logo
03 TEMMUZ 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefete tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredisi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız" diyerek peş peşe müjdeleri sıraladı. Terör meselesi tamamen çözüldüğünde milletimiz en büyük hasadı tarım ve hayvancılık sektörlerinde yapacağını kaydeden Erdoğan, konuşmasında muhalefete de tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyada ve Türkiye'de tarımın geldiği seviyeden haberleri bile yok. Kendileri de zihniyetleri de üzerine bindikleri traktör kadar müzelik. Bu müzelik zihniyetin ne ülkeye, ne millete, ne çiftçilerimize hayrı olur. Eskisiyle yenisiyle ana muhalefetten bu ülkenin tarımına fayda gelmez" ifadelerini kullandı

03.07.2026 17:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefete tepki
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefete tepki
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması" programında çiftçiler ve sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Konuşmasına tüm çiftçileri ve katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, 1863 yılından bu yana Türk tarımının en büyük destekçisi olan Ziraat Bankası'nı çalışmalarından dolayı tebrik etti.

Toprağın ve doğanın sunduğu her türlü imkanın birer "nimet" olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim inanç ve kıymet manzumemizde insanın insan üzerinde nasıl hakkı varsa, nimetin de insan üzerinde hakkı vardır. Medeniyet kodlarımızda nimete nankörlük etmek ayıpların en büyüğüdür. Nimeti vesile kılarak Allah'a şükretmek, nimetin hukukunu gözetmek ise en yüce erdemlerden biridir" ifadelerini kullandı.

"Toprak için 'ana' tabirini kullanmamız laf olsun diye değildir"

Türkiye'nin tarım konusundaki köklü geçmişine ve kültürel birikimine dikkat çeken Erdoğan, "Modern dünyanın aklına yeni gelen toprağı koruyacak tarım meselesi, bizim binlerce yıllık tecrübemizin adeta özü ve özeti gibidir. Toprak için 'ana' tabirini kullanmamız laf olsun diye değildir. Şehirlerimizi bağlar içinde gösteren türküler boşuna yakılmamıştır. 'Ne ekersen onu biçersin' sözü milli hafızamıza boşuna kazınmamıştır. Anadolu irfanının en müstesna temsilcilerinden Aşık Veysel; 'Dost dost diye nicesine sarıldım / Benim sadık yarim kara topraktır / Beyhude dolandım boşa yoruldum / Benim sadık yarim kara topraktır / Koyun verdi kuzu verdi süt verdi / Yemek verdi ekmek verdi et verdi / Kazma ile dövmeyince kıt verdi / Benim sadık yarim kara topraktır' derken hem kültürümüze hem de toprakla kurduğumuz işte bu gönül bağına işaret ediyor. Burada ibretlerle dolu bir kıssayı sizlerle paylaşmak isterim. Büyük bir tüccar kuraklık mevsiminde zor durumda kalan yaşlı bir çiftçiye gider. Şöyle bir teklifte bulunur: 'Gel bu tarlayı bana ver, tüm borçlarını sileyim, üstüne de para vereyim' der. Yaşlı çiftçi toprağına bakar ve tüccara şu cevabı verir: 'Oğul, sen benim borcumu silersin ama bu toprak her bahar benim açlığımı siliyor. Sen parayı bir kere verirsin, toprak bana her yıl ekmek veriyor. Ben tarlayı sana satarsam önümüzdeki yıl borcum olmaz ama yiyecek ekmeğim de olmaz.' Bu söz üzerine tüccar ısrarından vazgeçer. Evet, tarım hem insan için hem de insanlığın geleceği için bu derece önemlidir, hayatidir, yeri doldurulamazdır" dedi.

"Her gıdada çiftçilerimizin emeği ve alın teri bulunuyor"

Büyük medeniyet inşa edenler ancak toprağın, rüzgarın, denizin, güneşin, iklimin dilini anlayanlar, o dille uyum içinde bir hayat sürenler olmuştur. Pek çok özelliği yanında bir nimet medeniyeti de olan Türk medeniyetinin varislerinin başında değerli çiftçilerimiz vardır. Soframızdaki ekmeğimizden bulgurumuza, peynirimizden zeytinimize kadar hemen her gıdada çiftçilerimizin emeği ve alın teri bulunuyor. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim çalışmalarınızı daha da bereketlendirsin diyorum.

Tabiat nankörlük etmez, kendine nankörlük edeni de affetmez. Küresel düzeyde karşılaştığımız iklim krizi ve afetlerin modern insanın toprağa ettiği nankörlük sonucu olduğunu sizler de görüyorsunuz. Yusuf Has Hacib Kutadgu Bilig'de bakınız ne diyor: 'İnsan kirlenirse su ile yıkanır, su kirlenirse ne ile yıkanır'' İnsanlık olarak daha fazla kazanmak, daha fazla tüketmek uğruna suyun, toprağın, havanın kirletilmesinin bedelini çok ağır ödüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Su kaynaklarımız şükürler olsun doluyor"

Tarım alanları ve temiz su yataklarının yerleşime açılmasının, zararlı kimyasallarla ekolojik sistemin bozulmasının ceremesini çektiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toprağa ve suya emanet olarak değil, sömürülecek bir meta olarak bakan vahşi kapitalist zihniyet bugün yaşadığımız sorunların baş sorumlusudur. Türkiye hiçbir dahli olmadığı halde iklim krizinin yansımalarına en fazla maruz kalan ülkelerden biridir. Son yıllarda kuraklık yaşadık, orman yangınlarıyla mücadele ettik, sellerle, taşkınlarla, zirai don olaylarıyla karşılaştık, çeşitli afetlerle yüzleştik. Özellikle geçen yıl bizi oldukça zorlayan bir sene oldu. Zirai dondan etkilenen üreticilerimize toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Hamdolsun bu yıl yağışlar bakımından bereketli bir sene geçiriyoruz. Barajlarımız, göllerimiz, su kaynaklarımız şükürler olsun doluyor. Nehirlerimiz, derelerimiz tam da özlediğimiz şekilde gürül gürül akıyor. Hasatlar yapıldıkça rekolte açısından çiftçimizin yüzü de gülmeye başladı. Arpada, buğdayda ve inşallah pek çok mahsulde bu yıl rekor bekliyoruz" diye konuştu.

"Tohumda dünyada ilk on arasındayız"

Ülkemizde 206 çeşit tarım ürününün yetiştiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede dördüncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk üçteyiz. Tohumda dünyada ilk on arasındayız. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz. Bu sabah biliyorsunuz Haziran ayı ihracat rakamlarımız açıklandı. 2026 Haziran ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,9 oranında artışla 24 milyar 940 milyon dolara yükseldi. Ocak - Haziran dönemi ihracatımız yüzde 3,6 oranında artarak toplam 136 milyar 59 milyon dolara ulaştı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız ise yüzde 23,3 oranında artarak 2,8 milyar dolar oldu. İlk 6 ayın toplamı da yüzde 3,3 oranında artışla 16,3 milyar dolara çıktı. 2025'i tarım ve gıdada 6,5 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla kapatmıştık. Bu yılın ilk 6 ayında 693 milyon dolar fazla verdik. Aynı şekilde Haziran ayı enflasyon oranı yüzde 0,99 geldi. Açıklanan veriler ekonomimize hayırlı uğurlu olsun diyorum. Hedeflerimize doğru inşallah kararlılıkla yürüyeceğiz. 42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz. 15 organize tarım bölgesinde üretime başladık. Bu yıl 5 bölgede daha ilk kez üretime geçmeyi planlıyoruz" şeklinde konuştu.

"Tarımsal destekler konusunda kat kat artışlar yaptık"

Bu rakamların tesadüfen elde edilmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elbette bu rakamlar, bu başarılar tesadüfen elde edilmedi. Sizlerle el ele verdik. Çalıştık, çabaladık ve bu seviyeye ulaştık. Tarımsal destekler konusunda kat kat artışlar yaptık. Arazi toplulaştırma, araştırma merkezleri, yerli tohumculuk, gen bankası gibi alanlarda önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Su ve sulama alanında 11 bine yakın eseri halkımızın hizmetine sunduk. Sulanan alan miktarını 7,3 milyon hektara çıkardık. Tabii en önemli desteği Ziraat Bankamız eliyle çiftçimizin finansal olarak desteklenmesi suretiyle gerçekleştirdik" dedi.

"Çiftçiyle bütünleşmek kafaya kasket takmak değildir"

Biz birileri gibi şov yapmıyor, istismar yapmıyor sadece iş yapıyoruz diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son 23 yılda tarımsal üretime reel rakamlarla yaklaşık 3 trilyon lira destek verdik. Geçen yıl sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buldu. 2024 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz. Türkiye çiftçisine sağladığı destekler bakımından OECD ortalamasının yaklaşık iki katı düzeyinde yer alıyor. Biz birileri gibi şov yapmıyor, istismar yapmıyor, sadece iş yapıyoruz. Çiftçiyle bütünleşmek kafaya kasket takmak değildir. Tarıma destek olmak muhalefetin yaptığı gibi meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra 'Biz onu reklam olsun diye yaptık' demek değildir. Bunların tamamı buram buram riyakarlık kokan, şov kokan hareketlerdir. Bunlar aynı zamanda eski Türkiye'ye ait ucuz siyasi cingözlüklerdir. Dünyada ve Türkiye'de tarımın geldiği seviyeden haberleri bile yok. Kendileri de zihniyetleri de üzerine bindikleri traktör kadar müzelik. Bu müzelik zihniyetin ne ülkeye, ne millete, ne çiftçilerimize hayrı olur. Ne demiş atalarımız' Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz. Eskisiyle yenisiyle ana muhalefetten bu ülkenin tarımına fayda gelmez. Zaten uğraştıkları, didiştikleri konuların basitliğine baktığımızda bırakın milleti kendilerine bile hayırlarının olmadığını hepimiz görebiliyoruz" ifadelerini kullandı.

"Sürecin nasıl hayırlı bir proje olduğu daha net anlaşılıyor"

Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmenin gayretinde olduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ise gece gündüz demeden ülkemiz için, 86 milyon vatandaşımız için, özellikle istikbalimizin teminatı olan sevgili gençlerimiz için çalışıyoruz. Sadece tarımda, hayvancılıkta, üretimde değil her alanda Türkiye'yi şaha kaldırmanın, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmenin gayretindeyiz. Cumhur İttifakı olarak dayanışma içinde yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözerek büyük ve güçlü Türkiye'nin kapılarını sonuna kadar açmak istiyoruz. Sürecin nasıl hayırlı bir proje olduğu günden güne daha net anlaşılıyor. Bakınız, bundan üç gün önce Hakkari'miz anlamlı bir spor müsabakasına ev sahipliği yaptı. 2025-2026 sezonu Büyükler Güreş Süper Lig finalleri Hakkari'nin doğa harikası Cennet Cehennem Vadisi'nde gerçekleştirildi. 200 sporcumuz Cilo Dağları'nın eteklerinde, yeşilin bin bir tonuyla bezeli 3 bin rakımlı yaylada mindere çıktı. Bir zamanlar terörün karanlık gölgesinin düştüğü dağlarımız şimdi sporla, turizmle, birbirinden güzel etkinliklerle yeniden hayat buluyor. Sürecin sağladığı güven ortamının spordan istihdama, turizmden ticarete hemen her sektöre olumlu tesiri oluyor. Ancak asıl başarıyı inşallah süreç menziline tam vardığında göreceğiz. Terör meselesi tamamen çözüldüğünde milletimiz en büyük hasadı tarım ve hayvancılık sektörlerinde yapacaktır. Dağlarımız daha bir şekillenecek, ovalarımız daha bir bereketlenecek, yaylalarımız daha bir güzelleşecek, nehirlerimiz daha bir coşkun akacak, tarlalarımızın verimi inşallah daha da artacak. Güvenlik endişesi nedeniyle gerileyen hayvancılık yeniden canlanacak. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da huzur kök saldıkça bunun estirdiği bahar havasını inşallah 86 milyonun tamamı, 81 ilimizin her biri hissedecek. Allah'ın izniyle bu hayırlı süreç neticelendiğinde ekonomimiz daha da güçlenecek, üretimimiz daha da artacak, kardeşliğimiz daha da pekişecek. Cumhur İttifakı olarak büyük emek verdiğimiz bu süreci sizlerin de duası ve desteğiyle inşallah başarılı bir şekilde hedefine ulaştıracağız" dedi.

"Üreticimizin yanında olacağız"

Üreticilerimizin her zaman yanında olacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlk olarak tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde 2 yıl ana para ödemesiz, 10 yıla kadar vadeyle öz kaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkanı sunacağız. İkinci haberimiz; atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmelerini yeniden üretime kazandırıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız. 2 yıl geri ödemesiz, 8 yıla varan vadelerle üreticimizin yanında olacağız. Üçüncü olarak; tarımda yenilenebilir enerji yatırımlarını daha güçlü şekilde destekliyor, çiftçilerimizin kendi elektriğini üretmesini teşvik ediyoruz. Bu kapsamda 15 milyon liraya kadar 8 yıl vadeli ve yüksek sübvansiyon oranlarıyla kredi imkanı sağlıyoruz. Böylece hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretimi destekliyoruz. Son olarak küçükbaş hayvancılıkta kredi limitini 2 milyon liraya, büyükbaş hayvancılıkta ise 3 milyon liraya yükseltiyoruz. Tüm bu müjdelerimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu.

Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı

NATO Zirvesi nedeniyle Ankara Esenboğa Havalimanı’nda hava trafiğine geçici kısıtlama getiriliyor. 7-8 Temmuz tarihlerinde belirlenen saatlerde sivil uçuşlar durdurulurken, zirveye katılacak resmî heyetler uygulamadan muaf tutulacak

03.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı
Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı
Ankara, önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek kritik NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirve kapsamında başkentte geniş güvenlik önlemleri alınırken, hava ulaşımına yönelik de önemli bir düzenlemeye gidildi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve ilgili otoriteler tarafından yapılan koordinasyon neticesinde, Ankara Esenboğa Havalimanı uçuş trafiğinin belirli saatlerde geçici olarak durdurulacağı açıklandı.

Kısıtlama iki gün boyunca belirli saatlerde uygulanacak

Zirve takvimi doğrultusunda hava sahası güvenliğini en üst düzeye çıkarmak amacıyla uygulanacak kısıtlamanın detayları belli oldu. Yapılan resmi açıklamaya göre Esenboğa Havalimanı;

• 7 Temmuz Salı günü saat 10.00 ile 18.00 arasında,

• 8 Temmuz Çarşamba günü saat 14.00 ile 21.00 arasında hava trafiğine kapatılacak.

Belirtilen saat dilimleri içerisinde tarifeli ve tarifesiz iç ve dış hat sivil uçuşlarına izin verilmeyecek.

Resmî heyetler kısıtlamadan muaf

Uygulanacak olan bu geçici kapatma kararından, zirveye katılım sağlayacak yabancı devlet başkanlarını, hükümet yetkililerini ve beraberlerindeki resmî heyetleri taşıyan sivil ile askerî hava araçları muaf tutulacak. NATO delegasyonunu taşıyan uçakların iniş ve kalkışları için havalimanı ve hava sahası tam kapasiteyle hizmet vermeye devam edecek.

Yolculara "seferlerinizi kontrol edin" uyarısı

Havalimanının geçici olarak trafiğe kapatılacak olması nedeniyle, 7 ve 8 Temmuz tarihlerinde Ankara varışlı veya çıkışlı uçuşu bulunan çok sayıda yolcunun bu durumdan etkilenmesi bekleniyor. Havayolu şirketleri, söz konusu saatlerdeki seferlerini iptal etmek veya zamanını değiştirmek üzere çalışmalara başladı. Yetkililer, seyahat planı olan vatandaşların mağduriyet yaşamamaları adına uçuş rotalarını ve güncel sefer durumlarını ilgili havayolu şirketlerinden mutlaka kontrol etmeleri gerektiği uyarısında bulundu.

123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde 123 kişinin yaşamını yitirdiği, 11 kişinin de yaralandığı Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Binanın müteahhidi Tevfik Tepebaşı 17 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılırken, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi'nde proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan 2 kamu görevlisine 6 yıl 8'er ay hapis cezası verildi

03.07.2026 17:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
6 Şubat 2023'deki depremlerde yıkılan Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı ile başka bir dosyadan tutuklu bulunan A.Ö. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları ise salonda hazır bulundu. Karar öncesi son savunmasını yapan müteahhit Tevfik Tepebaşı, yıkılan binanın kooperatif ile diğer mühendis ve müteahhitler tarafından inşa edildiğini öne sürerek, sorumluluğunun bulunmadığını savundu ve beraatını talep etti. A.Ö. ile diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları reddederek, beraatlarını talep etti.

Tarafların son beyanlarının alınmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Tevfik Tepebaşı'nı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan F.Y. ile H.M.G.'yi ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Davada yargılanan tutuksuz sanıklar T.K., M.K., E.İ., Ç.K., A.Ö., A.T.B., A.P., F.D., H.Ç., O.Y.D. ve Z.A.Ş. hakkında ise beraat kararı verildi.

7-8 Temmuz'da Ankara'da hava sıcaklığı mevsim normallerinde seyredecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Mehmet Özdemirci, NATO Zirvesi sırasında Ankara'da hava durumunun mevsim normallerinde seyredeceğini söyledi

03.07.2026 17:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
7-8 Temmuz'da Ankara'da hava sıcaklığı mevsim normallerinde seyredecek
7-8 Temmuz'da Ankara'da hava sıcaklığı mevsim normallerinde seyredecek
Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Mehmet Özdemirci, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine hafta sonu ve gelecek hafta hava durumunun nasıl olacağını değerlendirdi. Gelecek hafta hava sıcaklıklarının yurt genelinde 2-3 derece düşeceğini belirten Özdemirci, bazı bölgelerde yerel sağanak yağışların etkili olacağını, NATO Zirvesi'nin düzenleneceği Ankara'da ise hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında seyredeceğini bildirdi. Özdemirci, yarın ülkenin bazı noktalarında yağış olacağını söyleyerek, "Özellikle ülkemizin kuzey kesimlerinde, Marmara Bölgesi'nde, yine Ege'nin kuzey kesimleri, Batı Karadeniz kıyılarında, yine Orta Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu bölgesiyle yine Akdeniz'in iç kesimlerinde aralıklı yağışlar var. Bu yağışlarda Tekirdağ çevrelerinde yer yer kuvvetli olacak, kuvvetli sağanak şeklinde. Yine doğuda Kars ve Ardahan çevrelerinde yağışların kuvvetli olmasını bekliyoruz" diye konuştu.

Pazar günü de hava durumunun benzer şekilde seyredeceğini aktaran Özdemirci, Ege ve Akdeniz bölgelerinin iç kesimlerinde, İç Anadolu'nun güneybatısı, Doğu Anadolu'nun doğu kesiminde ve Trakya'da aralıklı yağışlar görüleceğini ifade etti.

Yağışların beklendiği noktalar

Özdemirci, "Pazartesi günü yağışlı hava var. Salı günü de yine aralıklı yağışlar var. Akdeniz Bölgesi'nde, Karadeniz, Doğu Karadeniz'de, yine Doğu Anadolu'nun kuzey kesimlerinde ve İç Anadolu'nun güneyinde yine yağışlar gözüküyor. Çarşamba günü için de yine Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusu, Akdeniz'in iç kesimleri, perşembe günü de yine Akdeniz Bölgesi'nde, Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde, Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusuyla Trakya'da aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde yağışlar göreceğiz" açıklamasında bulundu.

Bu hafta hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde olduğuna değinen Özdemirci, yarından itibaren sıcaklıklarda düşüş olacağını ve hava durumunun mevsim normallerinde seyredeceğini aktardı.

Kuvvetli rüzgarlar etkisini gösterecek

Özdemirci, vatandaşları kuvvetli rüzgara karşı uyararak, "Yine bir kuvvetli rüzgar da var. Pazar günü için özellikle Marmara ve Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğulu yönlerden kuvvetli rüzgar beklentimiz var. Yine bu kuvvetli rüzgar pazartesi günü için de özellikle Kuzey Ege kıyılarında devam ediyor. Güneyde de özellikle Doğu Akdeniz'de güney ve güneybatılı yönlerden yine kuvvetli rüzgar göreceğiz" şeklinde konuştu.

Üç büyük şehirde hava durumu

Ankara'da NATO Zirvesi'nin yapılacağı önümüzdeki hafta havanın nasıl olacağına değinen Özdemirci, "Ankara'da cumartesi günü için yağış beklentimiz yok. Parçalı bulutlu bir hava olacak. 17'ye 31 derece sıcaklık bekliyoruz. Pazar ve pazartesi günü için sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış, sıcaklık biraz daha yağışla birlikte azalıyor. Pazar günü için 17'ye 29 derece, pazartesi günü ise 16'ya 28 derece sıcaklık beklentimiz var başkent Ankara'da" ifadelerini kullandı.

İstanbul ve İzmir'deki hava durumuna ilişkin de bilgi veren Özdemirci, şu ifadeleri kullandı:

"İstanbul'da da cumartesi günü için yağışlı, 24'e 29 derece sıcaklık bekliyoruz. Pazar ve pazartesi günü için yağış beklentimiz yok. Pazar günü için 23'e 30, pazartesi günü için de 21'e 30 derece sıcaklık bekliyoruz. İzmir'de ise önümüzdeki 3 gün boyunca yağış beklentimiz yok. Cumartesi günü için 24'e 35 derece sıcaklık bekliyoruz. Pazar günü için yine 24'e 35 derece, pazartesi günü için de 22'ye 34 derece sıcaklık bekliyoruz."

Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı

Harbiye'deki stand-up gösterisinde yer alan dini ve siyasi hicivleri gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan ve yurt dışı dönüşü gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

03.07.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı
Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı
Türkiye'nin tanınan stand-up sanatçılarından komedyen Deniz Göktaş, son dönemde dijital mecralarda ve sahnelerde sergilediği "Ölü Deniz" isimli gösterisindeki ifadeleri nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Tatil için bulunduğu Hollanda'dan Türkiye'ye döndüğü sırada İstanbul Havalimanı pasaport kontrolünde gözaltına alınan ve geceyi emniyette geçiren Göktaş, Çağlayan Adliyesi'ndeki savcılık sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

185 CİMER şikâyeti üzerine resen soruşturma açıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/117973 sayılı soruşturma kapsamında, Göktaş hakkında CİMER'e yapılan 185 ayrı şikâyetin toplu olarak değerlendirildiği açıklandı. Başsavcılık; gösterideki dini sembollere, kutsal kitaplara ve toplumsal yapılara yönelik hiciv içeren ifadelerin "suç unsuru" taşıdığı gerekçesiyle "Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" (TCK 216/3) ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla resen soruşturma başlatmıştı.

Emniyet ve savcılık ifadesi ortaya çıktı

Sağlık kontrolünün ardından avukatları Kudret Sıla Tatlı, İrem Akyüz ve Metin Sinan Aslan eşliğinde adliyeye getirilen Deniz Göktaş'ın yaklaşık 3 saat süren savcılık ifadesindeki detaylar belli oldu. Göktaş suçlamaları reddederek şu ifadeleri kullandı:

"Söz konusu gösteriyi 3 yıldır Türkiye'nin farklı şehirlerinde sahneledim ve 100 binden fazla seyirci izledi. Bugüne kadar kimseden incindiğine dair bir şikâyet duymadım. 'Favori kitabım' derken ya da meal tartışmalarına atıfta bulunurken inançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktu. Günlük hayatta bir seyirciden böyle bir geri dönüş alsam üzülürdüm."

"Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yoktur. 'Diktatör' kelimesi kamuoyunda sıkça tartışılan siyasi bir nitelemedir. Gösteri boyunca popüler figürlere ve ideolojilere sosyolojik olaylar üzerinden mizahi bir yaklaşımdır."

"Canlı Bomba" esprisi ise psikoloji mezunuyum. Toplumun korktuğu şeyleri mizaha çevirmeye çalışıyorum. Oruç tutanların uzun süre aç kaldıkları için daha gergin olabileceklerine yönelik bir kelime oyunundan ibarettir."

Adliye önünde Kemal Kılıçdaroğlu'na protesto gerginliği

Deniz Göktaş'ın adliyeye sevk edilmesi üzerine çok sayıda sanatçı, milletvekili ve destekçi Çağlayan Adliyesi'ne geldi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet de Göktaş'a destek vermek amacıyla adliye binasına giriş yaptı. Ancak Kılıçdaroğlu ve beraberindekilerin güvenlik bariyerlerinden içeri alınması, dışarıda bekleyen kalabalık tarafından tepkiyle karşılandı. Alanda toplanan vatandaşlar Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak "Hain Kemal", "Gençler sizin yüzünüzden yargılanıyor" sloganları attı. Güvenlik güçleri gerginliğin büyümemesi için çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.

Sanat dünyası ve siyasetten tepki yağıyor

Göktaş'ın ters kelepçe ile gözaltına alınması ve ardından gelen tutuklama kararı kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı.

Oyuncular Sendikası adına konuşan Cem Yiğit Üzümoğlu, "Meslektaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz" derken, tiyatro sanatçısı Şevket Çoruh "Memleket kahkahaya bile tutanak tutuyor" sözleriyle karara tepki gösterdi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP), DEM Parti ve Emek Partisi (EMEP) yaptıkları açıklamalarda mizahın ve sahnenin suç mahalli ilan edilemeyeceğini belirterek Göktaş'ın serbest bırakılmasını istedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı ise tam da bu süreçte yayınladığı Cuma hutbesinde, kutsal değerlerin mizah adı altında dijital mecralarda alaya alınmasının çocukları değerlerden uzaklaştırdığını belirterek isim vermeden bir eleştiride bulundu.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın tutuklama talebini yerinde bularak komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklu yargılanmasına karar verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Tahran’da bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile başkent Tahran'daki Saadabad Sarayı’nda görüştü

03.07.2026 13:58:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Tahran’da bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Tahran’da bir araya geldi
ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran'ın eski lideri Ali Hamaney için düzenlenen devlet törenine katılmak amacıyla İran'a gelen Yılmaz, Pezeşkiyan ile görüşmesine ilişkin ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.

Yılmaz, "Kardeş İran halkının geride bıraktığımız süreçte yaşadığı acıları yürekten paylaşıyoruz. Türkiye olarak, bölgemizde barış ve istikrarın kalıcı hale gelmesi, diyalog kanallarının güçlendirilmesi ve savaşın ardından normalleşme sürecinin desteklenmesi yönündeki çalışmalara katkı sunmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

İran ile Türkiye ikili ilişkilerinin, ekonomi, ticaret, enerji ve ulaştırma başta olmak üzere her alanda daha da geliştirilmesi için İranlı muhataplarla işbirliği içinde çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

"Nazik kabulleri için Sayın Cumhurbaşkanına teşekkür ediyor, Devrim Rehberi Ali Hamaney başta olmak üzere hayatını kaybeden tüm İranlı kardeşlerimize Allah'tan rahmet, İran devleti ile dost ve kardeş İran halkına bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyoruz."

3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi

Kocaeli merkezli 31 ilde düzenlenen operasyonda, kurdukları paravan şirketler üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynatarak yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yönettikleri tespit edilen 119 şüpheli adliyeye sevk edildi

03.07.2026 11:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi
3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi
Kocaeli merkezli 31 ilde düzenlenen operasyonda, kurdukları paravan şirketler üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynatarak yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yönettikleri tespit edilen 119 şüpheli adliyeye sevk edildi.



İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis ve kumar siteleri üzerinden faaliyet yürüten suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışma başlattı. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin yasa dışı faaliyetlerini gizlemek amacıyla 15 paravan şirket kurduğu belirlendi. Suç örgütünün bahis işlemlerini, bu şirketler aracılığıyla altın hesabı veya kripto para alımı yaparak gerçekleştirdiği tespit edildi.

3 ayda yaklaşık 6,6 milyar liralık para trafiği



Ekiplerin yaptığı detaylı incelemelerde, bahis sitelerindeki hesapların yanı sıra paravan şirketlere ait hesaplara son 3 aylık süre içerisinde yaklaşık 6 milyar 657 milyon 746 bin lira para aktarıldığı ortaya çıkarıldı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen bu hesaplara el konuldu.

119 şüpheli gözaltında

Yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin yakalanması için 30 Haziran'da Kocaeli merkezli 31 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 119 şüpheli gözaltına alınırken, şahısların ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, 2 ruhsatsız tabanca ve 108 fişek ele geçirildi. 119 şüpheli, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifadeleri sonrası adliyeye sevk edildi.

TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi Mecliste kabul edildi

Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi

03.07.2026 06:00:00 / Güncelleme: 03.07.2026 15:13:32
İHA
 
TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi Mecliste kabul edildi
TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi Mecliste kabul edildi
Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Mecliste kabul edildi. Teklife göre Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tıp, diş hekimliği fakültelerinde okutularak subaylığa nasbedilen tabiplerden yükümlülük süresini tamamlamadan mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiği kesilenler ile tabi olduğu mevzuat uyarınca istifa edenler, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenim gördüğü sürenin, yükümlülük süresine oranının kalan yükümlülük süresi ile çarpımı sonucunda elde edilen süre boyunca hekimlik mesleğini icra edemeyecek. Yurtiçi limanlarda denizaltı gemilerinde konaklama imkânı sağlanamayan personel dışındakilere ayrıca konaklama gideri ödenmeyecek.

Teklife göre ordu evleri, askeri gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri askeri bina olup, askeri mahal vasıf ve mahiyetini haizdir.

Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan subaylar, kanunda yer alan istisnalar dışında muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınmayacaklar. Uzman erbaşların sicil konusu da kanun teklifi ile yeniden düzenleniyor. Sicil yılı 2 Mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar olan süreyi kapsar. Uzman erbaşların sözleşme imzalanıp göreve alınmalarını takip eden ilk 2 Mayıs tarihi itibarıyla sicil belgesi tanzim edilir. Ancak göreve alınma tarihi ile takip eden 2 Mayıs tarihi arasında geçen süre üç aydan kısa ise, ilk sicil belgeleri üç ayın doldurulduğu tarihte düzenlenir.


Uzman erbaşların sicil notunun yüzde 60 ve üzeri olması gerekecek



Astsubaylık için sınava müracaat tarihinde uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren en az dört yıl sicil almış ve almış olduğu mevcut sicil notlarının ortalaması sicil tam notunun yüzde 90 ve daha yukarısında olmak ve astsubay meslek yüksekokulu giriş sınavına müracaat tarihinde uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren almış olduğu mevcut sicil notlarının ortalaması, sicil tam notunun yüzde 90 ve daha yukarısında olması gerekiyor.

Sözleşmeli er ve erbaşlar en az yedi hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanlar, ilgili mevzuatlardaki sınav şartları hariç diğer şartları taşımaları ve başvuru tarihi itibarıyla 41 yaşını doldurmamış olmaları kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarının infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik görevlisi, zabıta memuru, itfaiye eri, şoför ve destek personeli kadro ve sözleşmeli pozisyonlarına kontenjan ve atama izinleri dâhilinde atanabilecek.

Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması

Büyük şehirlerin ışık kirliliğinden kaçan milyonlarca insan, Samanyolu'nu ve kuyruklu yıldızları görebilmek için yollara düşüyor. Lüks oteller ışıklarını söndürürken, seyahat acenteleri "Karanlık Gökyüzü Parkı" turları satıyor

02.07.2026 21:00:00
Eyüp Kabil
 
Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması
Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması
Küresel seyahat endüstrisi, deniz, kum ve güneş üçlüsünden sıkılan modern gezginler için rotayı gökyüzüne çevirdi. Dijitalleşme ve şehirleşmeyle birlikte yapay ışıkların altında gökyüzünü kaybeden insanlık, artık tatil planlarını yıldızların en net göründüğü rotalara göre yapıyor. Turizm raporları, "Astro-Turizm" (Gök Turizmi) veya "Karanlık Gökyüzü Turizmi" olarak adlandırılan bu yeni seyahat akımının, sektörün en hızlı büyüyen niş alanlarından biri haline geldiğini gösteriyor.

Outside Online'ın seyahat trendleri analizlerine göre; çıplak gözle yıldız gözlemi, gece safarileri, astro-fotoğrafçılık turları ve gece treni yolculukları, insanların hayatın temposunu yavaşlatma arzusuna doğrudan hitap ediyor. Özellikle bu yaz Avrupa hattında gözlemlenecek olan tam güneş tutulması gibi büyük gök olayları, İzlanda ve Kuzey İspanya gibi serin destinasyonlara olan seyahat talebini şimdiden zirveye taşımış durumda.

'Starlight' destinasyonları yükselişte

Astro-turizmin büyümesi, sadece amatör astronomları değil, büyük otel zincirlerini ve yerel yönetimleri de harekete geçirdi. Dünyanın yapay ışıklardan en uzak ve atmosfer kalitesi en yüksek bölgeleri, uluslararası kuruluşlardan "Karanlık Gökyüzü Parkı" veya "Starlight Destinasyon" sertifikası alabilmek için yarışıyor. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen 2026 Turizm Liderleri Ödülleri'nde Portekiz'deki Dark Sky Alqueva bölgesinin birinci seçilmesi, bu alandaki kurumsallaşmanın en net örneği olarak gösteriliyor.

Acenteler; profesyonel teleskoplar, astronom rehberliği ve astro-fotoğrafçılık eğitimlerini içeren özel paket turlar hazırlıyor. Geleneksel beş yıldızlı oteller konsept değiştirerek odalarının çatılarını cam kubbeye dönüştürürken, kamp ve glamping (lüks çadır) alanları ise geceleri tüm çevre aydınlatmalarını kapatarak misafirlerine "yıldız banyosu" deneyimi sunuyor.

Türkiye'nin yaylaları doğal gözlemevine dönüşüyor

Işık kirliliğinin küresel bir sorun haline gelmesi, coğrafi avantajları yüksek olan ülkeler için yeni bir ekonomik kazanç kapısı aralıyor. Sektörel akademik çalışmalar ve saha raporları, Türkiye'nin yüksek rakımlı yaylalarının ve kırsal alanlarının astro-turizm açısından çok yüksek bir potansiyel barındırdığını ortaya koyuyor.

Özellikle Tokat'ın Dumanlı ve Batmantaş yaylaları, Akdeniz'in Toros dağları ve Karadeniz'in ışık kirliliğinden uzak yüksek bölgeleri, gökyüzü fotoğrafçılarının ve kampçıların yeni gözdesi haline geldi. Uzmanlar, sürdürülebilir turizm politikaları ve doğru tanıtım stratejileriyle kırsal bölgelerin, ekolojik dengeyi bozmadan astro-turizm sayesinde kalkınabileceğini vurguluyor. Çıplak gözle Samanyolu galaksisini izleme deneyimi, artık kitle turizminin yerini alan en lüks seyahat alternatifi olarak kabul ediliyor.

BTP lideri Hüseyin Baş: 'Gerçekleri brandalarla kapatamazsınız'

BTP lideri Hüseyin Baş, Ankara'daki NATO zirvesi öncesi gecekonduların brandalarla kapatılmasını eleştirerek, iktidarın sefaleti gizlemeye çalıştığını savundu. Baş, yaşanan derin ekonomik krizden ve planlı fakirleşmeden kurtuluşun tek yolunun Milli Ekonomi Modeli olduğunu vurguladı

02.07.2026 17:47:00
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Gerçekleri brandalarla kapatamazsınız'
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Gerçekleri brandalarla kapatamazsınız'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş gündeme ilişkin açıklama yaptı.

Ankara'da NATO zirvesi için atılan adımları değerlendiren BTP lideri, "İtibar, brandanın önünü güzelleştirerek değil brandanın arkasını güçlendirerek elde edilir.  Güçlü devlet fakirliğe branda çekip misafirin göz zevkinin düşünen değil, branda çekilmeye gerek kalmayacak bir ülke oluşturmaktır" dedi.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle:

"Bugün yabancı liderlerin geçeceği güzergahlardaki gecekondular panellerle, brandalarla kapatılıyor. Vatandaşımız, kendisi için atılmayan adımların bir gecede başkaları için atıldığını görünce haklı olarak isyan ediyor. Halkı sefalete mahkûm edenlerin, bu fakirlikten utanmak yerine bunu gizlemek için harcadığı çaba ibretliktir.

"Brandanın arkasına gizlemeye çalıştığınız acı ekonomik gerçeklerle eninde sonunda yüzleşeceksiniz"

Buradan iktidara sesleniyorum; Gerçekleri brandalarla kapatamazsınız!.  İtibar, brandanın önünü güzelleştirerek değil brandanın arkasını güçlendirerek elde edilir.  Güçlü devlet fakirliğe branda çekip misafirin göz zevkini düşünen değil, branda çekilmeye gerek kalmayacak bir ülke oluşturmaktır. O brandanın arkasına gizlemeye çalıştığınız acı ekonomik gerçeklerle eninde sonunda yüzleşeceksiniz.

Bugün eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik krizin tam ortasındayız. Etrafımızda savaş halinde olan ülkelerde bile enflasyon bizden kat kat düşüktür. Başımıza fiziki bombalar düşmüyor olabilir ancak her gün çarşıda pazarda patlayan zam bombaları yüzünden, savaşan ülkelerden daha beter bir ekonomik tablonun içindeyiz. Dünyada enflasyonda ve faizde ilk 5'te olmamız bir kader değil, bilinçli bir tercihin sonucudur.

"Türk halkı bilinçli olarak fakirleştirilmiştir"

Türkiye planlı bir krizin içine sokulmuş, Türk halkı bilinçli olarak fakirleştirilmiştir. İnsanımız; "Kiramı nasıl ödeyeceğim, evime nasıl ekmek götüreceğim, çocuğumu nasıl okutacağım?" sorunlarına boğdurularak suni gündemlerle uyuşturulmak istenmektedir.

"Bu kör kapitalist zihniyetin Türk milletine verebileceği hiçbir şey kalmamıştır"

Bu ülkeyi yönetenlerin bu kara tabloyu düzeltmek gibi bir derdi de niyeti de yoktur. Milyonlarca emekli ve memur Cuma günü TÜİK'in açıklayacağı enflasyon rakamlarını beklemektedir. Ancak TÜİK yine iktidarın siparişine uygun olarak enflasyonu düşük gösterecek ve milyonların hakkına el uzatacaktır. Bugün 20 bin lira alan emeklimiz, o ucube "kök maaş" sistemi yüzünden yine hüsrana uğrayacaktır. İktidar ekranlarda "zam yaptık" propagandası yaparken, insanımız aynı sefalet ücretini almaya devam edecektir.

Bu kör kapitalist zihniyetin Türk milletine verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Fabrikalarımız, madenlerimiz, topraklarımız satıldı ama millete yine sadece fakirlik düştü. Kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akarken milletin sefalete mahkûm edilmesini kabul etmiyoruz.

"Onurlu bir yaşam için Milli Ekonomi Modeli'nin uygulanması şarttır"

Aziz milletimize ilan ediyoruz: Milli Ekonomi Modeli olmadan bu ekonomik enkazın altından kalkılamaz. Onurlu bir yaşam ve tam bağımsız bir ekonomi için, yerli ve millî tek model olan Milli Ekonomi Modeli'nin uygulanması şarttır. Türk halkı, layık olduğu onurlu ve başı dik yaşama ancak ve ancak Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) iktidarıyla kavuşacaktır."

TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan tutuksuz 5 sanık hakkında karar açıklandı. Hakim, sanıklar Durmuş Uğurlu'ya 6 yıl 16 ay 3 gün, İbrahim Beşlioğlu'na 1 yıl 15 ay, Recep Seven'e 6 yıl 3 ay, Halil İlker Güner'e 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası. Ramazan Çetin'in ise üstüne atılı suçlamalardan beraatine hükmetti

02.07.2026 13:47:00 / Güncelleme: 02.07.2026 13:54:18
İHA
 
TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı
TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantası çalışanları tutuksuz sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven, Ramazan Çetin ile taraf avukatları ve müşteki aileleri katıldı. Hakim, bu celsede dosyayı karara bağlayacağını belirterek Cumhuriyet savcısına söz verdi. Savcı, sanıkların üzerlerine atılı suçlamalardan cezalandırılmasını talep etti. Ardından hakim sanıklara son sözlerini sordu.

Konuşan sanık Uğurlu, "Ben suç işlemedim, iftiraya maruz kaldım. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

Sanık Beşlioğlu, "Ben cinsel bir amaçla mesaj atmadım. Attığım mesajlar bellidir. Mesaj attığım süre çok kısa bir aralıktaydı. Beraatimi talep ederim" iddialarında bulundu.

Sanık Güner, "Benim hiçbir temasım olmadı. Bazı mesajlar vardı. Kendisinin de bana olan mesajları vardır. Adaletinize güveniyorum" ifadesine yer verdi.

Sanık Çetin ile sanık Seven ise, suçlarının bulunmadığını belirterek beraatlerini talep ettiler.

Müşteki E.D. ise şu beyanda bulundu:

"Sanıklar iftira atıldığını söylüyorlar. Asla mahkeme koridorlarına çıkacak insanlar değiliz. Şikayetim devam ediyor. Benim çocuğum sessiz sakindir. Şikayetim devam ediyor."

Mahkeme, sanıklardan Durmuş Uğurlu hakkında, şikayetçi S.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan 1 yıl 16 ay 3 gün, aynı şikayetçiye yönelik 'sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçundan ise 5 yıl olmak üzere toplam 6 yıl 16 ay 3 gün hapis cezasına çarptırdı. Sanık Recep Seven, şikayetçi S.'ye yönelik 'sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Halil İlker Güner hakkında, şikayetçi D.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan iyi hal indirimi uygulanarak 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi.

Sanık İbrahim Beşlioğlu, şikayetçi S.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan 1 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedildi.

Sanık Ramazan Çetin'in ise şikayetçi A.'ya yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.