logo
08 AĞUSTOS 2026

Dijital dünyada kapıyı kilitlemeden dolaşmayın!


 
Üsküdar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, internetin doğası gereği çeşitli güvenlik riskleri barındırdığına işaret ederek, "Nasıl ki gerçek hayatta evimizin, arabamızın kapısını kilitliyor, perdelerimizi kapatıyor, yabancıları evimize almıyorsak internet kullanırken de verilerimizi, mahremiyetimizi ve paramızı korumak için bazı tedbirler almamız gerekir" dedi.

28.04.2026 07:00:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
Dijital dünyada kapıyı kilitlemeden dolaşmayın!
Dijital dünyada kapıyı kilitlemeden dolaşmayın!

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, internetin doğası gereği çeşitli güvenlik riskleri barındırdığına işaret ederek, "Güvenli internet, en geniş anlamıyla, dijital dünyada bu riskleri ortadan kaldırma anlamına geliyor. Nasıl ki gerçek hayatta evimizin, arabamızın kapısını kilitliyor, perdelerimizi kapatıyor, yabancıları evimize almıyorsak internet kullanırken de verilerimizi, mahremiyetimizi ve paramızı korumak için bazı tedbirler almamız gerekir. Aksi halde farkında bile olmadan banka hesaplarımız boşaltılabilir üstelik hesaplarımızdan kredi kullanılarak ekstra borçlandırılabiliriz. Ayrıca adımıza şirket kurulabilir ve bu şirketlerde yasa dışı işler yapılabilir. Özel yazışmalarımız ve fotoğraflarımız kötü amaçlı kullanılabilir. Dolayısıyla, güvenli internet hem maddi hem de manevi oldukça ağır zararlara uğramamamız için hayati bir önem taşır" dedi.







En yaygın tehdit oltalama ve sosyal mühendislik saldırıları

İnternette en sık karşılaşılan tehditlerin başında oltalama (phishing) ve sosyal mühendislik saldırılarının geldiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, şöyle devam etti:
"Sosyal mühendislik de denen, teknik olmaktan ziyade insanların dikkatsizliklerinden ya da farkındalık sahibi olmamalarından yararlanmaya çalışan saldırılar en sık karşılaşabileceğimiz saldırı türleridir. Çoğunlukla oltalama (phishing) mantığıyla yapılan saldırılardır. Bir bankayı, kargo şirketini, devlet kurumunu veya bilinen bir şirketi taklit ederek verilerinizi çalmaya çalışırlar. Bunu yaparken de 'Hediye kazandınız', 'Size miras kaldı', 'Borcunuzu ödemediniz' gibi mesajlar veya e-postalarla insanların bir anlık heyecanlarından veya paniklemelerinden yararlanmaya çalışırlar. Telefonla arayıp kendilerini asker ya da polis olarak tanıtıp 'İsminiz bir terör örgütü soruşturmasına karıştı' diyen dolandırıcılar gibi. Bu şekilde sizi panikletmeye veya acele ettirmeye çalışmalarından bunun bir oltalama saldırısı olduğunu anlayabilirsiniz. Ayrıca sizden bir linke tıklamanız istendiğinde, resmi bir web sitesinin adının çok benzerini, mesela yalnızca bir harf değiştirilmiş halini, kelimelerin arasına '-' eklenmiş halini, uzantısının değiştirilerek '.com' yerine '.net' vb. yapılmış halini kullanabilirler. Bunun gibi şüpheli durumlarda linke tıklamadan, ilgili kurumun resmi sitesini ziyaret ederek adresin doğru olup olmadığını anlamaya çalışmamız gerekir."






Zararlı yazılımlar sessizce izleyebilir

Bir diğer önemli tehdit grubunun zararlı yazılımlar (malware) olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, "Bunlar daha teknik saldırı türleridir ve yine azımsanmayacak kadar yaygındır. Virüsler, Truva atları ve casus yazılımlar örnek olarak gösterilebilir. Bilgisayarınıza veya telefonunuza sızıp parolalarınızı çalabilir ya da kameralarınızdan izleme yapabilirler. Genellikle 'bedava film izleme' ya da 'ücretsiz oyun oynama' sitelerinde karşımıza çıkarlar. Mesela bir film izleme sitesinde oynatma işaretine birkaç defa tıklamanız gerekiyorsa ve her seferinde alakasız pencereler açılıyorsa büyük ihtimalle size 'transparan katman' denilen aslında görmediğiniz başka bir link tıklatılıyordur. Bu sayede farkında olmadan kameranıza ya da verilerimize erişim izni veriyor olabilirsiniz" diye konuştu.







Cihaz performansındaki ani değişimler önemli bir uyarı sinyali

Cihaz performansındaki ani değişimlerin önemli bir uyarı sinyali olabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, "Cihazınız sebepsiz yere yavaşlamaya başladıysa veya bataryası çok hızlı bitmeye başladıysa bir virüs ya da casus yazılımdan şüphelenebilirsiniz. Bu yüzden resmi ve güvenilir olmayan yerlerden dosyalar veya uygulamalar indirmemek önemlidir. Bazen pdf uzantılı bir kitap indirdiğinizi zannedersiniz ama aslında bu gerçekte bir çalıştırılabilir zararlı yazılım olabilir. Kimlik numaralarımız, doğum tarihimiz, cep telefonu numaralarımız da saldırganların hedefinde olabilir. Bu bilgileri gerekmedikçe ve güvenilir olmayan kişilerle paylaşmamalıyız. İnternette bir forum doldururken alakasız kimlik bilgileriniz isteniyorsa (annenizin kızlık soyadı vb.) bilgileriniz tehlikede demektir" ifadesinde bulundu







Sosyal medya paylaşımları güvenliği tehdit edebilir

Sosyal medya ve mobil uygulamalarda paylaşılan kişisel bilgilerin ciddi güvenlik riskleri doğurduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, "Çok basit bir şekilde ailecek tatile gittiğinizi sosyal medyada paylaşırsanız ve bu bilgi kötü niyetli kişilerce elde edilirse eviniz hırsızlar için bir hedef haline gelebilir. Web sitelerinde güvenlik sorusu olarak okul, iş yeri, adres bilgileriniz kullanılabilir. Dolayısıyla bu basit bilgiler bile hassas verilerinize erişim için suistimal edilebilir. Yapay zekanın gelişmesiyle sesiniz veya görüntünüz kopyalanarak (deepfake) yakınlarınızdan para istenebilir. Saldırganlar ne kadar çok kişisel verinize hakimlerse karşı tarafı ikna etmeleri o kadar kolay olacaktır. Mobil uygulama konusunda da dikkatli olunmalıdır. Çok basit bir uygulama, sizden rehberinize, konumunuza, mikrofonunuza, kameranıza, fotoğraflarınıza erişim izni isteyebilir. Bu veriler şantaj amaçlı kullanılabilir ya da ticari amaçla başkalarına satılabilir" dedi.






İki aşamalı doğrulama, saldırıların büyük kısmını engeller

Parola güvenliğinin tek başına yeterli olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, şunları kaydetti: "Artık hayatımızda onlarca parola var. Bunların kesinlikle güvenli bir şekilde seçilmesi gerekiyor. Fakat aslında bu işin iki ayağı var, bir de parolalarımızı saklayan dijital platformlar parolalarımızı güvenli bir şekilde saklamalıdırlar. Hatırlarsanız internetin ilk yaygınlaşmaya başladığı yıllarda kullandığımız birçok değişik web sitesi artık yok. Bunun bir sebebi de kullanıcı parolalarını güvenli bir şekilde saklayamamış olmalarıydı. Bu yüzden alt yapısından emin olmadığımız platformlarda üyelik oluştururken iyi düşünmeli ve başka yerde kullandığımız parolaları kullanmamalıyız. Şöyle bir örnek verebilirim, eğer bir web sitesinde 'parolamı unuttum' dediğinizde size eski parolanızı e-posta olarak gönderiyorlarsa derhal oradaki üyeliğinizi iptal etmeniz ve eğer aynı parolayı başka yerlerde kullanmışsanız değiştirmeniz gerekir. Çünkü parolanız, kriptografik özeti bile alınmadan saklanabilecek en kötü haliyle, düz metin olarak saklanıyor demektir. Parola güvenliği konusunda, yalnızca birilerinin parolamızı birkaç deneme ile bulmaya çalışacağını düşünmemeliyiz." diye konuştu.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.