logo
08 AĞUSTOS 2026

Dış politikada ezber bozan kapışma!

Uluslararası ilişkiler disiplini, Soğuk Savaş'ın bitişinden bu yana en köklü entelektüel bölünmelerinden birini yaşamaya devam ediyor

14.06.2026 09:07:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Dış politikada ezber bozan kapışma!
Dış politikada ezber bozan kapışma!
Uluslararası ilişkiler disiplini, Soğuk Savaş'ın bitişinden bu yana en köklü entelektüel bölünmelerinden birini yaşamaya devam ediyor.

Akademik çevrelerde "Dördüncü Büyük Tartışma" olarak bilinen Rasyonalizm (Akılcılık) ve Reflektivizm (Düşünsellik/Yansıtmacılık) mücadelesi, sadece teorik bir kelime oyunundan ibaret değil; devletlerin neden savaştığını, ittifakları nasıl kurduğunu ve küresel krizlere nasıl tepki verdiğini anlamanın anahtarını sunuyor.

Peki, küresel siyaset sahnesini tamamen farklı gözlüklerle okuyan bu iki akım neyi savunuyor ve neden uzlaşamıyorlar? İşte detaylar:







1. Rasyonalizm: "Dünya Orada ve Kuralları Belli"

Uluslararası siyasetin geleneksel ağır topları olan Realizm (Gerçekçilik) ve Liberalizm, rasyonalist çatı altında buluşuyor. Onlara göre uluslararası sistem, insan önyargılarından bağımsız, somut ve "dışarıda" bir yerlerde duruyor.

Temel varsayımlarına göre devletler, uluslararası sistemin ana aktörleridir ve birer "bilardo topu" gibi rasyonal (akılcı) hareket ederler.

Tıpkı mikroekonomideki tüketiciler gibi, devletler de kendi çıkarlarını (güvenlik, güç, refah) maksimize etmeye çalışırlar.

Sistemin anarşik yapısı, yani merkezi bir otoritenin olmaması, devletleri sürekli bir maliyet-fayda analizi yapmaya zorlar. Yöntem olarak ise pozitivisttirler. Yani doğa bilimlerinde olduğu gibi, dış politikada da gözlemlenebilir verilerle genel kanunlara ve neden-sonuç ilişkilerine ulaşmayı hedeflerler.







2. Reflektivizm: "Dünyayı İnşa Eden Bizim Fikirlerimizdir"

1980'lerin sonundan itibaren ana akım teorilere bayrak açan Eleştirel Teori, Postmodernizm, Feminizm ve kısmen Sosyal İnşacılık (Konstrüktivizm) gibi akımlar ise reflektivist cepheyi oluşturuyor. Reflektivizm, rasyonalistlerin dünyayı "olduğu gibi" inceleme iddiasına kökten karşı çıkıyor.

Bu kampa göre sosyal dünya, doğa dünyası gibi değildir. Uluslararası siyaset; diller, kimlikler, kültürler ve tarihsel söylemlerle inşa edilen yapay bir alandır.

Devletlerin çıkarları gökten zembille inmez; kimliklerine ve birbirlerini nasıl algıladıklarına göre değişir. Örneğin, rasyonalist bir bakış için Kuzey Kore'nin nükleer silahı da İngiltere'nin nükleer silahı da aynı "tehdit" havuzundadır.

Reflektivist bakış ise ABD için İngiltere'nin nükleer gücünün bir tehdit oluşturmadığını, çünkü aralarında bir "dostluk kimliği" kurulduğunu söyler; mesele silahın kendisi değil, ona yüklenen anlamdır. Yöntemleri post-pozitivisttir. Nesnel bir doğrunun olmadığını, her teorinin aslında belirli bir gücü, sınıfı veya statükoyu korumak için üretildiğini savunurlar.







Büyük Çatışma Alanları: Kim, Neyi Eleştiriyor?

İki kamp arasındaki tartışma üç temel sütunda kilitleniyor:

İlk olarak Varlıkbilim (Ontoloji) açısından rasyonalistler devletlerin çıkarlarının sabit ve önceden verili olduğunu kabul ederken, reflektivistler bu çıkarların dinamik olduğunu, kimlikler ve kültürel etkileşimle sürekli yeniden üretildiğini savunur.







İkinci olarak Bilgi Felsefesi (Epistemoloji) ekseninde rasyonalizm bilginin nesnel olduğunu ve tarafsız bilimsel teoriler üretilebileceğini iddia eder. Reflektivizm ise bilginin öznel olduğunu, gözlemcinin dünyadan bağımsız hareket edemeyeceğini ve tarafsız bilginin imkansız olduğunu öne sürer.

Son olarak Uluslararası Değişim konusunda rasyonalistler sistemin yapısal kurallarla işlediğini ve ani değişimleri tahmin etmenin zor olduğunu belirtirken, reflektivistler fikirler, söylemler ve normlar değiştikçe sistemin de kökten değişebileceğini savunur.







Bu Tartışma Neden Önemli?

Bugün Çin-ABD rekabetini, Ukrayna-Rusya savaşını veya küresel iklim krizine karşı atılan adımları analiz ederken bu iki teoriden hangisini seçtiğiniz, varacağınız sonucu tamamen değiştirir.

Eğer rasyonalist gözlüğü takarsanız, devletlerin sadece askeri ve ekonomik kapasitelerine odaklanıp "güç dengesi" hesapları yaparsınız. Ancak reflektivist gözlüğü takarsanız; liderlerin söylemlerine, tarihsel travmalara, milliyetçilik algılarına ve uluslararası toplumun kabul ettiği "doğru davranış normlarına" bakarsınız. Modern uluslararası ilişkiler disiplini bu iki kutup arasında bir orta yol bulmaya çalışsa da, rasyonalizm ve reflektivizm arasındaki entelektüel savaş, küresel siyasetin kodlarını çözmek isteyenler için en canlı laboratuvar olmayı sürdürüyor.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.