Ekonomide riskler ağır basıyor
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, dünyada bir süredir ABD ve Avrupa odaklı finansal stres yaşandığına dikkat çekerek, “Faizlerin düşük olduğu dönemde ellerinde düşük faizli tahviller bulunduran bankalar, bu dönemde faizlerin yükselmesiyle kayıplar yaşıyor. Ülkemizde de ileride benzer bir durumun yaşanmaması için dikkatli olmamız gerekiyor. Türkiye için riskler fırsatlara göre biraz daha ağır basıyor” dedi.





RECEP BAHAR / İSTANBUL
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi'nin Mart ayı olağan toplantısı, "Küresel ve Bölgesel Gelişmelerin Işığında İhracatımızın Önündeki Risk ve Fırsatlar" ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya İhracatı Geliştirme AŞ Genel Müdürü Kasım Akdeniz konuk olarak katılarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.
Yüksek faiz Batı'da bankaları zorluyor
Bahçıvan, dünya çapında bir süredir ABD ve Avrupa odaklı finansal stres yaşandığına dikkat çekerek, "ABD ve Avrupa'da toplam 4 bankanın yaşadığı likidite krizleri ve buna karşı kamu otoritelerinin devreye girerek aldığı önlemler dünyada yankı uyandırdı. Banka iflasları, 2008 krizinden sonra artan finansal regülasyonlara rağmen, risk yönetimi konusunda devam eden zaaflara işaret etti. Yaşanan şok karşısında kamu otoriteleri adeta 'panik butonu'na basarak mevduatlara güvence verdi. Bir yandan da yüksek seyreden enflasyona karşı Avrupa ve İngiltere merkez bankaları 50'şer baz puan, Fed ise 25 baz puan ile faiz artışlarını sürdürdü. Bankacılık sistemindeki çalkantının takip edileceği ve gerekli önlemlerin alınacağı mesajı verilse dahi ABD ve Avrupa'da fiyat istikrarı önceliğinin şimdilik korunduğunu görüyoruz. Burada temel sorun, uzun yıllar düşük faize alışık ABD ve Avrupa bankacılık sisteminin, faizler kısa sürede yüzde 4.5-5 bandına gelince zorlanıyor olmasıdır. Faizlerin düşük olduğu dönemde ellerinde düşük faizli tahviller bulunduran bankalar, bu dönemde faizlerin yükselmesiyle kayıplar yaşıyor. Yeri gelmişken ülkemizde de ileride benzer bir durumun yaşanmaması için dikkatli olmamız gerekiyor" dedi.
Türkiye ekonomisi riskli virajlarda
Dünya genelinde 'iktisadi milliyetçiliğin' yükseldiği bir sürece tanıklık ettiğimizi belirten Bahçıvan, "Küresel pazarın daha parçalı ve ticari ilişkilerin de çok daha karmaşık hale geldiği bir süreçte, Türkiye nasıl bir yol haritası izleyecek? Son dönemde ülkemiz açısından riskler fırsatlara göre biraz daha ağır basıyor. Son aylarda Çin'deki yeniden açılma ve tedarik sorunlarındaki hafiflemenin de etkisiyle küresel nakliye fiyatları geri çekildi ve bu Türkiye'nin yakın pazarlardaki göreli navlun avantajını zayıflattı. Yine dolar/TL kurunun yatay seyrine rağmen enflasyonun yüksek kalması ve bunun Türk lirasında yol açtığı reel değerlenme, dış rekabette önemli bir zorluk haline geldi. Özellikle enerji ve emek-yoğun sektörlerde artan maliyetlere rağmen uluslararası rekabetin fiyatlara çektiği doğal üst sınır, sanayicilerimizi kârdan fedakârlık yapmaya zorluyor. Bu zorluk, KOBİ'ler için çok daha ciddi boyutlarda. Tüm bunların yanı sıra, iç talebin güçlü seyri ve TL'deki reel değerlenme son aylarda ithalatı körüklüyor. Bu da cari açığın artmasına katkıda bulunuyor. Türkiye'nin son yıllarda ihracatta yakaladığı en önemli avantajlardan biri de hem ürün hem de ülke sayısı yönünden ulaşılan çeşitlilik. Bu avantaj son yıllarda küresel yavaşlama dönemlerinin ekonomik hasarını minimuma indirmek bakımından adeta bir sigorta işlevi görüyor. Bu doğrultuda Ticaret Bakanlığımızın geçtiğimiz yıl açıkladığı ve toplam 18 ülkeye olan ihracatımızı artırmaya yönelik Uzak Ülkeler Stratejisi önemli."
İhracat kredilerinin payı artmalı
İhracatı Geliştirme AŞ Genel Müdürü Kasım Akdeniz de "Sürdürülebilir kalkınmada iki önemli kavram var, ihracat ve KOBİ'ler. Biz de toplam krediler içinde ihracat kredilerinin payını artırmak ve ihracat kredileri içinde de ihracatçı KOBİ'lerin payını artırmaya odaklıyız" dedi.
STA'lar başa bela olmaya başladı
İSO Üyesi ve ORKA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu da meclis toplantısındaki konuşmasında, Avrupa Birliği'nin bazı ülkelerle yaptığı Serbest Ticaret Anlaşmaları'nın (STA) Türk ihracatçılarını olumsuz etkilediğini belirtti. Orakçıoğlu, şunları söyledi: "STA'lar nedeniyle sorunlar yaşıyoruz. Cezayir'in Antalya'sı konumundaki Oran'da bir AVM yöneticisi bize '30 Türk markasını burada görmek istiyoruz' dedi. AB'nin STA imzaladığı Cezayir'de yüzde 40 gümrük vergisi, ilaveten yüzde 19 KDV ödüyoruz. Türk ihraç ürünlerine Fas'ta toplam yüzde 56 ek vergi, Mısır'da yüzde 35 gümrük vergisi, ABD'de ise yüzde 17-34 arasında gümrük vergisi uygulanıyor. Meksika'da da benzer durum var. Tek taraflı anlaşmalar bizi olumsuz etkiliyor. Sivil toplum kuruluşlarımızın bir ayağı DTÖ'nün merkezi Cenevre'de, bir ayağı Brüksel'de, bir ayağı da Washington'da olmalı… Bariyerler kaldırılmalı."










































































