logo
10 TEMMUZ 2026

Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’

İBB Davası’nın 64. duruşmasında savunma süresinin kısıtlanmasına itiraz ettiği için salondan çıkarılan Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından yaptığı açıklamada, "Benimle yarışmaktan korkuyor. Sesimden, sözümden, görüntümden, ismimden korkuyor" diyerek tepki gösterdi

10.07.2026 18:20:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’
Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı İBB Davası'nın 64. gününde mahkeme salonunda tansiyon yükseldi. Savunma yapması beklenen İmamoğlu, kendisine tanınan sürenin yetersiz olduğunu belirterek mahkeme heyetine itiraz etti.

Yaşanan sert diyalogların ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılması, siyaset gündemine bomba gibi düştü. Olayın ardından İmamoğlu adına açılan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından çok sert bir açıklama yayımlandı.

Mahkeme salonunda süre gerginliği

Duruşmanın başlangıcında Mahkeme Başkanı, Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının alınacağını kararlaştırdı. Ancak İmamoğlu'na savunmasını tamamlaması için kısıtlı bir süre tanındı. Bu duruma sert tepki gösteren İmamoğlu, davanın büyüklüğüne ve suçlamaların ağırlığına dikkat çekerek sürenin yetersiz olduğunu vurguladı.

İmamoğlu, mahkeme heyetine yönelik itirazında, "Asrın iftirasının yüklü olduğu iddianameye karşı 6-7 saat savunma yapmam yetersizdir" ifadelerini kullandı. Savunma hakkının kısıtlandığını belirten İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında sözlü tartışma yaşandı. Diyalogların ardından Mahkeme Başkanı, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

"Benimle yarışmaktan korkuyor"

Mahkeme salonunda yaşanan bu krizin ardından Ekrem İmamoğlu adına faaliyet gösteren Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama paylaşıldı. Karara ve engellemelere çok sert tepki gösterilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Benimle yarışmaktan korkuyor. Sesimden, sözümden, görüntümden, ismimden korkuyor. O yüzden sesim yasak, görüntüm yasak, fotoğrafım yasak, X hesabım yasak, mahkemeye gelmem yasak, savunma yapmam yasak."

Siyasi kulisleri hareketlendiren bu gelişme sonrası, İmamoğlu'nun avukatlarının ve parti kurmaylarının davadaki adil yargılanma ihlallerine karşı nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu oldu. Davanın bir sonraki duruşmasının tarihi ve savunma hakkına ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde de gündemi meşgul etmesi bekleniyor.

Kapalıçarşı soruşturmasında iddianame tamamlandı

"Suçtan elde edilen mal varlığı değerlerinin aklanması" suçunun önlenmesine yönelik "Kapalıçarşı soruşturması"nda 504 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, yasa dışı yollardan sağlanan gelirlerin, kaynağından uzaklaştırılarak finansal sisteme kabul ettirilmesi amacıyla paravan şirketlerin kullanıldığı belirtildi

10.07.2026 17:20:00
Anadolu Ajansı
 
Kapalıçarşı soruşturmasında iddianame tamamlandı
Kapalıçarşı soruşturmasında iddianame tamamlandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Türker Ak ve Murat Dönmezoğlu'nun elebaşılığını yaptığı suç örgütü tarafından, Venüs Döviz Altın Yetkili Müessese AŞ'nin de arasında olduğu 369 paravan şirketin kullanıldığı, bunların çoğunun Kapalıçarşı'da dönüşümü sağlayan şirketler olduğu kaydedildi.

Örgüt bünyesinde kullanılan paravan şirketlere ilişkin finansal tespitlere yer verilen iddianamede, "Dosya kapsamında temin edilen MASAK raporları, banka hesap hareketleri, şirket kayıtları ve finansal veriler birlikte değerlendirildiğinde, örgüt tarafından kullanılan şirketlerin olağan ticari faaliyet yürütmek amacıyla kurulmuş bağımsız işletmeler şeklinde değil, suç gelirlerinin kabul edilmesi, farklı hesaplar arasında dolaştırılması, katmanlaştırılması ve sonraki finansal aşamalara aktarılması amacıyla oluşturulmuş örgütsel bir finansal ağın parçaları şeklinde faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Soruşturma konusu şirketlere ilişkin finansal veriler incelendiğinde, örgüt bünyesinde kullanılan şirket hesaplarına yüzlerce farklı gerçek ve tüzel kişiden yüksek hacimli para girişlerinin gerçekleştiği vurgulanan iddianamede, şu tespitler yer aldı:

"Yalçın Aktariye hesaplarına 1075 farklı gerçek kişi ve 462 farklı tüzel kişiden yaklaşık 257 milyon lira, Bilhan Group hesaplarına 135 farklı gerçek kişi ve 107 farklı tüzel kişiden yaklaşık 593 milyon lira, Atahan Gıda hesaplarına yaklaşık 708 milyon lira, Biyal Tarım hesaplarına yaklaşık 406 milyon lira, Fast Gayrimenkul hesaplarına yaklaşık 233 milyon lira, İMA Bilişim hesaplarına yaklaşık 213 milyon lira, Öznacar İnşaat hesaplarına yaklaşık 149 milyon lira, Maysan Gıda hesaplarına yaklaşık 136 milyon lira, Arbe Bilişim hesaplarına yaklaşık 101 milyon lira ve Metro Sanayi hesaplarına yaklaşık 85 milyon lira seviyesinde para girişleri gerçekleştiği tespit edilmiştir."

İddianamede, şirket hesaplarında tespit edilen işlem hacmi, para transfer yoğunluğu, işlem yapan gerçek ve tüzel kişi sayısı ile şirketlerin faaliyet alanları, ticari organizasyonları ve mali yapıları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu finansal büyüklüklerin olağan ticari faaliyetlerle açıklanamayacak seviyede olduğu, bu durumun şirketlerin gerçek ticari faaliyet yürütmekten ziyade örgüt tarafından oluşturulan finansal sistem içerisinde fon kabulü ve transferi amacıyla kullanıldıklarını gösterdiği belirtildi.

Soruşturmaya konu şirketlerin birbirinden bağımsız ticari işletmeler olmadığının altı çizilen iddianamede, bu paravan şirketlerin örgütün suçtan elde edilen gelirleri finansal sisteme kabul etmek, katmanlaştırmak ve kaynağından uzaklaştırmak amacıyla oluşturduğu örgütsel finans sisteminin birbirini tamamlayan unsurları olarak faaliyet gösterdikleri öne sürüldü.

Paravan şirketlerin, suçtan elde edilen gelirlerin farklı hesaplar arasında dolaştırılması, döviz bürolarına aktarılması, kripto varlıklara dönüştürülmesi, ödeme kuruluşları vasıtasıyla kaynağından uzaklaştırılması ve yurt dışına çıkarılması amacıyla oluşturuldukları ifade edildi.

Sahte arayüzlü internet siteleri üzerinden forex ve e-pin dolandırıcılığı

Paravan şirketler ile örgüt yöneticisi ve üyeleri tarafından oluşturulan finansal yapı içerisine dahil edilen fonların suçtan kaynaklanan gelirlerden oluştuğu belirtilen iddianamede, örgüt yapılanmasının özellikle lisanssız forex yatırım sistemleri, yasa dışı bahis faaliyetleri, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık eylemleri, sahte internet siteleri oluşturulması suretiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık faaliyetleri, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması ile çeşitli dijital dolandırıcılık yöntemleri üzerinden sistematik şekilde suç geliri elde ettiği, elde edilen bu gelirlerin daha sonra örgüt kontrolündeki finansal ağ içerisine dahil edildiği vurgulandı.

İddianamede suç gelirlerinin "sahte arayüz-internet sitesi oluşturularak, forex yatırım dolandırıcılığı ve e-pin sistemleri" kullanılarak elde edildiği, Türkiye genelinde başsavcılıklar tarafından bu dolandırıcılık yöntemine ilişkin 1112 soruşturma ve kovuşturma sürecinin yürütüldüğü kaydedildi.

Söz konusu finansal akışlar bütün halinde değerlendirildiğinde, dolandırıcılık eylemlerinden elde edilen suç gelirlerinin önce sanal POS altyapısı kullanan paravan şirket hesaplarında toplandığı, devamında farklı şirketler arasında transfer edilerek dağıtıldığı ve son aşamada Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz büroları aracılığıyla döviz veya altın alımı yapılması yöntemiyle kaynağından uzaklaştırılmaya çalışıldığı tespitine iddianamede yer verildi.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, iddianame üzerindeki incelemesi sürüyor.

LGS'de tam puan aldı, hangi liseyi istiyor?

LGS kapsamındaki merkezi sınavda tüm soruları doğru yanıtlayan Türkiye Petrolleri Ortaokulu öğrencisi Kerem Polat, "Teknolojik aletlerden uzak durmak gerekiyor. Sınava girecek arkadaşlara bunu tavsiye edebilirim" dedi

10.07.2026 16:20:00
Anadolu Ajansı
 
LGS'de tam puan aldı, hangi liseyi istiyor?
LGS'de tam puan aldı, hangi liseyi istiyor?
Adıyaman'da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda tüm soruları doğru yanıtlayan Türkiye Petrolleri Ortaokulu öğrencisi Kerem Polat, 2023 yılında aynı sınavda 500 tam puan alan ağabeyi Ahmet Yiğit Polat'la aynı başarıya imza attı.

Anne ve babası eğitimci olan Polat, eğitim hayatına İstanbul Erkek Lisesi'nde devam etmek istiyor.

Başarısını düzenli çalışmaya borçlu olduğunu belirten Kerem Polat, sınav sürecinde teknolojik cihazlardan uzak durduğunu söyledi.

Ağabeyi gibi İstanbul Erkek Lisesi'nde eğitim görmek istediğini ifade eden Polat, "Düzenli ders çalışmanın çok ders çalışmaktan daha önemli olduğunu söylemek istiyorum. Girdiğim MEB'in deneme sınavlarında bunu fark ettim. Özellikle düzenli ders çalışmanın daha çok faydasını gördüm. Teknolojik aletlerden uzak durmak gerekiyor. Sınava girecek arkadaşlara da bunu tavsiye edebilirim. Hedefim, ağabeyim gibi İstanbul Erkek Lisesi'ne gitmek. Galatasaray Lisesi'ni de düşünebilirim" dedi.

Baba Coşkun Polat da büyük oğlunun elde ettiği başarının ardından bu yıl da aynı gururu yaşadıklarını belirterek, "2023 yılında Ahmet oğlumuz 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olmuştu. Bu yıl da Kerem aynı başarıyı gösterdi. Çok mutluyuz ve gururluyuz" diye konuştu.

Türkiye Petrolleri Ortaokulu Müdürü Mehmet Ateş ise öğrenciyi bilgisayarla ödüllendirdiklerini belirterek, "Okulumuza bu gururu yaşatan Kerem'i tebrik ediyorum. Milli Eğitim Bakanlığının yayımladığı deneme sınavlarını çözerek, kitapları baştan sona okuyarak ve disiplinli çalışarak bu başarıyı elde etti" ifadelerini kullandı.

Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'

İstanbul'da bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları öne sürülen 62 sanığın yargılandığı davada, bebeklerin ölüm nedenlerine ilişkin Adli Tıp Kurumu Üçüncü Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporlar dava dosyasında yer aldı

10.07.2026 15:20:00
Anadolu Ajansı
 
Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'
Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinin talebinin ardından Adli Tıp Kurumu (ATK) Üçüncü Üst Kurulu tarafından 10 maktul bebek için ölüm sebepleri, tanı ve teşhisler ile uygulanan işlemlerin doğruluğu, tıbbi uygulama hataları ve dosyadaki sanıkların ölümlerde kusurlarının olup olmadığına ilişkin rapor hazırlandı.

"Roua Kadan", "Ayaz Karaduman", "Melek Süleymanoğlu", "Michelle Nwando Opara", "Halime Alkari", "Kerem Muhammet  Tokluoğlu", "Havvanur Karakoç", "Öykü Helvacı" ve "Serdarova" ile henüz ismi koyulmamış Kaya ailesinin bebekleri için hazırlanan raporlar Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Raporlarda bebekler Roua Kadan, Ayaz Karaduman, Melek Süleymanoğlu, Michelle Nwando Opara, Halime Alkari, Kerem Muhammet  Tokluoğlu ve henüz ismi koyulmamış Kaya ailesinin bebekleri için, yapılan ihmallerle bebeklerin ölümleri arasında illiyet bağı bulunduğu, bebeklere zamanında uygun tanı ve tedavi yapılması durumunda da kurtulmalarının kesin olmadığı kaydedildi.

Havvanur Karakoç bebeğe ilişkin raporda, bebeğin uygun bakım, takip ve tedavisinin sağlanmamış olması nedeniyle primer bakımından sorumlu olan Dr. Dursun Eryılmaz ile yapılan sözleşmeyle yenidoğan yoğun bakım sorumluluğunu üstlenen ancak bebeği görmeden, klinik durumunu bilmeden hemşirelere direktif vererek takip ve tedavi sürecini yöneten Dr. İlker Gönen'in, bebeğin yakın takibini yapmaması ve arrest durumunu zamanında tespit edememesi nedeniyle sorumlu hemşire Çağla Durmuş'un eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığı ifade edildi.

Söz konusu eylemlerle ve/veya ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğe zamanında tanı, tedavi uygulanması ve beslenmesinin yapılmış olması durumunda kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu belirtilen raporda, ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğe zamanında tanı, tedavi uygulanması ve beslenmesinin yapılmış olması durumunda kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu vurgulandı.

Öykü Helvacı bebeğe ilişkin raporda, bebeğin yeniden canlandırma işlemine katılmayan primer bakımından sorumlu Dr. Dursun Eryılmaz'ın, bebeği görmeden, klinik durumunu bilmeden hemşirelere direktif vermesi nedeniyle Dr. İlker Gönen'in ve doktorları yeniden canlandırma işlemine çağırmaması nedeniyle hemşire Çağla Durmuş'un yaklaşımlarının tıbben uygun olmadığı kaydedilen raporda, tıp kurallarına uygun olmayan eylemler ve/veya ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, zamanında uygun tanı ve tedavi yapılması durumunda bebeğin kurtulma ihtimalinin olduğu aktarıldı.

Bebek Serdarova'ya ilişkin raporda, bebeğin ölümünün tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tanı, takip, tedavi süreci ve resüsitasyon ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, tanı, takip ve tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun olarak yürütülmesi halinde doğum sonrasında kalp anomalisi tespit edilen bebeğin kurtulma ihtimalinin çok yüksek olduğu belirtildi.

Ayrıca raporda, tape kayıtları, iddianame ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Raporu dikkate alındığında, bebeklerin 112 sevk sistemini baypas ederek uygun olmayan koşullarda takip ve tedavi süreci yürütülen hastanelere sevkini organize eden kişi/kişiler ile hastane yenidoğan yoğun bakım servislerinin işletilmesi amacıyla devredilmesinin, doktorların bilgisi olmadan yenidoğan bebeklerin orderlarının hemşireler tarafından düzenlenmesinin, doktorların günlük hastanelere gelerek vizit yapmamasının, epikrizlerin hastane dışında doktor olmayan kişiler tarafından yazılmasının, bebekler adına çekilmiş grafilerin başka bebeklere çekilen grafilerle yer değiştirilmesinin, kan gazlarının şablonlara göre epikrize uygun olacak şekilde çıkarılmasının, laboratuvar değerleriyle oynanmasının, yoğun bakımda çalışma yetkisi olmayan kişilerin yoğun bakımlarda çalıştırılmasının, yoğun bakım şartlarının 3. düzey yoğun bakım şartlarını taşımadığı halde 3. düzey yoğun bakım gibi gösterilerek yenidoğan bebeklerin yatırılmasını sağlayıp uygun olmayan koşullarda yürütülen takip ve tedavi sürecini organize eden Uzm. Dr. Fırat Sarı'nın da tıbben sorumlu olduğu belirtildi.

Davanın geçmişi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, sanık doktor Fırat Sarı'nın elebaşı olduğu suç örgütünün sevk ve idaresini sanık doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir'in yaptığı belirtiliyor.

İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için 10 bebeğin ölümü nedeniyle "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından 10 kez, "resmi belgede sahtecilik" suçundan da 11 kez uygulanmak üzere toplam 177 yıl altışar aydan 582 yıl dokuzar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Sanık Gıyasettin Mert Özdemir'in ise "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Davanın sanıklarından İlker Gönen, Antalya'da tutuklu bulunduğu cezaevinde 1 Şubat'ta intihar etmişti.

Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine yönelik İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz, mahkeme tarafından kabul edildi

10.07.2026 14:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı
Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine yönelik İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz, mahkeme tarafından kabul edildi. Karslı, karar doğrultusunda yeniden gözaltına alındı.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 7 Temmuz 2026 tarihli duruşmasında Papara'nın sahibi sanık Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine karar verildi. Tahliye kararına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edildi.

İtirazı değerlendiren İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Ahmet Faruk Karslı hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Karar doğrultusunda Ahmet Faruk Karslı, yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliyle ilgili adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

CHP'de Gürsel Tekin görevine devam edecek: Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti

CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptaline ilişkin dava ertelendi. Ara kararla Gürsel Tekin'in görevine devam etmesine hükmedildi

10.07.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
CHP'de Gürsel Tekin görevine devam edecek: Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti
CHP'de Gürsel Tekin görevine devam edecek: Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti
CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptaline yönelik görülen dava 16 Ekim'e ertelendi. Ara kararla Gürsel Tekin görevine devam edecek.

Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti
CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde seçilen il başkanı ve il yönetim kurulunun tedbiren görevlerinden uzaklaştırılmasına ve kongrede alınan kararların iptaline ilişkin açılan davada mahkeme, daha önce verilen tedbir ara kararının devamına hükmetti.

BTP, Ali Hamaney'in cenazesine katıldı

BTP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi, İran İslam Cumhuriyeti'nin daveti üzerine Genel Başkan Hüseyin Baş'ı temsilen Meşhed'deki Hamaney cenazesine katıldı. Terzi, "Türk milleti ve BTP teşkilatının başsağlığı mesajını iletiyorum. Şehit Ali Hamaney ve tüm şehitlere rahmet diliyorum" dedi

10.07.2026 13:03:00 / Güncelleme: 10.07.2026 13:09:24
Eyüp Kabil
 
BTP, Ali Hamaney'in cenazesine katıldı
BTP, Ali Hamaney'in cenazesine katıldı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi, Şubat 2026'da ABD-İsrail ortak askeri operasyonunda hayatını kaybeden İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Meşhed'deki cenaze törenine katıldı. Meltem TV'nin yayınladığı görüntülerde Terzi, yas töreninin yapıldığı alanda açıklamalarda bulundu.

28 Şubat 2026'da İran'a düzenlenen saldırılarda şehit edilen Hamaney'in cenazesi, 9 Temmuz 2026 tarihinde Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'nde büyük bir katılım ile kaldırıldı. Törene yüz binlerce İranlı'nın katıldığı, ülke genelinde ve Irak gibi komşu bölgelerde de yas etkinlikleri düzenlendiği belirtildi.

Sabri Terzi siyah takım elbise ve kravatıyla törende yer aldı. Terzi yaptığı açıklamada, İran halkının yaşadığı acıyı paylaştığını ve Hamaney'in şehadetine saygı duyduğunu ifade etti. Tören alanında konuşan Terzi, katılımın önemine vurgu yaptı ve olayın bölgesel ve uluslararası boyutlarına değindi.

Terzi şunları söyledi: "Ben İran İslam Cumhuriyeti'nin BTP Genel Başkanı'nı davet etmesi üzerine Sayın Hüseyin Baş'ı temsilen burada bulunuyorum. İki gün önce geldim. Akşam namazına müteakip cenaze namazı kılınacak, biz de hazır bulunacağız. Genel Başkanı temsilen burada bulunuyoruz. Onun şahsında tüm BTP teşkilatının ve Türk milletinin baş sağlığı mesajını İran halkına iletiyorum. İslam milletinin başı sağolsun. Allah'tan şehit Ali Hamaney ve tüm şehitlere gani gani rahmet diliyorum."

Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı

Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı. Türk mutfağına özgü lezzetlerin ikram edildiği zirve, Türkiye'nin gastro-diplomasisine katkı sağladı

10.07.2026 12:41:00
AA
 
Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı
Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de aralarında olduğu 30'un üzerinde devlet ve hükümet başkanının katıldığı NATO Zirvesi'ne Türk mutfağı damgasını vurdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde liderler onuruna verdiği yemek iki Michelin yıldızlı şef Fatih Tutak tarafından hazırlanırken, Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde devlet ve hükümet başkanlarının eşlerine verilen yemeğe Şef Osman Sezener imza attı.

Şef Sinem Özler de zirvede uluslararası heyetlere verilen resmi yemeğin menüsünü hazırlayan şeflerden biri oldu.

Gerek zirve kapsamındaki yemeklerde gerekse de liderlerin konakladığı otellerde sofralara tandır, mantı, içli köfte, sütlü Nuriye, baklava ve Maraş dondurması gibi Türk mutfağına özgü lezzetler damga vurdu.

Türk şeflerin, konuk liderler ve eşleri için hazırladığı Türk mutfağına özgü bu lezzetler, Türkiye'nin gastro-diplomasisine katkı sağladı.

"İkramlarımızda yerel lezzetleri ve ürünleri tercih ettik"
Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) Başkanı ve Sheraton Ankara Otel'in Başaşçısı Zeki Açıköz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, NATO Zirvesi kapsamında Ankara'daki otellerde son bir hafta içerisinde yoğunluk yaşandığını belirtti. Açıköz, liderler ve heyetlerinin tercihinin marka zincir oteller olduğunu vurguladı.

Aralarında Fransa Cumhurbaşkanı Macron, İngiltere Başbakanı Starmer, İtalya Başbakanı Meloni, Almanya Başbakanı Merz, İspanya Başbakanı Sanchez ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin de olduğu 10 liderin çalıştığı Sheraton Ankara Hotel'de konakladığını kaydeden Açıköz, kimi liderlerin 2, kimi liderlerin ise 3 gün konakladığını söyledi.

Konuk devlet ve hükümet başkanlarını Türk misafirperverliğine yakışacak şekilde ağırladıklarını dile getiren Açıköz, şu ifadeleri kullandı:

"Türk misafirperverliği dünyada bir numara. Aşçılar olarak bunu en güzel şekilde yapmaya çalıştık. Bu kapsamda Türk mutfağını da çok iyi tanıttık. Çünkü Türk mutfağı sadece baklava, pide, döner ve kebaptan ibaret değil. Mutfağımızda, 7 farklı bölge, 7 farklı kültür hatta daha da fazlası var. Biz de ikramlarımızda yerel lezzetleri ve ürünleri tercih ettik."

"Türk mutfağını üst düzeyde tanıtma fırsatı bulduk"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından zirve kapsamında konuk liderlere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde devlet ve hükümet başkanlarının eşlerine verilen yemeklere de değinen Açıköz, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde çok muhteşem bir yemek oldu. Oraya da dışarıdan bir şefimiz geldi. Türk mutfağını inanılmaz güzel yaptılar. Şefimize ve Külliye'de çalışan bütün meslektaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Çankaya Köşkü'nde Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi gelen başkan, başbakan eşlerine güzel bir yemek verdi. Oraya da bir şefimiz geldi. O şefimize, ekibine ve orada çalışan bütün meslektaşlarıma da ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Zirveyle aşçılar olarak Türk mutfağını üst düzeyde tanıtma fırsatı bulduk."

Kırmızı bültenle aranan 54 suçlu Türkiye'ye iade edildi

10.07.2026 11:49:00 / Güncelleme: 10.07.2026 11:51:30
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 54 suçlu Türkiye'ye iade edildi
Kırmızı bültenle aranan 54 suçlu Türkiye'ye iade edildi
İçişleri Bakanlığı, uluslararası (kırmızı bülten) ve ulusal düzeyde aranan 54 suçlunun yakalanarak Türkiye'ye iade edildiğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı.



Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan A.A., S.O., Y.T., S.K., F.M., S.M., N.A., S.B., H.K., M.D., Y.B., B.D., L.T., T.Y., B.M., F.E., H.İ.Ç., Ü.M., N.T., K.N., Ç.Y., D.B., C.B., A.D., S.Ö., U.Ç., B.K., Ö.T. ve Y.L. ile ulusal seviyede aranan M.A., S.B., M.A., Ü.K., H.M., F.C., S.Y., M.Ö., B.B., G.B., H.U., N.A., M.A., G.K., H.Ç., K.C., H.K., İ.U., A.İ., B.K., B.A., K.Y., B.Y., H.A. ve Ü.G. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" ifadeleri yer aldı.



Zanlıların yakalandığı ülkeler ise şu şekilde:

Gürcistan (38), Almanya (5), Azerbaycan (2), Bulgaristan, Avusturya, Ekvador, Fransa, Hırvatistan, Kazakistan, Mısır, Yunanistan, Kuzey Makedonya.

İstanbul'da çete operasyonu: 18 gözaltı

İstanbul'un Anadolu yakasında sokak çetelerine mensup oldukları iddia edilen ve haraç motivasyonuyla çok sayıda farklı eyleme karışmakla suçlanan 18 şüpheli düzenlenen operasyonda yakalandı

10.07.2026 10:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da çete operasyonu: 18 gözaltı
İstanbul'da çete operasyonu: 18 gözaltı
İstanbul'un Anadolu yakasında sokak çetelerine mensup oldukları iddia edilen ve haraç motivasyonuyla çok sayıda farklı eyleme karışmakla suçlanan 18 şüpheli düzenlenen operasyonda yakalandı. Zanlıların karıştıkları bazı eylemler güvenlik kameralarına da yansıdı.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğünce yürütülen ortak çalışmayla, Ö.H. isimli bir çeteye yönelik operasyon başlatıldı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen organize polisi, özellikle kentin Anadolu Yakası'nda örgütlü suç faaliyetlerinde bulunduğu belirlenen ve liderliğini Ö.H. isimli zanlının yaptığı çete ile ilgili geniş çaplı çalışma gerçekleştirdi.

"Nitelikli Yağma, Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Kasten Yaralama, Silahlı Tehdit, 6136 SKM, Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması, Suç Üstlenme" de dahil çok sayıda farklı eyleme karıştıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik bu sabah düzenlenen eş zamanlı operasyonda 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan zanlılar sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.