'Dinde ayrımcılık yapan müşriktir'
İmam Bâkır (a.s.), mü'minin inandığı dinde birlik olmasının gereğini vurgulayarak; bu din üzerinden ayrımlar yaparak meydana gelen farklılaşmayı ve tefrikayı müşriklik olarak kabul etmiştir
12.10.2013 00:00:00
İmam Bâkır'ın (a.s.) Hâricîler hakkında da bir hadisi vardır. Fudayl rivayete eder:"Bir gün Ebu Câfer'in (Muhammed Bâkır) yanına girdim. Bir adam da oradaydı. Ben oturunca adam kalkıp gitti. Bana dedi ki: 'Ey Fudayl! Şu yanında ki nedir?''Nedir?' dedim.'Hâricî' dedi.'Kâfir midir?' dedim.İmam (a.s.), 'Evet, Allah'a yemin ederim ki, müşriktir' buyurdu."İmam Bâkır (a.s.), mü'minin inandığı dinde birlik olmasının gereğini vurgulayarak; bu din üzerinden ayrımlar yaparak meydana gelen farklılaşmayı ve tefrikayı müşriklik olarak kabul etmiştir. Nâfi b. Arzek, İmam Muhammed Bâkır'ın (a.s.) yanında oturup helal ve haramlarla ilgili sorular soruyordu. İmam (a.s.), söz arasında Nâfi'ye buyurdu ki:"Söyle bu Havâric'e, Emirü'l-Mü'minin Ali'yi (a.s.) izleyip ona yardım etmek sûretiyle, Allah'a yakınlaşmaya çalışıyorken, niçin bir anda ona karşı gelmeyi câiz bildiniz? Sana diyecekler ki, o Allah'ın dininde hakemlik yapılmasına izin verdi. Sen de onlara de ki: Ali (a.s.) bunu yapmadan önce Allah ve Resûlü (s.a.v.) dinde hakemlik yapılmasını uygun bulmuşlardı. Nitekim karı-koca arasında anlaşmazlık olunca; 'Erkek tarafından bir hakem ve kadın tarafından bir hakem gönderin, eğer uzlaşmak isterlerse Allah da onları uzlaştırır.' (Âraf, 35).Ben-i Kurayza savaşında, sonucu belirlemek için Resûlullah (s.a.v.), Sa'd b. Muaz'ı hakem tayin etti ve O'nun verdiği kararı Allah da teyid etti. Bilmiyor musunuz ki, Emirü'l-Mü'minin o iki kişiye Kur'an'ın hükmüne göre hakemlik etmelerini O'nun hükmünden çıkmamalarını emretti. Ve eğer Kur'an'ın hükmüne aykırı hükmederlerse hükmü reddetmelerini şart koştu. Kendisine senin zararına hükmeden birini hakem yaptın, diye söylediklerinde, ben bir kişiyi değil, Kur'an'ı hakem kıldım, buyurdu.Buna göre bu Havâric böyle bir insana, neye dayanarak yoldan sapmıştır diyebiliyor?"Nâfi diyor ki: "O güne kadar bu konuda böyle hak ve doğru bir söz duymamıştım ve aklıma gelmemişti." (el-İrşad, Şeyh Müfid, s. 314-315).














































































