Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin büyüme rakamlarına şüpheyle yaklaşanlara satılan otomobil, buzdolabı, çamaşır, fırın ve bulaşık makinesi satış tutarlarının büyüklüğünü ortaya koyarak cevap vermeye çalıştı.Başbakan, 2005 yılında Türkiye'de 438 bin 597 otomobil, 2 milyon 107 bin 852 buzdolabı, 1 milyon 830 bin çamaşır makinesi, 629 bin bulaşık makinesi ve 622 bin de fırın satıldığın, bu rakamlarında Türkiye'nin büyüdüğünün göstergesi olduğunu ifade etti.Daha sonra mızrağın çuvala sığmadığını anladığından olsa gerek Erdoğan, "Yoksulluğun bittiği, işsizlik ve gelir dağılımının halledildiği iddiasında değiliz" dedi.Burada Sayın Başbakan'a sormak gerekiyor. Yoksulluk bitmediyse, işsizlik ve gelir dağılımında herhangi bir düzelme yaşanmadıysa otomobil ve dayanıklı tüketim mallarının daha çok satılması Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü ispat eder mi?Elbette ki etmez. Sayın Erdoğan da bunu çok iyi bilmektedir. Ama heyhat ki hükümetin kıvırmaktan başka çaresi yoktur. Çünkü kötü giden ekonomiyi başka türlü iyi gibi göstermek mümkün değildir.Türkiye ekonomisindeki büyüme BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın ifadesiyle "bir büyüme değil, hastalıktır." BTP liderine göre, Türkiye'nin büyüdüğünü iddia etmek, vücudun bir yerinde oluşan tümörün vücudu şişirmeye başlamasını, büyüme ve gelişme olarak algılamaya eşdeğer bir yaklaşımdır. Oysa o tümörün bulunduğu organ belki de kanser olmuştur. İşte Türkiye ekonomisinde yaşanan büyüme Prof. Dr. Haydar Baş'a göre benzer bir iktisadi hastalıktan kaynaklanmaktadır.Türk halkına o kadar büyük bir yalan söyleniyor ki, 2004 yılında 70 milyar dolar cari işlemler fazlası veren ve ancak yüzde 9,1 oranında büyüyebilen Çin'i bile yüzde 9,9'luk büyümeyle geride bıraktığımız iddia ediliyor. Üstelik bu büyümeyi 2004 yılında 15.6 milyar dolarlık bir rekor cari işlemler açığı vererek yakalamışız. Türkiye 2005 yılında bir rekor daha kırarak, 23 milyar dolarlık da cari işlemler açığı verdi. Bu açığa rağmen 2005 yılında yüzde 7,6 büyüdüğümüz söylendi.Bu konularda uzman yerli ve yabancı ekonomistler böyle bir şeyin mümkün olmadığını defaten ifade etmişlerdi. Keşke gerçekten bir büyüme olsaydı da biz de hükümeti alkışlayabilseydik. Ama iddia edilen bir büyüme maalesef yok, her şey koca bir yalandan ibaret. Şimdi size AKP hükümetinin rekor bir büyüme yakaladığını iddia ettiği 2004 yılından bazı çarpıcı rakamlar vereyim, bu rakamlara göre büyümenin gerçek mi yalan mı olduğunu siz söyleyin? Büyümeyi etkileme gücü (sektör payı) yüzde 29,1 olan sanayi sektörü, 2004 yılında 2003 yılına göre yüzde 3,4 oranında daha az elektrik enerjisi kullanmış.Büyümeyi etkileme gücü yüzde 11,5 olan tarım sektöründe 2004 yılında çiftçinin tarımsal sulamada kullandığı elektrik tüketimi de yüzde 9 azalmış.Elektrik enerjisi tüketimiyle büyüme arasında her zaman doğrudan bir ilişki vardır. Türkiye ekonomisi yüzde 6 büyüdüğünde, elektrik tüketiminde yüzde 8-9 oranında artış olmuştur.Hükümet Türkiye'nin büyüdüğünü iddia ediyor. Ama büyümeyi en çok etkileyen sanayi ve tarımda elektrik tüketimi azalıyor. Bunun iki izahı olabilir, ya çiftçimiz ve sanayicimiz elektrik kullanmadan üretim yapmanın bir yolunu buldu, ya da açıklanan büyüme rakamları koca bir yalandan ibarettir.Linz Johannes Kepler Üniversitesi'nden Avusturyalı ekonomi profesörü Friedrich Schneider, Türkiye'nin yılındaki yüzde 9,9 büyüme oranıyla ilgili olarak, "Eğer böyle yüksek bir büyüme oranı gerçekleşmiş olsaydı, Batı ile Doğu bölgeleriniz arasında bu kadar fark olmazdı. Altyapıda iyileşme yokken, eğitime yatırım yapılmamışken, böyle bir büyüme gerçekleşemez. Yapılan değerlendirmenin gerçekçi olmadığını düşünüyorum" dedi.Siz hala büyüdüğümüze inanıyor musunuz?
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024





























































