logo
08 AĞUSTOS 2026

Empati ve hoşgörü

Modern dünya, sınırların şeffaflaştığı, farklı kültürlerin, inançların ve düşüncelerin her an karşı karşıya geldiği devasa bir mahalleye dönüştü

16.06.2026 00:14:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Empati ve hoşgörü
Empati ve hoşgörü
Modern dünya, sınırların şeffaflaştığı, farklı kültürlerin, inançların ve düşüncelerin her an karşı karşıya geldiği devasa bir mahalleye dönüştü.

Ancak bu hızlı etkileşim, her zaman uyumu beraberinde getirmiyor. Aksine, kutuplaşmanın, "biz ve onlar" ayrımının hızla tırmandığı bir dönemden geçiyoruz.

Peki, bu kadar çeşitliliğin içinde, çatışmadan uzak, barışçıl ve zengin bir ortak yaşamı nasıl kuracağız? Cevap, kelime anlamları çoğunlukla klişeleşen ama hayatiyetini asla kaybetmeyen iki kavramda gizli: Empati ve Hoşgörü.







Kültürel İnşanın Temel Taşları

Farklılıkları bir tehdit değil, bir zenginlik olarak gören bir toplum yapısı tesadüfen oluşmaz; tıpkı bir mimari yapı gibi ilmek ilmek inşa edilmesi gerekir. Bu inşanın en kritik basamakları ise şunlardır:

1. Eğitimde "Öteki" Kavramının Dönüşümü

Toplumsal hoşgörünün tohumları ailede ve okul sıralarında atılır. Eğitim sistemi, sadece akademik başarıya değil, çocukların kendilerinden farklı olan akranlarıyla sağlıklı bağlar kurabilmesine de odaklanmalıdır. Farklı kültürleri, yaşam biçimlerini ve hikayeleri tanımak, çocuklardaki "yabancı korkusunu" (ksenofobi) daha başlamadan bitirir.







2. "Tahammül" Değil, "Anlayış" Olarak Hoşgörü

Hoşgörü, çoğunlukla üstenci bir "katlanma" veya "tahammül etme" durumu gibi algılanıyor. Oysa gerçek hoşgörü, karşısındakinin var olma, düşünme ve yaşama hakkını kendisiyle eşit görmektir. Benim gibi olmayanın da en az benim kadar bu alanda hakkı olduğunu kabul etmek, toplumsal barışın en katı kuralıdır.

3. Yankı Odalarından Çıkmak

Özellikle dijital çağda, sosyal medya algoritmaları bizi sadece bizim gibi düşünen insanların olduğu "yankı odalarına" hapsediyor. Farklı fikirleri duymadıkça, dışarıdaki dünyaya karşı hoşgörümüz azalıyor. Bir arada yaşama kültürü, bu görünmez duvarları yıkıp, konfor alanımızın dışındakilerle medeni bir diyalog zemininde buluştuğumuzda başlar.







Empati: Toplumsal Tutkal

Hoşgörü toplumsal sınırları çizip çatışmayı önlerken, empati bu sınırların arasında köprüler kurar. Empati, sadece "kendini başkasının yerine koymak" demek değildir; adalet duygusunun ve toplumsal vicdanın temelidir.

Neden Empati kurmalıyız?

Bir toplumda bireyler, kendilerinden farklı sosyo-ekonomik, kültürel veya etnik kökenden gelenlerin yaşadığı zorlukları, hassasiyetleri ve korkuları anlayabildiği ölçüde dayanışma gösterebilir. Empati eksikliği toplumu mekanikleştirir ve yabancılaştırır; empati ise farklı parçaları bir arada tutan bir tutkal görevi görür.







Geleceğe Doğru: Ortak Yaşam Sözleşmesi

Farklılıklarla bir arada yaşama kültürü, bir grubun diğerine üstünlük taslamadığı, hukukun üstünlüğünün ve bireysel hakların güvenceye alındığı demokratik bir zeminde yükselir. Ortak bir gelecek inşa etmek, her bireyin kendi kimliğini korurken, ortak insani değerlerde (adalet, saygı, özgürlük) buluşmayı kabul etmesiyle mümkündür.







Unutmamak gerekir ki; bir ormanı güzel ve dayanıklı kılan tek bir ağaç türünün çokluğu değil, binbir çeşit bitkinin, çiçeğin ve ağacın oluşturduğu o muazzam dengedir. İnsan toplulukları da bu çeşitliliği kucaklayabildiği sürece kalıcı bir iç barışa ve gelişime ulaşabilir.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.