logo
24 AĞUSTOS 2026

Didim'e yeni turizm kompleksi

Özel bir turizm şirketi temsilcileri ve teknik ekibi Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay'ı ziyaret etti.

30.08.2020 08:34:00
 
Didim Belediyesi Altınkum Ek Hizmet Binası'nda gerçekleşen ziyarette Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, Belediye Başkan Yardımcısı E.Öznur Gündoğdu ve turizm temsilcileri yer aldı.

Ziyarette Kültür ve Turizm Bakanlığının yer tahsisiyle 140 dönüm araziye yapılacak olan dev turizm kompleksi ile ilgili mimari proje ve kentin turizm ihtiyaçları hakkında fikir alışverişlerinde bulunuldu.

Turizm incisi olan Didim'e yeni yatırımlar yapıldığını belirten Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, Doğası ve tarihi dokusu ile Didim'in Turizm konusunda yeni çekim merkezi olduğunu ifade ederken, 'İlçemizde yaptığımız tanıtım ve festivallerle turizm sezonunu uzatarak çeşitlilik kazandırdık, Ülkemizde turizm açısından yapılan yatırımlar artarak Didim'e yöneliyor, Didim yeni yatırımların merkezi haline geliyor' ifadelerini kullandı.

Ziyaretleri için turizm yetkililerine teşekkür eden Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, yeni yatırım ve projelerin Didimlileri heyecanlandırdığını belirtti. İHA

18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 18 ilde düzenlenen operasyonlarda 77 şüphelinin yakalandığını bildirdi

23.08.2026 16:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı
18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı
İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 18 ilde siber suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan 77 şüpheliden 37'sinin tutuklandığını açıkladı.

Konuya ilişkin bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "18 ilde 'Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Bilişim Suçlarıyla Mücadele, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama ve Dolandırıcılık' suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; 37'si tutuklandı. 17'si hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu; 18 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, sosyal medya platformları üzerinden kapora bedeli gibi temaları kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi.

Güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle siber suçlarla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman Polislerimizi, Daire Başkanlığımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Binlerce çocuk kamplarda buluştu


 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) yaz tatilinde çocukları sporla ve doğayla buluşturduğu İBB Doğa Kampı sona erdi. İki ay boyunca yapılan kampta 8 bini aşkın çocuk bisikletten okçuluğa, oryantiringden doğada yaşam eğitimlerine birçok aktiviteye katıldı.

22.08.2026 10:37:00
Murat Çorbacı
 
Binlerce çocuk kamplarda buluştu
Binlerce çocuk kamplarda buluştu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 2021'den bu yana her yıl düzenlenen Doğa Kampı'nın altıncısı sona erdi. Eyüpsultan Belediyesi Çiftalan Gençlik Kampı'nda 29 Haziran'da başlayan kamp, sekiz hafta boyunca 8 binden fazla çocuğu doğayla ve sporla buluşturdu.
İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve İBB Spor İstanbul koordinasyonuyla düzenlenen kampta, yorucu bir eğitim-öğretim yılını geride bırakan 9-13 yaş arası çocuklar, sekiz hafta boyunca hem fiziksel hem zihinsel gelişimlerine katkı sunan aktivitelerle unutulmaz bir yaz tatili geçirdi.

Her şey vardı

Tamamen ücretsiz olarak düzenlenen kampta, gün başına 215 çocuk ağırlandı ve katılımcılara her gün üç öğün yemek servisi sunuldu. Çocuklar kamp süresince; bisiklet sürüş, okçuluk, oryantiring, tırmanma, doğada yaşam eğitimleri, drama atölyeleri ve atletizm gibi birçok farklı branşta eğitim alma ve kendilerini geliştirme fırsatı buldu.
Alanında uzman 24 eğitmenin görev aldığı kampta, çocukların sosyal ve psikolojik gelişimlerine katkı sağlamak, grup içi dinamiklerini desteklemek amacıyla pedagoglar da hazır bulundu.

Teknoloji yoktu

Çocuklara erken yaşta sorumluluk duygusu, takım ruhu, sevgi, saygı, paylaşma, yardımlaşma ve çevre bilinci aşılamayı hedefleyen İBB Doğa Kampı, minik İstanbullulara dijital ekranlardan ve teknolojiden uzakta, tamamen doğanın kalbinde vakit geçirme imkânı sundu.
İstanbul'un dört bir yanından kampa katılımı kolaylaştırmak amacıyla, Avrupa ve Anadolu Yakası'ndaki 8 farklı transfer merkezinden kaldırılan ücretsiz servislerle çocukların güvenli ve konforlu bir şekilde alana ulaşımı sağlandı.

Kampın çocuklara hareket bilinci aşılamak adına önemine değinen İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk, "Spor kültürünü tabana yaymanın ve aktif bir şehir yaşamı sağlamanın yolu, çocuklarımıza erken yaşta hareket bilincini aşılamaktan geçiyor. Her yıl yaz tatilinde düzenlediğimiz Doğa Kampı ile İstanbul'un çocuklarına sadece spor yaptırmıyor; teknolojiden uzakta takım ruhunu, sorumluluk almayı, paylaşmayı ve doğayla uyum içinde yaşamayı da öğretiyoruz. Bu yıl da sekiz hafta boyunca uzman eğitmenlerimiz ve pedagoglarımız eşliğinde 8 binden fazla çocuğumuzu Doğa Kampı'nda misafir etmekten büyük bir mutluluk duyduk. Çocuklarımızın eğlenceli zamanlar geçirmesinin dışında fiziksel, zihinsel ve pedagojik gelişimlerini de destekleyen bu tür projelerimizi çeşitlendirerek hayata geçirmeye devam edeceğiz" dedi.

8 binden fazla çocuk katıldı

İBB Sportif Değerlendirme Müdürü İlker Öztürk, bu yıl düzenlenen Doğa Kampı'nın büyük ilgi gördüğünü belirterek, projeye 8 binden fazla çocuğun katıldığını söyledi.
Çocukların kamp boyunca hem doğayı tanıdığını hem de sporla iç içe bir deneyim yaşadığını vurgulayan Öztürk, "Doğada yaşamdan oryantiringe, okçuluktan tırmanışa, atletizmden bisiklete kadar birçok farklı aktiviteyle çocuklarımız hem spor branşlarını deneyimledi hem de doğayı keşfetti. Ama bizim için en önemlisi; paylaşmayı, yardımlaşmayı ve birlikte hareket etmeyi öğrenmeleri oldu." ifadelerini kullandı.

Drama atölyelerinin de çocukların gelişimine önemli katkı sağladığını belirten Öztürk, "Çocuklarımızın ekranlardan uzaklaşıp doğanın içinde vakit geçirmelerini istedik. Burada sporun farklı branşlarını deneyimlerken aynı zamanda kendilerini ifade etmeyi, iletişim kurmayı ve özgüvenlerini geliştirmeyi de öğrendiler. Öğrenmenin hayatın içinde de mümkün olduğunu birlikte gördük" diye konuştu. Gelecek yıllarda Doğa Kampı'nı daha da büyütmeyi hedeflediklerini belirten Öztürk, "Bu projeyi her yıl geliştirerek daha fazla çocuğumuzu doğayla ve sporla buluşturmak istiyoruz. Çocuklarımız için bunu yapmanın önemli bir sorumluluk olduğuna inanıyorum" dedi.

Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var

Afyonkarahisar'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi. İlk belirlemelere göre olayda çok sayıda kişi yaralandı

22.08.2026 08:48:00 / Güncelleme: 22.08.2026 08:51:00
İHA
 
Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var
Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var
Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Tınaztepe Kavşağı'nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Antalya istikametine gittiği öğrenilen yolcu otobüsü henüz belirlenemeyen bir nedenle kavşakta devrildi.



Kazanın ardından bölgeye çok sayıda sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Kurtarma ekiplerinin bölgedeki çalışmaları devam ederken ilk belirlemelere göre kazada çok sayıda kişi yaralandı.

İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası


 
 
İsrail ile Suriye arasında uzun süredir 'gizli' ya da 'dolaylı' olarak yürütülen görüşmelerin merkezinde Türkiye yer alıyor. İsrail, anlaşma şartı olarak Suriye'den Türkiye ile özellikle askeri ilişkilerini minimum seviyeye indirmesini istiyor.

22.08.2026 01:10:00 / Güncelleme: 22.08.2026 01:12:22
Hasan Gündoğdu
 
 İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası
 İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası

İsrail'in geçtiğimiz günlerde İdlib'de bulunan Ebu Zuhur Hava Üssü'ne saldırması tüm dünyada gözleri yeniden Suriye'ye çevirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu açık açık bu saldırıyla Türkiye'ye mesaj verdiklerini söyledi. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Dubai merkezli El Arabiya English kanalına 19 Ağustos'ta verdiği mülakatta, hava üssü saldısıyla ilgili İsrail'in Türkiye'nin Suriye'de daha güneye ilerlemesini tehdit olarak değerlendirdiğini söyledi. Huckabee; İsrail, Suriye ve Türkiye arasında çatışmayı önleme mekanizması üzerinde çalıştıklarını doğruladı. Siyonist yanlısı görüşleriyle bilinen Huckabee, "Gergin bir bölge, herkes oldukça gergin var, birisi tehdit hissettiğinde tepkiler oluyor" şeklinde konuştu.

Çatışma riski düşük!

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da daha önce ülkesinin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında bir çatışmasızlık mekanizması kurmak için çalıştığını söylemişti. Barrack ile iletişim içinde olduklarını söyleyen Huckabee, ihtiyaç halinde tarafların mekanizma üzerinden konuşup, niyetlerini aktarabileceklerini belirtti. Huckabee, şunları söyledi: "Hiç kimse gerilimin tırmanmasını, şiddetin artmasını görmek istemiyor. Bu nedenle, yaşanan eylemlerin yatıştırılması için her türlü çaba gösteriliyor. Ve bence bunu başarabiliriz." Reuters haber ajansının 20 Ağustos tarihli haberine göre ise Huckabee, Washington'ın, İsrail'in eylemlerinin iki ülke arasında çatışma riskini artırıp artırmadığı konusunda endişeli olup olmadığı sorusuna, "O noktaya geldiğini düşünmüyorum. Buna yakın olduğumuzu bile düşünmüyorum. İsrail, Türkiye'nin daha güneye doğru ilerlediğini gördü ve bunu potansiyel bir tehdit olarak değerlendirdi. Can kaybına yol açan bir eylemde bulunmadı. Önemli varlıkların yok edilmesiyle sonuçlanan bir eylemde de bulunmadı" diyerek cevap verdi.

İsrail, Suriye ile neyi görüşüyor?

İsrail ile Suriye arasında zaman zaman temaslar ve görüşmeler oldu ve hâlâ çeşitli kanallardan temas sürüyor. Reuters Ajansı'na göre 14 Ağustos 2026'da Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede ağırlıklı olarak Türkiye'nin Suriye'deki askerî varlığı konuşuldu. Bu, Şam'daki yeni yönetim ile İsrail arasındaki en üst düzey temaslardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak İsrail'in bu görüşmeden 4 gün sonra Ebu Zuhur Hava Üssü'nü vurması dikkat çekti. Ayrıca ABD arabuluculuğunda İsrail-Suriye arasında güvenlik anlaşması ve çatışmaların tırmanmamasına dair görüşmeler yürütülüyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara da Temmuz ayında İsrail'le bir güvenlik anlaşması üzerinde çalıştıklarını açıkça söylemişti. Henüz iki ülke kapsamlı bir barış anlaşması imzalamadı. Suriye, eskiden olduğu gibi İsrail'i tanımıyor ve İsrail pasaportları Suriye'de geçmiyor!

İsrail, Suriye'den ne istiyor?

İsrail'in istedikleri çok net...
1. Suriye topraklarından İsrail'e yönelik askerî tehdit oluşmaması,
2. Suriye ordusunun ve askerî altyapısının İsrail sınırına yakın bölgelerde sınırlandırılması,
3. İsrail'in özellikle işgal ettiği Golan çevresindeki güvenlik endişelerinin garanti altına alınması,
4. İran bağlantılı silah ve güçlerin Suriye üzerinden İsrail'e ulaşmasının engellenmesi,
5. İki taraf arasında yanlış anlaşılmaları önleyecek bir askerî iletişim mekanizması kurulması,
6. Türkiye'nin Suriye'de kalıcı ve güçlü bir askerî varlık oluşturmasının engellenmesi!


İsrail geleceğe hazırlanıyor

Şu anda Ankara ile Tel Aviv arasında doğrudan savaş hazırlığından ziyade Suriye'nin gelecekte kimin nüfuz alanı olacağı konusunda ciddi bir güç mücadelesi yaşanıyor. Bu bağlamda dün önemli bir gelişme yaşandı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG ya da meşhur ismiyle PKK/YPG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Kürt yönetiminin Şam yönetimi ile entegrasyonunun tamamlandığını duyurdu. Suriye'deki Kürtlerin öncülüğündeki SDG ile Şam yönetimi, 10 Mart 2025'te entegrasyon anlaşmasına varmıştı. Anlaşma, SDG'nin kontrolündeki geniş bir bölgeyi Suriye ordusu ile çatışmalarda kaybetmesiyle sonuçlanan çatışmaların ardından geldi.

Sekiz maddelik anlaşma ülkenin kuzeydoğusundaki sınır kapıları, Kamışlı Havalimanı ve petrol sahaları gibi tüm sivil ve askeri kurumların entegre edilmesini öngörüyor. Bunun karşılığında Kürtlere vatandaşlık verilmesi ve anayasal haklarının güvence altına alınması, ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşlerinin ve korunmalarının sağlanması ve ülke genelinde ateşkesin sağlanmasına mutabakata varılmıştı. Böylece İsrail, SDG vasıtasıyla Suriye'de önemli bir mevzi elde etti. İsrail, benzer bir mevziyi Irak'ın kuzeyinde Peşmerge vasıtasıyla elde etmişti. Önümüzdeki süreçte 'Terörsüz Türkiye' yoluyla iyice siyasallaşacak bir hareket vasıtasıyla Türkiye'de de benzer bir oluşumu sonuçlandırabilir. Bir tek İran kalıyor... Onu da ABD-İran anlaşması yoluyla neticelendirmek istiyor. Dört ayaklı yekpare bir Kürt varlığı İsrail'in Vaadedilmiş Topraklar hedefi için çok kullanışlı bir vasıta olacaktır! Plan bu... Bu plana ABD'nin bölgesel hedefleriyle de uyumlu. İran, bu plana çomak sokmak için hayatını riske atmış durumda.

Tansiyon hastalarına 10 'sıcak hava' önerisi


 
Aşırı sıcaklar ve yüksek nem özellikle de kalp ve damar sağlığı üzerinde çok ciddi riskler oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, aşırı sıcakların sıvı ve mineral kaybının yanı sıra damarlarda genişlemeye neden olduğunu, bu durumun da kan basıncında ani düşüşlere veya dalgalanmalara zemin hazırladığını söylüyor.

22.08.2026 00:55:00
Murat Çorbacı
 
 Tansiyon hastalarına 10 'sıcak hava' önerisi
 Tansiyon hastalarına 10 'sıcak hava' önerisi

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, Türkiye'de her 3 erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirterek, "Ancak daha da tehlikelisi, henüz teşhis almamış ve tansiyon hastası olduğunun farkında bile olmayan devasa bir kitle bulunuyor. Hipertansiyonun 'sessiz katil' olarak adlandırılmasının temel nedeni de budur. Özellikle bu aşırı sıcaklarda kan basıncı kontrolünün ihmal edilmesi; bayılma, ritim bozuklukları, böbrek yetmezliği, kalp krizi ve hatta felç gibi hayati sorunlara yol açabiliyor" dedi. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, aşırı sıcaklarda hipertansiyon hastalarına 10 kritik yaz önerisinde bulundu, önemli mesajlar verdi.

1. Su tüketimini mutlaka artırın

Terlemeyle vücuttan ciddi oranda su ve sodyum, potasyum gibi hayati mineraller atılır. Bu sıvı kaybı, kanın akışkanlığının azalmasına ve kalbin kanı pompalarken daha fazla yorulmasına neden olur. Tansiyon hastalarının, susamayı beklemeden gün içinde yeterli sıvı (2.5 - 3 litre) tüketmesi büyük önem taşır. Ancak kalp yetmezliği ya da böbrek hastalığı gibi rahatsızlığınız varsa mutlaka hekiminize danışarak belirlemelisiniz.

2. İdrar söktürücü (diüretik) ilaçlara dikkat edin

Hipertansiyon tedavisinde sıklıkla kullanılan idrar söktürücü ilaçlar, vücuttan su ve tuz atılımını artırarak kan basıncını düşürür. Yaz aylarında terlemeyle zaten fazla miktarda sıvı kaybedildiği için, bu ilaçların dozu bazen fazla gelebilir ve tansiyonun tehlikeli seviyelere düşmesine (hipotansiyon) yol açabilir. İlaçlarınızı mutlaka kardiyoloğunuza başvurarak yaz dozu ayarlaması talep etmelisiniz.

3. 11:00-16:00 arası mümkünse dışarı çıkmayın

Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla geldiği 11:00-16:00 saatleri arası, tansiyon hastaları için günün en tehlikeli zaman dilimidir. Bu saatlerde doğrudan güneşe maruz kalmak, damarlarda ani ve aşırı genişlemeye sebep olarak kan basıncını hızla düşürebilir ve sıcak çarpması riskini artırır.

4. Beslenmenizi hafifletin, Akdeniz diyetine geçin

Yaz aylarında zeytinyağlı yemekler, bol posalı sebzeler, taze meyveler ve hafif ızgaralardan oluşan Akdeniz tipi beslenme tarzı benimsenmeli. Mideyi çok doldurmadan, az az ve sık sık yemek yemek tansiyon dalgalanmalarının önüne geçecektir.

5. Soğuk duştan kesinlikle kaçının

Serinlemek amacıyla doğrudan buz gibi suyun altına girmek, damarlarda ani bir büzüşmeye (vazokonstriksiyon) neden olur. Bu ani damar daralması, kan basıncının saniyeler içinde fırlamasına ve kalbe giden kan akışının bozulmasına yol açarak kalp krizini tetikleyebilir. Tansiyon hastaları serinlemek için mutlaka ılık suyla duş almalı, vücudu yavaş yavaş suya alıştırarak şok etkisinden tamamen uzak durmalı.

6. Klimalı ortamlara geçişte vücudunuzu koruyun

Dışarıdaki kavurucu sıcaktan, aniden çok düşük derecelere ayarlanmış klimalı buz gibi ortamlara girmek, tıpkı soğuk duş gibi damar sisteminde ani kasılmalara neden olur. Bu keskin ısı farklılıkları tansiyon ataklarına zemin hazırlar.

7. Egzersiz rutininizi serin saatlere kaydırın

Düzenli fiziksel aktivite, tansiyon kontrolünde son derece faydalıdır; ancak bunun hangi saatte yapıldığı yaz aylarında hayati fark yaratır. Sıcakta yapılan egzersiz, sıvı kaybını maksimuma çıkarır ve kalbi aşırı zorlar. Bu nedenle tempolu yürüyüş, yüzme veya bisiklet gibi egzersizler için güneşin etkisini yitirdiği akşam saatleri veya sabahın erken serinliği tercih edilmelidir. Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında su içmeyi kesinlikle ihmal etmeyin.

8. Çay ve kahve tüketimini kısıtlayın, alkolden kaçının.

9. Kıyafet seçiminde dikkatli olun!

Vücudu sıkmayan, hava geçirgenliği yüksek, terletmeyen pamuklu veya keten kumaşlardan yapılmış, açık renkli ve bol giysiler tercih etmek; yaz sıcaklarında vücudun termoregülasyonunu sağlayarak tansiyonu dolaylı yoldan dengede tutar.

10. Tansiyon ölçümlerinizi ve doktor kontrollerinizi ihmal etmeyin

Yazın rehavetine kapılıp 'kendimi iyi hissediyorum' diyerek tansiyon ölçümlerini bırakmak veya tatil sebebiyle doktor kontrollerini ertelemek büyük bir hatadır. Düzenli ölçümler yaparak değerlerinizi bir yere not etmeli ve inatçı düşüklük veya yükseklik durumlarında beklemeden kardiyoloğunuzla iletişime geçmelisiniz. 

Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı

Manisa merkezli 5 ilde suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 39 şüpheliden 36'sı tutuklandı

22.08.2026 00:10:00 / Güncelleme: 22.08.2026 00:23:39
AA
 
Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı
Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı

Soma Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "yağma", "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "kasten yaralama" ve "tehdit" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Adliyeye sevk edilen 39 şüpheliden 36'sı çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 3'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Operasyon

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve İstihbarat Şubeleri ile İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, 18 Ağustos'ta Manisa, Balıkesir, İstanbul, Mardin ve Kocaeli'de düzenlenen eş zamanlı operasyonda 2'si adli süreçteki çocuk olmak üzere 39 şüpheli gözaltına alınmış, adreslerde yapılan aramalarda ruhsatsız tabanca, 5 fişek, '5 kartuş, 'suçtan elde edildiği değerlendirilen 40 bin lira, dizüstü bilgisayar, tablet, 'bilgisayar kasası ve 'çok sayıda cep telefonu ele geçirilmişti.

Soruşturmada, müştekiler C.E.A, M.S. ve B.H'ye ait ancak başkaları tarafından kullanılan hesaplara yüklü miktarda para gönderildiği ve bu paraların çekildiği belirlenmişti.

Hesaplar arasında para transferi olduğu görülen 67 kişinin MASAK verileri alınarak yapılan incelemede şüpheli olarak tespit edilen 39 kişinin banka hesapları arasında yaklaşık 300 milyon lira para transferlerinin yapıldığı, paraların Coin TR, OKX, OKX GLOBAL gibi kripto varlık platformlarına aktarıldığı tespit edilmişti.
 

Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde denizden peş peşe çıkarılan 2'si kadın 3 cesedin kimlikleri belirlendi. Hayatını kaybedenlerin aynı aileden kardeşler olduğu ortaya çıkarken, kayıp olan dördüncü kardeş ise yürütülen arama çalışmaları sonucunda sağ olarak ulaşıldı

21.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı
Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı
Kocaeli'nin Darıca ilçesi Yeni Mahallesi sahil şeridinde dün öğleden sonra yaşanan ve tüm kenti yasa boğan olayla ilgili kahreden detaylar netleşmeye başladı. Edinilen bilgilere göre, Şehit Cevher Dudayev Parkı mevkisinde denizde hareketsiz duran kişileri gören vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis, sağlık, itfaiye ve Sahil Güvenlik ekibi sevk edildi.

Bir saat arayla 3 cansız beden çıkarıldı

Sahile ulaşan ekipler, ilk etapta denizden kıyafetleri üzerinde olan iki kadının cansız bedenini karaya çıkardı. Bu olaydan yaklaşık bir saat sonra, aynı bölgede kıyıya vuran bir erkek cesedi daha tespit edilerek sudan alındı. Üzerlerinden kimlik çıkmayan cenazeler, savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm nedenlerinin tespiti ve kimliklendirme işlemleri için Gebze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Acı sır çözüldü: Üçü de kardeş

Emniyet kaynaklarından edinilen son bilgilere göre, adli tıp morgunda yapılan incelemelerde hayatını kaybedenlerin Gülşah Sakar (24), Muhammed Ali Sakar (17) ve Belinay Sakar (15) isimli kardeşler olduğu belirlendi. Bir süredir kendilerinden haber alınamayan kardeşlerin günlük kıyafetleriyle denizde bulunması dikkat çekti.

İlk incelemede darp veya boğuşma izi yok

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ve adli tıp uzmanlarının cenazeler üzerinde yaptığı ilk incelemelerde, kardeşlerin vücutlarında herhangi bir kesici-delici alet yarası, darp veya boğuşma izine rastlanmadı. Ölümün boğulma kaynaklı olup olmadığı ya da arkasında başka bir neden bulunup bulunmadığı adli tıp raporunun ardından netlik kazanacak.

Kayıp olan dördüncü kardeş sağ bulundu

Olayın ardından ailenin bir çocuğunun daha kayıp olduğu ve kendisinden haber alınamadığı bilgisi üzerine ekipler alarma geçti. Denizde ve sahil şeridinde gece saatlerinde hava koşulları nedeniyle ara verilen arama çalışmaları, yürütülen teknik takip ve alan taramasıyla birleştirildi.

Yapılan titiz çalışmalar neticesinde, kayıp olan dördüncü kardeş Bilgenur Sakar, deniz dışında tamamen farklı bir noktada sağ olarak bulundu. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Bilgenur Sakar'ın, olayın gizemini çözmek adına ifadesine başvurulacağı bildirildi.

Soruşturma çok yönlü devam ediyor

Cumhuriyet Savcılığı ve Kocaeli Emniyeti, olayın bir toplu intihar mı, kaza mı yoksa cinayet mi olduğunu aydınlatmak için çok yönlü bir soruşturma yürütüyor. Kardeşlerin bölgeye geliş güzergahları, denize giriş anları ve olay öncesinde kimlerle iletişimde oldukları sahil şeridindeki tüm MOBESE ve güvenlik kameraları incelenerek tek tek tespit ediliyor.

Emniyet birimlerinin ilerleyen saatlerde olayın detaylarına ilişkin resmi bir açıklama yapması bekleniyor.

Türkiye'den Netanyahu için kırmızı bülten talebi

Türkiye, Küresel Sumud Filosu'na yönelik müdahaleyle ilgili hukuki süreçte adli adımlar attı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında "Soykırım" suçu kapsamında kırmızı bülten çıkarılması için başvuruda bulunulduğunu açıkladı

21.08.2026 16:30:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye'den Netanyahu için kırmızı bülten talebi
Türkiye'den Netanyahu için kırmızı bülten talebi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında "soykırım" suçundan yürütülen kovuşturma kapsamında kırmızı bülten yayımlanmasının talep edildiğini açıkladı.

Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı sürecinin kararlılıkla devam ettiğini vurguladı.

Bu kapsamda İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch'in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütüldüğünü belirten Gürlek, şunları ifade etti:

"Dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında 'soykırım' suçundan 14 Temmuz 2026 tarihinde verilen yakalama emirleri doğrultusunda, Adalet Bakanlığımızca uluslararası seviyede aranmaları amacıyla kırmızı bülten yayımlanması İçişleri Bakanlığımızdan talep edilmiş, ilgili evrak Dışişleri Bakanlığımıza iletilmiştir. Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch, Gazze'ye insani yardım ulaştıran sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında 'insanlığa karşı suç', 'soykırım', 'nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'kasten yaralama', 'eziyet', 'mala zarar verme', 'nitelikli yağma' ve 'ulaşım araçlarının kaçırılması' suçlarından yargılanmaktadır. Gazze'de soykırım politikası yürüten Netanyahu yönetiminin dokunulmaz ve hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı hiçbir suretle kabul etmiyoruz. Gazze'de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz. Ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkanlarını kararlılıkla kullanacağız."

Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Filistin halkının, mazlumların ve insanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceklerini kaydederek, "İnsanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gereken bütün adımları kararlılıkla atacağız" ifadesini kullandı.

Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, elektrik kesme ve tahliye baskısıyla fahiş kira ödemek zorunda kalan kiracının açtığı davada ezber bozan bir emsal karara imza attı. Yüksek mahkeme, davalarda hukuki etiketlere değil, kiracının maruz kaldığı baskıya ve uyuşmazlığın özüne bakılması gerektiğine hükmetti

21.08.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu
Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu
Türkiye genelinde ev sahipleri ve kiracılar arasında yaşanan uyuşmazlıklara ilişkin yargı kanadından milyonları ilgilendiren çok kritik bir hamle geldi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ev sahibinin tahliye baskısı ve elektrik/su kesme tehditleri doğrultusunda fahiş kira bedelleri ödemek zorunda bırakılan kiracılar için emsal bir karara imza attı.

Ankara'da yerel mahkemenin "icra tehdidi bulunmadığı" gerekçesiyle reddettiği dosyayı inceleyen yüksek mahkeme, haksız alınan fahiş kira farklarının "sebepsiz zenginleşme" kapsamında kiracıya iade edilmesinin önünü açtı.

"Davanın adına değil, özüne bakılması lazım"

Ankara'nın Polatlı ilçesinde bir kiracının, ev sahibinin sürekli tahliye baskısı ve elektrikleri kesme tehdidi üzerine fahiş kira artışını kabul etmek zorunda kaldığını belirterek açtığı "fazla ödenen bedelin iadesi" davası hukuk dünyasında yeni bir dönem başlattı. Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin davanın usul yönünden eksiklikleri nedeniyle verdiği ret kararının ardından, Adalet Bakanlığı devreye girerek dosyayı kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay'a taşıdı.

Dosyayı esastan inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemelerinin "isim ve etiket" takıntısından sıyrılması gerektiğini vurguladı. Kararda, bir davanın hukuken nasıl adlandırıldığından ziyade, davacının ileri sürdüğü maddi vakıaların ve kiracının üzerinde kurulan psikolojik/ekonomik baskının (tehdidin) gerçek içeriğinin dikkate alınması gerektiği net bir dille belirtildi.

Haksız kazançlar sebepsiz zenginleşmeyle geri alınacak

Bu kararla birlikte ev sahibinin baskısıyla rayicin çok üzerinde kira ödeyen kiracılar, aradaki fahiş farkı geriye dönük olarak talep edebilecek. Mahkemeler bundan sonra "bu bir uyarlama davası mı, tespit davası mı?" gibi şekilsel tartışmalar yerine direkt mal sahibinin kiracı üzerinde kurduğu baskının boyutunu ve haksız kazancın miktarını inceleyecek.

Hukukçular, bu kararın özellikle son dönemde fahiş kira artışları için ara formüller arayan, abonelik iptali veya tahliye tehdidi savuran mülk sahiplerinin haksız kazanç sağlama girişimlerine büyük bir hukuki bariyer oluşturacağı görüşünde birleşiyor.

Mabel Matiz serbest bırakıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Ha Leylim" isimli şarkısına ait klibi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan şarkıcı Mabel Matiz, yurt dışı çıkış yasağı tedbiriyle serbest bırakıldı

21.08.2026 14:07:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mabel Matiz serbest bırakıldı
Mabel Matiz serbest bırakıldı
Kamuoyunda Mabel Matiz olarak tanınan şarkıcı Fatih Karaca hakkında, dijital platformlarda yayınlanan "Ha Leylim" isimli şarkısına ait video klibin, şarkı sözleriyle birlikte değerlendirildiğinde "müstehcenlik" suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek resen soruşturma başlatılmıştı.

Yurt dışı çıkış yasağı tedbiri

Soruşturma kapsamında Fatih Karaca, savcılıkta ifade vermek üzere Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Karaca, işlemlerinin ardından sevk edildiği hakimlikçe, 'yurt dışı çıkış yasağı' şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.