logo
16 TEMMUZ 2026

Dijital demokrasi: E-Devlet ve katılımcılığın geleceği

Gelişen teknoloji ve internet altyapısı, devlet ile vatandaş arasındaki ilişkiyi kökten bir değişime uğratıyor

16.07.2026 00:02:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Dijital demokrasi: E-Devlet ve katılımcılığın geleceği
Dijital demokrasi: E-Devlet ve katılımcılığın geleceği
Gelişen teknoloji ve internet altyapısı, devlet ile vatandaş arasındaki ilişkiyi kökten bir değişime uğratıyor. Geleneksel bürokrasinin hantal çarkları yerini hızlı, şeffaf ve erişilebilir dijital platformlara bırakırken; "Dijital Demokrasi" kavramı sadece bir kolaylık değil, geleceğin yönetim biçimi olarak karşımıza çıkıyor.

Peki, e-devlet kapılarının ötesine geçen bu yeni nesil katılımcılık dalgası hayatımızı nasıl şekillendiriyor ve bizi nasıl bir gelecek bekliyor?







E-Devletten E-Katılıma: Sadece Hizmet Değil, Karar Alma Süreci

Bugün Türkiye'de e-Devlet Kapısı, milyonlarca insanın belge almak, vergi ödemek veya randevu almak için kullandığı devasa bir dijital merkez haline geldi. Ancak dijital demokrasinin asıl hedefi, vatandaşı sadece devlet hizmetlerinin "tüketicisi" yapmaktan çıkarıp, yönetimsel kararların "ortağı" haline getirmektir.

Bu vizyon, e-katılım araçlarıyla hayat buluyor:

Dijital Kamu İstişareleri: Tasarı aşamasındaki yasaların veya yerel projelerin dijital platformlarda halkın görüşüne açılması.

Katılımcı Bütçeleme: Yerel yönetimlerin (belediyelerin) bütçelerini hangi projelere harcayacağını, vatandaşların çevrim içi oylamalarıyla belirlemesi.

E-Dilekçe ve Kampanyalar: Vatandaşların doğrudan parlamento veya karar alıcılara hitaben dijital imza ile yasa teklifi veya değişiklik talebi sunabilmesi.

Geleceğin Teknolojileri Dijital Demokrasiyi Nasıl Şekillendirecek?

Dijital demokrasinin geleceği, güvenli ve manipülasyondan uzak teknolojik altyapıların entegrasyonuna dayanıyor. Önümüzdeki dönemde bu alanda öne çıkacak üç temel teknoloji bulunuyor:







1. Blokzincir ve Güvenli E-Oylama

Seçimlerin ve oylamaların dijital ortama taşınmasındaki en büyük engel siber güvenlik ve hile endişeleridir. Blokzincir teknolojisi, değiştirilemez ve şeffaf yapısıyla bu güveni sağlamayı vaat ediyor. Gelecekte genel seçimlerden yerel referandumlara kadar pek çok oylama, cep telefonlarından güvenli kriptografik kimliklerle yapılabilecek.

2. Yapay Zeka Destekli Vatandaş Katılımı

Yapay zeka (AI), halktan gelen binlerce öneri, şikayet ve fikri saniyeler içinde analiz edip kategorize edebilir. Böylece karar alıcılar, toplumun önceliklerini ve eğilimlerini anlık olarak görebilir. Ayrıca AI, vatandaşlara kişiselleştirilmiş yasal bilgilendirmeler sunarak onların demokratik süreçlere katılımını kolaylaştırabilir.







3. Dijital İkizler ve Simülasyonlar

Şehirlerin dijital ikizleri sayesinde, bir belediye yapacağı yeni parkı, köprüyü veya ulaşım hattını önce sanal ortamda simüle edebilecek. Vatandaşlar bu projelerin çevreye ve trafiğe etkisini dijital dünyada deneyimleyip, kararlarını bu verilere göre oylayabilecek.

Zorluklar ve Tehditler: Herkes İçin Demokrasi Mümkün mü?

Dijital demokrasinin sunduğu pembe tablonun arkasında aşılması gereken ciddi engeller de bulunuyor:

Dijital Bölünme: İnternete veya akıllı cihazlara erişimi olmayan ya da dijital okuryazarlığı düşük olan kesimlerin (örneğin yaşlılar veya düşük gelirli gruplar) karar alma süreçlerinin dışında kalma riski.

Dezenformasyon ve Manipülasyon: Sosyal medya ve dijital platformların, bot hesaplar ve yapay zeka tarafından üretilen sahte içeriklerle (deepfake vb.) manipüle edilerek halk iradesinin yönlendirilmesi tehlikesi.

Veri Güvenliği ve Gözetim Toplumu: Vatandaşların siyasi eğilimlerinin ve kişisel verilerinin devletler veya büyük teknoloji şirketleri tarafından kötüye kullanılması riski.







Özetle

Dijital demokrasi; sandıktan sandığa hatırlanan vatandaş modelini, her gün yönetim sürecine katkı sunan aktif birer paydaşa dönüştürme potansiyeline sahip. Geleceğin dünyasında e-devlet sistemleri sadece işlem yapılan portallar olmakla kalmayacak; şeffaf, hesap verebilir ve doğrudan katılımı teşvik eden yeni nesil bir toplumsal sözleşmenin de zemini olacak.

Bu geleceğin başarısı ise teknolojiyi ne kadar hızlı geliştirdiğimize değil, onu ne kadar adil, güvenli ve kapsayıcı kullanabildiğimize bağlı.

Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi

Eskişehir'de meydana gelen silahlı çatışmada şehit olan Mehmet Demirbaş memleketi Samsun'un Terme ilçesinde toprağa verildi

12.07.2026 15:52:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi
Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi
Eskişehir'de meydana gelen silahlı çatışmada şehit olan Uzman Jandarma Sekizinci Kademeli Çavuş Mehmet Demirbaş (45) memleketi Samsun'un Terme ilçesinde toprağa verildi.






Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde 2017 yılından bu yana görev yapan Uzman Jandarma Sekizinci Kademeli Çavuş Mehmet Demirbaş, Mihalıççık ilçesine bağlı Narlı Mahallesi'nde dün akli dengesinin yerinde olmadığı iddia edilen İbrahim Günsel'in tüfekle açtığı ateş sonucu ağır yaralanarak, kaldırıldığı Mihalıççık Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.








Şehidin naaşı, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı'nda dün düzenlenen törenin ardından askeri uçakla gece saatlerinde Samsun Çarşamba Havaalanına getirildi, buradan da Terme ilçesine götürüldü. Hayatlarını kaybeden Süriye ve Mustafa çiftinin 4 çocuğundan biri olan şehidin Türk bayrağına sarılı naaşı, helallik alındıktan sonra cenaze töreninin düzenleneceği Sakarlı Mahallesi Merkez Camii'ne getirildi. Burada şehidin eşi Mürüvvet ve ailesi gözyaşı döktü. 2 çocuk babası Şehit Mehmet Demirbaş öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından aynı mahallede toprağa verildi.






Cenaze törenine Samsun Valisi Orhan Tavlı, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun milletvekilleri, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, şehit yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

İnsan meselesi ve insan haklarına bakış -1-

İnsanlığın beşeriyet sahnesine çıktığı günden beri pek çok meselesi olmuştur. Bunlar siyasi, hukuki, sosyal, kültürel, iktisadi vb birçok meseledir

12.07.2026 04:19:00
Haber Merkezi
 
İnsan meselesi ve insan haklarına bakış -1-
İnsan meselesi ve insan haklarına bakış -1-
İnsanlığın beşeriyet sahnesine çıktığı günden beri pek çok meselesi olmuştur. Bunlar siyasi, hukuki, sosyal, kültürel, iktisadi vb birçok meseledir.

Ancak bunların başında bizzat insanın kendisi" gelir. Zira toplumlara yön veren, tarihi seyir içindeki tüm hadiselerin sebebi ve sonucu ya insandır, ya da insan ile alakalıdır. Batı dünyası maddeyi tanımada, fizik, kimya formülleri bulmada zamanla mesafeler kaydetmiştir, ama aynı başarıyı kendini tanımada elde edememiştir.

Batı toplumlarında geliştirilen siyasi ve iktisadi modeller insanı tanımadığı için insandan yola çıkmamış, aksine geliştirdikleri modellere uygun insan tipini tarif etmişlerdir.







İnsan gerçek manası ile tanınmadığı için insan hakları ve insanın ihtiyaçları kavramı da olması gerektiği biçimde ele alınamamıştır. Liberal– kapitalist modeller insan ihtiyaçlarını ve haklarını hedef alarak geliştirilmiş modeller değildir. İhtirasları, bencil kaygıları kendine ölçü alarak yola çıkmış bu tarz modellerin insanlığa fayda vermemesi son derece normaldir.

Sosyalizmin ve onun ilerlemiş aşaması komünizmin netice vermemesinin en temel sebebi de refaha kavuşturmayı düşündüğü insanı tanımamış olmasından kaynaklanmaktadır.

Adaleti tesis etmede, insanlığın can, mal, namus vb. güvenliğini sağlamada, toplum refahının yükseltilmesinde en mükemmel kural ve kaideleri ortaya koysak dahi, bunları hayata geçirecek olan insanı yetiştiremedikten sonra bu kuralların bir anlamı yoktur. İnsanı tanımadan, ona uygun siyasi iktisadi modelleri hayata geçirmeden ve onu özüne uygun şekilde yetiştirmeden insanoğlunun dertlerinin bitmesi mümkün değildir.







Tarihte İnsanı tanıyan onun yetiştirilmesine önem veren, eğitimini dikkate alan ve bireylerinin kabiliyetlerini doğru bir şekilde değerlendirebilen topluluklar, yeryüzünde adaletin ve insan haklarının tahsisine katkı sağlamışlardır. Türk milletinin tarihindeki altın sayfaların sebebi insanı tanımada ki başarısı ve insan haklarına olan bağlılığıdır.

Türk Dil Kurumu'nun Türkçe sözlüğüne göre, "huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli kimse" olarak ifade edilen insan tarifini taşıyanların oluşturdukları topluluklar, bu vasıfları taşımayanlar karşısında sayıca her zaman az olsalar da; medeniyetinin bugün geldiği nokta, bu az zümrenin tarih sahnesindeki gayretleri neticesindedir







TARİHTEN GÜNÜMÜZE İNSAN HAKLARI

Esasında insan haklarının tarihi serüveni dünyanın her yerinde homojen olarak gelişmemiştir. Bugün dahi insan haklarına bağlılık açısından bütün dünyanın aynı noktada olmadığını görmekteyiz. Batı toplumlarında kadının ruhu olup olmadığının konuşulduğu dönemde Türk tarihinde kadın toplumun en yetkili makamlarında görev alabiliyordu. Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Ancak hem liberal–kapitalist modellerin, hem de Marksist düşüncenin insan hakları, özgürlük, adalet vb. temel kavramları nasıl ele aldığını anlamak için; insan haklarının tarihi serüvenini Batı dünyasında yaşanan olaylar açısından değerlendireceğiz.

Batı tarihinde, gücü elinde bulunduran ile, idare edilen arasında sürekli olarak bir kavga söz konusudur. Kral ile halk, derebeyi ile köylü, işçi ile işveren arasında her dönem hakların elde edilmesi ve korunması için bir mücadelenin olduğunu görüyoruz.







Bu mücadele günümüzde de özellikle işçi ve işveren arasında olmak üzere halen bütün sahalarda devam etmektedir. Batı tarihinde insan hakları mücadelesi, bireylerin ellerinden özgürlüklerini alan devlet idaresine karşı verilen bir mücadeledir.

Batı toplumunda insan hakları ile ilgili birçok antlaşmanın yapılması, beyannamelerin yayınlanması bu toplumlardaki yöneten ile yönetilenler arasında süregelen kavgaların varlığına işaret etmektedir.

Diğer taraftan Türk tarihinde böyle bir sürecin yaşanmamış olması, insan hakları ihlallerinin olmadığını; yöneten ile yönetilen arasında kavga yerine kardeşliğin olduğunu bize göstermektedir. Türk hakanları, kendilerini vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılamakta sorumlu görürlerdi.

Eğer bunu yapamayacaklarsa o vatandaşların kendilerine başka hakan aramaları istenirdi. Yani Türk tarihinde idareci olmak vatandaşlarına insan haklarını yaşatmak demekti. Elbette hakların yaşanıldığı bir toplumda bu hakların olmadığı toplumlardaki gibi kavgaların olmasını beklemek mümkün değildir." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Aksaray'da feci kaza: 3 ölü

Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil şarampole takla atarken kazada 3 kişi yaşamını yitirdi

10.07.2026 14:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Aksaray'da feci kaza: 3 ölü
Aksaray'da feci kaza: 3 ölü
Aksaray'da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil şarampole takla atarken kazada 3 kişi öldü, 1 kişi de ağır yaralandı.






Kaza sabah saat 07.45 sıralarında Aksaray - Konya kara yolu Yenikent beldesi kavşağı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Konya'dan Aksaray istikametine seyreden Adem Gündüz (55) idaresindeki 50 AEG 167 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak şarampole takla attı. Kazayı gören diğer sürücüler durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine gelen ekipler yaralılara müdahale ederken, araçta yolcu olarak bulunan anne Çiğdem Gündüz (52) ve oğlu Emircan Gündüz'ün (25) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralanan araç sürücüsü Adem Gündüz ile araçta bulunan diğer oğlu Bedirhan Gündüz (18) ise ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırıldı.

Burada tedavi altına alınan yaralılardan baba Adem Gündüz de yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından anne ve oğlun cenazeleri otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.

Kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.