gidenden, gelenden habersiz suya baş uzatmıştı. Yalnız çoban köpekleri huysuz, endişeli, mahzun homurdanıyorlardı.

Çobandede dağında, bu su hâlâ akıp gider. Yalnız sürülerin dağda olduğu mevsimde. Sürüler inince su da kesilir.

Düşman o yaylaların üzerine kara bir bulut gibi indiği zaman Köse Mehmet geçidini kendilerine gösteren ağzı karanın köyü de dahil her yeri yakıp yıkmış Çobandede'nin manevi himayesindeki yerlere el sürülememiştir.

Kentsel dönüşümde merak edilenler

Riskli binalarda yıllardır uzlaşma sağlanamıyordu. Artık tek bir malik talebiyle toplantı başlıyor, kararlar yüzde 50+1 salt çoğunlukla alınıyor, itiraz edenlerin payı satılabiliyor. Deprem öncesi son şans mı, yoksa mülkiyet alarmı mı?

05.02.2026 15:48:00
Eyüp Kabil
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Kentsel dönüşümde merak edilenler
 
Türkiye'de kentsel dönüşüm çalışmaları, deprem riski ve şehirlerin dirençli hale getirilmesi hedefiyle hız kesmeden devam ediyor. Özellikle dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle süreçte önemli adımlar atıldı.

Karar alma süreci hızlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenleme, riskli yapıların yıkım ve yenileme işlemlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Daha önce 2/3 çoğunluk gereken birçok karar için artık salt çoğunluk (%50+1) yeterli hale getirildi. En çarpıcı yenilik ise şu: Riskli bir binada tek bir malik bile talepte bulunursa, toplantı ve karar süreci başlatılabiliyor.

Toplantı usulleri netleştirildi, davetler 15 gün askıda tutuluyor ve kararlar salt çoğunlukla alınıyor. Bu değişiklik, yıllardır uzlaşma sağlanamayan binalarda dönüşümü kolaylaştırmayı hedefliyor.

"Yık ya da sat" uygulaması

Karara itiraz eden maliklerin arsa payları, diğer hak sahiplerine satılabiliyor. Eğer diğer malikler satın almazsa, bu hisseleri Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili idareler satın alabilecek. Bina yıkıldıktan sonra arsa haline gelen parsellerde devlet alım önceliğine sahip olacak. Riskli yapı şerhi kaldırılmayacak, yerine "6306 sayılı Kanun kapsamında" ibaresi tapuya işlenecek, böylece hak kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Bu düzenleme, süreci hızlandırırken bazı kesimlerde mülkiyet hakları konusunda endişe yarattı. Bakanlık ise uygulamanın daha şeffaf ve hızlı dönüşüm için gerekli olduğunu vurguluyor.

Kira yardımı rakamları güncellendi

2026 yılı için kentsel dönüşüm kapsamında verilen kira yardımı tutarları, illerin yaşam maliyeti ve nüfus yoğunluğuna göre yeniden belirlendi.  Buna göre İstanbul'da aylık 9.000 TL - 10.500 TL, diğer büyükşehirlerde 7.500 TL - 8.500 TL oldu.

Başvurular Kentsel Dönüşüm Başkanlığı üzerinden yapılabiliyor ve destek, dönüşüm sürecindeki vatandaşlara önemli bir nefes aldırıyor.

Afet odaklı dönüşüm vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada "Afet odaklı kentsel dönüşüm ertelenemez bir gerçek" dedi. Yaklaşık 6-7 milyon riskli konutun yenilenmesi gerektiğini belirten Eren, arsa maliyetlerinin düşürülmesi, uzun vadeli finansman modelleri ve nitelikli iş gücü sorununun çözümü için acil reform çağrısında bulundu.

Bakan Murat Kurum ise "Türkiye modeli" ile kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil, iklim değişikliğiyle mücadele eden, dirençli şehirler inşa etmek olduğunu vurguluyor. Okmeydanı gibi büyük projelerde kura çekimleri devam ederken, İstanbul'da her iki kentsel dönüşümden birinin gerçekleştiği belirtiliyor.

Vatandaşlar ne yapmalı?

Son yönetmelikle birlikte riskli binalarda uzlaşma sağlanamasa bile dönüşümün önü açılıyor. Ancak süreçte hak kayıplarını önlemek için maliklerin toplantılara katılımı, profesyonel danışmanlık alması ve güncel yönetmelikleri takip etmesi kritik önem taşıyor.

Depreme dayanıklı şehirler hedefiyle 2026, kentsel dönüşümde yeni bir dönemin başlangıcı olmaya aday. Riskli binada yaşayan vatandaşların en kısa sürede risk tespitini yaptırması ve haklarını öğrenmesi öneriliyor.

Lisede akran vahşeti

Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde bir lisede çıkan kavgada darbedilen ve omuriliği ile çenesinde kırık tespit edilen 11. sınıf öğrencisinin tedavisi hastanede sürüyor

05.02.2026 15:07:00
AA
Lisede akran vahşeti
Lisede akran vahşeti
 
İddiaya göre, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Bölümü 11. sınıfta eğitim gören K.N. Altınkama ile sınıf arkadaşı Y.Z. arasında 3 Şubat'ta beden eğitimi dersinde birbirine top atma meselesi nedeniyle tartışma çıktı.

Y.Z, daha sonra öğle yemeği arasında Altınkama'yı konuşmak için okulun önüne çağırdı. Bu sırada Altınkama, Y.Z. ile A.L, O.G. ve E.İ.A. tarafından darbedildi. Ensesi ve çenesine darbe alan çocuk, bölgedeki polis ekiplerinin kavgaya müdahale etmesiyle kurtarıldı.

İhbar üzerine liseye gelen sağlık ekibi, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Altınkama'yı ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.

Burada tedavi altına alınan öğrenci, omuriliğindeki kırık nedeniyle ameliyat edildi. Çenesinde bulunan iki kırık için platin takılan ve iki ay sıvı gıdayla beslenecek Altınkama'nın hastanedeki tedavisine devam ediliyor.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi ekipleri, 18 yaşından küçük Y.Z, A.L, O.G. ve E.İ.A'yı yakaladı. Gözaltına alınan 4 öğrenci, çıkarıldıkları hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İki çocuk babası Cahit Altınkama, AA muhabirine, kavgaya polislerin zamanında müdahalesiyle oğlunun ölümden döndüğünü söyledi.

Oğlunun öldüresiye darbedildiğini belirten Altınkama, "Çok üzgünüm. Bu çocuklar daha önce de vukuatlıymış. Oğlum şu anda burada kaç gün kalacak, onu da bilmiyorum." diye konuştu.

Altınkama, şöyle devam etti:

"Bu hınç, kin, öldüresiye dövmek nedir? Bir suçu da yok. Beden dersinde birbirlerine top atmışlar. Aynı okulun öğrencilerinden, aynı mahallede oturuyorlarmış. Onlar (diğer 3 öğrenci) bir üst sınıfmış. O (Y.Z.) ve 3'ü çocuğumu darbetmişler. 'Ölümden döndük' diyebilirim."

"Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın"

Kavga esnasında okul önünden geçen devriye polislerinin olaya müdahale ettiğini anlatan Altınkama, şunları kaydetti:

"Eğer müdahale etmeseler daha da vurmaya devam edeceklermiş. Polisler zor almışlar. Bu kadar kini, hıncı benim aklım almıyor. Biz de genç olduk, biz de okuduk. Biz hiç böyle bir dönem görmedik. Ben buna bir önlem alınmasını istiyorum, nasıl olur bilmiyorum. Devlet büyüklerimizden rica ediyorum. Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın."

Oğlunun omuriliğindeki kırığın ameliyat edildiğini, çenesinde de kırıklar bulunduğunu dile getiren Altınkama, şunları kaydetti:

"Şu anda 2 ay sıvıyla beslenecek. Böyle bir olayla karşılaştığımız için çok üzgünüm. Oğlumun ameliyattan önce bilinci açıktı, konuştum. Bana, 'Baba beni çektiler. Gel seninle bir konuşalım dediler' dedi. Tek kişi çağırıyor. Orada 3 kişi daha bekliyormuş. 'Vallahi ben fark etmedim onları. Arkamdan ellerine taktıkları muştayla enseme, omuriliğime vurdu. Ben ondan sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda ambulanstayım.' dedi."

Cahit Altınkama, oğlunu darbedenlerden şikayetçi olduklarını belirterek, "Bu olayın peşini bırakmayacağım. Adli süreç devam edecek." ifadelerini kullandı.

Bu acıya yürek dayanmaz

Kocaeli'nde okul çıkışında servis aracının altında kalarak hayatını kaybeden 1. sınıf öğrencisi, memleketi Zonguldak'ta gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı

05.02.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
Bu acıya yürek dayanmaz
Bu acıya yürek dayanmaz
 
Kaza, dün Gebze ilçesi Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde meydana geldi. Okul çıkışı kendisini eve götürecek olan servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 7 yaşındaki Elanur Tabakoğlu'na, 41 P 3597 plakalı servis minibüsü çarptı. Yaşanan kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan küçük Elanur'un kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

"Kendi servisinin peşinden koşarken başka bir servis aracı ezmiş"

Olayın ardından konuşan Basat köyü Muhtarı Hasan Kuzucu, "Çocuk 1'inci sınıfa gidiyor. Her gün okulun bahçesine giren servis o gün girmiyor. Çocuk da yanlışlıkla başka bir arabaya biniyor. Durumu fark edince arabadan inip kendi servisinin peşinden koşmaya başlıyor. O esnada geri manevra yapan başka bir servis aracı Elanur'u eziyor. Kendi bırakıp gitmiyor biraz uzaktaymış unutuyor yani onu okulda" diye konuştu.

Tabutunu taşıyan babası güçlükle ayakta durabildi

Otopsi işlemlerinin ardından küçük Elanur'un cenazesi, memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyüne getirildi. Köydeki Merkez Ulu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde feryatlar yükseldi. Acılı baba Fatih Tabakoğlu, evladının tabutu başında güçlükle ayakta dururken, yakınları ve köylüler tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından minik Elanur'un cenazesi, dualar eşliğinde aile kabristanlığına defnedildi.

Sürücü gözaltında

Kazaya karışan servis şoförü polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, olayla ilgili başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Van'da bir ayda 224 kilo uyuşturucu ele geçirildi

Van'da jandarma ekiplerince ocak ayında yürütülen çalışmalar sonucunda 224 kilo 745 gram uyuşturucu madde, 4 bin 108 adet uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirildi

05.02.2026 11:39:00
İhlas Haber Ajansı
Van'da bir ayda 224 kilo uyuşturucu ele geçirildi
Van'da bir ayda 224 kilo uyuşturucu ele geçirildi
 
Van'da jandarma ekiplerince ocak ayında yürütülen çalışmalar sonucunda 224 kilo 745 gram uyuşturucu madde, 4 bin 108 adet uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirildi.

Van Valiliğinden yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığınca ocak ayı içerisinde uyuşturucu madde imal ve ticareti suçuna yönelik yürütülen faaliyetler kapsamında birçok operasyon yapıldığı belirtildi.



Açıklamada, "Yapılan çalışmalar sonucunda 172 kilo 022 gram skunk, 25 kilo 435 gram metamfetamin, 24 kilo 387 gram eroin, 2 kilo 087 gram esrar, 719 gram afyon sakızı, 95 gram bonzai, 4 bin 108 adet uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirilerek muhafaza altına alınmış, 138 şüpheli şahıs hakkında adli işlem yapılmıştır" denildi.

Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı

Siyasetçi Emin Şirin, "bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi" dedi 

05.02.2026 00:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
 
Siyasetçi Emin Şirin, "Sayın Özgür Özel ve bugünkü CHP bu sürecin tam bir parçası ve katiyen bu rolün dışına çıkma temayülü içinde değil. Bizler şu görüşü savunduk. dedik ki, "Bugünkü meclisin hukuken bu konuları tartışma hakkı olsa da siyaseten bu hakkı yoktur. Zira bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi. Şimdi bu çerçevede bir seçim yenilenmeden ve bu seçim yenilendikten sonra birçok yeni partiler yeni güçleriyle bu mecliste yer almadan bu konuların tartışılmaması lazım. Çünkü bu Türkiye'nin önümüzdeki 50 senesini etkileyebilecek seviyedeki çok büyük tartışmalar, çok büyük konular. Onun için CHP'nin ne yapması lazımdı? Erken seçimi zorlaması lazımdı" şeklinde konuştu.

Siyasetçi Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Ali Can’dan toplumsal hafızaya ve ortak vicdana seslenen güçlü bir çağrı geldi. Yapılan önerilerde, anma gününün yalnızca bir tarih değil; ortak bir yas ve yüzleşme anına dönüşmesi gerektiği vurgulandı

05.02.2026 00:12:00
Haber Merkezi
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
 
Felaketin Saatinde Ortak Sessizlik
Depremin yaşandığı 04.17.35'te, 6 Şubat 2026 Cuma günü Türkiye genelinde eş zamanlı bir duruş çağrısı yapıldı. O dakikalarda hayatın durması, seslerin susması ve kayıpların hatırlanması istendi.
Sessiz Yas Alanları
Depremden etkilenen illerde açık alanlarda kurulacak sembolik yas kürsüleri ile vatandaşların kayıplarını anması, duygularını sessizlikle paylaşması ve dayanışmayı görünür kılması amaçlanıyor.
Eğlenceye Ara
6 Şubat günü müzikli ve eğlence içerikli etkinliklerin durdurulması çağrısında bulunulurken, yasla eğlencenin yan yana gelemeyeceği vurgulandı.
Enkaz Altındaki Bekleyişi Hissetmek
Anma günü için sembolik olarak uyumamak, yemek yememek ve su içmemek gibi ritüeller önerildi. Bu yaklaşımın, enkaz altında yaşam mücadelesi verenlerin çaresizliğine toplumsal bir yakınlık kurmayı hedeflediği belirtildi.

Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı

Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor

05.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı
Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı
 
Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor.
Gazeteci Can Uğur, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında verilen Danıştay kararının oy birliğiyle alınmasını ve doğurabileceği hukuki sonuçları değerlendirdi.
Can Uğur, "Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin hukuk müşaviri yani Melih Gökçek sonrası Ankara Belediyesi'in hukuk müşaviri yetkilileri tarafından dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olması sebebiyle Melih Gökçek'le ilgili şöyle bir iddia vardı. Dava şuydu. Dönemin belediye başkanı Melih Gökçek işte belediye başkanı sıfatıyla vermiş olduğu ihaleler ve onunla ilgili imar ihaleleri üzerinden çok ciddi bir rant sağladı ve bu rantla birlikte kamu kaynaklarını kullandı ve kamuyu zarara uğrattı. Bununla birlikte bu kaynakların da FETÖ terör örgütü üyeleri tarafından kullanıldığı onlarla birlikte bu kaynakların rant ilişkisi ve rant ağı çerçevesinde zarara uğratıldığı yönünde bir davası vardı. Şimdi bununla ilgili olarak karar verildi" dedi.

Gazeteci Can Uğur'un konuşmasını izleyin:

İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı

İzmir'de jandarma ekiplerince tarımsal kalkınma kooperatiflerine yönelik düzenlenen 'zimmet' ve 'nitelikli dolandırıcılık' operasyonunda, 38 milyon 500 bin TL'lik yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü gözaltına alındı

04.02.2026 17:49:00
İHA
İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı
İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı
 
Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kiraz ilçesinde faaliyet gösteren 2 adet tarımsal kalkınma kooperatifine yönelik soruşturma başlattı. 'Zimmet', 'güveni kötüye kullanma' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları kapsamında yürütülen çalışma neticesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporları ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri incelendi.

Yapılan incelemelerde, 2020-2024 yılları arasında yaklaşık 38 milyon 500 bin TL'lik kamu zararı ve yolsuzluk yapıldığı tespit edildi. Elde edilen delillerin ardından harekete geçen jandarma ekipleri, bugün saat 07.00'de İzmir'in Kiraz ve Ödemiş ilçeleri ile Aydın'ın Nazilli ilçesinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyon kapsamında, haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin Kiraz İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

Kayıp genç kızdan acı haber

Nevşehir'de dün akşam saatlerinden itibaren kendisinden haber alınamayan 19 yaşındaki genç kızın cansız bedenine ulaşıldı

04.02.2026 17:13:00
İHA
Kayıp genç kızdan acı haber
Kayıp genç kızdan acı haber
 
Edinilen bilgilere göre, 19 yaşındaki Sümeyye Satılmış dün saat 17.00 sıralarında Kayaşehir ve Kahveci Dağı çevresindeyken yakınları ile görüntülü görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından genç kızdan bir daha haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirerek yardım talebinde bulundu. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, Sümeyye Satılmış'ı bulmak için gece saatlerinde başlatılan geniş çaplı arama sabah saatlerinde de devam etti.

Ekipler bölgede hem yaya hem de dron destekli arama yaptı. Ayrıca çevrede bulunan güvenlik ve KGYS kameralarını inceleyen ekipler, kızın dün akşam saatlerinde Kahveci Dağı eteklerinde gezdiği görüntüye ulaştı. Bölgede çalışmalarını sıklaştıran ekipler, genç kızın cansız bedenine ulaştı. Satılmış'ın yüksekten düşerek yaşamını yitirdiği öğrenilirken, kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından tespit edilecek.

Öte yandan, olay yerinde geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri de inceleme yaptı. Satılmış'ın cansız bedeni yapılan incelemenin ardından morga kaldırıldı.

Dedesinin ifadesi ortaya çıktı

Ayrıca, Nevşehir'de yalnız yaşayan Sümeyye Satılmış'ın dedesinin karakolda verdiği ifade de ortaya çıktı. Dede M.Y.'nin verdiği ifadede, "İkametinde tek başına yaşamaktadır. Anne ve babası Nevşehir merkezde değildir. Torunum dün 10.20'de aradı ve rutin bir şekilde konuştuk. Bana işten geldiğini ve yatacağını söyledi. Sonrasında konuşmayı sonlandırdık. Sümeyye'nin annesi F., beni saat 18.00'de aradı. Sümeyye'den haber alamadığını, evini dağıttığını ve kendisine ulaşamadığını söyledi. Bende bu nedenle Sümeyye'nin ikametine gittim. İkamete gittiğimde ikamet dağınık durumdaydı. Kızım ile konuyu konuştum ve sonrasında Sümeyye'ye ulaşmaya çalıştım. Fakat ulaşamadım" dedi.

Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine bugün 6'ıncı gününde devam ediliyor

04.02.2026 14:10:00
İhlas Haber Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün
Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün
 
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında görevinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 578 sayfalık iddianamede, Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediyeleri ile İstanbul Asfalt Fabrikaları Sanayi Ticaret A.Ş., İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü 'suçtan zarar gören' sıfatıyla yer aldı. Ayrıca, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da bulunduğu 200 kişi 'şüpheli' sıfatıyla, 19 kişi ise 'mağdur' sıfatıyla yer aldı.

Aktaş, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında tahliye edilmişti

Soruşturma kapsamında sanık Aziz İhsan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise 'konutu terk etmemek' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti.

Örgüt liderine 450 yıla kadar hapis talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 42 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 4 kez 'edimin ifasına fesat karıştırma', 5 kez 'resmi belgede sahtecilik', 21 kez 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık', 10 kez 'rüşvet verme', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'gerçeğe aykırı fatura düzenleme' suçlarından toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Utku Caner Çaykara'nın 2 kez 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'rüşvet alma' suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Ahmet Özer için 2 kez 'ihaleye fesat karıştırma' ve 2 kez 'özel belgede sahtecilik' suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar Oya Tekin, Kadir Aydar, Zeydan Karalar ve Abdurrahman Tutdere için 'rüşvet alma' suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapis cezası talep edilirken, şüpheli Rıza Akpolat'ın ise 'suç örgütüne üye olma', 26 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 3 kez 'resmi belgede sahtecilik', 19 kez 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez 'rüşvet alma', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'haksız mal edinme' suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.