logo
03 TEMMUZ 2026

123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde 123 kişinin yaşamını yitirdiği, 11 kişinin de yaralandığı Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Binanın müteahhidi Tevfik Tepebaşı 17 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılırken, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi'nde proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan 2 kamu görevlisine 6 yıl 8'er ay hapis cezası verildi

03.07.2026 17:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
6 Şubat 2023'deki depremlerde yıkılan Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı ile başka bir dosyadan tutuklu bulunan A.Ö. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları ise salonda hazır bulundu. Karar öncesi son savunmasını yapan müteahhit Tevfik Tepebaşı, yıkılan binanın kooperatif ile diğer mühendis ve müteahhitler tarafından inşa edildiğini öne sürerek, sorumluluğunun bulunmadığını savundu ve beraatını talep etti. A.Ö. ile diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları reddederek, beraatlarını talep etti.

Tarafların son beyanlarının alınmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Tevfik Tepebaşı'nı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan F.Y. ile H.M.G.'yi ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Davada yargılanan tutuksuz sanıklar T.K., M.K., E.İ., Ç.K., A.Ö., A.T.B., A.P., F.D., H.Ç., O.Y.D. ve Z.A.Ş. hakkında ise beraat kararı verildi.

Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı

NATO Zirvesi nedeniyle Ankara Esenboğa Havalimanı’nda hava trafiğine geçici kısıtlama getiriliyor. 7-8 Temmuz tarihlerinde belirlenen saatlerde sivil uçuşlar durdurulurken, zirveye katılacak resmî heyetler uygulamadan muaf tutulacak

03.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı
Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı
Ankara, önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek kritik NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirve kapsamında başkentte geniş güvenlik önlemleri alınırken, hava ulaşımına yönelik de önemli bir düzenlemeye gidildi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve ilgili otoriteler tarafından yapılan koordinasyon neticesinde, Ankara Esenboğa Havalimanı uçuş trafiğinin belirli saatlerde geçici olarak durdurulacağı açıklandı.

Kısıtlama iki gün boyunca belirli saatlerde uygulanacak

Zirve takvimi doğrultusunda hava sahası güvenliğini en üst düzeye çıkarmak amacıyla uygulanacak kısıtlamanın detayları belli oldu. Yapılan resmi açıklamaya göre Esenboğa Havalimanı;

• 7 Temmuz Salı günü saat 10.00 ile 18.00 arasında,

• 8 Temmuz Çarşamba günü saat 14.00 ile 21.00 arasında hava trafiğine kapatılacak.

Belirtilen saat dilimleri içerisinde tarifeli ve tarifesiz iç ve dış hat sivil uçuşlarına izin verilmeyecek.

Resmî heyetler kısıtlamadan muaf

Uygulanacak olan bu geçici kapatma kararından, zirveye katılım sağlayacak yabancı devlet başkanlarını, hükümet yetkililerini ve beraberlerindeki resmî heyetleri taşıyan sivil ile askerî hava araçları muaf tutulacak. NATO delegasyonunu taşıyan uçakların iniş ve kalkışları için havalimanı ve hava sahası tam kapasiteyle hizmet vermeye devam edecek.

Yolculara "seferlerinizi kontrol edin" uyarısı

Havalimanının geçici olarak trafiğe kapatılacak olması nedeniyle, 7 ve 8 Temmuz tarihlerinde Ankara varışlı veya çıkışlı uçuşu bulunan çok sayıda yolcunun bu durumdan etkilenmesi bekleniyor. Havayolu şirketleri, söz konusu saatlerdeki seferlerini iptal etmek veya zamanını değiştirmek üzere çalışmalara başladı. Yetkililer, seyahat planı olan vatandaşların mağduriyet yaşamamaları adına uçuş rotalarını ve güncel sefer durumlarını ilgili havayolu şirketlerinden mutlaka kontrol etmeleri gerektiği uyarısında bulundu.

Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı

Harbiye'deki stand-up gösterisinde yer alan dini ve siyasi hicivleri gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan ve yurt dışı dönüşü gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

03.07.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı
Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı
Türkiye'nin tanınan stand-up sanatçılarından komedyen Deniz Göktaş, son dönemde dijital mecralarda ve sahnelerde sergilediği "Ölü Deniz" isimli gösterisindeki ifadeleri nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Tatil için bulunduğu Hollanda'dan Türkiye'ye döndüğü sırada İstanbul Havalimanı pasaport kontrolünde gözaltına alınan ve geceyi emniyette geçiren Göktaş, Çağlayan Adliyesi'ndeki savcılık sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

185 CİMER şikâyeti üzerine resen soruşturma açıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/117973 sayılı soruşturma kapsamında, Göktaş hakkında CİMER'e yapılan 185 ayrı şikâyetin toplu olarak değerlendirildiği açıklandı. Başsavcılık; gösterideki dini sembollere, kutsal kitaplara ve toplumsal yapılara yönelik hiciv içeren ifadelerin "suç unsuru" taşıdığı gerekçesiyle "Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" (TCK 216/3) ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla resen soruşturma başlatmıştı.

Emniyet ve savcılık ifadesi ortaya çıktı

Sağlık kontrolünün ardından avukatları Kudret Sıla Tatlı, İrem Akyüz ve Metin Sinan Aslan eşliğinde adliyeye getirilen Deniz Göktaş'ın yaklaşık 3 saat süren savcılık ifadesindeki detaylar belli oldu. Göktaş suçlamaları reddederek şu ifadeleri kullandı:

"Söz konusu gösteriyi 3 yıldır Türkiye'nin farklı şehirlerinde sahneledim ve 100 binden fazla seyirci izledi. Bugüne kadar kimseden incindiğine dair bir şikâyet duymadım. 'Favori kitabım' derken ya da meal tartışmalarına atıfta bulunurken inançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktu. Günlük hayatta bir seyirciden böyle bir geri dönüş alsam üzülürdüm."

"Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yoktur. 'Diktatör' kelimesi kamuoyunda sıkça tartışılan siyasi bir nitelemedir. Gösteri boyunca popüler figürlere ve ideolojilere sosyolojik olaylar üzerinden mizahi bir yaklaşımdır."

"Canlı Bomba" esprisi ise psikoloji mezunuyum. Toplumun korktuğu şeyleri mizaha çevirmeye çalışıyorum. Oruç tutanların uzun süre aç kaldıkları için daha gergin olabileceklerine yönelik bir kelime oyunundan ibarettir."

Adliye önünde Kemal Kılıçdaroğlu'na protesto gerginliği

Deniz Göktaş'ın adliyeye sevk edilmesi üzerine çok sayıda sanatçı, milletvekili ve destekçi Çağlayan Adliyesi'ne geldi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet de Göktaş'a destek vermek amacıyla adliye binasına giriş yaptı. Ancak Kılıçdaroğlu ve beraberindekilerin güvenlik bariyerlerinden içeri alınması, dışarıda bekleyen kalabalık tarafından tepkiyle karşılandı. Alanda toplanan vatandaşlar Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak "Hain Kemal", "Gençler sizin yüzünüzden yargılanıyor" sloganları attı. Güvenlik güçleri gerginliğin büyümemesi için çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.

Sanat dünyası ve siyasetten tepki yağıyor

Göktaş'ın ters kelepçe ile gözaltına alınması ve ardından gelen tutuklama kararı kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı.

Oyuncular Sendikası adına konuşan Cem Yiğit Üzümoğlu, "Meslektaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz" derken, tiyatro sanatçısı Şevket Çoruh "Memleket kahkahaya bile tutanak tutuyor" sözleriyle karara tepki gösterdi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP), DEM Parti ve Emek Partisi (EMEP) yaptıkları açıklamalarda mizahın ve sahnenin suç mahalli ilan edilemeyeceğini belirterek Göktaş'ın serbest bırakılmasını istedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı ise tam da bu süreçte yayınladığı Cuma hutbesinde, kutsal değerlerin mizah adı altında dijital mecralarda alaya alınmasının çocukları değerlerden uzaklaştırdığını belirterek isim vermeden bir eleştiride bulundu.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın tutuklama talebini yerinde bularak komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklu yargılanmasına karar verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Tahran’da bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile başkent Tahran'daki Saadabad Sarayı’nda görüştü

03.07.2026 13:58:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Tahran’da bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Tahran’da bir araya geldi
ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran'ın eski lideri Ali Hamaney için düzenlenen devlet törenine katılmak amacıyla İran'a gelen Yılmaz, Pezeşkiyan ile görüşmesine ilişkin ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.

Yılmaz, "Kardeş İran halkının geride bıraktığımız süreçte yaşadığı acıları yürekten paylaşıyoruz. Türkiye olarak, bölgemizde barış ve istikrarın kalıcı hale gelmesi, diyalog kanallarının güçlendirilmesi ve savaşın ardından normalleşme sürecinin desteklenmesi yönündeki çalışmalara katkı sunmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

İran ile Türkiye ikili ilişkilerinin, ekonomi, ticaret, enerji ve ulaştırma başta olmak üzere her alanda daha da geliştirilmesi için İranlı muhataplarla işbirliği içinde çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

"Nazik kabulleri için Sayın Cumhurbaşkanına teşekkür ediyor, Devrim Rehberi Ali Hamaney başta olmak üzere hayatını kaybeden tüm İranlı kardeşlerimize Allah'tan rahmet, İran devleti ile dost ve kardeş İran halkına bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyoruz."

3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi

Kocaeli merkezli 31 ilde düzenlenen operasyonda, kurdukları paravan şirketler üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynatarak yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yönettikleri tespit edilen 119 şüpheli adliyeye sevk edildi

03.07.2026 11:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi
3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi
Kocaeli merkezli 31 ilde düzenlenen operasyonda, kurdukları paravan şirketler üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynatarak yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yönettikleri tespit edilen 119 şüpheli adliyeye sevk edildi.



İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis ve kumar siteleri üzerinden faaliyet yürüten suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışma başlattı. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin yasa dışı faaliyetlerini gizlemek amacıyla 15 paravan şirket kurduğu belirlendi. Suç örgütünün bahis işlemlerini, bu şirketler aracılığıyla altın hesabı veya kripto para alımı yaparak gerçekleştirdiği tespit edildi.

3 ayda yaklaşık 6,6 milyar liralık para trafiği



Ekiplerin yaptığı detaylı incelemelerde, bahis sitelerindeki hesapların yanı sıra paravan şirketlere ait hesaplara son 3 aylık süre içerisinde yaklaşık 6 milyar 657 milyon 746 bin lira para aktarıldığı ortaya çıkarıldı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen bu hesaplara el konuldu.

119 şüpheli gözaltında

Yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin yakalanması için 30 Haziran'da Kocaeli merkezli 31 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 119 şüpheli gözaltına alınırken, şahısların ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, 2 ruhsatsız tabanca ve 108 fişek ele geçirildi. 119 şüpheli, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifadeleri sonrası adliyeye sevk edildi.

BTP’nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten BTP Sözcüsü Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti

BTP Sözcüsü Önder, "Bağımsız Türkiye Partisi, bu kirli düzenin ve kokuşmuş siyasetin bir parçası olmayı reddediyor. Bağımsız Türkiye Partisi, küresel organizatörlerden icazet almayı değil, milletten icazet almayı tercih ettiği için bu tavırla karşılaşıyor" dedi

03.07.2026 11:27:00 / Güncelleme: 03.07.2026 13:02:54
Haber Merkezi
 
BTP’nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten BTP Sözcüsü Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti
BTP’nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten BTP Sözcüsü Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder Yargıtay'ın açıkladığı siyasi partilerin üye sayısı üzerine açıklamalarda bulundu.
BTP'nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti. Lütfullah Önder şunları söyledi;

"BTP 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti"

"Yargıtay, siyasi partilerin üye sayılarını açıkladı. Bu veriler altı ayda bir düzenli olarak yayımlanıyor. Yargıtay'ın açıkladığı listeye göre Bağımsız Türkiye Partisi, 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti oldu. BTP ayrıca yaklaşık 40 bin yeni üye kazanarak en çok yeni üye kazanan partiler arasında yer aldı. Hem ana akım medyada hem de sosyal medyada bu konuyla ilgili birçok haber yayımlandı. Ancak haberleri incelediğinizde Bağımsız Türkiye Partisi'nin adının neredeyse hiç geçmediğini görüyorsunuz. Aslında bu karartma bizim için ilk değil. Kamuoyu araştırmaları yapılır ancak Bağımsız Türkiye Partisi'nin adına anketlerde çoğu zaman yer verilmez.

"Rusya'da Duma Prof. Dr. Haydar Baş'ı ayakta alkışladı, Türkiye'de haber olmadı"

Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş ile birlikte Rusya Devlet Duma'sına gittik. Kurucu liderimiz, Bağımsız Türkiye Partisi'nin ekonomi programının temelini oluşturan Millî Ekonomi Modelini dört buçuk saat boyunca anlattı. Rus parlamenterler konuşmayı ayakta alkışladı. Biz bu konuşmanın Türkiye'de büyük yankı uyandıracağını düşünüyorduk ancak döndüğümüzde, Türkiye'de bu konuda tek satır haber bile yapılmadığını gördük. Millî Ekonomi Modeli üzerine 11 uluslararası kongre düzenlendi. Son kongre, Viyana Teknik Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Üniversite yönetimi kapılarını Türklere kendi isteğiyle açtı. Yüzlerce bilim insanı, Millî Ekonomi Modelini neoliberalizmin ve kapitalizmin tıkanmış yapısına çözüm olarak gördüğünü ifade etti fakat Türkiye'de yine kimsenin haberi olmadı.

"BTP bu kirli düzenin ve kokuşmuş siyasetin bir parçası olmayı reddediyor"

Türkiye'de siyasetçiler bir araya geliyor, ittifaklar kuruluyor ve siyasi partilere Meclis'te kendilerini temsil edecek imkânlar tanınıyor. Bağımsız Türkiye Partisi ise her zaman dışarıda tutuluyor. Neden? Çünkü Bağımsız Türkiye Partisi, bu kirli düzenin ve kokuşmuş siyasetin bir parçası olmayı reddediyor. Bağımsız Türkiye Partisi, küresel organizatörlerden icazet almayı değil, milletten icazet almayı tercih ettiği için bu tavırla karşılaşıyor.

"Neden Bağımsız Türkiye Partisi sürekli karartılıyor?

Neden Bağımsız Türkiye Partisi sürekli karartılıyor, neden görmezden geliniyor? Çünkü insanların Bağımsız Türkiye Partisi'ni ve fikirlerini tanıması istenmiyor. Bağımsız Türkiye Partisi kişisel kariyer için değil, ceplerini doldurmak için değil, millete gerçekten hizmet etmek ve ekonomide, dış politikada, iç politikada kendi millî senaryosunu yazmak için siyaset yapıyor. İşte bu nedenle ötekileştiriliyor, görmezden geliniyor ve karartılıyor.

"Bu tabloyu milletimizin takdirine sunuyoruz"

Bu tabloyu milletimizin takdirine sunuyoruz. Her konuda bir araya gelen ve yıllardır bu milleti bugünkü noktaya getiren partiler yerine; gizlenen, ötekileştirilen ve milletimizden uzak tutulmaya çalışılan Bağımsız Türkiye Partisi'ne destek verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Milletimiz, Bağımsız Türkiye Partisi ile birlikte yürüyerek kendi senaryosunu ve kendi geleceğini kendisi çizmelidir."

İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi

Bilim kurgu filmleri gerçek oluyor. "Fiziksel Yapay Zeka" (Physical AI) dönemiyle birlikte insansı robotlar, sadece fuarlarda şov yapan prototipler olmaktan çıkarak üretim hatlarında tam zamanlı mesaiye başladı

02.07.2026 18:30:00
Eyüp Kabil
 
İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi
İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi
Teknoloji dünyası, yapay zekanın sadece bilgisayar ekranlarında veya sohbet pencerelerinde kaldığı dönemi geride bırakıyor. Uzun süredir laboratuvarlarda test edilen ve yürümekte dahi zorlanan insansı robotlar (humanoidler), "Bedenlenmiş Yapay Zeka" (Embodied AI) teknolojisindeki devrimsel gelişmelerle birlikte artık gerçek dünyada, endüstriyel üretim hatlarında ve hatta evlerde kendilerine yer bulmaya başladı [indyturk.com].

Finans devlerinin raporlarına göre, küresel yapay zeka yatırımlarının yeni odağı olan fiziksel robotik pazarı, Goldman Sachs'ın güncel analizlerinde 2035 yılına kadar 38 milyar dolarlık devasa bir pazar hacmine ulaşacağını öngörüyor [trthaber.com]. Küresel pazardaki bu büyüme, özellikle gelişmiş çevre algısı, fabrikalara hızlı entegrasyon yeteneği ve ev tipi asistan modellerine yönelen yatırımlarla hız kazanıyor.

Fabrikalarda "kusursuz" robot vardiyası

Bu dönüşümün en somut ve çarpıcı örneği geçtiğimiz günlerde Çin'de yaşandı. Şanghay merkezli teknoloji girişimi Agibot tarafından geliştirilen insansı robotlar, Nanchang kentindeki bir fabrikada 6 gün boyunca kesintisiz olarak gerçek bir üretim hattına dahil edildi. Canlı yayınlanan bu tarihi denemede robotlar, kalite kontrol ve malzeme taşıma gibi 60 binden fazla endüstriyel görevi yüzde 99,99 gibi kusursuza yakın bir başarı oranıyla tamamlamayı başardı.

Sektör temsilcileri bu gelişmenin bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, artık temel sorunun "Bir robot ne yapabilir?" aşamasından, "Gerçek çalışma ortamlarında nasıl değer yaratabilir?" aşamasına geçtiğini belirtiyor. Robotların fabrikalardaki geleneksel makineler gibi sadece tek bir göreve programlanmadığı; gelişmiş Görme-Dil-Eylem (VLA) modelleri sayesinde çevrelerini algılayıp tıpkı bir insan işçi gibi dinamik kararlar alabildiği ifade ediliyor.

Evlerde "duygusal eşlik" dönemi başlıyor

İnsansı robotların tek hedefi ağır sanayi veya lojistik sektörü değil. Teknolojinin bir diğer ayağı doğrudan oturma odalarımıza hitap ediyor. Robotik üreticileri, ev içi kullanım için tasarladıkları yeni nesil modelleri birer birer piyasaya sürüyor. UBTECH Robotics firmasının tanıttığı U1 serisi gibi "duygusal yapay zeka" ile donatılmış robotlar, kullanıcısının ses tonunu ve yüz ifadelerini analiz ederek ruh haline uygun yanıtlar verebiliyor.

Öte yandan, 1X Technologies firmasının 20 bin dolar etiketle ön siparişe açtığı NEO modeli de ev işlerine yardımcı olmak üzere tasarlanan ve tüketiciyle doğrudan buluşmaya hazırlanan en güncel örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

İstihdam ve güvenlik tartışmaları kapıda

Teknolojideki bu baş döndürücü hız, küresel çapta yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Uluslararası Robotik Federasyonu (IFR) verilerine göre robotlar, özellikle gelişmiş ülkelerdeki iş gücü açığını kapatmak için harika birer müttefik olarak görülüyor. Örneğin Japonya, azalan nüfus ve iş gücü krizine karşı 2040 yılına kadar 10 milyon robotu iş gücüne dahil etmeyi planlıyor.

Ancak madalyonun diğer yüzünde siber güvenlik riskleri, kişisel verilerin gizliliği ve robotların geleneksel iş kollarındaki mavi yaka çalışanların yerini alması durumunda oluşabilecek kitlesel işsizlik korkusu yer alıyor. Şurası kesin ki, dijital dünyada doğan yapay zeka, artık tamamen etten ve kemikten oluşan dünyamızın sokaklarına, fabrikalarına ve evlerine kalıcı olarak adım atıyor.

Türk Pediatri Kurumu Başkanı uyardı: Beş yıl sonra çocuklara bakacak doktor olmayabilir

Zorlu çalışma şartları ve malpraktis davaları gibi nedenlerden dolayı çocuk yoğun bakım, yenidoğan, çocuk onkolojisi ve nefroloji gibi alanlarda doktor sayısı hızla azalıyor. Hatta uzmanlar 5 sene sonra çocuğunuza bakacak doktor bile olmayabilir diyerek uyardı

02.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Türk Pediatri Kurumu Başkanı uyardı: Beş yıl sonra çocuklara bakacak doktor olmayabilir
Türk Pediatri Kurumu Başkanı uyardı: Beş yıl sonra çocuklara bakacak doktor olmayabilir
Çocuk sağlığını ilgilendiren hayati branşlarda doktor sayısı hızla azalıyor. Ağır ve uzun çalışma şartlarına bir de davalar eklenince hekimler bu alanları seçmiyor. Bu yıl TUS'ta 118 doktor için kadro açılan çocuk yoğun bakım branşını yalnızca 5 doktor tercih etti. Yenidoğan branşında 250 doktorluk kadronun ise yalnızca yüzde 9'u doldu. Çocuk hematolojinin yalnızca yüzde 15'i, çocuk acilin ise yüzde 16'sında doluluk görüldü. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ise tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekerek, "5 yıl sonra kritik hastalıkları tedavi ettirecek çocuk hekimi bulamayacağız" uyarısını yaptı.

Çocuk sağlığında alarm zilleri çalıyor
Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, özellikle çocuk yoğun bakım, yenidoğan, çocuk kanseri, nefroloji ve nöroloji gibi hayat kurtaran yan dallara ilginin hızla azaldığını belirterek "Bugün gerekli adımlar atılmazsa 5 yıl sonra bu alanlarda çok ciddi hekim açığı yaşayacağız" dedi.
Açıklanan 2026-Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı'nın (2026-YDUS) sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, yüksek riskli ve yoğun çalışma yükü olan çocuk yan dal uzmanlık kadrolarının çoğunun boş kaldığını belirterek "Bu yıl TUS'ta 118 doktor için kadro açılan çocuk yoğun bakım branşını yalnızca 5 doktor tercih etti. Yenidoğan branşında 250 doktorluk kadro ise yalnızca yüzde 9'u doldu. Çocuk hematolojinin yalnızca yüzde 15'i, çocuk acilin ise yüzde 16'sında doluluk görüldü. Benim de torunlarım var. Allah göstermesin, başlarına bu hastalıklardan biri gelse 5 yıl sonra kritik hastalıkları tedavi ettirecek çocuk hekimi bulamayacağız" uyarısını yaptı.

Neden doktorlar seçmiyor?
Ağır çalışma şartları, malpraktis davaları, eğimi sürecinin uzunluğu gibi nedenleri yanı sıra kritik branşlarda çalışan hekimlerin ana branşlarında hasta bakamamasının da doktorların bu alanları seçmemesine neden olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kasapçopur "Çocukların hayatını kurtaran bu branşları cazip hâle getiremezsek, gelecekte çocuklarımız için en büyük sorun doktor bulmak olacak" ifadelerini kullandı.

Genç hekimler çocuk alanlarını istemiyor
YDUS yerleştirme sonuçlarında en çarpıcı tablo çocuk yoğun bakım ve yenidoğan branşlarında görülüyor. Haziran 2024 YDUS'ta çocuk yoğun bakımda açılan 26 kadronun 25'i dolarken, Mayıs 2026'da açılan 118 çocuk yoğun bakım kadrosunun sadece 5'i doldu, 113 kadro boş kaldı ve doluluk oranı yüzde 4'e geriledi.
Benzer tablo yenidoğan (neonatoloji) yan dalında da yaşandı. Haziran 2024'te 31 kadronun 29'u dolarken, Mayıs 2026'da ise 250 yenidoğan uzmanlık kadrosunun sadece 22'sine yerleşme oldu. 228 kadro boş kaldı ve doluluk oranı yüzde 9'a düştü.
Mayıs 2026 YDUS'ta çocuk hematoloji-onkoloji kadrolarının yalnızca yüzde 15'i, çocuk acil kadrolarının yüzde 16'sı, çocuk nefrolojisi kadrolarının ise yüzde 41'i dolabildi. Bir dönem tüm kadrolarını dolduran çocuk kardiyolojisi, gastroenterolojisi ve enfeksiyon hastalıklarında da doluluk oranları yüzde 55-67 seviyelerine kadar geriledi.

TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan tutuksuz 5 sanık hakkında karar açıklandı. Hakim, sanıklar Durmuş Uğurlu'ya 6 yıl 16 ay 3 gün, İbrahim Beşlioğlu'na 1 yıl 15 ay, Recep Seven'e 6 yıl 3 ay, Halil İlker Güner'e 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası. Ramazan Çetin'in ise üstüne atılı suçlamalardan beraatine hükmetti

02.07.2026 13:47:00 / Güncelleme: 02.07.2026 13:54:18
İHA
 
TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı
TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantası çalışanları tutuksuz sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven, Ramazan Çetin ile taraf avukatları ve müşteki aileleri katıldı. Hakim, bu celsede dosyayı karara bağlayacağını belirterek Cumhuriyet savcısına söz verdi. Savcı, sanıkların üzerlerine atılı suçlamalardan cezalandırılmasını talep etti. Ardından hakim sanıklara son sözlerini sordu.

Konuşan sanık Uğurlu, "Ben suç işlemedim, iftiraya maruz kaldım. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

Sanık Beşlioğlu, "Ben cinsel bir amaçla mesaj atmadım. Attığım mesajlar bellidir. Mesaj attığım süre çok kısa bir aralıktaydı. Beraatimi talep ederim" iddialarında bulundu.

Sanık Güner, "Benim hiçbir temasım olmadı. Bazı mesajlar vardı. Kendisinin de bana olan mesajları vardır. Adaletinize güveniyorum" ifadesine yer verdi.

Sanık Çetin ile sanık Seven ise, suçlarının bulunmadığını belirterek beraatlerini talep ettiler.

Müşteki E.D. ise şu beyanda bulundu:

"Sanıklar iftira atıldığını söylüyorlar. Asla mahkeme koridorlarına çıkacak insanlar değiliz. Şikayetim devam ediyor. Benim çocuğum sessiz sakindir. Şikayetim devam ediyor."

Mahkeme, sanıklardan Durmuş Uğurlu hakkında, şikayetçi S.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan 1 yıl 16 ay 3 gün, aynı şikayetçiye yönelik 'sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçundan ise 5 yıl olmak üzere toplam 6 yıl 16 ay 3 gün hapis cezasına çarptırdı. Sanık Recep Seven, şikayetçi S.'ye yönelik 'sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Halil İlker Güner hakkında, şikayetçi D.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan iyi hal indirimi uygulanarak 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi.

Sanık İbrahim Beşlioğlu, şikayetçi S.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan 1 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedildi.

Sanık Ramazan Çetin'in ise şikayetçi A.'ya yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildi.

İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı

İBB davasında Ekrem İmamoğlu, hakimle yaşadığı tartışmanın ardından duruşma salonundan çıkarıldı.
 

02.07.2026 12:16:00
Haber Merkezi
 
İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı
İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 414 sanıklı İBB davasının ilk duruşmasının 61. günü Silivri'de başladı.

Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş'in savunması öncesi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, söz aldı. Mahkeme heyetinin 9 Temmuz'da savunmaları bitirmesine yönelik talepte bulunan İmamoğlu, pazartesi iki davasının olduğunu ve sonraki hafta iki davasının daha olduğunu söyledi. İmamoğlu, "Burada insan üstü bir gayretle hakkımızı hukukumuzu savunma konusunda bir süreç yönetiliyor" dedi ve savunmaların 9 Temmuz'a yetişmeyeceğini söyledi.

Mahkeme başkanı CMK'nın 203. maddesini uyguladığını söyledi ve Ekrem İmamoğlu'nun salondan çıkarılması için talimat verdi. Duruşmayı 9 Temmuz'da bitireceğini ifade eden mahkeme başkanı savunma hakkını engellemediğini ileri sürdü.

Mahkeme başkanı, İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin'in de salondan dışarı çıkarılması talimatını verdi. Mahkeme başkanı, kararına itiraz edenler arasında yer alan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'a "Milletvekilisiniz diye burada her türlü soytarılığı yapamazsınız" dedi. Gerginlik sürerken mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

Salon boşaltıldı, mahkeme başkanı salondan çıkartılması için talimat verdiği kimsenin tekrar salona alınmamasını söyledi. Ekrem İmamoğlu, 9 Temmuz tarihinin dün ortaya çıktığını ifade etti ve "9 Temmuz'da operasyon mu olacak, milli seferberlik mi ilan edilecek" dedi. Mahkeme başkanı tartışma sırasında, "Savunmasını alamayacağımız sanıklar ikinci celsede savunmasını yapabilir. Biz 9 Temmuz'da bitirmek üzere karar aldık" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.