logo
30 TEMMUZ 2026

Denizde balık patlaması bekleniyor

Tekirdağ'da balıkçılar, ağlarını onararak yeni av sezonuna hazırlanıyor. Palamut başta olmak üzere denizde yoğun balık varlığı dikkat çekerken, balıkçı İdris Şeremet yaklaşık 40 yıllık meslek hayatında ilk kez bu kadar zengin bir sezon beklentisi oluştuğunu söyledi

30.07.2026 16:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
Denizde balık patlaması bekleniyor
Denizde balık patlaması bekleniyor
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde balıkçılar, yeni av sezonu öncesinde hazırlıklarını sürdürüyor. Teknelerin bakım ve onarım çalışmalarının yanı sıra ağların tamir ve tadilat işlemleri devam ederken, Karadeniz'den gelen palamut haberleri balıkçıların yeni sezona ilişkin umutlarını artırdı. Yeni sezon öncesinde teknelerini ve av araçlarını elden geçiren balıkçılar, ağlarını da yeni av sezonuna hazırlıyor. Bir yandan ağların bakım ve onarımını yapan balıkçılar, diğer yandan teknelerdeki eksikleri gidererek yoğun geçmesi beklenen sezon için hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyor.

Palamut bereketi bekleniyor

Özellikle Karadeniz'de palamut hareketliliğinin arttığına yönelik haberler, balıkçıların yüzünü güldürdü. Denizlerde yapılan gözlemlerde farklı balık türlerine ait çok sayıda yavrunun görülmesi, yeni sezonun yalnızca palamut değil birçok balık türü açısından da bereketli geçeceği beklentisini oluşturdu. Balıkçılar, bu sezon denizdeki balık varlığının geçmiş yıllara kıyasla oldukça yüksek olduğunu belirterek, özellikle palamut açısından son yılların en bereketli sezonlarından birinin yaşanmasını beklediklerini dile getirdi.

"40 sene içerisinde ilk defa bu kadar zengin karşımıza çıkıyor"

Balıkçı İdris Şeremet, yeni sezon öncesinde büyük bir heyecan yaşadıklarını belirterek, Karadeniz'den gelen palamut haberlerinin umutlarını artırdığını söyledi. Şeremet, "Evet, yeni sezonda her zaman bildiğiniz gibi beklentilerimiz yüksek oluyor. Yeni bir sezon demek yeni bir heyecan demek. Yeni sezonda bir sürü insanlar geliyor. Tayfalarımız hep dışarıdan geliyor. Karadeniz Bölgesi'nden gelenler var, Ordu'dan, Bartın'dan. Herkes ekmek peşine düşüyor" dedi.

Bu sezon için çok umutlu olduklarını ifade eden Şeremet, "Bu sene çok umutluyuz, çok heyecanlıyız. Daha da çok hızlı bir tempolu yeni sezona hazırlık yapıyoruz. Her sene öyle ama bu sezon bizim için bir başka sezon. Çünkü palamut müjdesi aldık. Karadeniz'de her kıyıda, her Karadeniz'e çıkan ana balık havyarları tuttu ve çok bereketli bir palamut olacak" diye konuştu.

"Sadece palamut değil, her balığın yavrusu var"

1985 yılında balıkçılığa başladığını anlatan Şeremet, yaklaşık 40 yıllık meslek hayatında ilk kez bu kadar zengin bir sezon beklentisi oluştuğunu belirterek, "Ben 1985'te balıkçılığa başladım. O süre içerisinde, aşağı yukarı 40 sene süre içerisinde ilk defa bu kadar zengin bir zanaat karşımıza çıkıyor. Palamut çok bereketli" ifadelerini kullandı.

Denizde yalnızca palamut değil, birçok balık türünde de hareketlilik olduğunu söyleyen Şeremet, "Sadece palamut da değil, denizde bu yasak döneminde bile çapariyle falan çıkan arkadaşlarımız oluyor, serbest olan ağlar oluyor. Onlara bakınca da denizde her tür yavrunun görebiliyorsunuz yani. Her balığın yavrusu var, her balığın havyarı tuttu. Köpek balığından tutun sardalya, hamsiden palamuta varana kadar" dedi.

"Ayva çok olunca balıkçılık çok olur"

Büyüklerinden duyduğu geleneksel balıkçılık işaretlerini de anlatan Şeremet, geçmişten gelen inanışların bu sezonla örtüştüğünü belirtti. Şeremet, "Zaten büyüklerimiz eskiden derdi, 'Ayva çok olunca balıkçılık çok olur' derlerdi. O işaretlere de aynen onlara da inanıyoruz artık. Teknoloji ilerledi tabii. Cihazlar vesaire kolay algılamalar oluyor. Önemli olan Allah kaza bela vermesin" ifadelerini kullandı.

Balıkçılar, yeni sezonun başlamasıyla birlikte teknelerini denize indirerek ağlarını bereketli av için atmaya hazırlanırken, sezonun hem balıkçılar hem de vatandaşlar açısından bol ve bereketli geçmesini bekliyor.

Gözaltındaki Sinem Dedetaş'tan açıklama: 'Olmayı hak ettiğim yer nezarethane değildi'

Gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, sosyal medya hesabından ilk açıklamasını yaptı. Sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Dedetaş, "Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi" dedi

30.07.2026 15:55:00
Haber Merkezi
 
Gözaltındaki Sinem Dedetaş'tan açıklama: 'Olmayı hak ettiğim yer nezarethane değildi'
Gözaltındaki Sinem Dedetaş'tan açıklama: 'Olmayı hak ettiğim yer nezarethane değildi'
Üsküdar Belediyesi'nde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçlarının işlendiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı.
Gözaltında bulunan Sinem Dedetaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek destek mesajları için teşekkür etti.

'Olmayı hak ettiğim yer nezarethane değildi'
Dedetaş, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar'ın sokaklarında.Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür. Sizlerin de vermiş olduğu destekleri avukat arkadaşlarımız bana ulaştırıyor, gerçekten çok mutlu oluyorum. Sizden haber almak, destek almak moral veriyor. En yakın zamanda görüşmek ümidi ve sevgilerimle."

Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan Önder Sav CHP'den istifa etti

Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan eski genel sekreter Önder Sav, eşi, çocukları ve damadıyla birlikte partiden istifa etti. CHP yönetimini tüzüğü ve üyelerin iradesini yok saymakla suçlayan Sav, siyasi yaşamını Özgür Özel’in genel başkanlığındaki YENİ Parti’de sürdüreceğini açıkladı

30.07.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan Önder Sav CHP'den istifa etti
Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan Önder Sav CHP'den istifa etti
Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Sekreteri Önder Sav, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında CHP'den istifa ettiğini açıkladı.

Yaklaşık 70 yıldır üyesi olduğu CHP'den ayrılan Sav, siyasi yaşamını Özgür Özel'in genel başkanı olduğu YENİ Parti'de sürdüreceğini duyurdu. CHP'nin mevcut yönetimine sert eleştiriler yönelten Sav, parti yönetiminin tüzüğü ve üyelerin iradesini yok saydığını savundu.

Basın toplantısında konuşan Sav, 16 yıl sonra ilk kez aynı kürsüde kamuoyunun karşısına çıktığını belirterek, "Milletvekilliğini bıraktığım 2011'den bu yana 15 yıl sonra ilk kez bu kürsüde sizlerle beraber oluyorum. Hem mutluluğu hem heyecanı içindeyim" dedi.

CHP'de son dönemde hızlı gelişmeler yaşandığını ifade eden Sav, partiye ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmak istediğini söyledi.

Ankara 36. İdare Mahkemesi'nin 21 Mayıs 2026 tarihinde verdiği "mutlak butlan" kararına değinen Sav, kararın CHP'deki tartışmaları derinleştirdiğini savundu.

Sav, "Hukukun değil, hukuksuzluğun egemen olduğu, hukukun üstünlüğünün çiğnendiği bir dönemi yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Parti Meclisi üyelerinin önemli bir bölümünün istifa ettiğini belirten Sav, CHP Tüzüğü'ne göre Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu'nun görevinin sona ermiş olması gerektiğini ileri sürdü.

Sav, buna rağmen mevcut yönetimin görevine devam ettiğini belirterek, "Beş kişi de kalsa göreve devam ederiz anlayışıyla mevcut Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu, sanki hukuki geçerliliğini taşıyormuş gibi görev yapmaya devam etti" dedi.

"KURULTAY TALEPLERİ REDDEDİLDİ"
CHP'de 45 gün içerisinde kurultay yapılması gerektiğini ancak bu sürenin aşıldığını öne süren Sav, 5 Kasım 2023 tarihli kurultay delegelerinin yarıdan fazlasının olağanüstü kurultay çağrısı yaptığını söyledi.

Sav, delegelerin genel başkan, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu seçimlerinin yenilenmesini istediğini, mevcut yönetimin ise ihtiyati tedbir kararını gerekçe göstererek bu talebi reddettiğini belirtti.

Mutlak butlan kararının parti içi hukuku zedelediğini savunan Sav, mahkeme kararının ana muhalefet partisinin iç işlerine müdahale anlamına geldiğini ileri sürdü.

Sav, "Mahkemenin kararı, ana muhalefet partisinin iç işlerine müdahale etmiş, parti içi hukuku zedelemiş ve üyelerin tercihlerini yok saymıştır" dedi.

Mevcut yönetimin hukuki tartışmalara rağmen görevini sürdürdüğünü belirten Sav, CHP üyelerinin önemli bölümünün bu yönetim anlayışını içine sindiremediğini öne sürdü.

"CHP KURULUŞ FELSEFESİNDEN UZAKLAŞTI"
CHP yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Sav, partinin Atatürk ilke ve devrimlerinden, laiklikten, hukuk devleti anlayışından ve hukukun üstünlüğünden uzaklaştığını savundu.

Sav, şunları söyledi: "Eğri oturup doğru konuşalım. Bugünkü yöneticilerin yönetimindeki parti, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin ve Kuvâ-yı Milliye'nin devamı olarak 103 yıl önce kurulmuş CHP değildir. Maalesef genleriyle oynanmış, başkalaştırılmış bir partidir.

Binayı ve parti amblemini haksız olarak kullanan kiracılar, elbette uygun ve yakın bir zamanda o binayı tahliye edeceklerdir.

Birkaç gün önce partiden istifa eden, geçmiş dönemlerde senatörlük ve milletvekilliği yapmış 281 değerli arkadaşımızın kamuoyuna açıkladıkları istifa gerekçelerine de katıldığımı belirtmek isterim.

AİLESİYLE BİRLİKTE İSTİFA ETTİ
Açıkladığım nedenlerle; eşim Çiğdem Sav, iki evladım ve damadımla birlikte, derin üzüntü ve tarifsiz bir acı içinde Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ün tarif edip kurduğu rejimin ve devrimlerin sahipliğini yapan, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik hukuk devleti ilkelerine bağlı gerçek CHP'de yeniden buluşmak ümidiyle..."

Önder Sav, eski CHP Milletvekili ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erol Çevikçe'nin de istifa ettiğini paylaştı. Çevikçi'nin rahatzılığı nedeniyle basın açıklamasına katılamadığını söyledi.

Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu dahil 52 kişi gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da yer aldığı 55 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

30.07.2026 13:22:00
Haber Merkezi
 
Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu dahil 52 kişi gözaltına alındı
Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu dahil 52 kişi gözaltına alındı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da yer aldığı 55 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

İçişleri Bakanlığı, "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak ve Örgüte Üye Olmak, Zimmet, Rüşvet, İrtikap, İhaleye Fesat Karıştırmak, Edimin İfasına Fesat Karıştırmak ve Görevi Kötüye Kullanma" suçlamalarıyla 52 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Bakanlık açıklamasında, gözaltına alınanlar arasında Beşikçioğlu'nun yanı sıra 37 belediye çalışanı ve 18 firma yetkilisinin de bulunduğu belirtildi.

Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Müslim Sarı, "İktidar, sadece CHP'li belediyeleri sistematik biçimde hedef alan operasyonlara derhal son vermelidir" açıklamasını yaptı.

Etimesgut Belediyesi adına açıklama yapan Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Keyvan, "Biz görevimizin başındayız. Başkanımızın arkasındayız" dedi.

"Sürecin takipçisiyiz. Net bilgilerimiz yok. Hukuk birimimiz ve avukatlarımızla iletişim halindeyiz" diye ekledi.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Etimesgut Belediyesince yapılan bir kısım ihalelerde usulsüzlük, sahte belgeler düzenleme, otopark kiralama ve inşaat projelerine ilişkin olarak imar ve ruhsat işlemleri gibi konularda menfaat temin edildiği iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Polis ekiplerinin sabah erken saatlerde düzenlediği operasyonda belediye binasının yanı sıra gözaltı kararı verilen kişilerin ikamet, işyeri ve araçlarında arama yaptığı belirtiliyor.

Etimesgut'ta Erdal Beşikçioğlu 2024 yerel seçimlerinde oyların yüzde 56,6'sını alarak belediye başkanı seçildi.

Ankara'nın metropol ilçelerinden Etimesgut, Beşikçioğlu öncesi dört dönemdir MHP'li belediye tarafından yönetiliyordu.

Erdal Beşikçioğlu kimdir?
1970'te Ankara'da doğan Erdal Beşikçioğlu, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'ndan 1993'te mezun oldu.

Devlet Tiyatroları'nda uzun yıllar görev yapan Beşikçioğlu, başrolünü üstlendiği "Behzat Ç." dizisiyle geniş kitlelerce tanındı.

Trafik kazasında hayatını kaybeden ünlü Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu'nu canlandırdığı "Vali" filmiyle de biliniyor.

Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerinin Yeni Parti'yi kurmasının ardından, Beşikçioğlu yeni oluşuma katılmayacağını ve CHP'de kalacağını duyurmuştu.

Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı

Çanakkale'nin Ayvacık ve Bayramiç ilçelerindeki orman yangınları kontrol altına alındı

30.07.2026 11:47:00
İHA
 
Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı
Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı
Ayvacık ilçesine bağlı Ahmetçe köyü yakınlarında dün saat 15.00 sıralarında çıkan yangın bugün 10.30 sıralarında kontrol altına alındı.

Dün Bayramiç Barajı yakınlarındaki ormanda, saat 18.00 sıralarında çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayıldı.

Yangın havadan ve karadan yapılan müdahalenin ardından saat 22.30 sıralarında kontrol altına alındı.

Bölgelerde soğutma çalışmaları devam ediyor.

Başaran Holding'in sahibi Hüseyin Başaran'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Başaran Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran emniyetteki ifadesinde, Haluk Levent ile 2026 yılı Şubat ve Nisan ayları aralığında toplamda 22 adet taşınmaz satışı yapıldığını, bu taşınmazların toplam bedelinin 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 TL tutarında olduğunu kaydettiği öğrenildi

30.07.2026 06:01:00
İHA
 
Başaran Holding'in sahibi Hüseyin Başaran'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı
Başaran Holding'in sahibi Hüseyin Başaran'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Ahbap Derneği'ne yönelik başlatılan yolsuzluk soruşturması kapsamında son dalga operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerin polisteki ifadeleri tamamlandı. Dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan 12 kişi arasında yer alan iş adamı Hüseyin Başaran'ın İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde verdiği ifade işlemi sona erdi.


Toplam 22 taşınmaz ve bedeli 2 milyar 298 milyonu aşan tutar



Hüseyin Başaran'ın ifadesinde; Haluk Levent ile 2026 yılı Şubat ve Nisan ayları aralığında toplamda 22 adet taşınmaz satışı yaptıklarını, bu taşınmazların toplam bedelinin 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 TL tutarında olduğunu, tüm bu satışlara ait protokol ve senet kayıtlarının kendisinde mevcut olduğunu söylediği öğrenildi. Satmış olduğu taşınmazlar karşılığında Haluk Levent ile aralarında oluşan güvene dayalı satışı vadeli yaptığını belirten Başaran'ın, bu vadeleri Haluk Levent'in yurt dışından alacağı fonlarla karşılayacağını ve bu fonları alacağı konusunda kendisine güven verdiğini söylediği öğrenildi.

Başaran'ın ifadesinde, Haluk Levent'in satılan tüm taşınmazların devirlerinin Yeliz Kaya isimli şahıs üzerine yapılmasını istediğini, çünkü yurt dışından gelecek olan fonların yetkilisinin Yeliz Kaya olduğunu kaydettiği öğrenildi. Başaran, 22 taşınmaz için çok küçük bir kısmının ödemesinin yapıldığını, sonrasında durumdan şüphelenmeye başladıklarını ve yapmış oldukları araştırmalar sonrasında Yeliz Kaya'nın 1-2 gün içerisinde bu taşınmazları Esin Önder Çağlayan isimli bir başka şahsa devrettiğini hatta bu devirlerin hemen ardından bankalardan yüksek tutarlı krediler çekmek suretiyle taşınmazlara ipotek koydurduklarını anlattı.


Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazlar



Bunun üzerine kendisinin ihtiyati tedbir kapsamında hukuk davası açtığını söylediği belirtilen Hüseyin Başaran'ın, şikayetçi olduğunu bu dava kapsamında satışı gerçekleşen taşınmazlara tedbir konulduğunu, taşınmazların rayiç bedelinin doğru ve geçerli olduğunu anlattığı, bankaların eksper sonuçlarında rayiç bedellerin her zaman düşük çıktığını ve bu durumun kendisi ile bir ilgisinin olmadığını ifade ettiği kaydedildi. Başaran'ın, taşınmaz devirleri kapsamında kendisinin de mağdur edildiğini beyan ettiği aktarıldı.
Öte yandan Holding CEO'su Başaran'ın, soruşturmanın ilk aşamasında "müşteki" olarak yer aldığı belirtilmişti.


Zanlılar, yarın adliyeye sevk edilecek



Hüseyin Başaran hakkındaki işlem, soruşturmanın kilit isimleri arasında gösterilen "Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazlara ilişkin işlemler" başlığı kapsamında yürütülüyor.

Yolsuzluk soruşturmasının merkezindeki Ahbap Derneği'nin mali yapısına yönelik son operasyonda gözaltına alınan Hüseyin Başaran da dahil 12 şüphelinin tamamının Mali Suçlarla Mücadele Şubesindeki ifade işlemleri sona erdi. Zanlılar, yarın sabah saatlerinde polis eşliğinde soruşturmanın yürütüldüğü Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na götürülecek.

MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı

Sarıyer'deki evinde ölü bulunan 2021 MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi Adli Tıp Kurumu'ndan ailesi tarafından teslim alındı

30.07.2026 00:30:00
İHA
 
MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı
MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı
Sarıyer Kilyos'taki evinde tek başına yaşayan ve 2 gündür kendisinden haber alınamayan 37 yaşındaki MasterChef 2021 şampiyonu Eren Kaşıkçı bugün ölü bulunmuştu.



İncelemenin ardından hayatını kaybettiği öğrenilen Kaşıkçı'nın cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu'na otopsi için götürülmüştü.



Yapılan otopsinin ardından ünlü şefin cenazesi ailesi tarafından teslim alındı.

Kaşıkçı'nın cenazesinin cemevine götürüleceği cenaze töreni bilgilerinin sonradan paylaşılacağı öğrenildi.

Maden işçileri Enerji Bakanlığı önünde

Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen maaş ve kıdem tazminatları için bugün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylem düzenledi. Söz verilen ödemeler yapılmadığı için Ankara'dan ayrılmayacaklarını belirten işçilerden biri eylem sırasında fenalaştı

29.07.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Maden işçileri Enerji Bakanlığı önünde
Maden işçileri Enerji Bakanlığı önünde
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçiler, ödenmeyen maaş ve kıdem tazminatı alacakları için Ankara'daki eylemlerini sürdürüyor.

16 Haziran'da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezaretinde imzalanan protokole rağmen 23 Temmuz'da yapılması taahhüt edilen ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine dün Çalışma Bakanlığı, bugün ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde seslerini yükselttiler. Eylem sırasında bir işçi fenalaşarak baygınlık geçirdi.

Bakanlık önünde eylem ve kararlılık mesajı

İşçiler, 27 Temmuz'da Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding binası önünde oturma eylemine başlamıştı. Beypazarı'ndan gelen madenciler, dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yaptı. Türkiye Maden İşçileri Sendikası Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, 16 Haziran 2026'da bakanlığın katılımıyla imzalanan protokolü hatırlatarak, "Kıdem tazminatlarımızın ve yasal alacaklarımızın 23 Temmuz 2026 tarihinde ödeneceğine dair söz verilmişti. Ancak şirket tarafından herhangi bir ödeme gerçekleşmedi. Yapılan protokolde sözü verilen ödemelerin hepsi hesaplara geçinceye dek Ankara'dan ayrılmayacağız. Perşembe gününe kadar gelişme olmazsa farklı aksiyonlar alacağız" demişti.

Bugün saat 14.00 civarında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı binası önünde toplanan işçiler, baretlerini yere vurarak slogan attı. "Ankara, Ankara duy sesimizi", "Ya bu paralar yatar ya bu paralar yatar" ve "Ölmek var, dönmek yok" gibi sloganların yükseldiği eylemde, abluka altında bekleyen bir işçi fenalaşarak baygınlık geçirdi. Sendika yetkilileri ve işçiler, alacakları ödenene kadar başkentten ayrılmayacaklarını ve akşam net bir cevap gelmezse yarın holding önünde eylemlerini yoğunlaştıracaklarını duyurdu.

Sendika temsilcilerine göre yaklaşık 580-600 işçinin toplam kıdem tazminatı alacağı 150 milyon liranın üzerinde. Maaş ödemelerinin de düzenli yapılmadığı, bazı işçilerin Nisan-Temmuz dönemine ait ücretlerini henüz alamadığı belirtiliyor. İşçiler, "Sadaka değil, yasal haklarımızı istiyoruz" mesajını vurguluyor.

Protokol süreci ve geçmiş direnişler

Doruk Madencilik işçilerinin hak mücadelesi uzun bir geçmişe sahip. Nisan 2026'da Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde Eskişehir'den Ankara'ya yürüyüş başlatan işçiler, Enerji Bakanlığı önünde açlık grevi yapmış, gözaltılar ve polis müdahaleleriyle karşılaşmıştı. 28 Nisan'da üç bakanlığın garantörlüğünde uzlaşı sağlanmış, ancak ödemelerin gecikmesi üzerine Haziran'da yeniden eylemler gündeme gelmişti. Bazı alacakların kısmen ödenmesinin ardından süreç yatışmış gibi görünse de sorunlar devam etti.

16 Haziran'da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın arabuluculuğunda Türkiye Maden İşçileri Sendikası ile işveren arasında yeni bir protokol imzalandı. Bakanlık açıklamasında alacakların bir takvime bağlandığı ve güvence altına alındığı belirtilmişti. Ancak 23 Temmuz tarihinin geçmesine rağmen ödemelerin yapılmaması, işçileri yeniden Ankara'ya getirdi. Sendika yetkilileri, holdingin geçmişte de benzer sözleri tutmadığını hatırlatarak devlet kurumlarının sürece daha etkin müdahale etmesini beklediklerini ifade ediyor.

İşçiler, mağduriyetlerinin yıllardır sürdüğünü, ailelerinin ekonomik zorluk yaşadığını ve artık sabırlarının tükendiğini söylüyor. Eylemin seyri, Perşembe gününe kadar yetkililerden gelecek yanıta bağlı olarak şekillenecek.

Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı

Türkiye'nin gözde turizm ve doğa merkezleri Antalya ve Muğla, peş peşe çıkan orman yangınlarıyla sarsılıyor. Kaş'ta iki gündür sarp arazide süren yangınla mücadele zor şartlarda devam ederken, Fethiye'deki alevler söndürüldü; son olarak Seydikemer'de ziraat alanında başlayıp ormana sıçrayan yangın nedeniyle ilçe devlet hastanesi tahliye edilerek Fethiye-Antalya kara yolu trafiğe kapatıldı

29.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Muğla'nın Seydikemer ilçesi Bayır Mahallesi yakınlarında ziraat alanında başlayan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla ormanlık alana sıçradı. Alevlerin yerleşim yerlerini ve kamu binalarını tehdit etmesi üzerine bölgede acil durum alarmı verildi.

Yangın bölgesine yakın mesafede bulunan Seydikemer Devlet Hastanesi'nin yoğun bakım ve palyatif bakım bölümleri tedbir amacıyla tamamen boşaltıldı. Ayrıca alevlerin tehdit ettiği 43 haneden 65 vatandaş tahliye edilirken, bölgedeki 3 boş evin yandığı bildirildi.

Yangının neden olduğu yoğun duman ve güvenlik riskleri sebebiyle Fethiye-Seydikemer-Antalya kara yolu sivil araç trafiğine geçici olarak kapatıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın "orman dışı alandan sıçradı" olarak duyurduğu yangına; 5 uçak, 18 helikopter, 93 arazöz, 3 TOMA ve toplam 835 personelle havadan ve karadan yoğun şekilde müdahale ediliyor.



Kaş'ta arazi şartları çalışmaları güçleştiriyor

Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Üzümlü Mahallesi'nde dün sabaha karşı başlayan orman yangını ise ikinci gününde de etkisini sürdürüyor. Yangının sarp, eğimli ve kayalık bir arazi yapısında yayılması kara ekiplerinin müdahalesini büyük ölçüde zorlaştırıyor.

Gece boyunca sarp kayalıklarda yangın işçileriyle yürütülen karadan mücadeleye, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte helikopter ve uçaklar yeniden havadan destek vermeye başladı. Antalya genelinde son iki günde çıkan diğer yangınlardan Demre ve Kumluca'daki alevler ise ekiplerin hızlı müdahalesiyle kontrol altına alınarak soğutma çalışmalarına geçildi.

Fethiye'den sevindirici haber geldi

Muğla'nın Fethiye ilçesi Çiftlik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda çıkan yangın ise yüreklere su serpti. Şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen ve yerleşim alan sınırlarına dayanan alevler, Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin çok sayıda arazöz, uçak ve helikopterle gerçekleştirdiği yoğun koordineli operasyon sayesinde tamamen söndürüldü. Bölgede geniş çaplı soğutma çalışmaları yürütülüyor.

Meteoroloji ve Tarım ve Orman Bakanlığı, bölgedeki şiddetli rüzgar ve düşük nem oranına karşı vatandaşları ve ekipleri yeni risklere karşı teyakkuzda olmaya çağırdı.

TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) mutfaklarında staj yapan öğrencilere cinsel taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarının gerekçesini açıkladı. Mahkeme, mahkumiyet verilen sanıkların stajyer öğrenciler üzerinde sahip oldukları usta-çırak ilişkisinden kaynaklanan otoriteyi ve kamu görevinin sağladığı kolaylığı kötüye kullandıklarını, mağdur beyanlarının dosyadaki diğer delillerle desteklendiğini belirtti

29.07.2026 12:32:00
İHA
 
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
Gerekçeli kararda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, Recep Seven, İbrahim Beşlioğlu ve Ramazan Çetin hakkında farklı mağdurlara yönelik "çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından kamu davası açıldığı hatırlatıldı.

Mahkeme, yargılama boyunca mağdur beyanları, tanık anlatımları, dijital materyaller, HTS kayıtları, WhatsApp yazışmaları, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiğini belirtti. Kararda sanıkların duruşmalarda suçlamaları reddettikleri, mesajların cinsel amaç taşımadığını, fiziksel temas iddialarını kabul etmediklerini ve mağdurların kendilerine iftira attığını savundukları aktarıldı.

Sanık müdafilerinin de Yargıtay kararlarına atıf yaparak, eylemlerin cinsel taciz suçunu oluşturmadığını, mağdur beyanlarının çelişkili olduğunu ve beraat kararı verilmesi gerektiğini savunduğu belirtildi. Kararda, mahkeme dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet verilen sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna karar verdiği, mağdur beyanlarının kendi içerisinde tutarlı olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle desteklendiği kanaatine varıldığı ifade edildi.

Kararda, sanıkların TBMM'de kamu görevlisi olarak çalışmaları ve stajyer öğrenciler üzerinde eğitim ve denetim yetkisine sahip olmalarının suçların işlenmesini kolaylaştıran bir unsur olduğu vurgulandı. Bu nedenle sanıklar hakkında kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasına ilişkin nitelikli hal hükümlerinin uygulandığı ifade edildi. Aynı mağdura yönelik benzer eylemlerin farklı tarihlerde tekrarlanması nedeniyle ilgili sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı da kaydedildi.

Gerekçeli kararda, mahkemenin sanıkların geçmişi, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile sabıka kayıtlarını da değerlendirdiği, bu kapsamda uygun görülen sanıklar hakkında takdiri indirim uygulandığı belirtildi. Buna mukabil verilen hapis cezalarının niteliği ve süresi dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi şartlarının oluşmadığı değerlendirilerek bu taleplerin reddedildiği ifade edildi. Ayrıca mahkumiyet verilen sanıklar hakkında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına ilişkin güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verildiği belirtildi.

Gerekçeli kararda, mağdur A.G.'nin soruşturma aşamasında verdiği ifadeler ile kovuşturma aşamasındaki beyanları arasında önemli çelişkiler bulunduğu, duruşmada önceki anlatımlarını kabul etmediği ve bazı olayları yaşamadığını söylediği belirtildi. Bu nedenle Recep Seven ve Durmuş Uğurlu hakkında A.G.'ye yönelik isnat edilen suçlardan beraat kararı verildiği, Ramazan Çetin hakkında ise üzerine isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatına hükmedildiği kaydedildi.

Mağdur hakkında suç duyurusu

Mahkeme, A.G.'nin duruşma aşamasındaki beyanlarının soruşturma aşamasındaki ifadeleriyle uyuşmadığını değerlendirerek, gerçeğe aykırı beyanda bulunup bulunmadığının araştırılması için "iftira" suçu yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Öte yandan mahkeme, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temelini oluşturan deliller arasında mağdur anlatımlarının yanı sıra telefon incelemeleri, mesaj içerikleri, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirildiğini, tek başına bir delile dayanılarak hüküm kurulmadığını vurguladı.

Kararda, ceza yargılamasında tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda vicdani kanaate ulaşıldığı ve mahkumiyet kararlarının bu kapsamda verildiği ifade edildi.

Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı

Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde, Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı dışındaki tüm sahillerde olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girmek yasaklandı

29.07.2026 12:03:00
İHA
 
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kocaeli Valiliği, Kandıra Kaymakamlığı'nın aldığı karar doğrultusunda olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle ilçedeki birçok plajda denize girmenin yasaklandığını duyurdu.

Yapılan açıklamaya göre, bugün Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı haricindeki tüm sahillerde denize girmek yasaklandı.

Yetkililer, vatandaşların can güvenliği açısından yalnızca cankurtaran hizmeti verilen ve yasak bulunmayan plajlarda, mantar dubalarla belirlenen güvenli alanlar içerisinde denize girmeleri gerektiğini belirterek, alınan tedbirlere uyulmasını istedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.