logo
01 HAZİRAN 2026

Eğitim ve öğretim 16 Haziran'da sona erecek

Bakanlığının 45 personel alımına ek 5 bin sözleşmeli personel alacağı müjdesini veren Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, okulların da 16 Haziran'da kapanacağını açıkladı

27.03.2023 20:24:00
Eğitim ve öğretim 16 Haziran'da sona erecek
Eğitim ve öğretim 16 Haziran'da sona erecek
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, deprem bölgesi Hatay'da açıklamalarda bulundu. AFAD Koordinasyon Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Bakan Akar, gençlere yönelik yatırımlara bölgede bakanlık olarak destek sağladıklarını söyledi. Bakan Akar, 'En büyük yatırım gençlere yapılan yatırımdır. Gençlerimiz buradaki büyük deprem felaketi sonrası büyük kayıplardan sonra anneler, babalar, aile büyükleri Büyük bir travma ve üzüntü var. Derin bir üzüntüye kapılan bu gençlerle beraber hem eğitim hem de bu konuda kendilerini rahatlatmak bakımından girişimde bulunduk. Öğrencilerimize, çocuklarımıza eğitimden geri kalmaması için Bakanımız Mahmut Özer'le, Milli Eğitim Bakanlığı personeliyle, Milli Savunma Bakanlığı olarak yoğun bir çalışmaya girdik. AFAD'ın da desteğiyle önemli mesafeler kat ettik. Bu okullar açıldı. Hem anaokulu, ortaöğretim düzeyinde ayrıca üniversite hazırlık düzeyinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu çerçevede yapılan çalışmalarla bugüne kadar açtığımız 232 Mehmetçik Okulu ile 26'sı bunun Hatay'da, oradaki çalışmalar fedakar öğretmenlerimizle, Mehmetçiğin fedakar çalışmasıyla gerçekten başarılı bir şekilde devam ediyor. Hatay özelinde ise burada kurulmakta olan çadırlarımız var. Bunlardan 2 bin 600'ü kuruldu. Hazır hale gelecek. Burada yatma yerleri, çalışma alanları, banyosu, tuvaleti, soğutma, ısıtma dahil güzel bir alan meydana gelecek. Ayrıca önümüzdeki günlerde deprem bölgesine yapacağımız 4 bin kişilik çadırın da kurulmasıyla toplam 6 bin 400 kişilik bir potansiyel ortaya çıkacak. Gençlik ve Spor Bakanımızla yaptığımız görüşme sonrasında bunları bir şekilde yurt olarak kullanmak mümkün olacak. Dolayısıyla öğrencilerimizi rahat bir ortamda derse hazırlanması mümkün olacak. Eğitim ve öğretime olabildiğince azami düzeyde katkı sağlamaya çalışıyoruz' dedi.

'Çocuklarımızın normalleşmesi ve psikolojik sağlamlıklarının güçlenmesinde her türlü desteği verdik'

Bakan Akar'ın ardından konuşan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 'Hayatın normalleşmesindeki en önemli etkenlerden bir tanesi eğitimin normal bir şekilde akışının sağlanması. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu anlamda 6 Şubat'tan itibaren bölgedeki okullarımızı açmasak bile kurduğumuz çadırlarla, konteynerlerle, prefabrik okullarla çocuklarımızın bu travmayı atlatması için her türlü desteği sağladık. Müfredata dayalı bir eğitimden ziyade psikoeğitimi merkeze alarak o çocuklarımızın normalleşmesi ve psikolojik sağlamlıklarının güçlenmesinde her türlü desteği verdik. Bu çapta bir afet yaşandığı zaman 81 ilde 6 Şubat'ta başlaması planlanan eğitim ve öğretimi 20 Şubat'a kadar erteledik. 20 Şubat'ta Elazığ da dahil olmak üzere 71 ilde eğitim öğretimi başlattık. Daha sonra bölgedeki illerdeki afet durumuna göre, eğitim binalarının hasarlılık durumuna göre bölgedeki illerimizi 3 kategoriye ayırdık. Birinci kategoride Kilis, Diyarbakır ve Şanlıurfa'yı ele alıyordu. Bu illerimizde 1 Mart itibarıyla iyle kinci dönem eğitim ve öğretimi başlattık. İkinci kategoride Gaziantep, Osmaniye ve Adana illerimiz vardı. Burada da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın destekleriyle sağlam raporu olan okullarımızda eğitim öğretime başlayarak 3 ilimizde de 13 Mart tarihi itibarıyla eğitim öğretime başlattık. En kritik illerimiz depremden en çok etkilenen Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay illerimiz vardı. Buradaki illerimizde de artık yekpare bir yaklaşımla değil de okul temelli, ilçe temelli eğitim ve öğretimi başlatmak için tüm bakanlarımız, komutanlarımız, milletvekillerimiz, valilerimiz, kaymakamlarımız, il ilçe milli eğitim müdürlerimizle beraber kapsamlı bir çalışma yaptık' ifadelerini kullandı.

'6 Şubat tarihinden itibaren şu ana kadar 18,5 milyon öğrencimizi eğitim öğretimle buluşturduk'

Deprem bölgesinde okulların açılmaya başlandığını söyleyen Bakan Özer, 'Malatya'da 8 ilçemizde, Adıyaman'da 5 ilçemizde, Kahramanmaraş'ta 2 ilçemizde ve Hatay'da 7 ilçemizde eğitim öğretimi başlattık. Aldığımız geri beslemeler hem öğretmenlerimizin mutluluğu yönünde hem çocuklarımızın mutluluğu yönünde hem de toplumun hayat akışının normalleşmesiyle ilgili gerçekten olması gerekenin olduğu şekliyle görülmektedir. İlçelerimizde 201 bin öğrencimizi eğitim öğretimle buluşturmuş olduk. Yaklaşık 6 Şubat tarihinden itibaren şu ana kadar 18,5 milyon öğrencimizi eğitim öğretimle buluşturduk. Geriye kalan öğrencilerimizle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı olarak açıklama yapmak yerine valilerimize bu yetkiyi vererek illerindeki şartları olgunlaşmış olanları artık eğitim ve öğretime devreye alacaklar' diye konuştu.

'2022-2023 eğitim-öğretim yılı 16 Haziran itibarıyla sona eriyor'

Eğitim öğretimin normal tarihinde sona ereceği bilgisini veren Bakan Özer, '2022-2023 eğitim-öğretim yılı 16 Haziran itibarıyla sona eriyor. Herhangi bir uzatma yapmayacağız. Bu gecikmelere rağmen eğitim ve öğretimi 16 Haziran tarihinde sona erdireceğiz. Daha sonra açıklayacağımız kayıpların telafisiyle ilgili takviye edici eğitim programlarıyla öğrencilerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Açık olmayan ilçelerimizde de kurmuş olduğumuz çadırlarla, konteynerlerle çocuklarımızın eğitimle buluşması için her türlü desteği veriyoruz. 2 bin 26 çadır konteyner okulumuz öğrencilerimize hizmet etmeye devam etmekte' dedi.

'Milli Eğitim Bakanlığı ilk kez 5 bine yakın sözleşmeli personel alacak'

45 bin öğretmen atamasının yanında 5 bin sözleşmeli personel alınacağı müjdesini veren Bakan Özer, 'Cumhurbaşkanımız son yılların en yüksek atama kapasitesinin müjdesini verdi. 45 bin öğretmen. Bu öğretmenlerin de büyük bir kısmı bölgedeki öğretmen ihtiyaçlarımızı karşılamak ve bölgeyi tekrar ayağa kaldırmak için kullanacağız. Milli Eğitim Bakanlığı ilk kez 5 bine yakın sözleşmeli personel alacak. 4 bin 250 büro personeli, 100 mühendis, 500 hemşire, 125 diyetisyen ve 25 avukat. Bununla ilgili süreç başladı. Nisan ayında bu süreç halledilmiş olacak. Sözleşmeli personelimizi de ağırlıklı olarak bölgemizin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla karşılamak amacıyla kullanacağız' dedi.

'40 milyarlık yatırımı hızlı bir şekilde bölgemize aktarmaya başladık'

Bölgeye yatırım için 40 milyar aktardıklarını ifade eden Bakan Özer, 'Aslında deprem öncesi bölgemizde 39 milyarlık bir eğitim yatırımımız vardı. Bunu hem mevcut yatırımlar olarak hem de yeni ihtiyaçları önceleyerek bu süreci revize ederek yaklaşık 40 milyarlık yatırımı hızlı bir şekilde bölgemize aktarmaya başladık. İnşallah buradaki okullara, öğretmen evlerine, uygulama atölyelerine, lojistik destek sağlayan bütün binaların ihtiyaçlarını karşılayacağız. Ayrıca bölgeye 500 tane sabit çelik konstrüksiyon prefabrik okulların yapılmasıyla ilgili bütçemiz onaylandı. Bu 500 prefabrik okulu da 4 ay içerisinde bölgeye kazandırmak için çaba sarf edeceğiz' dedi.

'11 bin 64 öğrenci bölgeye döndü'

Bölgede hayatın normalleştiğini gören öğrencilerin yeniden bölgeye gelerek eğitime başladıklarını aktaran Bakan Özer, 'Biz bakanlık olarak öğrencilerimizin diğer illere gitmesiyle ilgili her türlü kolaylığı sağladık. Şu ana kadar 254 bin öğrencimiz 71 ilde eğitim öğretime devam ediyor. Bakanlık olarak bu öğrencilerimizin tüm masraflarını karşıladık. Kitaplarını ve yardımcı kaynaklarını tekrar bastırdık. Tüm kırtasiye ihtiyaçlarını gidermek için her türlü desteği sağladık. Burada sevindirici olan şey şu. İlk kez artık bu nakil alan öğrencilerin bölgeye geri dönmeye başladığını gördük. Bugün itibariyle 11 bin 64 öğrencimiz nakil ya da daha önceden diğer illere aldırılmasına rağmen bölgedeki hayatın normalleşmesini gördükten sonra okulların açıldığını gördükten sonra dönmeye başladılar. Eğer biz eğitimi tüm illerimizde gerçekten önlemi alarak sağlıklı bir şekilde normalleştirirsek inanıyorum ki bölgenin de normalleşmesine en büyük katkıyı sağlamış olacağız' diye konuştu.

Tatil bitti, yoğunluk bitmedi: 43 ilin geçiş noktasında dönüş trafiği yaşandı

Ulaşımda 43 ilin geçiş noktası olarak bilinen "kilit kavşak" Kırıkkale'de, tatilin sona ermesine rağmen trafik yoğunluğu yaşandı

01.06.2026 19:17:00
İHA
Tatil bitti, yoğunluk bitmedi: 43 ilin geçiş noktasında dönüş trafiği yaşandı
Tatil bitti, yoğunluk bitmedi: 43 ilin geçiş noktasında dönüş trafiği yaşandı
Kurban Bayramı tatilini memleketlerinde ve tatil bölgelerinde geçiren vatandaşların dönüş yolculuğu sürüyor.






Kırıkkale-Ankara kara yolu başta olmak üzere ana güzergahlarda araç yoğunluğu zaman zaman arttı. 






Trafik akışında yer yer yavaşlamalar yaşanırken, sürücüler kontrollü şekilde ilerledi. Ekipler de güzergahlarda ulaşımın aksamaması için çalışma yaptı.



























Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda

Nisan ayında gerçekleştirdikleri kilometrelerce yürüyüş ve 9 günlük açlık grevinin ardından üç bakanlığın garantörlüğünde uzlaşmaya varan Doruk Madencilik işçileri, ödeme taahhütlerinin yerine getirilmemesi üzerine 1 Haziran 2026 itibarıyla yeniden Ankara yolunu tuttu. Beypazarı'nda otobüsleri iptal edilen ve engellemelerle karşılaşan madenciler, "Haklarımız eksiksiz yatana kadar bakanlıkların ve holding binalarının önü direniş alanıdır" diyerek kararlılıklarını vurguladı

01.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda
Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçileri, aylardır ödenmeyen maaşları ve tazminatları için nisan ayında tarihi bir direniş başlatmıştı. Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen ve başkentte 9 gün boyunca açlık grevi yapan işçiler, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcilerinin devreye girmesiyle eylemlerini askıya almıştı.

28 Nisan 2026'da yapılan üst düzey görüşmede, işçi alacaklarının en geç 15 Mayıs 2026 tarihine kadar tamamen ödeneceği taahhüt edilmiş, Çalışma Bakanlığı tarafından ek 60 milyon TL'lik ödeme yapıldığı duyurulmuştu. Ancak verilen bu resmi sözlere ve devlet kurumlarının garantörlüğüne rağmen holding yönetimi taahhütlerine uymadı. Sadece ödemeler eksik kalmakla yetinmedi, iddialara göre eyleme katılan 125 maden işçisi işten çıkarıldı ve bu işçilerin kıdem tazminatları ile 45 günlük içeride kalan ücretleri de gasp edildi.

Ankara yolunda ilk engel

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde 1 Haziran'da yeniden Ankara'da toplanma kararı alan işçiler, daha yolun başında sert engellemelerle karşılaştı. Beypazarı'ndan Ankara merkeze hareket etmek isteyen madenciler için Beypazarı Belediyesi tarafından tahsis edilen otobüslerin, hükümet ve emniyet birimlerinin baskısı sonucu geri çekildiği öne sürüldü.

Konuya ilişkin açıklama yapan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, sürecin engellenmeye çalışıldığını şu sözlerle duyurdu:

"Üç kez otobüs kiraladık, üçü de iptal ettirildi. Şoförler emniyet ve mülki amirler tarafından ruhsat iptali ve cezalarla tehdit edildi. Karşımıza çıkan güçlere sesleniyoruz; eğer IBAN'larımıza parayı yatırma kudretiniz yoksa bize 'yasak' diye, 'buradan yürüyemezsiniz' diye çıkmayın. Biz her şeyi açık ve hukuki yollarla yapıyoruz."

Madencilerin talepleri neler?

Yeniden Ankara'da İçişleri Bakanlığı önünde ve holding merkezlerinde eylem alanları kuracaklarını açıklayan madencilerin talepleri net:

Tüm Alacakların Ödenmesi: Ödenmemiş kıdem ve ihbar tazminatları, içeride kalan aylık ücretler, ücretsiz izin günlerine ait primlerin eksiksiz yatırılması.

İşe İade ve Güvence: Direnişe katıldığı gerekçesiyle hukuksuzca işten atılan 125 işçinin derhal işe geri başlatılması.

Ücretsiz İzin Dayatmasının Kaldırılması: İşçilerin rızası dışında uygulanan süresiz ücretsiz izin politikasının son bulması.

İş Güvenliği (İSİG): Maden ocaklarında İş Sağlığı ve Güvenliği kurallarına uygun, insani bir çalışma ortamının sağlanması.

Kamulaştırma: Hak ihlalleriyle gündemden düşmeyen madenin devlet eliyle kamulaştırılarak iş güvencesinin teminat altına alınması.

"Kimsenin sözüne inanıp eylemi bırakmayacağız"

Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır, nisan ayındaki eylemlerde kendilerine "Suhuletle bu işi çözelim" diyen yetkililerin sözlerini tutmadığını belirterek, "1 Haziran itibarıyla ailelerimizle birlikte eylemdeyiz. Bu sefer paralar hesaplarımıza kuruşu kuruşuna yatmadan kimsenin sözüne inanıp eylem alanını terk etmeyeceğiz" dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın daha önce şirket hakkında sarf ettiği "Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat falan vermem" açıklamalarını da hatırlatan işçiler, maden patronlarının devlet gözetiminde işçi haklarını gasp etmesine seyirci kalınmamasını istiyor.

Madenciler, tüm baskı ve ulaşım engellemelerine rağmen kararlılıkla yürümeye ve haklarını alana kadar başkentten ayrılmamaya yeminli.

7 aylık hamile hemşire için gözyaşları sel oldu

Yaklaşık 1 yıl önce dünya evine giren ve 7 aylık hamile olan acil servis hemşiresi genç kadın evinde ölü olarak bulundu. Genç hemşire için düzenlenen törende ailesi ve mesai arkadaşları gözyaşlarına boğuldu

01.06.2026 15:00:00
İhlas Haber Ajansı
7 aylık hamile hemşire için gözyaşları sel oldu
7 aylık hamile hemşire için gözyaşları sel oldu
Antalya'da yaklaşık 1 yıl önce dünya evine giren ve 7 aylık hamile olan acil servis hemşiresi genç kadın evinde ölü olarak bulundu. Genç hemşire için Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde törende ailesi ve mesai arkadaşları gözyaşlarına boğuldu.






Olay, dün akşam saat 20.00 sıralarında Kepez ilçesi Yeşilyurt Mahallesi 4314 Sokak üzerinde bulunan 3 katlı bir apartmanın en üst katında meydana geldi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi'nde hemşire olarak görev yapan Esra Uğur'a (29) cuma günü mesai çıkışı sonrasında ulaşamayan ve dün de işe gitmediği öğrenilen genç kadından haber alamayan yakınları ikamet ettiği adrese geldi. Telefon aramalarına ve kapıyı çalmalarına rağmen genç kadından cevap alamayan yakınları 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istedi.









Genç kadın ve bebeği hayatını kaybetti

Verilen adrese gelen polis ekiplerinin eşliğinde daireye giren Esra Uğur'un yakınları evin içerisinde 7 aylık hamile genç kadını kolunda serum takılı halde hareketsiz olarak buldu. Adrese gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde genç kadının hayatını kaybettiği belirlendi. Bunun üzerine adrese Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekibi sevk edildi. Olayı haber alarak genç kadının evine gelen arkadaşları ve yakınları gözyaşlarına boğuldu.









Hamile eşi ve karnındaki bebeğinin ölüm haberini alarak eve gelen genç kadının kocası U.U. sinir krizi geçirerek olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Savcılık ve Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından genç kadının cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Genç kadının cenazesi otopsi işlemlerinin ardından bugün anne, babası ve yakınları tarafından Antalya Adli Tıp Kurumu'ndan alındı.









Annesi ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı

Karnında 7 aylık bebeği ile birlikte hayatını kaybeden genç hemşirenin yakınlarının bir hayli üzgün olduğu görülürken, annesi gözyaşlarına hakim olamadı. Cenazenin teslim alınması sırasında fenalaşan anne için ambulans çağrıldı. Esra Uğur için görev yaptığı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde de bir tören düzenlendi. Düzenlenen törende konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, genç kadının hayatını kaybetmesi nedeniyle üzgün olduklarını belirterek, yakınlarına sabır diledi. Esra Uğur ve karnındaki 7 aylık bebeği Uncalı Mezarlık Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kurşunlu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, parti genel merkezindeki işten çıkarmalara ilişkin, "Tekrar incelenecek bu işten çıkarmalar. Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa, geri döneriz, arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz" dedi

01.06.2026 13:54:00 / Güncelleme: 01.06.2026 13:58:01
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama
Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, mahkemenin CHP kurultayına ilişkin verdiği 'mutlak butlan' kararı sonrası parti genel merkezinde başlayan işten çıkarmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Sönmez, "Şu anda arkadaşlarımızın feshe gerek nedenlerle ilgili bilgileri 2 yolla öğrenme şansımız var. Birincisi; parti yöneticilerine küfür, hakaret, tehdit vesaire gibi kurum çalışanı disipline uymayacak şeyler yapmışsa. İkincisi ise bu süreçte mazeretsiz ve raporsuz şekilde işe gitmedikleri ve kağıt üzerinde kadrolu göründüklerine yönelik bir tespit varsa bunda yine bir fesih söz konusu olabilir. Bu da nihayetinde nasıl öğrenilebilir? Eğer kart basılıyor da basmamışsa, kart basılmış ama fiilen gitmemişse ancak içerideki çalışan arkadaşlar bunun bilgisini verir. 2 yılı aşkın süredir genel merkezde değiliz biz. Bu bizim yapabileceğimiz bir tespit değildir." ifadelerini kullandı.

"Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz"
Sönmez, şöyle devam etti:

"Personelin giriş-çıkış sisteminden baktığınız zaman bir yılda mazeretsiz olarak 300 mesai günü var, bunun 285'inde gelmemişse, bu filli çalışan değildir. Tekrar incelenecek bu işten çıkarmalar. Genel olarak, 'çalışanın işine son verilsin', Cumhuriyet Halk Partisi'nin görüşü olamaz. Genel Merkez'deki idari tasarrufla bunlar yapıldı, benim kendi birimlerimdeki arkadaşlarla ilgili fesih nedenlerini tek tek inceleyeceğim. Gerekirse kendilerini de çağırır, konuşurum. Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa, geri döneriz, arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz. Bu gizlice yapılmış bir kıyım, bir operasyon vesaire olmadığı için bizim burada karnımızı ağrıtacak bir durum yok. Kendi birimim için de yeni bir görevlendirme yok."

1 litre benzinle 861 kilometre

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencileri, geliştirdikleri özel araçla sadece 1 litre benzin kullanarak 861 kilometre yol kat etmeyi başararak enerji verimliliğinde tarihi bir rekor kırdı

31.05.2026 13:47:00 / Güncelleme: 31.05.2026 13:49:51
Haber Merkezi
1 litre benzinle 861 kilometre
1 litre benzinle 861 kilometre
İTÜ bünyesindeki mühendislik öğrencilerinden oluşan teknoloji takımı, küresel enerji krizine ve çevre kirliliğine alternatif çözümler üretmek amacıyla geliştirdikleri ultra verimli araçla büyük bir başarıya imza attı. Tamamen yerli imkanlar ve yenilikçi mühendislik çözümleriyle tasarlanan araç, test sürüşlerinde ulaştığı yakıt tasarrufu oranıyla uluslararası standartları altüst etti.

Aerodinamik tasarım ve hafiflik başarıyı getirdi

Projenin temelini hafif kompozit malzemeler ve sürtünmeyi minimuma indiren aerodinamik tasarım oluşturuyor. Öğrenciler, aracın motor yönetim sistemini ve yanma odası geometrisini optimize etmek için yapay zeka destekli yazılımlardan faydalandı.

Takım kaptanı, elde edilen başarıya dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Amacımız sadece bir araç üretmek değil, geleceğin mobilite çözümlerine yön vermekti. 1 litre benzinle İstanbul'dan neredeyse Antalya'ya kadar ulaşabilecek bir verimlilik seviyesine ulaştık. Bu başarı, Türk gençlerinin fırsat verildiğinde neler yapabileceğinin en net kanıtıdır."

Uluslararası yarışmalarda Türkiye'yi temsil edecekler

Geliştirilen bu prototip araç, önümüzdeki aylarda düzenlenecek olan prestijli uluslararası enerji verimliliği yarışmalarında Türkiye adına sahne alacak. Sektör temsilcileri, İTÜ'lü gençlerin geliştirdiği bu teknolojinin ticari otomotiv sektöründeki hibrit ve verimli motor mimarilerine de ilham kaynağı olabileceğini belirtiyor.

Tatilciler dönüş yolunda: 43 ilin geçiş noktasında kilometrelerce kuyruk

Ulaşımda 43 ilin geçiş noktasında yer alan "kilit kavşak" Kırıkkale'de, kurban bayramı tatilini tamamlayan vatandaşların dönüşe geçmesiyle gece yarısı yoğun trafik oluştu. Kilometrelerce uzayan araç kuyruğu havadan görüntülendi

31.05.2026 06:00:00
İHA
Tatilciler dönüş yolunda: 43 ilin geçiş noktasında kilometrelerce kuyruk
Tatilciler dönüş yolunda: 43 ilin geçiş noktasında kilometrelerce kuyruk
Kurban Bayramı tatilini memleketlerinde ya da tatil bölgelerinde geçiren vatandaşlar, dönüş için yeniden yollara akın etti.








Türkiye'nin önemli ulaşım güzergahlarından biri olan Kırıkkale'de de gece saatlerinde de yoğunluk arttı. Ankara-Samsun ve Kırıkkale-Kayseri kara yollarının kesiştiği "kilit kavşak"ta yaşanan araç yoğunluğu havadan görüntülendi.








Kilometrelerce araç kuyruğuna takılan sürücüler tampon tampona ilerledi. Trafik ekipleri de yoğunluğun yaşandığı bölgelerde önlem aldı. Ekipler, ulaşımın aksamaması için kavşaklar ve bağlantı yollarında çalışma yaptı. 






Trafik yoğunluğunun pazar gecesine kadar devam etmesi bekleniyor.




















Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı


 
Batman'ın tarihi Hasankeyf ilçesi, Kurban Bayramı tatilinde ülkenin farklı illerinden gelen ziyaretçileri ağırlıyor.
 

30.05.2026 12:42:00
AA
 Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı
 Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı
Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Hasankeyf, 9 günlük bayram tatilinde de ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor. İlçeyi ziyaret edenler, Ilısu Barajı nedeniyle orijinal yerlerinden taşınan İmam Abdullah Türbesi, Zeynel Bey Türbesi, Artuklu Hamamı, Hasankeyf Kalesi, Hasankeyf Müzesi ve Er-Rızk Camisi gibi tarihi yerleri ziyaret ediyor.
Ziyaretçiler, ​Ilısu Baraj Gölü'nde katıldıkları tekne turlarıyla kanyonları ve Hasankeyf Kalesi'ni görme imkanı buluyor.







İnsanları çok cana yakın ve misafirperver

Kocaeli'nden gelen Rıdvan Yıldırım, Hasankeyf'te tarihi eserleri gördüğünü belirterek, "Çok turistik bölge, çok güzel. Turistik alanı da çok fazla. Memnun kaldık ve çok keyif aldık. İnsanları çok cana yakın ve misafirperver" dedi.







Mardin'in Midyat ilçesinden gelen Hilvan Konak da fırsat buldukça Hasankeyf'e gezmeye geldiğini söyledi.
İlçenin görülmeye değer olduğunu dile getiren Konak, "Bayram tatilinde fırsat bulup tekrar geldik. Tekneye bindik, müzeye gittik" diye konuştu.







Buranın doğası, tarihi çok başka

Tuğba Çiçek ise Hasankeyf'in beklentilerini fazlasıyla karşıladığını anlatarak, kardeşiyle birlikte çıktıkları GAP turu kapsamında ilçeye geldiklerini bildirdi.
Çiçek, "Kütahya'dan geldik. Heyecanlıyız. Doğasıyla, kültürüyle çok güzel bir şehir. Çok beğendik. Diyarbakır'ı da gezdik. Diyarbakır da çok güzeldi. Daha sonra Mardin'e gideceğiz. Buranın doğası, tarihi çok başka" ifadelerini kullandı.







İlçede 40 yıldır esnaflık yapan Cemil Uluk de ziyaretçi yoğunluğundan memnun kaldıklarını dile getirdi. Uluk, "Büyük bir hareketlik var. Esnaf olarak mutluyuz. Herkesi ilçeye bekliyoruz. Misafirlerimizi ağırlayıp memnun gönderiyoruz" dedi.

Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü

Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışların ardından debisi yükselen Camili köyü deresi taşarak çevrede hasara neden oldu

30.05.2026 11:38:00
İHA
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'in Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle Camili köyü deresi taştı. Taşkın sonucu beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunda hasar meydana gelirken, yol güvenlik amacıyla ulaşıma kapatıldı.






Taşkın sırasında dere üzerinde bulunan ve bölgedeki beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunun bir bölümünde çökme ve hasar meydana geldi. Yol üzerindeki köprünün korkuluklarının bir kısmı da sel sularına kapılarak yıkıldı.








İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, bölgede güvenlik önlemleri alarak yolu ulaşıma kapattı. Yetkililer, su seviyesinin normale dönmesinin ardından yapılacak teknik incelemeler sonrasında yolun onarılarak yeniden ulaşıma açılacağını belirtti.













Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin


 
 
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, "Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" dedi.

30.05.2026 10:42:00
AA
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin

Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, Cambridge Üniversitesi tarafından yürütülen ve sonuçları geçen yıl kamuoyuyla paylaşılan çalışmada, insan beyninin yaşam boyunca beş gelişim evresinden geçtiğinin ve 9 ile 32 yaş arasının 'ergenlik dönemi' olarak tanımlandığının ortaya konulduğunu söyledi.
Doğumdan ileri yaşlara kadar yaklaşık 4 bin kişinin beyin taramalarının incelendiği araştırmada beynin nöral bağlantılarının zaman içindeki değişimi haritalandırılırken, 32 yaşından sonra gelişimin daha stabil bir yapıya geçtiğini anlatan Atlı, ilerleyen yaşlarda ise gerileme evrelerinin başladığının belirlendiğini ifade etti.
Söz konusu araştırma bulgularının klinik gözlemleriyle de örtüştüğünü belirten Atlı, çalışmanın ileri görüntüleme teknikleriyle elde edilen verilere dayandığını anlattı.

Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu

Atlı, şunları kaydetti: "Benim de yakından takip ettiğim bir çalışma. Bu veriler, manyetik rezonans (MR) görüntüleme çalışmalarında tespit edilmiş. Burada aslında çalışan ve büyüyen bir beyin ortaya konuluyor. Ergenlik kavramı çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Ergenlik deyince çoğumuzun aklına hırçın, sinirli bir genç geliyor ama sadece mesele o değil. Ergenlik, büyüyen, gelişen, her şeyi alan ve sürekli aktivite gösteren bir beyin demektir. Bu çalışma da bunu destekliyor. Beynin gelişimi 30'lu yaşların başına kadar sürüyor. 32 yaşa kadar beynin nöronlarındaki gelişim devam etmekte, sinir ağları verimli bir şekilde çalışmaktadır. Bu süreçte beyin sürekli bir yapılanma içerisinde ancak 30'lu yaşların başından sonra bu gelişim yerini daha stabil bir evreye bırakır. 66 yaşına kadar görece dengeli bir dönem devam ederken, sonrasında gerileme başlar, 80'li yaşlardan itibaren ise bu gerileme daha belirgin hale gelir."

Ergenlik sürecinin uzamasında toplumsal değişimlerin de etkili olabileceğine işaret eden Atlı, "Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu. Günümüzde eğitim süreçlerinin uzamasıyla birlikte bu yaşlar ileriye kaydı. Bugün gençlere evlilik planlarını sorduğumuzda 30-35 yaş aralığı öne çıkıyor. Bu da ergenlik döneminin sosyal olarak da uzadığını gösteriyor. Ailelerin çocuklara erken yaşta sorumluluk vermesi önemli. Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor

Günümüzde "ev genci" olarak tanımlanan bir kesimin ortaya çıktığını belirten Atlı, şunları söyledi: "Bu bireylerin halen bir gelişim süreci içinde olduğunu söylemek mümkündür ancak bu noktada, gençlere nitelikli bir psikososyal eğitim sunulması, sosyal ve mesleki beceriler kazandırılarak hayatın içine aktif şekilde dahil edilmeleri büyük önem taşıyor. Aksi halde 30'lu yaşlara kadar aile içi çatışmalar devam ediyor. Anne ve babalar 'Bana bağırdı, sözümü dinlemedi' derken, gençler de 'Babam bana bağırdı, travmatize oldum' şeklinde karşılık veriyor. Bu kısır döngüden çıkabilmek için hem ailelerin hem de gençlerin süreci doğru yönetmesi ve erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor. Eskiden çağlar yüzlerce yıl sürerken, bugün 10-20 yıl içinde büyük değişimler yaşanıyor. Bu dönüşüm, beynin gelişim süreçlerini de etkilemiş olabilir."

Bireyin yaşamını nasıl değerlendirdiğinin gelişim algısını etkilediğini dile getiren Atlı, "50 yaşına gelmiş birinin kendini 20 yaşında hissetmesi farklı şekillerde yorumlanabilecek bir durumdur. Asıl sorulması gereken, kişinin 20 ile 50 yaş arasında nasıl bir yaşam sürdüğüdür. Eğer işlevsel ve üretken bir yaşam geçirmemişse, kendini hala 20 yaşındaymış gibi hissedebilir. Buna karşılık, spor yapan, kitap okuyan, sosyal aktivitelere katılan ve topluma katkı sağlayan bir yaşam sürmüşse, bu süreci kıymetli görür ve yaşına uygun bir olgunluk hisseder çünkü o 50 yılı dolu dolu yaşamıştır" ifadelerini kullandı.

Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor


 
Adıyaman'da iki otomobilin çarpıştığı kazada ölü sayısı 4'e çıktı.
 

30.05.2026 09:47:00
AA
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde 29 Mayıs'ta iki otomobilin çarpışması sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 4'e yükseldi.
Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında meydana gelen kazada ağır yaralanan kardeşlerden 8 yaşındaki Eymen Mirza C, sevk edildiği Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.


29 Mayıs'ta Veysel C. (45) idaresindeki 55 AV 926 plakalı otomobil, Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında Serkan S'nin (27) kullandığı 01 AID 574 plakalı otomobille çarpışmış, kazada yaralanan sürücüler ile Aysel C. (39), Muhammed Burak C. (14), Emir Mirza C. (12), Eymen Mirza C. (8), Deniz Yaren C. (1) ve Buse K. (24) ambulanslarla Adıyaman ve Kahramanmaraş'taki hastanelere kaldırılmış, yaralılardan Aysel C. ile çocukları Muhammed Burak C. ve Deniz Yaren C. hayatını kaybetmişti.​​​​​​​​​​​​​​
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.