Doğruluk, imanın belirtisidir
Hz. Ali şöyle buyurmuştur: “İman; sana zarar vermesine rağmen doğruluğu, sana fayda sağlamasına rağmen yalana tercih etmendir”
Haber Merkezi





Bu üstün nitelikler sonsuza doğru uzayıp giden bir zincir hâlinde birbirine bağlıdır. Bunların bazısı diğer bazısının kanıtıdır. Zincirin en parlak halkalarından biri, doğruluk ve ihlâstır. Doğruluğu o düzeydeydi ki, hilâfeti kaybetmesine mâl olmuştu. Eğer bazı durumlarda doğruluk yerine başka bir tutum sergilemeye razı olsaydı, düşmanları ona karşı bir şey yapmaz, dostlarından bazıları da ona sırt çevirmezlerdi... Nitekim Muaviye'nin görevinde kalmasını bazı davranışlarını onaylamayı kesin bir dille reddetmiş ve şöyle demişti: "Dinimden ödün vermem, işimde de alçaklığa yer yoktur." Muaviye'nin hilesi ortaya çıkınca, tam da büyük ve üstün ahlakının ifadesi olan şu cümleler dilinden dökülmüştü: "Allah'a yemin ederim ki, Muaviye benden daha büyük bir dahi değildir. Fakat o hainlik ediyor, günah işliyor. Eğer hainlik etmek çirkin bir davranış olmasaydı, insanların en dâhisi olurdum." (Nehc'ül-Belâğa, Hutbe: 200).
Şartlar ne olursa olsun her zaman doğruyu söylemenin gereğini vurgularken şöyle demişti: "İman; sana zarar vermesine rağmen doğruluğu, sana fayda sağlamasına rağmen yalana tercih etmendir." (Nehc'ül-Belâğa, Kısa Sözler: 458).











































































