logo
28 TEMMUZ 2026

Çocuk ve Oyun

16.07.2001 00:00:00
 
3-12 AYLAR

Oyuna başlama Oturma ve oynama

Eğer bebeğiniz kımıldamdan oturuyorsa, onun için çarçabuk yuvarlanıp gitmeyen ve tutularak incelenebilen oyuncaklar gereklidir. İskemlesinin tablasına, kapıya ve hatta duvar gibi düzgün bir yüzeye monte edilebilen emme tıkaçlı çıngıraklar hoşuna gider, ayrıca ileri doğru çokça fırladığı takdirde tekrar geriye çekmesini öğrenebileceği itilen-çekilen oyuncaklardan hoşlanır.

Bu dönem için en uygun oyuncaklar bir sırık üzerine üst üste geçmiş bir halka seti olacaktır. Onları üst üste yığma fikrini geliştirmeden önce, bu set çiğnemek, atmak, ellerini ve parmaklarını içinden geçirmek gibi pek çok işi birden görür. Onları tek başına düzgünce dizebilmesi için ona fırsat vermelisiniz. Bebeğinizden uzunca bir süre oturup, oynamasını bekleyemezsiniz. Ona oynayabilmesi için değişik dekorlar ve farklı oyuncaklar sunmadığınız takdirde sıkılacaktır. Her gün bütün oyuncaklarını ona vermektense bir kısmını saklamaya çalışın. Böylece sıkıldığı zaman ona sunabileceğiniz yeni birşeyler olacaktır. Aynı zamanda pozisyonunun değiştirmeyi de deneyebilir, önüne döndürerek, çevresini farklı yönleriyle görmesini sağlayabilirsiniz. Bebeğiniz her ne kadar oturuyor olsa da, kısa bir süre sonra onu koyduğunuz yerden ileri gitmiş bir halde, poposunun üzerinde sürünerek veya yavaş yavaş ilerleyerek uzaktaki bir nesneye ulaşmaya çalışırken görürsünüz. Sakin bir çocuk belli bir yerde durmaktan oldukça hoşnut olabilir. Emekleyerek ve yürüyerek olmasa da poposunun üzerinde sürünerek veya yuvarlanarak hareket etme yeterliliğine sahipken özellikle tüm oyuncakları kolayca erişebileceği bir mesafedeyse, bunu yapmaya pek hevesli değildir. Çok çeşitli yollarla onu daha maceracı olmaya teşvik edebilirsiniz. Görebileceği bir yere heyecan verici ve güvenli oyuncaklarla dolu bir dolabı imrendirici bir tarzda açık barıkmayı veya sevdiği bir oyuncağını ondan uzak bir mesafeye koymayı deneyin. Bir süre için uzanabileceği yakınlıkta olan bir topu veya çınlayan bir oyuncağı ona doğru fakat ulaşamayacağı bir mesafeye itmek, farkettirmeden onu harekete geçirecektir.

Her ne kadar fiziksel bir yeterliliğe sahip olsa da, sadece bir amacı olduğundan harekete geçecektir. Hazır olmadan onu harekete zorlamak ikinizi de hayal kırıklığına uğratacaktır. Denediği halde bir şeye ulaşamadığından dolayı morali bozulursa, o şeyi erişebileceği mesafeye itmeniz yerinde olur. Kısa bir süre sonra hazır olduğunda hareket etmeye artık hazırdır.

Çocuk ve Oyun, Kaknüs Yay.

Hem aşırı sıcak hem şiddetli poyraz geliyor!

Hafta sonundaki serinlemenin ardından sıcaklıklar yeniden tırmanışa geçti. Termometrelerin 43 dereceyi göreceği batı ve güney illeri için "orman yangını" uyarısı yapılırken, Marmara ve Ege'de saatte 65 kilometreyi bulacak poyraz fırtınası bekleniyor

28.07.2026 14:10:00
Haber Merkezi
 
Hem aşırı sıcak hem şiddetli poyraz geliyor!
Hem aşırı sıcak hem şiddetli poyraz geliyor!
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye genelini etkisi altına alacak yeni hava dalgasına ilişkin güncel tahmin raporunu yayımladı. Hafta başından itibaren kademeli olarak artan hava sıcaklıklarının, özellikle Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde mevsim normallerinin üzerine çıkacağı belirtildi. Yüksek sıcaklıklara eşlik edecek kuvvetli rüzgarlar ise afet riskini beraberinde getiriyor.


Ege ve Akdeniz kavrulacak: 43 derece sınırı!


Hava tahmin uzmanlarının paylaştığı verilere göre, bu hafta Antalya, Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi illerde sıcaklıklar 41 dereceyi aşacak. Ege ve Akdeniz'in iç kesimlerinde ise lokal olarak termometrelerin 43 dereceye kadar tırmanması bekleniyor. Uzmanlar, özellikle kronik rahatsızlığı olanların, yaşlıların ve çocukların günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında dışarı çıkmaması gerektiğinin altını çiziyor.


Poyrazın hızı 65 kilometreye çıkacak


Sıcak hava dalgasıyla birlikte Marmara ve Ege kıyılarında rüzgar da vites yükseltiyor. Çarşamba gününden itibaren etkisini artıracak olan poyrazın, İstanbul'da saatte 55 kilometre, İzmir ve Manisa çevrelerinde ise 65 kilometre hıza ulaşacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın sıcaklık hissini bir miktar azaltacağı ancak nem oranını düşürerek yangın riskini maksimum seviyeye çıkaracağı bildirildi.


Kritik yangın uyarısı geldi


Meteoroloji uzmanları, kuvvetli rüzgar ve aşırı sıcakların birleştiği Akdeniz ve Güney Ege şeridi için kritik bir çağrıda bulundu. Ormanlık alanların yakınlarında ateş yakılmaması, sigara izmariti atılmaması ve cam atıkların doğada bırakılmaması konusunda yerel yönetimler ve vatandaşlar teyakkuza çağrıldı.


Bugünkü güncel sıcaklıklar


• İstanbul: 32°C (Az bulutlu ve poyraz etkili)

• Ankara: 31°C (Açık ve güneşli)

• İzmir: 37°C (Kuvvetli rüzgarlı ve sıcak)

• Antalya: 41°C (Aşırı sıcak ve kuru hava)

Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı

İçişleri Bakanlığı tarafından kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişinin yakalanarak Türkiye'ye getirildiği bildirildi

28.07.2026 11:24:00 / Güncelleme: 28.07.2026 11:26:40
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.Y., İ.A., T.F., Ü.C., E.B., Ö.G., B.G., Ö.H., A.K., M.E., T.A., H.U., H.Y., M.Y., E.Ç., Ö.M.F., İ.H.K., H.K., M.Y., M.H.Ö., B.G., H.D., T.B., M.Y., İ.K., B.V. ve M.K. ile ulusal seviyede aranan N.K., M.A., H.Ö., A.A., Y.Ç., D.Ç., M.Ç., M.A.C., B.U., E.B., T.Ş., N.T., O.E., S.D., E.Ç., B.V., A.A., K.H., İ.C., H.E., T.T., S.A., M.Ç., E.K., U.Ş., U.K., F.Ö., B.Ç., Ü.D., Y.Ü., M.G., B.A., M.Ö., S.Ç., H.K., M.D., S.O. ve Ö.A.'nın yakalandığı belirtildi.



Aranan şahıslardan 51'inin Gürcistan'da, 7'sinin Almanya'da, 2'sinin Belçika'da, 1'inin Avusturya'da, 1'inin Bosna Hersek'te, 1'inin Ukrayna'da, 1'inin Yunanistan ve 1'inin Kuzey Makedonya'da yakalanarak Türkiye'ye geri getirildiği bildirildi. Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

"EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük.



İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz.

Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz."

Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti


Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi toplantısı bu yıl 19-29 Temmuz'da Güney Kore'nin Busan kentinde düzenleniyor. Toplantıda 26 tarihi eser ya da doğal güzellik Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Türkiye'den tek eser bile giremedi. Oysa Türkiye, Geçici Liste'de 79 eserle dünyada ilk sırada. Bunlardan en azından biri Kalıcı Liste'ye dahil edilebilirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu yıl aday eser göstermediği belirtiliyor. 

28.07.2026 11:00:00 / Güncelleme: 28.07.2026 11:12:13
HASAN GÜNDOĞDU
 
Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti
Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi toplantısı bu yıl 19-29 Temmuz'da Güney Kore'nin Busan kentinde düzenleniyor. Toplantıda 26 tarihi eser ya da doğal güzellik Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Fransa, listeye iki eser dahil etmeyi başardı.

Fransa'dan iki eser daha

Fransa'nın İkinci Dünya Savaşı'nda müttefiklerin çıkarma yaptığı Normandiya Çıkarma alanı ile savunma amaçlı inşa edilen Languedoc Kraliyet Kaleleri'ni Dünya Mirası Listesi'ne alındı.

İran'dan savaşa rağmen kültürel atak

Haşhaşilerin merkezi UNESCO'da

İran'dan Alamut Kalesi, bu yıl Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Alamut Kalesi, 11. yüzyılda Hasan Sabbah'ın İran'daki Elbruz Dağları üzerinde bulunan bu zorlu kaleyi ele geçirmesi, burayı terörle iç içe Haşhaşilerin (Bâtınîler) merkezi yapması ve sonrasında 1256 yılında Moğollar tarafından yıkılmasıyla son bulan tarihi ve efsanevi bir sürece konu olmuştu. "Kartal Yuvası" anlamına gelen kale, mutlak itaat eden fedaileri ve gizemli suikastlarıyla tanınıyordu. Alamut Kalesi çok sayıda romana da konu oldu.

Diğer önemli eserler

Ürdün'den Akabe Deniz Rezerv Alanı, Lübnan'dan Amil Dağı Kalesi, Filistin'den Sebastia, Özbekistan'dan Taşkent Modernist Mimarisi, Tunus'un Bodrum'a benzeyen ilçesi Sidi Bu Said, BAE'den Vureya Vadisi listeye dahil edildi. Böylece Dünya Mirası Listesi'ndeki tarihi eser ve doğal güzellik alanı sayısı 1273'e çıktı.

Lider İtalya

Türkiye'den 22 eser ya da doğal güzellik listede yer alıyor. Listede İtalya 62, Çin 61, Fransa 56, Almanya 55, İspanya 50, Hindistan 45, İran 30, Yunanistan 21 eserle temsil ediliyor.

Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, meslek seçiminin önemli olduğunu kaydederek, "Uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmaları son derece önemli" dedi

28.07.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri
Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri
ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, üniversite tercihi yapacak öğrencilere önerilerde bulunarak, "Gençlerimiz çok önemli bir sınav maratonundan çıktı. Öncelikle sınava giren bütün öğrencilerimize 'geçmiş olsun' diyorum. Tercih dönemlerinde de bizler kendilerini yönlendirmek, tavsiyede bulunmak durumundayız. Erciyes Üniversitesi olarak 19 fakültemizle kendisinden söz ettiren, kurumsal olarak köklü bir geçmişi olan üniversiteyiz. Bugün sağlık alanından tutun da mühendisliğe, ziraattan tutun da veterinerlikten sosyal alanlara kadar güçlü bir üniversiteyiz. Sadece ulusal boyutta değil, uluslararası boyutta da kendisinden söz ettiren bir üniversiteyiz. Gençlerimizin tercihlerini yaparken bu üniversitelerin, bu geçmiş köklü süreçlerini de dikkate almalarını ben açıkçası tavsiye ediyorum" dedi.

"Dijital alanlar, yapay zeka ve yazılım süreçlerine kadar son derece öne çıkan meslekler var"

Öğrencilerin uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmalarının önemli olduğunu dile getiren Altun, "Ancak dönüp dolaşıp herkes mesleği noktasında yoğunlaşır. Bir kere meslek seçimi önemlidir. Meslek seçiminden önce il önemlidir. Kayseri bu manada gerçekten 'öğrenci dostu bir şehir' olarak karşımıza çıkıyor. Öğrencilerimiz mutlaka kendi yeteneklerini biliyorlardır. Hangi alanlarda neler yapabileceklerini tahmin ediyorlardır.

Ancak son dönem eğilimlere baktığımız zaman özellikle dijital alanlarda, yapay zekadan tutun da yazılım süreçlerine kadar son derece öne çıkan meslekler olduğunu, dolayısıyla gençlerimizin de bunu dikkate almasında yarar olduğunu düşünüyorum. Bunu seçerken de gençlerimize tavsiyemiz; sevebileceğini ve o meslekle ilgili bilgi alsınlar. Bu bilgiyi sahada almaları bence çok önemli. Uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmaları son derece önemli. Bunları zaten alt alta topladıkları zaman kendileri de, 'Muhtemel benim şu meslekte olmam uygun olacaktır' diye yaklaşmaları lazım. Mezuniyet için 4 sene, 5 sene sonrasını planlamış oluyorlar. Kariyer planlamasında da bunu dikkate almalarını gençlerimize tavsiye ediyorum. İnşallah onlar için hayırlı güzel tercihler olur. Sağlık sıhhat içerisinde eğitim hayatlarına devam ederler diye ümit ediyorum" ifadelerini kullandı.

Omurga sağlığını korumak için bunları yapın


 
Omurga, insan vücudunun ana taşıyıcı kolonu ve merkezi sinir sisteminin koruyucu kalkanı olarak tanımlanıyor. Kemikler (omurlar), diskler, eklemler, bağlar ve kaslardan oluşan bu kusursuz yapı, günlük yaşam aktivitelerimizin temelini oluşturuyor. 

28.07.2026 10:51:00
MURAT ÇORBACI
 
Omurga sağlığını korumak için bunları yapın
Omurga sağlığını korumak için bunları yapın

Omurga, insan vücudunun ana taşıyıcı kolonu ve merkezi sinir sisteminin koruyucu kalkanı olarak tanımlanıyor. Kemikler (omurlar), diskler, eklemler, bağlar ve kaslardan oluşan bu kusursuz yapı, günlük yaşam aktivitelerimizin temelini oluşturuyor. Uyku ürünlerinin yanlış seçimi, tütün kullanımı ve modern çağın getirdiği hareketsiz yaşam tarzı gibi tüm olumsuz etkenler omurga sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu nedenle günlük alışkanlıklarda yapılabilecek küçük ama bilinçli değişiklikler, bireyin ilerleyen yıllarda ve yaşlarda hareket özgürlüğünü korumaya yardımcı oluyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi İleri Omurga Merkezi'nden Prof. Dr. Turgut Akgül, omurga sağlığını korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. 

1. Duruş biyomekanizmanızı düzenleyin

Duruş bozuklukları, omurganın doğal fizyolojik eğriliklerinin (servikal lordoz, torakal kifoz, lomber lordoz) bozulmasına yol açmaktadır. Bilgisayar başında, ayakta veya yürürken başın omuzların tam üzerinde, omuzların geride ve omurganın dik pozisyonda olması gerekmektedir. Başın öne doğru her 2.5 cm eğilmesi, boyun omurlarına binen yükü yaklaşık 4.5 kg artırmaktadır. Bu durum, uzun vadede boyun fıtığına ve kas spazmlarına zemin hazırlamaktadır.

2. Hareketsizlikten çok aktif bir yaşamı tercih edin

Omurlar arasındaki şok emici yastıkçıklar olan disklerin doğrudan bir kan akışı yoktur. Bu yapılar, sünger gibi çalışarak sadece hareket sırasında çevredeki sıvılardan besin ve oksijen almaktadır. Uzun süreli oturma eylemi, disk içi basıncı artırmakta ve disklerin beslenmesini engellemektedir. Her 45 dakikada bir pozisyon değiştirmek, kısa yürüyüşler yapmak ve omurgayı esnetmek disk dejenerasyonunu yavaşlatmaya yardımcı olur.

3. Her zaman çömelerek eğilin

Yerden bir cisim kaldırırken yapılan en büyük hata, dizleri kilitleyerek doğrudan belden eğilmektir. Bu hareket, bel omurlarına ve disklerine binen mekanik yükü devasa boyutlara ulaştırmaktadır. Onun yerine, ağırlık merkezini alçaltmak için dizleri ve kalçayı bükerek çömelmek, yükü gövdeye en yakın pozisyonda tutmak ve kalkış gücünü bacak kaslarından almak ağırlık kaldırmanın en doğru halidir. Yükü kaldırırken gövdeyi sağa veya sola döndürmekten (rotasyon) kesinlikle kaçınılmalıdır.

4. Sırt kaslarınızı güçlendirin

Omurganın istikrarını sağlayan yegane unsur, çevresini saran kas dokusudur. Özellikle karın, bel ve pelvik taban kaslarından oluşan merkez (core) bölgesi, omurga için doğal bir korse işlevi görmektedir. Zayıf kaslar, tüm yükün omurga kemiklerine ve disklere binmesine neden olmaktadır. Klinik pilates, yüzme veya özel statik egzersizlerle bu kas grubunu güçlendirmek, mekanik bel ağrılarının en etkili koruyucusudur.

5. Uyurken de omurganıza destek verin

Hayatın yaklaşık üçte biri uykuda geçmektedir. Kaliteli uyku; kasların gevşemesi, omurgayı destekleyen dokuların toparlanması ve vücudun kendini onarma süreçleri için büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle omurganın doğal eğriliklerini destekleyen, orta sertlikte ve vücut yapınıza uygun ortopedik bir yatak ile uygun bir yastık tercih edilmelidir. Yüzüstü yatış, boyun omurlarında aşırı dönmeye neden olabileceği için genellikle önerilmez; sırtüstü veya yan yatış pozisyonları omurga sağlığı açısından daha uygundur.

6. Vücut ağırlığınızı koruyun

Vücutta taşınan her fazla kilo, yerçekiminin de etkisiyle özellikle bel (lomber) bölgesi omurlarına, disklerine ve faset eklemlerine ekstra basınç olarak yansımaktadır. Bu kronik yüklenme, kireçlenme (osteoartrit) ve disk yırtılmaları riskini katlayarak artırmaktadır. Dengeli ve profesyonel bir diyet programı ile ideal kiloya ulaşmak, mekanik omurga ağrılarının tedavisinde atılacak ilk ve en önemli adımdır.

7. Çalışma ortamınızı ergonomik kurallara göre düzenleyin

Masa başı çalışanlar için çalışma istasyonunun tasarımı kritik öneme sahiptir. Bilgisayar monitörünün üst kenarı tam göz hizasında olmalı, klavye ve mouse kullanımı sırasında dirsekler 90 derece açıyla desteklenmelidir. Seçilecek ofis sandalyesi, belin doğal çukurunu (lomber lordoz) destekleyecek bir yastıkçığa sahip olmalı ve ayaklar yere tam ve düz bir şekilde temas etmelidir.

8. Tütün ürünlerinden uzak durun

Sigara içmek, yalnızca akciğer ve kalp sağlığını değil, omurga sağlığını da derinden etkilemektedir. Tütün ürünlerindeki kimyasallar ve nikotin, kan damarlarını daraltarak (vazokonstriksiyon) omurga disklerine giden kan akışını ve oksijenlenmeyi bozmaktadır. Bu durum, hücresel düzeyde erken yaşlanmaya, disklerin su içeriğini kaybedip kurumasına ve osteoporoza (kemik erimesi) zemin hazırlamaktadır.

9. Omurgayı destekleyen düzenli egzersizler yapın

Yürüyüş, bisiklet veya yüzme gibi düşük etkili kardiyovasküler egzersizler, omurga etrafındaki kaslara kan pompalanmasını artırmakta, esnekliği geliştirmekte ve endorfin salgılanmasını tetikleyerek doğal bir ağrı kesici etki yaratmaktadır. Haftada en az 150 dakika orta tempolu egzersiz yapmak, hem genel eklem sağlığını hem de omurga mobilitesini korumanın anahtarıdır.

10. Bedeninizin verdiği alarm sinyallerini göz ardı etmeyin

Her bel veya boyun ağrısı masum değildir. Ağrınız istirahatle geçmiyorsa, geceleri uykudan uyandırıyorsa, bacaklara veya kollara yayılan elektriklenme, uyuşma, karıncalanma ya da güç kaybı (örneğin ayak bileğini kaldıramama) eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden özellikle omurga sağlığı ile ilgilenen bir hekime başvurulmalıdır. 

Yazın 'boğaz'ınızdan çekmek istemiyorsanız, bu hatalara dikkat!


 
Yaz aylarında gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda boğaz enfeksiyonları daha sık görülüyor. Boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü, boğazda yanma hissi, ses kısıklığı, ateş, halsizlik ve boyunda lenf bezlerinde şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkan enfeksiyonlar yaşam kalitesini düşürürken, tedavisi ihmal edildiğinde daha büyük sorunlara yol açabiliyor.

28.07.2026 10:45:00
MURAT ÇORBACI
 
Yazın 'boğaz'ınızdan çekmek istemiyorsanız, bu hatalara dikkat!
Yazın 'boğaz'ınızdan çekmek istemiyorsanız, bu hatalara dikkat!


Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, boğaz enfeksiyonlarına virüsler ve bakterilerin yanı sıra yanlış alışkanlıkların da yol açtığını belirtirken, yazın vazgeçilmez lezzeti dondurmayı tüketirken de bazı kurallara dikkat etmek gerektiğini vurguluyor. KBB Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, yazın boğaz enfeksiyonuna yol açan 7 önemli hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

Klimayı aşırı soğuk ayarda çalıştırmak

Yaz aylarında dışarıdaki yüksek sıcaklıkla klimalı ortamlar arasındaki ani sıcaklık değişimi, boğaz mukozasının kurumasına ve tahriş olmasına yol açabiliyor. Özellikle klimanın doğrudan yüz, boyun veya göğüs bölgesine üflemesi boğaz şikayetlerini artırabiliyor. Uzun süre çok soğuk ortamlarda bulunmaksa üst solunum yollarının doğal savunma mekanizmalarını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle klima sıcaklığının 22-24 derece arasında tutulması ve hava akımının doğrudan kişiye gelmemesi büyük önem taşıyor.

Yeterince su içmemek

Sıcak havalarda terlemeyle birlikte vücudun sıvı ihtiyacı artıyor. Yeterli su tüketilmediğinde boğaz mukozası kuruyabiliyor ve mikroplara karşı koruyucu bariyer zayıflayabiliyor. Kuruyan boğaz dokusu tahrişe daha açık hale gelirken enfeksiyon etkenlerinin yerleşmesi de kolaylaşabiliyor. Bu nedenle gün boyunca düzenli aralıklarla su içerek boğazın nemli kalması büyük önem taşıyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde günlük sıvı ihtiyacının karşılanması, boğaz sağlığını korumanın en basit ama en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor.

Ortak alanlarda hijyene dikkat etmemek

Tatil bölgeleri, havuz kenarları, toplu taşıma araçları, alışveriş merkezleri ve kalabalık kapalı alanlar virüslerin kişiden kişiye yayılması için uygun ortam oluşturabiliyor. Ellerin sık temas ettiği yüzeylerden sonra ağız, burun veya gözlere dokunulması bulaş riskini artırabiliyor. El hijyenine özen göstermek, ortak kullanım alanlarında dikkatli davranmak ve gerekli durumlarda el dezenfektanı kullanmaksa yaz aylarında görülen enfeksiyonlara karşı önemli bir koruma sağlıyor.

Aşırı soğuk içecekleri hızlı tüketmek

KBB Uzmanı Prof. Dr. Kalaycık, "Özellikle yaz aylarının önde gelen lezzeti dondurma toplumdaki yaygın kanının aksine tek başına boğaz enfeksiyonuna neden olmaz. Burada sorun dondurmanın aşırı ve kontrolsüz tüketimidir. Soğuk içeceklerde olduğu gibi dondurmanın da çok hızlı ve aşırı miktarda tüketilmesi, boğazın ani sıcaklık değişimine maruz kalarak boğaz dokusunda tahrişe, boğaz ağrısı ve yanma hissine neden olabiliyor. O nedenle içecekleri çok soğuk ve hızlı tüketmemek, dondurmayı da ağızda ısıtmak ve üzerine bir bardak ılık su içmek fayda sağlayacaktır" dedi.

Uykusuzluk ve yoğun tempoda mola vermemek

Yaz tatilinde değişen uyku düzeni bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Geç saatlere kadar uyanık kalmak ve yoğun tempoda mola vermemek vücudun enfeksiyonlara karşı savunma gücünü azaltabiliyor. Yeterli uyku alınmadığında yalnızca halsizlik ve dikkat dağınıklığı değil, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskinde de artış görülebiliyor.

Islak mayo ve terli kıyafetleri değiştirmemek

Deniz veya havuz sonrası ıslak mayo ile uzun süre oturmak ya da terli kıyafetleri değiştirmeden saatler geçirmek, vücudun ani ısı değişimlerine maruz kalmasına neden olabiliyor. Bu durum üst solunum yollarında hassasiyeti artırarak bazı kişilerde boğaz ağrısı şikayetlerini tetikleyebiliyor. Bu nedenle yüzme sonrası mayo ya da bikiniyi, ayrıca terli kıyafetleri mutlaka değiştirmek gerekiyor.

Sigara dumanına maruz kalmak

Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, "Özellikle yaz aylarında klima kullanılan kapalı alanlar, kalabalık sosyal ortamlar ve yetersiz havalandırma nedeniyle sigara dumanına uzun süreli maruziyet (pasif içicilik) daha yoğun hale gelebiliyor. Tütün ürünleri ve elektronik sigara, boğaz ve solunum yollarını kaplayan koruyucu mukozayı tahriş ederek enfeksiyonlara karşı doğal savunma mekanizmalarını zayıflatabiliyor. Yapılan çalışmalara göre; bu tür zararlı alışkanlıkları olanlarda ve pasif içicilerde boğaz kuruluğu, tahriş ve öksürük gibi şikayetler daha kolay tetiklenebilirken, üst solunum yolu enfeksiyonları da daha sık görülüyor" şeklinde konuştu.

Kaş'taki orman yangını büyüyor


 
Antalya'nın Kaş ilçesinde gece saatlerinde orman yangını başladı. Yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

28.07.2026 10:39:00 / Güncelleme: 28.07.2026 10:50:47
HABER MERKEZİ/AA
 
Kaş'taki orman yangını büyüyor
Kaş'taki orman yangını büyüyor

Antalya'nın Kaş ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Üzümlü Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri yönlendirildi.

Yangına ilk etapta 6 helikopter, 3 uçak, 14 arazöz, 5 su ikmal aracı, 2 ilk müdahale aracı ve 135 orman işçisiyle müdahale ediliyor. Rüzgarın da etkisiyle büyüyen yangını kontrol altına almak için ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.

Enerjisi düşürüldü
 
Orman Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, yangının enerjisinin düşürüldüğü belirtilerek, "Kaş'ta devam eden yangının enerjisini düşürdük. Yangını tamamen kontrol altına almak için havadan ve karadan mücadelemiz devam ediyor" ifadeleri kullanıldı.

Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel farklı suçlardan da tutuklandı

28.07.2026 03:00:00
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel farklı suçlardan da tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel farklı suçlardan da tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, eski polis memuru Gökhan Ertok, resen soruşturma kapsamında 4 farklı suçlamadan da tutuklandı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in dijital materyallerinde inceleme yapıldı.

Yapılan incelemelerde, Sonel ile soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ihraç polis memuru Gökhan Ertok arasındaki yazışmalar, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, yağma ve bilişim sistemindeki verileri yok etme veya değiştirme suçları kapsamında değerlendirildi.

Bu kapsamda 23 Temmuz'da şüpheli E.E. ve S.K, Ankara'da eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı.

Söz konusu iddiaların ardından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, eski polis memuru Gökhan Ertok, tutuklu bulundukları cezaevinden alınıp sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Erzurum Şehir Hastanesine getirildi.

Sonel, Eroğlu ile Ertok, yoğun güvenlik önlemleri altında, soruşturmada ifadeleri alınmak üzere Erzurum Adliyesine sevk edildi.

4 farklı suçtan da tutuklandılar

Cumhuriyet savcısındaki ifadelerinin ardından Sonel, Eroğlu ile Ertok, "Nitelikli yağma", "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "Bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme ve bozma" ve "Kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi" suçlarından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Sonel, Eroğlu ile Ertok, sulh ceza hakimliğince bu suçlamalardan da tutuklandı.

Operasyonda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen diğer şüphelilerden S.K. tutuklandı, E.E. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Böylelikle Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 16'ya yükseldi.

- Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayla ilgili açıklama yapmıştı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığından konuyla ilgili yapılan açıklamada ise şunlar kaydedilmişti:

"Şüpheli Tuncay Sonel'in dijital materyallerinde yapılan teknik incelemelerde kamu gücünün kötüye kullanıldığı kanunsuz bir ilişki ağına ve Türk Ceza Kanunu'ndaki muhtelif suçlara temas eder mahiyetteki tesadüfi delil niteliğindeki fotoğraf, yazışma ve somut olgulara ulaşılmıştır. Elde edilen deliller doğrultusunda, olayla iltisaklı olduğu değerlendirilen 3'ü halen dosya kapsamında tutuklu toplam 5 şüpheliye yönelik Ankara'da bugün eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, cezaevinde bulunmayan 2 hedef şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır."

15 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, yürütülen arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca, "kasten öldürme", "kasten öldürmeye yardım", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 32 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, eşi Handan Sonel ve oğulları Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen ve Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, iş insanı O.Y, Y.A, F.K, A.Ş, H.K, E.E, M.Y, T.S, E.Y, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla, Y.S, M.P. ve Y.A. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

Kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

Madencilerin parası yine ödenmedi

Eskişehir'de Doruk Madencilik'te çalışan işçiler ödenmeyen hak edişleri için yeniden Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde oturma eylemi başlattı

27.07.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Madencilerin parası yine ödenmedi
Madencilerin parası yine ödenmedi
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçiler, "alacaklarının resmi taahhütlere rağmen ödenmediği" gerekçesiyle holding binası önünde oturma eylemi başlattı.

Sıcak havaya rağmen eylemde olan işçiler, "Ölmek var, dönmek yok", "Ankara, Ankara duy sesimizi, bu gelen madencinin ayak sesleri" sloganları attılar. Baretlerini yere vuran işçiler düdük çaldılar. İşçiler öğle yemeğinde soğan, domates ve ekmek yediler.

ANKA'nın haberine göre, 3,5 yıldır çalışan bir işçi, "Soğan ekmeğe muhtaç kaldık" diye sözlerine başladı. İşçi, işverenin 23 Temmuz'da ödemelerin yapılacağına ilişkin sözünde durmadığını anlatarak, "Kıdem tazminatlarımız var. TMSF'den alacaklarımız var, maaşlarımız var. Onlara hep söz verdi ama vermedi. Soğan ekmeğe muhtaç koydu bizi. Evdekiler ne yiyor, bilemiyorum. Biz şimdi burada yiyoruz ama evdekiler ne yer, ne içer bilemiyoruz. Oraya da bir şey götüremiyoruz" ifadelerini kullandı.


"KOLESTEROL, TANSİYON İLACI KULLANIYORUM"


Murat Kaya isimli işçi ise 2012'den bu yana çalıştığını, 2024'te emekli olduğunu ve yine de çalışmaya devam ettiğini kaydetti. Kaya, emekli olunca tazminatını ve geçen aya ait ücretini alamadığını söyleyerek, "Haziranda grev yaptık. Maaşları aldık ama Çalışma Bakanlığı bize Temmuz'un 23'ü diye söz verdi. Artık şirketle muhatap olmuyoruz, Çalışma Bakanlığı ile oluyoruz" dedi.

Kullandığı ilaçları gösteren Kaya, "Kolesterol ilacı kullanıyorum, tansiyon ilacı kullanıyorum, kalp ilacı kullanıyorum" diye konuştu.

Hüseyin Kara isimli işçi de 11 sene elektrikçi olarak çalıştığını ve dört yıldır da tazminatlarının ödenmesini beklediğini kaydetti. Kara, "En son grevden sonra söz verdiler, üç taksitte ödeyeceklerini. Bunların sözü hiç bitmiyor" şeklinde konuştu.

Muhataplarının kendilerine alacaklarının ödeneceğini söylediğini aktaran Kara, "Gün verdiler, 23'ünde ödenecek diye, 27'si oldu Temmuz'un, halen bekliyoruz. Çalışma Bakanlığı'na ayrıyeten hakkımı helal etmiyorum. Arkadaşlarımın da helal edeceğini sanmıyorum. O da garantörlük sözü verdi. Onun sözü de yerde kaldı" dedi.


"300 AİLENİN VEBALİ KENDİSİNDE"


Yaklaşık 16 senedir çalıştığını söyleyen bir diğer işçi, muhataplarının ödemelerini ayın 23'ünde yapacaklarını belirttiklerini aktararak, "Bekleyecek sabrımız yok. 300 tane aile boşandı burada. 300 tane ailenin vebali de kendisinde. Diyecek başka bir şeyim yok. Kendi vicdanına kalmış. Biz sadece bekliyoruz, yatırırsa acaba... Başka bir yerde de çalışamıyoruz. İş de bulamadık. Başka yere uyum sağlaması da zor. Şu anda yaşımız geldi 40-45'e. Nasıl yapacağız, bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

Necmi Karaöz isimli bir işçi ise iki çocuğu olduğunu dile getirerek, "Zor şartlarda geçiniyoruz. Belli bir bölüm paramızı ödediler ama hak ettiğimiz paraları, 23 Temmuz'da söz verilen ödemeleri yapmadılar. Şu an onları bekliyoruz, onu almaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde minivanın uçuruma yuvarlandığı kazada yaşamını yitiren 5 kişinin cenazeleri Konya'da toprağa verildi

27.07.2026 14:32:00
Anadolu Ajansı
 
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'daki işlemlerin ardından memleketleri Konya'ya gönderilen aynı aileden Erol Arslan (48), Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12) ile Metehan Uğurlu'nun (4) cenazeleri, merkez Karatay ilçesindeki Aliyenler Mezarlığı'na getirildi.

Cenazeler, burada öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Törende, Arslan ile Uğurlu ailelerinin yakınları gözyaşı döktü.

Hayatını kaybedenlerden Ebrar Arslan'ın, 2 gün sonra doğum günü olduğu öğrenildi.

Taşağıl-Derebucak Yolu Beydiğin Mahallesi'nde dün meydana gelen kazada kontrolden çıkan Erol Arslan (48) yönetimindeki 42 AKL 36 plakalı minivan, uçuruma yuvarlanmış, kazada sürücü ile araçta bulunan Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12), Metehan Uğurlu (4) hayatını kaybetmiş, yaralanan Abdurrahman (28) ve Hatice Uğurlu (23) hastaneye kaldırılmıştı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.