logo
27 AĞUSTOS 2026

Emlak sektörünün en büyük sorunu yeterli yasal düzenlemenin olmaması

Emlak sektörü gibi önemli bir alanda yeterli yasal düzenlemelerin olmaması, sektörün en büyük sorunlarından biri. Ayrıca bina kalitesi, teknik sorunlar ve kullanım detayları hakkında bilgi sahibi olmayan emlakçılar, doğru yönlendirmeler de yapamıyor

07.02.2024 10:22:00
Hasan Parlak
 
Emlak sektörünün en büyük sorunu yeterli yasal düzenlemenin olmaması
Emlak sektörünün en büyük sorunu yeterli yasal düzenlemenin olmaması
Emlak sektörü, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla büyüyen ve önem kazanan bir sektördür. Ancak bu büyümeyle birlikte bazı sorunlar da ortaya çıkmaktadır. Emlak sektörü gibi önemli bir alanda yeterli yasal düzenlemelerin olmaması, sektörün en büyük sorunlarından biridir. 2018 yılında kabul edilen yönetmelik, bazı emlakçılar tarafından mesleğin önünün kesilmek istendiği şeklinde eleştirilmektedir.

Emlak komisyoncularının teknik bilgi eksikliği, alıcı ve satıcıların güvenini azaltmaktadır. Bina kalitesi, teknik sorunlar ve kullanım detayları hakkında bilgi sahibi olmayan emlakçılar, doğru yönlendirmeler yapamayabilir.

Ülke ekonomisinin gidişatı, emlak sektörünü doğrudan etkiler. Konut kredisi faiz oranları, sektörün canlılığını veya zorluğunu belirler.

Sahibinden emlak satışı, emlakçıların en çok muzdarip olduğu konulardan biridir. Yetersiz pazarlama, yanlış fiyat belirlemesi ve zaman kaybı gibi sorunlar bu satış yöntemiyle ilişkilidir.

Yeni yapıların fiyatları yüksek olabilirken, eski dairelerin satılma ihtimali düşebilir. Hem alıcılar hem de satıcılar için denge sağlamak önemlidir. Emlak sektöründe bilgi sahibi, donanımlı ve tecrübeli emlakçıların yer alması gerekmektedir. Aynı zamanda sektöre olan saygı ve güvenin arttırılması, sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır.


Emlak sektöründe çalışmak için hangi eğitim alınmalı?


Emlak sektöründe çalışmak isteyenler için belirli eğitimler gereklidir. Emlakçı olmanın ilk yasal adımı, emlak danışmanlığı eğitimidir. Bu eğitim, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'e göre en az 100 saatlik bir süreçte verilir. Eğitim, emlakçılıkla ilgili temel bilgileri içerir ve resmi olarak yetki belgesi alma şartlarından birini yerine getirmenize yardımcı olur. Eğitim sonunda alınan sertifika, MYK sınavlarına giriş hakkı kazandırır ve emlak yetki belgesi başvurusu yapmanızı sağlar.

Emlak brokerliği, emlak ofisinin yönetiminden ve gayrimenkul işleyişinden sorumlu bir meslek alanıdır. Bu eğitim, emlak ofisinin patronu olan emlak brokerleri için önemlidir. Emlak brokerliği eğitimi, yönetim, pazarlama, müşteri ilişkileri ve emlak hukuku gibi konuları içerir.

Emlak sektöründe başarılı olmak için iyi iletişim becerileri gereklidir. Halkla ilişkiler ve iletişim eğitimleri, müşteri ilişkilerini güçlendirmek ve profesyonel iletişim kurmak için önemlidir. Emlakçılar, teknik bilgiye sahip olmalıdır. Emlak değerleme, tapu sicili, şehir planlama ve emlak hukuku gibi konularda uzmanlık kazanmak için ilgili eğitimleri almalıdır. Emlak sektöründe çalışmak isteyenler, yukarıda bahsedilen eğitimleri alarak yetkinlik kazanabilir ve başarılı bir kariyer yapabilirler.

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi

27.08.2026 13:42:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi
 Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi
Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep 'Paranız yok, ne yapacaksınız?' dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi.
Günaydın, Yeni Parti Gaziemir İlçe Başkanlığı'nı ziyaret etti. Ziyarette Günaydın'a Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şılancı, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık ve partililer eşlik etti.
Ziyarette açıklamalarda bulunan Günaydın, Yeni Parti'nin üye sayısının 600 bine yaklaştığını söyledi.
Mutlak butlan kararı sürecini hatırlatan Günaydın, partinin üye sayısı ve bağışlara ilişkin güncel verileri paylaşarak, şunları söyledi:
"Biz ya kumpasın içinde kalıp çürüyecektik ya da içinden çıkıp milletin önüne yeni bir hedef koyacaktık. Aslında bu bizden çok milletin planıydı. 24 Mayıs'ta bu memleketin en köklü ve birinci partisine polis, biber gazı ve plastik mermiyle girdi. Dünya demokrasisi adına utanç günüdür. Ancak altında kalınmadı. Hep beraber Anadolu'ya çıktık ve yürüdük. Yalnızca 2 ay sonra 24 Temmuz'da partimizi kurduk. Yeni Parti 1 aylık bir parti. Bir gün evvel 503 bin üyemiz vardı, şu an muhtemelen 600 bin üyesi olan bir siyasi partiyiz. İnanıyorum ki kısa sürede 1 milyon üyeyi geçeceğiz. Üyelerimizin yüzde 70'i CHP'den bize gelen seçmen, yüzde 30'u daha önce bir siyasi partiye üye olmayan yurttaşlarımız.

244 belediye başkanı Yeni Parti'ye geçti
Bize hep 'Paranız yok, ne yapacaksınız' dediler. Evet paramız yok. Biz otobüslerin üzerinde çok konuşmalar yaptık. Ama bir sokağın köşesinde bir bank bulup üzerine çıkabildiyseniz ve yurttaş sizi sevgiyle sarıp sarmalamışsa o bank, 50 otobüs ediyor. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı. Tokak'ın Çevrecik kasabasında bir vatandaş gelip ,'Paramız yok diye üzülmeyin, bir adım geri atmayın. Sizin için tosun besliyorum' dedi. Anadolu'da bu memleket için tosun besleyenler kaldığı sürece hiç kimse bu memlekete yan gözle bakamaz, kimse bu cumhuriyeti yıkamaz. Her türlü engelleme ve tehdide rağmen 244 belediye başkanımız bizimledir. Geri kalan arkadaşlarımızla da yollarımız beraber akıyor. Çünkü bu yol, cumhuriyet ve demokrasinin yoludur."

"Söylenebilecek olumlu bir şey kalmamış"
Günaydın, Türkiye'nin dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğunu ama ülkede en az 30 milyon insanın açlık sınırının altında gelirle yaşadığını belirtti. 28 bin lira olan asgari ücretin satın alma gücünün 23 bin liraya düştüğünü bildiren Günaydın, açlık sınırının ise 35 bin lira olduğuna işaret etti. Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Demek ki 10 milyon asgari ücretli açlık sınırın altında. Emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıkarıldı, ortalaması da 25-26 bin lira. Yani emeklilerin yüzde 85-90'ı açlık sınırının altında. 'Faiz sebep, enflasyon sonuç' diyerek olmayan bir teoriyi bu memlekete dayatarak; faizi, enflasyonu, kuru eş zamanlı zıplatmayı başarabilmiş bir ordu var. Bu işin mimarı, Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bunların tamamı, bu ülkenin ekonomik olarak iflasının görüntüleridir. Üreten sektörler artık memlekette kalamıyor. Türkiye'nin en köklü sektörü tekstil Mısır'a gitmek zorunda kalıyor. Çünkü bu maliyetlerle üretim yapamıyor, kur nedeniyle ürettiği ürünü ihraç edemiyor. Türkiye'de işsizlik rakamı 12 milyonu aşmış durumda. Ekonomi adına söyleyebilecekleri olumlu bir şey kalmamış.

"Türkiye geleceğini kaybediyor"
Türkiye'de 'Adalete güveniyor musunuz' sorusuna yüzde 18 'Evet' diyor. Yani AKP'ye ya da MHP'ye oy verenlerin önemli bir kısmı da adalete güvenmiyor. Türkiye geleceğini kaybediyor. 10 gence 'İmkanınız olsa yurt dışına gider misiniz' diye soruyorsunuz. 10 çocuktan 9'u 'Fırsatını bulsam hemen yurt dışına giderim' diyor. Gençler üniversiteye gidemiyorlar, yurt ve burs bulamıyorlar, mülakatlarda eleniyorlar. Bırakın ev almayı, bir ev kiralayamıyorlar. Evlenemiyorlar. Son 10 yıl içinde Türkiye'de evlenme sayısı düşüyor, boşanma sayısı artıyor. Bu, ülkenin yaşadığı derin bunalımı ortaya koyuyor."

Nisan 2027'de seçime girmeye hazır olacak
Yeni Parti'nin "inşa ve itirazı" beraber yürüttüğünü belirten Günaydın, şu ifadeleri kullandı:
"İtiraz ediyoruz çünkü bu ülkenin yaşanacak hali kalmadı. İtirazımıza 'Evet diyerek' yanımıza gelen vatandaş, 'Artık bana bu memleketi nasıl düzelteceğini anlat' diyor. Demek ki bizim yeni derdimiz inşa etmek. Adaleti yeniden tesis etmek, insanları üretir kılmak. Bunun yanında barışı sevgiyi ve demokrasiyi bu memlekete egemen kılmak. Biz artık birilerinin bize bağırmasından, kendi küçük kariyer planı için memleketin insanını bölen anlayıştan bıktık. Biz, refahtan pay alan bir memleket kurmak istiyoruz. Yeni Parti bunu yapacak. Bir yokuşun ortasına kadar tırmandık. Bütün halkımıza dönüp şunun güvencesini verelim: Hangi engeli çıkarıp kumpas kurarlarsa kursunlar Yeni Parti bunu aşacaktır. Tek gücümüz milletimizin kendisidir. 6 ay sonra Yeni Parti seçime girebilecek duruma gelecek. Yani partimizi Nisan 2027'de seçime girecek şekilde inşa ediyoruz. Erken ya da baskın seçim olursa? İsterlerse yarın yapsınlar. Yeni Parti var, yedek parti var, dost parti var, millet var. Her gün bir yerdeyiz. 'Dışarı çıkamayacaksınız, halkın gözüne bakamayacaksınız' diyorlardı ya Allah kimseyi yanında 300 koruma olmadan halkın arasına çıkamayan siyasetçi konumuna düşürmesin. Bizim kimseyle özel bir kavgamız yok, biz yolumuza bakıyoruz. O yolda karşımızda Cumhur İttifakı bloğu var. O bloğu iktidardan indirmedikten sonra bu ülkeye barış ve demokrasi gelmez. Biz bunu yapacağız."

CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi

CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi. Yavaş cephesinden yapılan resmi açıklamada, herhangi bir görüşme gerçekleşmediği belirtildi

27.08.2026 13:21:00
Haber Merkezi
 
 CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi
 CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi
CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın dün yaptığı "Mansur Bey, CHP'nin siyaseti içinde, siyasal kimliğinin ve kurumsal kimliğinin içinde siyaset yapmaya karar vermiş durumdadır. Dolayısıyla ondan başka bir açıklama duymadıkça bunu böyle kabul etmek gerekir. Biz kendisiyle görüşüyoruz" yönündeki açıklamalarının ardından, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş cephesinden net bir yalanlama geldi.

Kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yayımlanan resmi basın açıklamasında, Müslim Sarı'nın iddiaları şu sözlerle net bir şekilde tekzip edildi: "Sayın Mansur Yavaş ile Sayın Müslim Sarı arasında, Yavaş'ın siyasi geleceğine veya herhangi bir siyasi kararına ilişkin bir görüşme gerçekleşmemiştir."

Açıklamada, Yavaş'ın şu aşamadaki tek önceliğinin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki dengeler ve başkente sunulan hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesi olduğu ifade edildi. Önümüzdeki günlerde Belediye Meclisi'nde boşalan görevler için yapılacak seçimler öncesinde ortak iradenin korunmasının ve birlik içinde hareket edilmesinin önemine dikkat çekildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Özellikle son günlerde Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik bir operasyon yapılacağı ve Belediye Meclisi'ndeki dengelerin değiştirilerek belediye yönetiminin AK Parti'ye geçeceği yönünde birtakım çevrelerce açıkça iddialar dile getirilirken; henüz ortada başlamış bir seçim süreci dahi yokken Sayın Yavaş'ın siyasi geleceğinin tartışmaların içine çekilmesini doğru bulmuyoruz."

"Sayın Yavaş bu konudaki tutumunu daha önce de birçok kez açıkça ifade etmiş, 'Gerekli gördüğümde açıklamayı bizzat benden duyarsınız' demiştir. Bugün de aynı noktadadır" denilen açıklamada "Sayın Yavaş'ın kendi ağzından yapılmamış hiçbir açıklama, kendisi adına verilmiş bir karar veya alınmış bir tutum olarak değerlendirilmemelidir" ifadelerine yer verildi.

Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı

AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şirvan-Pervari fay hattının bazı kollarının 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi

26.08.2026 22:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı
Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı
AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şirvan-Pervari fay hattının bazı kollarının 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve MTA Genel Müdürlüğü'nce yürütülen "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi" kapsamında, 25 Nisan'da başlayan saha çalışmalarının ilk etabı 2 Mayıs'ta tamamlandı. Çalışmalar, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinin katkılarıyla, farklı üniversitelerden akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi.



AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir başkanlığındaki 6 kişilik araştırma ekibi, Şirvan ve Pervari ilçelerinin kırsalında fay hattı üzerinde incelemelerde bulundu. Ekipte Fırat Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağlar Özkaymak, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Volkan Karabacak, Dokuz Eylül Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özkan Cevdet Özdağ ve doktora öğrencisi Büşra Yerli yer aldı. İncekaya ve Köprüçay köyleri kırsalında açılan hendeklerde fayın geçmişteki hareketleri incelenirken, bölgede meydana gelen depremlerin zamanlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, açılan hendeklerde fayın geçmişte yüzeye kadar ulaşarak yıkıcı deprem ürettiğine ilişkin bulgular gözlemlediklerini belirtti. Fay hattının yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda olduğunu ifade eden Sözbilir, farklı segmentlerden oluşan fayın bazı kollarının 7 büyüklüğüne kadar deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Sözbilir, fayın yeniden hareket etmesi halinde Siirt, Şirvan, Pervari ve Şırnak çevresindeki yerleşimlerin önemli ölçüde etkilenebileceğini belirterek, fayın son ne zaman kırıldığının ve deprem tekrarlama periyodunun ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çekti.



Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağlar Özkaymak ise çalışmaların, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından başlatılan geniş kapsamlı proje kapsamında yürütüldüğünü ifade etti. Özkaymak, fayın en son ne zaman kırıldığını ve deprem tekrarlama periyodunu belirlemeye çalıştıklarını belirterek, elde edilecek sonuçların bölgedeki deprem riskinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını kaydetti.

Araştırmacılar, fay hattının farklı kollarında ilerleyen süreçte yeni hendek çalışmalarının yapılacağını ve tarihlendirme çalışmalarının ardından elde edilen sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı

Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı

26.08.2026 14:00:00 / Güncelleme: 26.08.2026 14:01:34
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı
 Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı
Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri 1071'de Sultan Alparslan'ın açtığı kutlu kapı, 1922'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kocatepe'den başlattığı Büyük Taarruz ile ebediyen mühürlenmiştir" dedi. 

Hüseyin Baş'ın paylaşımı şöyle:
"1071'de Sultan Alparslan'ın Malazgirt'te açtığı kutlu kapı, 1922'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kocatepe'den başlattığı Büyük Taarruz ile ebediyen mühürlenmiştir. Biri Anadolu'yu yurt kılan, diğeri ise bu yurdun asla işgal ve esaret kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden iki büyük zaferdir. Kutlu olsun! "

"Malazgirt'te açılan yurt kapısı, Büyük Taarruz'la ebedileşti"

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Merkezinden yapılan açıklamada ise, "Malazgirt'te açılan yurt kapısı, Büyük Taarruz'la ebedileşti. 1071'in ve 1922'nin aziz hatırasıyla; Sultan Alparslan'dan Gazi Mustafa Kemal'e tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz" ifadeleri yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi

26.08.2026 13:34:00
AA
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Milli Park Alanı'nda düzenlenen 955. Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı'nda yaptığı konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve bazı siyasi partilerin genel başkanları ile katılımcıları selamlayarak başladı.

Dün Anadolu'nun giriş kapısı Ahlat'taki etkinlik alanını ziyaret ederek gençlerle kucaklaştıklarını söyleyen Erdoğan, daha sonra Kabine Toplantısı'nı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesi'nde 3. kez gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi de Bizans'ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu'nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt'te sizlerle beraberiz. Konuşmamın başında Malazgirt Zaferi'mizin 955. yıl dönümü mübarek olsun diyorum. Malazgirt'te hem dehasının hem de bileğinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan'ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemal-i edeple yad ediyorum." ifadelerini kullandı.

Etkinlik meydanını tıka basa doldurarak, dünyaya çok güçlü birlik ve beraberlik mesajı veren vatandaşlara şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Gelecekteki zaferlerimizin, istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum. Tarihinize, ruh köklerinize, ecdadın mukaddes emanetine sahip çıktığınız için, Alparslan'ın ve gaza erlerinin o mübarek ruhlarını bugün bir kez daha şad ettiğiniz için, şu muhteşem kardeşlik tablosu için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Rabb'im sizleri korusun. Rabb'im bu aziz millete, bu büyük devlete en güzel, en hayırlı hizmetleri yapmayı siz gençlerimize nasip eylesin. Bugün aynı zamanda Anadolu'nun harimiismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz'un 104. seneidevriyesini idrak ediyoruz."

Konuşması sırasında kadınların sık sık zılgıt çekmesi, gençlerinse hep bir ağızdan slogan atması üzerine Erdoğan, "Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Sağ olun." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle Milli Mücadele'de bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim. Sevgili gençler, biz Malazgirt'te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz." diye konuştu.

"Bu coğrafyada bizim güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur"
Cumhurbaşkanı Erdoğan programda yaptığı konuşmada, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz." ifadesini kullandı.

Erdoğan "Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur." diye konuştu.

"Terörsüz Türkiye hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık.

Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık.

Tahriklerle tuzaklarla Türkiye'nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur."

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı

26.08.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
 Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı
 Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı.

Denizolgun'un Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarı 19 Ağustos'ta açılmıştı.

Başsavcılık, 25 Ağustos'ta hazırlanan bilirkişi raporunda "şüpheli ölüm" tespiti olduğunu ve bunun üzerine, 16 Ağustos'tan beri tutuklu bulunan Süleymancılar lideri Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Başsavcılık 2016'daki ölümün ardından "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" raporu altında imzası bulunan doktorlar hakkında da "resmi belgede sahtecilik" suçundan soruşturma açıldığını belirtti ve ekledi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızın 24/02/2026, 01/06/2026 ve 14/07/2026 tarihli, otopsi video kaydının gönderilmesi yönündeki talep yazılarına, özü itibariyle 'böyle bir kayıt yoktur' şeklinde cevap veren, ancak 18/08/2026 tarihinde kayıt vardır diyerek, gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan soruşturma devam etmektedir."

Eski AKP milletvekili ve aynı zamanda Denizolgun'un yeğeni olan Fatih Süleyman Denizolgun'un Bakırköy savcılığına "şüpheli ölüm" başvurusu bulunuyordu.

Savcılıktan 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Denizolgun'un "gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alınmıştır" denildi.

Savcılık açıklamasında, Denizolgun'un "ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayet olduğu" kaydedildi.

Denizolgun Eylül 2016'da hayatını kaybetmişti.

Refah Partisi'nden 1995 yılında milletvekili seçilen Arif Ahmet Denizolgun, 1998-1999 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığı görevini yürüttü. NATO Komisyon Başkanlığı da yaptı.

Denizolgun cemaatin ilk lideri Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu. 1959'da ölen Tunahan'ın mezarı da Karacaahmet'te bulunuyor.

Denizolgun'un ölümünün ardından cemaatin başına Tunahan'ın bir başka torunu Alihan Kuriş geçti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çıkar amaçlı suç örgüt kurma ve örgüte üye olma gibi suçlamalarla gözaltına alınan Alihan Kuriş 16 Ağustos'ta tutuklandı.

Kuriş'e "çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamaları yöneltiliyor.

İfade tutanağında Kuriş tüm suçlamaları reddetti ve bunun bir "itibar suikastı" olduğunu savundu.

Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek

Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek

26.08.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek
 Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek
Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği, Suriye vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarında değişikliğe gitti.

Buna göre, Türkiye'nin dış temsilciliklerinden alınan geçerli vizelerde hava yolu şartı kaldırıldı. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek.

Büyükelçiliğin açıklaması şöyle:

"Suriye vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarında yapılan yeni düzenlemeyle, 'hava yoluyla seyahat' şartı kaldırılmıştır. Temsilciliklerimizden alınmış geçerli vizeler, hava hudut kapılarımızın yanı sıra tüm kara hudut kapılarımızdan yapılacak girişlerde de geçerli olacaktır."

Türkiye'den Suriye'ye pasaportla giriş-çıkışlar Ağustos 2025'te yeniden başlamıştı.

Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi

Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesinde Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi

26.08.2026 05:55:00 / Güncelleme: 26.08.2026 05:58:38
AA
 
Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi
Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi

Vali Naci Aktaş ve il protokolünün katılımıyla, Çakırözü köyündeki okul bahçesinde program gerçekleştirildi.

Burada, askeri birlik "Komando Andı" okudu, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait video izlendi. Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı müzik grubu kahramanlık türküleri söyledi.

Vali Aktaş ve beraberindekiler, daha sonra Kara Kuvvetleri Bandosu ve Tarihi Tören Takımı eşliğinde Kocatepe'ye doğru "Zafer Yürüyüşü"nü başlattı.

Yürüyüşe askeri birlik, gençler ve çok sayıda vatandaş katıldı. 

Ankara'da kargo paketlerinde 109 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi

Ankara'nın Kahramankazan ilçesindeki bir kargo aktarma merkezinde 109 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi, 1 kişi tutuklandı

26.08.2026 05:00:00
AA
 
Ankara'da kargo paketlerinde 109 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
Ankara'da kargo paketlerinde 109 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi

Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 21 Ağustos'ta ilçedeki bir kargo aktarma merkezinde kontrol gerçekleştirildi.

Narkotik köpeğinin tepki verdiği 3 kargo paketinde cumhuriyet savcısı nezaretinde yapılan aramada, 109 kilo 300 gram eroin bulundu.

Kargoyu takibe alan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 24 Ağustos'ta paketleri teslim alan A.S'yi yakaladı.

Gözaltına alınan şüpheli, Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığındaki işlemlerinin ardından sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen şüpheli M.A.B. hakkında da tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.

Kargoların gönderilme süreci ve bağlantılı kişilerin tespiti amacıyla Van Cumhuriyet Başsavcılığı ile Van İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüyle koordinasyon sağlandı.

Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.

İçişleri Bakanlığı açıklaması

Öte yandan, operasyona ilişkin İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu, Van'dan İstanbul'a kargo yoluyla yüklü miktarda eroin gönderileceği bilgisinin elde edilmesi üzerine derhal çalışma başlatıldığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde bulunan kargo aktarma merkezinde, narkotik dedektör köpeği tarafından içerisinde uyuşturucu madde bulunan kargo tespit edildi. Yapılan aramada 109 kilo 300 gram eroin ele geçirildi.

Dağıtım merkezinde diğer kargolarda yapılan aramada ise 10 bin 917 paket gümrük kaçağı sigara, 875 gümrük kaçağı elektronik sigara, 450 gümrük kaçağı puro ele geçirildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ile koordineli yürütülen çalışmalar sonucunda, İstanbul'un Bağcılar ilçesinde, içerisinde eroin uyuşturucu maddesi bulunan kargoyu teslim alan şüpheli şahıs suçüstü yakalandı.

Gençlerimizin geleceğini korumak, ailelerimizin huzurunu sağlamak için uyuşturucu imalatçısından sokak satıcısına kadar zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyor, ülkemizin dört bir yanında operasyonlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz." 

Masa başında çalışanlar, dikkat!


 
Spora yeni başlayan ya da uzun bir aranın ardından yeniden egzersiz yapan pek çok kişi, ilk antrenmandan saatler sonra kas ağrısı, sertlik ve hareket kısıtlılığı yaşayabiliyor. 'Acemi Sporcu Sendromu' olarak adlandırılan bu tablo, kasların alışık olmadığı yoğunlukta veya türde bir egzersize maruz kalması sonucu gelişiyor. Sendrom, sadece spora yeni başlayanlarda değil, deneyimli sporcularda da alışılmadık şiddette antrenman yapıldığında ortaya çıkabiliyor. Masa başında çalışanlar bu dertten daha fazla muzdarip oluyor. 

25.08.2026 17:31:00
Murat Çorbacı
 
Masa başında çalışanlar, dikkat!
Masa başında çalışanlar, dikkat!

Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, acemi sporcu sendromunun spor esnasında yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çekerek, "Kas ağrısının şiddeti antrenmanın ne kadar etkili olduğunun göstergesi değildir. Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak görmek, kişinin kaslarına gereğinden fazla yüklenmesine ve dinlenme sürecini atlamasına yol açabilir. Doğru yaklaşım; vücuda kademeli uyum süresi tanımak, ısınma ve dinlenmeyi ihmal etmemektir" diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı; korunmaya yönelik 7 etkili öneride bulundu.


Masa başında çalışanlarda yakınmalar daha şiddetli!

Tıp literatüründe "gecikmiş kas ağrısı" (Delayed Onset Muscle Soreness-DOMS) olarak bilinen acemi sporcu sendromu; kas ağrısı, hassasiyet, hareket kısıtlılığı ve bazen şişlikle kendini gösteriyor. Spora yeni başlayanların yanı sıra uzun süre hareketsiz kalanlar, masa başında çalışanlar, hareketsiz bir yaşam sürenler ile tatil, hastalık veya sakatlık sonrasında spora dönenler riskli grupta yer alıyor. Kas kütlesi ve kişinin önceki fiziksel aktivite düzeyi, belirtilerin şiddetinde etkili olabiliyor. Yaş ilerledikçe kas ve tendon yapısındaki esnekliğin azalması nedeniyle orta yaş ve üzerindeki kişilerde belirtilerin daha belirgin seyredebileceğini ifade eden Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, fiziksel aktivitesi düşük ve uzun süre oturarak çalışan kişilerin de spora başladıklarında daha şiddetli yakınmalar yaşayabileceklerini belirtiyor.

Antrenmana ısınmadan başlamayın

Acemi sporcu sendromu, özellikle "eksantrik" olarak tanımlanan, kasın yük altında uzadığı, hareketlerin yoğun olduğu egzersizlerin ardından daha sık ve şiddetli görülebiliyor. Merdiven inmek, yokuş aşağı koşmak, ağırlık antrenmanlarında ağırlığı yavaşça indirmek, çömelmek, pilates yapmak ve yeni bir grup egzersizine başlamak bu hareketlere örnek oluşturuyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, temel sorunun kasa aniden ve hazırlıksız şekilde alışık olmadığı bir yük bindirilmesi olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: "Yeterince ısınmadan ve açma germe hareketleri yapmadan antrenmana başlamak, ilk seanstan itibaren yüksek ağırlık  veya tekrar sayısıyla çalışmak ve vücuda kademeli uyum süresi tanımadan antrenman sıklığını hızla artırmak en sık yapılan hatalardır. Özellikle kasın yük altında uzadığı hareketlerin tecrübesiz şekilde ve yüksek şiddette uygulanması belirtileri artırabilir." Antrenman sonrasında kasların toparlanmasına yeterli süre tanımamak, aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamak, yeterince sıvı tüketmemek, dengesiz beslenmek, uykusuzluk ve kronik yorgunluk hâlinde egzersiz yapmak da acemi sporcu sendromuna zemin hazırlayabiliyor.

Sporda hissedilen acı başarılı egzersiz işareti değil!

Acemi sporcu sendromunun en sık görülen belirtisi kas ağrısı ve sertliği oluyor. Ağrı, egzersiz sırasında değil, genellikle antrenmandan 12-24 saat sonra ortaya çıkıyor ve 24-72'nci saatlerde en şiddetli düzeye ulaşıyor. Kaslarda dokunmayla hassasiyet, kas gücünde geçici azalma, eklemi rahat hareket ettirmede kısıtlılık, hafif şişlik ve güçsüzlük hissi de ağrıya eşlik edebiliyor. Belirtiler çoğunlukla 5-7 gün içinde kendiliğinden geriliyor.

Toplumda egzersiz sonrasında ne kadar çok ağrı hissedilirse antrenmanın o kadar etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış bulunduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, "Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak değil, vücudun uyum ve toparlanma sinyali olarak değerlendirmek gerekir" diye konuşuyor.

Olağan dışı belirtilere dikkat!

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu şöyle diyor: "Sıradan kas ağrısı genellikle her iki tarafta simetrik hissedilir, dokunmakla hassastır ve günler içinde giderek azalır. Buna karşılık tek taraflı, ani başlayan, keskin ve lokalize bir ağrı; bölgede belirgin şişlik veya morarma; eklemde ani güç kaybı ya da basamama gibi bulgular kas veya tendon yırtığını düşündürür ve zaman kaybetmeden değerlendirme gerektirir."

Aşırı yoğun ve alışılmadık egzersizlerin nadiren "rabdomiyoliz" olarak adlandırılan, kas dokusunun ciddi düzeyde yıkımıyla seyreden bir tabloya da neden olabileceğine işaret eden Doç. Dr. Ziroğlu, "Olağan kas ağrısının ötesinde koyu renkli idrar, aşırı şişlik veya dayanılmaz ağrı gelişmesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Belirtilerin bir haftadan uzun sürmesi, şiddetli olması veya olağan dışı bulguların eşlik etmesi de bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirme gerektirir" uyarısında bulunuyor.

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor.

Kaslarınızın toparlanmasına zaman tanıyın

Acemi sporcu sendromu çoğunlukla özel bir tedavi gerektirmiyor. Tedavide ağrının hafifletilmesi, kasların toparlanma sürecinin desteklenmesi ve kişinin günlük aktivitelerine güvenle dönmesinin sağlanması amaçlanıyor. Kasların dinlendirilmesi, hafif germe hareketleri, sıcak uygulama ve hafif masaj ağrının hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Gerektiğinde doktor önerisiyle ağrı kesici ilaçlardan da yararlanılabiliyor. Antrenman sonrasında hafif yürüyüş veya yüzme gibi düşük tempolu hareketlerin tercih edilebileceğini belirten Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, yeterli sıvı tüketmenin, protein açısından dengeli beslenmenin ve düzenli uykunun da kasların toparlanma sürecini desteklediğini vurguluyor.

Acemi Sporcu Sendromuna karşı 7 etkili önlem!

Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu'na karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor:

1. Antrenmana mutlaka dinamik bir ısınma bölümüyle başlayın ve ardından germe hareketleri yapın.
2. Egzersizin yükünü, şiddetini ve süresini kademeli olarak artırın; haftalık antrenman yükünüzü bir öncekine göre yüzde 10'dan fazla artırmayın, ilk haftalarda "az ve düzenli" yaklaşımını benimseyin.
3. Kasın yük altında uzadığı yokuş aşağı koşu ve ağır çömelme gibi hareketleri tecrübe kazanana kadar düşük şiddette uygulayın.
4. Antrenmanlar arasında kas gruplarına yeterli dinlenme süresi tanıyın ve aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamayın.
5. Yeterli su tüketin, dengeli beslenin ve beslenmenizde yeterli miktarda proteine yer verin.
6. Uyku düzeninize dikkat edin; yorgun veya uykusuz olduğunuzda yoğun antrenman yapmayın.
7. Mümkünse spora başladığınız ilk dönemde bir eğitmen veya uzman eşliğinde doğru teknikle çalışın; ani ve kontrolsüz hareketlerden kaçının.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.