logo
10 AĞUSTOS 2026

Emekli Amiral Cihat Yaycı'dan Türkiye’ye ‘ekümeniklik’ meydan okuması yapan Fener Rum Patriği hakkında çarpıcı açıklamalar

Yaycı, "Adam çift başlı kartallı ekümenik patrik bayrağı kullanıyor, devlet devlet! Vatikan gibi devlet bayrağı kullanıyor. Ukrayna zirvesinde rezalet artık tavan yapmıştır. Bizim Dışişleri Bakanının karşısına ekümenik patrik tabelası ile oturuyor sanki bir devlet temsilcisi" dedi.

30.06.2024 11:59:00 / Güncelleme: 30.06.2024 12:07:02
Bülent TAPICI
 
Emekli Amiral Cihat Yaycı'dan Türkiye’ye ‘ekümeniklik’ meydan okuması yapan Fener Rum Patriği hakkında çarpıcı açıklamalar
Emekli Amiral Cihat Yaycı'dan Türkiye’ye ‘ekümeniklik’ meydan okuması yapan Fener Rum Patriği hakkında çarpıcı açıklamalar
İsviçre'de yapılan Ukrayna Barış Zirvesinde Fener um Patriği Skandalı yaşandı. Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın temsil ettiği zirveye ekümenik patrik sıfatıyla katılan Bartholomeos kendisine ait özel bayrak kullandı ve ekümenik sıfatıyla uluslararası zirvenin sonuç bildirisine imza attı.

Lozan'ın ihlali anlamına gelen bu skandalı Türkiye'ye duyuran isim olan Emekli Amiral Cihat Yaycı çarpıcı açıklamalar yaptı.

Devlet Başkanı gibi hareket eden Fener Rum Patriğinin Türkiye'ye meydan okuduğunu ifade eden Cihat Yaycı bu papaz hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ancak herhangi bir işlem yapılmadığını söyledi.

Cihat Yaycı şunları söyledi;

"Adam orada çift başlı kartallı ekümenik patrik bayrağı kullanıyor, devlet devlet! Vatikan gibi devlet bayrağı kullanıyor. Şu haritaya herkesin bakması lazım, bu harita işte projenin haritasıdır yeni Roma Projesi budur. Yunanistan bizim Trakya'nın önemli bir kısmını alıyor Çatalca'ya kadar. Çatalca'dan sonrası ekümenik devlet oluyor. Ekümeniklik bir hükümranlığı ve egemenliği ifade eder ve bir toprağı olmasını ifade eder yani Vatikan gibi bir yapıyı yapıyı ifade eder.



Ukrayna zirvesinde rezalet artık tavan yapmıştır. Bizim Dışişleri Bakanının karşısına ekümenik patrik tabelası ile oturuyor sanki bir devlet temsilcisi. Bez parçasını bayrak yapmış adam bizim Dışişleri Bakanımız ve O'nun heyeti onun heyeti buna buna bir şey demiyor. Patrikhanenin bayrağı var, devlet kurmuş adam. Bakın ekümenik patrik tabelasına Dışişleri Bakanlığı'nın basın açıklamasında itiraz yok biliyor musunuz.



Bunu organize eden kim Avrupa Birliği ve Amerika. Eğer buna kimse ses çıkartmıyorsa bilin ki bunlar milli menfaati savunuyor değiller, bunların arkasında Avrupa ve Amerika var.

Patriğin yaptıkları laikliğin ihlalidir, anayasanın ihlalidir, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel ilkelerine meydan okumadır, Lozan'a meydan okumadır, Atatürk'e meydan okumadır. İstanbul'a Konstantinopol dedi, Yeni Roma dedi, kendisine ekümenik patrik dedi, Türkiye'yi şikayet etti, Pontus Bayramı dedi, Pontus soykırımı dedi, bayrak kullandı, laikliğe aykırı hareket etti. Peki buna niye kimse işlem yapmıyor?



Biz bunların hakkında suç duyurusunda bulunduk. Suç duyurumuza kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiler. Bu adam hakkında Yunanistan'da suç duyurusunda bulunsaydı herhalde aynı cevabı alırdık. Ben Mavi Vatan doktrinin sahibiyim. Libya ile Türkiye artasında deniz yetki alanları sınırlandırması fikrinin sahibiyim. Bu memlekete 462 bin kilometre karelik deniz toprağı katmış birisiyim. Ben karakollara gidip hakkımda Fetöcülerin, bilmem nelerin yaptıkları suç duyuruları karşısında ifade veriyorum. Sen bu papazı nasıl çağırmazsan arkadaş, devletin Cumhuriyet Savcısı nasıl çağırmaz, beni çağırır da onu nasıl çağırmaz"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bugün saat 12.00'da Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesini Adalet Bakanlığında kabul edecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bugün saat 12.00'da Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesini Adalet Bakanlığında kabul edecek

10.08.2026 10:59:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, bugün saat 12.00'da Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesini Adalet Bakanlığında kabul edecek
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, bugün saat 12.00'da Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesini Adalet Bakanlığında kabul edecek
Adalet Bakanı Akın Gürlek, bugün saat 12.00'da Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesini Adalet Bakanlığında kabul edecek.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bugün saat 12.00'da Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu'nu Adalet Bakanlığında kabul edecek.

Gürlek üç gün önce bombalı saldırıyla katledilen Gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesini de kabul etmişti. Kabulde, 1993 yılında yapılan suikasta ilişkin dosyanın son durumu ve yürütülen çalışmalar ele alınmıştı.

Gürlek, aynı gün 2009'da"intihar etti" denilerek dosyası kapatılan eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesini de kabul etmişti. Kabulde, 2007-2010 yılları arasındaki olayların çok ayrıntılı incelendiğini belirten Gürlek, Hrant Dink ve Muhsin Yazıcıoğlu cinayetlerinde olduğu gibi Behçet Oktay'ın ölümünde de FETÖ'nün parmak izinin olup olmadığının araştırıldığını ifade etmişti.

Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

TBMM Genel Kurulunda, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Genel Kurulda kabul edilerek yasalaştı

10.08.2026 07:00:00
AA
 
Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi
Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

Kanunla, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda değişiklik yapıldı. Buna göre, kapsama ilişkin sınırlamalar kaldırılarak kategorik bir ayrıma gitmeksizin tüm vazife malullerinden hayatını kaybedenlerin ana ve babalarına bağlanacak toplam aylık tutarının bir aylık asgari ücretin net tutarından az olmaması yasal güvenceye alınacak.

Kanundaki bir diğer düzenlemeyle, bakıma muhtaç gazi ve malullere net asgari ücretin 2 katı olarak yapılan ödeme, net asgari ücretin 2,5 katına çıkarılacak.

Vazife malulü erbaş ve erler ile güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılması amacıyla Terörle Mücadele Kanunu'nda da değişikliğe gidildi.

Buna göre, ilgili kanun hükümleri kapsamında bağlanacak aylıklar, bitirmiş oldukları okullar neticesinde hak kazandıkları unvanlar üzerinden yürütmüş oldukları kamu görevleri sebebiyle daha yüksek aylık bağlanmasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla en az 4 yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar sekizinci derecenin birinci kademesindeki, diğerleri ise eğitim durumlarına bakılmaksızın onuncu derecenin birinci kademesinde bulunanların emekli keseneğine esas aylıkları üzerinden hesaplanacak vazife malullüğü aylığı tutarından düşük olamayacak ve bunlar için Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ilgili fıkrasına göre yapılacak yükseltmelerde aynı derece başlangıç olarak esas alınarak artırılacak. Derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılacak ve dördüncü dereceye yükselenler için 2 bin 100, üçüncü dereceye yükselenler için 2 bin 200, ikinci dereceye yükselenler için 3 bin, birinci dereceye yükselenler için ise 3 bin 600 ek gösterge rakamı esas alınacak.

Bu hüküm kapsamındakilere bağlanacak aylığın toplam tutarı, 35 bin 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan, hak sahiplerinin aylık tutarı ise bulunacak tutarın hisseleri oranı esas alınarak tespit edilecek tutardan az olamayacak. Hüküm uyarınca ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı Sosyal Güvenlik Kurumunca Hazineden tahsil edilecek.

Terörle Mücadele Kanunu'ndaki diğer bir düzenlemeyle, terör eylemleri nedeniyle yaralanmış olmakla birlikte ilgili mevzuata göre malul sayılmayan ancak Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılan kişilerin gösterge tablosu güncellenerek bağlanan aylık miktarları artırılacak.

Ayrıca 15 Temmuz darbe girişiminde ve ayrıca terörle mücadele kapsamında yaralanıp malul sayılmamakla birlikte derece tespiti yapılanların aylıklarına esas gösterge rakamları yükseltilecek. Muharip gazilere tanınan ücretsiz seyahat, elektrik ve su kullanımına yönelik ücretlerde de indirim gibi diğer haklar tanınacak.

Bu düzenlemeler yayımını takip eden ödeme döneminden geçerli olmak üzere yürürlüğe girecek.

Mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele yönelik düzenleme

Terörle Mücadele Kanunu'na eklenen geçici madde ile terörle mücadele görevlerinin ifası sırasında yaralanan ancak mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanması esası getirilecek.

Düzenleme ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli, Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli, askeri öğrenciler ve güvenlik korucuları kapsama alınacak. Terör eylemleri sonucu ateşli silah mermi çekirdeği, şarapnel veya patlayıcı mühimmatın (EYP, mayın, havan, roket, el bombası vb.) vücutta penetran yaralanmaya neden olması, bunların blast (patlama basıncı) ve termal etkileriyle yaralanması ya da terör örgütü mensuplarının kesici, delici, ezici yakın muharebe saldırıları sonucu meydana gelen yaralanmalar da kapsama dahil edilecek.

Olay tarihindeki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmaması ve olay ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun en az bir adli tıp uzmanının yer aldığı sağlık kurulu raporuyla tespitiyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak. Yapılan ödemeler fatura karşılığı Hazinece SGK'ye aktarılacak ve bu kişiler aylık hükümleri hariç 1005 sayılı Kanun kapsamındaki gazilere sağlanan diğer sosyal ve özlük haklarından yararlanabilecek.

Düzenleme, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olaylar bakımından bir defaya mahsus uygulanacak. Başvuruların kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde olay tarihindeki kurumlara yapılması gerekiyor. İlgililerin sonradan malul olduklarının tespiti halinde ise vazife malullüğü hükümleri uygulanarak bu maddeye göre bağlanan aylıkları kesilecek.

Bu düzenlemeler 1 Eylül 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Er ve erbaşların yeniden muayene hakkına ilişkin yaş haddine yönelik düzenleme

Düzenlemeyle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılan değişiklikle, er ve erbaşların yeniden muayene hakkına ilişkin yaş haddi, 55 yaşını doldurdukları tarih esas alınarak düzenleniyor.

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralanan kamu görevlileri ve sivillerden malul sayılmayan veya Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılmayanlara bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak.

Bu aylıklar hakkında uygulanacak kanun da belirlendi. Bu düzenleme kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen aylıklar, fatura karşılığında iki ay içerisinde Hazineden tahsil edilebilecek.

Bu düzenleme yayımını takip eden ödeme döneminden geçerli olmak üzere yürürlüğe girecek.

Düzenlemenin Genel Kurulda kullanılan 382 oyun tamamını alarak yasalaşmasının ardından gündemdeki diğer kanun tekliflerinin isimlerini okutan TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi, saat 11.00'de toplanmak üzere kapattı. 

Merhum Prof. Dr. Haydar Baş 11 yıl önce uyarmıştı!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğun gereği bu tarihi süreçte yalnızca destek veren değil; sorumluluk alan, öncülük eden ve doğru istikameti gösteren bir anlayışla hareket edeceğiz" dedi

10.08.2026 05:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş 11 yıl önce uyarmıştı!
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş 11 yıl önce uyarmıştı!
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğun gereği bu tarihi süreçte yalnızca destek veren değil; sorumluluk alan, öncülük eden ve doğru istikameti gösteren bir anlayışla hareket edeceğiz" dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Türkiye'nin huzurunu, birliğini ve kardeşliğini bozmak isteyen bölücü küresel yapılar şunu iyi bilmelidir: Türk baharı hayali kuranlara, Türk milletinin birlik ve beraberliği karşısında zemheri kışı yaşatacak olan; bu milletin ortak iradesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kararlılığı ve sarsılmaz kardeşliğimizdir. Türk milleti; içerisinde barındırdığı bütün evlatlarıyla, bütün kültürleriyle, bütün dilleriyle ve bütün renkleriyle ayrılmaz bir bütündür.

Farklılıklarımız ayrışmanın değil, ortak vatanımızın zenginliğidir. Bizim için tartışılmaz olan; üniter devlet yapımız, Anayasa'nın ilk dört maddesi ve milletimizin sarsılmaz, bölünmez kardeşliğidir. Bu süreç bir bölünme, parçalanma veya ayrışma süreci değil; tam tersine yaraları sarma, kardeşliği güçlendirme ve milletçe yeniden kenetlenme sürecidir. Türkiye'nin önce bölgesel, ardından küresel bir güç olmasının yolu; kendi içinde kavga eden değil, kardeşliğini dünyaya ilan eden güçlü bir Türkiye'den geçmektedir" ifadelerini kullandı.



CHP Grubunun sürece yalnızca destek veren değil öncü olan bir anlayışla hareket edeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bizim milliyetçiliğimiz; milleti bölmek değil, milleti birleştirmektir. Bizim vatanseverliğimiz; kardeşi kardeşe düşürmek değil, aynı bayrağın altında omuz omuza yürümektir. Bizim ülkümüz; zayıf ve parçalanmış bir Türkiye değil, birliğini koruyan, demokrasisi güçlü, ekonomisi sağlam, itibarlı ve büyük bir Türkiye'dir. Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz.

Ancak ülkemizde yeni bir iç karışıklık, ayrışma ve çatışma zemini oluşturmaya çalışan bölücü küresel yapılara da asla geçit vermeyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğun gereği bu tarihi süreçte yalnızca destek veren değil; sorumluluk alan, öncülük eden ve doğru istikameti gösteren bir anlayışla hareket edeceğiz. Çünkü biliyoruz: Kardeşlik güçlenirse Türkiye güçlenir. Türkiye güçlenirse milletimiz kazanır. Birlik varsa gelecek vardır. Bu topraklar ayrılığın değil birliğin; düşmanlığın değil kardeşliğin yurdudur" dedi.

Amerika'nın kafasıyla türkiye'yi bölecekler"



Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kurucu Genel Başkanı merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2015 yılında gerçekleştirdiği bir konuşmada Türkiye siyasetinin geleceğine dair yaptığı iddialı açıklamalar, gerçeğe dönüştürülüyor.

Siyasi gündemdeki gelişmelerin ardından yeniden dolaşıma giren arşiv kaydında Baş, dış güçlerin yönlendirmesiyle üç partinin el altından bir araya gelerek ülkeyi bölme senaryosunu uygulayacağını, ana muhalefetin ise bu duruma sadece tiyatro figüranı olacağını öne sürüyor.

İşte merhum liderin gündemi sarsan o açıklamalarının kendi sözleriyle tam dökümü ve detayları:

"Amerika'nın kafasıyla türkiye'yi bölecekler"

Prof. Dr. Haydar Baş, 2015 yılındaki hitabında Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyasi hamlelerine güvenilmemesi gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullanıyor:

"Efendim, Milliyetçi Hareket Partisi... Sakın inanmayın! Yapılacak olan iş, bak net Amerika'nın kafası. AK Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi işte beraber yapacak onları. Türkiye'yi bölme senaryosu hayata geçtiğinde el altından üç parti; HDP (HADEP), Milliyetçi Hareket, AK Parti bir olup Türkiye'yi bölecekler."

"CHP göstermelik muhalefet yapacak, bu bir tiyatro"

Meclisteki partilerin rollerinin önceden belirlendiğini iddia eden Baş, CHP'nin rolünü eleştirerek, "Tiyatro bu! ...millet ecnebi kafasıyla hareket edenlere 'evet' dedi... Ben hodri meydan diyorum" ifadeleriyle dönemin siyasi gidişatını sert sözlerle eleştiriyor.

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı

09.08.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldığını duyurdu.
Türkiye son 10 yıldan fazla süredir AB ile yürüttüğü görüşmelerde 6 kritere takılmış durumda.
Yılmaz, konuyla ilgili yeni açıklamasında Avrupa'dan da siyasi irade görmek istediklerini belirtti. "Kişisel verilerin korunması en önemli maddelerden. Geri kabul ve terör tanımı ile ilgili bir mesele de var. KVKK konusunda Adalet Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Akın Bakanımız, bir bilim kurulu oluşturdu, çalışma yürüttü ben de koordine ediyorum," diyen Yılmaz, şöyle devam etti: "Dışişleri, Adalet, İçişleri bütün bakanlıklarımızı bir araya getirdik, toplantılar yaptık. O kurulda bu kanun tartışıldı. Bu biraz mutfak çalışmasıydı. Burada yeni bir yaklaşım geliştirildi. Kurumlarımız tarafından şimdi Dışişleri Bakanlığımız üzerinden Avrupa kurumları ile istişareler yapılacak."

Söz konusu 6 kriter şu şekilde sıralanıyor:

Terörle mücadele yasasında değişiklik
AB Polis Örgütü (Europol) ile operasyonel işbirliği anlaşması imzalanması
Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu'nun (GRECO) yolsuzlukla mücadele alanındaki önerilerinin uygulanması
Kişisel verilere yönelik yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi
Suç bağlantılı konularda tüm AB üyeleriyle işbirliğine gidilmesi
Türkiye üzerinden kural dışı şekilde AB ülkelerine geçiş yapan kişilerin geri alınmasına ilişkin Geri Kabul Anlaşması'nın (GKA) tüm unsurlarıyla uygulanması

Yılmaz, "Dışişleri, Adalet, İçişleri bütün bakanlıklarımızı bir araya getirdik, toplantılar yaptık. O kurulda bu kanun tartışıldı. Bu biraz mutfak çalışmasıydı. Burada yeni bir yaklaşım geliştirildi. Kurumlarımız tarafından şimdi Dışişleri Bakanlığımız üzerinden Avrupa kurumları ile istişareler yapılacak. Bu konuda bizim Avrupa'daki siyasi iradeyi görmemiz lazım, onların da atması gereken adımlar var" diye de ekledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı plaj işgallerine müdahale edebilecek. Vatandaşların plajlardan yararlanması sağlanacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı plaj işgallerine müdahale edebilecek. Vatandaşların plajlardan yararlanması sağlanacak

09.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı plaj işgallerine müdahale edebilecek. Vatandaşların plajlardan yararlanması sağlanacak
 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı plaj işgallerine müdahale edebilecek. Vatandaşların plajlardan yararlanması sağlanacak
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yeni yönetmelikle, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ilgili birimleri de plajlarda düzenleme yapabilecek.

Yönetmelik; kıyı ve sahil şeritlerinin bakım, onarım, güvenlik, temizlik gibi işletme uygulamalarına ilişkin işlemleri, belediyelerin yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ilgili birimlerinin de yapabilmesine imkan tanıdı.

Düzenleme ile kıyıların Anayasa'da yer aldığı şekilde halkın ortak kullanımına açık olması hedefleniyor.

Bu alanların daha planlı hale gelmesi, belediyeler ile protokol düzenlenemeyen alanlarda meydana gelen işgallerin ve tahribatların önlenmesi de amaçlandı.

Bakanlık gözetimde yürütülecek işlemlerle plajların amaç dışı kullanımlarının azaltılması, bu alanlarda yapılması zorunlu ticari üniteler ile duş, gölgelik, soyunma kabini, seyyar tuvalet gibi ihtiyaçların karşılanması sağlanacak. Böylece kıyıların amaç dışı kullanımı önlenecek.

Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek

Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşme maratonu sonunda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek

09.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek
 Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek
Terörsüz Türkiye süreci için hazırlanan ve 360 milletvekilinin imzasıyla 5 Ağustos Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, 8 Ağustos'ta TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edildi.

Gözler şimdi 10 Ağustos Pazartesi günü başlayacak TBMM Genel Kurulu görüşmelerine çevrildi.

Terörsüz Türkiye sürecini yasal zemine oturtmayı amaçlayan teklif 12 maddeden oluşuyor.

PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propagandası ve örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor.

Ön şart Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün feshine ilişkin kararının Resmi Gazete'de yayımlanması.

Bu gerçekleştiğinde, düzenlemeden yararlanmak için 6 ay süre tanınacak.

Çerçeve yasa teklifine göre; yargılamalar 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla ceza 10 yıl süreyle ertelenecek.

15 yıldan çok ceza alan hükümlülerin cezasının infazı 5 yıl, 15 yıldan çok alanlarınki de 10 yıl ertelenecek.

Bu sürede "terör suçu" işlenirse erteleme kararı kaldırılacak. Düzenlemeden faydalanacaklar için 2 ila 3 yıl siyaset yasağı uygulanacak.

Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kapsam dışında olacak.

Yani terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan bu hükümlerden faydalanamıyor.

Gaziantep'te 4,5 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden hissedilen 4,5 büyüklüğündeki deprem sonrası olumsuz bir durumun bulunmadığını bildirdi

09.08.2026 05:51:00
AA
 
Gaziantep'te 4,5 büyüklüğünde deprem
Gaziantep'te 4,5 büyüklüğünde deprem

AFAD'ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Gaziantep ilimizin Nurdağı ilçesinde saat 03.42'de meydana gelen ve Gaziantep, Kilis, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Hatay illerimizde hissedilen 4,5 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız." 

Bataklığı büyütüp sivrisinekle övünüyorlar

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek, Esenyurt’ta kameralar karşısına geçerek "800 kilo uyuşturucu yakaladık, devlet burada" mesajı verdi

08.08.2026 23:00:00
Haber Merkezi
 
Bataklığı büyütüp sivrisinekle övünüyorlar
Bataklığı büyütüp sivrisinekle övünüyorlar
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek, Esenyurt'ta kameralar karşısına geçerek "800 kilo uyuşturucu yakaladık, devlet burada" mesajı verdi.

Ancak iktidarın gururla sunduğu bu rakamlar, aslında Türkiye'nin neden küresel uyuşturucu ticaretinin ana rotası haline geldiği sorusunu ve derin bir yönetim krizini gizlemeye yetmiyor.

Bugün Esenyurt'ta Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikte basına açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Esenyurt'ta emniyet güçlerince 800 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini duyurdu.



Bakan Çiftçi konuşmasında ayrıca bu yıl 7 bin 500 aranan şahsın yakalandığını ve sokak hayvanlarının %96,5'inin toplandığını iddia ederek bir başarı tablosu çizmeye çalıştı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise "Meydanı boş sanmayın, devlet tepenize binecek" diyerek sokak çetelerine ve uyuşturucu baronlarına gözdağı verdi.



Ancak her gün ülkenin dört bir yanından gelen tonluk uyuşturucu yakalama haberleri, kamuoyunda bir başarı hikayesi olarak değil; "Bu kadar uyuşturucu ülkeye nasıl giriyor ve Türkiye nasıl bir uyuşturucu lojistik üssü oldu?" sorusuyla, iktidarın güvenlik ve dış politika zafiyetinin bir kanıtı olarak okunuyor.

Türkiye Neden Uyuşturucu Üssü Haline Geldi? İşte İktidarın Yol Açtığı 4 Temel Neden:



Kara Para Aklama ve "Varlık Barışları"

Hükümetin bütçe açıklarını kapatabilmek amacıyla arka arkaya çıkardığı "Varlık Barışı" yasaları, yurt dışından getirilen paraların kaynağının sorgulanmasını tamamen engelledi. Kaynağı sorulmayan milyarlarca dolar, dünyadaki uluslararası uyuşturucu baronlarının ve organize suç örgütlerinin paralarını Türkiye'de rahatça aklamasına kapı araladı. Türkiye'nin uzun süre Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından "Gri Liste"de tutulması da bu denetimsizliğin küresel bir tesciliydi.

Coğrafi Rotaların Değişmesi ve Limanlardaki Denetim Zafiyeti

Geleneksel olarak "Balkan Rotası" üzerinde köprü görevi gören Türkiye, son yıllarda Latin Amerika'dan gelen kokain ve Asya'dan gelen sentetik uyuşturucular (metamfetamin) için doğrudan bir merkez ve varış noktası haline dönüştü. Büyük limanlara konteynerlerle giren uyuşturucuların zamanında engellenememesi, iç piyasada Esenyurt gibi metropol çeperlerinde tonlarca uyuşturucunun depolanmasına ve imal edilmesine zemin hazırladı.

Kurumsal Çürüme ve Yargı/Emniyet Üzerindeki Siyasi Baskılar

Liyakat ilkelerinin terk edilmesi, yargı ve emniyet teşkilatlarında yaşanan kadrolaşmalar, suç örgütleriyle mücadelede kurumsal sürekliliği ve istihbarat ağlarını zayıflattı. Birçok uluslararası suç örgütü liderinin ve uyuşturucu baronunun Türkiye'de lüks rezidanslarda ellerini kollarını sallayarak yaşadığı, hatta kolayca vatandaşlık alabildiği ortaya çıktı. Güvenlik bürokrasisinin ve siyasetin suç dünyasıyla anılan fotoğrafları hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Derinleşen Ekonomik Kriz ve Toplumsal Çöküş

İktidarın yanlış ekonomi politikaları sonucu halkın içine itildiği derin yoksulluk ve geleceksizlik hissi, gençleri uyuşturucu ağlarının en alt basamağı olan "torbacılık" sistemine itiyor. Ekonomik çöküş, uyuşturucuya hem talebi artırıyor hem de suç şebekelerine ucuz insani kaynak sağlıyor. Bugün Esenyurt gibi göçün ve yoksulluğun yoğun olduğu ilçelerin adeta birer suç laboratuvarına dönmesi tesadüf değildir.

Sonuç: "Tepelerine Binmek" İçin Önce Kapıları Kapatmak Gerekir

Bakan Gürlek'in "Suç örgütlerinin büyüklüğü bizi yolumuzdan çeviremez" sözleri kulağa hoş gelse de, bataklığı kurutmak yerine sivrisineklerle mücadele etme stratejisi Türkiye'yi bir narko-devlet tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. Sınır güvenliğini sağlayamayan, limanları etkin denetlemeyen ve en önemlisi uyuşturucu parasının ülkeye girişine göz yuman bir siyasi iradenin, sokak aralarında yapılan operasyonlarla övünmesi sadece bir illüzyondan ibarettir. Kameralar önünde sergilenen 800 kiloluk paketler, devletin gücünü değil; ülkenin sınırlarının ne kadar geçirgen, suç ağlarının ise ne denli kurumsallaşmış olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.

Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü


 
 
Afyonkarahisar'da Kütahyalılar firmasına ait yolcu otobüsü kamyonete çarptı, 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.

08.08.2026 13:09:00 / Güncelleme: 08.08.2026 13:21:20
AA
 
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü

Afyonkarahisar'da yolcu otobüsünün kamyonete çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Kütahyalılar firmasına ait, Z.Y. yönetimindeki 43 KP 338 plakalı yolcu otobüsü, Afyonkarahisar-Antalya kara yolu Sinanpaşa ilçesine bağlı Akören beldesi yakınlarında, H.S. idaresindeki 06 BFV 460 plakalı kamyonete arkadan çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.



Kamyoneti bariyerlerin ötesine fırlattı

Bariyerlere çarpan kamyonetin sürücüsü H.S'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonette bulunan 1 kişi ile otobüsteki 14 kişi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı.

Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.