Millet olarak, ülke olarak çok uzun zamandan beridir ki, böyle bir bereketsizliği iliklerimize kadar yaşıyoruz.
Elbette ve kesinlikle, sebepleri derinlemesine araştırılmalı ve tüm açıklığı ile ortaya konmalıdır.
Bu nasıl bir el, nasıl eller ki, dokunduğu her dalı kurutmuş?
Tuttuğu her eli sakatlamış ve bir iş yapamaz hale getirmiş?
Uzandığı her gülü, her gül bahçesini perperişan etmiş?
Uzanabildiği, ulaşabildiği, koyun ve sığır cinsinden her malın soyunu kurutmuş?
Asırlar boyunca, tüm dünya milletlerine tarımı ve hayvancılığı öğretmiş olan koskoca bir milletin ete muhtaç olması, süte muhtaç kalması ne demektir?
Uçsuz bucaksız ovaların, vadilerin ve yaylaların sahibi olan bir ülkenin, her mevsim coşkun akan derelerin, çayların ve ırmakların maliki olan bir milletin çocukları yeterince et yiyemiyor, doyasıya süt içemiyor ve aşırı fiyatından ötürü peynirin yanına dahi yaklaşamıyor.
Dokunduğu her dalın kurumasına sebep olan bu türedi eller, nerede, ne zaman ve nasıl türediler?
Dokunduğu her dalı kurutan bu eller yüzünden, tarımla uğraşan zarar ediyor, hayvancılıkla uğraşan zarar ediyor, nakliyecilik yapan günden güne kaybediyor, çalışan karnını doyuramıyor, emekli olan zaten yerlerde sürünüyor.
Bu ülkenin zengin kaynakları, hangi formüllerle ve kimlerin kasasına, kesesine akıtılıyor?
Hangi hakla, hangi gayri adil taksimatla, yoksulun bir evlek tarlası güneşin altında kavrulup bir damla su beklerken, imtiyazlı bir avuç azınlığın tarlasına, çayırına ırmaklar sınırsız akıtılıyor?
Bu ülkenin kaynaklarını kimler nasıl tükettiler, kimler hangi fırıldakları çevirerek hazinede devasa delikler oluşturdular ki, her mevsim artırılan vergiler de, bindirilen zamlar da bu delikleri kapatmaya yetmiyor bir türlü?
Yetimin, yoksulun, fakirin, fukaranın, dulun, kimsesizin sofrasından neredeyse her gün, bir zeytin, bir parça peynir, bir lokma ekmek aşırarak, hazinede açtığınız devasa delikleri kapatacağınızı mı zannediyorsunuz?
Dokunduğu her dalı kurutan eller, uğradığı her gölü kurutan eller, sele-suya doymadınız mı, paraya-pula doymadınız mı, arıya-bala doymadınız mı, kumaşa-çula doymadınız mı?
- ‘Ben toprağın tohumuyum ekmeyiniz taşa beni’ / 04.08.2026
- Yoksulun hakkını pay eylemişler / 31.07.2026
- Açları doyurabilirsiniz ama açgözlüleri biraz zor / 29.07.2026
- Şehitler ölümsüz bilmelisiniz / 28.07.2026
- Anlayan el kaldırsın / 23.07.2026
- Binler kıvranır acından biri vazgeçmez tacından / 16.07.2026
- Kanayan yaraya tuz basanlar var / 15.07.2026
- Onur ve haysiyet çöpe atıldı / 14.07.2026
- "Dostun iki yüzlü düşmanın namert" / 13.07.2026
























































