Bugün IMF borçları dışında bir kaynak bulmaktan yoksun kısır siyaset anlayışı, istediği kadar "Atatürk'ün izindeyiz" ifadelerini kullansa da, O'nun milli ve bağımsız ekonomi anlayışından çok uzaktır.
Kurtuluş Savaşı'nın henüz devam ettiği bir dönemde 1 Mart 1922 günü TBMM'nin 3. toplantı yılının açılışında konuşan Mustafa Kemal, oluşan yeni devletin ekonomi ve ulusal kalkınma esasları hakkında şöyle konuşmuştu:
"Memleketimizin kaynakları milli davamızın güvenle sonuçlandırılmasına yeterlidir. Milli gücümüz, dış devletlerden borç almadan, memleketi yönetebilecek ve amacına ulaştırılabilecek durumdadır. Bununla beraber ben, yalnız bugün için değil, özellikle gelecek yıllarda devletin, memleketin refahını sağlama açısından, mali bağımsızlığımıza büyük önem veriyorum..."
Tam bağımsızlığın sağlanmasında, bağımsız bir maliye sisteminin önemini pek çok konuşmasında vurgulayan Atatürk'ün yaklaşımını benimseyen tek parti, Bağımsız Türkiye Partisi'dir.
1923-38 yılları arasında sadece ülke kaynaklarının esas alındığı bir ekonomi programının izlendiği bu dönemde, 15 yıl boyunca denk bütçe gerçekleştirilmiş ve enflasyon yaşanmamıştır. Her yıl ortalama % 9 büyüme sağlanmış, 1936 yılında dış ticaret fazlası yaşanmış ve milli kombiyo uygulamasından ödün verilmemiştir.
Bugünün IMF patentli reçeteleriyle alakası olmayan bu uygulamaları, tekrar hayata geçirmeye hazırlanan tek parti BTP'dir.
IMF'nin hedeflerine paralel olarak şekillenen bütçede 55 Katrilyon borç faizi ödenmesi kararlaştırılırken, yatırıma 8.3 Katrilyon ayrılmıştır.
Ekonomik bağımsızlığın tam bağımsızlığın sağlanmasındaki önemi işte bu noktadır. Para satarak kâr sağlayan IMF; kalkınmasını tamamlamış, milli kaynaklarını hayata geçiren ve borç alma ihtiyacı duymayacak bir devleti istemeyeceğine göre, 2003 yılı bütçesinde yatırıma ve borç faizlerine ayrılan paylar bizi şaşırtmamıştır.
Bu sebeple, IMF karşıtı, milli ekonomiyi savunan BTP projeleri, denk bütçenin tek anahtarıdır.
BTP'nin milli ekonomiyi sağlayabilmek için mevcut sistemi tamamen değiştirecek bazı projeleri şöyle:
1. Dalgalı kura son verilecek; TL'ye itibar kazandırılacak. Sabit kur politikasına geçilecek.
2. Devlet vatandaştan bir kereliğine, % 30 kâr vererek döviz alımı yapacak. Alınan dövizle IMF borçları kapatılarak hazinemiz faiz yükünden kurtarılacak. Böylece IMF'ye ödenen 55 Katrilyon faiz, kaynak olarak faizsiz kredi şeklinde üreticiye, çalışana verilecek.
3. Yolsuzluğa 'dur' denilecek, hortumcu bankalara ödenen 35 Katrilyon; işçiye, çiftçiye, memura, esnafa dağıtılacak.
IMF güdümünden kurtulmanın şifrelerini sunan BTP; çiftçiyi, esnafı, memuru, ev hanımını, emekliyi, öğrenciyi, yaşlıyı vs. topyekün milleti kuşatan sosyal devlet projeleriyle de büyük bir kalkınma hamlesi hedefliyor.
Bence, yapılan anketlerde BTP'nin % 40'lardaki halk desteği, bu büyük projelerine dayanıyor.
Kurtuluş Savaşı'nın henüz devam ettiği bir dönemde 1 Mart 1922 günü TBMM'nin 3. toplantı yılının açılışında konuşan Mustafa Kemal, oluşan yeni devletin ekonomi ve ulusal kalkınma esasları hakkında şöyle konuşmuştu:
"Memleketimizin kaynakları milli davamızın güvenle sonuçlandırılmasına yeterlidir. Milli gücümüz, dış devletlerden borç almadan, memleketi yönetebilecek ve amacına ulaştırılabilecek durumdadır. Bununla beraber ben, yalnız bugün için değil, özellikle gelecek yıllarda devletin, memleketin refahını sağlama açısından, mali bağımsızlığımıza büyük önem veriyorum..."
Tam bağımsızlığın sağlanmasında, bağımsız bir maliye sisteminin önemini pek çok konuşmasında vurgulayan Atatürk'ün yaklaşımını benimseyen tek parti, Bağımsız Türkiye Partisi'dir.
1923-38 yılları arasında sadece ülke kaynaklarının esas alındığı bir ekonomi programının izlendiği bu dönemde, 15 yıl boyunca denk bütçe gerçekleştirilmiş ve enflasyon yaşanmamıştır. Her yıl ortalama % 9 büyüme sağlanmış, 1936 yılında dış ticaret fazlası yaşanmış ve milli kombiyo uygulamasından ödün verilmemiştir.
Bugünün IMF patentli reçeteleriyle alakası olmayan bu uygulamaları, tekrar hayata geçirmeye hazırlanan tek parti BTP'dir.
IMF'nin hedeflerine paralel olarak şekillenen bütçede 55 Katrilyon borç faizi ödenmesi kararlaştırılırken, yatırıma 8.3 Katrilyon ayrılmıştır.
Ekonomik bağımsızlığın tam bağımsızlığın sağlanmasındaki önemi işte bu noktadır. Para satarak kâr sağlayan IMF; kalkınmasını tamamlamış, milli kaynaklarını hayata geçiren ve borç alma ihtiyacı duymayacak bir devleti istemeyeceğine göre, 2003 yılı bütçesinde yatırıma ve borç faizlerine ayrılan paylar bizi şaşırtmamıştır.
Bu sebeple, IMF karşıtı, milli ekonomiyi savunan BTP projeleri, denk bütçenin tek anahtarıdır.
BTP'nin milli ekonomiyi sağlayabilmek için mevcut sistemi tamamen değiştirecek bazı projeleri şöyle:
1. Dalgalı kura son verilecek; TL'ye itibar kazandırılacak. Sabit kur politikasına geçilecek.
2. Devlet vatandaştan bir kereliğine, % 30 kâr vererek döviz alımı yapacak. Alınan dövizle IMF borçları kapatılarak hazinemiz faiz yükünden kurtarılacak. Böylece IMF'ye ödenen 55 Katrilyon faiz, kaynak olarak faizsiz kredi şeklinde üreticiye, çalışana verilecek.
3. Yolsuzluğa 'dur' denilecek, hortumcu bankalara ödenen 35 Katrilyon; işçiye, çiftçiye, memura, esnafa dağıtılacak.
IMF güdümünden kurtulmanın şifrelerini sunan BTP; çiftçiyi, esnafı, memuru, ev hanımını, emekliyi, öğrenciyi, yaşlıyı vs. topyekün milleti kuşatan sosyal devlet projeleriyle de büyük bir kalkınma hamlesi hedefliyor.
Bence, yapılan anketlerde BTP'nin % 40'lardaki halk desteği, bu büyük projelerine dayanıyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Abdulkadir Baş / diğer yazıları
- Gerçekleri görebilmek / 05.11.2002
- Ezilen halklar Türk'ün adaletini bekliyor / 03.11.2002
- Türkiye'nin gerçek dostu var mı? / 02.11.2002
- AB, Türkiye'nin kurtuluşu değil, sonudur / 01.11.2002
- Çeçen eyleminin ardından / 31.10.2002
- Milli kaynakları hayata geçirecek irade, milletin iradesidir / 29.10.2002
- Türk'e Türk'te başka dost yoktur / 28.10.2002
- Basının esas görevi / 27.10.2002
- İnsan hakları meselesi / 26.10.2002
- Milletçe aradığımızı bulduk / 24.10.2002
- Ezilen halklar Türk'ün adaletini bekliyor / 03.11.2002
- Türkiye'nin gerçek dostu var mı? / 02.11.2002
- AB, Türkiye'nin kurtuluşu değil, sonudur / 01.11.2002
- Çeçen eyleminin ardından / 31.10.2002
- Milli kaynakları hayata geçirecek irade, milletin iradesidir / 29.10.2002
- Türk'e Türk'te başka dost yoktur / 28.10.2002
- Basının esas görevi / 27.10.2002
- İnsan hakları meselesi / 26.10.2002
- Milletçe aradığımızı bulduk / 24.10.2002






























































































