logo
28 EYLÜL 2026

Erdoğan 14 ay sonra muhtarları topladı: Muhtarlarımızı özlemişiz

En son muhtarlar toplantısını 2022'nin ekim ayında yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan yerel seçimler öncesinde muhtarlar buluşmasını yeniden başlattı. 53. Muhtarlar Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, "Muhtarlarımızı özlemişiz, gördüğüm kadarıyla muhtarlarımız da bizi özlemiş." dedi. Erdoğan ayrıca 2012 yılında kendi iktidaarları tarafından dile getirilen şehirlerdeki muhtarlıkların kaldırılması yönündeki öneriye de karşı olduklarını dile getirdi.

28.12.2023 16:09:00
AA
 
Erdoğan 14 ay sonra muhtarları topladı: Muhtarlarımızı özlemişiz
Erdoğan 14 ay sonra muhtarları topladı: Muhtarlarımızı özlemişiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya'daki trafik kazasına ilişkin, "Kazayla ilgili soruşturma Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından titizlikle yürütülmektedir. Sis, kar, gizli buzlanma, yağmur gibi yol ve sürüş güvenliğini tehdit eden risklerin arttığı kış mevsiminde sürücülerimizi daha dikkatli olmaya, trafik kurallarına daha fazla riayet etmeye çağırıyorum." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda düzenlenen 53. Muhtarlar Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Kuzey Marmara Otoyolu Sakarya mevkisinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında hayatını kaybeden 10 kişiye Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diledi.

Yaralanan 59 kişinin hastanelere sevk edildiğini, tedavilerine süratle başlandığını anlatan Erdoğan, "Kazayla ilgili soruşturma Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından titizlikle yürütülmektedir. Sis, kar, gizli buzlanma, yağmur gibi yol ve sürüş güvenliğini tehdit eden risklerin arttığı kış mevsiminde sürücülerimizi daha dikkatli olmaya, trafik kurallarına daha fazla riayet etmeye çağırıyorum. Yüreklere acı salmamak için lütfen hep birlikte daha sorumlu davranalım." diye konuştu.

2023 muhtar davet edildi

Erdoğan, bugün Muhtarlar Toplantısının 53'üncüsünü gerçekleştirdiklerini, Cumhuriyet'in 100. yılını temsilen 81 vilayetten 2023 muhtarla bir arada olduklarını söyledi.

"Muhtarlarımızı özlemişiz, gördüğüm kadarıyla muhtarlarımız da bizi özlemiş." diyen Erdoğan, en son geçen yılın ekim ayında Ankara'ya gelen muhtarlar için otel konforunda bir muhtarlar evinin açılışını yaptıklarını anımsattı.

Erdoğan, yine aynı törenle 100 muhtar hizmet binasının açılışını gerçekleştirdiklerini, bu yıl içerisinde 100 yeni muhtar hizmet binasını daha muhtarların hizmetine sunduklarını ifade etti.

Tüm bu muhtar hizmet binalarının mahallelere, köylere hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"2024 senesinde inşallah 51 ilimizde 179 muhtar hizmet binamızın daha yapımına başlıyoruz. Muhtarlıklarımızın kuruluşundan bugüne, köylerine ve mahallelerine hizmet eden tüm muhtarlarımızı rahmetle yad ediyorum. Halen, kendilerini seçen milletimize hizmete devam eden muhtarlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Önümüzdeki seçimlerde köylerine ve mahallelerine hizmet etmek için adaylığını koyacak muhtar adaylarımıza şimdiden başarılar diliyorum. Muhtarlarla bizim aramızda rahmetli Neşet Ertaş'ın ifadesiyle 'kalpten kalbe, gönülden gönüle giden bir yol' vardır. Bunun için de her fırsatta sizlerle buluşmaya, hasret gidermeye, hasbihal etmeye çalışıyoruz. Deprem bölgesinde yaptığımız ziyaretlerde şehirlerimizin, muhtarlarımızın da aralarında olduğu temsilcileriyle bir araya gelmeye, onları dinlemeye özel önem verdik. Ancak yaşadığımız fevkalade dönem sebebiyle bu yıl sizlerle arzu ettiğimiz sıklıkta bir araya gelemedik."

"Muhtar, bu ülkenin yönetim sistemi piramidinin temelidir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 yılı şubat ayından bu yana on binlerce muhtarla kucaklaştıkları toplantılar yaptıklarını hatırlattı.

"Ülkemizde muhtarlarımızla bu derece yakın ve hasbi ilişki kuran bir başka cumhurbaşkanı, başbakan, siyasetçi bulamazsınız." diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Peki niçin muhtarlarla bu kadar sık ve yakın irtibat halindeyiz? Çünkü muhtar, bu ülkenin yönetim sistemi piramidinin temelidir. En geniş ağının temsilcisidir. Aynı sistemin en üst temsilcisi olarak, muhtarlarımızla sırt sırta verdiğimizde hem milletimizin nabzını en iyi şekilde tutacağımızı hem 85 milyonun her bir ferdine ulaşabileceğimizi hem de ülkenin gerçek fotoğrafını görme imkanı bulabileceğimizi biliyoruz. Sağ olsunlar, muhtarlarımız da bu konuda her türlü desteği veriyor, katkıyı sağlıyor. Biz de 2002'den itibaren demokrasimizin uç beyleri olarak gördüğümüz muhtarlarımızı her alanda destekledik. İçişleri Bakanlığımız bünyesinde bir Muhtarlar Daire Başkanlığı kurduk. Aynı şekilde büyükşehir belediyelerinde Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlıkları, diğer belediyelerde de Muhtarlık İşleri Müdürlükleri ihdas ettik. Muhtarlık Bilgi Sistemi ile devlet ile muhtar ve vatandaş arasında işleyen bir kanal oluşturduk."

"Muhtarlık kurumunun lağvedilmesiyle ilgili önerilere biz katılmıyoruz"

Erdoğan, muhtarların maaşlarını, sigorta primlerini ve diğer özlük haklarını yaptıkları işle mütenasip seviyeye getirdiklerini aktardı.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün yönettiği adrese dayalı kayıt sistemini muhtarlara da açtıklarını anlatan Erdoğan, köylerdeki ve mahallelerdeki metruk yapıları muhtarların sistem üzerinden bildirebildiğini vurguladı.

Afet sonrası yapılan ayni yardımların dağıtım sistemine de muhtarları dahil ettiklerine dikkati çeken Erdoğan, gelecek dönemde bu hizmetleri çok daha ileriye taşıyacaklarını ve yollarına devam edeceklerini dile getirdi.

Muhtarlık kurumunun Türkiye'nin idari sistemine mahsus bir yapı olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Belediye başkanlığı, kaymakamlık, valilik gibi daha üst müesseselerle vatandaşlarımız arasındaki bağın sağlıklı ve sürdürülebilir olmasını muhtarlıklarımız temin ediyor. Tabii, gelişen teknoloji ve idari sistemimizin kendini buna göre yenilemesi ister istemez muhtarlık kurumunun da yeniden ele alınmasını gerektiriyor. Muhtarlık kurumunun lağvedilmesiyle ilgili özellikle zaman zaman gündeme getirilen önerilere biz katılmıyoruz.",

"Buradan İçişleri Bakanımıza talimat veriyorum"

Muhtar hizmet binalarının gereken altyapıyla donatılmasıyla bu dönüşümün kolayca gerçekleştirilebileceğini belirten Erdoğan, devletin 8-10 haneli en küçük köyünden kimi şehirlerde on binlerce nüfusu barındıran mahallelerine kadar ülkenin her köşesindeki muhtarlarla aralarına kimseyi sokmayacaklarını defalarca söylediklerini anımsattı.

Erdoğan, "Şimdi bir kez daha tekrar ediyorum, muhtarlarımız köylerinde ve mahallelerinde bizim temsilcilerimizdir, onları kimseye ezdirmeyiz, kimseye istismar ettirmeyiz. Buradan İçişleri Bakanımıza talimat veriyorum, muhtarlıklarımızın günümüz şartlarına ve gelecekteki ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmaları mutlaka gündeme alın. Vatandaşlarımızın, muhtarlarımızın, belediye başkanlarımızın, kaymakamlarımızın ve valilerimizin, gerekiyorsa diğer bakanlıklarımızın görüşlerini almak suretiyle çalışmayı süratle tekemmül ettirelim." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yetişirse Meclis tatile girmeden, yetişmezse gelecek yasama yılında bu meseleyi çözüme kavuşturmayı arzu ettiklerini dile getirerek, "Böylece muhtarlıklarımızın da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin dinamik yapısına uygun şekilde milletimize daha iyi, daha kaliteli hizmet verebilmesini sağlamayı hedefliyoruz. Malum olduğu üzere biz buralara 'muhtar bile olamaz' manşetlerini çiğneyerek geldik." dedi.

"Bağrım ateş sinemde kor, kolaylanır sevdamla zor. Soracaksan adama sor, namertlere sorma beni." dizelerini okuyan Erdoğan, "Bizi namertlere değil, muhtarlarımıza sorun, milletimize sorun, aklını ve vicdanını kiraya vermemiş herkese sorun, diyoruz. Size en doğruyu onlar söyleyecektir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin binlerce yıllık geçmişi, coğrafyasındaki bin yıllık hakimiyeti ve ilk asrı geride kalan Cumhuriyetiyle dünyanın en kadim devletlerinden biri olduğunu vurgulayarak, Malazgirt'ten bu yana bayrağın dalgalandırıldığı bu toprakların, insanlığın en eski ve gözde yerleşim yeri olması nedeniyle gözlerin hep üzerinde olduğu bir coğrafyada olduğunu ifade etti.

Böyle bir coğrafyada bin yıldır bayrak dalgalandırmanın bir bedeli olduğunu söyleyen Erdoğan, "Ecdadımız bu bedeli kanıyla, canıyla, emeğiyle, mücadelesiyle vererek istiklalini korudu, istikbalini açık tuttu. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır." dedi.

Son 1,5 asrın bu bakımdan epeyce zorlu geçtiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Çanakkale'den Sarıkamış'a, Kut'ül Amare'den Milli Mücadele'ye kadar gerçekten çok büyük fedakarlıklarla yürüttüğümüz bir sürecin ardından Cumhuriyetimizle yeni bir dönemin kapılarını açtık. Cumhuriyet tarihi boyunca da istiklal ve istikbal mücadelemiz hiç bitmedi. Her dönem bir başka senaryoyla, bir başka görünümle karşımıza çıkan düşmanlarımız, son 40 yıldır PKK ve uzantıları eliyle aynı sinsi ve hain emelin peşinde koşuyor. Amaç milletimizi, tüm tarihi, birikimi, değerleri ve varlığıyla bunu topraklardan, hatta mümkünse dünya üzerinden kazıyıp atmaktır. Hamdolsun, bugüne kadar emellerine ulaşamadılar. Ama asla da vazgeçmediler."

Erdoğan, ülkenin yönetimini üstlendikleri son 21 yıldır devlet ve millet adına bu coğrafyada yaşamanın bedelini neredeyse her gün ödediklerini vurgulayarak, "Asıl mesele, ülke içinde birilerinin hala Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada neye tekabül ettiğinin farkına varamamış veya farkındaysa bile kabul edememiş olmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

"Buradan kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz"

Dış politikadan terörle mücadeleye ve yatırımlara kadar her konuda bu çarpıklığın tezahürleriyle karşılaştıklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ülkemizdeki siyasi ve sivil muhalefetin içler acısı hali bizi üzmekle birlikte biz, milletimize olan yükümlülüklerimize bakıyor, onları hakkıyla yerine getirmenin çabasını güdüyoruz. Toprak bütünlüğümüze sahip çıkmak, devletimizin üniter yapısını korumak, milli birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafaa etmek, milli bekamızın teminatı olan 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' ilkesini her şart altında gözetmek bizim kırmızı çizgimizdir. Bunların yıpratılmasına kesinlikle fırsat veremeyiz, taviz veremeyiz. Buradan kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin son 6-7 yılının terörle mücadele tarihi açısından en başarılı, en sonuç alıcı yıllar olarak tarihe geçtiğini belirterek, dünyadaki risk ve tehditlerin hiçbirine prim vermediklerini vurguladı.

Güvenlik ikliminin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin yakın tarihinin en önemli terörle mücadele harekatlarını gerçekleştirdiğinin altını çizen Erdoğan, "İşte gördünüz 12 şehidimiz oldu, değil mi? Peki ardından ne oldu? Üç gün içinde 59 teröristi gömdük. Niye? 'Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda. Canı cananı bütün varımı alsın da Hüda. Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda' diyerek, bu yolda yürüdük." ifadelerini kullandı.

"Teröristlerin, vatan topraklarını o necis ayaklarıyla kirletmesine müsaade etmiyoruz"

Erdoğan, 15 Temmuz'un hemen ardından Türkiye'nin terörle mücadele konseptinin değiştiğini, artık tehditlerle sınırlar içinde değil kaynağında mücadele edileceğinin tüm dünyaya ilan edildiği anımsatarak, şunları ifade etti:

"Güney sınırlarımız boyunca yeni konsepte uygun adımları atmış, teröristlerin başlarını inlerinde ezecek harekatlar başlatmıştık. Türkiye'yi güneyinden kuşatmayı hedefleyen emperyalist oyunu böylece bozmuştuk. Bugün de aynı anlayışla sınırlarımız ötesindeki operasyonlarımızı sürdürüyoruz. Teröristlerin, vatan topraklarını o necis ayaklarıyla kirletmesine müsaade etmiyoruz."

"Rabb'im cümle şehitlerle birlikte 12 kahraman askerimizi de cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin"

Erdoğan, daha önce şehirlerde, dağlarda ve karakollarda içleri acıtan, kalpleri sıkıştıran alçak terör eylemlerine maruz kalındığını anlattı.

Şimdiyse sınır ötesinde teröristleri kendi üslerinde, kendi mağaralarında imha ettiklerini belirten Erdoğan, "Bugün sınırlarımız içinde terör bitme noktasına geldiyse bunun en önemli sebebi Irak ve Suriye sahasında yürüttüğümüz operasyonlardır. Elbette bu mücadelede zaman zaman şehitlerimiz de oluyor. Geçtiğimiz günlerde iki ayrı çatışmada verdiğimiz 12 şehidimizin acısı milletçe hepimizin yüreğini dağladı. Bizim inancımızda şehadet en yüce mertebedir. Şehitlik makamı, peygamberlere komşuluk makamıdır. Şehitlerimiz en büyük mükafatı Rabb'imiz katında alacaklardır. Rabb'im cümle şehitlerle birlikte 12 kahraman askerimizi de cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin." dedi.

Milli şair Mehmet Akif Ersoy'un, Çanakkale şehitlerine hitaben yazdığı şiirden bazı mısraları okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu topraklar için toprağa düşmüş şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Şehitlerimizin kanını asla yerde bırakmadık, bırakmıyoruz. 22 Aralık'tan beri icra edilen harekatlarda 59 terörist etkisiz hale getirildi. Milli İstihbarat Teşkilatımız, Suriye'nin kuzeyindeki terör altyapısına ve elebaşlarına yönelik son derece başarılı operasyonlar icra ediyor. Bu kapsamda terör örgütü için kritik önemde 70 tesis vuruldu. Bunların içinde adeta petrol rafinerileri var. Bunların hepsini vuruyoruz. Buralar günlerce yanıyor. Durmayacağız. Nerelerde bunlar için bu tür kaynaklar varsa işte onların bu kaynaklarını vurarak yok edeceğiz, yok ediyoruz. Bütün bunlarla beraber teröristler de bertaraf oluyor. Bu operasyonlarımıza son terörist de ülkemiz ve milletimiz için bir tehdit unsuru olmaktan çıkarılıncaya kadar kararlılıkla devam edeceğiz."

"Askerlerimizin operasyon yürüttüğü yerler zor şartlara sahip ama durmuyoruz"

Erdoğan, Irak'ın kuzeyindeki operasyon bölgelerinin, coğrafi ve iklim şartlarının zorluğuna işaret ederek, şunları söyledi:

"Teröristler işte bu zorluğu kullanarak 40 yıl boyunca ülkemiz topraklarına rahatça girip çıktılar, eylemlerini yaptılar, kan döktüler, vahşet sergilediler. Irak ve Suriye'de güvenli hale getirdiğimiz alanlarla terör örgütünün bu imkanını elinden aldık. Askerlerimizin operasyon yürüttüğü yerler öylesine zor şartlara sahip ki kalıcı üs bölgelerini hemen kurmak ve gelişmiş güvenlik sistemlerini çalışır hale getirmek mümkün olmuyor. Ama durmuyoruz. Yine üzerine gidiyoruz. Yolun olmadığı, yol inşa etmenin gerçekten çok zahmet gerektirdiği bu yerlerdeki çalışmalarımızı kesintisiz sürdürüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda kalıcı üs bölgelerimiz için Kuzey Irak'ta yüzlerce kilometre yol yaptık. Kontrol altına aldığımız yeni yerlerde de aynı faaliyetleri yürütüyoruz. Ama dediğim gibi şartlar arzu ettiğimiz hızda ilerlememizi güçleştiriyor. İnşallah baharla birlikte yeni üs bölgelerimizin altyapılarını tamamlayacak, teröristleri bir daha buralara ayak basamayacak hale getireceğiz."

Bölgedeki şartları bilmeyen, Türkiye'nin terörle mücadele stratejisinden ve buna göre uyguladığı taktiklerden haberi olmayanların, PKK ve uzantılarının ağzıyla güya kendilerini eleştirdiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Halbuki yaptıkları iş, terör örgütünün değirmenine su taşımaktır. Dünyada böyle bir siyaset anlayışının örneğine rastlayamazsınız. Hiçbir ülkede kendi devletinin güvenlik stratejilerini ve mücadelesini değersizleştirmeye ve hatta çökertmeye çalışan muhalefet örneği yoktur. Türkiye hariç, hemen hiçbir ülkede terör örgütünün propaganda çarkına dişli olmayı maharet zanneden bir muhalefet asla bulamazsınız. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinin dahi örnek aldığı sınır güvenliği ve sınır ötesi tehditleri önleme çalışmalarımızı beğenmeyen muhalefetin, buna karşı alternatif bir çözüm teklifiyse mevcut değildir. Aslında bunlar, PKK'nın Suriye uzantısı PYD'yi terör örgütü olarak görmüyoruz diyerek Irak, Suriye tezkeresine bölücü örgütün siyasi uzantılarıyla beraber ret oyu vererek, kurultay kürsülerinden hapisteki teröristlere sırayla selam göndererek, Meclis'te dört farklı partinin teröre karşı ortak irade sergilediği bildiriye uyduruk gerekçelerle imza atmaktan kaçarak, hasılı terör örgütüne şaşı baktıklarını her vesileyle göstererek terörle mücadele gibi bir dertlerinin olmadığını açıkça ortaya koymuşlardır. Sırf konuşmuş olmak, sırf hükümetin ak dediğine kara, kara dediğine ak demiş olmak, sırf kendi tabanına çalışıyor görüntüsü vermek, sırf emperyalistlere şirin gözükmek için terör örgütü PKK ve uzantılarıyla demlenmeyi içlerine sindirenleri milletimize havale ediyoruz."

"Bölücü örgütün emellerine koç başlığı yapanları milletimiz asla affetmeyecektir"

Bu meselenin, parti meselesi değil, ülkenin ve milletin beka meselesi olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Siyaset kurumunun terör gibi doğrudan milli güvenliğimize dair bir konuda güç birliği içinde hareket etmesi millete karşı mesuliyetinin gereğidir. Kendi kişisel ihtirasları ve parti içi iktidar hesapları uğruna bölücü örgütün emellerine koç başlığı yapanları milletimiz asla affetmeyecektir. Sizlerden muhtarlarımız olarak bu hakikat, bu ihanetleri bu çarpıklıkları kimi muhalefet aktörlerinin içine düştükleri bu gaflet hallerini kendi köylerinizde, kendi mahallelerinizde oturan vatandaşlarımıza mutlaka anlatmanızı bekliyorum. Şayet meydanı bu kifayetsiz muhterislere bırakırsak bunun vebalini hiçbirimiz taşıyamayız."

Erdoğan, ülkenin tek derdi, sıkıntısı terörle mücadele olsa kahraman güvenlik güçleri ile milletin birlik ve beraberliği sayesinde bunun üstesinden geleceklerinden hiçbir şüphe duymadıklarını söyledi.

Ama coğrafyanın dayattığı başka sınamalarla da karşı karşıya olduklarını belirten Erdoğan, "Deprem gibi tabii afetler ile iklim değişikliği gibi küresel sorunlar bunlardan biridir. Siyasi, ekonomik ve askeri bağımsızlığımızı korumak bunlardan biridir. Milli birlik ve beraberliğimize yönelik tehditlere karşı tek yürek, tek bilek halinde karşı durmak bunlardan biridir. Hamdolsun Türkiye tüm bu mücadeleleri aynı anda yürütebilecek güce, iradeye, imkana, kararlılığa sahiptir." diye konuştu.

"İstanbul'da 350 bin konutun dönüşümünü süratle tamamlamayı hedefliyoruz"

Diğer alanlardaki meşguliyetler ne olursa olsun gündemin değişmez konusunun ülkeyi depreme karşı hazırlama çalışmaları olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bir yandan 6 Şubat depremlerinde yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldıracak inşa ve ihya faaliyetlerini hızla sürdürürken diğer yandan da deprem tehdidi altındaki şehirlerimizi güçlendirme çalışmalarını yürütüyoruz. Yüzyılın Dönüşümü İstanbul programı da bu anlayışla hayata geçirdiğimiz projelerden biridir. Kentsel dönüşümün Yarısı Bizden Kampanyası ile İstanbul'da 350 bin konutun dönüşümünü süratle tamamlamayı hedefliyoruz. Hane başına çeşitli başlıklar altında toplam 1,5 milyon liralık desteği içeren bu kampanyanın İstanbulumuza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."

Ekonomideki son adımın AK Parti hükümetlerinin 22. bütçesi olan 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nun TBMM'de kabul edilmesi olacağını bildiren Erdoğan, "31 Aralık'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek olan bütçemizin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu vesileyle şu gerçeği sizinle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz 20 yılda depremler sebebiyle yapılan harcamaların tutarı yenileme ve güçlendirme çalışmaları da dahil edildiğinde vergi gelirlerimizin tam 8 katını bulmaktadır. Görüldüğü gibi devletimiz vatandaşını desteklemek için tüm imkanlarını seferber etmekte, hiçbir fedakarlıktan kaçınmamaktadır." diye konuştu.

Merkez Bankası rezervleri

Merkez Bankası rezervlerine dair son bilgileri paylaşan Erdoğan, şunları söyledi:

"Merkez Bankası rezervlerimiz tarihinin en yüksek rakamı olan 145 milyar 456 milyon dolara ulaşarak rekor kırmıştır. İnşallah bu rakamı finansal güvenliğimizi tahkim için daha da artıracağız. Hayat pahalılığının yol açtığı sıkıntıların farkındayız. Bunun etkilerini azaltmak için bütçe imkanlarını zorlama pahasına çalışanlarımızın ve emeklilerimizin maaşlarında yüksek oranlı artışlara gittik. Geçtiğimiz yıl ortalama memur maaşını yüzde 129 ve asgari ücreti yüzde 107 oranında arttırdık. En düşük emekli maaşını yüzde 114 oranında yükseltirken bayram ikramiyelerini neredeyse iki katına çıkardık. Tek sefere mahsus 5 bin lira ilave ödeme yaptık, yapıyoruz. Dün açıkladığımız 2024 yılı asgari ücret rakamını da bu tablonun tamamlayıcısı olarak görüyoruz. Yüzde 49 artışla 17 bin 2 liraya çıkan yeni asgari ücretle, çalışanları enflasyona ezdirmeme sözümüze bir kez daha sadık kaldık."

"Rakamlar son aylarda enflasyonun ateşinin düşmeye başladığına işaret etmektedir"

Yeni asgari ücretin işverenlere, tüm çalışanlara, ailelerine ve millete hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, "Hiç şüphesiz tüm bunlar önemlidir ama yeterli değildir." dedi.

Devletin imkanları arttıkça çok daha fazlasını yapacaklarını milletin zaten bildiğini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Özellikle 85 milyon vatandaşımızın tamamını olumsuz etkileyen enflasyonla mücadelede kesinlikle geri adım atmayacağız. Rakamlar son aylarda enflasyonun ateşinin düşmeye başladığına işaret etmektedir. Önümüzdeki dönemde enflasyondaki ivme kaybı daha net görülecektir. Piyasa gerçekleriyle açıklanamayacak şekilde fahiş fiyat artışlarına giden açgözlülere yönelik denetimlerimizi de yoğunlaşarak devam ettireceğiz. Milletimizin her bir ferdinin refah seviyesini hak ettiği düzeye, yani dünyanın en gelişmiş 10 ekonomisinin vatandaşları seviyesine çıkartana kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız."

Ekonomiyi takip ederken bölgesel ve küresel gelişmeleri de ihmal etmediklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin Balkanlar'daki Kafkaslar'daki, Karadeniz'deki hiçbir gelişmeye sırtını dönmediği gibi güneyimizdeki her meseleyle de yakından ilgilenme mecburiyeti vardır. Ülkemizin Gazze'deki katliamlara, Kudüs ile ilgili hassasiyetine, Kuzey Afrika'daki gelişmelere bu kadar yakın alaka göstermesine şaşıranlara asıl biz hayret ediyoruz. Nasıl Balkanlar'daki dostlarımız rahat etmeden bize burada rahat yüzü yoksa, nasıl Kafkaslar'daki kardeşlerimiz huzur içinde değilken biz burada huzur bulamazken, aynı şekilde güney sınırlarımızdan başlayarak Afrika'nın kuzeyine kadar bütün bölgelerde güven ve istikrar yoksa biz de güven içerisinde oturamayız. Bu gerçeği idrak edemeyenlerin meseleyi yabancı düşmanlığı dahil, medeniyetimize ve tarihimize yakışmayacak şekilde taşımalarının adı açık konuşuyorum gavurun kılıcını çalmaktır."

Milletin tüm bu gerçekleri takip ederek değerlendirdiğini ve kararını ona göre şekillendirdiğini belirten Erdoğan, muhalefetin tamamının bir araya geldiği 14-28 Mayıs seçimlerinin sonuçlarının milletin kararının en somut ifadesi olduğunu söyledi.

Erdoğan, "İnşallah önümüzdeki mahalli idareler seçimlerinde de benzer bir şekilde milletimizin tercihi Türkiye Yüzyılı'ndan yana olacaktır. Tüm muhtarlarımızı bu seçimlerde hep birlikte yol almaya davet ediyorum. Dünyanın ve bölgemizin bu kritik döneminde ülkemizin güven ve istikrar içinde yoluna devam etmesinin ne kadar mühim olduğunu en iyi siz muhtarlarımız biliyorsunuz. Tıpkı 14-28 Mayıs seçimleri gibi 31 Mart seçimlerinde de siz kardeşlerimin bir kez daha gerekeni yapacağına yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda yapımı tamamlanan 100 muhtarlık binasının açılışını kurdele kesimiyle gerçekleştirdi.

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.