logo
28 EYLÜL 2026

'Değerli Konut' düzenlemesi yürürlükte

Değerli Konut Vergisi ile İmar Kanunu'nda önemli değişiklikler içeren yasa Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Değeri 5 milyon liraya kadar olan mesken nitelikli taşınmazlar "Değerli Konut Vergisi"ne tabi olmayacak

20.02.2020 13:14:00
 
'Değerli Konut' düzenlemesi yürürlükte
'Değerli Konut' düzenlemesi yürürlükte
Değerli Konut Vergisi ile İmar Kanunu'nda önemli değişiklikler içeren yasa Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre; Gecekondu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce eski Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca oluşturulan alanlar ile söz konusu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra belediye sınırları içinde veya dışında Gecekondu Kanunu'na göre Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından oluşturulan veya oluşturulacak alanlardaki uygulamalarda TOKİ yetkili olacak.

Belediyelerce Gecekondu Kanunu'na göre oluşturulan veya oluşturulacak alanlardaki uygulamalarda ise ilgili belediye yetkili olacak. Belediyeler bu hak, yetki ve görevlerini yetkili organları eliyle kullanacak. Büyükşehirlerde bu kanunun tatbikatı, büyükşehir belediyelerinin koordinatörlüğünde ilçe belediyelerince yapılacak.

TOKİ tarafından satış ve kira sözleşmesine konu edilen taşınmazlar hariç olmak üzere, mülkiyetinde bulunan arsa ve arazilerin, gerçek veya tüzel kişilerce işgali halinde TOKİ ecrimisil istemeye, ecrimisilin tahsiline ve taşınmazın tahliyesine ilişkin işlemleri uygulamaya veya Milli Emlak Genel Müdürlüğü eliyle uygulatmaya yetkili olacak.

Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında alınacak ecrimisiller ve taşınmazın tahliyesiyle ilgili tahsil edilen tutarların yüzde 50'si genel bütçeye gelir kaydedilecek ve yüzde 50'si tahsilatı takip eden ayın sonuna kadar Toplu Konut İdaresi Başkanlığına aktarılacak.

Kesinleşen planların kopyaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilecek ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenecek. Böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükü azaltılacak.

Planlar, plan değişiklikler ve plan revizyonları e-plan otomasyon sistemi üzerinden "plan işlem numarası" alacak ve planların sayısal verileri bu ortamda toplanacak. Böylelikle plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması planlanıyor. Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair ilan ile değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılacak. Kentsel tasarım projeleri, uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilecek.

Bina yükseklikleri

İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılabilecek. İmar planlarında bina yükseklikleri serbest olarak belirlenemeyecek.

Sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere meri imar planlarında serbest (Yençok) olarak belirlenmiş yükseklikler, emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak, imar planı değişiklikleri/revizyonları yapılmak suretiyle ilgili idare meclis kararı ile belirlenebilecek. Bu şekilde ilgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler, maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça belirlenecek. Oluşacak maliyetlerin yüzde 100 fazlası ilgili idareden tahsil edilecek.

Büyükşehir belediyesi sınırlarının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen ve nüfusu 5 binin altında kalan yerlerin, kırsal yerleşim özelliğinin devam edip etmediğine büyükşehir belediye meclisince karar verilecek. Büyükşehirlerde il özel idareleri kaldırıldığından ve büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanlar ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesi nedeniyle, il özel idaresi ve muhtarların görevleri ilçe belediyelerince yürütülecek.

İmar uygulamalarının mahkeme kararıyla iptal edilmesi durumunda davaya konu parselin hak sahiplerine muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içinde idarece uygun bir yer tahsis edilecek. Hak sahibine, anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak, uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenecek.

Köylerdeki konutlara valilik onay verecek

Köylerde ve mezralarda yapılacak konut ve yapıların projeleri valilik tarafından onaylanacak, ardından muhtarlığa bildirilecek. Projeye aykırı yapılar, muhtarlık tarafından valiliğe iletilecek. Kırsal yerleşik alanı ve civarı sınırları, belediye sınırı il sınırı olan yerlerde ilçe belediye meclisinin teklifi üzerine büyükşehir belediye meclisi kararıyla, diğer yerlerde ise il genel meclisi kararıyla belirlenecek.

Onaylı üst kademe planlarda aksine hüküm bulunmadığı hallerde köy yerleşik alan sınırları içinde taşkın, heyelan ve kaya düşmesi gibi afet riski olan, sıhhi ve jeolojik açıdan üzerinde yapı yapılmasında mahzur bulunan alanlar ile köyün ana yolları ve genişlikleri, halihazır harita veya kadastro paftaları üzerinde belediye sınırı il sınırı olan yerlerde ilgili ilçe belediye meclisi kararı ile diğer yerlerde ise il genel meclisi kararıyla belirlenecek.

Kırsal yerleşik alanı ve civarı sınırlarının tespitinde ve bu alanlarda ruhsata tabi olmadan yapılabilecek yapılara ilişkin ilgili kurum veya kuruluşlarca yapılan etüt, proje, proje uygunluk görüşü için resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmayacak. İleri tasarım yöntemleri ve teknolojileri gerektiren özellik arz eden binaların projeleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelik çerçevesinde yeterli uzmanlığı haiz mühendislerin gözetiminde yapılacak.

Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başladığı gerekçesiyle inşaatı durdurulan yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç 7 gün içinde yazılı olarak bildirilecek. Aykırılığın giderildiğine yönelik ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan, beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamayacak.

Muhtara bırakılan yapının durdurulduğuna ilişkin tebligatın bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilecek.

Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 1 ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen 2 ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen 6 ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yıkılabilecek veya yıktırılabilecek. Yıkım maliyetleri yüzde 100 fazlasıyla, ilgili idaresinden tahsil edilecek.

Bu şekilde tahsil edilememesi halinde il özel idarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunacak. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilecek. Mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya ilgili maddelere aykırı davranan yapının gözetmenlerine de ceza getirildi. Ruhsata tabi tarım ve hayvancılık maksatlı yapılardaki aykırılıklar için verilecek olan idari para cezası, 1000 liradan az olmamak üzere uygulanacak.

Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibi, yapı müteahhidi veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesul hakkında yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre verilecek para cezası 500 liradan en az 1000 liraya çıkarılıyor. Köy ve mezralarda ruhsat aranmayan yapılar için de aynı ceza miktarı geçerli olacak.

Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için verilen idari para cezasına, mevzuata aykırılığa konu alanın arsa payına isabet eden arsa alanı ile emlak vergisine esas arsa ve arazi asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası ayrıca ilave edilecek.

Bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri yapılamayacak

Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılacak. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulacak. Parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri yapılamayacak.

Bin metrekareden az olmamak kaydıyla oluşan adalarda; ada bazında nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini artıran veya fonksiyon değişikliği getiren plan değişikliklerinde ihtiyaç duyulan kültürel tesis, sosyal ve teknik altyapı kullanımları, adanın merkezine en fazla 500 metre yarı çaplı alanda karşılanmak zorunda olacak. Taşınmaz maliklerinin tamamının talebi üzerine ada bazında yapılacak imar planı değişikliği sonucunda değerinde artış olan arsanın artan değerinin tamamı değer artış payı olarak alınacak.

İmar planı değişikliği ile taşınmazda meydana gelecek değer artışının tespiti Sermaye Piyasası Kanunu'na göre, yetkilendirilmiş en az iki lisanslı gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından plan değişikliği açıklama raporunda belirtilen mer'i plan koşullarındaki değer tespiti ile değişiklik sonrası değer tespiti yapılmak suretiyle belirlenen ortalama yeni değerden az olmamak üzere, idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenecek.
Değer artış payı, en geç taşınmazın ilk satışında veya ruhsat aşamasında taşınmaz maliklerince ödenecek. Kıymet takdir komisyonunca belirlenen değer artış payı, ödeme tarihinde her takvim yılı için, bir önceki yıla ilişkin olarak tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanacak.

Taşınmazın değer artışına tabi olduğu, tapu kütüğüne şerh edilecek. Emsal, inşaat alanı, yapı yüksekliği ve kullanım amacı değiştirilmemek kaydıyla yapılacak ruhsat tadilatları hariç, değer artış payı ödenmeden yapı ruhsatı düzenlenemeyecek.

Yatırılan tutarların, büyükşehir belediyesinin olduğu illerde yüzde 25'i büyükşehir belediyesinin ilgili hesabına, yüzde 25'i ilgili ilçe belediyesinin ilgili hesabına, yüzde 25'i Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına; büyükşehir belediyesi olmayan illerde ise yüzde 40'ı imar planı değişikliğini onaylayan idarede açılacak ilgili hesaba, yüzde 30'u Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı'na aktarılacak.

Bakanlıkça onaylanan imar planı değişikliğinden kaynaklanan değer artışının yüzde 75'i Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı'na, kalan değer artış payının; büyükşehir belediyesinin olduğu illerde yüzde 15'i büyükşehir belediyesinin ilgili hesabına, yüzde 10'u ilgili ilçe belediyesinin hesabına; büyükşehir belediyesi olmayan yerlerde ise Bakanlık payının dışındaki kalan değer artış payının tamamı plan değişikliğinin yapıldığı yerdeki ilgili idarenin açılacak ilgili hesabına 5 iş günü içinde aktarılacak.

Büyükşehir belediyesinin olduğu illerde kalan değer artış payının yüzde 25'i, büyükşehir belediyesi olmayan illerde kalan değer artış payının yüzde 30'u ile Bakanlıkça onaylanan imar planı değişikliğinden kaynaklanan değer artışında imar planı değişikliğinin diğer genel bütçeli idareler tarafından onaylanması durumunda değer artış payının tamamı genel bütçeye gelir olarak kaydedilecek.

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki alanlarda, kamu yatırımları ile kamu mülkiyetindeki alanlarda, mazbut ve mülhak vakıflara ait alanlarda yapılacak plan veya plan değişiklikleri ile imar planlarında serbest (Yençok) olarak belirlenmiş yükseklikler, planların hazırlanması ve yürürlüğe konulmasındaki esaslara ilişkin düzenlemeye göre yapılacak plan değişikliklerinde uygulanmayacak.

İmar Kanunu'na eklenen geçici maddeyle, planlarda yer alan serbest olarak belirlenmiş yükseklikler, 1 Temmuz 2021'e kadar değiştirilecek. İlgili idaresince gerekli düzenleme yapılmadığı takdirde ise değişiklik yapılmadan yapı ruhsatı düzenlenemeyecek.

Islahı mümkün yapılara güçlendirme

Hasar görmüş olmakla birlikte ıslahının mümkün olduğu tespit edilen yapılarda, ilave inşaat alanı ihdas edilmemek şartıyla, Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre güçlendirme kararı alınarak güçlendirme yapılabilecek. Bu yapılarda güçlendirme izni, bu kanunda ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen şartlara ve kısıtlamalara tabi olmaksızın, güçlendirme projesine istinaden ilgili idaresince verilecek. Güçlendirilecek yapının üzerinde bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin belediyeye veya Hazineye ait olması durumunda, taşınmaz satın alınmadıkça güçlendirme yapılamayacak. Güçlendirilecek yapının üçüncü kişilere ait taşınmazlara tecavüzlü olması durumunda güçlendirme için taşınmazına tecavüzlü üçüncü şahısların muvafakati aranacak. Yapılacak güçlendirme iş ve işlemleri Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabi olacak.

Yapı denetim kuruluşlarından bu madde kapsamındaki denetim görevini yerine getirmedikleri tespit edilenlere idari ve cezai müeyyideler uygulanacak. Güçlendirme izni verilen yapıların herhangi bir sebeple yıkılmaları halinde, bu alanlarda yeniden yapılacak yapılar için yürürlükteki plan ve mevzuat hükümleri uygulanacak. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki yapılara söz konusu hükümler uygulanmayacak. Gecekondu Kanunu'nda yapılan değişiklikle gecekondu alanlarında TOKİ ile belediyeler arasındaki yetki çakışmasının giderilecek.

Değerli Konut Vergisi'ne düzenleme

Değeri 5 milyon liraya kadar olan mesken nitelikli taşınmazlar "Değerli Konut Vergisi"ne tabi olmayacak. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından değer belirleme uygulamasına son verilecek, Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen bina vergi değeri esas alınacak.TOKİ Başkanlığının sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazların, tek meskeni olanların ve birden fazla değerli konut kapsamına giren taşınmazı olanların en düşük değerli taşınmazı değerli konut vergisinden muaf olacak.

Değeri 5 milyon ila 7,5 milyon lira arasında olan konutlarda, 5 milyon lirayı aşan kısım için binde 3; değeri 7,5 milyon ila 10 milyon lira arasında olan konutlarda, 7,5 milyon lira için 7 bin 500 lira, aşan kısım için binde 6; değeri 10 milyon liradan fazla olan konutlarda 10 milyon lirası için 22 bin 500 lira, fazlası için ise binde 10 oranında vergilendirme yapılacak. Paylı mülkiyette ve el birliği mülkiyette matrahın hesabında mesken nitelikli taşınmazın toplam değeri esas alınacak.

Değerli konut vergisine ilişkin mükellefiyet 2020'nin başından itibaren geçerli olacak. 2020'ye ilişkin 2020'de verilmesi gereken beyanname verilmeyecek, vergi tahakkuk ettirilmeyecek. Cumhurbaşkanı, bu hükümde yer alan süreleri 1 yıla kadar uzatmaya yetkili olacak.
Değerli konut vergisine ilişkin mükellefiyet 2021'in başından itibaren başlayacak. Değerli konut vergisinin uygulanmasında Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerler dikkate alınmayacak.

Kanun yürürlüğe girmeden önce yıkım kararı alınan ancak ilgili yerel idarelerce yıkımı gerçekleştirilmeyen binalar, kanun yürürlüğe girdikten sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yıkılacak.

Kıyılarda da Millet Bahçeleri yapılabilecek

Kanun ile Kıyı Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, kıyının kumluk veya çakıllık olduğu alanlarda denize girme, güneşlenme, amatör su sporları gibi faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik rekreatif amaçlı iskele yapılamayacak. Ancak kıyının kayalık karakter gösterdiği ya da kıyının kumluk veya çakıllık olmasına rağmen niteliği gereği su alanından başka türlü faydalanmanın mümkün olmadığı zorunlu hallerde genişliği üç metreyi geçmeyen ve platform niteliği taşımayan rekreatif amaçlı iskeleler kurulabilecek. Buna ilişkin usul ve esaslar Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki alanlarda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müştereken, diğer alanlarda ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenecek. Kıyılarda imar planı kararıyla millet bahçeleri oluşturulabilecek.
Bitlis Ahlat'ta, kanunda sınır ve koordinatları gösterilen, Kıyı Kanunu'na tabi bölgede, imar planı kararıyla resmi kurum alanları yapılabilecek. Belediye sınırları içinde olanlar dahil köy statüsünü koruyan, köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan ve yapıldığı tarihteki mevzuatına uygun olarak 11 Temmuz 1992 tarihinden önce yapılmış yapılar mevcut haliyle korunacak. Bu yapılar, kat mülkiyeti tesis edilmemek ve herhangi bir müktesep hak teşkil etmemek ve mevcut kontur ve gabari aşılmamak kaydıyla yöreye uygun cephe değişikliği ve onarımıyla can ve mal güvenliği için güçlendirme yapılarak kullanılabilecek. Bu nitelikteki köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan kısımlarında yeni yapı yapılamayacak.

İdari müeyyideler ve para cezalarına düzenleme

Yapı Denetimi Hakkında Kanun'da yapılan değişikliklere göre, yapı denetim kuruluşlarına ödenecek hizmet bedeli, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ve sanayi siteleri onaylı sınırı içerisinde yer alan tüm yapılar için yüzde 30'u geçmemek üzere indirimli uygulanacak. Kanunla, mevzuata uymayanlara yönelik idari müeyyideler ve idari para cezaları da yeniden düzenlendi. Buna göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, mevzuata uygun hareket etmeyen yapı denetim şirketlerine, İl Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine 1 yıl yeni iş almaktan men cezası verilebilecek.

Yapı denetim kuruluşunda ortak veya görevliyken başkaca mesleki ve inşaat işleriyle ilgili ticari faaliyette bulunan veya laboratuvarlarda ortak olan ya da görev alan yapı denetimi kuruluşunun ortakları, denetçi mimar ve mühendisleri ile diğer teknik elemanlarına 10 bin lira idari para cezası verilecek. Yeni iş almaktan men cezası alan yapı denetim kuruluşunun ortakları ceza süresince, faaliyete son verme cezası alan yapı denetim kuruluşunun ortakları ise üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak, başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak.

Yapı denetim kuruluşlarına üç ayrı teknik inceleme raporu kapsamında üç idari müeyyide uygulanmasına sebebiyet vererek kayıtları tutulan denetçi mimar ve denetçi mühendisler ile diğer teknik personel, Merkez Yapı Denetim Komisyonunun kararı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayıyla üç yıl herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak, başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortaklığını yapamayacak.

Laboratuvarlara uygulanan para cezası 19 bin liraya çıkarılacak

Laboratuvar kuruluşuna kalite sistemine ilişkin şartlar bakımından tespit edilen aykırılıklar için uyarma cezası verilecek. Alet ve cihaz kalibrasyonları zamanında yaptırmayan, taze betondan numune alınması, şantiye mahallinde saklanması, laboratuvarda kürlenmesi, deneylerinin yapılması ve raporlanması, izlenmesi ve denetlenmesi süreçlerinde ilgili standartlara ve mevzuata uymayan, karot numunesi alınması sırasında laboratuvar denetçisi hazır bulunmayan, laboratuvarın deney kapsam listesinde bulunmayan deney raporlarında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının logosunu kullanan, numune kayıt ve rapor defterinde aralarda boş satır bırakan, numuneleri kayıt defterine kaydetmeyen, laboratuvar kuruluşunun faaliyet gösterdiği il dışındaki illerden kendi numune toplama istasyonunun bulunduğu il veya iller hariç olmak üzere faaliyet gösterdiği il dışından taze beton numunesi alan ve laboratuvar kuruluşunda görev yapan idari veya teknik personel veya laboratuvar adres değişikliğini zamanında bildirmeyen laboratuvarlara uygulanan idari para cezası 10 binden 19 bin 30 liraya çıkarılıyor. Laboratuvar kuruluşuna söz konusu nedenlerle son üç yıl içinde üç ayrı idari para cezası verilmesi halinde, Bakanlıkça bir yıl yeni iş almaktan men cezası verilecek.

Yeni iş almaktan men cezası alan laboratuvar ortakları ceza süresince, faaliyete son verme cezası alan laboratuvarın ortakları ise üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak. Laboratuvar kuruluşunun, idarelere veya şahıslara verdiği deney raporlarının gerçeği yansıtmayan sonuçlar ihtiva ettiğinin tespit edilmesi halinde izin belgesinin iptaline veya laboratuvar kuruluşuna üç ayrı değerlendirme raporu kapsamında üç idari para cezası uygulanmasına sebebiyet vererek kayıtları tutulan denetçi mühendisler ile teknik personel üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak, başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak.

Görevini yerine getirmediği tespit edilen mimar ve mühendisler hakkında meslek odaları, kendi mevzuatı uyarınca cezai işlem yaparak neticesini Bakanlığa bildirecek. Bakanlıkça yapı denetim kuruluşları ve laboratuvarlara izin belgesi için alınan teminat bedeli haczedilemeyecek ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacak. Kanun'a göre, Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un ceza hükümlerinde değişiklik yapılacak. Değişiklik kapsamında, şantiye şeflerine de görevlerini yerine getirmemeleri halinde yaptırım uygulanacak.

Kanun hükümlerinin uygulanması sırasında, yapı denetim kuruluşunun icrai veya ihmali davranışla yeni iş almaktan men cezası uygulanmasını gerektiren fiiller nedeniyle; görevini kötüye kullanan ortakları, yöneticileri, mimar ve mühendisleri, yapı müteahhidi, şantiye şefi, proje müellifi gerçek kişiler ile laboratuvar görevlileri, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, laboratuvarların denetimini de yapacak. Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikte, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu sayısı, yapı denetim izin belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin şartlar yer alacak.

Kanun, idari müeyyidelere ilişkin geçiş hükümleri de getiriyor. Buna göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlemeye aykırı olarak işlenmiş fiiller nedeniyle uygulanması gereken ancak henüz tesis edilmemiş idari müeyyidelerde lehe olan hükümler uygulanacak.

Yüksek fen kurulu başkanlığı

Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen maddeyle, yapım ve yapım ile ilgili danışmanlık hizmet işlerine ilişkin sözleşme uyuşmazlıklarında karşılaşılan ihtilafların çözümü için ilgili idarenin talebiyle anlaşmazlıkları incelemek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde yer alan Yüksek Fen Kurulu görevli ve yetkili olacak. Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı; sözleşmede bulunmayan veya fiyatı belirli olmayan işlerin fiyatının tespiti, ihale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki uyumsuzluk, iş programı ihtilafları, fiyat farkı ödenmesi ve hesaplanması, sürenin uzatılması ve ödenek aktarılması, geçici ve kesin kabul işlemleri, gecikme halinde uygulanacak cezalar, yaptırılabilecek ilave işler ve iş eksilişlerinde sözleşme anlaşmazlıklarını inceleyecek. Yüklenici veya idareler, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan anlaşmazlıklar nedeniyle yargılama veya Sayıştay incelemesine konu edilmemiş olmak şartıyla anlaşmazlığın çözümü için Yüksek Fen Kuruluna başvurabilecek. Yüklenici itirazları, sözleşmeyi düzenleyen idarelere, kesin kabul aşaması tamamlanıncaya kadar yazılı olarak yapılacak. İtirazlar, ilgili idareler tarafından en geç 30 gün içinde Yüksek Fen Kuruluna gönderilecek. Kurul, itirazları en geç 60 gün içinde karara bağlayacak.

Lisanslı harita ve kadastro mühendisleri, Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun kapsamındaki faaliyetlerini yürüttükleri süre içerisinde, serbest harita ve kadastro mühendislik ve müşavirlik faaliyeti yürütemeyecek, harita ve kadastro mühendislik müşavirlik hizmetlerini yerine getiren şirketlere ortak olamayacak. Lisansın iptali şartları arasına, lisanslı mühendisin 65 yaşını doldurmuş olması şartı da eklenecek. Lisanslı mühendislik faaliyetini sürdürenler hakkında bu madde, yayımı tarihinden 2 yıl sonra uygulanacak.

İskanda aile kabul edilecekler

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olan göçmen ailelerin kalıcı olarak iskan edilinceye kadar beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarına yönelik görevleri İçişleri Bakanlığınca yürütülecek. İskanda aile kabul edileceklerle ilgili de değişiklik yapıldı. Mevcut düzenlemede, "anasız ve babasız kardeş çocuklar birlikte ve eşit hisselerle, bir aile olarak iskan edilirken" değişiklikle, "anasız ve babasız bekar kardeş çocuklar birlikte ve eşit hisselerle; bekar kardeşi olmayan ya da tek kalan çocuklar başlı başına" bir aile olarak iskan edilmesi öngörülüyor.

Yapılacak yapılara ilişkin ruhsat ve izinler, Belediye Gelirleri Kanunu'na göre alınan bina inşaat harcı ve imarla ilgili harçlardan muaf olacak. Bu yapılara ilişkin belediyece ve il özel idaresince verilen hizmetlerden ücret alınmayacak.
İHA

SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?”

Mehmet Şimşek, krediye ilişkin ayrıntıları “banka ve müşteri sırrı” gerekçesiyle açıklamamıştı. Şimdi soru daha da büyüyor: Devletin parası söz konusu olduğunda “sır” perdesi ne zaman kalkacak?

28.09.2026 19:40:00
Haber Merkezi
 
SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?”
SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?”
Türkiye'de yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon krizinde paraların akıbeti ve denetim tartışılırken, yıllardır kamuoyunun yanıt beklediği başka bir dosya yeniden gündemde: Ziraat Bankası'ndan Demirören Grubu'na kullandırılan yüz milyonlarca dolarlık kredi. Mehmet Şimşek, krediye ilişkin ayrıntıları "banka ve müşteri sırrı" gerekçesiyle açıklamamıştı. Şimdi soru daha da büyüyor: Devletin parası söz konusu olduğunda "sır" perdesi ne zaman kalkacak?

Fon skandalında yüz binlerce yatırımcı bekliyor

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül 2026'da 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi. SPK'nın 23 Eylül'deki açıklamasına göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.

Fon krizinde toplam büyüklük konusunda farklı rakamlar gündeme gelirken, tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğü çeşitli hesaplamalarda 826 milyar lira ile yaklaşık 891 milyar lira arasında gösteriliyor.

Süreç yalnızca finansal kayıplar açısından değil, denetim mekanizmalarının nasıl işlediği açısından da tartışılıyor. Soruşturma kapsamında 24 Eylül itibarıyla tutuklu sayısının 26'ya yükseldiği bildirildi.

BİR TARAFTA YATIRIMCININ PARASI, DİĞER TARAFTA KAMU BANKASININ KREDİSİ

Fon krizinde yüz binlerce yatırımcı parasının ne zaman ve hangi yöntemle geri ödeneceğini beklerken, kamuoyunun yıllardır yanıt aradığı başka bir dosya da yeniden hatırlanıyor.

Demirören Grubu'nun Doğan Medya Grubu'nu satın alma sürecinde Ziraat Bankası'ndan kullandığı 800 milyon dolarlık kredi, uzun süredir tartışma konusu.

Kredinin akıbetine ilişkin TBMM'ye yöneltilen sorulara Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in verdiği yanıtta ise ayrıntılar "banka ve müşteri sırrı" gerekçesiyle açıklanmadı.

NE OLMUŞTU?

Kredi, 2018 yılında Demirören Holding'in Doğan Medya Grubu'nu satın alması sürecinde gündeme geldi. Sayıştay raporlarına yansıyan bilgilere göre başlangıçta 800 milyon dolar olarak ifade edilen kredi, yeniden yapılandırmalar sonrasında 895,6 milyon dolarlık bir borç tutarına ulaştı ve 2022'de yüzde 4 faizle 14 yıl vadeye yayıldı.

Daha sonra Sayıştay'ın 2023 yılı incelemelerinde de borcun yapılandırmalara rağmen ödeme planına uygun şekilde ödenmediği ve 31 Aralık 2023 itibarıyla Demirören'e ilişkin borç tutarının 30 milyar 208 milyon TL'yi aştığı belirtildi.

8 Ocak 2026: CHP Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Zeynel Emre, Demirören Grubu'nun Doğan Medya Grubu'nu satın alması için Ziraat Bankası tarafından kullandırıldığı belirtilen 800 milyon dolarlık kredi konusunda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanıtlaması istemiyle TBMM'ye soru önergesi verdi.

18 Şubat 2026: Önergeye Şimşek imzalı yazılı yanıt verildi. Yanıtta, Ziraat Bankası'nın açıklaması aktarıldı ve krediye ilişkin ayrıntıların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 73. maddesindeki "sırların saklanması" hükümleri kapsamında banka/müşteri sırrı olduğu belirtilerek paylaşılmadı.

21 Şubat 2026: Bu yanıt basına 'Demirören kredisine sır perdesi' şeklinde yansıdı.

"SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?"

Fon krizinde SPK'nın müdahalesiyle birlikte "Kim denetledi, riskler neden daha önce görülmedi, yatırımcıların parası nasıl korunacak?" soruları sorulurken, kamu bankası kaynaklarının kullanıldığı Demirören kredisi konusunda da benzer bir şeffaflık tartışması yaşanıyor.

Buradaki kritik fark ise şu: Fon krizinde söz konusu olan yatırımcıların özel tasarrufları, Demirören dosyasında ise kamu bankası Ziraat'ın kullandırdığı kredi.

Dolayısıyla tartışmanın merkezindeki soru yalnızca "borç ne kadar?" değil.

Kamu bankasından verilen yüz milyonlarca dolarlık kredinin bugünkü durumu nedir, ne kadarı tahsil edildi, hangi koşullarda yapılandırıldı ve kamu bu süreçte ne kadar risk üstlendi?

Mehmet Şimşek'in "banka ve müşteri sırrı" gerekçesiyle ayrıntıları açıklamaması, bu soruların ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Fon krizinin ardından gözler yeniden eski dosyalara çevrilirken, "Fonlardaki paranın hesabı sorulurken, Demirören'in kamu bankasına olan borcunun hesabı ne zaman açıklanacak?" sorusu da yeniden gündeme taşınıyor.

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.