Doğu Karadeniz’in Türk mührü: 842 yıllık Behramşah Camii
Şanlı bir geçmişe sahip olan Şebinkarahisar’ın Avutmuş Mahallesi’nde yer alan Behramşah Camii, Karadeniz bölgesinde inşa edilen ilk Türk-İslam eserlerinden biri olarak kabul ediliyor
06.01.2026 00:20:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Giresun'un Şebinkarahisar ilçesinde, tarihin derinliklerinden günümüze ulaşan en kıymetli hazinelerden biri olan Behramşah Camii, hem Karadeniz bölgesi hem de Anadolu Türk mimarisi için eşsiz bir öneme sahip.
Şanlı bir geçmişe sahip olan Şebinkarahisar'ın Avutmuş Mahallesi'nde yer alan Behramşah Camii, Karadeniz bölgesinde inşa edilen ilk Türk-İslam eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.
12. yüzyıldan bu yana ayakta kalmayı başaran bu yapı, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda Anadolu'nun Türkleşme sürecinin canlı bir tanığı.
Yapımı ve Tarihçesi: Mengüceklilerin Mirası

Camiye ait orijinal bir kitabe bulunmasa da, tarihi kaynaklar yapının 1184 (Hicri 580) yılında, Mengücekli Beyliği hükümdarı Fahreddin Behramşah adına, oğlu Muzafferüddin Muhammed tarafından inşa ettirildiğini doğrulamaktadır.
Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı bir beylik olan Mengücekliler, bölgeyi fethettikten sonra burayı bir kültür ve ticaret merkezi haline getirmiş; camiyle birlikte bir han ve hamam da inşa etmişlerdir. Ancak bu yapılar topluluğundan (külliyeden) günümüze sadece cami ulaşabilmiştir.
Mimari Özellikleri: Yalın ve Güçlü
Behramşah Camii, Anadolu Selçuklu ve Beylikler dönemi mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır:
Plan Tipi: Kareye yakın planlı (yaklaşık $11,5 times 12,5$ metre), tek kubbeli merkezi bir harim (ana mekân) ve üç bölmeli bir son cemaat yerinden oluşur.
Kubbe Yapısı: Harimin üzeri, köşelerde sivri tromplarla geçilen sekizgen kasnaklı yüksek bir kubbe ile örtülüdür. Bu kubbe yapısı, dönemin mühendislik dehasını sergiler.
Malzeme: Beden duvarlarında kalın derzli moloz taş kullanılırken; pencere söveleri, kapı çevresi ve köşelerde düzgün kesme taş tercih edilmiştir.
Minare: Caminin kuzeydoğusunda yükselen minare, taş kaideli ve tuğla gövdelidir. 1939 Erzincan depreminde zarar gören minare, daha sonra aslına uygun olarak onarılmıştır.
İç Mekân: Oldukça sade bir mihraba sahip olan caminin ahşap minber ve mahfil kısımları, geç dönem onarımları sırasında yenilenmiştir.
Tarihi Önemi ve "İlk" Olma Özelliği
Behramşah Camii'ni sıradan bir yapıdan ayıran temel unsurlar şunlardır:
1. Karadeniz'deki İlk İslam Eseri: Türklerin Anadolu'ya girişinden yaklaşık 100 yıl sonra, Karadeniz'in iç kesimlerine vurdukları ilk mühürlerden biridir.
2. Stratejik Konum: Tarihi İpekyolu güzergâhında yer alması, yapının o dönemde ne kadar önemli bir durak olduğunu kanıtlar.
3. Depremlere Karşı Direniş: Bölgenin aktif fay hatları üzerinde olmasına ve 1939 gibi büyük depremler atlatmasına rağmen, geçirdiği restorasyonlarla hala ibadete açık durumdadır.
Restorasyonla Yeniden Canlandı
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2017 yılında tamamlanan kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından cami, hem asli kimliğine kavuşturulmuş hem de modern ihtiyaçlara göre çevre düzenlemesi yapılmıştır.
Bugün Şebinkarahisar'a giden ziyaretçilerin ilk duraklarından biri olan Behramşah Camii, Anadolu'nun ruhunu yansıtmaya devam ediyor.
Şanlı bir geçmişe sahip olan Şebinkarahisar'ın Avutmuş Mahallesi'nde yer alan Behramşah Camii, Karadeniz bölgesinde inşa edilen ilk Türk-İslam eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.
12. yüzyıldan bu yana ayakta kalmayı başaran bu yapı, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda Anadolu'nun Türkleşme sürecinin canlı bir tanığı.
Yapımı ve Tarihçesi: Mengüceklilerin Mirası

Camiye ait orijinal bir kitabe bulunmasa da, tarihi kaynaklar yapının 1184 (Hicri 580) yılında, Mengücekli Beyliği hükümdarı Fahreddin Behramşah adına, oğlu Muzafferüddin Muhammed tarafından inşa ettirildiğini doğrulamaktadır.
Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı bir beylik olan Mengücekliler, bölgeyi fethettikten sonra burayı bir kültür ve ticaret merkezi haline getirmiş; camiyle birlikte bir han ve hamam da inşa etmişlerdir. Ancak bu yapılar topluluğundan (külliyeden) günümüze sadece cami ulaşabilmiştir.
Mimari Özellikleri: Yalın ve Güçlü
Behramşah Camii, Anadolu Selçuklu ve Beylikler dönemi mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır:
Plan Tipi: Kareye yakın planlı (yaklaşık $11,5 times 12,5$ metre), tek kubbeli merkezi bir harim (ana mekân) ve üç bölmeli bir son cemaat yerinden oluşur.
Kubbe Yapısı: Harimin üzeri, köşelerde sivri tromplarla geçilen sekizgen kasnaklı yüksek bir kubbe ile örtülüdür. Bu kubbe yapısı, dönemin mühendislik dehasını sergiler.
Malzeme: Beden duvarlarında kalın derzli moloz taş kullanılırken; pencere söveleri, kapı çevresi ve köşelerde düzgün kesme taş tercih edilmiştir.
Minare: Caminin kuzeydoğusunda yükselen minare, taş kaideli ve tuğla gövdelidir. 1939 Erzincan depreminde zarar gören minare, daha sonra aslına uygun olarak onarılmıştır.
İç Mekân: Oldukça sade bir mihraba sahip olan caminin ahşap minber ve mahfil kısımları, geç dönem onarımları sırasında yenilenmiştir.
Tarihi Önemi ve "İlk" Olma Özelliği
Behramşah Camii'ni sıradan bir yapıdan ayıran temel unsurlar şunlardır:
1. Karadeniz'deki İlk İslam Eseri: Türklerin Anadolu'ya girişinden yaklaşık 100 yıl sonra, Karadeniz'in iç kesimlerine vurdukları ilk mühürlerden biridir.
2. Stratejik Konum: Tarihi İpekyolu güzergâhında yer alması, yapının o dönemde ne kadar önemli bir durak olduğunu kanıtlar.
3. Depremlere Karşı Direniş: Bölgenin aktif fay hatları üzerinde olmasına ve 1939 gibi büyük depremler atlatmasına rağmen, geçirdiği restorasyonlarla hala ibadete açık durumdadır.
Restorasyonla Yeniden Canlandı
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2017 yılında tamamlanan kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından cami, hem asli kimliğine kavuşturulmuş hem de modern ihtiyaçlara göre çevre düzenlemesi yapılmıştır.
Bugün Şebinkarahisar'a giden ziyaretçilerin ilk duraklarından biri olan Behramşah Camii, Anadolu'nun ruhunu yansıtmaya devam ediyor.





















































































