logo
02 HAZİRAN 2026

'Eğreti ata binen çabuk iner'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Yunanistan'a şunu söylüyoruz; 'Eğreti ata binen çabuk iner ya da çabuk düşer.' Öyle 'Benim arkamda ABD var, benim arkamda AB var, ben istediğimi yaparım.' dersen, ona biz 'Kalimera.' deriz. Yani 'Günaydın.' deriz. 'Uyan o hayalden. Bunların hiçbir faydası olmaz. Kimse senin arkanda durmaz." dedi

11.10.2022 14:38:00
'Eğreti ata binen çabuk iner'
'Eğreti ata binen çabuk iner'

Çavuşoğlu, TVNET'te katıldığı canlı yayında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Yunanistan'ın son dönemde Türkiye'ye yönelik provokatif eylemlerine ilişkin soruya Çavuşoğlu, "Yunanistan, şu anda Türkiye'nin sadece bölgesel değil küresel bir aktör olmasından çok rahatsız." yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, Yunanistan'ın, Doğu Ege adalarının gayriaskeri statüsünü ihlal ettiğine ve Türkiye'nin BM'ye gönderdiği mektuplardan sonra çok paniklediğine dikkati çekerek "Yunanistan'a diyorum ki; "Gel, kendine güveniyorsan milleti de kandırma, yalan söyleme. Bu silahsızlandırılmış adaların statüsüyle ilgili Uluslararası Adalet Divanının yargı yetkisine koyduğun rezervi kaldır." ifadesini kullandı.

Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı kışkırtıcı eylemlere giriştiğini anlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"AB içinde bir birlik ve beraberlik var, Türkiye'ye yönelik yaptırımları da hemen hayata geçirelim.' peşinde. Ama Yunanistan'a şunu söylüyoruz; 'Eğreti ata binen çabuk iner ya da çabuk düşer.' Öyle 'Benim arkamda ABD var, benim arkamda AB var, ben istediğimi yaparım.' dersen, ona biz 'Kalimera.' deriz. Yani 'Günaydın.' deriz. 'Uyan o hayalden. Bunların hiçbir faydası olmaz. Kimse senin arkanda durmaz.

Şurada yanı başında güçlü bir Türkiye var. Bu nefret, hazımsızlık, kin... Türkiye'nin Anadolu topraklarını işgal etmeye kalktın, edemedin. Denize döktük. Mustafa Kemal Atatürk ve tüm Türk milleti o zaman birleşti, denize döktü kardeşim seni. Sen onu hazmedememişsin, her platformda halen Türkiye düşmanlığı yapıyorsun. Oysa Türkiye, güçlü bir ülke. Türkiye ile iyi geçin, uluslararası hukuka uy."

Çavuşoğlu, Yunanistan'ın uluslararası hukuka aykırı şekilde özellikle hava sahası konusunda ihlallerde bulunduğuna işaret ederek "Bu sefer biz misliyle karşılık veriyoruz. Sahada, denizde, karada her türlü adımına karşı fazlasıyla karşılık da veriyoruz." dedi.

- "ABD'nin denge politikasına dönmesi lazım"

ABD'nin Yunanistan'a desteğine ilişkin bir soru üzerine Çavuşoğlu, "ABD'nin terazisi bozuldu. Denge terazisi bozuldu. Daha önce Kıbrıs'ta da dengeliydi, Yunanistan-Türkiye ilişkilerinde de dengeliydi. 'Belli lobileri mutlu edeceğiz' diye ABD'nin terazisini bozması son derece yanlıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, ABD'nin bu tutumunun Yunanistan'a da faydası olmadığının altını çizerek şunları kaydetti:

"Yunanistan'daki ABD Büyükelçisi bilsin ki, Atina'daki Büyükelçi, bu işlerin ne ABD'ye faydası olur ne Yunanistan'a faydası olur. Kıbrıs'ta da olmaz. Biz ne olursa olsun, kim olursa olsun, dünya da karşımıza dikilse çıkarlarımızı korumak zorundayız, koruyacağız da. Kıbrıs Türklerinin haklarını da koruyacağız, kendi çıkarlarımızı da koruyacağız."

ABD'nin kararı karşısında Türkiye'nin gerekeni yapacağının altını çizen Çavuşoğlu, "ABD, burada ciddi bir şekilde hata içinde. Denge politikasına dönmesi lazım. Müttefikler arasında da ABD'nin taraf tutmaması lazım." diye konuştu.

- "Sözde değil özde müttefik istiyoruz"

Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya üyelik sürecinde Türkiye ile ilişkilerine dair soru üzerine Çavuşoğlu, tüm zorluklara rağmen bu iki ülkeyle Türkiye'nin ilişkilerinin iyi olduğunu vurguladı. Çavuşoğlu, "Bizim itirazımız, o iki ülkenin NATO üyeliğine. İkili ilişkilerimizi kesmiş değiliz." dedi.

Çavuşoğlu, söz konusu ülkelerin NATO üyeliklerine ilişkin oluşturulan mekanizmaya dikkati çekerek İsveç'ten bir heyetin Türkiye'ye geldiğini, Finlandiya heyetinin de Türkiye'ye geleceğini söyledi.

Temasların devam ettiğini ancak bu iki ülke tarafından Türkiye'nin terörle ilgili beklentilerine yönelik bir adım atılmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, "Biz, sözde değil özde müttefik istiyoruz. Teröre destek veren ülkeler özde müttefik olamaz. Zaten NATO içinde yeterince sözde müttefikimiz var. O yüzden yeni sözde müttefik istemiyoruz. Özde müttefik istiyoruz." ifadelerini kullandı.

- "Bunları çay içerken övünelim diye yapmıyoruz ki"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Vakti saati geldiğinde biz Suriye'nin Başkanı ile de görüşme yoluna gidebiliriz." sözünün oldukça açık olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Biz Suriye'de kan dökülmesini istemiyoruz. Maalesef 11 yıldır kan dökülüyor." dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin YPG/PKK terör örgütüne yönelik terörle mücadelesini devam ettireceğinin altını çizerek "Biz bu kadar savunma sanayisi yatırımı yapıyoruz. Bu kadar askerimizi, polisimizi, jandarmamızı güçlendiriyoruz. Bunları çay içerken övünelim diye yapmıyoruz ki. Türkiye'ye yönelik tehditleri bertaraf etmek için." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'nin Suriye'de YPG/PKK'ya karşı operasyonlarının, Suriye'nin sınır ve toprak bütünlüğünü destekleyici adımlar olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Suriye'de kalıcı bir istikrar için muhalefetle iktidarın bir anayasa ve bir yol haritası konusunda, seçim dahil, uzlaşması gerekiyor. Bununla ilgili BM Güvenlik Konseyi kararı var." dedi.

Çavuşoğlu, Suriye'de anayasa konusunda uzlaşının sağlanıp ülkeyi seçime götürecek adımların atılması ve Suriye rejiminin de uzlaşı olmadan ülkede barış ve istikrar olmayacağını anlaması gerektiğini belirterek ılımlı muhalefetin yüksek müzakere heyetini ve kendi mekanizmalarını oluşturduğunu dile getirdi.

YPG/PKK'nın yanı sıra YPG/PKK'ya destek veren ülkelerin Suriye'yi bölmek istediğini kaydeden Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Ama Suriye'nin bölünmesi bizim de işimize yaramaz. Hele hele terör örgütleri tarafından Suriye'nin sınır, toprak bütünlüğünün bu şekilde zafiyete uğraması bizim de güvenlik bakımından aleyhimize. Bizim için ulusal güvenlik meseledir. Ama bu bütünlüğü sağlayabilmek için bu uzlaşının olması gerekiyor, biz bunu söylemeye çalışıyoruz. Böyle bir uzlaşı sürecinde de elbette Suriye rejimiyle de diyalogun olması lazım. İstihbarat düzeyinde de şu anda devam ediyor.

İşte (Suriye'deki Esed rejiminin Dışişleri Bakanı Faysal) Mikdad'la benim kısa bir görüşmem oldu, tamamen tesadüf oldu, ayaküstü oldu ama yarın, ileride burada ilerleme olduğu sürece bu bizim rolümüzün daha da katkı sağlayabilmesi için bu tür temaslar da olur. Şu anda böyle bir şey planlanmıyor ama Cumhurbaşkanı'mızın 'vakti saati geldiğinde bu tür görüşmeler olabilir' demesinin de sebebi budur." AA

Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu

Türkiye'de ortalama eğitim süresi 2025'te 9,6 yıl olurken yükseköğretim mezunlarının oranı 25-34 yaş grubunda yüzde 45,6'ya yükseldi

02.06.2026 11:10:00
Anadolu Ajansı
Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu
Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı ulusal eğitim istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, 25-34 yaş grubu nüfusta yükseköğretim mezun oranı 2008'de yüzde 13,5 iken 2025'te yüzde 45,6'ya ulaştı. Bu dönemde söz konusu yaş grubundaki nüfusta yer alan kadınlarda yükseköğretim mezunu oranı yüzde 12,5'ten yüzde 50,3'e, erkeklerde yüzde 14,6'dan yüzde 41'e çıktı.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerine ilişkin en güncel veri yılı olan 2024'e göre 25-34 yaş nüfusta yükseköğretim mezunlarının oranı incelendiğinde, OECD ortalaması yüzde 48,7 iken Türkiye ortalamasının yüzde 44,9 olduğu tespit edildi.

OECD ülkeleri arasında yükseköğretim mezunu oranı en yüksek ülke yüzde 70,6 ile Güney Kore, en düşük ülke ise yüzde 29,1 ile Meksika oldu.

25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının söz konusu yaş grubu içindeki oranı 2008'de yüzde 9,8 iken geçen yıl yüzde 26,1 olarak belirlendi. Söz konusu yaş grubu içindeki ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı 2008'de yüzde 26,5 iken 2025'te yüzde 50,5 olarak hesaplandı.

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025'te 9,6 yıl oldu. Geçen yıl kadınların ortalama eğitim süresi 8,9 yıl iken erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,3 yıl olarak kayıtlara geçti.

Ortalama eğitim süresi en yüksek il Ankara

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2025'te en yüksek olduğu ilin 10,9 yılla Ankara olduğu belirlendi. Başkenti sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,6 yılla Ağrı olarak tespit edildi. Söz konusu ili Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van izledi.

25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2016-2025 yıllarında en yüksek artış gösterdiği 5 il yüzde 48,5 ile Şırnak, yüzde 40,4 ile Hakkari, yüzde 35,7 ile Muş, yüzde 35,5 ile Şanlıurfa ve yüzde 33,1 ile Van olarak sıralandı.

En düşük artış gösteren 5 il ise yüzde 13,2 ile Ankara, yüzde 14,5 ile Eskişehir, yüzde 14,6 ile Tekirdağ, yüzde 14,8 ile İzmir ve yüzde 15,1 ile İstanbul oldu.

2008'de 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 91,8 iken 2025'te yüzde 97,9 olarak hesaplandı. 2008-2025 yıllarında kadınlarda okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 86,9'dan yüzde 96,4'e, erkeklerde yüzde 96,7'den yüzde 99,3'e çıktı.

Annesi yükseköğretim mezunu fertlerin yüzde 84,2'si yükseköğretimi tamamladı

25 yaş ve üzeri nüfusta, annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 84,2'sinin yükseköğretim, yüzde 13,1'inin ortaöğretim ve yüzde 2,7'sinin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı belirlendi.

Söz konusu nüfusta, babası yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 80,4'ünün yükseköğretim, yüzde 16,2'sinin ortaöğretim ve yüzde 3,5'inin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı görüldü.

25 yaş ve üzeri nüfusta annesi ortaöğretim mezunu fertlerin yüzde 64,3'ünün, babası ortaöğretim mezunu fertlerin yüzde 56'sının yükseköğretim mezunu olduğu kaydedildi.

Annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 29,4'ünün, babası ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 28,2'sinin yükseköğretim mezunu olduğu tespit edildi. 

Ayancık açıklarında şüpheli cisim bulundu

Sinop'un Ayancık ilçesi açıklarında, mühimmat olduğu değerlendirilen bir cisim bulundu

02.06.2026 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
Ayancık açıklarında şüpheli cisim bulundu
Ayancık açıklarında şüpheli cisim bulundu
Sinop'un Ayancık ilçesi açıklarında, mühimmat olduğu değerlendirilen bir cisim bulundu.

Edinilen bilgilere göre olay, Ayancık ilçesine bağlı Bahçeli köyü Oluza mevkii açıklarında meydana geldi. Denizde şüpheli bir cisim fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.

İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, güvenlik önlemleri alarak cismi bulan vatandaşlar ile çevrede bulunan kişileri bölgeden uzaklaştırdı.

Mühimmat olduğu değerlendirilen cismin incelemeye alındığı öğrenilirken, ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürüyor.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Sivas'ta Dipsiz Göl'ün rengi değişti


 
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından "Tabiat Parkı" ilan edilen Sivas'ın Doğanşar ilçesindeki Dipsiz Göl'de yağışların ardından sarı renk hakim oldu.

02.06.2026 10:18:00
AA
Sivas'ta Dipsiz Göl'ün rengi değişti
Sivas'ta Dipsiz Göl'ün rengi değişti

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından "Tabiat Parkı" ilan edilen Sivas'ın Doğanşar ilçesindeki Dipsiz Göl'de yağışların ardından sarı renk hakim oldu.
Bölgede etkili olan yağışlarla çevredeki yamaçlardan göle akan su, çevredeki toprak yapısının da etkisiyle Dipsiz Göl'ün renginin sarıya yakın bir ton almasını sağladı.



Şelalenin de rengi değişti

Renk değişimi, yaklaşık 200 metre mesafede bulunan ve gölden gelen suyla beslenen Dipsiz Göl Şelalesi'ni de etkiledi. 50 metreden dökülen şelalenin zemini ve aktığı yamaçlar, gölden gelen suyun etkisiyle sarıya döndü.

Bölgeyi gezen Mustafa Akyüz, buraya hemen her yıl geldiğini söyledi. Göldeki renk değişiminin kendisini şaşırttığını belirten Akyüz, "Bu sene yağışlar sebebiyle şelalenin suyu artmış ve renginde sarıya yakın değişme var. Bu da sevindirici bir olay" dedi.

Öte yandan Hafik ilçesinde bulunan Pusat-Özen Barajı da ilkbahar yağmurlarıyla yüzde 100 doluluğa ulaştı. Baraj savağından akan su ise dikkati çekti.

Pusat Deresi ve Madenköy Çayı üzerine sulama amaçlı kurulan ve 2008 yılında su tutmaya başlayan barajda, sular altında kalan eski Pusat köyü camisinin daha önce gün yüzüne çıkan minaresi de tamamen sular altında kaldı.

Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata


 
 
Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, hızlı kilo verme amacıyla uygulanan şok diyetlerin, vücutta kas kaybına yol açarak metabolizmayı yavaşlattığını ve sürdürülebilir olmadığını belirterek, kilo verme sürecini zorlaştıran 9 kritik hatayı anlattı.

02.06.2026 06:24:00
MURAT ÇORBACI
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata

Yaz aylarının gelişiyle birlikte birçok kişi, kışın aldıkları fazla kilolardan kurtulmak ve 'yaza fit girmek' için harekete geçiyor. Kimi spora başlayıp beslenmesini düzenlerken, kimileri ise hızlı sonuç alma isteğiyle internet ve sosyal medyada karşılaştığı şok diyetler ve zayıflama çaylarına yönelerek sağlığını ciddi riske atabiliyor! Beslenme uzmanları, kilo verme sürecini zorlaştıran 9 kritik hatayı anlattı







1. Öğün atlamak ve uzun süre aç kalmak

Öğün atlamak çoğu kişinin düşündüğünün aksine kilo vermeyi hızlandırmaz, tam tersine metabolizmayı yavaşlatabilir. Uzun süre aç kalan vücut kendini korumaya alarak enerji harcamasını azaltır. Bunun sonucunda bir sonraki öğünde daha fazla yemek yeme eğilimi ortaya çıkar. Ayrıca uzun süreli açlık, kan şekeri dengesini bozarak özellikle tatlı ve yüksek kalorili besinlere yönelimi artırır. Gün sonunda farkında olmadan alınan toplam kalori yükselir ve kilo verme süreci sekteye uğrar. 

2. Yetersiz protein alımı

Yetersiz protein alımında kas kaybı yaşanabilir ve bu da metabolizma hızının düşmesine yol açar. Oysa protein, aynı zamanda tokluk hissini artırarak gereksiz atıştırmaların önüne geçer. Günlük beslenmede yumurta, yoğur, et, tavuk ve baklagiller gibi kaliteli protein kaynaklarına yeterince yer vermek, hem kilo kontrolünü destekler hem de daha dengeli bir beslenme sağlar.







3. Yetersiz su tüketimi

Su, metabolizmanın sağlıklı çalışması için vazgeçilmezdir. Bu nedenle günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketimi, kilo kontrolünün en basit ama en etkili adımlarından biridir.

4. Çok düşük kalorili diyetler

Hızlı kilo vermek için yapılan aşırı düşük kalorili diyetler, kısa vadede sonuç verebilse de uzun vadede sürdürülebilir olmadığı gibi ciddi riskler taşır.







5. Hareketsizlik

Sadece diyet yapmak kilo verme sürecinde çoğu zaman yeterli olmaz. Fiziksel aktivitenin yetersiz olması, harcanan enerinin düşük kalmasına ve kilo kaybının yavaşlamasına neden olur. Düzenli yürüyüş ve egzersiz, hem yağ yakımını hızlandırır hem de kas kütlesini korur.







6. Yetersiz uyku

Uyku düzeninin bozuk olması, vücuttaki açlık hormonlarını doğrudan etkileyerek daha fazla yeme isteğine neden olabilir. Düzenli ve kaliteli uyku, kilo kontrolü açısından en az beslenme kadar önemlidir.







7. Stres ve duygusal yeme

Stres altında birçok kişi farkında olmadan daha fazla ve genellikle sağlıksız besinler tüketir. Bu durum özellikle yüksek kalorili gıdalara yönelimi artırır. Nefes egzersizleri, yürüyüş ve sosyal destek gibi yöntemler bu süreçte yardımcı olabilir.

8. Şok diyetler uygulama

Hızlı kilo verme isteğiyle uygulanan şok diyetler, vücuda yeterli enerji ve besin öğesi sağlamadığı için kas kaybına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Bu tür diyetler kısa vadede kilo kaybı sağlasa da sürdürülebilir değildir ve diyet bırakıldığında verilen kilolar hızla geri alınabilir. Sağlıklı kilo kaybı için dengeli ve düzenli beslenme temel olmalıdır.









9. Zayıflama çaylarını bilinçsiz tüketmek

Zayıflama çayları genellikle bağırsakları hızlandırarak geçici kilo kaybı hissi oluşturur. Ancak bu durum yağ kaybı değil, sıvı kaybıdır. Kontrolsüz tüketildiğinde sıvı ve elektrolit dengesini bozabilir, ayrıca bazı bitkisel içerikler karaciğer üzerinde toksik etki oluşturarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle bu tür ürünler mutlaka uzman onayında ve kontrolünde kullanılmalıdır.

7 aylık hamile hemşire için gözyaşları sel oldu

Yaklaşık 1 yıl önce dünya evine giren ve 7 aylık hamile olan acil servis hemşiresi genç kadın evinde ölü olarak bulundu. Genç hemşire için düzenlenen törende ailesi ve mesai arkadaşları gözyaşlarına boğuldu

01.06.2026 15:00:00
İhlas Haber Ajansı
7 aylık hamile hemşire için gözyaşları sel oldu
7 aylık hamile hemşire için gözyaşları sel oldu
Antalya'da yaklaşık 1 yıl önce dünya evine giren ve 7 aylık hamile olan acil servis hemşiresi genç kadın evinde ölü olarak bulundu. Genç hemşire için Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde törende ailesi ve mesai arkadaşları gözyaşlarına boğuldu.






Olay, dün akşam saat 20.00 sıralarında Kepez ilçesi Yeşilyurt Mahallesi 4314 Sokak üzerinde bulunan 3 katlı bir apartmanın en üst katında meydana geldi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi'nde hemşire olarak görev yapan Esra Uğur'a (29) cuma günü mesai çıkışı sonrasında ulaşamayan ve dün de işe gitmediği öğrenilen genç kadından haber alamayan yakınları ikamet ettiği adrese geldi. Telefon aramalarına ve kapıyı çalmalarına rağmen genç kadından cevap alamayan yakınları 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istedi.









Genç kadın ve bebeği hayatını kaybetti

Verilen adrese gelen polis ekiplerinin eşliğinde daireye giren Esra Uğur'un yakınları evin içerisinde 7 aylık hamile genç kadını kolunda serum takılı halde hareketsiz olarak buldu. Adrese gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde genç kadının hayatını kaybettiği belirlendi. Bunun üzerine adrese Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekibi sevk edildi. Olayı haber alarak genç kadının evine gelen arkadaşları ve yakınları gözyaşlarına boğuldu.









Hamile eşi ve karnındaki bebeğinin ölüm haberini alarak eve gelen genç kadının kocası U.U. sinir krizi geçirerek olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Savcılık ve Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından genç kadının cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Genç kadının cenazesi otopsi işlemlerinin ardından bugün anne, babası ve yakınları tarafından Antalya Adli Tıp Kurumu'ndan alındı.









Annesi ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı

Karnında 7 aylık bebeği ile birlikte hayatını kaybeden genç hemşirenin yakınlarının bir hayli üzgün olduğu görülürken, annesi gözyaşlarına hakim olamadı. Cenazenin teslim alınması sırasında fenalaşan anne için ambulans çağrıldı. Esra Uğur için görev yaptığı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde de bir tören düzenlendi. Düzenlenen törende konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, genç kadının hayatını kaybetmesi nedeniyle üzgün olduklarını belirterek, yakınlarına sabır diledi. Esra Uğur ve karnındaki 7 aylık bebeği Uncalı Mezarlık Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kurşunlu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Marketteki korkunç olayda "tek kurşun" detayı

Kocaeli'nin Derince ilçesinde oğlunun trafik kazasında ölümünden sorumlu tuttuğu komşusunu markette tabancayla vurarak öldüren ve eşini yaralayan sanığa verilen toplam 23 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozuldu. Yüksek Mahkeme, olayda tek el ateş edildiğine dikkat çekerek, sanığa iki ayrı suçtan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti

01.06.2026 14:50:00
İhlas Haber Ajansı
Marketteki korkunç olayda "tek kurşun" detayı
Marketteki korkunç olayda "tek kurşun" detayı
Derince'ye bağlı Yenikent Mahallesi'nde 22 Şubat 2022'de yaşanan olayda, bir süpermarkette alışveriş yapan Belfun Doğramacı (44) ve eşi Sevda Doğramacı (39), komşuları Mustafa Ş.'nin silahlı saldırısına uğradı. Olayda Belfun Doğramacı kalbinden vurularak hayatını kaybederken, eşi Sevda Doğramacı kolundan yaralandı.

23 yıl ceza verilmişti

Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanık Mustafa Ş.'ye; 3 Nisan 2024'te maktul Belfun Doğramacı'ya yönelik haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan 16 yıl, eşi Sevda Doğramacı'yı kasten yaralama suçundan 6 yıl ve ruhsatsız silah bulundurmaktan 1 yıl olmak üzere toplam 23 yıl hapis cezası verilmişti.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği bu kararı inceleyerek istinaf başvurularını esastan reddetti ve kararı onadı. Bunun üzerine dosya Yargıtay'a taşındı.



Yargıtay kararı 4 ayrı gerekçeyle bozdu

Dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 3 Mart 2026'da oy birliğiyle aldığı kararda yerel mahkemenin ve istinafın kararını bozarak dosyayı Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine geri gönderdi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma ilamında, sanık Mustafa Ş. ile maktul Belfun Doğramacı arasındaki yaklaşık 5 yıllık tanışıklığın husumete dönüştüğü ayrıntılarıyla yer aldı. Kararda yer alan bilgilere göre, Mayıs 2019'da maktul Belfun Doğramacı'nın kullandığı aracın kaza yapması sonucu, araçta bulunan sanığın oğlu hayatını kaybetti, maktul ise yaralandı. Bu süreçte sanık Mustafa Ş., yürüyemediğini zannettiği maktule aylar boyunca yardım etti ve hastane süreçlerinde yanında oldu. Ancak sanık, bir gün hastane dönüşü maktulün aslında yürüyebildiğini tesadüfen öğrenince yardımı kesti.

"Oğlunu cinlere kurban verdim" iddiası husumeti büyüttü

Yüksek Mahkemenin kararına göre, yardımların kesilmesinin ardından taraflar arasındaki gerilim giderek arttı. Maktul Belfun Doğramacı'nın, çevresindeki insanlara sanığın kazada ölen oğlu için "Onun oğlunu cinlere kurban verdim" şeklinde söylemlerde bulunduğu iddiaları dosyaya yansıdı.

Ayrıca maktulün, aracıyla sürekli olarak sanığın evinin ve dükkanının bulunduğu sokaktan yüksek sesle müzik dinleyerek geçtiği, bu durumun tahriki artırdığı ifade edildi.

22 Şubat 2022'de sanığın eşinin dükkanında bulunan silahı alarak maktulün arkasından markete girdiği, Mustafa Ş.'nin elindeki silahla maktulün kafasına doğru vurduğu, maktul ile eşinin beraberce yere düştükleri, eşinin tüm engelleme çabalarına rağmen sanık Mustafa Ş.'nin elindeki tabancayı yerde yatan çifte doğrultarak ateş ettiği, bu atış neticesinde maktulün hayatını kaybettiği, eşi Sevda Doğramacı'nın ise kolundan yaralandığı kaydedildi.



Yargıtay'ın bozma ilamında şu gerekçelere yer verildi:

Olay yerinde yalnızca bir adet 9 milimetre boş kovan bulunduğu, sanığın ve yaralı eşin beyanlarında "tek atış" yapıldığının ifade edildiği vurgulandı. Yargıtay, tek kurşunla hem ölümün hem de yaralanmanın gerçekleştiği bu olayda "Fikri İçtima" kurallarının (TCK 44. Madde) işletilmesi gerektiğini belirtti. Sanığa sadece en ağır cezayı gerektiren "kasten öldürme" suçundan ceza verilmesi gerekirken, yaralama suçundan da ayrıca ceza verilmesi hukuka aykırı bulundu.

Maktul Belfun Doğramacı'nın 25 Şubat 2020 tarihli rapora göre yüzde 98 engelli olduğu belirtildi. Yargıtay, maktulün tüm sağlık kayıtlarının incelenerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını; olay anında "kendisini beden ve ruh bakımından savunamayacak durumda" olup olmadığının kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini kaydetti.

Yargıtay, maktulden sanığa yönelen haksız hareketlerin boyutu dikkate alındığında, sanığa uygulanan haksız tahrik indiriminin asgari oranda tutulması gerektiğini belirtti. Mevcut kararda 16 yıl hapis verilerek tahrik indiriminin fazla uygulandığı ve sanığa "eksik ceza" tayin edildiği ifade edildi.

Sanığın sabıka kaydında yer alan önceki "tehdit" suçunun yasal değişikliklerle "uzlaşma" kapsamına alındığı hatırlatıldı. Yargıtay, bu suç için uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmadan sanık hakkında "mükerrer (tekrar eden) suçlu" hükümlerinin doğrudan uygulanmasını usule aykırı buldu.

Bozma kararının ardından sanık Mustafa Ş., Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde Yargıtay'ın belirttiği usul ve esaslar çerçevesinde yeniden hakim karşısına çıkacak.

CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası

CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu” ifade ediliyor

01.06.2026 12:02:00
Haber Merkezi
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu" ifade ediliyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, yani istinafın "mutlak butlan" kararıyla birlikte Genel Başkanlığa dönmesi sonrası gözler CHP'de  atılacak adımlara çevrildi.

Söz konusu gelişme sonrası Grup Başkanlığı'na seçilen Özgür Özel ve ona yakın siyasetçiler, bugün itibariyle "en kısa zamanda kurultay yapılması" için imza toplamaya başlıyor.

Özel ayrıca, Kılıçdaroğlu'nun aksi yöndeki talimatına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor.

GRUP TOPLANTISI YAPILACAK MI?

Özel'e yakın isimler grup toplantısının gerçekleştirileceğini ve TBMM'de yapılacağını ifade etmişler, "Grup Başkanı" olması nedeniyle bunun önünde hiçbir engel olmadığını dile getirmişlerdi.

Kılıçdaroğlu tarafıysa TBMM Başkanlığı'na başvurarak Özel'in "Grup Başkanı" olarak seçilmesinin geçersiz sayılmasını istemişti.

KILIÇDAROĞLU GENEL MERKEZ'E GİDECEK

Kılıçdaroğlu bugün Genel Merkez'e giderek çalışmalarını orada yürütecek.

Özel ise Cumhurbaşkanı Aday Ofisi kapsamında TBMM'de çalışacak.

Özel, dün TBMM'de MYK üyeleriyle bir araya gelmiş, partideki son gelişmeleri ve Türkiye gündemi masaya yatırmıştı.

Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında motoru arızalanan lastik botla sürüklenen ve yardım talebinde bulunan 14'ü çocuk 30 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı

01.06.2026 10:59:00
İhlas Haber Ajansı
Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı
Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında motoru arızalanan lastik botla sürüklenen ve yardım talebinde bulunan 14'ü çocuk 30 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında kaçak göçmenlerin olduğu lastik botun motor arızası nedeniyle sürüklendiği ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botları 'KB-103', 'KB-76' tarafından 14'ü çocuk toplamda 30 kaçak göçmen kurtarıldı.

Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı

İstanbul’da Gezi eylemlerinin 13. yıl dönümü kapsamında Taksim ve çevresinde yapılması planlanan anma ve basın açıklaması öncesinde İstanbul Valiliği kararıyla ulaşımda bir dizi kısıtlama uygulamaya konuldu. Metro İstanbul bazı istasyonların geçici olarak kapatıldığını duyurdu

31.05.2026 16:28:00
Haber Merkezi
İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı
İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı
Gezi eylemlerinin13. yılı dolayısıyla Taksim Dayanışması'nın yaptığı eylem çağrısının ardından İstanbul Valiliği çeşitli tedbirler aldı. Taksim Dayanışması'nın "Gezi Direnişi 13. yılında, umudu ve dayanışmayı büyütüyoruz" başlığıyla bugün saat 19.00'da Taksim'de gerçekleştirmeyi planladığı basın açıklaması öncesinde, Beyoğlu ve Şişli'de yoğun güvenlik önlemleri uygulanmaya başlandı.

Valiliğin yasak kararının ardından bugün saat 13.00 itibarıyla Taksim'e ulaşımı etkileyen yeni düzenlemeler devreye alındı. Eylem yasağının gelmesi ardından metro seferlerinde kısıtlamaya gidilirken, Beyoğlu ve Şişli'de çok sayıda cadde ve sokak araç trafiğine kapatıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, saat 11.00'den itibaren Beyoğlu'nda İstiklal Caddesi, Sıraselviler Caddesi, İnönü Caddesi, Mete Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi'ne bağlanan birçok yol ile çevredeki çok sayıda cadde ve sokakta trafik akışı durduruldu. Ayrıca Taksim ve çevresine çıkan pek çok bağlantı yolu da geçici olarak ulaşıma kapatıldı.

Yetkililer, sürücüler için alternatif güzergah olarak Meclis-i Mebusan Caddesi, Barbaros Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Bahriye Caddesi, Kurtuluş Caddesi ve bazı çevre yollarını işaret etti.

Şişli'de ise Taşkışla Caddesi, Mim Kemal Öke Caddesi, Cumhuriyet Caddesi ve Askerocağı Caddesi araç trafiğine kapatıldı. Bu bölgede sürücüler için Ortaklar Caddesi, Abide-i Hürriyet Caddesi, Vali Konağı Caddesi, Halaskargazi Caddesi ve çevre yolları alternatif güzergâh olarak belirlendi.

Toplu ulaşımda da önemli değişiklikler yapıldı. Metro İstanbul'un açıklamasına göre, İstanbul Valiliği'nin kararı doğrultusunda bugün saat 13.00'ten itibaren ikinci bir duyuruya kadar M2 Yenikapı–Hacıosman Metro Hattı'ndaki Taksim istasyonu, F1 Taksim–Kabataş Füniküler Hattı ile TF1 Maçka–Taşkışla Teleferik Hattı hizmet vermeyecek.

Ayrıca Şişhane Metro İstasyonu'nun İstiklal Caddesi çıkışı yolcu kullanımına kapatılırken, diğer giriş ve çıkışların açık kalacağı bildirildi. M2 hattında çalışan metro araçları ise Taksim istasyonunda durmadan seferlerine devam edecek.

1 litre benzinle 861 kilometre

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencileri, geliştirdikleri özel araçla sadece 1 litre benzin kullanarak 861 kilometre yol kat etmeyi başararak enerji verimliliğinde tarihi bir rekor kırdı

31.05.2026 13:47:00 / Güncelleme: 31.05.2026 13:49:51
Haber Merkezi
1 litre benzinle 861 kilometre
1 litre benzinle 861 kilometre
İTÜ bünyesindeki mühendislik öğrencilerinden oluşan teknoloji takımı, küresel enerji krizine ve çevre kirliliğine alternatif çözümler üretmek amacıyla geliştirdikleri ultra verimli araçla büyük bir başarıya imza attı. Tamamen yerli imkanlar ve yenilikçi mühendislik çözümleriyle tasarlanan araç, test sürüşlerinde ulaştığı yakıt tasarrufu oranıyla uluslararası standartları altüst etti.

Aerodinamik tasarım ve hafiflik başarıyı getirdi

Projenin temelini hafif kompozit malzemeler ve sürtünmeyi minimuma indiren aerodinamik tasarım oluşturuyor. Öğrenciler, aracın motor yönetim sistemini ve yanma odası geometrisini optimize etmek için yapay zeka destekli yazılımlardan faydalandı.

Takım kaptanı, elde edilen başarıya dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Amacımız sadece bir araç üretmek değil, geleceğin mobilite çözümlerine yön vermekti. 1 litre benzinle İstanbul'dan neredeyse Antalya'ya kadar ulaşabilecek bir verimlilik seviyesine ulaştık. Bu başarı, Türk gençlerinin fırsat verildiğinde neler yapabileceğinin en net kanıtıdır."

Uluslararası yarışmalarda Türkiye'yi temsil edecekler

Geliştirilen bu prototip araç, önümüzdeki aylarda düzenlenecek olan prestijli uluslararası enerji verimliliği yarışmalarında Türkiye adına sahne alacak. Sektör temsilcileri, İTÜ'lü gençlerin geliştirdiği bu teknolojinin ticari otomotiv sektöründeki hibrit ve verimli motor mimarilerine de ilham kaynağı olabileceğini belirtiyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.