Döviz rezervlerinde şok düşüş
Kamu bankaları eliyle piyasaya sunulan on milyarca dolara rağmen döviz kurlarındaki yükseliş sürüyor. Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinde yaşanan erime ise ekonomide endişeye yol açıyor. Uzmanlar 'eksi rezerv' uyarısı yapıyor.
19.08.2020 17:20:00





YENİ MESAJ / DETAY HABER
Türkiye'de döviz kurları artmaya, Türk Lirası ise değer kaybetmeye devam ediyor. Dolar kuru Salı günü 7.40 seviyesini, Euro kuru ise 8.80 seviyesini görerek rekor tazeledi. Hükümet, doları frenlemek için Merkez Bankası eliyle son bir yılda yaklaşık 60 milyar dolarlık döviz satışı yapmıştı. Ancak dolardaki yükseliş dizginlenemezken, olan Merkez Bankası'nın döviz rezervlerine oldu. Son bir yılda dolar kuru yüzde 30 artarken, Merkez Bankası'nın brüt döviz Katar ve Çin ile yapılan swap (döviz takası) anlaşmaları hariç tutulduğunda, Merkez'in döviz rezervleri eksiye düşmüş durumda. IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlar da Türkiye'yi düşen rezervlerin yol açtığı risklere karşı uyarıyor.
Brüt rezerv geriledi
Türkiye'de vatandaşlar kurlardaki yükselişe rağmen birikimlerini dövizde değerlendirmeyi sürdürüyor. Buna karşın Merkez Bankası'nın döviz rezervleri ise giderek eriyor. Merkez Bankası tarafından açıklanan son verilere göre, brüt döviz rezervleri son bir yılda yüzde 41 gerileyerek 46 milyar 600 milyon lira seviyesine inmiş durumda. Merkez Bankası'nın toplam dış varlıklarından döviz yükümlülüklerinin çıkarılması ile elde edilen net döviz rezervi ise yılbaşından bu yana yüzde 34 düştü. Aralık 2019'da 40 milyar dolar seviyesinde olan net döviz rezervleri Temmuz sonu itibariyle 26.5 milyar dolara kadar geriledi. Geçen 10 yıla bakıldığında, net döviz rezervlerindeki erimenin boyutları daha açık görülüyor. 2010 yılı sonunda 63.5 milyar dolar olan net döviz rezervleri, 7 Ağustos 2020 itibariyle 27.7 milyar dolara kadar gerilemiş durumda.
Borç ödeme kabiliyetini gösteriyor
Merkez Bankası rezervlerinin o ülkenin dış dünyaya olan borçlarını ödeyebilme kabiliyetini gösterdiğini ifade eden Yeditepe Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Ulusoy, "Merkez Bankası'nın altın ve döviz toplam brüt rezervi şu anda 92 milyar dolar civarında. Bunun yaklaşık 45 milyar doları altından, geri kalanı da döviz rezervlerinden oluşuyor" diye konuştu. Şu anda Merkez Bankası rezervlerinin 2018'den beri devam eden kriz ortamının etkilerini yumuşatmaya yetmediğini dile getiren Prof. Ulusoy, "Rezervler ekonomiyi yönlendirecek, döviz kurunu belli bir seviyede tutacak, cari açığı fonlayacak kapasitede değil. Genel kabule göre, ideal rezerv miktarı milli gelirin en az dörtte biri kadar rezerv tutmaktır. Yani Türkiye'nin yaklaşık 800 milyar dolarlık yıllık gayri safi yurtiçi hasılası olduğunu düşünürsek, Merkez Bankası'nın ideal rezerv miktarının 200 milyar dolar olması gerekir" dedi.
Kamu bankaları sıkıntıda
Ekonomist Dr. Murat Kubilay da ekonomi yönetiminin kamu bankaları aracılığıyla dolar talebine cevap vermeye çalışmasının üç kamu bankasının döviz açık pozisyonlarında ciddi tahribata yol açtığına dikkat çekerek, "Vakıfbank, Halkbank ve Ziraat Bankası'nda toplam döviz açık pozisyonu 12 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu miktar bankaların yasal öz kaynaklarının yüzde 39'una tekabül ediyor. Oysa resmi olarak bu oranın yüzde 20'yi aşmaması gerekiyordu" dedi.
Türkiye'nin risk primi yüksek
Merkez Bankası'nın giderek azalan döviz rezervi, Türkiye'nin kredi risk primine de (CDS) olumsuz etki ediyor. 2019 Ağustos'ta 409 puan olan Türkiye'nin CDS'i, Şubat 2020'de 238'e kadar gerilemişti. Ancak dolar kurunun yeniden yükseliş eğilimine girmesi ve Merkez Bankası'nın kamu bankaları eliyle piyasaya dolar enjekte etmesi ile eriyen rezervler, Türkiye'ye yönelik risk algısını yeniden alevlendirdi ve CDS primi 535 seviyelerine tırmandı. Prof. Dr. Veysel Ulusoy, Türkiye'nin gelişmekte olan ülkeler içerisinde CDS primi 7 bin civarında olan Arjantin'den sonra dünyadaki en yüksek risk primine sahip ülke olduğuna dikkat çekti.














































































