logo
05 HAZİRAN 2026

Elvada Ya Şehri Ramazan

04.12.2001 00:00:00
Ramazan YazılarıCEMALULLAHI MÜŞAHEDE (RU'YET)Muhabbetullah marifetullahın neticesidir. Marifetin kuvvetliliği ölçüsünde muhabbetin de kuvvet kazanıp kemale ereceğini belirtmiştik. Muhabbet, marifetin neticesi olduğuna göre, marifetteki anlayış kusuru, büyüklüğü nisbetinde muhabbetin güçlülüğünü azaltacaktır. O halde, marifetteki idrak kusurlarını gidermedikçe, muhabbetullahın takviyesi mümkün olamaz. Başka bir ifade ile; marifetteki anlayış kusurları giderildiği derecede muhabbetullah takviye edilmiş ve kökleşmiş olur.

İnsanlar, marifetlerindeki farklılık nisbetinde muhabbette de farklı olurlar.

"Bilmiş ol ki; insanlar, imanın aslında müşterek oldukları gibi, sevginin aslında da müşterektirler. Fakat, Allah'ı marifette ve dünya sevgisinde farklıdırlar. Zira; şeyler arasındaki ayrılık, sebepler arasındaki ayrılıktandır. İnsanların çoğunluğu, Allah-ü Teala hakkında, ancak duydukları bazı sıfat ve isimleri bilirler; onları öğrenir ve ezberlerler. Bazıları, Allah-ü Teala'nın münezzeh olduğu birtakım manaları bunlardan çıkarır. Bazıları ise, hakikatlerini anlayamamakla beraber fasid manalar da düşünmez, olduğu gibi iman ettik der ve amel ile meşgul olurlar. Bunlar, Ashab-ı Yemîn'in selametle erenleridir. Fasid manalar tahayyül edenler ise, sapıklar; hakikatleri olduğu gibi bilenler ise, mukarreblerdir. Bu üç sınıfın halini Allah-ü Teala: "Eğer ölen o kişi gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cennetindendir (Vakı'a: 88-89) ayetleri ile beyan buyurmuştur." 1. Kainat, bütün varlıkları ile Allah-ü Teala'nın sanatıdır. Avam kısmı bunu böyle bilir ve buna inanarak Allah'ı sever. Fakat basiret sahibi, Allah-ü Teala'nın bu sanatının ince teferruatına vakıf olur. Bir sivrisinekte akıllara durgunluk verecek incelikleri görür de bu sebeple sevgisi kat kaz fazlalaşır. Allah-ü Teala'nın sanatının inceliklerini bildiği nisbette sevgisi de çoğalmış olur. Allah-ü Teala'nın sanatının inceliğini bilmek, sahili bulunmayan bir deryaya dalmaktır. Bunun için marifet erbabının sevgisi, ayrı ayrıdır. Fazla bilen, fazla sever. "Sevginin ihtilafı da, sevginin azalıp çoğalmasına vesiledir. Mesela, Allah-ü Teala'yı zatı için değil de, inam ettiği nimetlerden dolayı seven kimse, ihsanındaki değişiklik sebebiyle sevgisi de değişir. Mesela, bolluk ve refahtaki sevgisi ile darlık ve bela anındaki sevgisi bir olmaz. Fakat kemal, cemal, ululuk ve azamet bakımından sevgiye layık olan ancak Allah'tır, diyerek sevenlerin sevgilerinde değişiklik olmaz. İhsan etse de sever, etmese de sever."

"Sevgideki ayrılık da, ahiretteki saadet farklarına sebep olur. Bunun için Allah-ü Teala: "Doğrusu ahirette daha büyük dereceler ve daha büyük üstünlükler vardır" (İsra: 21) buyurmuştur" 2.

Matlup olan, muhabbetin kemal derecesi olduğuna göre, bu kemali zayıflatan marifet kusurlarını bilmek, bu kusurları gidermek her hak yolcusunun tabiî ve zaruri vazifesidir. Bir mevcut, ancak iki sebeple idrak edilemez:

Birincisi, o mevcudun çok gizli olması, idrak ve müşahede sahasına girmemesi; ikincisi, çok aşikar ve açık olup idrak ve müşahede şartlarına indirgenememesidir. Cenab-ı Hak, zatıyla çok gizli; idraklerin fevkinde olduğu gibi, eserleri ve delilleriyle çok açık olup müşahede şartlarının fevkindedir. Her iki halde Cenab-ı Hakk'ın idrak edilemeyişi ilmî bir gerçek olduğu gibi, aynı zamanda bu durum imtihan sırrının da tabiî gereğidir. Zatıyla batın olan Cenab-ı Hak, idrak seviyesinden çok yüce olduğu için O'nu anlamak ve bilmekte, biz insanlar için tek geçerli yol; O'nu delilleri ve eserleriyle beraber tanımaktır. Bu yönüyle O, çok açıktır. Fakat, bu sahada Cenab-ı Hak, zuhurunun şiddetinden kendini perdelemiştir. O, zuhurunun şiddetinden dolayı perdelenmiş, insanlar bu sebeple idrak zaafiyetine düşmüşlerdir. Nasıl ki yarasanın gözleri güneş ziyasının şiddetinden kör olur, göremez ise, varlığı çok açık delilleri pek fazla olan Cenab-ı Hak da, insanlardan bu şekilde perdelenir. Varlıklar arasında idrak edilip hissedilen ve düşünülen, hazır olan ve olmayan herşey, O'nun varlığının şahit ve delili olduğu için, akıllar onu anlayıp bilmekte hayrete düşmüşlerdir. Bunun gibi bizim akıllarımız zayıf, Allah'ın cemali ise son derece parlak olduğu için, yarasa kuşu gibi O'nu göremiyoruz. Nurunun parlaklığı ile beraber göz ve basiretlerden saklanan Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim"3.

Cenab-ı Hakk'ı marifetteki kusurun bir sebebi de, O'nun misli ve benzerinin olmamasındandır. Çünkü herşey, zıddı ile idrak edilir. Karanlık olmadan aydınlığın değeri ve varlığı bilinemezdi. "Güneşin ışığından daha açık birşey yoktur. Böyle iken o zıddıyla biliniyor"4.

O'nun kudret ve iradesi her an mahlukatın üzerindedir. Farz-ı muhal; bir an için bu kudret ve iradenin çekildiğini varsaymak bütün mahlukatın helaki demektir. Tedbir ve iradesiyle O'nun ayakta tuttuğu kainatı, her an zaafa mübtela insan aklı, tabiî görüyor; mahlukatı ayakta tutan kudret ve iradeyi hakkıyla takdir edemiyor.

devam edecek...

Eski İstanbul Ramazanlar'ıRamazan-ı şerif gelmeden evvel hazırlık başlar. Haremde, selâmlıkla kilerler iftar yiyecekleriyle tıkabasa doldurulur. Kırk çeşit reçel kavanozu raflara dizilir; suçuk, pastırma ve peynir çeşitlerinin en nefisleri, okka okka güllaç desteleri yerlerine yerleştirilir. Konağın kiler ve mutfağında çalışanların yanına birkaç yamak ilâve edilir.

Ramazan arifesinde, İstanbul'un yüksek yerlerinde ve minare şerefelerinde Ramazan ayının incecik hilâlini gözetlerler. Gözcüler gurubdan sonra ufukta hilâli (yeniayı) görür görmez Şeyhülislâm kapısına koşuşurlar. Rüyeti hilâlin (yeniayın görüldüğünün) tesbiti için İstanbul kadısının huzuruna dolarlar. Bu cemaatin içinden iki kişiden biri borçlu, diğeri alacaklı imiş gibi bir dava icat ederek kadıya arz ve ikrar ederler.

Alacaklı- Efendim, bu adam geçen sene benden ... kuruş ödünç almıştı. Şöyle ki gelecek Ramazanı Şerif hilâlinin rüyeti akabinde edâ ederim dedi.

Kadı (Borçluya)- Bu adamın ikrar eylediği veçhile borcunu ödemeyi taahhüt ettin mi?

Borçlu- Evet efendim. Şu ana kadar borcumu Ramazan hilâli görüldüğü anda edâ edeceğim, fakat hilâli Ramazan'ın görüldüğünü isbat etsin borcumu vereyim, deyince;

Kadı alacaklıya:

-Ramazanı Şerif hilâli görüldüğünü isbat et! der.

Alacaklı- İsbat ederim, şahitlerim var.

Kadı- Getir şahitlerini... deyince hilâli görenler Kadı'nın huzuruna girip gördüklerine şahadet edince böylece Ramazan ispat edilmiş olurdu. Ramazan'ı ispat edenlere para verilir, her tarafta davullar çalınarak, minareler donanarak Ramazan ilân edilirdi. Büyük küçük, kadın erkek, çoluk çocuk neşe ve heyecan içinde birbirini tebrik eder, eller öpülerek, kucaklaşarak evler, sokaklar sevinç sesleriyle dolar, çoluk çocuk davulların peşinde sokak sokak neşe içinde haykırarak dolaşırlardı.

Zenginlerin, vükelânın otuz kırk odalı o mükellef yalılarının, köşklerinin, kış ise İstanbul'daki konaklarının harem selâmlık kapıları iftara yakın ardına kadar açılır. Kadın ve erkek davetli davetsiz, zengini fukarası iftara gelir, hürmetle karşılanırlardı. Dairesine göre haremde selâmlıkta bütün Ramazan'da bazı zengin konaklarında her akşam kırk elli hatta yüze yakın sofra kurulurdu. Ahbap ve akraba arasında, davetsiz ve ilk hafta içinde büyüklere iftara gitmek bir nezaket ve hürmet sayılırdı.

Bu sınıf arasında birbirlerine iftara gidenlere "diş kirası" adıyla kıymetli hediyeler vermek bir tür gönül almak sayılırdı.

İftara gelen fukaraya ise haline göre bir miktar para "diş kirası" olarak verilirdi.

Zenginler dinî ve insanî geleneği böyle fütüvvetkârlıklarla ifa ederken fakir olanlar bile bir tas çorbasıyla bir kap yemeğini komşusuna ikram etmekten sonsuz bir zevk duyardı.

Musahipzade Celal/Eski İstanbul Yaşayışı

Fıkıh KöşesiOrucun keffaretiOruç keffareti, Ramazan'da bir özür bulunmaksızın belli şartlar içinde orucunu bozan bir mükellefin, Müslüman veya gayr-i müslim bir köle veya cariye azad etmesidir. Buna gücü yetmiyorsa, arka arkaya kesinti yapmaksızın iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmezse altmış fakire (sabah-akşam) yemek yedirir.

Oruç keffareti böyle yemek yedirmekle olabileceği gibi, yiyeceği aynen verip temlik etmekle de olur.

Yemek, aç olan büluğa ermiş veya yaklaşmış altmış fakiri sabah akşam doyuracak kadar yedirmektir.

Eğer yüz yirmi fakire yalnız bir vakit yemek yedirilirse, bu ancak altmış fakire yedirilmiş sayılır. Bunlardan altmış fakire tekrar sabah veya akşam yemek yedirmek gerekir. Böyle altmış fakire bir defa yemek yedirildikten sonra dağılıp gitseler, ya gelip hazır olmalarını beklemeli, ya da tekrar altmış fakiri sabah-akşam doyurmalıdır.

Oruç keffaretinin eşya verilip temlik yolu ile yapılmasına gelince, altmış fakirden her birine beş yüz yirmi dirhem (yarım sa') buğday veya bin kırk dirhem (bir sa') arpa veya hurma veya kuru üzüm verilir. Bu, tam bir fitre sadakası mikdarıdır. Bunların kıymetini vermek de caizdir. Oruç keffaretinin iyi hal sahibi olan fakirlere verilmesi daha faziletlidir. Oruç keffareti, oruç tutmak suretiyle olunca, bunda kesintisiz arka arkaya tutmak şarttır. Onun için bu oruca başlayan kimse, ara vermeden iki ay oruç tutar. Eğer daha iki ay dolmadan herhangi bir sebeple orucunu bozarsa, yeniden iki ay oruç tutmaya başlar. Bundan kadınların lohusa halleri değil de, âdet halleri müstesnadır. Geçirecekleri âdet günleri kesinti sayılmaz. Çünkü bu halde kurtulmak kadınlar için mümkün olmayacak derecede zordur. Ramazan orucunun veya muayyen bayram günlerinin araya girmesi de, keffaretin arka arkaya olmasına engeldir.

Keffaret hususunda, keffaret ödeyecek kimsenin ödeme zamanındaki haline bakılır. Buna göre, bir keffaret ödeyicisi, keffaretin gerektiği zamanda zengin iken, bunu ödeyeceği zaman fakir düşmüşse, keffaretini oruç tutmakla yerine getirir. Fakat daha orucunu bitirmeden tekrar zenginleşip köle azad etmeye güç kazansa, köle azad etmek suretiyle keffareti yerine getirmesi gerekir.

Keffaret orucuna, kamerî aylardan birinin başlangıcından başlanırsa, ayın ilk günü esas alınır. Böylece tam iki ayın geçmesiyle oruç keffareti tamamlanmış olur. Fakat ayın başında oruca başlanmazsa, birinci ay üçüncü aydan tamamlanarak otuz gün hesab edilir. İkinci ay ise, ayın başı alınarak oruca devam edilir. Bu, iki İmama göredir. İmam Azam'a göre, bu takdirde tam altmış gün oruç tutmak gerekir, ay başına bakılmaz.

Ömer Nasuhi Bilmen / Büyük İslam İlmihali

LâtifelerOsmanlının yüce vezirlerinden biri, zamanın âlimlerinden birisi ile karşılıklı latîfeler söyleşip, vakit vakit de şakalaşırlardı. Anadolu'da âdettir ve tatlı yemek sünnettir; bir Ramazan gecesi nimet sofrası kalkmış baklava yerlerdi.

Vezir, bir kaşık yoğurt alıp dânişmende hürmet ve köylülüğüne kinâye ile önündeki baklavanın üzerine döker. Dânişmend, önce yoğurdu över, sonra baklavanın balının azlığına işaretle:

-Sultanım der, tat vermeyecek olduktan sonra yoğurdu niye koyuyorsun ki?..

Şiir

Ehl-i ilm ile hoş durur kelimât

Her ne denlü olursa kart mizâc

Kartlık tab'ı gerçi âdemde

Bir maruzdur ki yokdur ana ilâc

Lîk ilm ile zulmet-i cehli

Mahv idüp oldılar cihâna râc

(Her ne kadar katı yaratılışlılık olsa da ilim sâhibi ile lakırdı hoştur.

Gerçi katı yaratılışlılık 'anlayışsızlık' insanda ilacı olmayan bir hastalıktır.

Onlar ilimle, cehlin karanlığını mahvedip cihâna ışık 'kandil' oldular.)

Lamiizâde Abdullah Çelebi

Gönül DostlarıMevlânâ Hâlid-i BağdâdîTasavvuf yolundan tard olunan Abdülvehhâb es-Sûsî yaptıklarına pişman olup bir gün Mevlânâ Hâlid Hazretlerinin talebelerinden olan Şeyh Yahyâ Hazretlerine gelerek elini öptü ve affedilmesi için vâsıta olmasını istedi. Şeyh Yahyâ, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin huzuruna geldi ve Abdülvehhâb'ın affını diledi. Mevlânâ Hâlid hazretleri buyurdular ki: "Bu iş benim elimde olsa affederdim. Fakat Nakşibendiyye silsilesinin sâdâtı (efendileri) onu tarîkat kapısından kovmuşlardır. Şâyet Abdülvehhâb sakalını traş eder, yüzünü siyaha boyayıp bir merkebe ters bir şekilde biner, sokaklarda gezer, kendini teşhir ederse, o zaman belki şeyhlerin rûhâniyeti onu affeder." Bunun üzerine Şeyh Yahyâ; "Üstâdım! Abdülvehhâb nefsine böyle bir iş yükleyemez. İzin veriniz de onun yerine bu işi ben yapayım, Abdülvehâb affolunsun. Ben kendimi Müslümanların hayrı için fedâ ederim" dedi. Onun bu sözlerini dinleyen Mevlânâ Hâlid Hazretleri ağlayarak Şeyh Yahyâ ile kucaklaştı. Şeyh Yahyâ dönüp Abdülvehhâb'ın yanına gitti ve dedi ki: "Sen kendinden başka kimseyi kınama, ancak ve sâdece kendini kınayabilirsin." Zaten kötü niyetliliği kendine huy edinmiş olan Abdülvehhâb es-Sûsî, Medîne-i Münevvreye giderek Mevlânâ Hâlid Hazretlerinin aleyhinde küfre vardıracak iftirâlar ve sözler sarf etti.

Şam fetvâ emini İbn-i Âbidin Hazretleri Mevlânâ Hâlid Hazretlerinin sevdiklerindendi. Mevlânâ Hâlid Efendimize iftira eden azgınlara ve onlara inananlara bir reddiye risâlesi yazdı. Bu risâleye de Sell-ül-Hüsâmü'l-hindî li-Nusreti Mevlânâ Şeyh Hâlid Nakşibendî ismini verdi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri Şam'da bulunduğu sırada, onun büyüklüğünü çekemeyenler, Osmanlı Padişahı Sultan İkinci Mahmûd'a; "Asker ve silâh topluyor, güçlenip devletinize baş kaldırmak istiyor. Ülkeni ondan koruyasın" diye şikayette bulundular. Sultan İkinci Mahmûd Han hemen büyük âlim Şeyhülislâm Mekkîzade Mustafa Âsım Efendiyi huzûruna çağırdı. Durumu kendisiyle görüştü. Mustafa Âsım Efendi; "Ey mü'minlerin emiri! Allah-ü Teala Kur'an-ı Kerimin Hucûrat Sûresi 6. ayetinde meâlen; "Size fâsığın biri haber getirirse onu iyice araştırın" buyuruyor. Görüşüm odur ki, onun hâlini araştırıp açığa çıkarabilecek güvenilir iki kişiyi bulup yollayınız. Hiç sezdirmeden gitsinler, araştırmalarını yapıp dönsünler." Bunun üzerine Sultan Mahmûd Han iki kimseye derviş elbisesi giydirip araştırmak için Şam'a gönderdi. Derviş kıyâfetiyle giden kimseler gizlice araştırmaya başladılar. Allah-ü Teala bu kimselerin gelişini Mevlânâ Hâlid Hazretlerine mânevi olarak bildirdi. Kalbine, kendisine gelen iki misafire ikrâmda bulunması ilhâm olundu. Derviş kıyafetindeki bu kimseleri bulduran Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri onları yemeğe davet etti. Yemek hazırlanıncaya kadar da kendi durumunu açıkladı. Kendi evini oda oda onlara gezdirdi. Bu odalarda ev eşyâsı dışında hiçbir şey bulamadılar. Bu hâlin Mevlânâ Hâlid Hazretlerinin kerâmeti olduğunu anlayan o kimseler, saygı ve hürmetle ayaklarına kapandılar. Artık gizleyecek bir şey yoktu. Olan her şeyi açıkladılar. Ona talebe olup tasavvuf yoluna girdiler. Huzûrunda kalıp İstanbul'a dönmek istemediler. Fakat Mevlânâ Hâlid Hazretleri; "Olmaz. En uygunu İstanbul'a dönmenizdir. Hazret-i Sultana durumu anlatırsınız. Verilen görevi tam yerine getirmiş olursunuz. Ancak bundan sonra isteyen buraya döner, isteyen de orada kalır. Bundan sonrası için artık bir günâh yoktur" buyurdu.

Vazifeli iki kişi Sultan İkinci Muhmûd Hana dönüp şikâyetlerin asılsız olduğunu bildirdiler. Sultan da aldığı bu haber üzerine Allah-ü Teala'ya hamd etti. Şeyhülislâma da bu teklifinden dolayı teşekkür etti. İki kişiden birini Mevlânâ Hâlid Hazretlerinin hizmetine yolladı. O kimse Şam'a gidip senelerce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin hizmetinde bulundu ve orada vefat edip türbesinin yanına defnedildi.

Ramazan SofrasıÇİKOLATALI TATLI

( 4 Kişilik)

Malzeme : 600 gr. pandispanya, 120 gr. beyaz çikolata, 40 gr. tozşeker, 11 ad. yumurta sarısı, 55 gr. Toz vanilya, 48 gr. süt kreması, dekor için, ahududu sos, portakal dilimi, nane.

Tarif : Pandispanya pasta kalıbının altına ve etrafına konur. Beyaz çikolata eritilir. Yumurta sarısı ve toz şeker mikserde çırpılır. Koyu bir kıvama gelince beyaz çikolata ve vanilya katılıp, beraber karıştırılarak pasta kalıbına dökülür. Üstü düzeltilip, derin dondurucuda soğutulur. Servis yapılırken ahududu sos ve portakal dilimi, nane ile dekore edilir.Afiyet Olsun

Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı

Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı

05.06.2026 18:41:00
Haber Merkezi
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti, Arı'nın tahliyesine karar verdi.

Duruşma salonuna alkışlarla giren İsmail Arı, savunmasında kamu kaynaklarının vakıflara aktarılmasına dair yaptığı haberlerin arkasında durdu.

Gazetecilik suç değildir



Arı savunmasında, "Bana yaşatılan eziyeti sağır sultan duydu, bir tek yargı makamları duymadı. Gazetecilik suç değildir, beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Duruşma savcısı, delillerin henüz toplanmadığı gerekçesiyle tutukluluğun devamını talep etse de mahkeme heyeti Arı'nın tahliyesine hükmederek davayı 9 Ekim'e erteledi.

Tokat'ta gözaltına alınmıştı

Gazeteci İsmail Arı, bayram tatili için gittiği Tokat'ta gözaltına alınmış ve 23 Mart 2026 tarihinde Ankara'da tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilmişti.

İddianamede, Arı'nın BirGün TV'deki açıklamaları ile sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "gizliliğin ihlali" suçlamalarıyla 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili aralarında THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da bulunduğu 6 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı

05.06.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Memet Gezer, Mohammad Dib Korali, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı, sanık Korali'ye baro tarafından atanan avukatın duruşmaya iki saat kala görevden çekildiğini ve yeni görevlendirilen müdafinin savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Başkan, davanın karar aşamasına gelmesi, tutukluluk süreleri, katılan tarafların Hatay'dan gelmesi ve sanıkların getirilmesi gibi yoğun duruşma hazırlıkları ile usul ekonomisini dikkate alınarak yargılamanın gecikmemesi amacıyla sanık Korali'nin dosyasının ana davadan ayrıldığını bildirdi.

Son sözü sorulan sanıklar, terör saldırısıyla ilgilerinin bulunmadığı öne sürdü.

Avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel'i, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırdı.

Ayrıca, sanıklara 28'i çocuk 130 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında "izinsiz patlayıcı bulundurmak" suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik "duyu organları zarar görecek şekilde yaralama" suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik "basit yaralama" suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik "mala zarar verme" suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı'daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da "kamu malına zarar vermek" suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme, avukatı süre isteyen sanık Korali'nin yanı sıra firari sanıklar Omar Alkhatıp ile Mihraç Ural'ın dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Kararla birlikte sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı iki ayrı bombalı terör saldırısı olmuştu. Reyhanlı Belediyesi yanı ile PTT binası önünde düzenlenen patlamalarda 912 konut, 891 iş yeri ve 148 araç zarar görmüştü.

Güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya nakledilen Reyhanlı saldırısı davasında karar 23 Şubat 2018'de açıklanmıştı. Buna göre, bombalı eyleme ilişkin yargılaması süren 33 kişiden 9'u ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13'ü ise çeşitli süreli hapis cezalarına çarptırılmıştı.

Mahkeme, THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da arasında bulunduğu firari sanıkların dosyasını ayırmıştı.

MİT operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcılarından firari Yusuf Nazik, 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Nazik, 13 Mayıs 2019'da Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak"tan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Davanın firari sanıklarından Mehmet Gezer de 30 Haziran 2022'de ABD'den getirilerek "kasten öldürme" ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince 7 Temmuz 2022'de tutuklanmıştı.

Saldırının sorumlularından kırmızı bültenle aranan Cengiz Sertel de 14 Aralık 2024'te MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanmıştı.

Firari sanıklardan Mohammad Dib Korali 14 Ocak 2025, Temir Dükancı da 25 Şubat 2025'te MİT Başkanlığının operasyonlarıyla Suriye'de yakalanmıştı.

Dosyada sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural firari durumda bulunuyor. 

Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti

31 Mart seçimlerinde tarihi bir başarı elde eden Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, CHP Genel Merkezi’ndeki iç çekişmeleri ve destek yetersizliğini gerekçe göstererek partisinden istifa etti. Bilecen, yoluna bir süre bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı

05.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis'te 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde büyük bir sürpriz yaparak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) amblemiyle seçimi kazanan Belediye Başkanı Hakan Bilecen, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Düzenlediği basın toplantısında sert açıklamalarda bulunan Bilecen, CHP Genel Merkezi'ndeki siyasi kargaşadan ve belediye olarak yalnız bırakılmaktan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

"Mansur Yavaş dışında kimse destek olmadı"

Başkan Bilecen, istifa kararının arkasındaki en büyük etkenlerden birinin CHP'li büyükşehir belediyelerinden bekledikleri desteği görememeleri olduğunu belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı istisna tutan Bilecen, şu ifadeleri kullandı:

"Kilis Belediyesi olarak kapı kapı gezdik ancak Mansur Yavaş başkanımız dışında hiçbir CHP'li belediyeden destek alamadık. Şehrimize hizmet etmek için bu siyasi tıkanıklığı aşmak zorundaydık."

"Genel Merkez'deki kargaşadan bıktık"

CHP içinde süregelen kurultay tartışmalarına ve çift başlılık iddialarına da değinen Hakan Bilecen, parti içi çekişmelerin hizmet üretmeyi engellediğini savundu. Bilecen, açıklamasına şöyle devam etti:

"Genel Merkez'deki kurultay davası, 'mutlak butlan' tartışmaları, resmi ve gayriresmi genel başkanlık çekişmeleri artık Kilis'e hizmet etmemizin önüne geçmeye başladı. Biz bu siyasi kargaşanın içinde yer almak istemiyoruz. Kilis halkı bizden siyaset değil, hizmet bekliyor."

Meclis üyeleri de istifa etti

Hakan Bilecen'in istifa kararının ardından, belediye meclisinde de hareketli dakikalar yaşandı. Bilecen ile birlikte hareket eden 7 ila 8 belediye meclis üyesinin de CHP'den istifa ettiği öğrenildi. Bu toplu istifaların ardından Kilis Belediye Meclisi'ndeki dengelerin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.

"AK Parti dahil diğer partilerle görüşebilirim"

Siyasi geleceğine dair de açık kapı bırakan Hakan Bilecen, ilk etapta görevine "bağımsız belediye başkanı" olarak devam edeceğini vurguladı. Ancak Kilis'in menfaatleri doğrultusunda diğer siyasi partilerle temas kurabileceğini belirten Bilecen, "İlerleyen süreçte Kilis'e hizmet getirebilmek adına, aralarında AK Parti'nin de bulunduğu farklı siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştireceğim" diyerek yeni bir siyasi hamlenin sinyalini verdi.

CHP Genel Merkezi'nin Kilis'te yaşanan bu toplu istifa dalgasına nasıl bir yanıt vereceği ise henüz netlik kazanmadı.

Bir sigara grubuna daha zam geldi

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu

05.06.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu.

Buna göre, gruptaki ürünlere 5 lira artış yapıldı ve yeni fiyatların 5 Haziran'dan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Zamla birlikte BAT grubunda en düşük sigara fiyatı 105 liraya, en yüksek sigara fiyatı ise 120 liraya yükseldi. Böylece grup, yıl içerisinde ikinci kez fiyat güncellemesine gitmiş oldu.

Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi

İzmir'in Çeşme ilçesinde işlenen Can Polat cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan cinayet şüphelisi Serhat Altun ve beraberindeki bir şüpheli adliyeye sevk edildi. Soruşturmanın ana ayağının İstanbul olması nedeniyle dosya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi

05.06.2026 14:14:00
İhlas Haber Ajansı
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Çeşme ilçesinde meydana gelen Can Polat cinayetiyle ilgili emniyet güçlerinin yürüttüğü çalışmalarda yeni bir gelişme yaşandı. Gözaltında bulunan cinayet şüphelisi Serhat Altun ile olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer şüpheli, emniyetteki sorgu işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında sağlık kontrolüne götürüldü. Hastanedeki sağlık kontrolleri tamamlanan 2 şüpheli, daha sonra adliyeye sevk edildi.

Dosya İstanbul'a gönderildi

Öte yandan, cinayetle ilgili yürütülen çok yönlü soruşturmada önemli bir yetki değişikliği yaşandı. Olayın ana ayağının ve bağlantılarının İstanbul'da bulunması nedeniyle, Çeşme'de başlatılan soruşturmanın bundan sonraki aşamalarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütüleceği öğrenildi. Dosya İstanbul'a gönderilirken, şüphelilerin adliyedeki işlemleri devam ediyor.

Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor

Anayasa Mahkemesi, milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren yoksulluk nafakasındaki "süresiz" ibaresini oy çokluğuyla iptal etti. Kararın yürürlüğe girmesi için TBMM'ye 9 ay süre tanındı

04.06.2026 18:10:00
Haber Merkezi
Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor
Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor
Türkiye'de uzun yıllardır hukuk dünyasının ve kamuoyunun en çok tartıştığı konuların başında gelen "süresiz nafaka" uygulamasıyla ilgili tarihi bir dönüm noktasına ulaşıldı. Anayasa Mahkemesi (AYM), bugünkü Genel Kurul gündeminde gerçekleştirdiği esastan görüşmede, boşanan eşe süresiz yoksulluk nafakası verilmesini öngören kanun hükmünü iptal etti.

Süreç Antalya'dan başladı

Yüksek Mahkeme'yi harekete geçiren süreç, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin yaptığı somut norm denetimi başvurusuyla başladı. Yerel mahkeme, baktığı bir boşanma davasında uygulayacağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175. maddesinde yer alan "...süresiz olarak..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak iptal talebinde bulunmuştu. İtirazı haklı bulan AYM Genel Kurulu, düzenlemedeki ucu açık nafaka yükümlülüğünü hukuka aykırı buldu.

Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek

AYM, süresiz nafaka düzenlemesini oy çokluğuyla iptal ederken, yasal bir boşluk doğmaması adına kritik bir hamle yaptı. İptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı. Bu kararla birlikte, mevcut süresiz nafaka uygulaması 9 ay daha yürürlükte kalmaya devam edecek.

Gözler TBMM ve yeni yargı paketinde

AYM'nin tanıdığı 9 aylık yasal süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) nafaka süresine ilişkin yeni bir kanuni düzenleme yapması gerekiyor. Adalet Bakanlığı tarafından üzerinde çalışılan ve meclis gündemine gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi kapsamında yeni nafaka modelleri zaten masada bulunuyordu.

Yeni yasal düzenleme için kulislerde öne çıkan formüller ise şunlar:

Evlilik Süresine Göre Kademeli Nafaka: Kısa süreli evliliklerde kısa dönem, uzun süreli evliliklerde ise evlilik yılına paralel süre sınırları getirilmesi (Örn: 3 yıl evli kalana 5 yıl nafaka gibi).

Hakim İnisiyatifi: Nafaka süresinin belirlenmesinde alt sınır konulması ve nihai sürenin takdirinin aile mahkemesi hakimlerine bırakılması.

Devlet Destekli Fon: Nafaka süresi bittikten sonra da yoksulluğu devam eden tarafların mağdur olmaması adına kamusal sosyal yardımların devreye sokulması.

Yüksek Mahkeme'nin önümüzdeki günlerde açıklayacağı gerekçeli kararı, mecliste yapılacak yeni yasal düzenlemenin de temel çerçevesini oluşturacak.

Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova

Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi

04.06.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 115'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İzmir'in Çiğli ilçesindeki 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetlerinin nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik rol üstlenen 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek festivalin hazırlıkları sürüyor. Festival kapsamında gösteri uçuşu yapacak Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK ekipleri, Çiğli semalarında prova uçuşu icra etti. Prova uçuşlarında Türk Yıldızları'nın uçaklarında yer alan özel logo da dikkat çekti. Akrobasi timinin 34'üncü kuruluş yılı ile 65 bin uçuş saatine ulaşması dolayısıyla hazırlanan özel çıkartma, gösteri uçaklarına uygulandı. Özel tasarımda Türk Yıldızları'nın yıllar içerisinde ulaştığı tecrübe ve birikime vurgu yapıldı.
Milli Savunma Bakanlığınca düzenlenen festival ile katılımcılara Türk havacılığının geldiği noktayı yakından görme fırsatı sunulması, gençlerin havacılık ve uzay alanlarına olan ilgisinin artırılması, yerli ve milli savunma sanayii ile Türk Hava Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin tanıtılması hedefleniyor. Öğrencilerin aileleriyle birlikte katılımına açık olacak festivalde hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları, özendirici uçuş faaliyetleri, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gerçekleştireceği gösteri uçuşları oluşturacak. Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte birçok öğrenci ve velinin ağırlanması bekleniyor.
Türk Yıldızları timi pilotu Binbaşı Kürşat Kömür, Türk Yıldızları olarak Hava Kuvvetlerinin 115'inci kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Kömür, Türk Hava Kuvvetlerinin disiplin cesaret ve kararlılığını en iyi şekilde sergilemeye ve gökyüzünde bayrağı dalgalandırmaya devam edeceklerini vurguladı.
SOLOTÜRK tim lideri Yarbay Murat Bakıcı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümünü faaliyetleri sebebiyle burada bulunduklarını söyledi.
Bugün prova uçuşlarını icra ettiklerini belirten Bakıcı, kuruluş faaliyetleri kapsamında yapılacak Gençlik ve Havacılık Festivaline öğrenciler ile ailelerini beklediklerini ifade etti.İHA

CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu

04.06.2026 16:30:00 / Güncelleme: 04.06.2026 16:55:04
İhlas Haber Ajansı
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), 'mutlak butlan' sonrasında ilk kez toplandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açılışını yaptığı toplantıda, başkanlık oylaması, en yaşlı üye Garip Erdoğan öncülüğünde yapıldı.
1 saat süren toplantıda oy çokluğuyla CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanı oldu. Başkan Yardımcılığına Ahmet Ersen Özsoy, Genel Sekreterlik görevine ise Sezgin Kaya seçildi.
Kılıçdaroğlu, toplantı çıkışında, 'Haftaya Grup'ta sizi göreceğiz' diyen gazeteciye, 'Umarım, hep beraber' yanıtını verdi.İHA

Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı

İzmir'in Çeşme ilçesinde, kuzeni ve şoförü Can Polat'ın silahlı saldırıda öldürülmesinin ardından ifade veren Engin Polat, cinayetin ardındaki suç örgütü şüphesine dikkat çekti. Polat'ın emniyetteki ifadesinde, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütü tarafından tehdit edildiklerini söylediği ortaya çıktı

04.06.2026 13:51:00 / Güncelleme: 04.06.2026 13:55:27
İhlas Haber Ajansı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Olay, dün saat 13.45 sıralarında Çeşme Alaçatı'da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sosyal medya fenomenleri Dilan ve Engin Polat çiftinin tatil amacıyla konakladıkları otelin yan sokağında aniden silah sesleri yükseldi. Engin Polat'ın amcasının oğlu olan ve aynı zamanda çiftin şoförlüğü ile korumalığını üstlenen Can Polat (37), otelden ayrılmak üzere aracına bindiği esnada, S.A. (23) tarafından silahlı saldırıya uğradı.

Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Polat, kanlar içerisinde yere yığıldı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Can Polat, ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırının ardından kaçan zanlıyı yakalamak için İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri şüpheli S.A.'yı kısa süre içerisinde kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheli, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.



"2 yıldır tehdit ediliyoruz"

Alaçatı'da kaldıkları otelin önünde amcasının oğlu Can Polat'ın kurşunların hedefi olmasıyla sarsılan Engin Polat'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Polat'ın, hayatını kaybeden Can Polat'ın amcasının oğlu olduğunu ve yanında şoför olarak çalıştığını belirttiği öğrenildi. Eşi Dilan Polat ile birlikte iki gündür Çeşme'de tatil yaptıklarını belirten Polat'ın, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütünün hedefinde olduklarını ve sürekli tehdit edildiklerini, bu durumla ilgili daha önceden de emniyete giderek resmi ifade verdiklerini anlattığı kaydedildi. Korkunç cinayetin tatil sırasında gerçekleştiğini belirten Polat'ın ayrıca, Çeşme'deki konaklamaları süresince herhangi bir gerginliğe ya da olaya karışmadıklarını, yeni bir tehdit mesajı almadıklarını ve takip edildiklerine dair en ufak bir şüphe sezmediklerini de sözlerine eklediği öğrenildi.

Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, olayla ilgili başlatılan çok yönlü soruşturma devam ediyor.

Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı

Antalya'da boşanma aşamasındaki eşi Fadim Temirhanoğulları'nı tabancayla öldürme suçundan Savaş Temirhanoğulları'na verilen müebbet hapis cezası ile sanığa yardım ettiği gerekçesiyle Fikret İnal'a verilen 19 yıl hapis cezasına yönelik istinaf başvuruları reddedildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek cezaları hukuka uygun buldu

04.06.2026 12:15:00 / Güncelleme: 04.06.2026 12:18:34
İHA
Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı
Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı
Antalya'da boşanma aşamasındaki eşi Fadim Temirhanoğulları'nı tabancayla öldürme gerekçesiyle Savaş Temirhanoğulları'na verilen müebbet hapis cezası ile sanığa yardım ettiği gerekçesiyle Fikret İnal'a verilen 19 yıl hapis cezasına yönelik istinaf başvuruları reddedildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.

Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi'nde yaşayan Fadim Temirhanoğulları, 12 Eylül 2024 tarihinde boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Savaş Temirhanoğulları tarafından evinde tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Savaş Temirhanoğulları tutuklanırken, dosya sürecinde sanığa yardım ettiği değerlendirilen Fikret İnal hakkında da dava açıldı.

Yerel mahkeme müebbet ve 19 yıl hapis cezası vermişti

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Savaş Temirhanoğulları, 'eşe ve kadına karşı kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanık hakkında ayrıca ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 6 bin 200 TL adli para cezası verildi.

Mahkeme, Savaş Temirhanoğulları hakkında 'hakaret' ve 'silahlı tehdit' suçlarından ise delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verdi. Sanık Fikret İnal da 'kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme' suçundan 19 yıl hapis cezasına mahkum edildi.



Karar istinafa taşındı

Yerel mahkeme kararının ardından sanıklar ve müdafileri, katılan vekilleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile cumhuriyet savcısı istinaf başvurusunda bulundu.

Katılan vekilleri ve cumhuriyet savcısı, sanık Savaş Temirhanoğulları'nın eyleminin tasarlayarak öldürme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Fikret İnal'ın ise müşterek fail olarak cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Savaş Temirhanoğulları'nın hakaret ve silahlı tehdit suçlarından da cezalandırılması istendi. Sanık müdafileri ise beraat, aksi halde haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasını talep etti.

İstinaf cezaları hukuka uygun buldu

Dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirtti. Kararda, delillerde ve işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu ifade edildi.

Daire, sanık Savaş Temirhanoğulları hakkında verilen müebbet hapis cezası ile ruhsatsız silah suçundan verilen hapis ve adli para cezasını, sanık Fikret İnal hakkında verilen 19 yıl hapis cezasını hukuka uygun bularak istinaf başvurularını esastan reddetti.

Tasarlama ve müşterek faillik talepleri kabul edilmedi

İstinaf kararında, Savaş Temirhanoğulları'nın öldürme eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği belirtildi. Daire, eylemin eşe ve kadına karşı kasten öldürme suçunu oluşturduğu yönündeki yerel mahkeme değerlendirmesini yerinde buldu.

Fikret İnal yönünden yapılan değerlendirmede ise sanığın olay öncesinde Savaş Temirhanoğulları'nı aracıyla maktulün yaşadığı eve getirdiği, olay sonrasında da olay yerinden götürdüğü belirtildi. Ancak Fikret İnal'ın öldürme fiili üzerinde ortak hakimiyet kurduğuna ve suçu birlikte işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı kaydedildi. Bu nedenle Fikret İnal hakkında 'yardım eden' sıfatıyla verilen 19 yıl hapis cezası da hukuka uygun bulundu.

Tahliye talepleri reddedildi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, sanıklar Savaş Temirhanoğulları ve Fikret İnal hakkında nitelikli kasten öldürme suçunu işlediklerine dair somut deliller bulunduğunu, ilk derece mahkemesince hükmedilen ceza miktarını ve tutuklulukta geçen süreleri dikkate alarak tahliye taleplerini reddetti. Daire, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Kararda, Savaş Temirhanoğulları hakkında ruhsatsız silah, hakaret ve silahlı tehdit suçlarından verilen esastan red kararının kesin olduğu, nitelikli kasten öldürme suçundan verilen karar yönünden ise temyiz yolunun açık olduğu belirtildi. Öte yandan, maktul yakınlarının avukatlarının kararı Yargıtay'a taşıyarak temyiz başvurusunda bulunacağı öğrenildi.

Karar duruşmasında son sözleri sorulmuştu

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanıklar Savaş Temirhanoğulları ve Fikret İnal, taraf avukatları ile maktul Fadim Temirhanoğulları'nın yakınları katılmıştı. Duruşmada son sözleri sorulan Savaş Temirhanoğulları, "Daha önce eşime karşı hiçbir şiddet uygulamadım, pişmanım" ifadelerini kullanmıştı. Fikret İnal ise olayla ilgisinin bulunmadığını savunarak tahliye talebinde bulunmuştu.

Savcılık mütalaasında, Savaş Temirhanoğulları'nın 'kadına ve eşe karşı tasarlayarak öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, Fikret İnal'ın da müşterek fail olarak cezalandırılmasını talep etmişti. Mahkeme heyeti ise Savaş Temirhanoğulları hakkında eşe ve kadına karşı kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına, Fikret İnal hakkında ise öldürme suçuna yardım ettiği gerekçesiyle 19 yıl hapis cezasına hükmetmişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.