logo
13 EYLÜL 2026

Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı

Eski Deniz Harp Okulu Komutanı emekli Tuğamiral Türker Ertürk, katıldığı bir yayındaki açıklamaları ve sosyal medyada paylaşılan video içerikleri nedeniyle başlatılan resen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

17.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı
Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı
Eski Deniz Harp Okulu Komutanı emekli Tuğamiral Türker Ertürk, dijital platformlarda ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan video içeriklerindeki ifadeleri nedeniyle adli takibata uğradı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen resen soruşturma kapsamında, Ertürk hakkında öğle saatlerinde gözaltı kararı uygulandı.

Soruşturmanın gerekçesi olan sözler

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Ertürk'ün internet ortamında yayılan bir programda sarf ettiği iddia edilen siyasi içerikli ifadeleri üzerine inceleme başlattı. Kamuoyunda geniş yankı bulan ve soruşturma dosyasına giren açıklamalarda Ertürk'ün şu sözleri kullandığı belirtildi:

"Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli. Siz de, ben de... Tabii ki herkes de... Onun için Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum."

Suçlamalar neler?

Başsavcılık tarafından yürütülen resen soruşturmanın detayları da netleşmeye başladı. Alınan bilgilere göre emekli Amiral Türker Ertürk'e, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ve "suç işlemeye tahrik" suçlamaları yöneltiliyor.

Emniyete götürüldü, savcılığa sevk edilmesi bekleniyor

Hakkında başlatılan adli sürecin ardından harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, Türker Ertürk'ü saat 14.00 sıralarında gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilerek savcılık makamına ifade vermesi beklenen Ertürk hakkında adli kontrol veya tutuklama talebinin gelip gelmeyeceği ise işlemlerin ardından belli olacak.

Sürece ilişkin güncel yasal ve idari gelişmeler yakından takip ediliyor.

Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması

Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini yazılı bir açıklama yaparak yayımladı

13.09.2026 17:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini paylaştı. Eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının yalnızca okulun ilk günü konuşulup ardından unutulmadığı; kalıcı çözümlerin hayata geçirildiği, Türkiye'yi geleceğe güven ve refah içinde taşıyacak nitelikli ve verimli bir eğitim öğretim yılı olması Eğitim-Bir-Sen tarafından temenni edildi. Bu anlayışla yeni eğitim öğretim yılının eğitim çalışanlarına, öğrencilere, velilere ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Eğitim-Bir-Sen, yazılı açıklama yayımladı. Eğitim-Bir-Sen'in açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Sorunların kalıcı çözüme kavuşturulmasını, güçlü ve büyük Türkiye idealine ulaşmamızı sağlayacak eğitim politikalarının geliştirilmesini ve uygulanmasını bekliyoruz. Yeni döneme umutla bakmamızı sağlayan gelişmelerin başında PISA 2025 sonuçları gelmektedir. Türkiye'nin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında ortaya koyduğu başarı, son yıllarda eğitime yapılan yatırımlar kadar öğretmenlerin emeğinin, gayretinin ve fedakârlığının da bir sonucudur. PISA 2025'te elde edilen bu başarıda büyük pay sahibi olan öğretmenlerimizi takdir ediyor, ortaya koydukları emek ve özveri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu memnuniyet verici tabloya rağmen PISA 2025 sonuçları, bölgeler ve okul türleri arasındaki başarı farklarının arttığını da göstermekte ve eğitimde eşitsizliğin giderilmesi adına daha atılması gereken çok sayıda adımın varlığını ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının mülakat mağduru öğretmenler için PIKTES öğretmen alımı süreci üzerinden ürettiği çözüm, eğitim öğretim yılının başında olumlu bir gelişme olmuştur. Yine iller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci bir hak tanınması ve 2023'te atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği imkânı verilmesi de eğitim çalışanlarının beklentilerine karşılık veren, yerinde bir adımdır. Ancak öğretmen açığı, öğretmen istihdamının bölgeler arası dengesiz dağılımı, iş güvencesiz ücretli öğretmen istihdamı, çalışma barışını ve iş motivasyonunu bozan sözleşmeli öğretmenlik, yer değişikliği taleplerinin karşılanamaması, kariyer basamaklarına esas hizmet süresi tespitindeki eksiklikler, ek ders ücretlerinin yetersizliği, okul yöneticiliğinin kariyer mesleği yerine ikincil görev olarak yürütülmeye çalışılması, gittikçe büyüyen norm kadro fazlası personel sorunu, norm kadro fazlası personelin sürekli yer değişikliğine tabi tutulması, okulların güvenlik görevlisi, yardımcı personel ve bütçe sorunu ile şiddet gibi konularda beklentileri karşılayan adımlar hâlâ atılmış değildir. Görüldüğü üzere, eğitimde vakit kaybına tahammülü olmayan ve yapılması gereken çok iş, çözüme kavuşturulmayı bekleyen onlarca sorun bulunmaktadır. Bu sorunların ertelenmeden çözülmesi, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının işlerinin başına motivasyonu yüksek ve çalışma şartları iyileştirilmiş şekilde gitmelerini sağlayacak adımların atılması, ülkemizin geleceği için olmazsa olmazdır. Yetkililer, eğitim çalışanlarının beklentilerini karşılamalı ve çalışma şartlarını iyileştirecek politikaları hayata geçirme gayretinde olmalıdır."

Bolu'da geri dönüşüm malzemelerinin bulunduğu depoda çıkan yangın kontrol altına alındı

Bolu'da geri dönüşüm malzemelerinin bulunduğu depoda çıkan yangın kontrol altına alındı

13.09.2026 00:10:00
AA
 
Bolu'da geri dönüşüm malzemelerinin bulunduğu depoda çıkan yangın kontrol altına alındı
Bolu'da geri dönüşüm malzemelerinin bulunduğu depoda çıkan yangın kontrol altına alındı

Gerede ilçesine bağlı Yazıkara köyü sınırları içerisinde faaliyet gösteren bir fabrikanın geri dönüşüm malzemelerinin bulunduğu depoda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi.

Bölgede yangın nedeniyle yoğun duman oluşurken, zaman zaman patlama sesleri duyuldu.

Yangın, ekiplerin müdahalesi sonucu kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışması başlatıldı.

Valilik açıklaması

Bolu Valiliğinden yapılan açıklamada, Gerede'ye bağlı Yazıkara köyü sınırları içerisinde faaliyet gösteren bir fabrikanın deposunda saat 18.40 sıralarında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktığı belirtildi.

İhbar üzerine ilgili kurum ve kuruluşlara bağlı ekiplerin ivedilikle olay yerine yönlendirildiği, yangına müdahale çalışmaları başlatıldığı kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Yangın ekiplerimizin yoğun ve koordineli müdahalesi sonucunda kontrol altına alınmıştır. Bölgede soğutma çalışmaları ile güvenlik tedbirleri aralıksız sürdürülmektedir. Yangına müdahale sürecimizde ilimizden ve çevre illerden görev alan tüm ekiplerimize gayret ve fedakarlıkları dolayısıyla teşekkür ediyor, yangın sırasında hafif şekilde yaralanan 2 vatandaşımız başta olmak üzere fabrika çalışanlarına, yöre halkımıza ve hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz." 

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açıldı

 
Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında açılan mezarından örnekler alındı. Örnekler, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

12.09.2026 13:48:00 / Güncelleme: 12.09.2026 14:51:00
AA
 
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açıldı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açıldı
 
İstanbul Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan feth-i kabir kararı kapsamında 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinden oluşan heyet, Ümraniye'deki mezarlığa gelerek mezarın açılması için çalışma başlattı. Heyetin çalışmasıyla açılan mezardan kemik, toprak ve diğer örnekler alındı. Örnekler, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Alınan örnekler, ceza infaz kurumuna ait kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte değerlendirilecek.
İncelemelerin ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulunca Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeni ile ölümünde üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığına ilişkin mütalaa hazırlanacak.
 
Kabri neden açıldı?
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.
 
Eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesine sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir" ifadelerini kullanmıştı.
 
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğinin altını çizerek, şunları kaydetmişti:
"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."
 
Gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen 10 şüpheliden 1'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.
Devam eden çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla feth-i kabir kararı alınmıştı.
 

TESK Başkanı Palandöken: "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz"

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz" dedi

12.09.2026 12:31:00 / Güncelleme: 12.09.2026 13:18:40
İHA
 
TESK Başkanı Palandöken: "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz"
TESK Başkanı Palandöken: "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz"
Yeni eğitimin öğretim döneminin başlamasından önce açıklamalar yapan Palandöken, "İlk, orta ve lisede yaklaşık 18 milyon öğrenci eğitim görüyor. Dolayısıyla 1 milyon 200 binin üzerinde öğretmenimiz var. Ülkemizde yaklaşık 75 bini aşkın okulumuz var. Yeni eğitim öğretim yılında 30 bine yakın güvenlik görevlisi görev yapacak. Dolayısıyla biz aileleri, başta tabii ki çevredeki esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz. Bununla birlikte ailelerin de eğitim döneminde çocukların okul aile birlikleriyle ve öğretmenleriyle temasını geliştirmesi lazım" dedi.

"Okul çevrelerinde kötü alışkanlıklara karşı tedbir alınmalı"

Okul çevrelerinin güvenliği konusunda uyarılarda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Korsan satıcıların veya illegal örgütlerin ürünlerini satan, bağımlılık kazandıran içeriklerden uzak tutulması lazım. En önemlisi çocuklarımızı kontrol etmemiz. Bunların geleceğini daha güvenli, daha emin, gözümüz gibi koruduğumuz; sınıflara yeni başlayandan liseyi bitirip üniversiteye gidinceye kadarki ebeveynlik görevlerimizi de harfiyen yerine getirmemiz lazım. Gidiş geliş saatleri başta olmak üzere, çevresindeki arkadaşları, okuldaki hareketleri mercek altında olması lazım. Hem çevredeki esnaflarımızla birlikte hem de servis araçlarımızla, onların bakımlarıyla güvenli bir şekilde öğrencileri indirip bindiren araçlarda bulunması gereken eğitici ablalarının, koruyucu ablalarının çok dikkatli bir şekilde; evlerinin bulunduğu caddenin, sokağın ve trafik akışını iyi hesap edip indirilip bindirilmesine de dikkat etmesi lazım" diye konuştu.

"Servis şoförlerimizin yeterlilikleri ve araçların bakımı önemli"

Yeni eğitim-öğretim döneminde servis şoförlerinin mesleki yeterliliklerinin ve araç bakımlarının çok önemli olduğuna işaret eden Palandöken, "İnşallah 2026-2027 öğretim yılı başarılı bir şekilde neticelenir. Kazasız belasız ve çocuklarımızın yetişmesindeki, eve geliş gidiş saatlerindeki, beslenmeleri, harcadıkları zamanların, kimlerle birlikte olduklarının da kontrol edilmesi lazım. En önemlisi kolluk kuvvetleri. Hem yerel yönetimler hem de emniyet güçlerinin çok sık takip etmesi çok önemli. Çocukları taşıyan servis araçlarının bakımlı aynı zamanda da can güvenlikleriyle ilgili bütün sorunlar halledilmiş bir vaziyette, servisleri yapılmış, okula getirip götürmelerinde ilgili Oda belgesine dayanan, sertifikaları olan şoförlerimizin bu konuda uyarılmasıyla ilgili tedbirler alındı. Bizim umudumuz inşallah bu sene çok daha dikkatli ve çok daha disiplinli bir şekilde okul hayatlarını idame ettirecek yavrularımıza hepimiz birlikte, toplum olarak da sahip çıkacağız. Onların yetişmeleri, toplumun refaha ermesi, daha iyi neticeleri alması için, hepimize gerekli olan bir uygulama olacak inşallah" ifadelerini kullandı.

Gazilere abluka, Öcalan’a dubleks villa!

Gaziler haklarını isterken polis ablukası ve engellemelerle karşı karşıya kalırken, Abdullah Öcalan için İmralı’da dubleks villa inşa edildiğine ilişkin açıklamalar kamuoyunda büyük tepki yarattı

12.09.2026 11:25:00
Haber Merkezi
 
Gazilere abluka, Öcalan’a dubleks villa!
Gazilere abluka, Öcalan’a dubleks villa!
Gaziler haklarını isterken polis ablukası ve engellemelerle karşı karşıya kalırken, Abdullah Öcalan için İmralı'da dubleks villa inşa edildiğine ilişkin açıklamalar kamuoyunda büyük tepki yarattı. "Gazilere yer yok, terör örgütü elebaşına villa var" eleştirileri yükseldi.

AK Parti eski milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin gazeteci Nagehan Alçı'ya Abdullah Öcalan için İmralı'da "bahçeli ev" yapıldığını söylediğini belirterek, konuya ilişkin dikkat çeken ayrıntılar paylaştı.

Tayyar'ın mesajı

"Madem Devlet Bey, Gazeteci Nagehan Alçı'ya Abdullah Öcalan için İmralı'da bahçeli ev inşa edildiğini açıkladı, biz de biraz açalım.

Mevzudan uzunca süredir haberdardık, bilgiyi aktarana sözümüzden hiç gündeme getirmedik.

Artık söz hükmünü yitirdi.

Devlet Beyin açıkladığı "bahçeli ev" dubleks bir villa.

250 metrekare kapalı alanı var. İki katı kadar bahçesi.

Hem barınma hem çalışma ofisi olarak planlanmış.

Her türlü teknik altyapısı mevcut, görüntülü telefon ve internet imkanı var.

Öcalan henüz yerleşmedi ama villanın ofis şartlarından ihtiyaç halinde yararlanıyor.

Öcalan'ın statü konusundaki ısrarlı talebi Cumhurbaşkanımızdan döndü, silah bırakma işlemi kesinleşmeden adım atmak istemiyor. Doğrusu da bu.

Gaziler Ankara'da günlerce bekledi

Türkiye'nin bağımsızlığı ve güvenliği uğruna mücadele eden gaziler ise geçtiğimiz günlerde Ankara'da haklarını ve taleplerini duyurmak için günlerce eylem yaptı.

Gazilerin basın açıklamalarının engellendiği, polis ablukası altında tutuldukları, Meclis'e girişlerinin engellendiği ve bazı çevrelerce "provokatörlükle" itham edildikleri yönündeki görüntü ve açıklamalar kamuoyuna yansıdı.

Ortaya çıkan tablo şu soruyu gündeme getiriyor:

Bu ülke için canını ortaya koyan gaziler haklarını anlatmak için Ankara'da polis ablukasıyla karşılaşırken, terör örgütünün başındaki isim için İmralı'da 250 metrekarelik dubleks villa hazırlanması hangi vicdana sığar?

Vatan için mücadele eden gazilere gösterilmesi gereken saygı ve imkânlar tartışma konusu olurken, İmralı'da terör örgütü elebaşına villa tahsis edildiği iddiası, yalnızca siyasi değil, aynı zamanda vicdani bir hesaplaşmayı da zorunlu kılıyor.

Sakın ses kaydınızı kaptırmayın!


 
 
Hepimiz sevdiğimiz birinin sesini tanıyabileceğimizi düşünürüz. Ancak klonlama teknolojisi baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Dolandırıcıların ikna edici bir deepfake oluşturmak için tek ihtiyacı olan şey birkaç saniyelik bir ses kaydı. Teknoloji etkileyici olsa da  basit bir teknik dolandırıcıları durdurabilir: Önceden kararlaştırılmış bir güvenlik kelimesi.
 

12.09.2026 00:10:00
Hasan Gündoğdu
 
Sakın ses kaydınızı kaptırmayın!
Sakın ses kaydınızı kaptırmayın!

Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, deepfake dolandırıcılığına karşı alınabilecek önlemleri inceledi; önlemleri sıraladı.
En yaygın dolandırıcılık yöntemlerinden biri, bir akrabayı rastgele arayarak, sevdiklerinin kaçırıldığını düşünmelerini sağlamak için tasarlanmış deepfake ses kaydı dinletmek. Bu sanal kaçırma dolandırıcılıkları, sosyal medya hesaplarından elde edilen kişisel ayrıntılar kullanılarak daha gerçekçi hâle getirilebilir. Dolandırıcılar, saldırı için en uygun zamanı seçmek amacıyla kurbanın veya akrabalarının sosyal medya profillerini de takip edebilirler. Dolandırıcılar için en önemli nokta, kurbanın akrabalarını belirsizlik içinde tutmak ve travmaya uğratmaktır. Bu amaçla, klonlanmış sesi her seferinde sadece birkaç saniye kullanır, hıçkırık sesleriyle karıştırır ve tüm olayı daha inandırıcı ve kaotik hâle getirmek için arka plan gürültüsü ekleyebilirler.

Güvenlik kelimesi nedir?

Bir dolandırıcılığı fark etmek için yapabilecek en basit ama en etkili şeylerden biri, aile üyeleriyle bir "güvenli kelime" üzerinde anlaşmaktır. Bu, aile üyesinin sesinizin deepfake ile değiştirilmiş olabileceğini düşündüğünde isteyebileceği, hatırlanması kolay bir kelime veya cümle olmalıdır. Bir dolandırıcı, güvenli kelimenin ne olduğunu öğrenmenin hiçbir yoluna sahip olmayacaktır; böylece ailenizi fidye ödemesi için kandırmaya yönelik herhangi bir komplo ortaya çıkarılır. Bu kelime hem akılda kalıcı hem de sıra dışı olmalıdır. Ayrıca sosyal medya paylaşımlarınızı okuyarak elde edilebilecek bir şey olmamalıdır.

Güvenlik kelimesini unutulursa ne olur?

Birisi güvenlik kelimesini hatırlayamazsa bir yedek planın olması önemlidir. Yapılacak en iyi şey, aile üyelerini aramayı sonlandırmaya ve ardından adres defterlerinde kayıtlı olan numaranızdan geri aramaya teşvik etmektir. Ya da kurduğunuz mevcut bir grup üzerinden size mesaj göndermelerini sağlayın. Bu, başınızın dertte olup olmadığını onlara anında gösterecektir.  Alternatif olarak, sadece aile üyelerinin bileceği başka bir soru sormayı deneyebilirler. Bu, internette araştırılabilecek herhangi bir bilgi olmamalıdır. Ayrıca bir şeylerin ters gittiğini hissederlerse asla para veya kişisel bilgi göndermemeleri gerektiğini de bilmelidirler.

Deepfake dolandırıcılığına kurban gittiyseniz ne yapmalısınız?

Deepfake teknolojisi her geçen gün daha da inandırıcı hâle geliyor. Siz veya bir aile üyeniz dolandırıldıysa:
Dolandırıcıyla iletişimi derhal kesin.
Bankanızla iletişime geçerek olanları açıklayın ve dolandırılan paranın bloke edilmesi veya iade edilmesi için bir yol olup olmadığını sorun.
İlgili tüm hesaplarda ifşa olmuş olabilecek parolaları değiştirin. Bu, iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirmek ve parola yöneticisinde saklanan her hesap için güçlü, benzersiz parolalara geçmek için iyi bir fırsattır.
İlgili tüm kanıtları (telefon numaraları, kayıtlar) saklayın.
Dolandırıcılığı ilgili makamlara  bildirin.

Bir ücret karşılığında paranızı geri alacağını veya hesaplarınızı güvence altına alacağını vaat eden ikincil dolandırıcılarına karşı tetikte olun. Yalan söylüyorlar. Onlara ödeme yapmak, kayıplarınızı sadece artıracaktır.

Kadınlarda 4 kat fazla görülüyor!


 
 
Tiroit bezi hücrelerinin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla oluşan tiroit kanserinin toplumda görülme sıklığı giderek artıyor. Öyle ki son veriler 40 yılda görülme oranının 3 kat arttığını ortaya koyuyor.

12.09.2026 00:10:00
Murat Çorbacı
 
Kadınlarda 4 kat fazla görülüyor!
Kadınlarda 4 kat fazla görülüyor!

Özellikle kadınları etkileyen kanser türleri arasında yer alan tiroit kanserinde son yıllarda artış yaşanıyor. Bu artışın nedenleri arasında sağlıksız beslenme, kanser yapıcı maddelere daha fazla maruz kalma ve obezite gibi etkenler yer alsa da günümüzde şüpheli nodüllere erken tanı konulabilmesi de büyük rol oynuyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Köstek, modern teknolojiler sayesinde tiroit kanserinin günümüzde erken dönemde tespit edilebildiğine ve ciddi sonuçlara yol açmadan tedavi edilebildiğine dikkat çekerek, "Erken tanı için özellikle ailesinde tiroit kanseri öyküsü bulunan ve radyasyon tedavisi almış kişilerin, herhangi bir yakınmaları olmasa bile tarama amacıyla tiroit bezlerinin ultrasonografi ile değerlendirilmesi yaşamsal önem taşımaktadır" dedi. Ayrıca tiroit nodülü bulunan kişilerin düzenli takiplerini aksatmamaları gerektiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Köstek, "Eğer nodüller yakın zamanda ultrasonografi ile değerlendirilmediyse hastalarımıza en kısa zamanda tetkiklerini planlamalarını önermekteyiz" şeklinde konuştu.

Boyundaki her şişlik kanser anlamına gelmiyor, ancak…

Boynun ön kısmında, nefes borusunun hemen üzerinde yer alan kelebek şeklindeki tiroit bezi; metabolizmanın düzenlenmesinden kalp hızının ayarlanmasına ve vücut ısısının kontrolüne kadar çok sayıda yaşamsal işlevde rol oynayan hormonları üretiyor. Bu dokuda yer alan hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucunda tiroit kanseri gelişiyor. Aslında tiroit nodülleri toplumda oldukça yaygın görülüyor ve bunların yalnızca küçük bir bölümü kanser taşıyor. Birçok alt tipi bulunan tiroit kanserinde en sık görülen ve daha yavaş seyreden papiller tip öne çıkıyor. Bunun dışında daha hızlı seyreden 'anaplastik tip' daha ölümcül sonuçlara yol açabilse de papiller tip tiroit kanserine kıyasla çok daha nadir görülüyor. Tiroit bezindeki hormon üretmeyen hücrelerden kaynaklanan bir başka alt tipi de medüller tiroit kanseri olarak adlandırılıyor.

İyot eksikliğinden obeziteye birçok nedeni var

Tiroit kanseri erkeklere kıyasla kadınlarda 4 kat daha fazla görülüyor. Kadınlarda neden daha sık rastlandığına dair net bir bilgi bulunmamakla birlikte bazı hormonların ve otoimmün hastalıkların etkisi olduğu düşünülüyor. Tiroit kanserinin tek bir sebebi olmamakla beraber, özellikle iyot eksikliği önemli bir etken olduğu için kara lahana gibi iyot eksikliğine yol açabilecek sebzeleri fazla tüketmekten kaçınmak gerekiyor. Ayrıca sağlıksız beslenme, obezite ve tütün ürünlerinin kullanılması da tiroit kanseri riskini artırıyor. Doç. Dr. Mehmet Köstek, çocukluk çağında radyasyon tedavisi gören veya ailesinde tiroit kanseri ya da guatr öyküsü bulunan kişilerin de daha fazla risk altında olduğunu belirtiyor.

Erken dönemde belirti vermeyebiliyor

Tiroit bezinin boyunda, kasların hemen altında yer alması nedeniyle kitle büyümeden dışarıdan fark edilmeyebiliyor veya çevre dokulara yayılmadan belirgin bir bulgu vermeyebiliyor. Bu nedenle hastalık, genellikle başka sebeplerle yapılan incelemelerde veya check-up için başvuran hastalarda tesadüfen teşhis ediliyor. Kanser ilerledikçe hastalar boyunda şişlik, seste çatallanma veya kısıklık gibi ses şikayetleri, nefes darlığı, yutkunma güçlüğü ve boyunda baskı hissi gibi sorunlarla hekime başvurabiliyor. Doç. Dr. Mehmet Köstek, ancak bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavi sürecinin zorlaştığını ifade ederek, "Dolayısıyla ileri aşamaya gelmeden önce şüpheli nodüllerin erken dönemde saptanması ve tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.

Tanıda biyopsi kritik rol oynuyor

Tiroit nodülünün kötü huylu olup olmadığının belirlenmesinde biyopsi işlemi kritik bir rol oynuyor. Hekiminiz, tiroit ultrasonunda şüpheli tiroit nodülleri tespit ederse, belirli risk bulgularını taşımanız halinde biyopsi planlıyor. Biyopsi sonucunda kanserle uyumlu tanı konulursa kötü huylu dokunun vücuda yayılmadan önce çıkarılması için cerrahi tedavinin planlanması aşamasına geçiliyor.

Ömür boyu ilaç kullanmaya gerek kalmayabiliyor

Tüm kanser türlerinde olduğu gibi tiroit kanserinde de erken tanı ve tedavinin yaşamsal önem taşıdığını anlatan Doç. Dr. Mehmet Köstek, sözlerine şöyle devam etti: "Erken tanı konulan tiroit kanserinde yalnızca tiroit bezinin bir tarafının alınması yeterli olabilmekte ve bu sayede hastaların ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyacı ortadan kalkabilmektedir. Ameliyat sonrasında 'atom tedavisi' olarak bilinen radyoaktif iyot tedavisine duyulan gereksinim de önemli ölçüde azalmaktadır. İleri evrede ise tiroit bezinin alınmasıyla birlikte lenf bezlerinin de çıkarılması gerekebilmektedir. Bu ameliyatlar çok daha uzun süren ve komplikasyon riski daha yüksek olan ameliyatlardır. Ayrıca ileri evre tiroit kanserinde ömür boyu tiroit ilacı kullanmaya ihtiyaç duyulmaktadır."

Cerrahi yöntemde başarı oranı oldukça yüksek

Erken tanı konulan tiroit kanserinde cerrahi yöntem tedavinin ilk ve önemli basamağını oluşturuyor. Günümüzde tiroit kanseri cerrahisinden son derece başarılı sonuçlar elde ediliyor ve hastaların yaşam süreleri etkilenmeden hayatlarına devam etmeleri sağlanabiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Köstek, ameliyatın boynun ön kısmında yaklaşık dört santimetrelik bir kesiden gerçekleştirildiğini anlatarak, "Hastalarımız ertesi gün taburcu edilmekte ve 3-4 gün içerisinde normal yaşamlarına dönebilmektedir. Deneyimli cerrahlar tarafından, uygun cerrahi teknikle gerçekleştirilen operasyon sonrası komplikasyon riski ise çok düşüktür" bilgisini verdi.

Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı

Iğdır'ın Aralık ilçesinde devriye görevi yapan askeri aracın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 1 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı

11.09.2026 21:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı
Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı
Iğdır'ın Aralık ilçesinde devriye görevi yapan askeri aracın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 1 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı.

Kaza, bugün saat 15.30 sıralarında Aralık ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Şehit Bülent Aydın Karakolu'nda görev yapan personelin içerisinde bulunduğu askeri araç, devriye görevi sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak devrildi.

Kazada araçta bulunan askerlerden 1'i şehit oldu, 2 asker yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı askerler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Nevruz Erez Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Şehit olan asker ile yaralanan 2 askerin kimlikleri henüz açıklanmadı. Askerlerin kimliklerinin, yapılacak resmi açıklamanın ardından kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Lüks düğünün ardından çember daralıyor

Sosyal medyada sergilenen kilolarca altın ve lüks yaşamın ardından başlatılan soruşturmada sarsıcı gelişmeler yaşanıyor. "Vanlı Kara Haydar" lakaplı Mehmet Fatih Tançalan'ın tutuklanmasının ardından, 222 milyon liralık gizemli para trafiğini ortaya çıkaran MASAK raporu dosyaya girdi. Soruşturma kapsamında kayınvalide gözaltına alınırken, sosyal medya fenomeni gelin Çağla Öz Tançalan'ın firari olarak arandığı bildirildi

11.09.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Lüks düğünün ardından çember daralıyor
Lüks düğünün ardından çember daralıyor
Kamuoyunda "Vanlı Kara Haydar" ismiyle tanınan Mehmet Fatih Tançalan ile sosyal medya fenomeni eşi Çağla Öz Tançalan'ın geçtiğimiz pazar günü Van'da gerçekleştirdiği şatafatlı düğün, adli makamları harekete geçirdi. Geline takılan kilolarca altın ve lüks yaşam paylaşımlarının ardından, Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada çember giderek daralıyor.

"Devleti aşağılama" (TCK 301) ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla gözaltına alınan Mehmet Fatih Tançalan çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanırken, firari durumdaki eşi Çağla Öz için yakalama kararı çıkarıldı. Soruşturmanın son dalgasında ise kayınvalide İstanbul'da yakalandı.

74 bin liralık gelire karşılık 222 milyon liralık trafik!

Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan rapor, çiftin paravan olduğu değerlendirilen finansal ağını gözler önüne serdi. Raporda öne çıkan çarpıcı detaylar şunlar oldu:

Gelir Uyumsuzluğu: Mehmet Fatih Tançalan'ın 2020 yılından itibaren resmi kayıtlardaki toplam ticari kâr beyanının sadece 74 bin 281 TL olduğu görüldü. SSK kaydı bulunmasına rağmen prime esas kazanç bilgisine rastlanmadı.

Devasa Banka Hareketleri: Çiftin resmi gelirleriyle tamamen çelişen bir servet artışı tespit edildi. Mehmet Fatih Tançalan'ın banka hesaplarında yaklaşık 115 milyon TL, eşi Çağla Öz Tançalan'ın hesaplarında ise 107 milyon TL'yi aşkın para hareketi belirlendi. Çiftin toplam banka transfer trafiği 222 milyon TL'yi aştı.

Lüks Araçlar: Çiftin üzerine kayıtlı, mali profilleriyle uyuşmayan çok sayıda ultra lüks otomobilin alım, satım ve devir işlemleri mercek altına alındı.

"Altınlar emanet, Dubai'den kazanıyorum" savunması çöktü

Mehmet Fatih Tançalan ifadesinde, düğünde sergilenen ve milyonlarca lira değerinde olan takıların, kuyumcudan reklam amaçlı "emanet" alındığını iddia etmişti. Ancak MASAK raporunda yer alan kuyumcu faturası, takıların bir kısmının doğrudan satıldığını kanıtlayarak bu savunmayı çürüttü.

Tançalan'ın, paranın kaynağını Dubai üzerinden yürütülen "mail order" ticaretine dayandırma çabası da boşa çıktı. İncelemelerde, yurt dışından çiftin hesaplarına yasal finansal kanallar aracılığıyla gelen herhangi bir fon transferine rastlanmadığı açıklandı.

Fenomen gelin firarda, annesi gözaltında!

Operasyonun ardından sosyal medya hesaplarını aniden kapatarak sessizliğe bürünen fenomen gelin Çağla Öz Tançalan, hakkında verilen gözaltı kararına rağmen henüz yakalanamadı ve polis ekiplerince her yerde aranıyor.

Buna karşın, MASAK raporunda şüpheli para hareketlerinde rolleri olduğu belirlenen isimlere yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, Çağla Öz'ün annesi N.O. İstanbul'da, şüphelilerden M.S.T. ise Van'ın Muradiye ilçesinde gözaltına alındı.

Kabarık suç dosyası ve şok iddialar

Tutuklanan Mehmet Fatih Tançalan'ın UYAP adli sicil taramasında 37 ayrı soruşturma ve 20 kovuşturma kaydı olduğu belirlendi. Öte yandan, ünlü sanatçı Ferdi Tayfur'un damadı Muhammet Aydın da Tançalan'ın tutuklanmasının ardından şok bir iddiada bulunarak, "Vanlı Kara Haydar yaklaşık bir ay önce benim iş yerime çökmeye çalıştı, elimde tüm yazışma ve mesaj kayıtları var" açıklamasını yaptı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuya ilişkin yaptığı resmi açıklamada net bir mesaj vererek, "Sanal şöhret, suçun ve suç gelirlerinin gizlenmesine perde olamayacaktır" ifadelerini kullandı. Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın geniş çaplı kara para aklama soruşturması çok yönlü olarak devam ediyor.

Kiracı vahşetinde detaylar ortaya çıktı

Maltepe'de ev sahibi ve eşini silahla öldürüp, olay yerindeki avukatı ise ağır yaralayan şüphelinin ifadesi ortaya çıktı. Şüpheli ifadesinde, karşı tarafın kendisine hakaret ettiğini, daha sonra evine giderek ruhsatsız tabancasını aldığını ve olayın gerçekleştiğini beyan etti

11.09.2026 16:30:00
İHA
 
Kiracı vahşetinde detaylar ortaya çıktı
Kiracı vahşetinde detaylar ortaya çıktı
Maltepe'de ev sahibi çifti öldüren şüphelinin ifadesi ortaya çıktı.

Olay, dün öğle saatlerinde Maltepe'de meydana gelmişti. Gülsuyu Mahallesi Taşocağı Sokak'ta çıkan tartışmada ev sahibi Osman A. ile eşi Nursen A'yı öldürdüğü, avukat Emir Ali S.'yi ise ağır yaraladığı gerekçesiyle özel harekat polislerince gözaltına alınan Mehmet T.,'nin Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'ndeki işlemleri tamamlandı. Zanlı, hastanedeki sağlık kontrolünün ardından Anadolu Adliyesi'ne götürüldü. Öte yandan soruşturmanın detaylarına ulaşıldı.

Cinayetin detayları ve şüphelinin ifadesi ortaya çıktı

Şüpheli Mehmet T.'nin yaklaşık 30 yıldır binada kiracı olduğu, maktul tarafın ise Almanya'da yaşadığı ve binanın tamamının sahibi olduğu öğrenildi. Hayatını kaybeden çiftin, yaklaşık 10 yıl önce binayı satmak istediği, Mehmet T.,'nin de binaya talip olduğu ve bu kapsamda binada tadilat yaptırdığı belirlendi. Şüphelinin, tadilat masrafları ve satışla ilgili olarak ev sahibi tarafa bir miktar para verdiği, ancak binanın bir bölümünün kaçak olması nedeniyle anlaşmanın gerçekleşmemesi üzerine verdiği paranın yanı sıra tadilat masraflarını da geri istediği öğrenildi. Taraflar arasında yapılan anlaşmanın ardından binadaki kiraların Mehmet T. tarafından toplandığı, bu süreçte taraflar arasında alacak verecek meselesi nedeniyle anlaşmazlık yaşandığı belirtildi.

Maktul tarafın bu süreçte Türkiye'ye geldiği, açılan dava sonucunda sürecin kendi lehlerine sonuçlanmasının ardından olaydan bir gün önce binanın zemin katındaki giriş bölümünde bulunan dükkanların tahliye ettirildiği öğrenildi. Mehmet T.'nin de söz konusu dükkanlardan birini ofis olarak kullandığı ve tahliye işlemi sırasında maktul tarafın olayda yaralanan avukatıyla birlikte bulunduğu belirtildi. Taraflar arasında burada tartışma yaşandığı, karşı tarafın ertesi gün yeniden geleceklerini söylediği öğrenildi.

Şüpheli Mehmet T.'nin ifadesinde, bu sırada karşı tarafın kendisine hakaret ettiğini, daha sonra evine giderek ruhsatsız tabancasını aldığını ve olayın gerçekleştiğini beyan etti. Ayrıca şüphelinin, kalabalığa ateş etmesinin amacının karşı tarafı dağıtmak olduğunu savunduğu, olayın ardından teslim olacağını ancak polis ekiplerinin gelmesi üzerine teslim olduğunu söylediği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.