logo
23 EKİM 2026

Haziran ayı enflasyon rakamları açıklandı

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), haziranda aylık bazda yüzde 0,99, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 1,8 artış gösterdi. Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 32,11, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 28,09 olarak kayıtlara geçti

 

03.07.2026 10:38:00 / Güncelleme: 03.07.2026 10:43:14
Anadolu Ajansı
 
Haziran ayı enflasyon rakamları açıklandı
Haziran ayı enflasyon rakamları açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, haziranda 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 32,03, yurt içi üretici fiyatları yüzde 27,26 yükseldi.

Aylık bazda TÜFE yüzde 0,99, Yİ-ÜFE yüzde 1,8 artış gösterdi.

TÜFE, haziranda geçen yılın aralık ayına göre yüzde 17,76, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 32,11 yükseliş kaydetti.

Yİ-ÜFE'de Aralık 2025'e göre yüzde 16,09, geçen yılın haziran ayına kıyasla yüzde 28,09 artış gerçekleşti.

Haziran enflasyon verilerinin açıklanmasıyla kira artış oranı da belli oldu. Temmuzda ev ve iş yerleri için uygulanacak kira artış oranı yüzde 32,03 olarak belirlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Yİ-ÜFE, haziranda bir önceki aya kıyasla yüzde 1,80, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 16,09, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,09 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 27,26 yükseldi.

Sanayinin 4 sektörünün yıllık değişimleri incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 53,50, imalatta yüzde 29,65, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 4,12 ve su temininde yüzde 29,26 artış gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimlerine bakıldığında, ara mallarında yüzde 27,89, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 28,97, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,42, enerjide yüzde 24,93 ve sermaye mallarında yüzde 23,01 yükseliş kaydedildi.

Sanayinin 4 sektörünün aylık değişimlerinde ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 8,30, imalatta yüzde 1,01, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 7,10 ve su temininde yüzde 1,97 artış görüldü.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında, ara malında yüzde 1,88, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,24, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,41, enerjide yüzde 3,04 ve sermaye mallarında yüzde 1,66 yükseliş oldu.

Yarın İstanbul'da bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul Valiliği, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve provası kapsamında 24 ve 29 Ekim tarihlerinde trafiğe kapatılacak yolları ve alternatif güzergahları duyurdu

 

23.10.2026 11:06:00
Anadolu Ajansı
 
Yarın İstanbul'da bazı yollar trafiğe kapatılacak
Yarın İstanbul'da bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü, İstanbul'da düzenlenecek törenlerle coşkuyla kutlanacak.

Vatan Caddesi'nde 29 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilecek resmi geçit töreninin provası, 25 Ekim Pazar günü düzenlenecek Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) nedeniyle 24 Ekim Cumartesi günü yapılacak.

Alınacak trafik tedbirlerinde 58 noktada 22 ekip, 28 MEDAR Mobil Hız Tespit Sistemi (MTS) unsuru, 36 yaya personel ve 3 çekici ile toplam 111 personel görevlendirilecek.

Bu kapsamda provanın yapılacağı 24 Ekim Cumartesi ve törenin gerçekleştirileceği 29 Ekim Perşembe günleri saat 05.45 itibarıyla program bitimine kadar trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar belirlendi.

Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) gidiş ve gelişler ile D-100 kuzey ve güney istikametinden, Edirnekapı'dan, 10. Yıl, Oğuzhan, Sofular, Halıcılar, Akdeniz, Akşemsettin ve Ordu caddelerinden, Atatürk Bulvarı, Keçeci Meydan Sokak ve Hal Yolu güney istikametinde Adnan Menderes Bulvarı girişleri trafiğe kapatılacak.

Adnan Menderes Bulvarı'na çıkan tüm cadde ve sokaklar ile Tatlıpınar, Kaleboyu ve Sulukule caddelerinden bulvara katılım da sağlanamayacak.

Kapatılacak yollara alternatif olarak Turgut Özal Millet ve Fevzipaşa caddeleri ile Atatürk Bulvarı, D-100 kara yolu ve O-3 Hal Yolu kullanılabilecek. 

MESEM okullarına yönelik 'dolandırıcılık ve rüşvet' operasyonu: 22 tutuklama

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Mesleki Eğitim Merkezlerine (MESEM) yönelik 'nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet' suçlarına yönelik polisin düzenlediği eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 22'si tutuklandı

23.10.2026 07:30:00
İHA
 
MESEM okullarına yönelik 'dolandırıcılık ve rüşvet' operasyonu: 22 tutuklama
MESEM okullarına yönelik 'dolandırıcılık ve rüşvet' operasyonu: 22 tutuklama
Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri MESEM'lere yönelik 'nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet' suçlarına yönelik çalışma yaptı.

Ekiplerin çalışmasında bazı MESEM okullarında iddia edilen suçlardan 36 milyon 244 bin 715 TL kamu zararına sebebiyet verildiği, 8 milyon 749 bin TL, 2 adet laptop ve 2 adet renkli yazıcının rüşvet olarak alanlarında olduğu bir biriyle bağlantılı 45 şahıs belirlendi.

Devam eden çalışmalarda 45 şüpheliden 1'inin yakın zamanda vefat ettiği, 2'sinin ise farklı suçlardan cezaevine girdiği tespit edildi. Diğer 42 şüphelinin yakalanması için Mersin merkez ve Silifke ilçesiyle, Adana, İzmir ve İstanbul'da eş zamanlı operasyon yapıldı.



Operasyonda aralarında Mersin ve Silifke'deki MESEM okullarının bazı eski müdür ve yardımcılarının da olduğu 39 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüpheliler adli işlemleri için emniyete götürülerek ifadesi sonrasında adliyeye sevk edildi.

Nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 22'si isnat edilen suçlardan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüphelilerin ise adli kontrol ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldığı öğrenildi.

Operasyonla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama

CİMER ihbarıyla ortaya çıkarılan ve 14 ile yayılan yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında adliyeye sevk edilen 8 şüpheli örgüt faaliyeti suçlamasıyla tutuklanırken, 36 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı

22.10.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama
Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında son dakika gelişmesi yaşandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan ve sabah saatlerinde Anadolu Adliyesi'ne sevk edilen şüphelilerin savcılık ve hakimlik sorguları tamamlandı.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen aralarında örgüt yöneticilerinin de bulunduğu 8 şüpheli, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sağlık sorunları ve ileri derece hastalıkları bulunan şüphelilerin de dahil olduğu 36 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 1 şüpheli ise savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.


Eşinin şüphesi şebekeyi çökertti


Milyonlarca avroluk yasa dışı ağın, suç örgütü lideri olduğu öne sürülen kadının durumundan şüphelenen eşinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) yaptığı ihbarla deşifre olduğu ortaya çıktı.

İhbarın ardından harekete geçen göçmen kaçakçılığı ekipleri; HTS kayıtları, MASAK verileri ve yurt dışı seyahat trafiğini incelemeye alarak dev bir şebekeyi gün yüzüne çıkardı.


41 kadın 811 kez yurt dışına gönderildi


Yapılan teknik ve fiziki takip çalışmalarında, şebekenin maddi zorluk yaşayan 22-33 yaş aralığındaki Türk vatandaşı 41 kadını donör olarak kullandığı belirlendi. Bu kadınların yumurta hücrelerini satmaları amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Gürcistan ve Arnavutluk'taki tüp bebek merkezlerine toplamda 811 kez seyahat ettirildiği saptandı.


"Sarı saç, mavi göz" siparişiyle 2 milyon avroluk vurgun


Soruşturma dosyasındaki detaylara göre şebeke, donör kadınlardan yumurtalıkların tanesini 60 ila 80 avro arasında değişen fiyatlarla satın alıyordu. Toplanan bu hücreler, yurt dışındaki tüp bebek merkezlerine 100 avro civarında pazarlanarak yaklaşık 2 milyon avroluk yasa dışı bir para trafiği oluşturuldu.

Çocuk sahibi olmak isteyerek şebekeye başvuran kişilerin "sarı saç, mavi göz" gibi spesifik gen taleplerinde bulunduğu, organizatörlerin ise bu taleplere "her türlü buluruz, hemen buluruz" yanıtını vererek katalog üzerinden donör seçtirdiği belirlendi.

Şebeke yöneticilerinden eski bir eczacının sevgilisi aracılığıyla işlemlerde kullanılacak yasa dışı ilaçları temin ettiği, bir diğer yöneticinin ise donör kadınların fotoğraflarını çekerek müşterilere pazarladığı tespit edildi.


14 ilde eş zamanlı darbe


Soruşturma kapsamında delillerin toplanmasının ardından İstanbul merkezli Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Tekirdağ, Giresun, Aydın, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Şanlıurfa, Karaman ve Muğla olmak üzere 14 ilde operasyon yapıldı. Haklarında işlem başlatılan toplam 53 şüphelinin arasında 1 örgüt lideri, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile 4 seyahat organizatörü yer alıyor.

Başsavcılık, kimlikleri belirlenen ancak henüz yakalanamayan firari durumdaki 8 şüphelinin yakalanması için operasyonların titizlik ve kararlılıkla sürdürüldüğünü açıkladı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek

22.10.2026 20:44:00
Haber Merkezi
 
 Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek
 Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Johann Wadephul da dahil olmak üzere 7 ülkenin dışişleri bakanları Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa'nın üç büyük ülkesi Almanya, Fransa ve İngiltere'yi (E3), Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan oluşan R4 grubuyla ilk kez aynı formatta buluşturacak toplantılara ev sahipliği yapacak.

Toplantılarda Ortadoğu'daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliği, Yemen'deki gelişmeler ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkileri masaya yatırılacak. Tarafların, önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek iş birliği ve koordinasyon olanaklarını değerlendirmesi bekleniyor.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın aktardığı bilgilere göre, Fidan, bölgesel güvenliğin sağlanmasında bölge ülkelerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiği mesajını verecek. Fidan'ın ayrıca mevcut anlaşmazlıkların birbirini derinleştirmesinin, çatışmaların yeni bölgelere yayılmasının ve bölgesel gerilimlerin daha geniş çaplı istikrarsızlığa dönüşmesinin önlenmesi gerektiğine dikkat çekmesi bekleniyor.

İsrail'in politikaları ve Suudi Arabistan'ın güvenliği
Toplantının gündeminde Filistin meselesi ve Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri de bulunuyor. Uluslararası toplumun, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini genişletmesine ve yerleşimci şiddetine karşı baskıyı artırması gerektiği mesajının öne çıkması bekleniyor.

Yemen'deki Husilerin saldırıları karşısında Suudi Arabistan'ın güvenliğine verilen destek de görüşülecek konular arasında. Fidan'ın Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer özgürlüğünün kalıcı biçimde güvence altına alınması gerektiğini vurgulaması öngörülüyor.

Görüşmelerde ayrıca Karadeniz'deki güvenlik durumu ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler de ele alınacak. Son haftalarda Karadeniz'de ticari gemilere ve liman altyapısına yönelik saldırıların yoğunlaşması, deniz taşımacılığı açısından güvenlik kaygılarını artırmış bulunuyor. Özellikle insansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirilen saldırılarda Türk gemilerinin de hedef hâline geldiği gözlemleniyor.

E3 ve R4 formatları nedir?
E3 formatı, İran'ın nükleer programına ilişkin diplomatik koordinasyonu ilerletmek amacıyla 20 yılı aşkın süre önce Almanya, Fransa ve İngiltere tarafından oluşturuldu.

R4 ise Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'ı bir araya getiriyor. Bu ülkeler, bölgesel güvenlik ve iş birliğini geliştirmeye yönelik girişimler kapsamında ortak hareket ediyor.

Öte yandan Ankara, kısa süre önce İslamabad ve Riyad ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında yeni bir güvenlik ittifakı oluşturmuş bulunuyor.

Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen programda geleceğin iletişimcileriyle bir araya gelerek "Dijital Dönüşüm ve Dezenformasyonla Mücadele" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi

22.10.2026 16:50:00
Haber Merkezi
 
Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu
Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, sık sık genç iletişimcilerle bir araya geldiklerini ve bu buluşmaların hem Kurum hem basın sektörü açısından çok değerli olduğunu vurgulayarak Türkiye'de ilancılık tarihinden başlattığı sunumunu, Basın İlan Kurumunun teşkiliyle devam ettirdi.

2026 yılının ilk 9 ayında basına 6 Milyar TL'lik kaynak aktarıldı

Eylül 2026 itibarıyla 2.359 süreli yayına dağıtılan resmi ilan ve reklam bedelinin 6 Milyar Türk Lirası olduğunu belirten Genel Müdür Çay, basın çalışanlarına verilen borç para, gazetelere sağlanan krediler, basın derneklerine ve azınlık gazetelerine yapılan yardımların toplamının 175 Milyon Türk Lirasına ulaştığını; bu anlamda Basın İlan Kurumunun Türk basınının en büyük destekçilerinden biri olduğunu aktardı.

Genel Müdür Abdulkadir Çay, Dijital Dönüşüm ve Dezenformasyonla Mücadele başlıklı sunumunda yapay zekânın haberciliğe etkileri, küresel risk raporları, dezenformasyon türleri ve dezenformasyonla mücadele mekanizmaları üzerine değerlendirmelerde bulundu.



Küresel risk: Habere güven azalıyor, dezenformasyon tırmanıyor

Bilgi ekosistemindeki tahribatın türlerine değinerek mezenformasyon, malenformasyon ve dezenformasyon kavramlarını örnek vakalarla anlatan Genel Müdür Çay, küresel raporlarda dezenformasyonun son yıllarda dünyanın karşı karşıya kaldığı en şiddetli riskler arasına girdiğini, habere duyulan küresel güvenin gerilediğini ve toplumların haberden kaçış eğiliminde olduğunu belirtti.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay sunumunda "Habere güvenin azaldığı bu dezenformasyon çağında gazetecilik nasıl yapılacak? İşte sorulması gereken ve cevabı ivedilikle bulunması gereken soru budur. Her tehdit ve kriz ortamı aslında kendi içinde fırsatları da barındırır. Bu ortam güvenilir haber kaynaklarına olan talebi artırabilir. Dezenformasyonun tırmandığı bugünlerde, geleneksel medya bu fırsatı nasıl ve ne ölçüde kullanacak?" dedi.



Yapay zekâ ve algı operasyonlarına karşı gazetecilik pusula olmalı

Yapay zekâ teknolojilerinin insan davranışlarını manipüle etmek, sahte ses ve görüntülerle (deepfake) kamuoyunu yanıltmak amacıyla giderek daha fazla kullanıldığını örneklerle aktaran Genel Müdür Çay; küresel mecralarda ve dijital algoritmalarda uygulanan çifte standartlara ve organize enformasyon savaşlarına değindi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hâle geldiği bir medya düzeninde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür" sözlerini hatırlatan Çay, iletişim fakültesi öğrencilerine seslenerek şu mesajı verdi:

"Teyit edemediğiniz haber gerçek değildir. Gazetecilik mesleği, yapay zekâ ve dijital manipülasyon çağında doğrulama sorumluluğundan asla taviz veremez. Doğruluk, güvenilirlik ve ilkeli yayıncılık; geleneksel ve dijital medyanın en büyük güvencesi olmaya devam edecektir."

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dezenformasyona karşı geliştirilen İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) ve Anadolu Ajansı Teyit Hattı gibi mekanizmaların kritik görevler üstlendiğinin altını çizdiği sunumunu, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından tamamladı.

Etkinlik, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Betül Önay Doğan'ın günün anısına Genel Müdür Çay'a plaket takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor

YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor. Teklif, serbest gazetecileri ve mesleğini bıraktıktan sonra 15 yıllık kıdemini tamamlamış olanları da kapsıyor

22.10.2026 14:46:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor
 YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor
YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan Türk vatandaşlarına yeşil pasaport verilmesini öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sundu.

21 Ekim 2026'da Meclis'e sunulan ve 2/3969 esas numarasıyla kayda alınan teklif, 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngörüyor. Teklif, TBMM İçişleri Komisyonu'na sevk edildi ve Meclis kayıtlarında "işlemde" olarak görünüyor.

Teklife göre yazılı, görsel, işitsel ve internet basınında çalışan gazetecilerin yanı sıra serbest gazeteciler de düzenlemeden yararlanabilecek. Yeşil pasaport hakkı için basın kartı sahibi olma şartı aranmayacak.

En az 15 yıllık mesleki faaliyetin belgelenmesi yeterli olacak. Bu amaçla basın kartlarının yanı sıra vergi kayıtları, yayımlanmış çalışmalar, iş veya hizmet sözleşmeleri ve diğer mesleki belgeler de kullanılabilecek.

Teklif, gazetecilerin farklı dönemlerde yaptıkları çalışmaları birleştirerek toplam mesleki kıdemlerinin hesaplanmasını öngörüyor. Aynı döneme denk gelen çalışma süreleri ise yalnızca bir kez sayılacak.

Faaliyetin yalnızca tarihli yayın ve çalışmalarla belgelendirildiği durumlarda, birbirini izleyen çalışmalar arasında 30 günü aşan ve mesleki faaliyetin devam ettiğini gösteren başka belgelerle kanıtlanamayan aralıklar kıdem hesabına dahil edilmeyecek.

Teklifte ayrıca, 15 yıllık mesleki kıdemini tamamladıktan sonra emekli olan veya gazetecilik mesleğinden ayrılan kişilerin de yeşil pasaport hakkından yararlanabilmesi öngörülüyor.

Eş ve çocukları da kapsıyor
Kanun teklifinde, gerekli şartları karşılayan gazetecilerin eşleri ve çocuklarının da Pasaport Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde bu haktan yararlanabileceği belirtiliyor.

Teklif ayrıca, gazetecilerin ve hak sahibi aile bireylerinin, yetkili amir aracılığıyla başvuru yapma şartı olmadan doğrudan başvurabilmesini öngörüyor.

Gerekçede basın özgürlüğü vurgusu
Teklifin genel gerekçesinde basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının demokratik toplumun temel unsurları arasında bulunduğu belirtiliyor.

Gazeteciliğin uluslararası gelişmelerin yerinde izlenmesini, haber kaynaklarına zamanında ulaşılmasını ve gerektiğinde kısa sürede yurt dışına seyahat edilmesini gerektirdiği ifade ediliyor.

Gerekçede, Pasaport Kanunu'nun bazı meslek grupları ve kamu görevlilerine yeşil pasaport hakkı tanıdığı, ancak gazeteciler için mesleki kıdeme dayalı benzer bir düzenleme bulunmadığına dikkat çekiliyor. Teklifin, gazetecilerin uluslararası mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmayı ve halkın haber alma hakkını güçlendirmeyi amaçladığı kaydediliyor.

Öte yandan, Pasaport Kanunu'nun 14. maddesinde değişiklik yapılmasını öngören teklifin yasalaşması için Meclis'teki yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor. Teklif henüz kanunlaşmadığından gazeteciler için yeni bir yeşil pasaport hakkı yürürlüğe girmiş değil.

YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi

YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi. Parti kurmayları, 72 ilde il başkanlarının üyelerin oylarıyla belirleneceğini belirtirken genel başkanlık ön seçiminin de kurultaydan bir gün önce yapılmasının planlandığını bildirdi

22.10.2026 13:50:00
Haber Merkezi
 
YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi
YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi
YENİ Parti'nin 14-15 Kasım'da Ankara Arena'da düzenlenecek Birinci Olağan Kurultayı için hazırlıklar sürüyor. Kurultay Hazırlık Komisyonu, organizasyonun salon, slogan, tema, lojistik ve teknik ayrıntılarını ele almak üzere dördüncü toplantısını gerçekleştirdi.

69 İLDE ÖN SEÇİM YAPILDI
Partinin kongre takvimi kapsamında 17-18 Ekim'de 69 ilde ön seçim düzenlendi. Üyelerin il başkanlarını belirlemek için sandık başına gittiği seçimlerde katılımın yüzde 65 civarında olduğu belirtildi.

Parti kurmayları, ön seçimlerin düzenli ve disiplinli biçimde gerçekleştirildiğini belirterek, "Adeta bir genel seçim havasında ve ciddiyetinde seçimler yaptık. Üçer kişilik sandık kurulları, her adayın temsilcisi, gözlemcisi yer aldı. Bizim için iyi bir deneyim oldu. Üyelerin ilgisi oldukça yüksekti. Yarışlı olan seçimlere katılım çok daha yüksekti. Bazı illerde yüzde 80'leri buldu" ifadelerini kullandı.

Seçimlerde 13 ilin il başkanı değişirken Ankara, İstanbul ve İzmir'de kurucu il başkanları görevlerini sürdürdü.

İl ve ilçe başkanlarının üyelerin oylarıyla belirlenmesinin yöneticilerin temsil gücünü artırdığını savunan kurmaylar, "Partinin ilçe başkanları binlerce, il başkanları on binlerce üyenin testinden geçmiş oldu, oyunu aldı. Bu il-ilçe başkanlarımızı güçlendirdi. Temsil anlamında da güçlendi. Kimsenin konsolide edemeyeceği bir kalabalık var oy veren; üyeler karar veriyor. Etki altında kalınmadan yapılan bir seçim ve sonucu var karşımızda. Bu da seçilen başkanları daha özgür kılıyor, siyasi gücünü, temsil yeteneğini artırmış oluyor" değerlendirmesinde bulundu.

72 İLDE BAŞKANLAR ÜYELERİN OYUYLA BELİRLENECEK
Edinilen bilgiye göre, üye sayısı 600'ün altında olan Hakkari, Bayburt ve Muş'ta il başkanları, Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca bu hafta sonu yapılacak resmi kongrelerde üyelerin oylarıyla belirlenecek.

Bu hafta 72 ilde resmi kongrelerin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Kurmaylar, kalan dokuz il için ise özel bir takvim oluşturulacağını belirtti.

Söz konusu illerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunduğunu aktaran kurmaylar, "Parti kurulurken oraya bir hassasiyet göstermiş ve üzerlerinde titiz bir çalışma gerçekleştirerek kurucu il başkanlarını atamayı uzun bir sürece yaymıştık. Oradaki atamalarımız kongre takvimine yetişmediği o dokuz il için özel bir takvim oluşturacağız" dedi.

"PARTİYİ İKTİDARA TAŞIYACAK ÖRGÜTÜ OLUŞTURUYORUZ"
İl ve ilçe yönetimlerinin oluşturulmasında kapsayıcılığa önem verileceğini belirten parti kurmayları, yönetimlerde gençlere, kadınlara ve farklı meslek gruplarına yer verilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Kurmaylar, "Yönetimler kapsayıcı olacak. Yeter sayıda genç ve kadın olacak. O ilin özelliklerine ilişkin meslek gruplarının yönetimde yer almasını önemsiyoruz. Biz partiyi iktidara taşıyacak örgütü oluşturuyoruz şu anda. Partiyi bütün kılacak, vakit ayıracak, liyakatli isimleri bir araya getireceğiz. İlin yükünü il başkanı iki arkadaşıyla kaldırmayacak" diye konuştu.

GENEL BAŞKAN DA ÜYELERİN OYUYLA SEÇİLECEK
YENİ Parti'nin yeni örgütlenme modeli kapsamında genel başkanın da üyeler tarafından belirlenmesi planlanıyor. Edinilen bilgiye göre genel başkanlık ön seçimi, Birinci Olağan Kurultay'dan bir gün önce yapılacak ve tek günlük bir seçim olarak düzenlenecek.

MSB: "Üçüncü tarafların tek taraflı değerlendirmeleri Libya mutabakatının hukuki geçerliliğini ortadan kaldıramaz"

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasına ilişkin, "Söz konusu karar, uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde imzalanan Mutabakat Muhtırası'nın geçerliliğini teyit etmekte ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini güçlendirmektedir" açıklamasında bulundu

22.10.2026 12:34:00
İHA
 
MSB: "Üçüncü tarafların tek taraflı değerlendirmeleri Libya mutabakatının hukuki geçerliliğini ortadan kaldıramaz"
MSB: "Üçüncü tarafların tek taraflı değerlendirmeleri Libya mutabakatının hukuki geçerliliğini ortadan kaldıramaz"
Milli Savunma Bakanlığı tarafından haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının gündemdeki konulara ilişkin soruları cevaplandırıldı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları mutabakatı, Avrupa Birliği (AB) ve Yunanistan temsilcilerinin açıklamaları, Mekke Savunma İttifakı, Bedir Mutabakat Zaptı, Katar'dan Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedariki, Uluslararası Müşterek Stratejik Komutanlık ve 2027 yılı savunma bütçesine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

"Ülkemizin uluslararası alandaki etkinliğinin somut göstergesi"

Türkiye'nin bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlamayı sürdürdüğü belirtilen Bakanlık, "Jeostratejik ve jeopolitik önemi her geçen gün artan ülkemiz, sahip olduğu imkân ve kabiliyetler ile yürüttüğü diplomatik girişimler doğrultusunda bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamayı sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.
Libya ile imzalanan mutabakatın onaylanması ve savunma alanındaki uluslararası iş birliklerine dikkat çekilen açıklamada, "Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması, Mekke Savunma İttifakı ve Bedir Mutabakat Zaptı ile birlikte ülkemizin uluslararası alandaki etkinliğinin ve stratejik iş birliğinin somut göstergesidir" denildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin dost ve müttefik ülkelerin savunma kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik faaliyetlerine de değinilen açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz şanlı tarihimizden aldığı güç ve ilhamla dost ve müttefik ülkelerin savunma ve güvenlik kapasitelerinin geliştirilmesine destek vermekte; ülkemizin bölgesel ve küresel barış ile istikrarın tesisine yönelik yapıcı ve kararlı çabalarına katkı sunmaktadır" ifadelerine yer verildi.

"Bedir Mutabakat Zaptı ile ortak üretim kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor"

Bakanlık, 21 Ekim'de Katar'ın başkenti Doha'da Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı'na ilişkin de açıklamada bulundu. Dört ülke arasındaki savunma sanayisi iş birliğinin önemine işaret edilen açıklamada, "21 Ekim'de Doha'da Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan arasında imzalanan Mutabakat Zaptı, ülkelerimiz arasındaki güçlü dostluğun ve birlikte çalışma iradesinin somut bir göstergesidir" denildi.

Mutabakat kapsamında hayata geçirilmesi hedeflenen projelere ilişkin ise şu ifadelere yer verildi:

"Bu mutabakatla savunma sanayisi alanında ortak projelerin hayata geçirilmesi, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin artırılması, altyapı ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve ortak üretim kapasitesinin geliştirilmesi ile ülkelerimiz arasında uzun vadeli ve sürdürülebilir stratejik ortaklıkların tesis edilmesi hedeflenmektedir."
Açıklamada ayrıca söz konusu mutabakatın bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.

"Libya Temsilciler Meclisinin kararını memnuniyetle karşılıyoruz"

Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Bakanlık, karardan duyulan memnuniyeti dile getirdi. Bakanlığın açıklamasında, "Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan ve yürürlükte bulunan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından da 20 Ekim 2026 tarihinde onaylanmasını memnuniyetle karşılıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Kararın iki ülke arasındaki stratejik iş birliğine katkı sağlayacağı belirtilen açıklamada, "Söz konusu karar, uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde imzalanan Mutabakat Muhtırası'nın geçerliliğini teyit etmekte ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini güçlendirmektedir" denildi.

Açıklamada Türkiye'nin bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği kaydedildi.

"Üçüncü tarafların değerlendirmeleri mutabakatın hukuki geçerliliğini ortadan kaldıramaz"

Bakanlık, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları mutabakatına yönelik AB ve Yunanistan temsilcilerinin açıklamalarına da cevap verdi. Mutabakatın uluslararası hukuk temelinde imzalandığı vurgulanan açıklamada, "Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin meşru hak ve menfaatleri gözetilerek imzalanmıştır" denildi.

Deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasının kıyı devletlerinin egemen hakları kapsamında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, ilgili kıyı devletlerinin egemen hakları kapsamında olup, üçüncü tarafların tek taraflı değerlendirmeleriyle söz konusu Mutabakat Muhtırası'nın hukuki geçerliliği ortadan kaldırılamaz" ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceği vurgulanan açıklamada, "Ülkemiz, Doğu Akdeniz'deki meşru hak ve menfaatlerimizi uluslararası hukuk çerçevesinde korumaya, bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamaya devam edeceğiz" denildi.

"Katar'dan Eurofighter tedarikine yönelik çalışmalar devam ediyor"

Bakanlık, Hava Kuvvetleri Komutanlığının harekât ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Katar'dan Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedarikine yönelik yürütülen çalışmalarda gelinen son aşamaya ilişkin de bilgi verdi. Açıklamada, "Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın harekât ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla Katar'dan Eurofighter Typhoon uçağı tedarikine yönelik çalışmalar devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Tedarik süreci kapsamında Katar ile gerçekleştirilen görüşmelerin ayrıntılarına değinilen açıklamada, "Bu kapsamda ağustos ve eylül aylarında gerçekleştirilen heyetler arası toplantılarda tedarik edilecek uçak ve mühimmatın kapsamı, pilot ve bakım personelinin eğitimleri ile uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek hususları ele alınmıştır" denildi.

Sürecin sonraki aşamasına ilişkin ise, "Katar tarafından taslak eğitim programı ve satış sözleşmesinin hazırlanarak ülkemize gönderilmesi beklenmektedir" açıklaması yapıldı.

"Uluslararası Müşterek Stratejik Komutanlık teşkil edildi"

Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışındaki birlik ve unsurlarının sevk ve idaresinde etkinliğin artırılması amacıyla Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde yeni bir komutanlık teşkil edildiğini açıkladı. TSK'nın bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilen açıklamada, "Bu kapsamda Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı da dâhil olmak üzere yurt dışında görev yapan birlik ve unsurlarımızın sevk ve idaresinde etkinliğin artırılması amacıyla Ağustos 2026'da Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde Uluslararası Müşterek Stratejik Komutanlık (UMSK) teşkil edilmiş ve komutanlığına Korgeneral Sebahattin Kılınç atanmıştır" ifadeleri kullanıldı.

"2027 yılı savunma bütçe ödeneği artırıldı"

Bakanlık, 2027 yılı savunma bütçesine ilişkin açıklamasında, bölgede yaşanan gelişmeler ve değişen güvenlik ortamı doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekât ihtiyaçlarının karşılanması ve savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Açıklamada, "Bölgemizde meydana gelen gelişmeler ve değişen güvenlik ortamı, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harekât ihtiyacının süratle karşılanmasını ve savunma kabiliyetlerimizin sürekli geliştirilmesini gerekli kılmaktadır" denildi.

Savunma sanayisindeki öncelikli projelere ilişkin de açıklamada, "Bu kapsamda kara, deniz, hava, uzay ve siber harekât alanlarında ihtiyaç duyulan silah, sistem ve platformların yerli ve millî imkânlarla geliştirilmesi, başta hava savunma sistemleri, millî savaş uçağı, insansız hava araçları ve gemi inşa faaliyetleri olmak üzere stratejik savunma projelerinin sürdürülmesi önceliklerimiz arasında yer almaktadır" ifadelerine yer verildi.

Bakanlık, savunma bütçesindeki artışın gerekçesine ilişkin, "Bu doğrultuda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin caydırıcılığının güçlendirilmesi ve harekât etkinliğinin artırılması amacıyla Bakanlığımızın 2027 yılı bütçe ödeneği artırılmıştır" açıklamasında bulundu.

Konya merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 9 tutuklama

Konya'da sosyal medya üzerinden yayımlanan sahte ev ilanlarıyla 'sazan sarmalı' yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına yönelik 12 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 9'u tutuklandı

22.10.2026 12:15:00
İHA
 
Konya merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 9 tutuklama
Konya merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 9 tutuklama
Edinilen bilgiye göre, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medya üzerinden yayımlanan sahte ev ilanları aracılığıyla gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına yönelik çalışma başlattı.

'Sazan sarmalı' olarak tabir edilen yöntemle gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına ilişkin yürütülen çalışmalar çerçevesinde, 12 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda 17 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Diğer 8 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Mustafa Sarıgül'ün koruması gözaltına alındı

Sarıgül ailesi yönelik yürütülen "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması" soruşturması kapsamında Mustafa Sarıgül'ün koruması Ömer D.'nin aralarında olduğu 5 şüpheli gözaltına alındı

22.10.2026 11:51:00
İHA
 
Mustafa Sarıgül'ün koruması gözaltına alındı
Mustafa Sarıgül'ün koruması gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Sarıgül ailesi hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir operasyon düzenlendi.

Operasyonda Mustafa Sarıgül'ün koruması Ömer D.'nin aralarında olduğu 5 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasındaki müşteki beyanlarında, kaynağı belirsiz paraların yurt dışındaki şirketler aracılığıyla yurt dışına çıkarıldığı, yatırım sözleşmelerinde belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanılmadığı ve suçtan elde edilen gelirlere yasal görünüm kazandırılmaya çalışıldığı iddia edildi.

Müştekiler ayrıca, yaşadıkları sorunlara çözüm bulmak amacıyla gazeteci Murat Ağırel aracılığıyla girişimde bulunduktan sonra Abdurrahman Emir Sarıgül tarafından tehdit edildiklerini ileri sürdü.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.