logo
24 HAZİRAN 2026

Ekonomi diken üstünde korku dağları aştı

04.01.2006 00:00:00
2005 yılında Türkiye sözde yolunda giden ekonomi söylemiyle geçiştirilmeye çalışılsa da, başta hükümet üyeleri olmak üzere tüm Türkiye her an patlak verebilecek ekonomik kriz korkusuyla yaşadı. Şüphesiz 2005'e damgasını vuran en önemli olay, 26- 27 Kasım'da gerçekleştirilen Uluslar arası Milli Ekonomi Modeli Kongresi oldu Yolsuzlukla Mücadelede hayal kırıklığı! Batık banka sahipleri Ali Balkaner, Hayyam Garipoğlu ve Dinç Bilgin davaları sonuçlanarak ağır ceza alan isimlerdi.... Yurtdışı yasağı olan Murat Demirel Bulgaristan'da yakalandı, şartlı olarak serbest bırakıldı. Yargıya intikal eden bir diğer konu da SSK'ya ilaç satımındaki usulsüzlük nedeniyle yabancı bir ilaç şirketi hakkında yürütülen soruşturmaydı. Dava halen devam ediyor...Sonuçta toplam yolsuzluğun çok azına ulaşılabilirken, yolsuzluklara yenileri eklendi! Çocuk yuvalarında yaşanan üzücü olaylar 2005 devlete ait çocuk yuvalarında meydana gelen olaylarla hatırlanmaya aday bir yıl oldu. Yılda 8 bin kadar çocuğun koruma altına alındığı Türkiye'de, önce Urla Barbaros Çocuk Köyü'ndeki tecavüz skandalı, ardından Bornova Erkek Yetiştirme Yurdu'ndaki isyan, Ağrı Yetiştirme Yurdu'ndaki iddialar "nerede hata yapılıyor?" sorusunu hep canlı tuttu. Ama Malatya'daki çocuk yuvasında yaşanan işkence Türkiye'yi adeta ayağa kaldırdı. Nazi kamplarını hatırlatan sahneler, 2005'e damgasını vuran görüntülerdi. Ekonomi?Korku dağları aştı!Ekonomide enflasyon 2005 yılında gündemdeki yerini, yüksek rakamlarıyla değil; "Bu düşüş vatandaşın cebine niçin yansımıyor? Yoksa düşen başka bir şey mi" boyutuyla korudu. Soru anlamlı idi ama bir başka anlamlı nokta reel faizlerdeki yüksek oranların Türkiye'yi sıcak parayı davet eder hale getirmesi idi. Merkez Bankası'nın müdahalelerine rağmen YTL yılı fazla değerli kapadı. IMF'nin 3 yıllık stand-by anlaşması için gönderilen niyet mektubunu onaylaması, birinci ve ikinci gözden geçirme görüşmelerinde mutabakat sağlanarak 1 nokta 6 milyar dolarlık kredi diliminin serbest bırakılması, Ekonomideki IMF hakimiyetinin ve aynı kötü günlerin devam edeceğinin de işaretlerini taşıyordu.İhracatta nitelik tartışmaları yaşanırken ithalat aldı başını gitti dış satım ise iyice azaldı. Dış ticaretteki açılan makas 2001 krizi rakamlarını çoktan aştı! Ekonominin 2006 yılına bıraktığı somut başlıklar; Türkiye'de dış ticaretini her gün biraz daha tehdit eden Çin rekabeti, büyümedeki gerileme, işsizlik, sosyal güvenlik kuruluşlarının kronik açığı ve kredi kartlarında milyar YTL'yi aşan batık borç miktarı? Sonuç?Eller yürek üstünde, korku kapıda! Ekonomi?MEM Kongresi yapıldı, Tarihi Günler!Yılın sonuna doğru 26-27 Kasım tarihlerinde İstanbul, tarih günlere tanıklık etti. BTP Genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleme aldığı "milli Ekonomi Modeli" yurt içi ve yurt dışından gelen 50 akademisyen tarafından masaya yatırıldı. Sonuç? Liberal ekonomi dışında bir model olarak MEM, kabul edilerek iktisat tarihindeki yerini aldı.Dünyanın sayılı uzmanlarının model ve müellifi hakkındaki görüşleri Türkiye adına gurur verici idi.BTP Genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ise kongrenin kapanış konuşmasında modeli anlatırken ayakta alkışlanıyor ve "IMF' ye mahkumuz" zinciri kırılıyordu! Özelleştirmeler (Yabancılaştırma) Yılı Oldu 2005 2005 özelleştirmelerde de bir dönüm noktası oldu. 1986 yılından bugüne sadece 10 milyar dolarlık özelleştirme yapan Türkiye 2005 'de neyi var neyi yoksa elinden çıkardı. Dahası bir peşkeşe dönen satışlar dişimizin kovuğuna dahi yetmekten uzaktı! Satışlar ciddi tartışmalara yol açarken yolsuzluk iddiaları hükumetin içindende yüksek sesle ifade edilmeye başlandı!Televizyonlarda canlı yayınlanan satışlarda, Telekom, Erdemir, Tüpraş, Star Televizyonu, Galataport gibi özelleştirmeler gerçekleştirdi. Galataport'u satın alan Ofer ismi ve Dubai sermayesinin planladığı sarmal kuleler büyük tartışmalar yarattı. Ekümenik Tartışması 2005'de iyice alevlendi! AB çerçevesinde yürütülen kritik tartışma başlıklarından en önemlisi Fener Rum Patrikhanesi üzerindeydi. Ekümenik sıfatının kullanımı, Patrikhane'nin Kudüs Patriği'yle ilgili iddiaları tartışmak üzere düzenlediği zirve gemin iyice azıya alındığı andı. Patrik İsatanbul'un göbeğinde kendi mahkemesini kurdu! Hem de sorumluluların onayı ile! Hatta aynı Patrik Papa'yı da Ayasofya da ayine çağırdı. ABD büyükelçisi Edelman "Ekümenik Patrik" sıfatı ile  Ankara'da resepsiyon verirken hükumet yine suskun kalmayı tercih etti.AB politikaları çerçevesinde  Ordunun konumu  tartışma konusuydu AB yalanına boğulmuş Türkiye'de ordunun konumu, yine Türkiye'nin gözde konusu olmayı sürdürdü. Ordu, MGK eski genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç ve Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral İlhami Erdil davalarının yanısıra Kara Kuvvetleri Komutanlığı brövesinden 'Atatürk Kocatepe'de' simgesinin çıkarılması tartışmalarıyla da gündeme geldi. Ama yılın son çeyreğinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Büyükanıt'ın emekli edilerek, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün görev süresinin uzatılacağı ve kendisine Cumhurbaşkanlığı önerildiği senaryosu kulis fısıltılarından manşetlere taşınınca konu iyice alevlendi. Tartışma, Genelkurmay Başkanlığı'nın "Orgeneral Özkök'ün görev süresinin uzatılması yönünde bir düşünce ve beklentisi yoktur" açıklamasıyla sona erdi. Tüm bu tartışmalara rağmen 2005 yılında da Ordu, tüm diğer yıllarda olduğu gibi "en güvenilen kurum " anketlerinde birinciliği kimselere bırakmadı. Sözde Ermeni Soykırımı tartışmaları senenin manşetinden inmediSözde Ermeni soykırımı tartışmaları senenin manşetlerden inmeyen başlığı idi. Türkiye hemen her dış politika alanında olduğu gibi sahte bir soykırım gündemi ile sürekli kan kaybettirildi. Başbakan Erdoğan'ın "arşivlerimiz açık, siz de kendi arşivlerinizi açın" çağrısı ile ülke temel tezlerinden iyice uzaklaşarak AB standartlarına yükseldi! Ve ilk kez Türkiye soykırımcı akademisyen ve gazetecilere kapılarını açtı. İstanbul'daki Ermeni Soykırım konferansını yargı durdurdu ama işin içine bir kez daha siyaset karıştı ve konferans bulunan bir hile-i şeriyye ile yapıldı. Konferansta gazeteci Cengiz Çandar'ın yediği yumurta konferans kadar ilgi topladı! Sözde soykırımla ilgili olarak İsviçre'nin Tarih Kurumu Başkanı Halaçoğlu hakkındaki tutuklama kararı ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in yine İsviçre'de gözaltına alınması hatırlanması gereken diğer başlıklardı. Konuyla gündeme sıkça gelen bir diğer isim de yazar Orhan Pamuk oldu. Pamuk'un "1 Milyon Ermeni'yi Türkler katletmiştir" açıklamaları üzerine başlayan protestolar, bir kaymakamın "kitaplarını imha edin" talimatı ile AB'cileri kızdırdı.. Pamuk, AB koridorlarında Türkiye üzerindeki tartışma konularından biriydi. Alman Yayıncılar Birliği'nin geleneksel 'Barış Ödülü' gibi bazı ödülleri alan Orhan Pamuk, bu açıklamalarına rağmen yine Nobel'i alamadı. Geçmişe dair polemikler konusunda en verimli yıldı 2005 yılı herhalde geçmişe dair polemikler alanında bugüne kadarki en verimli yıl oldu. İlk konu, Ulu önder Atatürk'ün 2.5 yıl evli kaldığı Latife Hanım'ın günlükleri ve mektuplarıydı. Yayın yasağı Şubat ayında dolan evraklara ilişkin tahmin ve açıklamalar uzun süre manşetleri süsledi... Sonunda Latife Hanım'ın ailesi "Özel evrakın açıklanmaması ve Tarih Kurumu'nda saklanması'' talebinde bulundu ve konu kapandı....Türk Tarih Kurumu'na göre bu kapamanın 100 yıla kadar müddeti var. Geçmişe dönük diğer tartışmaların kaynağındaki isimse Bülent Ecevit'ti. Ecevit'in; İsmet İnönü'nün kendisine 'Musul'u al' şeklinde bir vasiyeti olduğu, Vahdettin'in hain olmadığı gibi açıklamaları gündemi uzun sürelerle meşgul etti. Doğal afetler yine can yaktı Doğal afetler  yine çok can yaktı. Sivas'ta ve Karadeniz'in çeşitli bölgelerindeki sel ve heyelanlar, İzmir'de arka arkaya yaşanan depremler bunlar arasında en önemlilerdi. Bingöl'de 5.9'luk sarsıntıyla afet evlerinin yıkılması büyük tepki topladı. Kütahya'da yaşanan grizu patlaması 18 madencinin hayatına maloldu. Her 10 ocaktan 9'unun ruhsatsız olduğu Türkiye bu konuyu kısa zamanda gündeminden düşürdü. Afetler konusunda Bayındırlık eski Bakanı Zeki Ergezen'in, "Kırsal kesimdeki bir ilimizde olabilecek 5.9'luk depremde binaların yüzde 72'si yıkılacak" açıklaması da trajik Türkiye gerçeğinin 2005'te ortaya çıkan bir yansımasıydı. Eğitim İmam Hatip tartışmaları ile gündeme gelebildi Eğitim konusu yine imam hatip tartışmalarıyla gündeme gelebildi. Bu yıl Orta Öğretim Kurumları sınavında 65 bin, ÖSS'de 57 bin öğrenci sıfır çekti, doğu illeri yine başarı sıralamasının altından kurtulamadı. Liselerin 4 yıla çıkarılması,öğrenci merkezli müfredatın Türkiye geneline yayılması, ÖSS sisteminin yenilenmesi gibi yapısal bazı değişiklikler Hükümetle YÖK arasındaki meslek liseleri katsayı tartışmalarının gölgesinde kaldı. ABD ile ilişkiler her zamanki gibi gündemdeydi Amerika Birleşik Devletleri'yle ilişkiler bu yıl da gündemdeki yerini korudu. İngiltere'de yayınlanan bir ankette, Türk halkının yüzde 82'sinin Amerikan Başkanı Bush'u dünya için tehlikeli bulduğu sonucunun çıkması, Türklerin gözündeki Amerika imajının sorgulanmasına yol açtı. Konu, Erdoğan - Bush görüşmesinin Irak'la birlikte temel gündemi oldu. Bu çerçevede en önemli olay, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, üstü kapalı eleştirilere rağmen ertelemediği Şam ziyaretiydi. Sezer, burada "Hoşgeldiniz onurlu cumhurbaşkanı" pankartlarıyla karşılandı. Yılın son günlerinde önce FBI, ardından CIA başkanlarının Ankara ziyareti ciddi sorulara yol açtı. Alman DPA ajansı ziyaretin sebebini İran'a yapılacak ABD saldırılarına, Türkiye'nin öncülük etmesi olarak duyurdu. Aynı günlerde İsrail'in Türkiye'den üs istediği ortaya çıktı!2005'te sağlık çok tartışıldıŞubat ayındaki hastane devirleri sırasında yaşanan olumsuzluklar, Edirne ve Kayseri'de yoğun bakım ünitelerinde şok etkisi yaratan bebek ölümleri, piyasada bulunan 5 milyon şişenin toplatılmasına neden olan sahte rakı skandalı, tarım ilacı var diye Avrupa'nın almadığı ürünlerin iç piyasaya sürülmesi, sahte bal tartışması, Rusya'ya ihracata darbe vuran 'Akdeniz Sinekli" ürünlerin yine iç piyasaya verildiği iddiaları ve tabii beyaz et sektörünün yumuşak karnı haline gelen kuş gribi bu konudaki temel tartışmalardı. Tabii Malatya'daki ishal salgınını da unutmamak lazım. Trafik terörü bu yıl yine yollardaydı. Yol kenarlarındaki mıcırlar özellikle TV spikeri Mehmet Tacettinoğlu'nun hayatını kaybetmesinden sonra sıkça gündeme geldi. Yine yıl boyunca nice canlar yakan LPG'li araçlar konusunda, Adana'da 9 kişinin yanarak hayatını kaybettiği olay, 2005'in en büyük trajedilerinden biriydi. Sonuç yollar yetersiz, araç sayımız hızla artıyor ve her gün canavara 25 kişi vermeye devam ediyoruz.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.