logo
20 AĞUSTOS 2026

Defineciler talan etti

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde bulunan ve yıllardır defineciler tarafından talan edilen Roma dönemine ait tarihi eserler, sahip çıkılmayı bekliyor

02.09.2020 01:26:00
 
Defineciler talan etti
Defineciler talan etti
Kocaeli'nin Kandıra ilçesi Balaban Mahallesi Taşanbar Tekkesi köyünde bulunan tarihi eserler sahip çıkılmayı bekliyor. Yıllar içinde defineciler tarafından talan edilerek içleri oyulan Roma Dönemi'ne ait çoğunluğu lahit olan tarihi eserlerin bulunduğu alan Taşanbar ismini taşıyor. İlçe içinde bulunan köye "Taşanbar" ismini veren bu eserler, keşfedilmeyi beklerken köyde yaşayan vatandaşlar, talan edilen tarihi dokuların yetkililer tarafından restore edilmesini istiyor.
İzmit'e 40 kilometre yakınlığı bulunan eserler, Taşanbar köyünü kuş bakışı gören bir konumda bulunuyor. Kocaeli'nin önemli ziyaret noktalarından biri olmasını ve turizme kazandırılması konusunda uyarılarda bulunan vatandaşlar, yetkililerin bu kapsamda çalışma başlatmalarını istiyor. İHA



Metropol cephaneliğe döndü

İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde polis ekiplerince bir iş yerine düzenlenen operasyonda 100 adet ruhsatsız silah ele geçirildi, olayla bağlantılı 2 şüpheli gözaltına alındı

19.08.2026 22:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Metropol cephaneliğe döndü
Metropol cephaneliğe döndü
İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde polis ekiplerince bir iş yerine düzenlenen operasyonda 100 adet ruhsatsız silah ele geçirildi, olayla bağlantılı 2 şüpheli gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçuyla mücadele kapsamında Zeytinburnu Telsiz Mahallesinde silah atölyesi olduğu düşünülen bir iş yerine operasyon düzenlendi. Adreste yapılan aramalarda, 100 ruhsatsız tabanca, 100 tabanca şarjörü, 895 gram narkotik madde ve bir hassas terazi ele geçirildi. Olayla ilgili 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüpheliler sorgulanmak üzere İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Şüpheliler hakkında tahkikat işlemleri çok yönlü olarak devam ettiği öğrenildi.

Son 1 yılda bilanço katlandı



İstanbul Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü verileri, kentte yasa dışı silahlanmaya karşı yürütülen mücadelenin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. Son 1 yıl içerisindeki kararlı saha denetimleri ve nokta operasyonlarla ilgili öne çıkan başlıklar şunlar:

Önceki dönemlerde ortalama 12 bin seviyesinde olan yıllık ruhsatsız silah yakalama oranı, son bir yılda yürütülen sıkı denetimlerle 14 bin 200'ün üzerine çıktı.

Ruhsatsız silah taşıma, bulundurma ve ticaretini yapma suçlarından adli işlem gören ve tutuklanarak cezaevine gönderilen şüpheli sayısında yüzde 100'ün üzerinde bir artış kaydedildi.

İstanbul genelinde iş yeri kurşunlama, haraç toplama, yağma ve kasten yaralama suçlarına karışan organize suç şebekelerine yönelik son bir yılda 1600'den fazla operasyon yapıldı.

Silah ticaretinin arkasında ne var?



Güvenlik uzmanları ve adli birimlerin hazırladığı raporlara göre, İstanbul'da ruhsatsız silah sirkülasyonunun ve ele geçirilen silah sayısındaki artışın temel nedenleri şu şekilde sıralanıyor:

Sokak suç örgütlerinin ve yeni türeyen çetelerin, kendi aralarındaki çatışmalarda ve iş yeri kurşunlama gibi eylemlerde kullanmak üzere yasa dışı atölyelerde üretilen veya kaçak yollarla getirilen silahlara talebi artırması.

Yasa dışı silah ticaretinin, uyuşturucu ticaretiyle doğrudan bağlantılı olması. Suç şebekelerinin uyuşturucu nakliyatını ve bölgelerini korumak amacıyla aynı ağlar üzerinden silah tedariki sağlaması.

Kırsal bölgelerde ya da merdiven altı imalathanelerde üretilen kurusıkıdan bozma veya parçalı üretim tabancaların, illegal lojistik kanallarla İstanbul gibi metropollere taşınarak piyasaya sürülmek istenmesi.

İstanbul Emniyeti, huzur ve güvenliği tehdit eden illegal silahlanmaya karşı 39 ilçede denetimlerin, şok yol uygulamalarının ve organize suç örgütlerine yönelik operasyonların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı.

Yusuf Halaçoğlu gazilerin yanında gözyaşlarını tutamadı

Gazilerimize desteğe gelen Yusuf Halaçoğlu, gözyaşlarını tutamadı

19.08.2026 20:51:00
Haber Merkezi
 
Yusuf Halaçoğlu gazilerin yanında gözyaşlarını tutamadı
Yusuf Halaçoğlu gazilerin yanında gözyaşlarını tutamadı
Ankara Güvenpark'ta eşit özlük hakları talebiyle başlattıkları eylemlerini Bilkent'te sürdüren er şehit yakınları ve gazilerin hak mücadelesine, Türk Tarih Kurumu eski Başkanı ve Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan çok sert tepki ve duygusal bir destek geldi.

Bölgeye giderek polis ablukası altında hak arayan gazileri ve şehit yakınlarını ziyaret eden Halaçoğlu, kahramanların düştüğü durumu yerinde görünce gözyaşlarına hakim olamadı. Yaşanan haksızlıklara isyan eden Halaçoğlu, sosyal medya hesabından ve yaptığı açıklamalarda yetkilileri çok sert sözlerle eleştirdi.

"Sadece Bir Rezaletle Karşılaştık"



Ziyaret sonrasında derin bir üzüntü ve öfke duyduğunu belirten Halaçoğlu, karşılaştığı manzarayı şu sözlerle özetledi:

"Gazi ve şehit yakınlarımızı ziyaret ettik. Sadece bir rezaletle karşılaştık. Vatanı için can veren, ayağını, elini, gözünü, uzuvlarını kaybeden insanlarımızın içinde olduğu durumu görünce içimiz kan ağladı."

"PKK'ya Gösterilen Hoşgörü Gazilerimizden Esirgeniyor"



Halaçoğlu, terör örgütü sempatizanlarına gösterilen müsamahanın vatan evlatlarından esirgendiğini belirterek yetkililere ve milletvekillerine tepki gösterdi. Tam açıklamaların detayları ve eleştirilerin tamamı kaynaklarda yer almaktadır.

"Bu Millet Şehidine Sahip Çıkmazsa Çökmeye Mahkumdur"

Yaklaşık 3 bin 800 kişiyi ilgilendiren hak kayıplarının devlet bütçesi için çok küçük bir miktar olduğunu vurgulayan Halaçoğlu, gazilerin yanında olmaya devam edeceğini ifade etti: "Yazık. Şehidine, gazisine sahip çıkmayan yönetimler ve uluslar çökmeye mahkumdur."

Polis müdahalesi karşısında duygusal anlar yaşayan Halaçoğlu'nun ziyareti alanda hüzün yaratırken, gaziler engellemelere rağmen haklarını alana kadar kararlılıkla mücadele edeceklerini belirtti.

Eski Bakan Denizolgun’un mezarı açıldı

Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen yapının eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada feth-i kabir kararı uygulandı. Soruşturma kapsamında Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabri açılan Denizolgun'un naaşından alınan örnekler, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü

19.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Eski Bakan Denizolgun’un mezarı açıldı
Eski Bakan Denizolgun’un mezarı açıldı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/8086 sırasına kayıtlı soruşturma dosyası kapsamında, sabah saatlerinde Karacaahmet Mezarlığı'nda hareketli dakikalar yaşandı. Polis ekipleri, feth-i kabir (mezar açma) işlemi öncesinde mezarlığın etrafını demir bariyerlerle kapatarak geniş güvenlik önlemleri aldı.

Başsavcıvekili, soruşturma savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) uzmanları ve olay yeri inceleme ekiplerinin nezaretinde açılan mezardan yaklaşık 4 saat süren titiz bir çalışmayla ceset parçaları ve DNA örnekleri alındı. Toplanan deliller, ölümün arkasındaki sır perdesini aralamak üzere adli tıp nakil aracıyla laboratuvar incelemesine gönderildi.

Yeğenlerin suç duyurusu ve Alihan Kuriş'in tutuklanması

Adli süreci başlatan temel etken Denizolgun'un yeğenlerinin "şüpheli ölüm" iddiasıyla yaptığı suç duyuruları oldu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan başvurular üzerine ölümün ve dönemin otopsi işlemlerinin mercek altına alınması amacıyla adli inceleme talebinde bulunmuştu.

Bu hamle, cemaatin mevcut lideri olan ve çıkar amaçlı suç örgütü kurma, nitelikli dolandırıcılık ile kara para aklama suçlamalarıyla 16 Ağustos'ta tutuklanan Alihan Kuriş'e yönelik yürütülen ana soruşturma ile eş zamanlı olarak yürütülüyor. Yapılan incelemelerde, Kuriş'in 2016'da yapının başına geçmesinin ardından devasa para ve mal varlığı hareketlerinin yaşandığı saptanmıştı.

Raporu veren doktorlar "FETÖ" üyesi çıktı

Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun, 6 Eylül 2016 tarihinde Beykoz'daki evinde ölü bulunmuş ve kayıtlara "beyin kanaması/kalp krizi sonucu normal ölüm" olarak geçirilmişti. Dosyanın 10 yıl sonra yeniden açılmasında dikkat çeken en çarpıcı detay ise, o dönem "doğal ölüm" raporunu düzenleyen Adli Tıp heyetindeki bazı doktorların daha sonra FETÖ üyeliği gerekçesiyle ceza almış olması.

İddialara göre Denizolgun, hayatının son döneminde örgüt içindeki finansal sistemde FETÖ bağlantılı isimleri tespit etmiş ve bir toplantıda "Bana ihanet ettiniz, sizinle değilim" diyerek rest çekmişti. Denizolgun'un vefatının hemen ardından, henüz cenazesi bile kaldırılmadan Alihan Kuriş'in hızla yeni lider ilan edilmesi de şüpheleri artıran diğer bir unsur olarak dosyada yer alıyor.

Bakanlık da yakından takip ediyor

Süreç, faili meçhul ve şüpheli ölüm dosyalarının incelenmesinde başsavcılıklarla koordinasyon görevi yürüten Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından da milimetrik olarak izleniyor. Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek rapor, Denizolgun'un dış bir müdahaleyle zehirlenip zehirlenmediğini ya da ölümüne kastedecek bir müdahale olup olmadığını kesinleştirecek.

Köklü soybağı ve Alihan Kuriş'in tutuklanması

Adli süreci başlatan temel etken, Denizolgun'un yeğenlerinin "şüpheli ölüm" iddiasıyla yaptığı suç duyuruları oldu. Hayatını kaybeden Arif Ahmet Denizolgun, cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın doğrudan torunuydu. Soruşturma, Tunahan'ın bir diğer torununun oğlu olan ve çıkar amaçlı suç örgütü kurma, nitelikli dolandırıcılık ile kara para aklama suçlamalarıyla 16 Ağustos'ta tutuklanan mevcut lider Alihan Kuriş'e yönelik ana soruşturma ile birleştirildi.

Elektrikli araçlarda koku ve sese dikkat!

Elektrikli araçların hızla yaygınlaşmasıyla birlikte batarya güvenliği de giderek daha fazla gündeme geliyor

19.08.2026 12:48:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Elektrikli araçlarda koku ve sese dikkat!
Elektrikli araçlarda koku ve sese dikkat!
Elektrikli araçların hızla yaygınlaşmasıyla birlikte batarya güvenliği de giderek daha fazla gündeme geliyor. Uzmanlara göre yangın riski yalnızca kaza anıyla sınırlı değil; batarya paketinin ezilmesi, delinmesi veya hücrelerin zarar görmesi gibi durumlar da tehlikeye yol açabiliyor. Olağandışı koku, duman, tıslama ya da fokurdama sesleri sürücüler için önemli uyarılar olarak görülmeli.

Lityum iyon bataryalarda kritik süreçler 
Elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon bataryalar yüksek miktarda enerjiyi küçük bir hacimde depolayabiliyor. Bu özellik tek başına yangın nedeni olmasa da, bataryanın normal çalışma koşullarının dışına çıkması "termal kaçak" adı verilen süreci tetikleyebiliyor. Bu süreç kontrol edilemeyen ısınmaya, gaz çıkışına ve yangına dönüşebiliyor.

Kaza ve mekanik darbe riski artırıyor 
Batarya paketinin ezilmesi veya delinmesi iç kısa devreye yol açabiliyor. Elektriksel arızalar, aşırı akım ya da kontrol sistemlerindeki sorunlar da bataryayı normal sınırların dışına çıkarabiliyor. Üretim ve tasarım kusurları ise kullanım sırasında ortaya çıkana kadar fark edilmeyebiliyor.

Şarj güvenliği kritik önemde 
Hızlı şarj tek başına yangın nedeni değil. Ancak uygunsuz ekipman, arızalı sistem veya hasarlı batarya bu süreci tehlikeli hale getirebilir. Evde şarj altyapısının aracın gerektirdiği kapasiteye uygun olması ve hasarlı kabloların kesinlikle kullanılmaması gerekiyor. Şarj sırasında olağandışı koku, duman veya kıvılcım görülürse işlem sonlandırılmalı ve profesyonel yardım alınmalı.

Kaza sonrası gecikmiş yangın ihtimali 
Elektrikli araç kazadan hemen sonra yanmayabilir. Ancak bu durum bataryanın güvenli olduğu anlamına gelmez. Hasarlı batarya hücrelerinde sıcaklık ve basınç kontrolsüz şekilde yükselerek yangına veya yeniden tutuşmaya yol açabilir. Bu nedenle ciddi kazalarda araçların güvenli mesafede muhafaza edilmesi öneriliyor.

Sürücünün görevi can güvenliğini sağlamak 
Elektrikli araç yangınları klasik araç yangınlarından farklıdır. Yüksek voltaj, toksik gazlar ve yeniden tutuşma riski sürücüler için ek tehlikeler oluşturur. Küçük yangın söndürücüler her durumda yeterli olmayabilir. Bu nedenle sürücünün önceliği yangını söndürmek değil, güvenli şekilde uzaklaşmak olmalı. Müdahale ise eğitimli ekipler tarafından yapılmalıdır.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi

19.08.2026 12:28:00
Haber Merkezi
 
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi
Millî Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı resmî ve özel okul ve kurumlarda eğitim ile öğretim faaliyetlerinin uygulanmasına ilişkin "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" konulu genelge, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanarak 81 ile gönderildi.

Genelgeye göre; Meclis'te kabul edilen Çerçeve Yasa'nın ardından yasalaşan süreç, Bakanlığın hedeflerinden biri olacak. Genelgede, "1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun genel amaçları başta olmak üzere Türk Millî Eğitiminin temel ilkeleri çerçevesinde ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül ruhuna uygun olarak evlatların hiçbir ayrım gözetilmeksizin, anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi temelinde, millî birlik ve beraberliğe, vatana ve kardeşlik hukukuna sahip çıkacak şuurda yetiştirilmeleri mutlak surette sağlanacak. Bu amaç doğrultusunda 2026-2027 eğitim ve öğretim yılının ilk haftası ve yıl boyunca Bakanlıkça hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda etkinlikler planlanacak ve gerçekleştirilecek" ifadeleri kullanıldı.


Velilere randevu şartı
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarının ardından çok tartışılan okullarda güvenlik konusu da genelgede yer aldı.

Buna göre; il ve ilçe yürütme kurulları eğitim öğretim yılı başında toplanarak görev ve sorumlulukları, okul ve çevresine yönelik olası riskleri gözden geçirecek ve planlamalar yapacak. Okul ortamlarında giriş-çıkışlar kontrollü sağlanacak, yaya ve araç trafiği ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak, acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak bakım ve onarım çalışmaları ivedilikle tamamlanacak.

Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikâyetler değerlendirilerek önlem alınacak. Olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek üzere ilgili kurumlarla eş güdüm hâlinde koruyucu ve önleyici tedbirler hayata geçirilecek.

Veli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi"üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek. Öğretmenlerin mesleki haklarının korunması ve güvenli eğitim ortamlarının sürdürülmesi amacıyla bu uygulama, tüm eğitim kurumlarında istisnasız uygulanacak.

Öğretmenlere önlük zorunluluğu
Öğretmenlere önlük zorunluluğunun da getirildiği genelgede, şu ifadeler yer aldı:

"Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanları görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetecek; kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecek. Bu kapsamda eğitim ve öğretim yılı başında yapılacak öğretmenler kurulunda gerekli bilgilendirmeler yapılacak olup uygulama, millî eğitim müdürlüklerince takip edilecek ve mevzuata aykırı davranışlara izin verilmeyecek."

Bakanlık sınavları dışında sınav uygulanamayacak
Genelgede MEB tarafından hazırlananlar dışında sınav niteliğinde uygulamalara izin verilmeyeceği de duyuruldu. Genelgede şöyle denildi:

"Tüm eğitim kademelerinde Bakanlıkça belirlenen ortak sınav uygulamaları ile Bakanlık tarafından hazırlanan ölçme ve değerlendirme araçları dışında il, ilçe, okul veya sınıf genelinde öğrencileri birbirleriyle yarıştıran, sıralamaya tabi tutan ya da velilere ilave mali yük getiren deneme sınavı, hazır bulunuşluk uygulaması, tarama sınavı ve benzeri sınavların okullarda uygulanmasına veya öğrencilere satın aldırılmasına izin verilmeyecek."

Öğrenci kayıtlarının e-Okul üzerinden otomatik olarak gerçekleştirildiği hatırlatılan genelgede, velilerden kayıt parası veya başka bir ad altında zorunlu ücret talep edilmesinin mümkün olmadığı vurgulandı. Kayıt bölgeleri dışından öğrenci kaydı yapılmayacağı belirtilirken, kayıt sırasında ücret talep edildiğine ilişkin şikâyetlerin takip edilerek gerekli işlemlerin yapılacağı bildirildi.

Sınıflarda cep telefonu yasağı
Öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına ilişkin uygulamanın yeni eğitim öğretim yılında da devam edeceği bildirildi. Öğretmenlerin de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacağı belirtildi. Genelgede, öğrencilerin dijital bağımlılığa karşı farkındalıklarının artırılması ve dijital imkanlardan doğru şekilde yararlanmalarına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilmesi istendi. "Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi" kapsamında hazırlanan eğitim içeriklerinden de yararlanılacağı kaydedildi.

"Maarifin kalbinde oyun" teması
2026-2027 eğitim öğretim yılında "Maarifin Kalbinde Oyun" temasının esas alınacağı açıklandı. Yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinlikleri ile geleneksel çocuk oyunlarına eğitim süreçlerinde yer verileceği belirtildi. Okul-aile iş birliğinin güçlendirileceği, "Ailemle Eğitim Yolculuğum" çalışmalarının da Bakanlık tarafından hazırlanan kılavuz ve etkinlik kitapları doğrultusunda yürütüleceği bildirildi.

Genelgeye göre, ortaokul öğrencileri için "Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu", ortaöğretim öğrencileri için ise "Türk Dünyası Kültür Atlası, Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" adlı materyaller ücretsiz dağıtılan ders kitaplarıyla birlikte öğrencilere ulaştırılacak. Okul dışı öğrenme ortamlarının da eğitim süreçlerine daha etkin şekilde dahil edileceği ve Bakanlığın "Okul Dışı Öğrenme Ortamları Dijital Platformu"ndaki içeriklerden yararlanılacağı belirtildi.

Mezuniyet etkinliklerinde pedagojik ve etik ilkeler gözetilecek
Okullarda yapılacak tören, kutlama, anma günü ve mezuniyet etkinliklerinde kullanılacak materyallerin ilgili kurulun onayıyla belirleneceği bildirildi. Sosyal medya paylaşımlarında pedagojik ve etik ilkelere uyulması istenirken, mezuniyet etkinliklerinin velilere ilave mali yük getirmeyecek şekilde düzenlenmesi gerektiği vurgulandı. Velilere maddi yük oluşturacak uygulamalardan kaçınılacağı, öğrencilerin belirli markalara veya yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılmayacağı belirtildi. Ayrıca okullarda yönlendirme, reklam ve tanıtım organizasyonlarına izin verilmeyeceği kaydedildi.

Mesleki eğitim ve staj
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında işletmelerde gerçekleştirilen mesleki eğitim ve staj süreçlerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin eksiksiz uygulanacağı belirtildi. Mesleki eğitim ve staj süreçlerinin takibi amacıyla "İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj (MEB-İMES)" mobil uygulamasının tüm paydaşlarca aktif ve zorunlu olarak kullanılacağı bildirildi.

Öğrencilerin doğru ve güvenilir bilgiye erişmesi, medya okuryazarlığı ve dijital iletişim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla hazırlanan "Haberimiz Olsun" dijital platformundaki video, sesli ve yazılı içeriklerden eğitim ortamlarında yararlanılacağı belirtildi. İçeriklerin ilgili derslerin konu ve öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilerek eğitim süreçlerine dahil edileceği, okullarda dezenformasyonla mücadeleyi destekleyen doğru bilgiye dayalı bir medya kültürünün geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacağı kaydedildi.

Genelgede ayrıca, özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için okullarda "destek eğitim odaları" açılacağı, öğrencilerin Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları dikkate alınarak eğitim süreçlerine etkin katılımlarının sağlanacağı belirtildi. Bakanlık, öğretmenlerin mesleki itibarlarının korunması ve güçlendirilmesinin de yeni eğitim öğretim yılında sürdürüleceğini bildirdi.

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, 20 gün içinde toplam 411 milyon 921 bin 755 lira bağış ve aidat geliri elde edildiğini açıkladı

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, partinin dayanışma kampanyasında 20 gün içinde 144 bin 916 bağışçı ile yeni kayıt olan üyelerden toplam 411 milyon 921 bin 755 lira bağış ve aidat geliri elde edildiğini açıkladı

19.08.2026 12:06:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, 20 gün içinde  toplam 411 milyon 921 bin 755 lira bağış ve aidat geliri elde edildiğini açıkladı
 YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, 20 gün içinde  toplam 411 milyon 921 bin 755 lira bağış ve aidat geliri elde edildiğini açıkladı
YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, partinin dayanışma kampanyasında 20 gün içinde 144 bin 916 bağışçı ile yeni kayıt olan üyelerden toplam 411 milyon 921 bin 755 lira bağış ve aidat geliri elde edildiğini açıkladı.

Ceylan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Türkiye değişim istiyor. Milletimiz Yeni Parti'yle yeni bir yol açıyor. Milletin dayanışma çağrısı büyüyor. YENİ Parti'nin dayanışma kampanyasında 20 gün içinde 144.916 bağışçı ile yeni kayıt olan üyelerimizden toplam bağış ve aidat geliri olarak 411.921.755 TL toplanmıştır. Bu bağışlar; adalet arayanların, refah içinde yaşayacakları bir Türkiye isteyenlerin, ortak iradesidir. Her bağış, 'Ben de varım' diyen vatandaşlarımızın sesi Türkiye'nin yarınlarına duyulan güvenin açık göstergesidir. Bu büyük yürüyüş kurtuluşa sevdalı bir milletin yürüyüşüdür. YENİ PARTİ Türkiye'de değişime inanan milyonların partisidir. Büyük yürüyüşümüze katkı sunan tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz. Türkiye'nin yarınını birlikte kuracağız. Milletin partisi YENİ Parti'nin yolu açık olsun."

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2018'den sonra riyal olarak almaya başladığı hac ücretlerini 2027 yılı itibari ile dolar olarak alacak

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2018'den sonra riyal olarak almaya başladığı hac ücretlerini 2027 yılı itibari ile dolar olarak alacak

19.08.2026 12:00:00
AA
 
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2018'den sonra riyal olarak almaya başladığı hac ücretlerini 2027 yılı itibari ile dolar olarak alacak
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2018'den sonra riyal olarak almaya başladığı hac ücretlerini 2027 yılı itibari ile dolar olarak alacak
Diyanet İşleri Başkanlığı, bu yıl riyal olarak aldığı hac ücretlerinde ani bir kararla 2027 itibari ile dolara döndü.

Türkiye'den 85 bin kişinin gitmesinin beklendiği hac organizasyonunda dolar kullanılması kararı tartışmalara neden oldu.

BirGün'ün haberine göre, başkanlık kaynakları, hac ücretlerinde ciddi artış yapıldığını öne sürerek "2026 hac başvuruları için 24 bin 500 riyal olan ücret, 280 bin TL'ye denk geliyordu. 2027 hac başvuruları için ise yüzde 30 oranında zam yapıldı. Ücretler riyal üzerinden açıklansaydı, zam daha görünür olacaktı. Dolara geçilerek artışın daha az fark edilmesi sağlandı. Hac paralarıyla beş yıldızlı otellerde program yapmak yerine maliyetleri düşürseler daha doğru olur" değerlendirmesinde bulundu.

2027 hac organizasyonu kapsamında, "Normal konaklama" kategorisindeki iki kişilik odalarda kişi başı ücret 9 bin 200 dolar olarak belirlendi. Hac organizasyonu kapsamındaki konaklama ücreti, güncel kurla 440 bin TL olarak hesaplandı. Eşlerin birlikte hacca gitmesi halinde ödenecek toplam tutar ise 18 bin 400 dolar, 880 bin TL olarak öngörüldü. Hacda, "Lüks" kategorisinde yer alan ve "Yakın mesafe" olarak tanımlanan programlarda ise kişi başı ücretin 1,2 milyon TL'ye kadar çıkacağı belirtildi.

Şehit ve gazi ailelerine şafak baskını

Ankara’nın göbeğinde, Güvenpark’ta evlatlarının ve kendilerinin ellerinden alınan hakları için 38 gündür gece gündüz demeden adalet nöbeti tutan er şehit aileleri ve er gaziler, bu sabah karanlığında polis barikatlarıyla karşılaştı

19.08.2026 10:52:00
Haber Merkezi
 
Şehit ve gazi ailelerine şafak baskını
Şehit ve gazi ailelerine şafak baskını
Ankara'nın göbeğinde, Güvenpark'ta evlatlarının ve kendilerinin ellerinden alınan hakları için 38 gündür gece gündüz demeden adalet nöbeti tutan er şehit aileleri ve er gaziler, bu sabah karanlığında polis barikatlarıyla karşılaştı.

Sabah saat 04.45'te yüzlerce çevik kuvvet polisiyle parka giren emniyet güçleri, anayasal eylem hakkını kullanan acılı aileleri zor kullanarak parktan çıkardı.

"Vatan sağ olsun" diyerek en değerli varlıklarını toprağa veren şehit anneleri ve uzuvlarını cephede bırakan kahraman gaziler, sabaha karşı yapılan bu muameleye isyan etti.

Çadırlar Söküldü, Pankartlar Toplandı

Görgü tanıklarının ve ailelerin aktardığı bilgilere göre, polis ekipleri sabah saatlerinde parkın etrafını tamamen abluka altına aldı. Eylemcilere alanı boşaltmaları yönünde yapılan kısa uyarının ardından müdahale başladı. 38 gündür ailelerin sığınağı olan derme çatma çadırlar ve hak taleplerini içeren pankartlar tek tek sökülerek kamyonlara yüklendi.

Müdahale esnasında polise direnen ve "Biz bu ülkeye canımızı verdik, siz bizi kimin parkından kovuyorsunuz?" diyerek feryat eden şehit yakınları ile polis arasında arbede yaşandı. Yürüme engeli olan bazı er gazilerin tekerlekli sandalyelerinden zorla indirilerek alandan uzaklaştırılmaya çalışılması yürekleri dağladı.

Acılı Anneler Fenalık Geçirdi

Polisin sert müdahalesi ve yaşanan arbede nedeniyle parkta tansiyon hızla yükseldi. Günlerdir soğukta ve zor şartlar altında nöbet tutan şehit annelerinden birçoğu sinir krizi ve fenalık geçirdi. Kalp ve tansiyon hastası olduğu öğrenilen bazı şehit yakınları için olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından fenalaşan aileler Ankara'daki çeşitli hastanelere kaldırılarak müşahede altına alındı.

"Rütbeliye Var, Er Şehide Neden Yok?"



Güvenpark'ta 38 gündür devam eden eylemin temel sebebi, subay, astsubay ve uzman çavuş ailelerine tanınan bazı mali ve sosyal hakların, vatani görevini er olarak yaparken şehit düşenlerin ailelerine ve er gazilere tanınmamasıydı. Aradaki bu maaş ve özlük hakkı uçurumunun kapatılmasını isteyen aileler, seslerini yetkililere duyurabilmek için parkı mesken tutmuştu.

Müdahale sonrası gözyaşları içinde açıklama yapan bir şehit babası, "Bizim çocuklarımız bu vatan için canını verirken göğüslerinde rütbe yoktu. Şimdi hak ararken mi rütbe ayrımı yapılıyor? Biz kimseden sadaka istemiyoruz, evlatlarımızın hakkını istiyoruz. Devlet bize sabahın köründe polisi göndereceğine, bir yetkilisini gönderip derdimizi dinleseydi" diyerek tepki gösterdi.

Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan şüpheli yakalandı

Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayarak ağır yaraladığı belirtilen eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı S.A.K. ve beraberindeki 4 şüpheli yakalandı

19.08.2026 05:38:00 / Güncelleme: 19.08.2026 05:45:35
İHA
 
Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan şüpheli yakalandı
Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan şüpheli yakalandı
Olay, Şahinbey ilçesine bağlı İbni Sina Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, bir ziyaret sırasında eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı S.A.K. ile tartıştı. Tartışmanın ardından S.A.K., Meriç'e bıçakla saldırdı.



Saldırıda yaralanan Milletvekili Melih Meriç, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Gaziantep Şehir Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.


Saldırgan eski CHP ilçe başkanı yakalandı



Meriç'e yönelik saldırıyı gerçekleştirdiği öğrenilen S.A.K.'in yakalanması için çalışma başlatıldı.

Emniyet güçlerinin çalışmaları neticesinde, bıçaklı saldırı olayının şüphelisi S.A.K., şüphelinin olay yerinden bindiği özel araç şoförü A.Ç., araç değişiminden sonra bindiği ticari araç şoförü E.D., şüphelinin yakını H.K. ve olay yerinde bulunan özel güvenlik görevlisi R.Ç. olmak üzere toplam 5 şüpheli gözaltına alındı.



Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken olayla ilgili soruşturmanın da sürdüğü öğrenildi.

Sözler tutulmadı, Bakanlıkların ‘garantörlüğü’ fiyasko çıktı

Aylardır birikmiş maaş, tazminat ve sigorta primlerini alamayan madencilerin, hakkını gasp eden şirkete ve bu hukuksuzluğa seyirci kalan siyasi iradeye karşı yürüttüğü barışçıl direniş yine devlet barikatına çarptı

18.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Sözler tutulmadı, Bakanlıkların ‘garantörlüğü’ fiyasko çıktı
Sözler tutulmadı, Bakanlıkların ‘garantörlüğü’ fiyasko çıktı
Aylardır birikmiş maaş, tazminat ve sigorta primlerini alamayan madencilerin, hakkını gasp eden şirkete ve bu hukuksuzluğa seyirci kalan siyasi iradeye karşı yürüttüğü barışçıl direniş yine devlet barikatına çarptı.

Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Elazığ Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçilerinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı oturma eylemi polis müdahalesiyle engellendi.

Günlerdir sıcak altında baretlerini yere vurarak seslerini duyurmaya çalışan işçilerin haklı taleplerine kulak tıkamayı tercih eden iktidar, çözümü bir kez daha madenciyi ve sendika liderlerini gözaltına almakta buldu.

Bakanlıkların "Garantörlüğü" Fiyasko Çıktı



Daha önce İçişleri, Enerji ve Çalışma bakanlıklarının bizzat "garantör" sıfatıyla masaya oturduğu protokollerin, patron Sebahattin Yıldız tarafından defalarca çiğnenmesine hükümetin hiçbir yaptırım uygulamaması tepkileri büyüterek süreci bu noktaya taşıdı. Şirket sahibi sözlerini tutmazken, devlet organlarının işçiyi korumak yerine patronun mülkünü korurcasına sergilediği tutum, "Adalet sadece zengine mi çalışıyor?" isyanını bir kez daha haklı çıkardı.

Şirket yönetiminin havuz medyasında "Tüm alacakları ödedik" propagandasını yaymasına rağmen, işçiler boş hesap cüzdanlarıyla gerçeği tokat gibi yüzlerine vurdu. Haklarının %90'ının hâlâ gasp edildiğini belirten işçiler, bakanlık önündeki oturma eylemlerini kesintisiz 24 saat sürdürme kararı aldı.

"Burası Ankara'nın Göbeği, Yaşam Alanına İzin Vermeyiz"

Madencilerin "Açız, hakkımızı almadan gitmiyoruz" haykırışına karşı emniyet güçlerinin gerekçesi ise bürokrasinin işçiye olan mesafesini özetler nitelikteydi. Müzakereler sırasında polis yetkilileri, "Burayı bir yaşam alanına çevirmenize müsaade edemeyiz. Burası Ankara'nın göbeği, Bakanlığın önü" diyerek işçilerin anayasal barışçıl protesto hakkını hiçe saydı.

Bu keyfi yasağa karşı dik duran Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, işçi sınıfının kararlılığını şu sözlerle haykırdı: "Biz buradan ayrılmayacağız. Burada kalacağız. Ta ki işçilerin hesaplarına paralar yatıncaya kadar burada olacağız."

Borçlu Serbest, Alacaklı Gözaltında!

Bu kararlı duruşun ardından emniyet güçleri, etraftaki basın mensuplarını kalkanlarla uzaklaştırarak işçilerin sesinin duyulmasını engellemeye çalıştı. Ardından yapılan müdahaleyle Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu kelepçelenerek gözaltına alındı.

İşçilerin alın terini gasp eden Yıldızlar SSS Holding ve onun yöneticilerine dokunulmazlık zırhı sağlayan siyasi iktidar; hak arayan, ailesini geçindirmekten başka derdi olmayan maden işçisini ise suçlu muamelesiyle karşı karşıya bıraktı. Madenciler ise iktidar-sermaye işbirliğine karşı geri adım atmayacaklarını, ne kadar gözaltı olursa olsun haklarını alana kadar direnişe devam edeceklerini ilan etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.