logo
22 MAYIS 2026

Ebû'l Hayr Faruki

09.06.2001 00:00:00
Dünyalık kazanmak için kitap ve peygambere ihtiyaç yoktur. Kitap ve peygamber olmadan da dünyalık kazanılabilir. Cenab-ı Hak bu hususta dinli dinsiz bütün yaratıkların rızklarına kefildir. Bir kimse uygun bir mürşid-i kamil, rehber elinde kemalin zirvesine ulaşırsa, Peygamber Efendimizin vekili olur. Peygambere dünyayı kazanma yollarını öğretmesi lazım değil iken onun vekillerine niye lazım olsun. Pir-i kamilin duasıyla dünyalık elde etmek makbul değildir. Bid'at ve gaflet ehli böyle şeylere müptela olmuş, tutulmuştur. İşin özü şudur ki: Bir kul namaz, oruç, Kur'an-ı Kerim okumak ve zikri bu maksatla yaparsa, dünyalık bakımından onun durumu iyi olur. Fakat ahiret sevabından mahrum kalır. Nitekim ayet-i kerimede mealen şöyle buyrulmaktadır: "Kim dünya hayatını ve onun süsünü isterse, onlara yaptıklarının (çalıştıklarının) karşılığını burada tam olarak veririz. Bu hususta bir eksikliğe de uğratılmazlar. Onlar öyle kimselerdir ki, ahirette kendileri için ateşten başkası yoktur. Dünyada yapageldikleri şeyler orada boşa gitmiştir. Zaten yapageldikleri şeyler hep boştur" (Hud: 15-16). Yine buyurdu ki:

"Her söylediğiniz kalp huzuru ile ihlasla, Allah-ü Teala için söyleyiniz. Gafletten, Allah-ü Teala'yı unutmaktan, kötü ve bozuk ahlaktan uzak durunuz."

"Kur'an-ı Kerim'i okumanın üç derecesi vardır. En aşağı derecesi, yalnız tecvid ile okumaktır. Orta derecesi tecvidle ve manasını anlayarak okumaktır. En üstün derecesi ise, tecvidle ve manasını anlayarak ve tadını kalbinde duyarak okumaktır." "Yabancı kadın, bid'at sahibi ve fasıkla beraber olmaktan çok sakının." "Bedenin sıhhati şu üç şeye bağlıdır: İyi gıda, vücutta bozuk zararlı bir madde bulunmaması ve zararlı şeylerden uzak durmak. Kalbin sıhhati ise şunlara bağlıdır: 1)Salih amel; kalbin ve ruhun gıdasıdır. 2)Kin, kibir gibi kötü ahlaktan sakınmak; bunlar bedendeki bozuk maddeler gibidir. 3) Günahlardan sakınmak." "Manevi perdelerin, kalp gözünün açılması, herkese nasip olamaz. Allah-ü Teala bunu dilediğine ihsan eder. Allah-ü Teala'nın lütuf ve ihsanına kavuşmadıkça, bu saadet, pazu kuvveti ile ele geçmez." "Bir kimse ihlasla, her şeyi Allah-ü Teala'nın rızası için yapmakla, ona saadet kapıları açılır. Bir zat, okuma-yazma bilmezdi. Fakat Allah-ü Teala'ya ve Resulullah Efendimize o kadar aşık idi ki, bu hali bütün bedenine sirayet etmişti. Okuma-yazması olmadığı için Kur'an-ı Kerim'i okuyamazdı, ancak Kur'an-ı Kerim'e olan sevgisinden kıbleye doğru oturur. Kur'an-ı Kerim'i bir rahle üzerine koyar, her satırı parmağı ile okuyormuş gibi takip ederdi. Sonra sevgi ve ihlasla; "Allah'ım! Ne hoş buyuruyorsun" derdi. Her gün belli vakitlerde öyle Kur'an-ı Kerim'le meşgul olurdu. Bir müddet sonra kendisinde yüksek haller meydana geldi ve muradına kavuştu."

Ebû'l Hayr Faruki, 1925 (H.1341) senesinde Delhi'de vefat etti. Kalabalık bir cemaat tarafından kılınan namazdan sonra dedesi Ebû'l Said Faruki'nin yanına defnedildi. Kabri ziyaret mahallidir.

Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı

Kurban Bayramı tatili öncesi İstanbul dışına çıkmak isteyenlerin yola çıkmasıyla kent genelinde trafik yoğunluğu arttı. Mesai bitimine dakikalar kala İBB verilerine göre trafik yoğunluğu yüzde 65 olarak ölçümlendi

22.05.2026 17:50:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı
Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı
İstanbul'da Kurban Bayramı tatili öncesi trafik yoğunluğu etkili olmaya başladı. Beylikdüzü, Bahçelievler D-100 karayolu üzerinde trafik zaman zaman durma noktasına geldi. 9 günlük Kurban Bayramı tatili için yola çıkan vatandaşların, Mahmutbey gişelerde oluşturduğu yoğunluk dron ile havadan görüntülendi. Haftanın son günü ve mesai bitimine dakikalar kala İBB verilerine göre saat 16:00 itibariyle trafik yoğunluğu yüzde 65 olarak ölçüldü.

Trafiğin mesai bitiminin ardından da daha da artması bekleniyor.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi

Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi

22.05.2026 14:49:00
Haber Merkezi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi. Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi.
BTP Sözcüsü Önder'in açıklaması şöyle; "Mutlak butlan kararı siyaset tarihimize, hukuk tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir, bir ayıp olarak yerini almıştır. Bu karar sadece CHP'ye yönelik değil, Türk siyasetine yöneliktir. Bu nedenle her bir vatandaşımızı, her bir insanımızı ilgilendirmekte; demokrasiye ve hukuka inanan, demokrasi ve hukukun devam etmesi gerektiğini düşünen her vatandaşımıza bu anlamda görev düşmektedir.

"İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor"

İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. Kendi vesayetini kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın, kendi iktidarının devamını sağlayacak bir zemin bu ülkede oluşsun ama hiçbir şekilde kendi iktidarını tehdit eder hâle kimse gelemesin. Yıllarca bu ülkede vesayeti kırmak, vesayetle mücadele etmek iddiasıyla iktidara gelenler, iktidarda her seçim öncesi 'Vesayetle mücadele ediyoruz' diyerek milletten oy isteyenler maalesef bugün kendi vesayetlerini kuruyorlar. En büyük kentin belediye başkanını ve aynı zamanda ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayını ve yine birçok seçilmiş belediye başkanını tutukladılar. Açtıkları soruşturmalarla, belediye başkanları üzerine oluşturdukları baskılarla birlikte transferler yapılıyor. İsteniyor ki kendilerinin kontrolünün dışında bir güç bu ülkede olmasın.

"Millet bu prangayı kırar"

Bu tümüyle iktidar vesayetidir. Bu tümüyle millet iradesine vurulan bir prangadır. Millet bu prangayı kırar. Geçmişte kırdığı gibi buna müsaade etmez. Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararıyla millet iradesine pranga vurulabildi mi? E-muhtıra yayımlanmıştı yine aynı dönemde. Millet iradesine pranga vurulabildi mi? Ne oldu? O dönemde yüzde 25'lere düşen AK Parti oyu, bu müdahalelerle birlikte yüzde 42'ye çıktı ve daha güçlü bir şekilde AK Parti'nin tekrar iktidar olması gerçekleşti. Bugün de aynı şekilde mahkeme koridorlarında, yargı eliyle siyasete müdahale edip ana muhalefet partisini ve onun üzerinden Türkiye'de muhalefeti ve siyaseti şekillendirmeye çalışanların oyunu tutmayacak çünkü bu oyunu millet bozup atacaktır. Millet bu prangaları kırıp atacaktır.

"CHP yönetimi millete sığınmalıdır"

CHP'nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ve CHP yönetimi millete sığınmalıdır, millete dönmelidir, millet de güç birliği yapmalıdır. Millet iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur. Bu düğümü millet çözer. Bu oyunu millet bozar. Bu prangaları ancak millet kırar. Bu anlamda CHP kimliğini taşıyan ama bu oyunların aparatı hâline gelmiş, bu oyunun bir parçası hâline gelmiş kişilere —bu milletvekili olabilir, eski genel başkanlar olabilir, başka isimler, siyasetçiler olabilir— tavsiyemiz, onların kavga etmeleri değildir. Tavsiyemiz, daha önceden de defalarca ifade ettiğimiz üzere, bu hukuksuzluğa, bu demokrasi ayıbına karşı çıkan; bu ülkenin demokrasi ve hukuk zeminine bir an önce dönmesi gerektiğine inanan bütün siyasi partilerle beraber olunmasıdır. Bu yetmez, sivil toplum örgütleriyle beraber olunmalıdır. Yetmez; barolar gibi meslek kuruluşlarıyla beraber olunmalıdır. Hukuk ve demokrasiye inanan bütün muhalefeti CHP yönetimi organize etmeli ve demokrasi ve hukuk yolunda yürümeye devam etmelidir. Burada iktidarla birlikte hareket eden ya da iktidarın oyununun parçası hâline gelmiş olanlarla uğraşmaya, onlarla kavga etmeye hiç gerek yok. Milletle beraber yol yürünmelidir. Millet bu oyunu bozacak ve bu yeni vesayet kurma çalışmaları, iktidar vesayetini oluşturma gayretleri boşa çıkacaktır."

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder'in açıklamasını izleyin:

Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı

Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı

22.05.2026 12:50:00
Haber Merkezi
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı.
Yoğun yağışların ardından Yamula ve Bayramhacılı barajlarından kontrollü su tahliyesine başlanınca Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi. Nevşehir Avanos'ta gezi yolları su altında kalırken alınan tedbirler artırıldı.

Su seviyesi 1 metre yükseldi
Avanos'ta su seviyesinin bir metreden fazla yükselmesiyle nehir kenarındaki gezi yolları su altında kaldı. Nehrin geçtiği Orta Mahalle'deki bir bölümde de küçük şelale oluştu. Belediye ekipleri, vatandaşların yaklaşmasını önlemek amacıyla nehir kenarı ve gezi yollarına bariyer yerleştirdi.

Sallanan Köprü yaya trafiğine kapatıldı
Avanos Belediyesi'nden yapılan duyuruda ise turistlerin ziyaret noktalarından biri olan "Sallanan köprü" olarak da bilinen Asma Köprü'nün 25 Mayıs'a kadar saat 20.00 ila 07.00 arasında yaya trafiğine kapatıldığı duyuruldu.

Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa cezaevi doluluğunda ilk sırada

Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa, cezaevi doluluk oranında ilk sırada yer aldı. Türkiye, 100 bin kişiye 458 mahkumla hapis oranında Avrupa Konseyi ülkeleri arasında açık ara zirvede bulunuyor

22.05.2026 12:25:00
Haber Merkezi
Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa cezaevi doluluğunda ilk sırada
Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa cezaevi doluluğunda ilk sırada
Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa, cezaevi doluluk oranında ilk sırada yer aldı. Türkiye, 100 bin kişiye 458 mahkumla hapis oranında Avrupa Konseyi ülkeleri arasında açık ara zirvede bulunuyor.
Avrupa Konseyi'nin salı günü yayımlanan cezaevi koşullarına ilişkin son raporu, cezaevlerinde aşırı doluluğun kalıcı bir sorun olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, Türkiye, Fransa ile birlikte Avrupa Konseyi'ne üye ülkeler arasında cezaevlerinde doluluk oranı en yüksek ülke oldu.

Yapılan araştırmaya göre, Türkiye cezaevlerinde yüzde 131'lik bir kapasite aşımı yaşanıyor. Fransa da ilk sırada Türkiye ile aynı oranı paylaşıyor.

Fransa ve Türkiye'yi, Hırvatistan (123), İtalya (121), Malta (118), Kıbrıs (117), Macaristan (115), Belçika (114) ve İrlanda (112) izledi.

Bazı ülkelerde durum kritik seviyeye ulaşırken, bazıları da maksimum kapasiteye çok yakın.

Strasbourg merkezli örgütün 46 üye devletinin cezaevi idareleri tarafından sağlanan verilere dayanan belge, cezaevi nüfusunun artış eğilimini doğruluyor. Bu eğilim, yalnızca birkaç gün önce kamuoyuna açıklanan son Eurostat araştırmasında da yüzde 2'lik artışla vurgulanmıştı.

Hapis cezasında Türkiye ilk sırada
Avrupa Konseyi'ne üye 46 ülke arasında Türkiye, 100 bin kişiye 458 mahkumla en yüksek hapis oranına sahip ülke oldu. Türkiye'yi Azerbaycan ve Moldova izledi.

Ocak 2024-Ocak 2025 döneminde mahkum sayısının en fazla arttığı ülke de yüzde 29 ile Türkiye olurken, en büyük düşüş yüzde 18 ile Ukrayna'da kaydedildi.

Rapora göre Avrupa Konseyi ülkelerindeki toplam mahkum sayısı bir yılda yüzde 8,5 artarak 1,1 milyonu aşarken, kadın mahkumların oranı da yüzde 4,8'den yüzde 5,2'ye yükseldi.

Diğer ülkelerde durum nasıl?
31 Ocak 2024 ile 31 Ocak 2025 arasında, mevcut 100 yer başına düşen mahkum sayısı 94,7'den 95,2'ye yükseldi. Bu artış, bölgesel farklılıklara rağmen kaydedildi. Bir önceki değerlendirmede altı ülke ciddi aşırı doluluk bildirmişti; bu sayı şimdi dokuza çıktı.

Beş ülke daha kapasitenin üzerinde bulunuyor ve "orta düzeyde aşırı doluluk" olarak tanımlanan durumla karşı karşıya: Finlandiya (110), Yunanistan (108), Birleşik Krallık'ın İskoçya bölgesi (106), Kuzey Makedonya (104) ve İsveç (103).

Portekiz cezaevi sistemi ise kapasiteye çok yakın çalışıyor (99). Portekiz, Romanya'dan (100) daha iyi durumda olsa da Azerbaycan (98), Birleşik Krallık'ta İngiltere ve Galler (96), Sırbistan (96), Çekya (95), Hollanda (95), Danimarka (95) ve İsviçre'den (95) daha yüksek doluluk oranına sahip.

Avrupa Konseyi, yüzde 90 doluluk oranının bile yüksek risk göstergesi ve ciddi operasyonel baskı anlamına geldiğine dikkat çekiyor.

Toplamda, 31 Ocak 2025 itibarıyla Avrupa Konseyi'ne üye 46 devlette 1 milyon 107 bin 921 kişi cezaevindeydi. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 8,5'lik artış anlamına geliyor. Ortalama hapis oranı ise 100 bin kişi başına 110 mahkum olarak kaydedildi.

Cezaevlerindeki kadınların oranı yüzde 4,8'den yüzde 5,2'ye yükseldi. Nüfusu 500 binden fazla olan ülkeler arasında en büyük artışlar Macaristan (yüzde 8,8), Çekya (yüzde 8,6), Malta (yüzde 8) ve İsveç'te (yüzde 7,9) görüldü. En düşük oranlar ise Arnavutluk (yüzde 1,6), Ermenistan (yüzde 2,6), Karadağ (yüzde 2,8) ve Azerbaycan'da (yüzde 3,1) kaydedildi.

Hapis oranları Doğu Avrupa'da daha yüksek kalmaya devam ediyor. 100 bin kişi başına 458 mahkumla ilk sırada olan Türkiye'yi, Azerbaycan 271, Moldova 245 ve Gürcistan 232 mahkumla takip ediyor.

Avrupa Birliği ülkeleri arasında ise Macaristan (206), Polonya (189), Çekya (178) ve Slovakya (151) en fazla kişiyi hapseden ülkeler arasında yer alıyor.

Rapor ayrıca cezaevi sistemlerinde yabancı uyrukluların varlığının arttığını ortaya koyuyor. Mahkûmların yüzde 17'si vatandaş olmayan kişilerden oluşuyor. 65 yaş üstü mahkûmların sayısında da artış var. Ancak Avrupa Konseyi uzmanları, genel olarak bu yaş grubunun oranının hâlâ "mütevazı" seviyede olduğunu belirtiyor.

Portekiz ve İtalya, 42 yaşla en yüksek ortalama mahkûm yaşına sahip ülkeler. Bu ülkeleri Karadağ, Estonya ve Sırbistan (41) izliyor. En genç cezaevi nüfusuna sahip ülkeler ise Moldova (30), İsveç (34), Fransa, Kıbrıs ve Danimarka (35).

Uzun cezalar ve tutukluluk
Bu yıl şubat ayında Lusa haber ajansına konuşan Cezaevi ve Yeniden Topluma Kazandırma Hizmetleri Genel Müdürü Orlando Carvalho, ülkedeki 49 cezaevinde o ay 13 bin 302 mahkûm bulunduğunu söyledi. Ocak 2025 ile Şubat 2026 arasında cezaevi sistemine 850 mahkûm girdi.

Bu aşırı doluluğa doğrudan katkı yapan faktörlerden biri, Portekiz'deki ortalama hapis cezası süresi. Uluslararası rapora göre Portekiz, kıtadaki en uzun ortalama hapis cezası süresine sahip: Avrupa ortalaması 9,7 ay iken Portekiz'de bu süre 31,4 ay.

31 Ocak 2025 itibarıyla hüküm giymiş 9 bin 645 mahkûmun 3 bin 741'i 5 ila 10 yıl arasında, bin 423'ü 10 ila 20 yıl arasında, bir diğer bin 423'ü ise 20 yıldan uzun hapis cezalarını çekiyordu.

Portekiz Mahkûmlara Destek Derneği Genel Sekreteri Vítor Ilharco, Euronews'e yaptığı açıklamada ceza indirimi kurallarının uygulanma biçimini eleştirerek, "Kurallarımız Avrupa'nın geri kalanında uygulandığı gibi uygulansaydı, 6 bin 500'den fazla mahkûmumuz olmazdı" dedi.

Ilharco, "Cezanın yarısı dolmadan kimseye geçici tahliye verilmiyor," diye belirtti.

Vítor Ilharco, cezaevi sistemi üzerindeki baskıyı artıran bir diğer uygulamanın da tutukluluğun, hapis dışı tedbirler yerine tercih edilmesi olduğunu söyledi. Ilharco, "Çözüm basit: Önce insanları içeri atıyorsunuz, sonra soruşturuyorsunuz" dedi.

Avrupa Konseyi'nin ceza istatistiklerine göre Portekiz'de daha sonra hüküm giyen kişilerin tutuklulukta geçirdiği ortalama süre 57 gün. Bu, 21 günlük Avrupa ortalamasının iki katından fazla.

Avrupa Konseyi, cezaevi nüfusunun yaşlanmasına ilişkin değerlendirmesinde, gelecekte "sağlık hizmetleri, kronik hastalıklar, bilişsel gerileme ve hareket kısıtlılığı" gibi "çoğu zaman karmaşık ihtiyaçların" dikkate alınması gerekeceği uyarısında bulunuyor.

Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti

CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özel'e yakın üç avukatı azletti

22.05.2026 11:37:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti
Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti
CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özel'e yakın üç avukatı azletti.

Cumhuriyet Halk Partisi'nde mahkemenin mutlak bulan kararı sonrası genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi.

Kılıçdaroğlu, üç parti avukatını azletti. Görevden azlettirilen avukatlar, Özgür Özel'e yakın isimler olarak biliniyordu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun azlettiği üç parti avukatı arasında avukat Çağlar Çağlayan da bulunuyor.

Alınan bu karara ilişkin Özel cephesinden henüz bir açıklama gelmiş değil.

GÖZLER YÜKSEK SEÇİM KURULU'NDA

CHP'de gözler bir yandan da Yüksek Seçim Kurulu'ndan çıkacak karara çevrilmiş durumda.

Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı, Özel'in kurmayları tarafından YSK'ya taşındı .

Yüksek Seçim Kurulu'nun itirazı bir karara bağlaması bekleniyor.

Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı

Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artarak 6 milyar 511 milyon 112 bin dolar oldu

22.05.2026 11:34:00
AA
Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı
Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı
Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artarak 6 milyar 511 milyon 112 bin dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığınca oluşturulan geçici dış ticaret istatistiklerine göre, nisanda Türkiye'nin toplam ithalatı, 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 3,1 artarak 33 milyar 908 milyon 621 bin dolar olarak belirlendi.

Bu tutarın 6 milyar 511 milyon 112 bin dolarlık kısmını, enerji ithalatı olarak özetlenen "mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar" oluşturdu.

Geçen yıl nisanda bu rakam, 5 milyar 71 milyon 708 bin dolar olarak kayıtlara geçmişti. Böylece enerji ithalatı tutarı yıllık bazda yüzde 28,4 arttı.

Bu dönemde ham petrol ithalatı ise yüzde 14,6 artarak 2 milyon 620 bin 645 tona yükseldi.

YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), faaliyet izni kaldırılan İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri ile üniversitede görev yapan idari ve akademik personelin herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına gerekli işlemlerin yerine getirileceğini bildirdi

22.05.2026 11:23:00 / Güncelleme: 22.05.2026 15:14:02
Anadolu Ajansı
YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama
YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama

YÖK'ten yapılan açıklamada, İstanbul Bilgi Üniversitesinin kurucu vakfına mahkemece kayyım atanması üzerine, üniversitenin faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı'nın bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Yükseköğretim Kurulu, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi hususunda gerekli tedbirleri ivedilikle almaktadır. Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir. Konuyla ilgili detaylı açıklamalar önümüzdeki günlerde yapılacak olup, kıymetli öğrencilerimizin, ailelerinin ve yükseköğretim camiasının süreçle ilgili doğru ve güncel bilgileri yalnızca Yükseköğretim Kurulunun resmi iletişim kanallarından takip etmelerini önemle rica ederiz." 

Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den “itibarsızlaştırma” tepkisi!

Tutukluluğunun 330. gününde hakkında iddianame düzenlenen tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün bir açıklama yaptı

22.05.2026 11:10:00
Haber Merkezi
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den “itibarsızlaştırma” tepkisi!
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den “itibarsızlaştırma” tepkisi!
Tutukluluğunun 330. gününde hakkında iddianame düzenlenen tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün bir açıklama yaptı. Hayatı boyunca veremeyeceği hiçbir hesabının olmadığını vurgulayan Akgün, "Görev yaptığım süre boyunca attığım her adımın, aldığım her kararın arkasındayım. Tüm görev ve sorumluluklarımı; hukuka, kamu yararına ve milletimize karşı taşıdığım sorumluluk bilinciyle yerine getirdim. Bugün yürütülen dezenformasyon kampanyalarının amacı hakikati ortaya çıkarmak değil; kamuoyu nezdinde bir itibarsızlaştırma zemini oluşturmaktır" dedi.

Hasan Akgün'ün Silivri'deki Marmara Cezaevi'nden avukatları aracılığıyla yaptığı açıklama şöyle:

"Son günlerde, tutukluluğumun birinci yılında tarafıma sunulan iddianame üzerinden kamuoyuna servis edilen bazı haber ve değerlendirmelerin; hukuki gerçekleri aktarmaktan çok, şahsım hakkında peşin hüküm oluşturmayı amaçlayan organize bir algı çalışmasına dönüştüğü açıkça görülmektedir.

Henüz yargılama süreci başlamamış, savunma makamının beyanları dahi ortaya konulmamışken; dosya içeriğinin çarpıtılarak kamuoyuna servis edilmesi, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı gibi, Anayasa'nın güvence altına aldığı masumiyet karinesinin de açık ihlalidir. Yargının görev alanına giren bir sürecin medya manşetleri üzerinden şekillendirilmeye çalışılması; adalete değil, doğrudan kamu vicdanına zarar vermektedir.

"Veremeyeceğim hesabım yoktur"
Şunu açıkça ifade etmek isterim: Hayatım boyunca veremeyeceğim hiçbir hesabım olmadı. Görev yaptığım süre boyunca attığım her adımın, aldığım her kararın arkasındayım. Tüm görev ve sorumluluklarımı; hukuka, kamu yararına ve milletimize karşı taşıdığım sorumluluk bilinciyle yerine getirdim.

Bugün yürütülen dezenformasyon kampanyalarının amacı hakikati ortaya çıkarmak değil; kamuoyu nezdinde bir itibarsızlaştırma zemini oluşturmaktır. Ancak gerçekler; manipülatif manşetlerle değil, bağımsız mahkemeler önünde, somut deliller ve hukuk kuralları çerçevesinde ortaya çıkacaktır.

"İrademiz dimdik ayaktadır"
Ben hukuka da milletimizin vicdanına da güveniyorum. Çünkü hakikat, ne kadar üzeri örtülmeye çalışılırsa çalışılsın, er ya da geç ortaya çıkar. Hiç kimsenin şüphesi olmasın; başımız dik, vicdanımız rahat, irademiz ise dimdik ayaktadır.

Basın açıklamaları, yazılı ve görsel basın, sosyal medya paylaşımları ve diğer iletişim mecraları üzerinden şahsıma yönelik yürütülen gerçeğe aykırı, manipülatif ve itibar zedeleyici karalama girişimlerine karşı; tüm hukuki ve cezai haklarımı sonuna kadar kullanacağımı kamuoyuna saygıyla bildiririm.

Dr. Hasan Akgün. Büyükçekmece Belediye Başkanı / Silivri"

Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı

Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli daha tutuklandı

22.05.2026 08:00:00
AA
Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı
Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "rüşvet almak" ve "mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından gözaltına alınan 3 şüphelinin daha emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüpheliler Cevdet Çalı, Bülent Karakaş ve İlker Uluer tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.

Sulh ceza hakimliği şüphelilerin tutuklanmasına karar verdi.

Başsavcılığın açıklaması

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturma yürütüldüğü belirtilmişti.

Açıklamada, soruşturma kapsamında, "rüşvet almak" ve "mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından aralarında eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı ile Beşiktaş Belediyesi Meclis Üyesinin de bulunduğu 5 şüphelinin gözaltına alındığı ifade edilmişti.

Şüphelilerin ikametlerinde ve makam odalarında gerçekleştirilen aramalarda, kullanımlarında bulunan çok sayıda dijital materyale ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 90 bin dolar ve 5 bin avroya el konulduğu belirtilmişti.

Açıklamada şüphelilerin isimleri şöyle sıralanmıştı:

"Eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Cevdet Çalı, Beşiktaş Belediyesi Personel Hizmetleri Yöneticisi Bülent Karakaş, Sarbel Organizasyon Büro İşçisi Özlem Demir Karakaş, Eski Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi Oylum Işık, Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi İlker Uluer."

Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen şüpheliler Nazire Oylum Işık ve Özlem Demir Karakaş tutuklanmıştı. 

Yaralı Küresel Sumud Filosu aktivistleri İstanbul'da tedavi altına alındı

İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu'nda yer alan yaralı aktivistler tedavi edilmek üzere hastaneye kaldırıldı

22.05.2026 06:00:00
AA
Yaralı Küresel Sumud Filosu aktivistleri İstanbul'da tedavi altına alındı
Yaralı Küresel Sumud Filosu aktivistleri İstanbul'da tedavi altına alındı

Türk Hava Yollarına (THY) ait 3 uçakla İstanbul Havalimanı'na getirilen aktivistlerden bazılarının yaralı olduğu belirlendi.

Uygulanan şiddet nedeniyle kaburgalarında kırık ve çatlak oluşan, elektroşok işkencesi sebebiyle vücutlarında yaralar meydana gelen aktivistler, tedavi edilmek üzere ambulanslarla Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne götürüldü.

Diğer aktivistler ise sağlık muayenesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Yaralanan aktivistlere ilişkin detaylı raporun Adli Tıp Kurumu'nda yapılacak incelemenin ardından hazırlanacağı öğrenildi.

Öte yandan, İsrail askerlerinin plastik mermisiyle bacağından yaralanan ve İsrail'deki hastanelerde tedavi edilmeyi reddeden aktivistlerden Mecid Bağçivan da aynı hastaneye kaldırıldı.

Dışişleri Bakanlığı: Küresel Sumud Filosu'ndaki 422 insani yardım gönüllüsünü ülkemize getirdik

Dışişleri Bakanlığı, Küresel Sumud Filosu'nda bulunan 85 Türk vatandaşı ile 41 ülkeden 337'si yabancı olmak üzere 422 insani yardım gönüllüsünün Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, "Küresel Sumud Filosu'nda bulunan, 85 vatandaşımız ile 41 ülkeden 337'si yabancı olmak üzere, toplam 422 insani yardım gönüllüsünü Bakanlığımızın eş güdümünde ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızın katkılarıyla, Türk Hava Yolları (THY) tarafından tahsis edilen 3 uçakla bir kez daha ivedilikle ve salimen ülkemize getirdik." ifadesine yer verildi.

Paylaşımda, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel'in Türk vatandaşlarını İstanbul Havalimanı'nda karşıladığı belirtilerek, Özel'in her zaman ve her yerde vatandaşların yanında olmaya kararlılıkla devam edileceğini vurguladığı kaydedildi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.