Valla ne olsun! Aynı tas aynı tarak. Hamam mı? Onu satalı çok oldu.
Ukrayna'da savaş var bizde fiyatlar artıyor.
Don oluyor fiyatlar artıyor.
Sel oluyor fiyatlar artıyor.
Kuraklık oluyor fiyatlar artıyor.
Şimdi İran'da savaşı var. Bizde yine fiyatlar artıyor.
Ülkesi en ölümcül bombalarla bombalanan İran cumhurbaşkanı halkın arasına çıkıp, sorunlarını dinliyor, piyasayı denetliyor.
Sükûnet (!) içindeki ülkemizde bırak cumhurbaşkanını bakan ve vekiller bile halkın içine çıkmıyor, Pazar ve marketlerde görünüyorlar.
Ama kameralar karşısında nasıl destan yazdıklarını anlatmayı da ihmal etmiyorlar.
E! Vatandaş tepkili. Marul, biber, domates vs. ürünlerini gösterip temel gıda ürünlerini bile alamamaktan şikayetçi. Gıda enflasyonunda dünyada üçüncülüğüne yükselmişiz.
Tarım Bakanımız İbrahim Yumaklı diyor ki, "Herhangi bir vatandaşımızın herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili problemi yoktur."
Sayın Bakanım! O kadar yol yaptınız! Tabii ki ulaşımda sorun olmayacak! Halkın sorunu ulaşımda değil alımda…
En az 25 yıl SGK'ya, Bağ-Kur'a pirim yatırıp emekli olan vatandaşlarımız için Çalışma Bakanımız, 'emeklilerimize aylıkları düzenli nasıl ödeyebiliriz, sağlık hizmetlerini sürdürülebilir hale nasıl getirebiliriz, bunun telaşı ve çalışması içerisindeyiz' dedi.
Sayın Bakanım! Vatandaşın parasını, vatandaşa geri vermek sizde nasıl bir telaş yaratıyor?
Milli Eğitim Bakanımız eğitimde nasıl çığır açtıklarını anlatırken uluslararası Matematik Olimpiyatları'nda dünya birincisi olan 10 yaşındaki Lina Saka'yı Cumhurbaşkanımız 200 TL ile ödüllendirdi.
Daha ne olsun?
Altına hücum
Altın fiyatları 7000 liranın altına düşünce insanımız kuyumculara akın etti. Kuyumcular adeta indirim olan mağazalara döndü. İnsanlar neredeyse birbirini eziyor.
Bende 5-6 kuyumcuya gittim, insanları takip ettim. 1 gram, 2 gram, 10 gram altın almak için insanlar sıraya girmiş.
Tabii bu tabloyu görenler 'hani bu ülkede açlık vardır, yoksulluk vardı, insanlar geçinemiyordu' diyerek iktidarı aklamaya çalıştı.
Oysa bu tablo Türkiye'de ekonominin yönetilemediğinin, insanımızın iktidara güvenmediğinin, iktidardan umudu olmadığının bir göstergesiydi.
Resmi nüfusumuz 86 milyon. 1 milyon kişi kuyumculara gitmiş ve ortalama hepsi 10 gram altın almış olsun. 10 milyon gram yani 10 bin kilo yani 10 ton altın satılmış.
2 milyon kişi gitmiş olsun. 20 ton. 3 milyon kişi 30 ton.
Kardeşim! Türkiye 86 milyon.
Türkiye, gelir dağılımı eşitsizliğinde Avrupa'da 1. sırada OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) üyesi 38 ülke arasında 5'ci, 150 ülkeyi kapsayan küresel endekslerde 28!ci sırada.
Gençler evlenmiyormuş
TÜİK'e göre 2025 yılı genelinde genç işsizlik oranı %15,3 seviyesinde. Yaklaşık 1 milyon 937 bin gencimiz iş arıyor.
'Ev genci' diye tanımlanan, ne eğitimde ne de istihdamda yer alan 15-29 yaş aralığındaki genç sayımız 6,5 milyon ile 6,7 milyon arasındadır.
Bazı bakanlarımız, iktidara yakın iş insanlarımız ve yandaş medya 'gençler iş beğenmiyor' derken Sayın Cumhurbaşkanımız ve Aile Bakanımız, nüfusumuzu yaşlandığını vurgulayıp, gençlerin evlenmemesinden, çocuk yapmamasından şikayetçi oluyorlar.
Yazımın birinci cümlesi nasıldı? Aynı tas aynı tarak. Hamam olsaydı belki çözüm olurdu.
Bence tamam
"Bütün gençlere çağrımdır: Organize olup bir ve beraber hareket edersek hak ettiğimiz hayatı yaşarız. Bizim önümüzdeki en büyük engel, 'bizden bir şey olmaz' duygusudur.
Oysa bu ülkenin gençleri dünyanın en zeki, en çalışkan ve en donanımlı gençleridir. Sadece imkanları ellerinden alınmış, hayalleri çalınmıştır.
Sizlere vaat edilen 'sabredin' edebiyatına karnımız tok. Biz bugün yaşamak istiyoruz, biz bugün özgür olmak istiyoruz, biz bugün refah içinde olmak istiyoruz.
Eğer biz bir araya gelirsek, omuz omuza verirsek, bu düzeni değiştirecek olan tek güç biziz. Gelecek bizim değil, bugün bizimdir. Gelin, hakkımız olanı hep birlikte geri alalım." (BTP Lideri Hüseyin Baş)
Ukrayna'da savaş var bizde fiyatlar artıyor.
Don oluyor fiyatlar artıyor.
Sel oluyor fiyatlar artıyor.
Kuraklık oluyor fiyatlar artıyor.
Şimdi İran'da savaşı var. Bizde yine fiyatlar artıyor.
Ülkesi en ölümcül bombalarla bombalanan İran cumhurbaşkanı halkın arasına çıkıp, sorunlarını dinliyor, piyasayı denetliyor.
Sükûnet (!) içindeki ülkemizde bırak cumhurbaşkanını bakan ve vekiller bile halkın içine çıkmıyor, Pazar ve marketlerde görünüyorlar.
Ama kameralar karşısında nasıl destan yazdıklarını anlatmayı da ihmal etmiyorlar.
E! Vatandaş tepkili. Marul, biber, domates vs. ürünlerini gösterip temel gıda ürünlerini bile alamamaktan şikayetçi. Gıda enflasyonunda dünyada üçüncülüğüne yükselmişiz.
Tarım Bakanımız İbrahim Yumaklı diyor ki, "Herhangi bir vatandaşımızın herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili problemi yoktur."
Sayın Bakanım! O kadar yol yaptınız! Tabii ki ulaşımda sorun olmayacak! Halkın sorunu ulaşımda değil alımda…
En az 25 yıl SGK'ya, Bağ-Kur'a pirim yatırıp emekli olan vatandaşlarımız için Çalışma Bakanımız, 'emeklilerimize aylıkları düzenli nasıl ödeyebiliriz, sağlık hizmetlerini sürdürülebilir hale nasıl getirebiliriz, bunun telaşı ve çalışması içerisindeyiz' dedi.
Sayın Bakanım! Vatandaşın parasını, vatandaşa geri vermek sizde nasıl bir telaş yaratıyor?
Milli Eğitim Bakanımız eğitimde nasıl çığır açtıklarını anlatırken uluslararası Matematik Olimpiyatları'nda dünya birincisi olan 10 yaşındaki Lina Saka'yı Cumhurbaşkanımız 200 TL ile ödüllendirdi.
Daha ne olsun?
Altına hücum
Altın fiyatları 7000 liranın altına düşünce insanımız kuyumculara akın etti. Kuyumcular adeta indirim olan mağazalara döndü. İnsanlar neredeyse birbirini eziyor.
Bende 5-6 kuyumcuya gittim, insanları takip ettim. 1 gram, 2 gram, 10 gram altın almak için insanlar sıraya girmiş.
Tabii bu tabloyu görenler 'hani bu ülkede açlık vardır, yoksulluk vardı, insanlar geçinemiyordu' diyerek iktidarı aklamaya çalıştı.
Oysa bu tablo Türkiye'de ekonominin yönetilemediğinin, insanımızın iktidara güvenmediğinin, iktidardan umudu olmadığının bir göstergesiydi.
Resmi nüfusumuz 86 milyon. 1 milyon kişi kuyumculara gitmiş ve ortalama hepsi 10 gram altın almış olsun. 10 milyon gram yani 10 bin kilo yani 10 ton altın satılmış.
2 milyon kişi gitmiş olsun. 20 ton. 3 milyon kişi 30 ton.
Kardeşim! Türkiye 86 milyon.
Türkiye, gelir dağılımı eşitsizliğinde Avrupa'da 1. sırada OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) üyesi 38 ülke arasında 5'ci, 150 ülkeyi kapsayan küresel endekslerde 28!ci sırada.
Gençler evlenmiyormuş
TÜİK'e göre 2025 yılı genelinde genç işsizlik oranı %15,3 seviyesinde. Yaklaşık 1 milyon 937 bin gencimiz iş arıyor.
'Ev genci' diye tanımlanan, ne eğitimde ne de istihdamda yer alan 15-29 yaş aralığındaki genç sayımız 6,5 milyon ile 6,7 milyon arasındadır.
Bazı bakanlarımız, iktidara yakın iş insanlarımız ve yandaş medya 'gençler iş beğenmiyor' derken Sayın Cumhurbaşkanımız ve Aile Bakanımız, nüfusumuzu yaşlandığını vurgulayıp, gençlerin evlenmemesinden, çocuk yapmamasından şikayetçi oluyorlar.
Yazımın birinci cümlesi nasıldı? Aynı tas aynı tarak. Hamam olsaydı belki çözüm olurdu.
Bence tamam
"Bütün gençlere çağrımdır: Organize olup bir ve beraber hareket edersek hak ettiğimiz hayatı yaşarız. Bizim önümüzdeki en büyük engel, 'bizden bir şey olmaz' duygusudur.
Oysa bu ülkenin gençleri dünyanın en zeki, en çalışkan ve en donanımlı gençleridir. Sadece imkanları ellerinden alınmış, hayalleri çalınmıştır.
Sizlere vaat edilen 'sabredin' edebiyatına karnımız tok. Biz bugün yaşamak istiyoruz, biz bugün özgür olmak istiyoruz, biz bugün refah içinde olmak istiyoruz.
Eğer biz bir araya gelirsek, omuz omuza verirsek, bu düzeni değiştirecek olan tek güç biziz. Gelecek bizim değil, bugün bizimdir. Gelin, hakkımız olanı hep birlikte geri alalım." (BTP Lideri Hüseyin Baş)
Akın Aydın / diğer yazıları
- Türkiye'de ne var ne yok, diye soracak olursanız! / 03.04.2026
- Bu savaşın öğrettikleri / 02.04.2026
- Hey hey, Başkan, bugün kaç çocuk öldürdün? / 01.04.2026
- Mazlumun olduğu yerde tarafsızlık, zalime ortaklıktır / 31.03.2026
- Ben, senin gibi değil Mezhep İmamlarımız gibi Sünni’yim / 30.03.2026
- Yusuf Kaplan, Fethullah Gülen’in rolüne mi soyundu? / 29.03.2026
- Bu savaş, ABD-İsrail ile İslam’ın savaşıdır / 27.03.2026
- Şehit Ali Laricani’nin, Müslümanlara mektubu / 26.03.2026
- Bilal Erdoğan ve Süleyman Soylu’ya, Cübbeli Ahmet’in cevabı / 25.03.2026
- Bahçeli’nin başlattığı Erdoğan’ın sırtlandığı süreç nereye gidiyor? / 24.03.2026
- Bu savaşın öğrettikleri / 02.04.2026
- Hey hey, Başkan, bugün kaç çocuk öldürdün? / 01.04.2026
- Mazlumun olduğu yerde tarafsızlık, zalime ortaklıktır / 31.03.2026
- Ben, senin gibi değil Mezhep İmamlarımız gibi Sünni’yim / 30.03.2026
- Yusuf Kaplan, Fethullah Gülen’in rolüne mi soyundu? / 29.03.2026
- Bu savaş, ABD-İsrail ile İslam’ın savaşıdır / 27.03.2026
- Şehit Ali Laricani’nin, Müslümanlara mektubu / 26.03.2026
- Bilal Erdoğan ve Süleyman Soylu’ya, Cübbeli Ahmet’in cevabı / 25.03.2026
- Bahçeli’nin başlattığı Erdoğan’ın sırtlandığı süreç nereye gidiyor? / 24.03.2026


























































