logo
24 HAZİRAN 2026

Dijital Türkiye hayali gerçekleşir mi?

Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy önemli bilgiler paylaştı

05.04.2022 19:10:00
Dijital Türkiye hayali gerçekleşir mi?
Dijital Türkiye hayali gerçekleşir mi?
2025 yılına kadar Türkiye'nin en hızlı büyüyen yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketi olmayı hedeflediklerini söyleyen Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy, dijitalleşmiş bir ülke olmak için bugünden gerekli adımları atmak gerektiğini kaydetti.

5G teknolojisinin Türkiye'nin dijitalleşme yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olacağını belirten Aksoy, "5G değer zincirinin 2035 yılına kadar global ekonomiye 3,8 trilyon dolar ekonomik katkı sağlayacağı öngörülüyor" dedi. Aksoy, dijital kanallarını kullanan aylık aktif kullanıcı sayısının 18 milyonu aştığını aktardı.

Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy, Türkiye'nin 5G alanındaki yaptığı çalışmalar, Metaverse, dijitalleşme ve şirketin gelecek dönem hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye pazarında 15 yılı geride bıraktıklarını dile getiren Engin Aksoy, "Bu süreçte, Türkiye'nin en büyük uluslararası doğrudan yatırımlarından biri olarak, ülkemizin büyümekte olan telekom pazarındaki yerimizi aldık. Ana stratejimiz, her zaman yüksek teknolojiye dayalı dijital bağlantılı yaşamı bireyler ve kurumlar için kolay ve erişilebilir kılmak oldu. Bireylerin ve kurumların ihtiyaçlarına göre önceliklerimizi belirledik. Bu ihtiyaçlara özel kullanıcı dostu ürün ve servisler geliştirmeye odaklandık. Altyapımızı bu hızla değişen ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde yeni nesil teknolojilerle geliştirmeye öncelik verdik" ifadelerini kullandı.




Dijital kanallarımızı kullanan aylık aktif kullanıcı sayımız 18 milyonu aştı

Kullanıcılarına kaliteli hizmeti uygun maliyetle sunmayı hedeflediklerini söyleyen Aksoy, "Bu odağımızı bugün de koruyoruz. Türkiye pazarındaki istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz. Ekim-Aralık 2021 dönemini kapsayan 3. çeyrekte şirketimizin servis gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artarak 4,5 milyar TL'ye ulaştı. Mobil abone sayımız 24,2 milyon, sabit genişbant abone sayımız 1,3 milyon olarak gerçekleşti. Dijital kanallarımızı kullanan aylık aktif kullanıcı sayımız 18 milyonu aştı. Bu müşterilerin aylık toplam etkileşimi ise 500 milyon oldu. Abonelerimizin toplam data kullanımı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 28,2 artışla 796 petabyte'ı aştı. Diğer yandan, 15 yıllık yolculuğumuzun etkilerini daha sağlıklı ve nesnel bir bakış açısıyla değerlendirebilmek için Politika Analiz Laboratuvarı ile birlikte bir ekonomik etki analizi çalıştık. Bu raporda, şirketimizin hem kendi ekosistemi üzerindeki dönüştürücü etkilerini, hem de ülke ekonomisine sunduğu katkıları değerlendirdik. Buna göre, 15 yılda yaptığımız toplam yatırımın reel değeri 63 milyar TL oldu. Şirketimizin ekonomiye doğrudan 152 milyar TL'lik etkisi olduğunu, ekosistemimizle birlikte oluşan çarpan etkileriyle bu rakamın 334 milyar TL'ye ulaştığını hesapladık" diye konuştu.

Türkiye'nin ve sektörümüzün geleceğine duyduğumuz güvenle yatırımlarımıza devam edeceğiz

2020-2021 mali yılında, operasyonları sonucunda Türkiye'de 58 bin kişilik tam zaman eşdeğerinde istihdamı doğrudan ve dolaylı olarak ortaya çıkardıklarını aktaran Aksoy, "Tetiklenen etkiyle bu sayı 127 bini buldu. Türkiye'nin ve sektörümüzün geleceğine duyduğumuz güvenle yatırımlarımıza devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

2025 yılına kadar Türkiye'nin en hızlı büyüyen yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketi olmayı hedefliyoruz

2022'deki planlarından bahseden Aksoy, "Geleceğin dijital servislerde olduğunu düşünüyoruz. Bu düşüncemizin bir sonucu olarak, 2025 yılına kadar Türkiye'nin en hızlı büyüyen yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketi olmayı hedefliyoruz. Başka bir deyişle, sadece iletişim hizmetleri sunmanın ötesine geçiyoruz. Dijitalleşmenin gücünü kullanarak, dijital pazaryeri, finans ve sigorta hizmetleri sağlayıcısı, dijitalleşmek isteyen işletmelerin en önemli destekçisi olma yönünde adımlar atıyoruz. Bu hedefe ulaşmak için 'Yeni Nesil Bağlantı, Vodafone Yanımda ve Vodafone Business' unsurlarından oluşan planımıza odaklanmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, altyapımızı en yeni teknolojilerle geliştirmeye devam ederek kullanıcılarımıza en iyi dijital deneyimi yaşatmaya devam ediyoruz. Ana hedefimiz, kullanıcılarımıza hem mobilde hem sabitte sınırsız/kesintisiz bir deneyim yaşatmak" dedi.

Vodafone Yanımda, yeni kategorilerle büyümeye devam ediyor

Aksoy, "Vodafone Yanımda'nın her gün girilip işlem yapılan, kullanılan, kullanıcıların hayatını kolaylaştıran ve yaşayan bir 'süper uygulama' olması için yatırımlarımıza devam ediyoruz. Bu uygulamamız, yeni kategorilerle büyümeye devam ediyor ve her ihtiyaca cevap veren bir pazaryeri haline geliyor. 2025'e kadar Türkiye'nin ilk geniş kapsamlı süper uygulamasını sunmak istiyoruz. Ayrıca, her ölçekten işletmenin teknoloji ortağı olmaya devam ediyoruz. Kurumsal alanda ana odaklarımızın yanı sıra Veri Merkezi, Bulut Çözümleri, Siber Güvenlik, Özelleştirilmiş Mobil Ağ ve Nesnelerin İnterneti alanlarında devam eden ve yapacağımız yatırımlarla önümüzdeki 5 yıl boyunca katlanarak artan bir hızda büyümeyi planlıyoruz. Yeni iş alanlarımızın büyümesini desteklemek amacıyla holding yapısına da geçtik. Bugün, Vodafone Holding A.Ş. bünyesinde 13 şirketimiz var. Hedefimiz, dijital servisler odağımızı devam ettirerek bu şirketlerimizi daha da büyütmek" açıklamalarında bulundu.

5G değer zincirinin 2035 yılına kadar global ekonomiye 3,8 trilyon dolar ekonomik katkı sağlayacağı öngörülüyor

5G konusunda da açıklamalarda bulunan Aksoy, "Bugün 5G dediğimizde, birçok sektörde yenilikçi yaklaşımlarla iş yapış şekillerini değiştirecek ve hem ekonomik hem de sosyal alanlarda katma değer oluşturacak bir dijital dönüşümden bahsediyoruz. Dolayısıyla, Türkiye'nin 5G'ye geçiş sürecine sadece bir teknoloji evrimi olarak bakmamak gerekiyor. Daha geniş bir pencereden bakarsak, tam anlamıyla dijitalleşmiş bir ülke olma yolunda atılan önemli bir adım. 5G'nin ülkemizin ekonomik büyümesi üzerinde de önemli etkileri olacağını düşünüyoruz. Dünyada 80'i aşkın ülkede 200'ün üzerinde ticari 5G şebekesinin kullanıma sunulduğunu görüyoruz. Uluslararası çalışmalara baktığımızda, 5G değer zincirinin 2035 yılına kadar global ekonomiye yaklaşık 3,8 trilyon dolar ekonomik katkı sağlayacağı ve 22,8 milyon istihdam oluşturacağı öngörülüyor. Ülkemizin dünya ekonomisinden yaklaşık yüzde 1 pay aldığı göz önüne alındığında, 5G ile oluşturulacak ekonomik değerin yıllık 2,5 milyar dolara ulaşacağı düşünülebilir. Nitekim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Milli Teknoloji Hamlesi Stratejisinde 5G'nin 10 milyar doları aşan katkı sağlayacağı ifade ediliyor" ifadelerini kullandı.

5G teknolojisinin ülkemizin dijitalleşme yolculuğunda önemli bir kilometretaşı olacağına inanıyoruz

Her yeni teknolojinin ortaya çıkardığı yeni iş alanları ve ekonomik fırsatların göz önüne alındığında 5G'nin ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlayacağına inandıklarının altını çizen Aksoy, "Ayrıca, yabancı yatırımcıların da yüksek teknolojili altyapısı olan ülkeleri tercih ettiğini biliyoruz. Şirket olarak, 5G ihalesinin bir an evvel yapılmasını önemsiyor ve istiyoruz. 5G teknolojisinin ülkemizin dijitalleşme yolculuğunda önemli bir kilometretaşı olacağına inanıyoruz. Bu anlamda spektrum kaynaklarının yatırımı teşvik eden yetkilendirme süreçleri ile tahsis edilmesinin çok kritik olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca, 5G ile uyumlu cihaz ve ekipman ekosistemini geliştirmek ulusal önceliklerimiz arasında olmalıdır. Dolayısıyla 5G uyumlu akıllı telefonlara erişimin önündeki taksit sınırı gibi engellerin kaldırılması da bu süreçte oldukça önemli olduğunu değerlendiriyoruz. İhalenin kısa vadede olmaması durumunda, sektörün ihtiyacı olabilecek bazı frekansların operatörlere geçici veya uzun süreli tahsisinin gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Artan data kullanımını düşündüğümüzde, daha iyi, güncel, hızlı, kapasiteli hizmet verebilmemiz için yeni frekanslara ihtiyacımız var. Bu, hem bizim gelişen teknolojinin imkanlarından faydalanarak 5G öncesinde yapacağımız yatırımların verimliliğini artırmamıza, hem de abonelerimize daha kaliteli hizmet sunmamıza imkan sağlayacaktır. Özetle, ilave frekans tahsisini 5G ihalesini beklemeksizin gerçekleştirmek, teknolojik dönüşümü kolaylaştırarak, geçiş sürecinde sektöre hız ve öngörülebilirlik kazandıracaktır" diye konuştu.

Tamamen dijitalleşmiş bir ülke olmak için bugünden gerekli adımları atmak önem taşıyor

2030 yılında dijital bir Türkiye hayal etiklerini aktaran Aksoy, "2030'a kadar sektörler, devlet kurumları ve vatandaşlar dahil olmak üzere toplumun tüm bileşenlerini yeni nesil teknolojiler ile buluşturmak ve tamamen dijitalleşmiş bir ülke olmak için bugünden gerekli adımları atmak önem taşıyor. Bakanlığımızın hazırladığı Ulusal Genişbant Stratejisi ve Eylem Planı ve Cumhurbaşkanlığı Kalkınma Planı'nda belirtildiği üzere, güçlü bir dijital altyapının oluşmasını ve yaygınlaşmasını sağlamak üzere 5G teknolojisinin hayata geçmesi ve tüm hanelere yüksek hızlı genişbant sağlanması bu anlamda önemli bir adımdır. Bu noktada fiber altyapı önemli rol oynuyor. Özellikle 5G teknolojisinin hayata geçmesinde fiber altyapının yaygınlaşması önemlidir. Fiber meselesinin ortak sahiplenilmesi gereken bir memleket meselesi olduğunu düşünüyoruz. Ülkemizin, hak ettiği fiber kapsamasına ve penetrasyon düzeyine sahip olması için yatırımların hızlanması gerekiyor. Bu anlamda, ülke kaynaklarının verimli kullanılması için ortak yatırıma imkan sağlayacak bir ortak altyapı şirketi kurulmasının ülkemizde yatırımların hızlanmasını sağlayacağını düşünüyoruz" dedi.

Ortak altyapı şirketinin kurulması konusunda somut gelişmeler bekliyoruz

Ortak altyapı şirketi kurulması için Varlık Fonu'nun liderliğinde çalışma başlatılmasına yönelik geçmişte umut vaat eden girişimlerin olduğunu belirten Aksoy, "Özellikle geçtiğimiz günlerde Varlık Fonu tarafından yapılan Türk Telekom hisselerinin devri açıklamasından sonra ortak altyapı şirketinin kurulması konusunda somut gelişmeler bekliyoruz. Bunun yanı sıra gerek toptan ve perakende hizmetlerin ayrıştırılmasına dair yapısal değişiklik gerekse de mevcut fiber altyapıya erişim düzenlemelerinin tamamlanması da hem sektör hem de tüketicilerin gelişmiş hizmet kalitesi beklentileri açısından önem taşıyor. Paylaşım yapacağımız alanlar sadece fiberle sınırlı değil, mobil altyapıda da rekabet kurallarının çizdiği sınırlar içinde ortak paylaşıma sıcak bakıyoruz. Bu yolla hem kaynak israfının önüne geçilmesi mümkün olacak hem de müşterilerimizin ürün ve hizmetlere daha hızlı ve daha uygun fiyatlı erişimi mümkün olabilecektir. Kulelerin ortak olması, altyapının paylaşımı, bazı sistemlerin ortak kullanılması gibi sektörün önünü açacak, hizmetin yaygınlaşmasını sağlayacak çözümler hayata geçirilebilir. Kulenin paylaşımı, kulenin üzerindeki ekipmanların paylaşımları gibi adımlar yatırımları hızlandırabilir. Hem fiber ortak altyapı hem mobil ortak altyapı operatörler arasında çalışılabilecek konular. Sektör olarak birlikte çalışmayı da etkinleştirerek daha büyük bir katma değer oluşturabileceğimize inanıyoruz" şeklinde konuştu.

Yarını Kodlayanlar projesini tüm Türkiye'de yaygınlaştırdık

Türkiye Vodafone Vakfı çatısı altında hayata geçirdikleri 'Yarını Kodlayanlar' projesinden bahseden Aksoy, "Projeyi tüm Türkiye'de yaygınlaştırırken, bir yandan da farklı dijital eğitim başlıklarıyla çocuklarımızın dijital yetkinliklerini artırmayı hedefliyoruz. Bu bakış açısıyla, teknoloji dünyasındaki yenilikleri yakından takip ediyor ve bu yenilikleri çocuklarımızın eğitimi için bir fırsata dönüştürme gayretiyle çalışıyoruz. Metaverse alanındaki çalışmalarımız da bu düşüncemizden doğdu. Çocuklarımızı, fiziksel ve online ortamlarda aldıkları kodlama eğitimine ek olarak, tüm dünyanın konuştuğu metaverse evreniyle de tanıştırmak istedik. Böylece, 'Yarını Kodlayanlar' içinde yeni bir yolculuğa çıkmış olduk. Metaverse dediğimizde, üç boyutlu sanal dünyalardan oluşan bir ağdan bahsediyoruz. Bu ağın odağında sosyal bağlantı bulunuyor. İnsanların sosyal etkileşimini duyusal olarak zenginleştirecek bir kavramdan söz ediyoruz. Metaverse, aslında, belirli bir teknolojiyi değil, teknolojiyle nasıl etkileşime geçtiğimizi ifade eden bir kavram. Bu etkileşim sonucu yaşadığımız değişim ve dönüşüme işaret ediyor. Metaverse'de kullanıcılar sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR), yapay zeka, sosyal medya ve dijital para birimi gibi teknolojileri kullanarak fiziksel dünyanın özelliklerini taklit eden sanal bir dünyada dolaşıyor. Bunu, kullanıcıların dijital ve gerçekliği artırılmış sanal bir evrende hareket edebileceği bir platform olarak da düşünebiliriz" diye konuştu.

Metaverse'ün hızlı büyümesini sürdüreceğine inanıyoruz

Metaverse'ün inşasının hâlâ erken aşamalarda olduğunu vurgulayan Aksoy, "Çünkü, onu oluşturacak teknolojiler de gelişme sürecinde. Tahminlere göre, Metaverse'ün temel özelliklerinin yaygınlaşması 5-10 yıl sürebilecek. Bununla birlikte, şimdiden bu alanda ciddi yatırımlar yapıldığını görüyoruz. Rakamlara baktığınızda, 2020'den günümüze sanal para cüzdanı olan kişi sayısı 10 kat artış göstererek 50 bine ulaşmış. Sanal arazi, NFT, sanal ürünler piyasası ise 200 milyon doları aşmış. Metaverse'ün hızlı büyümesini sürdüreceğine inanıyoruz. Özellikle Metaverse ile daha güçlü internet, bağlantı hızı ve data ihtiyacı önemli ölçüde artacak. Bu sebeple, şirket olarak yaptığımız 5G Ar-Ge çalışmalarını önemsiyoruz. Ayrıca, Metaverse ile birlikte kullanıcıların markalarla olan etkileşimi de şekil değiştirecek. Şimdiden kurulan birçok Metaverse ajansı bunun göstergesi. Biz de müşterilerimizin olduğu her yerde onlara en iyi hizmeti sunmak için etkileşim deneyimimizi yeniden tasarlıyoruz" ifadelerini kullandı.

Vakıf olarak, bugüne kadar reel değeri 104,3 milyon TL olan 16 projeye destek olduk

Günümüz tüketicisinin bir markayla olan ilişkisini, sadece kalite ve fiyatın belirlemediğini söyleyen Aksoy, "Tüketici, o markayla ve markanın sahibi şirketle duygusal bir bağ da oluşturuyor. Tüketiciyle böyle bir bağ kurmanızın yolu, bir 'güven markası' olabilmekten geçiyor. 'Güven markası' olabilmek ise kesinlikle bugünden yarına gerçekleşen bir durum değil; bu noktada, uzun soluklu itibar yönetimi çalışmaları yapmanız gerekiyor. Tüketicinin güvenini kazanmak ve onunla duygusal bir bağ kurabilmek için sosyal sorumluluk projelerine önem vermeniz gerekiyor. Biz vakıf çatısı altında 15 yıldır bu anlayışla çalışıyoruz. Dünya genelindeki 27 Vodafone Vakfı'ndan biriyiz. Vakfımız, "İyilik İçin Teknoloji" vizyonuyla, sosyal hayatın olanaklarından yeterince faydalanamayan veya ekonomik hayatta varlık gösteremeyen bireylerin önündeki engelleri kaldırmaya odaklanıyor. Sosyal yatırımlarımızda, ülkemizin toplumsal gereksinimleri doğrultusunda, uzun ve titiz bir çalışma sonucunda belirlediğimiz sosyal ihtiyaçlar haritasını temel alıyoruz. Kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizi, sosyal ihtiyaç haritasında yer alan açıklara çözüm üretme ve bu şekilde sosyal değişim oluşturma hedefiyle geliştiriyoruz. Kadınlar ve çocuklar, öncelikli odak alanlarımızı oluşturuyor. Vakıf olarak, bugüne kadar reel değeri 104,3 milyon TL olan 16 projeye destek olduk. Bu projelerle, 4,2 milyon kişiye eriştik. Bu sayının 1,1 milyonunu gençler ve çocuklar, 950 binini kadınlar oluşturuyor" dedi.

Çocuklarda çevresel farkındalık oluşturmak amacıyla 'Yeşil Gezegen' projesini hayata geçirdik

Çocukların teknoloji okuryazarlığını artırmak hedefiyle 6 yıl önce Habitat Derneği işbirliğiyle Yarını Kodlayanlar projesini başlattıklarını belirten Aksoy, "Türkiye'nin dört bir yanında yaşları 7-14 arasında değişen çocuklara gönüllü eğitmenlerin yönetiminde programlamaya giriş, algoritma mantığı, uygulama yapma, hikâye oluşturma ve oyun yapma gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitimler veriyoruz. Çocuklara programlama hakkında fikir sahibi olma, üreticiliklerini ortaya çıkaracak çalışmalar yapma, kendi hayal dünyalarını oluşturma, kendi oyunlarını üretme imkânı sunuyoruz. Bugüne kadar 81 ilde 242 bini aşkın çocuğa ulaştık. Proje kapsamında son olarak, kırsal bölgelerdeki öğrencilerin teknolojiye erişimini artırmak amacıyla 30 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları açtık. Projeksiyon cihazı, 3D kalem, bilgisayar, 3D yazıcı, eğitim ve STEM kitleri, Zoom iletişim ve etkinlik araçlarının yer aldığı sınıflarda öğrencilere kodlama başta olmak üzere çeşitli teknoloji eğitimleri veriyoruz. Teknoloji sınıflarında düzenlenen eğitimlerle bir yılda çevre köyler dahil olmak üzere toplam 6 bin çocuğa ve yaklaşık 2 bin 500 veliye ulaşmayı hedefliyoruz. Yine Habitat Derneği işbirliğiyle, çocuklarda çevresel farkındalık oluşturmak amacıyla 'Yeşil Gezegen' projesini hayata geçirdik. Proje kapsamında, Türkiye'nin farklı illerinde 7-14 yaş arası çocuklara iklim değişikliği, elektronik atık dönüşümü, geri dönüşüm, sürdürülebilirlik ve afet konularında online eğitimler veriyoruz. Eğitimlerin ardından proje katılımcıları arasında bir fikir maratonu da düzenleyeceğiz. Çocuklardan dünya sorunlarıyla ilgili çözümler üretmelerini isteyeceğiz. Bu çocuklarımız, dünyamızı koruma bilinciyle yetişen bireyler olarak yakın çevrelerinde iklim elçileri olabilecek. Bu projeyle, başlangıçta bin çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Diğer yandan, kadınlar için Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü işbirliğiyle Dijital Benim İşim projesini hayata geçirdik. Bu proje kapsamında 18 yaş üstü kadınlara Halk Eğitimi Merkezlerinde sınıf içinde ve dijital ortamda Dijital Okuryazarlık ve Dijital Pazarlama eğitimleri veriyoruz. Temel amacımız, kadınların dijital yetkinliklerini geliştirerek ekonomik ve sosyal hayata dahil olmalarını sağlamak. Projenin ilk yılında 13 ilde toplam 5 bini aşkın kadına ulaştık. Eğitimlerden mezun olan 63 kadın kursiyerimizi Vodafone Müşteri Hizmetleri bünyesinde istihdam ettik. Yeni dönemde hedefimiz 20 ilde 12 bin kadına ulaşmak" ifadelerini kullandı.

Vodafone Red'liler, 'Her Şey Dahil Pasaport - Dünya' servisimizle, tarifelerindeki haklarını 104 ülkede kullanabiliyor

Vodafone'lu olmanın yurtdışındaki faydalarından bahseden Aksoy, "Vodafone Red'liler, 'Her Şey Dahil Pasaport - Dünya' servisimizle, tarifelerindeki ses, internet ve SMS haklarını 104 ülkede Türkiye'deki gibi özgürce kullanabiliyor. Ayrıca, Türkiye'den 23 Vodafone ülkesini hiçbir ücret ödemeden arayabiliyor. Vodafone Red'lilere, havalimanına VIP transferle ulaşma, havalimanında özel yolcu salonunu indirimli kullanma, havalimanında hızlı geçiş yapabilme ve marka indirimleri gibi ayrıcalıklar da sunuluyor" diye konuştu.

Türk yöneticiler, her yerde güçlü yönleriyle fark oluşturuyor

Vodafone'un globaldeki Türk yöneticilerinden de bahseden Aksoy, "Yurtdışına yönetici ihracı konusunda Vodafone Türkiye'nin ayrıcalıklı bir konumu olduğunu belirtmeliyim. Vodafone Grubu içinde son derece başarılı bir performans sergileyen Vodafone Türkiye önemli bir yetenek havuzu olarak görülüyor. Her yıl Türkiye'den Vodafone'daki global pozisyonlara geçen arkadaşlarımız oluyor. Yetenek yönetimi stratejimiz doğrultusunda çalışanlarımıza Vodafone Grubu bünyesinde uluslararası kariyer yapma olanağı sunuyoruz. Bugüne kadar 169 çalışanımızı yurtdışına transfer ettik. Bu çalışanlarımızın yarısı kadın. Türk yöneticiler, her yerde güçlü yönleriyle fark oluşturuyor. Türk iş insanları, bölgesel ve küresel arenada önemli inisiyatifler alarak ve atılımlar yaparak birbirinden değerli başarılara imza atıyorlar. Türk profesyonellerimizin yurtdışında görev alması hepimizi çok mutlu ediyor ve gururlandırıyor" açıklamalarında bulundu.

Spor okullarında futbol eğitimi alan kız çocuklarına destek olmak üzere yeni bir projeyi hayata geçirdik

Beşiktaş Vodafone Kadın Futbol Takımı sponsorluklarının 10 yıldır devam ettiğini hatırlatan Aksoy, "Göğüs sponsoru olarak başladığımız bu yolculuğa geçen yıl isim sponsorluğunu da ekledik. Bu sezon her iki sponsorluğumuzu da bir yıl daha uzattık. Bu sponsorlukla kadın futboluna yönelik farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Geldiğimiz noktada, bu hedefimize ulaştığımızı, kadın futbolunun yaygınlaşmasında öncü bir rol oynadığımızı ve büyük kulüplerimizin kadın futbol takımlarını kurarak bu alanda önemli adımlar attıklarını görmekten mutluluk duyuyoruz. Beşiktaş Vodafone Kadın Futbol Takım ile olan işbirliğimizi sadece bir sponsorluk olarak görmüyoruz; kadın futbolunun gelişmesine destek olacak adımlar da atıyoruz. Bu kapsamda,2 yıldır Ben Varım çatısı altında düzenli iletişimler ile cinsiyet eşitsizliği ve boyutları ile ilgili farkındalık çalışmaları yapıyoruz. 2 yıl önce düzenlediğimiz ve 33 bin kişinin izlediği Vodafone Kupası, Türkiye'de bir kadın futbol maçında en fazla taraftarın bulunduğu müsabaka olarak önemli bir başarıya ulaştı. Beşiktaşlı kadın futbolcularımızın hikâyelerine yer verdiğimiz 'Ben Varım' belgeseli, YouTube'da 3,3 milyonu aşkın izlenmeye ulaşarak büyük ilgi gördü. Bu belgeselde kadın futbolcularımızın sahadaki varlıklarını sürdürebilmek için verdikleri mücadeleye dikkat çektik. Diğer yandan, spor okullarında futbol eğitimi alan kız çocuklarına destek olmak üzere yepyeni bir projeyi hayata geçirdik. Sponsorluğumuzun 10. yılı için özel olarak tasarlayıp ürettiğimiz formaların satışından elde edilecek gelirle kız çocuklarının futbol eğitimine katkıda bulunacağız. Hedefimiz, futbolda gelişmek ve profesyonel olmak isteyen kız çocuklarının kendilerine yakıştırdıkları her alanda ben varım demeleri ve bu ekosistemde yer almasını teşvik etmek. Hedefimiz, toplam 200 kız çocuğumuzun futbol eğitimine destek olmak" ifadelerini kullandı.

Bu projeyi bir sosyal medya kampanyasıyla da desteklediklerini dile getiren Aksoy, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu kampanyada, erkeklerle özdeşleştirilen alanlarda kadınların da varlığını gösteren GIF ve NFT tasarımlarını bir arada kullanıyoruz. Bu kampanya için gerçek hayatta hayatta itfaiyeci, pilot, kurye, cankurtaran ve futbolcu olarak görev yapan kadınların yer aldığı eşitlik GIF'leri hazırladık. Herkesi fotoğraf ve video paylaşım platformunda eşitlik GIF'lerimizi kullanarak kadınların kendilerine yakıştırdıkları her alanda 'Ben Varım' demelerini desteklemeye davet ediyoruz. Diğer yandan, eşitlik GIF'lerinde kullanılan meslek gruplarına özel illüstratif çizimler tasarladık. Bu tasarımları, Opensea NFT Marketplace aracılığıyla #BenVarım etiketli bir koleksiyon olarak satışa sunduk. Bu NFT'lerin satışından elde edilecek gelirin tamamını kız çocuklarının futbol eğitimi için kullanacağız. Böylece, az önce bahsettiğim fiziksel forma satışından elde edilecek gelire NFT satışından elde edilecek geliri de ekleyerek, toplamda 550 bin TL'yi aşkın bir bağış tutarına ulaşmayı hedefliyoruz."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.