logo
08 AĞUSTOS 2026

Doğu Karadeniz'de 'ayılar' yağmalamaya başladı

Doğu Karadeniz'in yüksek kesimlerinde kış uykusundan uyanan ayılar, açlık nedeniyle yayla evlerine yöneldi. Son haftalarda artan saldırılar, bölgede yaşayan vatandaşları tedirgin ederken çok sayıda ev ve ağılda hasar oluştu

26.04.2026 10:32:00 / Güncelleme: 26.04.2026 10:41:35
İhlas Haber Ajansı
 
Doğu Karadeniz'de 'ayılar' yağmalamaya başladı
Doğu Karadeniz'de 'ayılar' yağmalamaya başladı







Doğu Karadeniz'in yüksek kesimlerinde kış uykusundan uyanan ayılar, açlık nedeniyle yayla evlerine yöneldi. Son haftalarda artan saldırılar, bölgede yaşayan vatandaşları tedirgin ederken çok sayıda ev ve ağılda hasar oluştu.

Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Giresun'un yüksek rakımlı yaylalarında son haftalarda artan ayı hareketliliği, hem yayla sakinlerini hem de sezon hazırlığı yapan vatandaşları tedirgin etti. Kış uykusundan uyanarak yerleşim alanlarına yönelen ayılar, kapı ve pencereleri kırarak evlere giriyor, içerideki gıda malzemelerini dağıtıyor, arı kovanlarına zarar veriyor.









Bazı yaylalarda aynı gece birden fazla ev hedef alınıyor. Yayla sezonunun yaklaşmasıyla birlikte hazırlık yapmak isteyen vatandaşlar, karşılaştıkları manzara karşısında şaşkınlık yaşıyor. Parçalanmış kapılar, dağıtılmış erzaklar ve zarar görmüş eşyalarını gören vatandaşlar, yetkililerden önlem alınmasını talep ediyor.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, Doğu Karadeniz Bölgesi'nin yaylalarında son günlerde evlerdeki ayı saldırılarının arttığını söyledi. 






Başkaya, "Ayılar evlere haddinden fazla girmeye başladı. Sosyal medyada da bu türden çokça paylaşımlar görüyoruz. Bunun en önemli sebebi ayı popülasyonunun artması. Artmanın yanında birde ayıların artık bu evlere girme olayını bir alışkanlık haline getirmeleridir. Bunu artık öğrendiler. Yayla evlerini kapatıp terk ederken yiyecek bırakmayın diyoruz. Koku çıkaracak herhangi bir şeyi yanınızda götürün evde bırakmayın. Mutfakta bulunan tabak, çatal bile ayı için bir kokudur. Ayılar evlerde yiyecek bulabileceğini öğrendi. Biz önlemlerimizi almalıyız. Yayla evlerinde yiyecek bırakmamalıyız" dedi.









"Avlanma işini yasal olarak yapmamız gerekiyor"

"Tarım ve Orman Bakanlığının ayılar konusunda bir yöntem değişikliğine gitmesi gerekiyor" diyen Başkaya, "Ayılar bugün koruma altında olan hayvandır. Yasal olarak avına izin verilmiyor. Yasal olarak avına izin vermiyoruz ancak ülkede yaşayan herkes biliyor ki ayı kaçak olarak haddinden fazla avlanıyor. Ayının popülasyon sayımları yapılmalı bu envanter sayımlar sonucunda nerede ne kadar erkek, dişi ve yavrunun olduğunu bilmemiz gerekiyor. Buna göre avlanma işini yasal olarak yapmamız gerekiyor. Köylüler resmen gelip bölgemizde av yapılsın diye yetkililere yalvarır durumda dilekçeler veriyor. Bu dilekçeler sonucunda belli yerlerde bazı ayılar avlanıyor. Bu ayı saldırıları eskiden köylerde daha fazla yaşanıyordu. Eskiden kırsalda yaşayan insanlar ayıya karşı önlem alıyordu. Ayı sayısını azaltıyorlardı. Bugün ise köylerde yaşayan insanları çoğu evlerini yazlıkçı olarak kullanıyor" şeklinde konuştu.









"Kış boyunca yağlarına eriterek yaşadılar, o enerjiyi geri almak için etrafta yiyecek arayışına koyuluyorlar"

Erkek ayıların daha saldırgan olabildiğine dikkat çeken Başkaya, "Ayıların çoğunluğu kış dinlenmesi yaptılar. Bazıları belki kış uykusu dediğimiz olayı hafif atlatır bazıları çok daha uzun süre yatar. Şubat ve Mart ayına kadar uyuyanlar oldu. Yüksek kesimlerdekiler Nisan ayına kadar uyudu. Artık onlarda uyandılar. Kış dinlenmesinden uyanan ayılar kış boyunca yağlarını eriterek yaşadılar. O enerjiyi geri almak için etrafta yiyecek arayışına koyuluyorlar. 






Haliyle aşırı bir beslenme istekleri oluşuyor. Ardından da çiftleşme dönemi yaşıyorlar. Bizi hem aç hem de ardında bir çiftleşme dönemi bekliyor. Erkek ayılar daha saldırgan olabiliyorlar. İnsanlarla karşılaşmaları artıyor çünkü yiyecek arayışındalar. Yayla evlerine akın ediyorlar. Bu dönemde uyanık olmalıyız tek başına arazide bulunmak sıkıntıdır. İşi gücü olan köylü vatandaşımız bile tek başına dolaşmamaya çalışsın. Çobanlarımıza da bu öneride bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.