logo
08 AĞUSTOS 2026

En mühimi kalbin orucudur

İslam, insanı sadece kendi kulvarında, namütenahi serbest, alabildiğine başıboş yaşatan bir anlayış değildir

14.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
En mühimi kalbin orucudur
En mühimi kalbin orucudur
İslam, insanı sadece kendi kulvarında, namütenahi serbest, alabildiğine başıboş yaşatan bir anlayış değildir.

Bilakis bütün etrafıyla onu bağlantılı hale getirip, sorumluluk duyguları içerisinde, hem kendi iç tabiatındaki tevhit şerbetini, zevkini,  hem de  dış tabiatındaki sosyal münasebetini doruk noktaya çıkartacak iksiri, aşkı ve de programı veren ilahi bir dindir.







Kitabımız Kur'an-ı Kerim budur. O Kitab'ın, o Kur'an'ın nazil olmaya başladığı ay işte Ramazan ayıdır.

İnsan olarak nefsani duyguların mümessili olmamız münasebetiyle 12 ayın içerisinde işlediğimiz, hatalar, veballer, günahlar var. Onları da oruç tertemiz yapıyor.

Farz orucu bu ayda tutuyorsun. Kur'a n- ı Kerim bu ayda inmiş, insan bu ayda temizleniyor. Kur'an'ın gösterdiği caddede yürüdüğünde insan bu ayda arınıyor. Nefsani tezkiyeler oluyor. İnsan, kendi kendini terbiye ediyor.







Hz. Musa bile, "Ya Rabbi! Senin için oruç tuttum" dediğinde Cenab-ı Hak, "Oruçla nefsini temizledin" buyuruyor. Bazen biz, sohbetlerimizde "İbadet, imanın ispatıdır" diyoruz ya, bu söz, kendimize ait bir söz değildir. Oruç, onun için çok mühim bir ibadettir.






Oruç nedir?

İmsak vakti ile iftar vakti arasında bir müminin ve müminenin yemekten, içmekten, birtakım zevklerden uzak olma halidir oruç. Kaba tarif ile bu, avamın tuttuğu oruçtur.

Bir de gözlerin oruç tutması, kulağın oruç tutması, organlarımızın oruç tutması var ki, asıl oruç da budur.

Şimdi siz yanlışa bakmadığınız zaman, bir başka ifade ile Kur'an-ı Kerim'in beyan ettiği harama gözünüzü yöneltmediğiniz zaman, dimağınızda, hafızanızda oluşan bütün görüntüler helal vadidedir.







O zaman aklınız helal olan malzemeler üzerine mantığını kuracak, neticeye hayırla varacaktır. Gözün orucu demek, bu demektir. Yanlışı, haramı zihnine, beynine koymaman demektir. Kulak da göz gibidir.

İnsanın istikamet üzere hareket edebilmesi için böyle bir oruca ihtiyacı vardır. Dili yalan konuşmayacak, gözü harama bakmayacak, kulağı günahı dinlemeyecek, ayağı kendisine ait olmayan şeye gitmeyecek.







En mühimi kalbin oruç tutmasıdır

En mühimi kalbin oruç tutmasıdır. Kalbin oruç tutması nedir? Haram olan şeyleri düşünmemektir. Bütün hareketlerin tahrik noktası kalptir. Yani muharrik güç kalpten başlar.

Eğer siz bir şeyi düşünmezseniz onu fiiliyata geçirmezsiniz. Gerek müspet gerek menfi neyi düşünürseniz hayatınıza mutlaka onu geçirirsiniz.

Düşünmediğiniz bir şeyi tesadüfi olarak yaptığınız oldu mu hiç? Belki yüzde bir, binde bir olmuştur.







Ama bunlar istisnadır. İnsanın hayatına baktığınızda yaptığı şeyler, tamamen programladığı, planladığı, yapmak istediği ve bunun için de hayaller kurduğu, kalbinde yoğurduğu şeylerdir.

Kalbinize haram sınırlarını aşacak bir duyguyu koymadan, hep helal vadide, kulvarda hayatınızı tanzim ederseniz, bu sefer kalbiniz de oruç tutar.







Böyle oruç tutanların orucu da salih ve safiha kulların orucu olur. Nebiler ve Resullerin oruçlarının aynı olur. Asıl oruç da budur. Allah böyle bir oruç tutmayı nasip eylesin!

"Efendim, ben bunu beceremiyorum." İlk aşamasından başlarsın. İnşallah, kademe kademe bu noktaya da gelirsin." (Prof. Dr. Haydar Baş, Hikmetin Sırları eserinden)

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.