logo
06 AĞUSTOS 2026

Ebeveynlerin dijital asistanları işbaşında

Geleneksel bebek telsizleri ve kameralar yerini, bebeğin ateşini, oksijen seviyesini ve uyku döngüsünü anlık takip edip yapay zekâ analiziyle ebeveynlere bildiren akıllı giyilebilir sensörlere bırakıyor

06.08.2026 11:35:00
Eyüp Kabil
 
Ebeveynlerin dijital asistanları işbaşında
Ebeveynlerin dijital asistanları işbaşında
Bebek bakımı, dijital dönüşümün en hızlı yaşandığı alanlardan biri haline geldi. Son dönemde piyasaya çıkan yeni nesil akıllı zıbınlar, çorap sensörleri ve yapay zekâ tabanlı beşikler, ebeveynlerin bebek büyütme pratiklerini kökten değiştiriyor. Medikal düzeyde hassasiyete sahip bu cihazlar, bebeklerin kalp atış hızını, solunum sıklığını, vücut sıcaklığını ve hatta uyku evrelerini milisaniyelik verilerle takip ediyor.

Yapay zekâ ağlama sesini analiz ediyor

Yeni nesil sistemler sadece veri toplamakla kalmıyor, aynı zamanda bu verileri anlamlandırıyor. Geliştirilen özel yapay zekâ algoritmaları, bebeğin ağlama tonunu analiz ederek açlık, gaz sancısı, uykusuzluk veya alt temizliği gibi ihtiyaçları yüksek doğruluk payıyla tahmin edebiliyor. Sisteme bağlı çalışan akıllı beşikler ise bebeğin hareketlendiğini veya uyku hafifleme evresine geçtiğini tespit ettiği an, otomatik olarak ritmik sallama moduna geçiyor ve beyaz gürültü sesini devreye alıyor.

Uzmanlar uyarıyor: "Teknolojiye güvenin ama bağ kurmayı unutmayın"

Pediatri ve çocuk sağlığı uzmanları, bu teknolojilerin özellikle ilk kez anne-baba olan bireylerdeki "aneksiyete" ve "bebeğe bir şey olacak" korkusunu ciddi oranda azalttığını belirtiyor. Ancak uzmanlar önemli bir uyarıda da bulunuyor: Ekran üzerindeki veriler ve grafikler, anne ile bebek arasındaki ten teması ve içgüdüsel bağın yerini almamalı. Cihazlardan gelen bildirimlerin ebeveynlerde aşırı kontrolcülüğe ve dijital bağımlılığa yol açmaması gerektiği vurgulanıyor.

Veri güvenliği en büyük soru işareti

Sektör hızla büyürken siber güvenlik uzmanları da madalyonun diğer yüzüne dikkat çekiyor. Bebeklerin sağlık ve konum verilerinin bulut sistemlerinde depolanması, siber korsanların hedefi olma riskini beraberinde getiriyor. Bu nedenle uzmanlar, ebeveynlerin ürün seçerken uçtan uca şifreleme sunan ve siber güvenlik sertifikalarına sahip bilindik markaları tercih etmelerini öneriyor.

Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı

Ankara Güvenpark'ta 25 gündür oturma eylemi yapan ve rütbeli personelle eşit özlük hakları talebiyle açlık grevinde olan malul er gaziler ile şehit yakınları, davet edildikleri TBMM kapısında polis barikatıyla durduruldu. Muhalefet milletvekillerinin araya girmesi ve kapıda yaşanan büyük arbedenin ardından Meclis'e girebilen gaziler, bu kez de Milli Savunma Komisyonu salonuna sokulmadı. İYİ Parti Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kürsüye gazi proteziyle çıkarak Komisyon Başkanı Hulusi Akar'ı istifaya davet ederken, haksızlıkların giderilmesi için sunulan muhalefet önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

06.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı
Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı
Ankara Güvenpark'ta haftalardır sürdürdükleri adalet nöbetini son 5 gündür açlık grevine dönüştüren er statüsündeki terör malulü gaziler ve er şehit aileleri, kendileriyle ilgili kanun teklifini yerinde takip etmek üzere İYİ Parti heyetinin resmi davetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) geldi. Ancak Meclis dikmen ve çankaya kapılarında adeta bir güvenlik ablukasıyla karşılaştılar.

Giriş kartları basılmasına rağmen emniyet güçleri ve meclis koruma amirliği tarafından içeriye alınmayan gazi ve şehit yakınları, uzun süre kapıda bekletildi. Duruma müdahale etmek için nizamiye kapısına koşan muhalefet milletvekilleri ile güvenlik güçleri arasında çok sert tartışmalar ve itişmeler yaşandı.

"Bölücüler içeri giriyor, biz neden dışarıdayız?"

Kapı önünde tekerlekli sandalyeleriyle ve bastonlarıyla barikatın açılmasını bekleyen gaziler duruma feryat etti. Sedyede ve protez bacaklarıyla bekleyen kahramanlar, kolluk kuvvetlerine seslenerek, "Bu Meclis'e bölücüler, hainler, sabıkalılar elini kolunu sallayarak giriyor! Biz bu vatan için uzuvlarımızı bıraktık, terörist değiliz! Bizi kendi Meclisimize niye almıyorsunuz?" sözleriyle isyan etti.

Yaşanan arbedeyi ve kapıdaki insanlık dramını engellemeye çalışan İYİ Parti Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, gazilerin hıçkırıklarını duyduktan sonra kameralar önünde gözyaşlarına boğuldu. Muhalefet milletvekillerinin fiziki olarak kapılarda etten duvar örmesi ve kameraların kayda girmesiyle oluşan toplumsal baskı sonucu, kapıdaki barikatlar yaklaşık 1,5 saat sonra gevşetildi ve gaziler feryatlar eşliğinde Meclis bahçesine giriş yaptı.

Komisyon salonunda ikinci şok: İzleyici yasağı!

Bahçeyi aşarak ana binaya giren gazi dernek başkanları ve malul gaziler, bu kez de kendilerini doğrudan ilgilendiren yasa teklifinin görüşüldüğü TBMM Milli Savunma Komisyonu salonunun kapısında durduruldu. Komisyon Başkanı Hulusi Akar'ın talimatıyla, "Salonda yer olmadığı ve güvenlik gerekçesi" öne sürülerek gazilerin komisyon görüşmelerini izleyici locasından takip etmesi tamamen yasaklandı.

Komisyon salonunda tansiyon tavan yaparken, içeriye alınmayan gazilerin sesi Meclis Genel Kurulu kürsüsüne taşındı. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kürsüye Güvenpark'taki gazilerden aldığı gerçek bir "gazi protez bacağı" ile çıktı. Kürsüden protez bacağı kaldırarak iktidar sıralarına gösteren Türkoğlu, sert bir tonda şu ifadeleri kullandı:

"Sayın gazilerimiz, dernek başkanlarımız, şehit ailelerimiz; Türkiye Büyük Millet Meclisi adına, bizler adına sizlerden özür diliyorum. Bu memlekette bölücünün, hainin itibar gördüğü bu Meclis'te, gazilerimizin kendileriyle ilgili komisyon toplantısına izleyici olarak bile alınmasını yasaklayan Komisyon Başkanı Hulusi Akar, yazıklar olsun sana! İstifa et! İstifa et! İstifa et!"

Önerge AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

İçeride bu kriz yaşanırken muhalefet partileri, Güvenpark'taki er gazilerin talebi olan "Rütbeli personel ile er/erbaş vazife malulleri arasındaki maaş, protez kalitesi ve özlük haklarının tamamen eşitlenmesi" yönünde komisyona bir kanun araştırma ve düzeltme önergesi sundu. Ancak bu önerge, salondaki hararetli tartışmaların ardından AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Komisyonda kabul edilen mevcut 12 maddelik yasa teklifinde, 15 Temmuz'da yaralanan ancak gazi sayılmayanlara aylık bağlanması ve şehit anne-babalarına asgari ücret tabanı gibi iyileştirmeler yer alsa da; Güvenpark'ta açlık grevi yapan terörle mücadele malulü erlerin "Emsal Rütbe Maaşı" ve sağlık imkanlarında eşitlik talebi taslağa dahil edilmedi.

Hulusi Akar: "Gönül çok şey istiyor ama kısıtlar var"

Komisyonun ardından basına açıklamalarda bulunan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ise kapıdaki engellemelere değinmeden taslağı savundu. Devletin imkanları ölçüsünde en iyi düzenlemeyi yapmaya çalıştıklarını belirten Akar, "Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hakkını korumak için gece gündüz gayret gösteriyoruz. Memleketimizin, milletimizin imkanları nispetinde bu adımları atıyoruz. Gönül çok şeyler istiyor fakat belli bir noktadan sonra bazı mali kısıtlar bizleri durduruyor. Ama biz burada durmayacağız, çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.

Komisyondan bu haliyle geçen yasa teklifinin önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu'na gelmesi beklenirken, dışarıda bekleyen gaziler teklif bu haliyle yasalaşırsa açlık grevini ölüm orucuna çevireceklerini ilan ettiler.

Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı

06.08.2026 16:13:00
AA
 
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı.

Bakanlar, başta sağlık tesisleri ile tıbbi altyapının hedef alınması, sivil altyapıya yönelik saldırılar ve kadınlar ile çocuklar da dahil olmak üzere sivil kayıplarının devam etmesi olmak üzere, Gazze Şeridi'nde uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olarak süregelen İsrail ihlallerini en güçlü şekilde kınadı ve lanetledi.

İsrail'in ihlallerinin devam etmesinin uluslararası hukukun ve Gazze Barış Planı'nın ihlali olduğunun altını çizen bakanlar, özellikle de ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistinli grupların silahların sınırlandırılmasını da içeren yol haritasını kabul ettiğini duyurmasının ardından ihlallerin devam etmesinin, planın ikinci aşamasının uygulanmasını hedefleyen uluslararası ve bölgesel çabaları sekteye uğrattığına işaret etti.

Bakanlar, ihlallerin siyasi süreci tehdit ettiğini, çatışmaları yeniden tırmandırma ve Gazze'deki insani felaketi derinleştirme riski taşıdığını belirtti.

İsrail'in uluslararası hukuk ihlalleri
Bakanlar, sivillerin korunmasının, sağlık tesisleri ile sağlık ve insani yardım alanlarında görev yapan personelin güvenliğinin sağlanmasının ve Gazze genelinde insani yardım, tıbbi malzeme ve acil yardım malzemelerinin "derhal güvenli ve engelsiz şekilde ulaştırılmasının" hiçbir koşul altında taviz verilemeyecek ya da zayıflatılamayacak hukuki yükümlülükler" olduğunu vurguladı.

Gazze Şeridi'nde İsrail tarafından sürdürülen ihlallerin, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen saldırılardan, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesinden ve "işgal altındaki Kudüs'teki" mevcut statükoyu tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan uygulamalardan "bağımsız değerlendirilemeyeceğinin" altını çizen bakanlar, bu uygulamaların güç kullanarak fiili durum yaratmayı hedefleyen sistematik politikayı oluşturduğunu kaydetti.

Bunların iki devletli çözümün temelini zayıflattığını aktaran bakanlar, söz konusu faaliyetlerin Filistin halkının meşru haklarını "marjinalleştirdiğini" bildirdi.

Bakanlar bu durumun, uluslararası hukukun ve ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının açık bir ihlalini teşkil ettiğini hatırlattı.

Bakanlar ayrıca, uluslararası topluma, özellikle de BM Güvenlik Konseyi'ne, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri ve İsrail'i uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ile BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı Kararı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye ve ciddi ihlallerden sorumlu olanları hesap vermeye zorlamak üzere; sivillerin korunmasına, anlaşmanın tam olarak uygulanması için umutların korunmasına ve kalıcı bir ateşkesin sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde pratik ve etkili önlemler almaları yönündeki çağrılarını yineledi.

İşgal altındaki Filistin topraklarını ilhak etmeye, bu topraklar üzerinde İsrail egemenliğini dayatmaya veya Filistin halkını zorla yerinden etmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini vurgulayan Bakanlar, adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolunun, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları içinde bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasını da içeren iki devletli çözümün uygulanmasına yönelik ciddi bir siyasi sürecin başlatılması olduğunu teyit etti.

MSB'den 'Terörsüz Türkiye' açıklaması

MSB'den yapılan açıklamada "Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda, terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yönüyle Terörsüz Türkiye, ulusal güvenliği güçlendiren ve bölgesel istikrara katkı sunan stratejik bir vizyondur" denildi 

06.08.2026 15:00:00
AA
 
MSB'den 'Terörsüz Türkiye' açıklaması
MSB'den 'Terörsüz Türkiye' açıklaması
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), ülkenin güvenliğinin sağlanması, milletimizin huzurunun korunması ve devletin bekasının muhafazası amacıyla her türlü risk ve tehdit unsuruna karşı yürüttüğü faaliyetlerini azim ve kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek "Son bir hafta içerisinde 1 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir." ifadesini kullandı.

Hudutlarda kaçakçılığın önlenmesi, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla etkin ve ileri teknolojiye dayalı tedbirler alındığına dikkati çeken Aktürk, şunları kaydetti:

"Son bir haftada, 490 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 7 bin 443 olmuş, engellenen 924 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 44 bin 802'ye ulaşmıştır. Yine bu hafta içerisinde, Hakkari hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde yaklaşık 8 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

Aktürk, TSK'nın ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü belirterek, "NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi çerçevesinde 1 Ağustos-30 Kasım 2026 tarihleri arasında görev yapacak 5 adet F-16 uçağımız ile görevli personelimizin 31 Temmuz'da Estonya'ya intikali tamamlanmış, unsurlarımız 1 Ağustos itibarıyla göreve başlamıştır." diye konuştu.


İsrail


Tuğamiral Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmelere de değinerek bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla, ABD ile İran arasında sürdürülen müzakerelerde tarafların sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesinin önemini yinelediklerini ifade etti.

Bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi önündeki en büyük engelin İsrail olduğuna dikkati çeken Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İsrail, Gazze'de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin olumlu seyrettiği bir dönemde, bu çabaları bilinçli şekilde sabote etmeyi sürdürmektedir. İsrail'in, geçtiğimiz hafta sonu Gazze'de yerinden edilmiş sivillerin sığındığı çadır kampı ile bir sağlık tesisini hedef alması sonucu 30'dan fazla sivil hayatını kaybetmiştir. Söz konusu saldırı, İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan yaklaşımının son örneğini teşkil etmektedir. Uluslararası toplumun, İsrail'in bu eylemlerine karşı uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkarak daha kararlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin, bölgede barış ve istikrarın tesisi açısından elzem olduğunu bir kez daha vurguluyoruz."

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in hafta içerisindeki faaliyetleri hakkında da bilgi veren Aktürk, şunları kaydetti:

"31 Temmuz'da, Bakan Yardımcımız Sayın Alpaslan Kavaklıoğlu'nun vefat eden kıymetli eşi için Ankara'da düzenlenen cenaze törenine katılmış, 1 Ağustos'ta Suriye Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Sayın Bakanımız bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı'nı ağırlayacaktır."


Eğitim ve tatbikat faaliyetleri


Tuğamiral Aktürk, TSK'nın, yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de kesintisiz olarak sürdürdüğünü belirtti.

Tatbikatlara ilişkin bilgi veren Aktürk, şu ifadeleri kullandı:

"20 Temmuz'da Slovakya'da başlayan Joint Fire Tatbikatı yarın, 4 Ağustos'ta Letonya'da başlayan Baltic Trust Karşı Dron Tatbikatı 14 Ağustos'ta sona erecektir. Diğer yandan, öğrenci eğitim faaliyetleri kapsamında İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru San Marco tarafından 2-6 Ağustos tarih aralığında Antalya'ya, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) kapsamında Yunanistan Deniz Kuvvetlerine ait Kountouriotis ve İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Montecuccoli tarafından 4-6 Ağustos tarihleri arasında Aksaz'a, Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğrencilerimizin Açık Deniz Eğitimleri kapsamında TCG Osmangazi tarafından 5-7 Ağustos tarihleri arasında Livorno/İtalya'ya liman ziyaretleri yapılmaktadır. NATO Daimi Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) görevi hitamında 31 Temmuz-3 Ağustos tarihleri arasında Lizbon/Portekiz'e liman ziyareti yapan TCG Oruçreis tarafından 7-11 Ağustos tarih aralığında Civitavecchia/İtalya'ya liman ziyareti gerçekleştirilecektir."


Envantere yeni giren silah sistemleri


Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin modern ve etkin savunma gücünün, yerli ve milli savunma sanayisinin ileri teknoloji ürünleriyle güçlendirilmesi çalışmalarının da kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda, "Tayfun Fırlatma, Taşıma Yükleme ve Komuta Kontrol Aracı, Karinalı Bot ile Milli Piyade Tüfeği MPT-76'nın" muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığı bilgisini paylaşan Aktürk, "Ayrıca, ASELSAN tarafından 'Hassas Güdüm Kiti HGK-84' ve 'Lazer Güdüm Kiti LGK-82/84' ile Roketsan tarafından 'SOM-B1T' mühimmatı Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir." ifadelerini kullandı.

Aktürk, personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin de yapılan planlamalara uygun şekilde yürütüldüğüne dikkati çekerek "14 Temmuz'da başlayan Milli Savunma Üniversitesi '2026 Yılı Askeri Öğrenci Temini Seçim Aşaması Faaliyetleri' yarın 24 Temmuz'da başlayan Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere 2026 Yılı '3'üncü Dönem Uzman Erbaş Temini', '4'üncü Dönem Teknik Sınıf Uzman Erbaş Temini' ile '2'nci Dönem Sözleşmeli Er Temini' başvuruları 9 Ağustos sona erecektir." dedi.


"Kahramanım Mehmetçik ve Vatan" konulu resim yarışması


Milli Savunma Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında yürütülen işbirliği kapsamında, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen, "Kahramanım Mehmetçik ve Vatan" konulu resim yarışmasına da değinen Aktürk, şu ifadeleri kullandı:

"Yarışmada seçici kurul tarafından belirlenen eserler Bakanlığımızın X hesabında halk oylamasına açılmış olup, ilkokul kategorisindeki oylama yarın sona erecek, müteakiben ortaokul kategorisindeki oylama 14 Ağustos'a kadar devam edecektir. Yarışma sonuçları 21 Ağustos'ta Bakanlığımız ile Milli Eğitim Bakanlığının resmi sosyal medya hesapları ve internet siteleri üzerinden ilan edilecektir. Tüm vatandaşlarımızı, geleceğin sanatçılarına destek olmak ve öğrencilerimizin vatan sevgisini yansıtan eserlerine katkı sunmak amacıyla halk oylamasına katılmaya davet ediyoruz."

Tuğamiral Aktürk, TSK Komuta Kademesinin şekillendiği 2026 yılı Yüksek Askeri Şura Toplantısı'nın 4 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlendiğini hatırlatarak "Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını müteakip açıklanan Yüksek Askeri Şura kararlarının bir kez daha devletimize, milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını diliyoruz." diye konuştu.

TSK'nın gücünü milletinden aldığına dikkati çeken Aktürk, hudutların güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, denizlerimizde ve semalarda hak ve menfaatlerin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar üstlenen tüm görevleri azim, kararlılık ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmeye devam edeceklerini bildirdi.


"Terörsüz Türkiye stratejik bir vizyondur"


Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soru üzerine Bakanlık tarafından, büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürülen terörle mücadelede, güvenlik güçlerinin üstün gayreti ve milletin desteği sayesinde büyük başarı elde edildiği belirtildi.

Bu tarihi başarıda en büyük payın, vatan uğruna fedakarlığın en yüce örneğini sergileyen şehitlerin, gazilerin ve onların ailelerine ait olduğunu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda, terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yönüyle Terörsüz Türkiye, ulusal güvenliği güçlendiren ve bölgesel istikrara katkı sunan stratejik bir vizyondur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bu süreçte üzerine düşen görev ve sorumlulukları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla yerine getirmeye devam edecek, terörle mücadelede elde edilen başarının kalıcı barış ve güvenlik ortamıyla taçlandırılması için gerekli her türlü tedbiri almaya devam edecektir."


SEEBRIG Tugayı


Güneydoğu Avrupa bölgesindeki istikrarın sağlanmasına, işbirliği ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkı sağlanması maksadıyla, 1999 yılında Güneydoğu Avrupa Tugayı (SEEBRIG) teşkil edildiği belirtildi.

Türkiye'nin SEEBRIG Karargahı'na 2007-2011 yılları arasında ev sahipliği yaptığı ifade edilen açıklamada, 2026-2032 yılları arasında ikinci kez ev sahipliğinin, İstanbul 3'üncü Kolordu Komutanlığı Orgeneral Muharrem Mazlum İskora Kışlası'nda yapılacağı bilgisi verildi.

Karargahın taşınmasına ve detaylarına ilişkin bilgi verilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Bu kapsamda, Kumanovo/Kuzey Makedonya'da konuşlu bulunan SEEBRIG Karargahı 19-21 Temmuz 2026 tarihleri arasında SEEBRIG Karargahı envanterinde bulunan tüm araç, gereç ve malzeme İstanbul'a taşınmış ve aynı tarihlerde SEEBRIG personeli de kademeli olarak İstanbul'a intikal etmiştir. Tugay Karargahı 03 Ağustos'ta İstanbul'da tam harekat kabiliyetine ulaşmıştır. SEEBRIG Karargahı'nda 6 ülkeden (Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Kuzey Makedonya) halihazırda 28 çekirdek personel (12 Türk/16 yabancı) görev yapmaktadır. 27 Ağustos'ta SEEBRIG Karargahının Aktivasyon, Komuta Devir Teslim ve 27'nci Kuruluş Yıldönümü törenlerinin birlikte İstanbul'da icra edilmesi, 31 Ağustos'ta ise karargahın resmi olarak aktif hale getirilmesi planlanmıştır."

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi

06.08.2026 13:42:00
AA
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi.

Bakanlıkta yapılan görüşmede, Uğur Mumcu'nun eşi Şükran Güldal Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu yer aldı.

Görüşmede, Uğur Mumcu suikastına ilişkin dosyadaki son durum ve yürütülen yeni çalışmalar ele alındı.

Adalet Bakanı, Behçet Oktay'ın ailesiyle görüşecek

Adalet Bakanı Gürlek, eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesiyle bugün görüşecek

06.08.2026 10:34:00
Anadolu Ajansı
 
Adalet Bakanı, Behçet Oktay'ın ailesiyle görüşecek
Adalet Bakanı, Behçet Oktay'ın ailesiyle görüşecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesiyle bugün görüşecek.

Adli kaynaklardan alınan bilgiye göre, görüşmede, kendi silahıyla intihar ettiği ileri sürülen Oktay'ın şüpheli ölümünün aydınlatılmasına yönelik taleplerin gündeme gelmesi bekleniyor.

Oktay'ın ailesi, ölüm olayında FETÖ'nün rolü bulunduğunu ve dosyanın yeniden ve kapsamlı şekilde incelenmesini talep ediyor.

Yurda sokulmak istenen 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin bu yıl düzenlediği 29 operasyonda 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi

06.08.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yurda sokulmak istenen 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi
Yurda sokulmak istenen 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin bu yıl düzenlediği 29 operasyonda 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekipleri, yürüttükleri kaçakçılıkla mücadele faaliyetleriyle milli ekonomiyi korumanın yanı sıra her türlü canlıyı ve doğal yaşamı koruma görevini de sürdürüyor.

Bu yıl gerçekleştirilen 29 operasyonda toplam 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi. Operasyonların en yoğun gerçekleştirildiği nokta İstanbul Havalimanı oldu. İstanbul Havalimanı'nda düzenlenen 6 operasyonda 51 bin 65 canlı hayvan ele geçirilirken, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda ise 1 operasyonda 30 canlı hayvan yakalandı.

Kara sınır kapılarında gerçekleştirilen operasyonlarda Habur Gümrük Kapısı'nda 11 operasyonda 81, Çobanbey Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 6 bin 300, Sarp Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 450, Akçakale Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 350, İpsala Gümrük Kapısı'nda 4 operasyonda 142, Dereköy Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 76, Öncüpınar Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 15, Kapıkule Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 6 ve Hamzabeyli Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 4 canlı hayvan ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, gümrüklü yer ve sahalarda ele geçirilen canlı hayvanların veteriner sınır kontrol noktalarında görevli Tarım ve Orman Bakanlığı personelince muayene edilerek rapor düzenlenmesini müteakip, yine Tarım ve Orman Bakanlığı ilgili taşra birimlerine teslim edildiği ifade edildi. Nesli Tehlike Altındaki Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretine Yönelik Sözleşme (CITES) kapsamında koruma altında bulunan türlerin kaçak olarak tespit edilmesi halinde ise söz konusu türlerin ilgili kanun uyarınca Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün ilgili bölge müdürlüklerine teslim edildiği ifade edildi.

Bahçelievler'de çöken binanın yanındaki riskli binada yıkım çalışmaları başladı

Bahçelievler'de tedbir amaçlı boşaltılan ve kendiliğinden çöken 4 katlı binanın yanında riskli görülen diğer binanın yıkımına başlandı

06.08.2026 03:00:00 / Güncelleme: 06.08.2026 06:04:04
AA
 
Bahçelievler'de çöken binanın yanındaki riskli binada yıkım çalışmaları başladı
Bahçelievler'de çöken binanın yanındaki riskli binada yıkım çalışmaları başladı

Yenibosna Merkez Mahallesi Taşova Sokak'ta dün kendiliğinden yıkılan 4 katlı binanın yanında bulunan ve çökme anında hasar gören kentsel dönüşüm kapsamındaki boş bina için yıkım kararı verildi.

Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı sokakta polis, itfaiye, AFAD, UMKE, sağlık ve zabıta ekipleri hazır bulundu.

Yıkıma başlayan ekipler, çalışmaların olduğu alana çıkan sokakları yaya ve araç girişine kapattı.

Bir yandan iş makineleriyle yıkım yapılırken diğer taraftan enkaza su püskürtüldü.

Kentsel dönüşüm kapsamında daha önce boşaltılan binanın kontrollü yıkımı esnasında çevredeki bazı binalarda oturanlar da tedbiren tahliye edildi.

Olay

Yenibosna Merkez Mahallesi Taşova Sokak'ta, 1988 yılında yapılan, 22 daire ve 3 dükkan bulunan binanın önceki gün kolonlarından ses geldiği yönünde yapılan ihbar üzerine belediye ekiplerince boşaltılan 4 katlı binada henüz bilinmeyen nedenle çökme olmuş, enkazda mahsur kalan olup olmadığının belirlenmesi amacıyla köpeklerle arama yapılmış ve çökme anında yan tarafında bulunan boş bina da hasar görmüştü. 

LGS yerleştirmelerinde İstanbul'un zirvedeki 20 lisesi belli oldu

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın ilk yerleştirme sonuçlarına göre, İstanbul Erkek Lisesi 500 tam puanla öğrenci alarak birinci oldu

06.08.2026 01:30:00
AA
 
LGS yerleştirmelerinde İstanbul'un zirvedeki 20 lisesi belli oldu
LGS yerleştirmelerinde İstanbul'un zirvedeki 20 lisesi belli oldu

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) 13 Haziran'da uygulanan merkezi sınavın sonuçları, 10 Temmuz'da açıklandı.

Yerleşmek istedikleri liselere 13-27 Temmuz'da tercihlerini yapan öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar için açılan 198 bin 905 kontenjanın 190 bin 473'ünü doldurdu, yerleştirme oranı ise yüzde 95,76 olarak gerçekleşti.

İlk yerleştirme sonuçlarına göre, İstanbul'da en yüksek taban puanla öğrenci alan ilk 20 lise belli oldu.

Buna göre İstanbul Erkek Lisesi 500 tam puanla öğrenci alarak birinci oldu. Almanca bölümüne 500, İngilizce bölümüne 497,75 puanla öğrenci alan Kabataş Erkek Lisesi ikinciliğe, 497,43 puanla öğrenci alan Galatasaray Lisesi ise üçüncülüğe yerleşti.

İlk 20'de iki imam hatip lisesi yer aldı

İstanbul Atatürk Fen Lisesi 494,88 taban puanla dördüncü, Cağaloğlu Anadolu Lisesi 493,35 taban puanla beşinci, Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi 491,85 taban puanla altıncı, Haydarpaşa Lisesi 488,84 taban puanla yedinci, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi 486,28 taban puanla sekizinci, Kadıköy Anadolu Lisesi 483,86 taban puanla dokuzuncu, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 483,43 taban puanla onuncu sırada yer aldı.

İstanbul'da en yüksek puanla öğrenci alarak ilk 20'ye giren diğer liselerin taban puanları şöyle oldu:

"Çapa Fen Lisesi 482,80 puanla 11'inci, Vefa Lisesi 480,10 puanla 12'nci, Beşiktaş Anadolu Lisesi 478,89 puanla 13'üncü, Validebağ Fen Lisesi 477,82 puanla 14'üncü, Burak Bora Anadolu Lisesi 477,09 puanla 15'inci, Yüksel-İlhan Alanyalı Fen Lisesi 474,93 puanla 16'ncı, Pertevniyal Lisesi 474,49 puanla 17'nci, Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi 472,39 puanla 18'nci, Şehit İlhan Varank Fen Lisesi 469,98 puanla 19'uncu, Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 469,51 puanla 20'nci."

Nakil süreci

Öte yandan yerleştirmeye esas birinci nakil için tercihler bugün başladı. Birinci nakil tercihleri, 7 Ağustos'a kadar yapılacak ve sonuçları 10 Ağustos'ta açıklanacak.

İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos'ta alınacak ve sonuçlar 14 Ağustos'ta ilan edilecek.

17-26 Ağustos'ta boş kalan kontenjanlara, hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak.

Okul ve kurumlar, yatılılık başvurularını 31 Ağustos-3 Eylül'de alacak. 4 Eylül'de ise yatılılık yerleştirme sonuçları ilan edilecek. 

Çerçeve Yasa Meclis’te

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda hazırlanan 12 maddelik çerçeve yasa teklifinin 360’a yakın milletvekilinin ortak imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulduğunu açıkladı. Güler, düzenlemenin detaylarını parti grubunda düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu

05.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa Meclis’te
Çerçeve Yasa Meclis’te
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi günlerinden birine tanıklık ediyor. Kamuoyunda uzun süredir beklenen ve "Terörsüz Türkiye" vizyonunun yasal zeminini oluşturan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", Meclis'te grubu bulunan çok sayıda partinin geniş katılımı ve 360'a yakın milletvekilinin imzasıyla resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ile birlikte yürüttükleri basına kapalı grup değerlendirme toplantısının ardından kameraların karşısına geçti. Güler, Meclis'te gerçekleştirilen basın toplantısında tarihi kanun teklifinin içeriğine, amacına ve işleyiş mekanizmasına dair son derece kritik detaylar paylaştı.


"Geniş bir mutabakatla Meclis başkanlığımıza sunduk"


AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlediği basın toplantısında teklifin siyasi partiler arasında yürütülen yoğun diyalog ve istişarelerin bir ürünü olduğunu vurguladı. Güler, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Cumhuriyetimizin ikinci asrında ülkemizin önüne yeni imkanlar sunacak, demokrasimizi tahkim edecek ve toplumsal kardeşliğimizi en üst seviyeye taşıyacak tarihi bir adımı atmanın gururunu yaşıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın sıklıkla vurguladığı 'iç cepheyi tahkim etme' anlayışının hukuki bir tezahürü olan bu düzenlemeyi, meclisimizde çok geniş bir mutabakatla şekillendirdik. Başta TBMM Başkanımız Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere; AK Parti, MHP, CHP ve DEM Parti gruplarından 360'a yakın milletvekilimizin güçlü desteği ve imzasıyla bu teklif an itibarıyla meclis başkanlığımıza iletilmiştir. Bu, herhangi bir pazarlığın değil; devletimizin kararlılığının, milletimizin iradesinin ve hukuk devleti ilkelerinin apaçık bir göstergesidir."


"Önceliğimiz silahların geri dönülmez şekilde bırakılmasıdır"


Kanun teklifinin amacının genel bir af niteliği taşımadığının altını kalın çizgilerle çizen Güler, sürecin tamamen güvenlik ve hukuk ekseninde yürütüleceğini belirtti. Güler, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Bu kanun teklifi, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran veya suçların hukuki niteliğini değiştiren bir af düzenlemesi asla değildir. Temel önceliğimiz; PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına tamamen son vermesi, kontrolü altındaki tüm örgütsel yapıların lağvedilmesi ve elindeki tüm silah ile mühimmatı geri dönülmeyecek şekilde devletimizin güvenlik güçlerine teslim etmesidir. Bu tarihi yasa, terörün tamamen son bulduğu bir Türkiye ikliminin inşası için hukuki bir güvence ve çerçeve sunmaktadır."


12 maddelik çerçeve yasanın öne çıkan ayrıntıları


AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından açıklanan 12 maddelik kanun teklifi, terörle mücadelede yeni bir dönemi işaret ediyor. Teklifin teknik detayları şu şekilde öne çıkıyor:

MGK Teyidi: Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için PKK/KCK'nın silah bırakıp sona erdiğinin güvenlik birimlerince tespiti ve MGK tarafından teyit edilmesi şart koşuluyor.

Kapsam ve Süreç: Yasa, PKK/KCK ve ilişkili suçları kapsarken, kasten öldürme suçları kapsam dışında bırakıldı. Koşulların sağlanması halinde, 15 yıla kadar hapis gerektiren suçlarda 5 yıl, daha ağır suçlarda 10 yıl soruşturma/kovuşturma veya infaz ertelemesi öngörülüyor.

Koordinasyon ve Yasal Güvence: Süreci, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki üst düzey bir kurul yönetecek ve görevli kamu personeline yasal güvence sağlanacak.


Hedef: Hafta sonuna kadar yasalaşması


Güler, teklifin Cuma günü TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacağını, hafta sonuna kadar Genel Kurul'da oylanarak meclis tatile girmeden önce yasalaşmasının hedeflendiğini aktardı.

Her yerde çekmiyor: Türkiye’nin gerçek 5G haritası!

1 Nisan'da 81 ilde resmi olarak başlayan 5G döneminde ilk saha verileri geldi. Mobil internet hızları nPerf verilerine göre 4 katına çıksa da kullanıcılar "Her yerde çekmiyor" isyanında. Peki, 5G şu an nerelerde aktif, sinyal alınamayan kör noktalarda ne yapmak gerekiyor? İşte Türkiye'nin dijital dönüşümündeki son durum

05.08.2026 15:30:00
Eyüp Kabil
 
Her yerde çekmiyor: Türkiye’nin gerçek 5G haritası!
Her yerde çekmiyor: Türkiye’nin gerçek 5G haritası!
Türkiye, mobil iletişimde çağ atlatması hedeflenen 5G teknolojisine geçişinin üzerinden geçen birkaç aylık süreçte hız testlerinde rekorlar kırıyor. Operatörlerin BTK ihalesi sonrası 700 MHz ve 3,5 GHz frekans bantları için yaptığı milyar dolarlık yatırımlar meyvesini vermeye başladı.

Bağımsız analiz şirketi nPerf'in yayınladığı son raporlar, Türkiye'deki ortalama mobil indirme hızının 43,7 Mb/sn'den 169 Mb/sn'ye fırladığını gösteriyor. Ancak bu hızı her an deneyimlemek henüz mümkün değil.

5G nerelerde çekiyor?

Türkiye genelinde yürütülen kademeli geçiş planı doğrultusunda, yüksek frekanslı baz istasyonları öncelikle insan yoğunluğunun ve ticari faaliyetlerin en tepe noktada olduğu alanlara konumlandırıldı.

Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom altyapılarıyla 81 ilin merkezi meydanlarında ve ana caddelerinde 5G işareti telefon ekranlarında görülüyor.

İstanbul Havalimanı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, TBMM binası ve büyük kulüplerin stadyumları 5G'nin ilk kurulum önceliği avantajıyla tam kapasite ve mükemmel hızla çalıştığı ilk alanlar.

İstanbul'da Beşiktaş, Kadıköy, Şişli ve Üsküdar gibi nüfusun ve veri trafiğinin yoğun olduğu ilçelerin merkezi noktalarında sinyaller aktif durumda. Ankara'da Çankaya, İzmir'de ise Konak ve Alsancak bölgeleri öncelikli kapsama alanında yer alıyor.

5G nerelerde çekiyor, nerelerde çekmiyor?

5G'nin kullandığı yüksek frekans bantları, daha çok veri taşırken sinyal menzilinin 4.5G'ye göre daha kısa olmasına neden oluyor. Bu fiziksel kural, büyükşehir merkezlerinde yoğun kapsama ve yüksek hız sağlarken, Türkiye genelinde ciddi kör noktalar yaratıyor.

İlçe merkezlerinin dışındaki köylerde, tarım arazilerinde ve şehirlerarası otoyolların büyük bölümünde henüz 5G altyapısı bulunmuyor. Kademeli yayılım takvimi nedeniyle bu bölgelerin tamamen kapsanması için en az 2 yıllık bir süre öngörülüyor.

5G sinyallerinin duvarlardan ve kalın beton yapılardan geçme kabiliyeti düşüktür. Sokakta 5G çeken telefonunuz, beton blokların sinyali kesmesi sebebiyle bir alışveriş merkezinin otoparkına veya evinizin iç odalarına geçtiğinde kısıtlı kapsama nedeniyle sinyali kaybedebiliyor ve sık sık 4.5G'ye geçiş yapıyor.

Ana arterlerden uzak, ara sokaklarda kalan ve henüz yeni nesil baz istasyonu montajı yapılmamış mahallelerde dalgalı sinyal sorunları yaşanıyor veya bağlantı tamamen kopuyor.

5G'nin çekmediği yerlerde ne yapmalı?

Eğer cihazınız 5G destekliyor ancak bulunduğunuz yerde sinyal alamıyorsanız, mağdur olmamak ve cihaz performansını korumak için şu adımları izleyebilirsiniz:

1. Şebeke Modunu "Otomatik" Ayarında Tutun: Telefonunuzun hücresel ağ ayarlarından ağ modunu yalnızca "Sadece 5G" yapmak yerine "5G/4.5G/3G (Otomatik Geçiş)" konumuna getirin. Böylece cihaz, 5G bulamadığı an kesintisiz olarak güçlü bir 4.5G bağlantısına bağlanacaktır.

2. Boş Yere Batarya Tüketimini Önleyin: 5G sinyalinin çok zayıf olduğu veya sürekli kopup geldiği bir bölgedeyseniz, telefonunuz sürekli istasyon arayacağı için pili hızla tükenecektir. Bu gibi durumlarda, cihaz ayarlarından şebekeyi geçici olarak "Sadece 4.5G" moduna sabitlemek batarya ömrünü ciddi oranda uzatır.

3. Operatörünüzün Kapsama Haritasını Kontrol Edin: Sürekli bulunduğunuz ev veya iş yerinizde sorun yaşıyorsanız, Vodafone, Turkcell veya Türk Telekom'un güncel "Kapsama Alanı Haritalarını" web sitelerinden inceleyerek bölgenize ne zaman istasyon kurulacağını kontrol edebilir, gerekirse operatörünüze sinyal geliştirme talebi (femtocell veya ek baz istasyonu) iletebilirsiniz.

Bakanlığın vizyon haritasına göre, Türkiye'deki yerli üretim baz istasyonlarının ve altyapı bileşenlerinin payı artırılarak, önümüzdeki iki yıl içinde ülkenin en ücra köşelerine kadar 5G sinyalinin ulaştırılması hedefleniyor. O zamana kadar 4.5G, Türkiye'nin dijital dünyadaki en büyük güvencesi olmaya devam edecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.