logo
08 AĞUSTOS 2026

Dervişoğlu: 'Eşit yurttaş olmayı içlerine sindiremiyorlar'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Biz hala onurlu ve eşit yurttaşlıktan bahsederken, emperyalizmin kuklası olmak amacını taşıyanlar savaş aparatı olmaya razı oluyorlar da bu milletin eşit ve onurlu yurttaşı olmayı içlerine sindiremiyorlar" dedi

11.03.2026 12:56:00
Haber Merkezi
 
Dervişoğlu: 'Eşit yurttaş olmayı içlerine sindiremiyorlar'
Dervişoğlu: 'Eşit yurttaş olmayı içlerine sindiremiyorlar'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Meclis'te düzenlediği grup toplantısına katılarak gündeme dair açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin mevcut büyük jeopolitik türbülansın dışında olmadığını ifade ederek, "Doğu Akdeniz'de yeni güvenlik düzenlemeleri, yeni diplomatik pazarlıklar, yeni denklemler konuşulurken hükümete açıkça sesleniyoruz: Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği konusunda somut ilerleme olmadan, KKTC'nin statüsü güvence altına alınmadan, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarında Kıbrıs Türkü'nün hakkı tescil edilmeden, Güney Kıbrıs lehine hiçbir yeni güvenlik mimarisine onay vermeyin. Yunanistan'ın işportacı girişimlerine de sessiz kalmayın" dedi.

Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu ve elinde veto hakkı bulunduğunu hatırlatan Dervişoğlu, "Devlet ciddiyeti, masaya elindeki kartı bilerek oturur. Milletin hakkını pazarlıkta bozuk para gibi harcamaz. Kapalı kapılar ardında, gizli ajandalarla, oldubittilerle Kıbrıs Türkü'nün hakkı tartışmaya açılamaz. Kıbrıs Türkü'nün hakkı güvenceye alınmadan Rum tarafının güvenlik algısını tamir etmeye çalışan hiçbir siyasetin meşruiyeti yoktur. En uçuk meseleler için rıza devşirmeye çalışıyorsunuz. Burada Türk milletinin rızası vardır. Vakarla işinizi yapın, arkanızda duralım" diye konuştu.

"Öcalan Kürtlerin vasisi değildir"

Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi gelelim iç siyasette önümüze sürülen büyük aldatmacaya. Birileri, bölgede büyüyen jeopolitik riski bahane ederek Türkiye'ye yeniden etnik pazarlık düzenini, yeniden sözde çözüm sürecini, yeniden İmralı merkezli dili dayatmaya çalışıyor. Buradan açıkça söylüyoruz: Ortaya çıkan gelişmeler iktidarın Öcalan'a Kürtlerin vasiliğini vermesini dayatmıyor. Türk milleti tanımını tartışmaya açmayı dayatmıyor. Vatandaşlığı etnik pazarlık konusu yapmayı dayatmıyor. Terörle müzakereyi de dayatmıyor. Tam tersine daha güçlü bir milli devlet aklını dayatıyor, daha berrak bir vatandaşlık anlayışını dayatıyor, daha net bir egemenlik bilincini dayatıyor, daha sıkı bir toplumsal dayanışmayı dayatıyor.

Bakınız, son kırk yılın tarihine bakalım. Bölgemizde ilk defa savaş çıkmıyor. İran-Irak Savaşı yaşandı. Körfez Savaşı yaşandı. Irak işgal edildi. Kuzeyde fiili yapılar oluştu. Arap Baharı patladı. Suriye iç savaşı çıktı. Vekâlet savaşları büyüdü. Bütün bunlar olurken kimsenin aklına Öcalan'ı muhatap almak gelmedi. Şimdi bütün bunlardan daha büyük hangi keşfi yaptınız da birden bire bu millete bunu devlet aklı diye anlatmaya kalkıyorsunuz?

"PJAK da İran'da ihanete devam ediyor"

Açık söylüyorum: Bu devlet aklı değildir. Bu sizin aklınızdır. Akıl eksikliğinizdir. Devlet aklı diye pazarladığınız şey, devletin değil; belirli bir siyasi tercihin, belirli bir rejim mühendisliğinin, belirli bir çözülme siyasetinin adıdır. Türk milletini etnik temelde tartışmaya açamazsınız. Vatandaşlığı kimlik pazarlığına çeviremezsiniz. Devleti Lübnanvari kota düzenine dönüştüremezsiniz. Öcalan denen katili, Kürtlerin vasiliğine atamanıza izin vermeyeceğiz. Türk milletinin omurgasını gevşetip buna 'yeni paradigma' diyemezsiniz. Bunu jeopolitik diye meşrulaştıramazsınız. Bunu milli dayanışma diye satamazsınız. Bunu devlet aklı diye paketleyemezsiniz. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti hanedan meraklılarının, etnik vesayetçilerin, feodal derebeyliklerinin ve teokratik düşlerin ülkesi değildir. Olmayacaktır. Olmasına izin vermeyeceğiz. Şimdi 1,5 yıldır millete söylediğiniz yalanın ve bizim ısrarla takip ettiğimiz gerçeğin farkına varıyor musunuz? 'Kurucu önder' dediğiniz teröristin örgütü KCK'nın İran'daki uzantısı PJAK ne yapıyor? Amerikan-İsrail projesine aparatlık yapıyor. Barış güvercini diye pazarlamaya kalktığınız teröristbaşı Türkiye'de, onun maşası PJAK da İran'da ihanete devam ediyor. Terörsüz Türkiye ambalajının altındaki hakikat budur.

"Yapılması gerekeni yapmayı bu iktidar beceremiyor"

Bu gerçeği ben anlattıkça siz elinizden geleni yaptınız. Ama kulaklarını DEM Parti'nin sözcülerine, Kandil eşkiyalarının ifadelerine, İmralı'daki caninin yol göstermelerine bakarak artık anlamanızı temenni ediyorum. Madem Dervişoğlu'nu dinlemediniz, hiç olmazsa onların irin kusan ifadelerinden hangi felaketi bu milletin başına getirmek istedikleri gerçeğiyle buluşunuz. Hala bize akıl satıyorlar. İç dengeymiş... İşte her şey ortadadır. Bütün çıplaklığıyla ortadadır.

Cumhuriyetin eşit ve onurlu vatandaşlığı onlara ve millete bahşeden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gördünüz mü milli birliğin oluşması, milli kimlikle ilişkiliymiş millete gösterdi. Bugün hepimiz onun semerelerini yiyoruz. Ama biz hala onurlu ve eşit yurttaşlıktan bahsederken, emperyalizmin kuklası olmak amacını taşıyanlar savaş aparatı olmaya razı oluyorlar da bu milletin eşit ve onurlu yurttaşı olmayı içlerine sindiremiyorlar. Buna ayakçılık yapan kim varsa ve hangi görevdeyse derhal görevini terk etmelidir. Milli devlet, üniter yapı, eşit ve onurlu vatandaşlık korunmalıdır. Akbaba gibi gözlerini ve ağızlarını açmışlar Türk vatanına göz diktiklerini açık ve aleni bir biçimde ifade ediyorlar. Artık yolun sonu görünmüştür. Yapılması gerekeni yapmayı bu iktidar beceremiyorsa İYİ Parti onu yapmaya hazır ve görev başındadır.

"Çizgimiz Mustafa Kemal çizgisidir"

Şunu da unutmayalım; ortaya çıkan savaş, yalnız İran'ı hizaya çekme savaşı değildir. Bu savaşın daha geniş bir jeopolitik çerçevesi vardır. Çin'in enerji erişimi, Avrasya'daki denge, Körfez güvenliği, küresel rekabetin yeni cepheleridir. Hepsi aynı büyük türbülansın parçalarıdır. İşte bu yüzden dış politikayı sloganla değil, çok katmanlı akılla okumak zorundayız.

Ne Amerika'nın savaş siyasetinin parçası oluruz ne İsrail'in sapkın güvenlik tahayyülüne eklemleniriz ne de bütün bunları fırsat bilip, içeride milletin omurgasını kıracak siyasi mühendisliklere razı oluruz. Bizim çizgimiz bellidir. Bizim çizgimiz, cumhuriyetin çizgisi, milli egemenliğin çizgisi, üniter devletin çizgisidir. Hukuk içinde istikrar, idarede şeffaflık çizgisidir. Ne hürriyetten ne de istiklalden tasarruf etmeyen Mustafa Kemal çizgisidir.

"Bu millet diz çökmeyecek"

Vatandaş bugün savaşın yükünü cephede değil, kendi hayatında taşımaktadır. Pahalı mazotta taşımaktadır. Zamlanan gıdada taşımaktadır. Küçülen maaşlarda taşımaktadır. Eriyen alım gücünde taşımaktadır. Ve bütün bunların üstüne bir de kötü yönetim eklendiğinde, milletin ızdırabı katlanmaktadır. İşte bugün görevimiz, sadece eleştirmek değildir. Milletin önüne ciddi bir devlet istikameti koymaktır. Doğru hat şudur: Türkiye savaşa sürüklenmeyecek. Ama savaşa hazırlıksız da yakalanmayacak.

Türkiye diplomasi yürütecek. Ama diplomasi adı altında şahsi pazarlık yapmayacak. Türkiye enerji güvenliğini güçlendirecek. Ama bunu milletin sırtına yeni yükler bindirerek değil, akılcı tedarik ve üretim planıyla yapacak. Türkiye gıda güvenliğini koruyacak. Ama çiftçiyi yalnız bırakarak değil, toprağı yeniden stratejik alan ilan ederek yapacak. Türkiye Azerbaycan'la, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'yle ve Türk dünyasıyla dayanışmasını güçlendirecek. Ama bunu fotoğraf vermek için değil, geleceği için yapacak.

Türkiye Kıbrıs'ta, Kafkasya'da, Doğu Akdeniz'de ve Orta Doğu'da başkalarının ajandasına dipnot olmayacak. Ve evet, Türkiye terörle müzakere etmeyecek. Vatandaşlık tanımını pazarlık masasına yatırmayacak. Milli kimliği etnik vesayete teslim etmeyecek. Devleti bağnazlığa, hanedan aklına ve teokratik özlemlere kurban etmeyecek. Buradan haykırıyorum: Türkiye Cumhuriyeti sıradan bir devlet değildir. Türk milleti sıradan bir millet değildir. Bu bayrak sıradan bir bayrak değildir.

"Türk milletinin birliğini savunacağız"

Bölgemizde yangın olabilir. Sınırlarımızda tehdit olabilir. Piyasalarda sarsıntı olabilir. Ama herkes şunu bilsin: Bu millet diz çökmeyecek. Bu devlet teslim olmayacak. Bu Cumhuriyet eğilip bükülmeyecektir. Çünkü biz bu devleti masada kurmadık. Çünkü biz bu Cumhuriyeti lütufla almadık. Çünkü biz bu bayrağı pazarlıkla yükseltmedik. Bu Cumhuriyet mücadeleyle kuruldu. Bu bayrak fedakârlıkla yükseldi. Şimdi kimse bizden susmamızı beklemesin. Kimse bizden geri çekilmemizi beklemesin.

Kimse bizden razı olmamızı beklemesin. Biz razı olmayacağız ve biz susmayacağız. Biz geri çekilmeyeceğiz. Biz vazgeçmeyeceğiz. Milletin ekmeğini de hukukunu da aynı dirayetle savunacağız. Vatanın sathını aynı inançla koruyacağız. Milletin haysiyetini savunacağız. Azerbaycan'la kardeşliği savunacağız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hakkını savunacağız. Cumhuriyetin omurgasını savunacağız. Türk milletinin birliğini savunacağız. Bizim yolumuz Türkiye'dir. Bizim tarafımız Türk milletidir. Bizim istikametimiz Cumhuriyettir. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın büyük Türk milleti."

Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor


 
 
Bacakta ani gelişen şişlik, ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bu belirtiler, yaşamsal risk taşıyan ve halk arasında 'pıhtı oluşması' olarak bilinen derin ven trombozunun ilk sinyalleri olabiliyor.

08.08.2026 15:04:00
Murat Çorbacı
 
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor

En sık bacaklarda, özellikle de baldır ve uyluk bölgesindeki toplardamarlarda pıhtı oluşumuyla seyreden derin ven trombozu, dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişide teşhis edilen ciddi bir hastalık. Derin ven trombozunun en büyük tehlikesi ise pıhtının koparak akciğer damarlarına ulaşması ve yaşam kaybıyla sonuçlanabilecek akciğer embolisine (pulmoner emboli) neden olabilmesi. Ayrıca bacakta kalıcı şişlik, ağrı, ağırlık hissi, ciltte renk değişikliği, sertleşme ve iyileşmesi güç olan yaralarla seyreden kalıcı damar hasarına da yol açabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, erken dönemde başlanan tedavi sayesinde pulmoner embolinin ve kalıcı damar hasarının önüne geçilebildiğini belirterek, "Özellikle tek bacakta gelişen şişlik ve ağrı gibi belirtiler asla ihmal edilmemelidir. Bu şikayetler derin ven trombozunun en önemli uyarı işaretleri arasında yer alır ve zaman kaybetmeden hekim değerlendirmesi gerektirir" dedi.

Yaz aylarında sıvı kaybı pıhtılaşma riskini artırıyor

Derin ven trombozu (DVT) genellikle bacakların derin toplardamarlarında kan pıhtısı oluşması sonucu gelişen ciddi bir damar hastalığı olarak tanımlanıyor. Güncel sağlık kılavuzlarına göre; hareketsizlikten obeziteye, geçirilmiş ameliyatlardan kansere, ileri yaştan hamileliğe kadar pek çok faktör pıhtı oluşumuna zemin hazırlıyor. Genetik yatkınlığın da tetikleyici olabildiği bu tabloda derin ven trombozu riskinin yaz aylarında artış gösterdiğini anlatan Dr. Ahmet Arif Ağlar, şu bilgileri verdi: "Bunun nedeni ise artan sıcaklık ve terlemeye bağlı gelişen sıvı kaybının, yeterli sıvı tüketilmediğinde kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşma eğiliminin artmasına sebep olabilmesidir. Özellikle ileri yaşta olan, kronik hastalığı bulunan, diüretik kullanan ve uzun süre güneş altında çalışan kişilerde bu risk daha belirgin hale gelmektedir. Ayrıca yaz tatillerinde uzun süre hareketsiz kalınan uçak, otobüs veya otomobil yolculukları da bacak toplardamarlarında kan akımını yavaşlatarak derin ven trombozu gelişme riskini artırabilmektedir."

Yeterli su tüketmek, bol hareket etmek şart!

Dr. Ahmet Arif Ağlar, derin ven trombozuna karşı yaz aylarında bazı önlemlerin mutlaka alınması gerektiğini vurgularken, "Yeterli sıvı tüketmek, uzun yolculuklarda düzenli aralıklarla hareket etmek, özellikle 4-6 saatten uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp birkaç dakika yürümek ve  yüksek risk grubundaki kişilerin hekimin önerdiği koruyucu önlemleri  uygulaması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. 

Kardeniz'in en güzel kalesi


 
 
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde sarp kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim doğa ve tarih tutkunlarının ilgisini çekiyor.

08.08.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 
Kardeniz'in en güzel kalesi
Kardeniz'in en güzel kalesi

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde 1. derece arkeolojik sit alanında sarp bir kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.


8 Ağustos onların günü


 
2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

08.08.2026 13:02:00
HABER MERKEZİ/AA
 
8 Ağustos onların günü
8 Ağustos onların günü

2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

Bu kapsamda, nesli tükenme tehlikesi altındaki kedi türlerinin korunması için çeşitli bilimsel ve kurumsal çalışmalar yürütülüyor. Vahşi türler için doğal yaşam alanları korunurken; evcil ırklarda genetik saflığın devamı için kontrollü üretim programları uygulanıyor. Türkiye'nin simgelerinden biri olan Ankara kedisi de nesli tükenme tehlikesi altında olması nedeniyle koruma altında bulunan türler arasında yer alıyor. En eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanan ve Avrupa'da "Angora" kedisi olarak bilinen Ankara kedisi, kendine has uzun ve parlak tüyleri ve farklı renkte gözleriyle dikkati çekiyor.

Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi

 

07.08.2026 10:23:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Cidde'de ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.