Doğallığın sofrası: Kuymaktan mısır ekmeğine Dernekpazarı
Trabzon'un iç kesimlerinde, Solaklı Vadisi'nin sarp ve yeşil yamaçlarına kurulu olan Dernekpazarı, yüzölçümü bakımından küçük olsa da kültürel derinliği ve doğal dokusuyla bölgenin en özgün ilçelerinden biridir
22.03.2026 00:15:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Trabzon'un iç kesimlerinde, Solaklı Vadisi'nin sarp ve yeşil yamaçlarına kurulu olan Dernekpazarı, yüzölçümü bakımından küçük olsa da kültürel derinliği ve doğal dokusuyla bölgenin en özgün ilçelerinden biridir.
1990 yılında ilçe statüsüne kavuşan bu şirin yerleşim birimi, tarih boyunca stratejik bir geçiş noktası olmuştur. İşte "Eski adıyla Kondu" olan Dernekpazarı:

Kuruluş ve Tarihi Arka Plan
Dernekpazarı'nın tarihi, bölgedeki diğer yerleşimler gibi çok eskilere dayanır. Orta Çağ'dan itibaren önemli bir ticaret yolu üzerinde bulunması, buranın bir pazar merkezi haline gelmesini sağlamıştır.
Kondu İsmi: İlçe uzun yıllar "Kondu" ismiyle anılmıştır. "Dernekpazarı" adı ise bölgede kurulan büyük halk pazarlarından (derneklerden) gelmektedir.
İdari Süreç: Cumhuriyet döneminde Of ilçesine bağlı bir köy ve ardından bucak merkeziyken, 1990 yılında çıkarılan bir kanunla müstakil bir ilçe olmuştur.

Tarihi Yapılar ve Mimari Miras
İlçenin mimari dokusu, Doğu Karadeniz'in taş ve ahşap işçiliğinin en güzel örneklerini barındırır.
Tarihi Camiler: Özellikle köylerde bulunan ve kök boyalarla süslenmiş ahşap camiler, bölgenin inanç turizmi açısından değerlidir.
Taş Köprüler: Solaklı Çayı ve kollarının üzerinde, sert kış şartlarına dayanacak şekilde inşa edilmiş kemerli taş köprüler, Osmanlı dönemi mühendisliğinin izlerini taşır.
Kondu Evleri: Geleneksel Karadeniz mimarisini yansıtan, dik yamaçlara kondurulmuş taş temelli ahşap evler hala ayaktadır.

Önemli Kişiler ve Eğitime Verilen Önem
Dernekpazarı, nüfusuna oranla çıkardığı bürokrat, akademisyen ve din alimleriyle tanınan bir ilçedir. "Okumuşu bol ilçe" olarak bilinir.
Alimler ve Hocalar: Bölge, Osmanlı'nın son ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde medrese kültürüyle çok sayıda müderris ve din alimi yetiştirmiştir.
Bürokrasi: Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan pek çok vali, kaymakam ve üst düzey bürokrat Dernekpazarı kökenlidir.

Doğal Güzellikler ve Yaylalar
İlçe, dik vadileri ve her mevsim büründüğü yeşil örtüsüyle doğaseverler için gizli bir hazinedir.

Yayla Kültürü: Dernekpazarı halkı, yaz aylarında Bayburt ve Gümüşhane sınırlarına yakın yüksek rakımlı yaylalara (Cahmut, Cerah gibi) çıkar. Bu yaylalar, temiz havası ve buz gibi sularıyla meşhurdur.
Solaklı Çayı: İlçenin can damarı olan bu çay, çevresindeki bitki çeşitliliği ve sunduğu manzara ile ilçeye karakteristik bir kimlik kazandırır.

Dernekpazarı Mutfağı
İlçenin mutfak kültürü, hayvancılık ve tarıma dayalı, doğal ürünlerin başrolde olduğu bir yapıdadır.
Mısır Ekmeği ve Kuymak: Her Karadeniz sofrasının olduğu gibi buranın da vazgeçilmezidir.
Lahanalı Yemekler: Karalahana çorbası (Guliha) ve sarması en sık tüketilen yemekler arasındadır.

Süt Ürünleri: Yaylalardan gelen taze tereyağı, minzi (çökelek) ve peynir çeşitleri kahvaltıların merkezindedir.
Hamsi Yemekleri: Sahil ilçesi olmasa da hamsinin her türlüsü (buğulama, tava, pilav) ilçede büyük bir ustalıkla pişirilir.
Dernekpazarı, günümüzde modernleşmeye çalışırken bir yandan da o eski "pazar yeri" ruhunu ve geleneksel Karadeniz misafirperverliğini korumaya devam ediyor.
1990 yılında ilçe statüsüne kavuşan bu şirin yerleşim birimi, tarih boyunca stratejik bir geçiş noktası olmuştur. İşte "Eski adıyla Kondu" olan Dernekpazarı:

Kuruluş ve Tarihi Arka Plan
Dernekpazarı'nın tarihi, bölgedeki diğer yerleşimler gibi çok eskilere dayanır. Orta Çağ'dan itibaren önemli bir ticaret yolu üzerinde bulunması, buranın bir pazar merkezi haline gelmesini sağlamıştır.
Kondu İsmi: İlçe uzun yıllar "Kondu" ismiyle anılmıştır. "Dernekpazarı" adı ise bölgede kurulan büyük halk pazarlarından (derneklerden) gelmektedir.
İdari Süreç: Cumhuriyet döneminde Of ilçesine bağlı bir köy ve ardından bucak merkeziyken, 1990 yılında çıkarılan bir kanunla müstakil bir ilçe olmuştur.

Tarihi Yapılar ve Mimari Miras
İlçenin mimari dokusu, Doğu Karadeniz'in taş ve ahşap işçiliğinin en güzel örneklerini barındırır.
Tarihi Camiler: Özellikle köylerde bulunan ve kök boyalarla süslenmiş ahşap camiler, bölgenin inanç turizmi açısından değerlidir.
Taş Köprüler: Solaklı Çayı ve kollarının üzerinde, sert kış şartlarına dayanacak şekilde inşa edilmiş kemerli taş köprüler, Osmanlı dönemi mühendisliğinin izlerini taşır.
Kondu Evleri: Geleneksel Karadeniz mimarisini yansıtan, dik yamaçlara kondurulmuş taş temelli ahşap evler hala ayaktadır.

Önemli Kişiler ve Eğitime Verilen Önem
Dernekpazarı, nüfusuna oranla çıkardığı bürokrat, akademisyen ve din alimleriyle tanınan bir ilçedir. "Okumuşu bol ilçe" olarak bilinir.
Alimler ve Hocalar: Bölge, Osmanlı'nın son ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde medrese kültürüyle çok sayıda müderris ve din alimi yetiştirmiştir.
Bürokrasi: Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan pek çok vali, kaymakam ve üst düzey bürokrat Dernekpazarı kökenlidir.

Doğal Güzellikler ve Yaylalar
İlçe, dik vadileri ve her mevsim büründüğü yeşil örtüsüyle doğaseverler için gizli bir hazinedir.

Yayla Kültürü: Dernekpazarı halkı, yaz aylarında Bayburt ve Gümüşhane sınırlarına yakın yüksek rakımlı yaylalara (Cahmut, Cerah gibi) çıkar. Bu yaylalar, temiz havası ve buz gibi sularıyla meşhurdur.
Solaklı Çayı: İlçenin can damarı olan bu çay, çevresindeki bitki çeşitliliği ve sunduğu manzara ile ilçeye karakteristik bir kimlik kazandırır.

Dernekpazarı Mutfağı
İlçenin mutfak kültürü, hayvancılık ve tarıma dayalı, doğal ürünlerin başrolde olduğu bir yapıdadır.
Mısır Ekmeği ve Kuymak: Her Karadeniz sofrasının olduğu gibi buranın da vazgeçilmezidir.
Lahanalı Yemekler: Karalahana çorbası (Guliha) ve sarması en sık tüketilen yemekler arasındadır.

Süt Ürünleri: Yaylalardan gelen taze tereyağı, minzi (çökelek) ve peynir çeşitleri kahvaltıların merkezindedir.
Hamsi Yemekleri: Sahil ilçesi olmasa da hamsinin her türlüsü (buğulama, tava, pilav) ilçede büyük bir ustalıkla pişirilir.
Dernekpazarı, günümüzde modernleşmeye çalışırken bir yandan da o eski "pazar yeri" ruhunu ve geleneksel Karadeniz misafirperverliğini korumaya devam ediyor.





















































