logo
16 EKİM 2026

Endülüs ve Rönesans

14.07.2001 00:00:00
 
"Gerek göklerde ve gerekse yerde zerre kadar bir şey bile, O'nun bilgisi dışında değildir" (Yunus: 61).

Alfred Weber, Doğunun Batı üzerinde ilim ve düşünce alanlarında iki defa kesin etkide bulunduğunu itiraf etmektedir. Bunlardan birisi Doğu hikmetinin Mısır üzerinden Pisagor ve Thales gibi filozoflar kanalıyla geçmesidir. Mısır'daki hikmet ise Süleyman (a.s)'a dayanır.

Fakat temeli vahiy olan bu bilgi Antik Yunana varınca içerik değiştirir. Hikmet Doğuda dinî bir form içerisinde ve bizatihi amaç niteliğindeyken, çok tanrılı Yunan'da bir sürü tanrının etkisini kırmaya ve onları varlık dünyasında geçersizleştirmeye yarayan bir araç durumundadır. (Din Felsefe/Akıl-Vahiy İlişkisi, Ali Bulaç).

Böylelikle Batıda din-bilim çatışmasının temelleri atılmış olur. "Bilginin kaynağı" Şark'ın hayatı bir küll (bütün) olarak algılayan yaşam tarzı sayesinde böyle bir derdi hiç olmayacaktır.

Doğudan Batıya ikinci hikmet hareketi ise 9. yüzyıldan itibaren Sicilya ve İspanya (Endülüs) üzerinden oluşacaktır. Öyle ki zaman içerisinde Batı Avrupa'da yaygınlaşan nesir tarzında yazılmış "Fabl" denen ibretli hayvan hikayeleri, masallar, ahlakî ve hikmetli konuların ele alındığı kısa hikayeler Endülüs'ten beslenmekteydi. Kelile ve Dimne türü Arapça eserlerde geçen bu ilginç fabllar Kastilya ve Leon Kralına sunulmak üzerine önce İspanyolca'ya sonra da Latince'ye çevrilmiştir. La Fontain de bu eserlerden geniş ölçüde yararlandığını itiraf etmektedir. "Don Kişot"un yazarı Cervantes'in Cezayir'de bir süre hapis hayatı yaşarken Arapça yazılmış eski bir hikaye kitabından yararlanarak ünlü eserini yazdığı bugün artık bilinmektedir. (Endülüs Edebiyatında Orijinallik Meselesi, Dr. Mustafa Aydın).

Edebiyattaki bu durum felsefede de devam eder. St. Thomas'ın Farabi'den, Roger Bacon'un Razi ve İbn Heysem'den, Spinoza'nın İmam-ı Gazali'den aldıkları etkiyi H. Ziya Ülken uzun uzun eserinde aktarmaktadır. (İslam Düşüncesi, H. Ziya Ülken).

Fakat örneğin Descartes süpheciliği İmam-ı Gazali'nin tanımladığı şüphe olmaktan çıkmış başka bir şey olmuştur. (Ali Bulaç, a.g.e).

Yine bu bağlamda Batıya aktarılan bilim ve düşünce eserlerine karşı Avrupa'da ilk zamanlar büyük bir düşmanlık oluşmuştur. Hatta Razi'den etkilenen Bacon'un başına gelenler bu konuda aydınlatıcıdır.

"Roger Bacon bir gün Oxford'da bir iki ufak bilimsel deney yapmaya kalkışınca bütün Oxford, hocaları ve öğrencileriyle ayaklanır. Papazlar, keşişler, öğrenciler, Oxford'un sokaklarında cüppelerini sallaya sallaya "gebersin sihirbaz" feryatlarıyla dolaşır ve hasımları "Bacon müslüman oldu" diye bağırırlar. (Tarih Boyunca İlim ve Din (Adnan Adıvar)

Oysa ki yanılmaktadırlar. Bacon ve diğerleri Doğu'nun hikmetini değil, sadece dinden arındırılmış seküler bilgiyi almışlardır. Ve bu durum şu andaki modern bilim adamlarına başlangıç teşkil ediyordu.

R. Garaudy'e göre Rönesans sonrası Batı bilimi Endülüs yoluyla İslam medeniyetinden yararlanırken, bilimi alırken hikmeti almamış bundan dolayı kendisi çıkmaza girdiği gibi beşeriyeti de peşinden sürüklemiştir. İnsanlığın gerçek mutluluğu ise akıl yoluyla olan bilimsel ve teknolojik ilerlemenin nübüvvetten gelen hikmetin rehberliği ışığında yol alması ile mümkündür. Bilginin diğer türlüsü Batıda bilim adamlarını bile canından bezdirmiş Einstein'a göre bir "bela" olan bilim Pascal'da daha farklı bir ifade bulmuştur.

Bilimler insanın harcı değildir ve insan onları bilmekle, bilmemekten daha çok insanlığını yitirir.

Şüphesiz buradaki bilimden anlaşılan "ilme talip olan kimseye Cennet talip olur" ve "Alimin yüzüne bakmak ibadetir" mantalitesindeki bilim değildir.

Bütün bünlardan sonra biz Endülüs olmasa Rönesans olmazdı derken ezilmişlik duygusundan kaynaklanan "Batı herşeyini bize borçlu!" hezeyanından hareket etmiyoruz. Amacımız bugün beşeriyetin yüz akı, bilim ve teknolojinin tek hamisi uygarlığımızı borçlu olduğumuz Avrupa'nın bu maskesini yırtmaya çalışmak ve "kültürel emperyalist" yönünü ortaya koymaktır. Ayrıca metinlerde geçen Batı kavramı bir coğrafyanın değil, Roma hukuku, Yunan felsefesi ve Hıristiyanlık dininden zuhur eden bir zihniyetin adıdır.

(Doğuda problem olan dinî ve millî bütünlüğü tehdit eden felsefecilerin nasıl olup da Batıya yön verdiğini sonraki yazılarımızda ele alabiliriz.)

Mehmet MARUF

Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’

Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün damadı Esat Palazoğlu gündemde

16.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü'nün damadı Esat Palazoğlu gündemde. Mal varlığı dondurulan, banka hesapları bloke edilen ve soruşturmada şüpheli sıfatının sürdüğü bildirilen Palazoğlu, fona para yatırdığını kabul ederken kendisinin de mağdur olduğunu savunuyor. Ancak gazeteci İsmail Saymaz'ın sorularına verdiği yanıtlar, dinî hassasiyet söylemiyle yüksek kazanç arayışı arasındaki çelişkiyi yeniden tartışmaya açıyor.

Palazoğlu, Pusula'nın PCS adlı kapalı fonuna mayıs ayında yatırım yaptığını, haziran, temmuz ve ağustos aylarında hesabında sırasıyla yüzde 30, yüzde 20 ve yüzde 10 artış gördüğünü anlattı. Üç ayda ana parasının yaklaşık dörtte üçü kadar kazanç oluştuğunu aktaran Saymaz'ın, "Neden böyle bir kazanç yolunu seçtiğini" sorması üzerine Palazoğlu şu yanıtı verdi:

"Dini anlamda çok uygundur diye iddia etmiyorum. Yanlışsa yanlışımız var, eyvallah. Ama hepimiz bunları yapıyoruz. Herkesin girdiği fonlar da bu kazancı verdi. Nefsimize yenildik diyebiliriz. Tabii böyle olsun istemezdik."

"ALLAHTAN PARAMIZ BATMIŞ" DİYOR

Palazoğlu, şirketinin giderleri için 31 Temmuz'da fondan bir miktar para çektiğini, ağustos sonunda yeniden para çekmek istediğinde ise kendisine "Şu an sıkışıklık var, bir iki hafta bekleyebilir misiniz?" denildiğini söyledi. 16 Eylül itibarıyla ana parasının dörtte üçünü kaybettiğini öne süren Palazoğlu, fondan zamanında çıkmadığını ve içeriden bilgi alarak parasını kurtarmadığını savundu.

Saymaz'ın, temmuz ayında para çekmesinin şüpheli görülmesine neden olup olmadığını sorması üzerine Palazoğlu, sebebini bilmediğini belirtti. Ardından şu ifadeleri kullandı:

"Ben mağdur tarafım. Kazandığımız bir bedel yok, niye şüpheliyim, bilmiyorum, öyle bir durumdayız ki, Allahtan paramız batmış diyoruz. Para alsaydım içeride olurdum muhtemelen."

Palazoğlu ayrıca, "Bu parayı 5-10 Eylül'de çeksem ne olacaktı? 'Esat kaçtı, sen bu bilgiyi kimden aldın' diyeceklerdi" diyerek kendisini savundu. Fonun patronu Serdar Turhan'ı tanıdığını, ağabeyi Ahmet'in Turhan'la bir şirkette ortak olduğunu da söyledi. Ancak ağabeyinin faaliyetlerinden dolayı kendisine haksız suçlama yöneltildiğini savundu.

Palazoğlu'nun anlatımı, soruşturmadaki konumunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini gösteriyor. Bir kişinin fonda zarar ettiğini söylemesi, tek başına suç işlediğini kanıtlamadığı gibi şüpheli sıfatı da suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Bununla birlikte, kısa sürede olağan dışı kazançlar oluştuğu belirtilen bir yatırımda hangi koşullarda karar verildiği ve para hareketlerinin nasıl gerçekleştiği de soruşturmanın yanıtlaması gereken sorular arasında.

CÜBBELİ NE DEMİŞTİ? "ÇOK BÜYÜK KUL HAKLARI YENDİ"

Cübbeli Ahmet, ekim ayındaki sohbetinde fon soruşturmasına değinerek "Şu fon vurgunlarında çok büyük bir kul hakları geçti, yendi" dedi. Borsada spekülasyonla hisse fiyatlarının yükseltildiğini savundu; "Bir defa burada yalan var. En büyük haram nedir? Yalan" ifadelerini kullandı. Ayrıca muhafazakâr çevrelerden de bu işlere karışanlar bulunduğunu belirterek, "Hacı hoca var mı? Var. Namazlı abdestli var mı? Var" diye konuştu.

Öte yandan Cübbeli, aynı konuşmasında "Burada bir kuruşumuz yok, biz bir şey kaptırmadık" dedi. Damadının fonda yatırım yaptığının ve mağdur olduğunu ileri sürdüğünün gündeme gelmesiyle birlikte, kamuoyunda şu soru öne çıkıyor: Dinî çevrelerde yüksek kazanç arayışı ve finansal riskler konusunda yıllardır yapılan uyarılar, bu çevrelerin kendi yakınları için de aynı ölçüde geçerli miydi?

FADIL AKGÜNDÜZ VE CAPRICE GOLD HAFIZASI



Cübbeli Ahmet'in geçmişte Fadıl Akgündüz'ün Caprice Gold projesiyle ilgili tutumu da yeniden hatırlanıyor. Projeden devre mülk alan çok sayıda kişinin mağduriyet iddiaları ve açılan davalar kamuoyunda tartışılırken Cübbeli, 2016'da yaptığı açıklamada kendisine yöneltilen eleştirilere şu sözlerle yanıt vermişti:

"Fadıl Bey'in otelinden yer alın demedim, sadece fetva soranlara caiz dedim. Ben dünya işinden anlamam. Sen bunları duymayıp enayilik ettiysen ben de enayilik ettim. Benim de birkaç dairem gitti."

Şiddetli yağış geri dönüyor

Metrekareye 270 kilogramı aşan tarihi rekor yağışın ve sel felaketinin yaralarını sarmaya çalışan İstanbul için Meteoroloji ve AKOM’dan son dakika uyarısı geldi. Ara veren yağışlı sistem, yeni bir dalga halinde kente geri dönüyor. Valilik, suya doymuş toprak nedeniyle sel, su baskını ve heyelan riskinin en üst seviyede olduğu konusunda vatandaşları kritik bir dille uyardı

16.10.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Şiddetli yağış geri dönüyor
Şiddetli yağış geri dönüyor
Hafta ortasında son onlarca yılın en ağır sel felaketlerinden birini yaşayan ve 4 vatandaşını kaybeden İstanbul, yeni bir yağışlı dalganın eşiğinde. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kenti etkisi altına alacak yeni kuvvetli sağanak yağış sistemi için peş peşe sarı kodlu alarmlar yayınladı.


Önce kuzey ilçeleri, ardından tüm kent etkilenecek


Meteoroloji Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi'nin verilerine göre, ara veren yağışlar güneyli rüzgarların da etkisiyle yeniden canlanıyor. Sistem ilk etapta İstanbul'un kuzey kesimleri ile Avrupa Yakası'nda ağırlığını hissettirecek. Özellikle Arnavutköy, Çatalca, Sarıyer, Beykoz, Şile ve Çekmeköy ilçelerinde yağışların yer yer şiddetlenmesi bekleniyor.

Cuma gecesinden itibaren vites artıracak olan sağanak dalgası, 17 Ekim Cumartesi günü itibarıyla tüm İstanbul genelinde çok kuvvetli bir şekilde etkisini sürdürecek. AKOM, cumartesi günü metrekareye düşecek yağış miktarının 30 ila 60 kilogram arasında olabileceğini tahmin ediyor.


Toprak suya doydu, risk çok yüksek!


Yetkililerin en çok dikkat çektiği konu ise geçtiğimiz günlerde düşen ekstrem yağışlar oldu. 14 Ekim'de metrekareye 270 kilogramı aşan tarihi yağışların ardından İstanbul'da altyapı yükünün henüz hafiflemediği ve toprağın tamamen suya doyduğu belirtildi.

İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"14 Ekim tarihinde gerçekleşen şiddetli yağışların sebep olduğu olumsuz şartların halen devam ettiği göz önüne alındığında; yeni yağışlı sistemle birlikte sel, su baskınları, yıldırım ve heyelan riski üst seviyededir. Vatandaşlarımızın ve ilgililerin dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir."


Sıcaklıklar mevsim normallerinin altında


Yeni sistemle birlikte sadece yağış değil, soğuk hava da kentte kalmaya devam edecek. Rüzgarın poyraz ve güneyli yönlerden zaman zaman fırtına hızına (50-80 km/sa) ulaşması beklenirken, hava sıcaklıklarının 14 ila 17 derece arasında, yani mevsim normallerinin altında seyredeceği duyuruldu.


Trafiğe çıkacaklar dikkat


Yetkililer, zorunlu olmadıkça vatandaşların özel araçlarıyla trafiğe çıkmamasını, özellikle riskli alt geçitler, dere yatakları ve su birikintisi oluşabilecek çukur alanlardan uzak durulmasını önemle rica etti. Cumartesi gece yarısına (23.59) kadar geçerli olan alarm durumu süresince AFAD ve İBB ekipleri de sahada 7/24 teyakkuz halinde olacak. Pazar gününden itibaren ise yağışların geçici olarak kenti terk etmesi bekleniyor.

AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor

AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor

16.10.2026 13:07:00
Haber Merkezi
 
 AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor
 AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor
AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında kamuoyunda 13. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin hazırlığına başladı.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerleyen günlerde TBMM Başkanlığına sunulması planlanan 13. Yargı Paketi ile Anayasa Mahkemesinin "süresiz nafakaya" ilişkin iptal kararının ardından yeni düzenlemeye gidilecek.

Türk Medeni Kanunu'nun "Yoksulluk nafakası" başlıklı 175. maddesinde yapılacak değişiklikle, "süresiz olarak nafaka isteyebilir" ifadesinde "süresiz" ibaresi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde çıkarılacak.

Maddeye eklenecek yeni fıkraya göre de nafaka süresi, 3 yıldan az olmamak ve evlenmenin yapıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısını geçmemek üzere "boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süre", "nafaka alacaklısı eşin yaşı", "eğitim ve sağlık durumu", "ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme imkan ve kabiliyeti" ile "nafaka yükümlüsünün boşanma sonrası hayatına etkisi" gibi ölçütler dikkate alınarak hakim tarafından belirlenecek.

Nafaka yükümlüsünün haksız fiili sebebiyle nafaka alacaklısının çalışamayacak bir duruma düşmesi veya evlilikte geçen süreye bağlı olarak yaşı ilerlemiş olan nafaka alacaklısının düzenli bir gelirinin bulunmaması halinde, evlenmenin yapıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süreye bakılmaksızın durumun gereklerine göre hakim daha uzun bir nafaka süresi belirleyebilecek.

Değişiklik, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kanun yolu incelemesinde olanlar dahil olmak üzere, görülmekte olan davalarda da uygulanacak.

Ayrıca düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kesinleşmiş nafaka alacakları bakımından ilamın kesinleştiği tarihten düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen nafaka süresi, yapılan değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresiyle karşılaştırılacak.

Karşılaştırma üzerine, daha önce geçen nafaka süresi, değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresinden fazla ise ilave 1 yıl daha nafaka ödenmeye devam edilecek ve bu sürenin sonunda nafaka yükümlülüğü kendiliğinden sona erecek.

Daha önce geçen nafaka süresi, değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresinden az ise de kalan bu süre 1 yıl veya daha az ise ilave 1 yıl daha nafaka ödenmeye devam edilecek ve bu sürenin sonunda nafaka ödeme yükümlülüğü kendiliğinden sona ermiş olacak.

Kalan bu süre 1 yıldan daha fazla ise değişikliğe göre hesap edilen sürenin dolmasıyla nafaka ödeme yükümlülüğü kendiliğinden sona ermiş sayılacak.

Temyiz düzenlemesi
Teklifle, nafaka düzenlemesinin yanı sıra boşanma davalarıyla ilgili bazı değişikliklere de gidilecek. Bu düzenlemelere göre, boşanma ve boşanmanın ferilerine ilişkin olarak verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlar temyiz edilemeyen kararlar arasına alınacak.

Gerek boşanma davalarında verilen ilk derece mahkemesi kararları hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına gerekse boşanma davasıyla birlikte veya ayrı olarak açılan boşanmanın ferisi niteliğinde olan velayet, nafaka ve tazminata ilişkin ilk derece mahkemesi kararları hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacak.

İlk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin farklı kararlar vermesi halinde bu kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilecek. Böylece, tarafların adil yargılanma hakkı korunacak, boşanma gibi kişinin yaşamını son derece etkileyen bir konuda makul sürede davaların bitirilmesi amaçlanacak.

15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu

Anayasa Mahkemesi (AYM), siyasi partilerin mali denetimleri sonucu 15 siyasi partinin sorumluları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı

 

16.10.2026 11:07:00 / Güncelleme: 16.10.2026 18:12:50
Anadolu Ajansı
 
15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu
15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu

Resmi Gazete'de yayımlanan kararlara göre, Adalet Birlik Partisi'nin 2019 ve 2021, Hak ve Adalet Partisi'nin 2019, Türk Birliği Partisi'nin 2020 ve 2022, Cihan Partisi, Sevgi ve Saygı Partisi ile Adil Türkiye Partisi'nin 2024, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nin 2020, 2021, 2022, Hak ve Huzur Partisi'nin 2020 ile 2021, Muhafazakar Yükseliş Partisi'nin 2020 ile 2021, Komünist Parti'nin 2020 ile 2021, Türkiyem Partisi, Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet ve İstiklal Partisi'nin 2021, Aydınlık Geleceğin Partisi'nin 2021 ile 2022, Devrimci İşçi Partisi ile Yenilik Partisi'nin 2020, Aydınlık Demokrasi Partisi, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi ve Güç Birliği Partisi'nin 2021, Yurt Partisi, Türkiye'nin Sesi Altınçağ Partisi, Bağımsızlık Partisi ve Anavatan Partisi'nin ise 2022'ye ait kesin hesaplarının mali denetimleri yapıldı.

Yüksek Mahkeme, incelemesi sonucunda bazı partilerin kesin hesaplarının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'na uygun olduğuna hükmetti.

Bazı partilerin kesin hesaplarının kanuna aykırı olduğunu belirleyen AYM, bazı partilerin hesaplarının ise kanuna uygun olmasına rağmen incelenmesi adına gerekli evrakların zamanında sunulmadığını tespit etti.

AYM, ilgili parti yöneticileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı.

Bu partiler Cihan Partisi, Sevgi ve Saygı Partisi, Adil Türkiye Partisi, Adalet Birlik Partisi, Türk Birliği Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Yenilik Partisi, Hak ve Huzur Partisi, Komünist Parti, Muhafazakar Yükseliş Partisi, Türkiyem Partisi, Aydınlık Geleceğin Partisi, Devrimci İşçi Partisi, Aydınlık Demokrasi Partisi ile Güç Birliği Partisi oldu. 

Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti

Reklam Kurulu, tüketicileri yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara karşı yılın 9 ayında 33 binin üzerinde başvuruyu değerlendirirken, 249 milyon liradan fazla idari para cezası uygulanmasını kararlaştırdı

 

16.10.2026 10:52:00
Anadolu Ajansı
 
Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti
Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti

Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada Kurulun, tüketicilerin sağlık ve güvenliği ile ekonomik menfaatlerinin korunması amacıyla inceleme ve denetimlerini aralıksız sürdürdüğü belirtildi.

Kurulun, 8 Ekim'de yapılan toplantıda 161 dosyayı karara bağladığı, mevzuata aykırı bulunan 136 dosyada durdurma cezası ile toplam 17 milyon 176 bin 744 lira idari para cezası verildiği ifade edildi.

Yılın ocak-eylül döneminde ise 33 binin üzerinde başvurunun değerlendirildiği, tüketicileri aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle kesilen toplam idari para cezasının 249 milyon lirayı aştığı bilgisi verildi.

Gerçeğe aykırı indirimli satışlar için yaptırım

Gelişen ticari hayat ve internet kullanımındaki artış doğrultusunda, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde önemli düzenlemeler yapıldığı ve bu değişikliklerin 1 Ağustos'ta yürürlüğe girdiği anımsatılan açıklamada, hedefli reklamcılık, yapay zekayla oluşturulan reklamlar, sosyal medya etkileyicilerinin tanıtımları ve indirimli satışlar başta olmak üzere pek çok alanda yeni kuralların getirildiği vurgulandı.

Kurulun ekim ayı toplantısında öne çıkan başlıklardan birinin indirimli satış reklamları olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgiler verildi:

"Yapılan incelemelerde, kampanyalarda yüzde 75 gibi yüksek oranlarda gerçeği yansıtmayan indirim vaatlerinde bulunulduğu, üzeri çizili fiyat olarak indirim başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınmadığı ve kolay erişilebilir sadakat kartı programlarına ilişkin reklamlarda indirimli satış mevzuatındaki yükümlülüklerin yerine getirilmediği tespit edilmiştir. Mevzuata aykırı olduğu belirlenen söz konusu reklamlar hakkında idari yaptırımlar uygulanmıştır."

Sosyal medya etkileyicilerine sıkı denetim

Yönetmelik kapsamında sosyal medya etkileyicilerinin reklam ve tanıtım faaliyetlerine ilişkin kuralların açıkça belirlendiğine işaret edilen açıklamada, menfaat, indirim veya hediye karşılığı yapılan paylaşımlarda, reklam veya tanıtım ifadesinin açıkça yer alması gerektiği belirtildi.

Bu doğrultuda Kurul'un 32 sosyal medya hesabındaki paylaşımları resen incelemeye aldığı, reklam ibaresi kullanma zorunluluğunun ve belirlenen diğer kriterlerin yerine getirilmediğinin saptandığı ve söz konusu paylaşımlar konusunda durdurma cezası verildiği kaydedildi.

Kuyumculuk sektöründe sahte indirim vaatlerine durdurma

Mücevherat sektöründe yüksek oranlı indirim vaatleriyle yayımlanan reklamların da mercek altına alındığının altı çizilen açıklamada, değerlendirmeler neticesinde mevzuat hükümlerini ihlal ettiği tespit edilen 9 firma hakkında durdurma cezası kararı alındığı ifade edildi.

Açıklamada, Bakanlığın tüketicilerin haklarının korunması, yanıltıcı reklamların önlenmesi ve piyasalarda adil rekabet ortamının tesis edilmesi amacıyla denetim ve yaptırım faaliyetlerini kararlılıkla sürdüreceği vurgulandı.

13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama

Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi

16.10.2026 10:08:00
İhlas Haber Ajansı
 
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yasa dışı bahis organizasyonlarındaki para nakline aracılık eden şüphelilere yönelik yürütülen soruşturmada, daha önceden tespit edilen 102 kişilik hedef listesi genişletildi.

Batman merkezli 13 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlar ve ifade süreçlerinin ardından toplam 119 şüpheli yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 39 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri kararı alındı.

Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü

Anadolu Otoyolu'nun Düzce kesiminde meydana gelen trafik kazasında Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin yaşamını yitirdi, 4 kişi yaralandı

15.10.2026 18:10:00
AA
 
Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü
Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü
Üsküdar Belediye Başkan Vekili Gültekin, Düzce'de trafik kazasında hayatını kaybetti. 

Otoyolun Ankara istikametinde seyreden Gültekin'in içinde bulunduğu 34 VR 2034 plakalı otomobil, Kaynaşlı Sarıçökek mevkisinde aynı yönde seyreden 16 ARZ 453 plakalı otomobille çarpıştı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Gültekin ile 4 kişi, sağlık ekiplerince çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Özel bir hastanede tedavi altına alınan Gültekin, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, gazetecilere, kaza anından bu yana bütün tıbbi müdahalelerin yapıldığını belirterek, "Ama maalesef kurtaramadık. Başımız sağ olsun" dedi.

Gültekin'in vücudunda kazaya bağlı herhangi bir yaralanma ve darbe gözükmediğini bildiren Şengüloğlu, "Olayın şokuyla kalp krizi geçirdiği değerlendiriliyor. İlerleyen süreçte netleşecek ama olay esnasında oradan geçen kazayı gören iki doktor duruyor ve ilk müdahaleyi yapıyorlar. Ardından da ambulansa gelip müdahaleye devam ediyor. Hastanede de devam etti müdahaleler. Yaklaşık 1,5 saat süre müdahale edildi ama maalesef kurtaramadık" ifadelerini kullandı.  


Yarın son yolculuğuna uğurlanacak


Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in cenazesi, yarın cuma namazını müteakip Marmara İlahiyat Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

Üsküdar Belediyesinin X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:

"Üsküdar Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Dündar Ziya Gültekin'i, geçirdiği trafik kazası sonucu kaybetmenin derin teessürünü yaşıyoruz. Gece gündüz demeden, ilk günkü azim ve adanmışlıkla Üsküdar'ımız ve komşularımız için durmaksızın çalışan kıymetli Başkan Vekilimizi her zaman gayreti, samimiyeti ve şehrimize kattığı değerlerle hatırlayacağız."

Merhum Başkan Vekili Gültekin için bu akşam saat 21.00'de belediye binasındaki Mavi Salon'da Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirileceği aktarılan paylaşımda, "Merhumun cenazesi, yarın cuma namazını müteakip Marmara İlahiyat Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından ebediyete uğurlanacaktır. Merhum Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet, başta kederli ailesi olmak üzere yakınlarına, mesai arkadaşlarımıza ve tüm Üsküdar halkına sabır ve başsağlığı dileriz. Mekanı cennet, makamı ali olsun" ifadeleri kullanıldı.


BTP liderinden taziye mesajı


Bu arada BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da Gültekin için sosyal medya hesabından taziye mesajı paylaştı. Baş mesajında, "Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerine katılmak üzere Ankara'ya giderken Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu vefat eden Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar dilerim." ifadelerini kullandı.


Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı. Karayalçın, daha önce Özgür Özel'e destek ziyaretinde bulunmuş, mutlak butlan kararı için ise "CHP'ye haksızlık yapılıyor" demişti

15.10.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı
Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı
Eski Başbakan Yardımcısı ve eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın CHP'den istifa etti ve YENİ Parti'ye üye oldu.

Karayalçın, 18 Ağustos 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki makamında ziyaret ederek YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e desteğini iletmişti.

Karayalçın, ziyaretin ardından gazetecilere "Kucaklamaya geldim. Sadece merhaba demek için geldim" demişti. Karayalçın, parti tüzüğüne ilişkin bir çalışma yürüttüklerini de belirtmişti.

Karayalçın, Özel'i geçen hafta YENİ Parti Genel Merkezi'nde ziyaret etmişti.

Karayalçın, mayıs ayında ise CHP'nin 38. Olağan Kurultayı için verilen mutlak butlan (yok hükmünde) kararının ardından Odatv'ye yaptığı açıklamada, "Bunu çok yanlış buluyorum. CHP'ye haksızlık yapılıyor" demişti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Azerbaycan'ın başkenti Bakü’de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Bakan Fidan, "Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı" (CICA) 7. Zirvesi'ne katılmak için Bakü'ye gitti

15.10.2026 15:27:00
Haber Merkezi
 
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi'ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı. Bakan Fidan ve beraberindeki heyet, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un konuşması başladığı anda İran, Pakistan, Filistin ve Kuveyt temsilcilerinin de aralarında olduğu 10'dan fazla ülkenin temsilcileriyle birlikte salonu terk etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen Bakü'deki CICA 7. Zirvesi'ne katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına ve ihlallerine uluslararası alanda en sert yanıtı verdi. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un zirvenin öğle oturumunda konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı anda Bakan Fidan ve 10'u aşkın ülke temsilcisi yerlerinden kalkarak salonu boşalttı.

'BAĞLILIĞI SÜRDÜREMEYİZ'
Zirvedeki hitabında Filistin meselesine özel vurgu yapan Bakan Fidan, barış ve karşılıklı güven prensiplerinin tüm üyeler için geçerli olması gerektiğini kaydetti. Fidan, "CICA üyesi olan İsrail, sistematik baskı politikası izleyerek Filistin halkının temel haklarını ihlal ederken bu bağlılığı sürdüremeyiz. Üyemiz Filistin'in haklarını desteklemek ve devam eden zulüm ile ağır ihlallere karşı durmak konusunda kararlı bir tutum sergilemeliyiz. Kalıcı çözüm, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devletinin kurulmasını gerektirmektedir" dedi.

ALİYEV İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 1

Bakü'deki temasları kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul edildi. Basına kapalı gerçekleşen görüşmede Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik ortaklık, Güney Kafkasya'daki barış ve istikrar süreçleri ile bölgesel güvenlik konuları ele alındı.

LAVROV İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 2

Bakan Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştü.

ÇİNLİ MEVKİDAŞI İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 3

Fidan daha sonra Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüştü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

15.10.2026 15:17:00
AA
 
 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi
 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

Buna göre, 9 Ekim itibarıyla Merkez Bankasının brüt döviz rezervleri 4 milyar 241 milyon dolar artarak 64 milyar 567 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 2 Ekim'de 60 milyar 326 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Bu dönemde altın rezervleri ise 54 milyon dolar azalışla 107 milyar 62 milyon dolardan 107 milyar 8 milyon dolara geriledi.

Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 167 milyar 388 milyon dolardan 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.