logo
20 TEMMUZ 2026

Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs kaza yaptı

Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 19 kişi yaralandı

19.07.2026 15:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs kaza yaptı
Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs kaza yaptı
Olay, Diyarbakır Batman karayolu, Bağlar ilçesine bağlı Ağaçgeçit Mahallesi'nde meydana geldi. Rehabilitasyon merkezinden çıkan engellileri taşıyan N.T. idaresindeki 34 BNC 160 minibüs, V.S. idaresindeki 07 BOF 189 otomobile yandan çarpıp refüje çıktıktan sonra yan yattı.

Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 19 kişi, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Kazayla ilgili geniş çapa inceleme başlatıldı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli'den Yunanistan'a tepki: Batı Trakya'da Türk azınlık okullarının kapatılması Lozan Antlaşması'nın ihlalidir

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk azınlığına ait sekiz ilkokulu daha kapatmasını kınayarak, kararın Lozan Barış Antlaşması'nın ihlali olduğunu belirtti ve Atina'yı uluslararası yükümlülüklerine uymaya çağırdı

19.07.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli'den Yunanistan'a tepki: Batı Trakya'da Türk azınlık okullarının kapatılması Lozan Antlaşması'nın ihlalidir
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli'den Yunanistan'a tepki: Batı Trakya'da Türk azınlık okullarının kapatılması Lozan Antlaşması'nın ihlalidir
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk azınlığına ait sekiz ilkokulu daha kapatmasını kınayarak, kararın Lozan Barış Antlaşması'nın ihlali olduğunu belirtti ve Atina'yı uluslararası yükümlülüklerine uymaya çağırdı.

Keçeli, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Yunanistan'ın, öğrenci sayısının yetersizliği bahanesiyle Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait sekiz ilkokulu kapatma kararını kınıyoruz. Bu son kararla birlikte Azınlık ilkokullarının sayısı 76'ya düşürülmüştür. İskeçe 1'inci Türk Azınlık İlkokulu'nda birinci sınıfa kayıtlarda yeni engellerin çıkarılması da Batı Trakya Türk Azınlığı'nın eğitim haklarının aşındırılmasına yönelik sistematik uygulamaların bir diğer örneğidir. Bu baskıcı karar ve uygulamalar, Lozan Barış Antlaşması hükümlerinin ihlali niteliğindedir.

Batı Trakya Türk Azınlığı'yla ilgili hak ihlallerini tespit eden uluslararası mahkeme kararlarını ve başlıca Avrupa kurumlarının tavsiyelerini uygulamaktan kaçınan Yunanistan'ı bir kez daha azınlık ve temel insan haklarına ilişkin ahdi yükümlülükleri doğrultusunda hareket etmeye davet ediyoruz. Türkiye, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın hak ve hukuk mücadelesini kararlılıkla desteklemeye devam edecektir."

Haliç’te tur teknesi köprü ayağına çarptı; denize düşen personelin cesedi bulundu

Haliç’te Atatürk Köprüsü’nün altından geçiş yaparken köprü ayağına çarpan tur teknesindeki gemi personeli Yasin Konya (32), dengesini kaybederek denize düştü

19.07.2026 20:20:00
Haber Merkezi
 
Haliç’te tur teknesi köprü ayağına çarptı; denize düşen personelin cesedi bulundu
Haliç’te tur teknesi köprü ayağına çarptı; denize düşen personelin cesedi bulundu
Haliç'te Atatürk Köprüsü'nün altından geçiş yaparken köprü ayağına çarpan tur teknesindeki gemi personeli Yasin Konya (32), dengesini kaybederek denize düştü. Denizde arama çalışmaları başlatan ekipler Konya'nın cesedini buldu. Cenaze, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Olay, saat 10.30 sıralarında Fatih Atatürk Köprüsü üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mehmet P. yönetimindeki 'Hero' isimli tur teknesi Haliç'ten Eminönü istikametine ilerlemeye başladı. Tekne Atatürk Köprüsü'nün altından geçtiği sırada manevra yapamadı; ardından da iskele kısmından köprü ayağına çarptı. Çarpmanın etkisiyle teknenin baş kısmında bulunan gemi personeli Yasin Konya dengesini kaybederek denize düştü.

İhbar üzerine olay yerine Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleriyle Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Ekipler, denize düşen gemi personelini bulmak için bölgede su üstü ve su altı arama çalışması başlattı. Çalışmalarda Yasin Konya'nın cansız bedenine ulaşıldı. Konya'nın cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009'da hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğünü açıkladı

19.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Adalet Bakanı Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması
Adalet Bakanı Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Paylaşımında Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma, milletimizin vicdanında derin iz bırakmış dosyalardan biridir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından çok yönlü yürütülen soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapılmış; 27 şüpheli gözaltına alınmış, bunlardan 19'u tutuklanmış, 8'i hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Diğer 2 şüpheli ise cezaevinde tutuklu bulunmaktadır. Dosyada FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasına, örgütsel irtibatlara, 15 Temmuz Darbe Girişiminin baş aktörlerinden Adil Öksüz bağlantısına, ByLock yazışmalarına ve çok sayıda şüphelinin geçmişte FETÖ kapsamında işlem görmüş olmasına ilişkin hususlar titizlikle değerlendirilmektedir. Bu dosya, yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil; devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır. Yargı makamlarımız, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir örgütlü yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmeyecektir. Bu vesile ile bir kez daha soruşturmayı titizlikle yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturma sürecinden görev alan tüm kamu görevlilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin FETÖ izleri

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmayla ilgili, "Dosyada FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasına, örgütsel irtibatlara, 15 Temmuz Darbe Girişiminin baş aktörlerinden Adil Öksüz bağlantısına, ByLock yazışmalarına ve çok sayıda şüphelinin geçmişte FETÖ kapsamında işlem görmüş olmasına ilişkin hususlar titizlikle değerlendirilmektedir" ifadesini kullandı

 

19.07.2026 16:10:00
Anadolu Ajansı
 
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin FETÖ izleri
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin FETÖ izleri

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal'den yaptığı açıklamada, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009'da meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın, milletin vicdanında derin iz bırakan dosyalardan biri olduğunu belirtti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü yürütülen soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapıldığını aktaran Gürlek, 27 şüphelinin gözaltına alındığını, bunlardan 19'unun tutuklandığını, 8'i hakkında da adli kontrol kararı verildiğini ifade etti.

Diğer 2 şüphelinin ise cezaevinde tutuklu bulunduğunu belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Dosyada FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasına, örgütsel irtibatlara, 15 Temmuz darbe girişiminin baş aktörlerinden Adil Öksüz bağlantısına, ByLock yazışmalarına ve çok sayıda şüphelinin geçmişte FETÖ kapsamında işlem görmüş olmasına ilişkin hususlar titizlikle değerlendirilmektedir. Bu dosya, yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil, devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır."

"Adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmeyecektir"

Bakan Gürlek, yargı makamlarının, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı.

Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletin hukuk içinde sonuna kadar gideceğinin altını çizen Gürlek, şunları kaydetti:

"Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir örgütlü yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmeyecektir. Bu vesile ile bir kez daha soruşturmayı titizlikle yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturma sürecinden görev alan tüm kamu görevlilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum." 

Moğolistan tarafından aranan uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı

Moğolistan tarafından kırmızı bültenle aranan 58 yaşındaki yabancı uyruklu şüpheli D.T., Kağıthane'de gözaltına alındı. Şüphelinin, farklı ülkelerde uyuşturucu ticareti yaptığı ortaya çıktı.

19.07.2026 11:31:00 / Güncelleme: 19.07.2026 11:41:31
İhlas Haber Ajansı
 
Moğolistan tarafından aranan uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı
Moğolistan tarafından aranan uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı
Moğolistan tarafından kırmızı bültenle aranan 58 yaşındaki yabancı uyruklu şüpheli D.T., Kağıthane'de gözaltına alındı. Şüphelinin, farklı ülkelerde uyuşturucu ticareti yaptığı ortaya çıktı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri, Moğolistan uyruklu D.T.'nin bazı mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu ticareti yaptığı ve uluslararası düzeyde uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiğini belirledi. Çalışmaların devamında, ülkesinde Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan şüphelinin Kağıthane'de bulunduğu adres tespit edildi.

Perşembe günü sabah düzenlenen operasyonda yakalanan D.T., gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Uyuşturucu kaçakçısı hakkında yapılan tahdit sorgulamasında, 'M' (uluslararası güvenlik ve istihbarat riski taşıyan) ve 'G' (bulaşıcı hastalık taşıyan yabancılar) kodlu kayıtlarının bulunduğu anlaşıldı.

Gözaltına alınan ve sorgulanmak üzere İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürüldü. İfade işlemlerinin ardından zanlı, hakkında yürütülen adli süreç kapsamında İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne bağlı Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edildi.

Türkiye neden uluslararası suçluların buluşma noktası haline geldi?



Son yıllarda Latin Amerika, Balkanlar, Kafkaslar ve son olarak Moğolistan gibi dünyanın dört bir yanından kırmızı bültenle aranan uyuşturucu kaçakçılarının Türkiye'de, özellikle de İstanbul'da lüks yaşamlar sürerken yakalanması kronik bir zafiyete işaret etmektedir.

Muhalefet, bu suçluların ülkeye nasıl bu kadar rahat girebildiği, mülk edinebildiği ve uzun süre fark edilmeden yaşayabildiği sorusunun, istihbarat ve güvenlik bürokrasisindeki yapısal sorunları gösterdiğini savunmaktadır.

Vize politikasındaki gevşeklik ve sınır kontrolü zafiyeti



Yakalanan şüphelinin yapılan sorgulamasında, uluslararası güvenlik ve istihbarat riski taşıyan "M" kodu ile bulaşıcı hastalık riski taşıyan "G" kodu gibi ciddi tahdit kayıtlarının olduğu belirlenmiştir. Bu derece yüksek profilli risk taşıyan yabancıların sınır kapılarından veya vize muafiyetlerinden yararlanarak ülkeye sızabilmesi, sınır güvenliği ve göç idaresi politikalarının yetersizliğinin somut bir kanıtı olarak sunulmaktadır.

Varlık Barışı ve denetimsiz sermaye akışı

İktidarın uzun süredir uyguladığı, kaynağı belirsiz paraların ülkeye girişine izin veren yasal düzenlemeler, küresel suç şebekelerinin paralarını Türkiye'de aklamasına zemin hazırlamakla suçlanmaktadır. Kara para aklama süreçlerinin kolaylaşması, uluslararası uyuşturucu baronlarını ve kaçakçılarını Türkiye'ye çeken en büyük teşvik unsurlarından biri olarak nitelendirilir.

Yakalama operasyonlarının gerçek niteliği ve reaktif güvenlik politikası

İçişleri Bakanlığı tarafından büyük bir "başarı" ve "suçla amansız mücadele" olarak servis edilen yakalama operasyonlarının gerçek niteliği sorgulanmaktadır. Eleştirel yaklaşımlara göre asıl başarı, bu suçluların ülkeye girmesini en başta engellemektir. Küresel suçluların ancak uluslararası baskılar veya yabancı istihbaratların nokta atışı ihbarları neticesinde yakalanması, iktidarın iddia ettiği gibi proaktif bir güvenlik politikasının değil, zorunlu kalındığında yapılan reaktif hamlelerin bir sonucu olarak yorumlanmaktadır.

Başarı değil itiraf

İçişleri Bakanlığı'nın 30 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen "Gürz-25" operasyonlarında 119 DEAŞ şüphelisinin yakalandığını duyurması, iktidarın geçmişteki güvenlik iddialarını yeniden tartışmaya açtı

18.07.2026 20:13:00
Haber Merkezi
 
Başarı değil itiraf
Başarı değil itiraf
İçişleri Bakanlığı'nın 30 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen "Gürz-25" operasyonlarında 119 DEAŞ şüphelisinin yakalandığını duyurması, iktidarın geçmişteki güvenlik iddialarını yeniden tartışmaya açtı.

Yıllarca "Türkiye'de DEAŞ yok, marjinal gruplar var" ya da "Öfkeli çocuklar" denilerek tehlikesi görmezden gelinen bu yapılanmanın, bugün ülkenin 30 iline kadar yayılmış olması yürütülen yanlış politikaların faturasını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kamuoyu şimdi haklı olarak soruyor: Türkiye'de hani DEAŞ yoktu, bu hücreler 30 ile nasıl ve ne zaman yayıldı?

Yol Geçen Hanına Dönen Sınırlar Terör Hücresi Doğurdu



AKP iktidarının Suriye iç savaşı başladığından bu yana izlediği kontrolsüz göç politikası, Türkiye'yi radikal terör unsurlarının arka bahçesi haline getirdi. Sığınmacıların yeterli arka plan ve güvenlik taramasından geçirilmeden şehirlere dağılması, istihbarat birimlerinin iç siyasete odaklanıp radikal hücreleri gözden kaçırması tehlikeyi büyüttü.

Operasyonun yapıldığı il sayısının 30'u bulması, bu ağın sınır kentlerinden çok öteye geçerek İstanbul'dan Ankara'ya, İzmir'den Anadolu'nun en ücra köşelerine kadar kök saldığını kanıtlıyor.

Siyasi Söylem Uyuşmazlığı

AKP yetkililerinin geçmişte DEAŞ'ı tanımlarken kullandığı esnek ve müsamahakar dil, örgütün Türkiye içinde taban bulmasını kolaylaştıran en büyük etkenlerden biriydi.

Reyhanlı, Ankara Garı ve Suruç katliamları hafızalarda tazeliğini korurken, zamanın başbakanlarının bu canileri "sosyolojik bir öfke patlaması yaşayan radikal gençler" olarak nitelendirmesi yargısal ve istihbari gevşekliği de beraberinde getirdi.

Bugün düzenlenen büyük operasyonlar, geçmişteki bu devasa siyasi körlüğün gecikmeli ve maliyetli bir itirafıdır.

Bu kez Ukrayna katliam yaptı


 
Rusya’nın Tambov ve Moskova bölgelerine düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırılarında 7 kişinin hayatını kaybettiği, 48 kişinin yaralandığı, bir petrol tesisi ile çeşitli lojistik merkezlerinde hasar meydana geldiği bildirildi. Saldırılar sonrası bölgeden yoğun duman yükseldi.
 

18.07.2026 14:29:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Bu kez Ukrayna katliam yaptı
 Bu kez Ukrayna katliam yaptı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Tambov ve Moskova bölgelerinde iki lojistik merkezine saldırı düzenlediklerini bildirdi.
Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'nın şehirlerine yönelik saldırılarına karşılık olarak Rusya'daki bazı hedeflere saldırıları sürdürdüklerini belirtti.

Öte yandan Ukrayna Ordusu İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi, bu gece Rus gölge filosuna ait olduğunu öne sürdüğü 13 gemiye saldırılar düzenlediklerini bildirdi.

Rusya da öldürüyor

Ukrayna'nın Harkiv kentinde Rusya'ya ait bir "Banderol" füzesinin yola isabet ettiği saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi yaralandı. Ukrayna polisi, saldırının meydana geldiği bölgede inceleme yürüttü.

Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor


 
Tuz, yaşam için vazgeçilmez olsa da ihtiyaçtan fazla tüketildiğinde başta böbrekler olmak üzere kalp, damar sistemi ve birçok organ üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

18.07.2026 02:28:00
MURAT ÇORBACI
 
Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor
Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor

Prof. Dr. Murathan Uyar, özellikle Türkiye'de önerilen miktarın oldukça üzerinde tuz tüketildiğine dikkat çekerek, küçük alışkanlık değişikliklerinin uzun vadede büyük sağlık kazanımları sağlayabileceğini vurguladı. Uyar, şunları söyledi: "Sabaha zeytin ve peynirle başlıyoruz, öğlen bir dilim ekmekle yemeğimizi tamamlıyor, akşam da çoğu zaman farkında bile olmadan tuz tüketmeye devam ediyoruz. Üstelik yemek daha ağzımıza gitmeden elimiz tuzluğa uzanıyor. Oysa bu küçük beyaz kristaller, yaşam için vazgeçilmez olduğu kadar, fazla tüketildiğinde sağlığımızı sessizce tehdit eden en önemli etkenlerden biridir.

Aslında ihtiyaç duyulan sodyum

Tuz, yaklaşık yüzde 40 sodyum ve yüzde 60 klorürden oluşur. Vücudumuz için gerekli olan aslında sodyumdur. Sinir hücreleri onun sayesinde haberleşir, kaslarımız onun sayesinde kasılır, kalbimiz düzenli çalışır ve hücrelerimizdeki su dengesi korunur. Kısacası sodyum olmadan yaşam mümkün değildir. Ancak doğa bize ihtiyaç duyduğumuz sodyumu zaten sunuyor. Sebzelerde, süt ürünlerinde, etlerde ve birçok doğal besinde yeterli miktarda bulunuyor. Sorun, ihtiyacımızdan çok daha fazlasını tüketmeye başlamamızla ortaya çıkıyor. İnsanlık tarihinin büyük bölümünde insanlar günde bir gramdan bile az tuz tüketiyordu. Besinler doğal hâlleriyle yeniyor, hazır gıdalar ise henüz hayatımıza girmemişti. Günümüzde ise işlenmiş gıdalar, fast-food ürünleri, hazır soslar, atıştırmalıklar ve ekmek sayesinde çoğu kişi farkında olmadan önerilen miktarın birkaç katı tuz alıyor. Dünya Sağlık Örgütü, günlük tuz tüketiminin 5 gramı, yani yaklaşık bir silme çay kaşığını geçmemesini öneriyor. Ne yazık ki Türkiye'de yapılan çalışmalar ortalama tüketimin bunun yaklaşık üç katına ulaştığını gösteriyor.

Peki fazla tuz vücudumuza ne yapıyor?

İlk hedef damarlarımız oluyor. Kandaki sodyum arttıkça vücut daha fazla su tutuyor. Damarların içindeki sıvı miktarı yükseliyor ve bunun sonucu olarak tansiyon artıyor. Yüksek tansiyon ise yıllarca hiçbir belirti vermeden kalbi, beyni, böbrekleri ve damarları yıpratıyor. Bu nedenle hipertansiyona boşuna 'sessiz katil' denmiyor."

Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı

Yunan yönetimi, 2026-2027 eğitim yılı öncesi Resmi Gazete’de yayımlanan kararla 8 Türk azınlık ilkokulunun kapısına kilit vurdu. Bölgedeki Türk okullarının sayısı 76’ya gerilerken, Türk azınlık temsilcileri Lozan Antlaşması’na aykırı uygulamalara tepki gösteriyor

17.07.2026 23:30:00
Haber Merkezi
 
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan, Batı Trakya'daki Türk azınlığın eğitim haklarını sistematik olarak kısıtlamaya devam ediyor. TRT Avaz'ın aktardığına göre, Yunan Eğitim Bakanlığı'nın kararıyla Rodop, İskeçe ve Meriç illerinde faaliyet gösteren 8 Türk azınlık ilkokulu kapatıldı.

Karar, Yunan Resmi Gazetesi'nde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu gelişmeyle birlikte bölgedeki Türk azınlık ilkokullarının toplam sayısı 76'ya düştü. Yunanistan makamları, okulların "öğrenci yetersizliği" nedeniyle kapatıldığını savunurken, azınlık temsilcileri bu gerekçeyi kabul etmiyor.

Uzun yıllardır devam eden politika

Batı Trakya Türk azınlığı, Lozan Antlaşması ile eğitim ve kültürel hakları uluslararası güvence altına alınmış bir topluluk. Ancak son 20 yılda Türk okullarının sayısı dramatik biçimde azaldı. 2000'li yılların başında 200'ün üzerinde olan azınlık ilkokulu sayısı, ardışık kapatma kararlarıyla hızla eridi.

Önceki yıllarda da benzer gerekçelerle okullar kapatılmıştı. Azınlık dernekleri ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği, kararların azınlıkla istişare edilmeden alındığını ve asimilasyon politikası taşıdığını belirtiyor. Düşük öğrenci sayısının gerekçe gösterilmesi, ebeveynlerin çocuklarını Yunan okullarına yönlendirmesi sonucu ortaya çıkan bir durum olarak değerlendiriliyor.

Azınlığın tepkisi ve uluslararası boyut

Federation of Western Thrace Turks in Europe (ABTTF) gibi kuruluşlar, kararın Lozan Antlaşması'na aykırı olduğunu vurgulayarak Yunanistan'ı eleştirdi. Azınlık temsilcileri, okulların kapatılmasının Türk dilinde eğitimin ve kültürel kimliğin korunmasını tehdit ettiğini ifade ediyor.

Türkiye tarafı ise konuyu yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlar, geçmişteki benzer gelişmelerde Yunanistan'a çağrıda bulunmuştu. Konunun Avrupa Birliği ve uluslararası insan hakları platformlarında da gündeme getirilmesi bekleniyor.

Bu son kapatma kararının, Batı Trakya'daki yaklaşık 150 bin kişilik Türk azınlığın geleceğini olumsuz etkileyeceği endişesi hakim. Türk okulların yeniden açılması ve yeni okulların kurulması için mücadelelerini sürdüreceğini belirtiyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.