logo
08 AĞUSTOS 2026

Erdoğan: 2024 hedefimiz 60 milyar dolar turizm geliri

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemiz genelinde 2024 turizm hedefimiz 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar turizm geliridir." dedi.

09.02.2024 19:34:00
AA
 
Erdoğan: 2024 hedefimiz 60 milyar dolar turizm geliri
Erdoğan: 2024 hedefimiz 60 milyar dolar turizm geliri
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "CHP zihniyetinin elinde her gün irtifa kaybeden şehirlerimizi gerçek belediyecilik anlayışıyla tekrar buluşturmakta kararlıyız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Expo Fuar Alanı Kongre Merkezi'nde düzenlenen, AK Parti Antalya İlçe Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı'nda konuştu.

Erdoğan, ülkenin turizm başkenti, tarımın, ticaretin, sanayinin, diplomasinin lokomotif şehri Antalya'da olmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

AK Parti Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü'yü daha önce açıkladıklarını hatırlatan Erdoğan, ilçe belediye başkan adaylarının da belirlenmesiyle tam saha pres yapacak şekilde çalışacakları bir döneme girdiklerini ifade etti.

Bundan 30 yıl önce mahalli idarelerde ilk kez göreve geldiklerinde önlerine çıkan engellere, zorluklara ve maruz kaldıkları haksızlıklara rağmen şehirlere hizmet için aşkla çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, millete hizmet yolunda bahane aramadıklarını, kolayı seçenlerden asla olmadıklarını, belediyelerin kaynaklarını en doğru, en etkin ve hakkaniyetli şekilde kullanarak vatandaşın sorunlarına çözüm ürettiklerini kaydetti.

Erdoğan, "Bir önceki seçimde işbaşına gelen CHP zihniyetinin ideolojik esareti altında boğulan, tüm umutları tükenen şehirlerimizi çok kısa sürede yaşanabilir yerler haline getirdik. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bizim hizmet ve eser siyasetimizle tanışan şehirlerimiz, çeyrek asır boyunca adeta altın devirlerini yaşadı. Ulaşımdan çevreye, sosyal belediyecilikten altyapı ve üstyapıya kadar her alanda şehirlerimiz resmen seviye atladı." diye konuştu.

Daha önce mahalli idarelerde hiç görülmemiş hizmetleri vatandaşların istifadesine sunduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların her anında hep yanında olduklarını, böyle bir anlayışla illere hizmet ettiklerini aktardı.

Erdoğan, şehirlerin nüfusunun çoğalması ve şehirleşmenin artmasıyla, insanların belediyelerden beklentilerinin de değiştiğini vurguladı.

"Şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı vizyonumuza hazırlayacak bir yol haritası ortaya koyduk"

Belediyeleri sadece vatandaşın çöpünü toplayan, yolunu inşa eden, parkını yapan, toplu ulaşım hizmeti veren bir konumdan çok daha geniş görevler icra eden bir konuma yükselttiklerinin altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:

"AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu değişen ve çeşitlenen beklenti sepetini karşılamanın çabasındayız. Aşık Yunus'un o veciz ifadesiyle söyleyecek olursak 'Biz sevdik, aşık olduk. Sevildik, maşuk olduk. Her dem, yeniden doğarız, bizden kim usanası.' Biz de maşukumuz olan aziz milletimize daha iyi hizmet etmek için sadece kadrolarımızı değil aynı zamanda belediyecilik vizyonumuzu da yeniledik, geliştirdik, adeta tekemmül ettik. Bu anlayışla mahalli idarelerdeki 30 yıllık zengin tecrübemizi iktidardaki 21 yılı aşan güçlü tecrübemizle yoğurduk. Şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı vizyonumuza hazırlayacak kapsamlı bir yol haritası ortaya koyduk. Bunu da 30 Ocak'ta Ankara'da Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik temasıyla seçim beyannamemiz olarak kamuoyumuzla paylaştık.

Amacımız özellikle muhalefetin idaresi altında durumu giderek kötüleşen şehirlerimizi içine düştükleri girdaptan süratle çıkarıp hak ettikleri yüksek standartta hizmetlere kavuşturmaktır. İstanbul harap oldu. Ankara harap oldu. İzmir zaten berbat. Antalya aynen harap oldu. Şimdi CHP zihniyetinin elinde her gün irtifa kaybeden şehirlerimizi gerçek belediyecilik anlayışıyla tekrar buluşturmakta kararlıyız. Şehirlerimizi iş yapmak, milletin sıkıntılarına çözüm bulmak yerine şov yapan, kişisel kariyer peşinde koşan muhterislerin insafına bırakamayız. Antalya'mızın bir 5 sene daha kaybetmeye tahammülünün kalmadığını biliyoruz. İnşallah 31 Mart'ta Antalya, Cumhur İttifakı'yla yeni bir döneme yelken açacaktır."

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü'nün bilgisiyle, tecrübesiyle ve yetkin ekibiyle şehre hizmete hazır olduğunu belirten Erdoğan, ilçe belediye başkanlarının da desteğiyle 31 Mart'ta Antalya'nın altın çağının başlayacağını ifade etti.

Türkiye genelindeki tüm belediyelerde hayata geçirmeyi hedefledikleri politikalar hakkında bilgi veren Erdoğan, yeni dönemde Türkiye'nin her yerinde afetlere dayanıklı, dirençli ve sağlam yerleşim yerleri inşa edeceklerini söyledi.

Şehirleri iklim değişikliğine uyumlu hale getirecek yatırımlara öncelik vereceklerini, akıllı uygulamalara ve yeni nesil dijital teknolojilere uyumlu altyapılar kuracaklarını aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gençler, çocuklar, yaşlılar, engelliler, kadınlar başta olmak üzere tüm toplumsal kesimlere karşı hassas, kuşatıcılığı yüksek sosyal belediyecilik hizmetleri sunacağız. Yerel yönetimlerin güçlü aile, güçlü toplum anlayışını desteklemesini temin edeceğiz. Kültür ve medeniyet tasavvuruna dayalı projeler üreteceğiz. Çevreye ve tabiata karşı hassas, yeşil kalkınmayı benimsemiş, sıfır atık modelini uygulayan sürdürülebilir belediye yönetimlerine destek olacağız. Evlatlarımıza havası, suyu, toprağı ve çevresi temiz şehirler bırakmak için var gücümüzle çalışacağız."

"Hedeflere ulaşmak için hep birlikte 31 Mart'a kadar çok çalışmamız gerekiyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirleri, mimarisi estetik, tarihi ve kültürel varlıkları korunmuş, huzurlu ve güvenli yerleşim yerleri haline getireceklerini vurgulayarak, kırsaldaki insanların hayat standartlarını yükselterek herkesin doğup büyüdüğü yerde kalmasını teşvik ve temin edeceklerini ifade etti.

Belediye yönetimlerinin tamamını etkin, verimli, adil, şeffaf ve sorumlu bir anlayışa kavuşturacaklarını belirten Erdoğan, "Kaliteli hizmete ve şehir sakinlerinin memnuniyetine öncelik veren yönetimlerle belediyelerimizi geleceğe taşıyacağız. Gerçek belediyecilik sözümüzü, üretken, adil, erişilebilir, vizyoner, şefkatli, sürdürülebilir, yenilikçi, kalkınmacı, çağdaş, güçlü, kapsayıcı, dinamik, vatansever kavramlarıyla zenginleştiriyoruz. Bu hedeflere ulaşmak için hep birlikte 31 Mart'a kadar çok çalışmamız gerekiyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şimdi buradan öyle bir ses verin ki Akdeniz'in öteki ucundan bile duyulsun. Bu salon 5 bin kişilik. Dolayısıyla sesin çok çok, gümbür gümbür çıkması lazım. 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart'ta Antalya'mızı Türkiye Yüzyılı hizmetleriyle taçlandırıyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Türkiye haritasını Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Kendimiz ve evlatlarımız için huzurlu, mutlu, müreffeh bir geleceğin kapılarını beraberce açmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız?"

Türkiye'yi 21 yılda asırlık demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla buluştururken istisnasız her şehriyle birlikte büyüttüklerini ve geliştirdiklerini kaydeden Erdoğan, Türkiye'yi eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, turizmden spora her alanda Cumhuriyet'in 100'üncü yılına hazırladıklarını söyledi.

Bu süreçte içeride ve dışarıda verilen mücadelenin şahidinin Antalyalılar olduğunu dile getiren Erdoğan, "Antalya'da doğru düzgün bir havalimanımız bile yoktu. Bugünkü havalimanına Antalya'yı kimler hazırladı? İşte bugün bile VİP salonu açılışını, aynı şekilde devlet konuk evinin açılışını yaptık. Neden? Yurt dışından buralara misafirlerimiz geldiği zaman farklı bir Antalya görsün, farklı bir Antalya Havalimanı görsün. Çünkü biz dünyada farklıyız. Farkımızı ortaya koymamız lazım. Hiçbir engele aldırmadan, tuzağa takılmadan, oyuna gelmeden milletimizle hedeflerimize doğru yürüdük, yürüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"2024 turizm hedefimiz 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar turizm geliri"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye gelen 57 milyon turistin 16 milyonuna Antalya'nın ev sahipliği yaptığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bir başka ifadeyle Antalya tek başına nüfusunun 6 katı turisti misafir etti. Antalya turist sayısında bir önceki yıla göre yüzde 19 artışla Türkiye'nin turizm başkenti ünvanını korudu. Ülkemiz genelinde 2024 turizm hedefimiz 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar turizm geliridir. Turist sayısını 2002 yılındaki 13 milyon seviyesinden nasıl 57 milyona çıkardıysak, inşallah 60 milyon hedefini de tutturacağız."

Antalya'nın dünyanın dört bir yanına yaptığı gıda ihracatıyla da öne çıktığına işaret eden Erdoğan, bu şehrin son 21 yılda Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin en çarpıcı örneği olduğunu belirtti.

"CHP'yi yönetenlerin tek gündemi kimin adamının nerede aday gösterileceğinden ibaret"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm vakit ve enerjilerini şehirleri Türkiye Yüzyılı vizyonuna hazırlayacak program, projeler ve planlar için harcadıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Peki, biz bu işlerle meşgulken ülkemizin ikinci büyük partisi CHP ve yöneticileri nelerle uğraşıyor? Aslında CHP'nin yapması gereken her başlıkta bizim karşımızda daha büyük, daha iddialı, daha iyi çalışılmış programlarla çıkmaktır.

Madem oy oranı itibarıyla iktidardaki partiye en yakın sensin, öyleyse yapman gereken budur. Ama bakıyorsunuz CHP yöneticilerinin gündeminde sırf laf olsun diye söyledikleri ipe sapa gelmez, yalan yanlış ifadeleri bir kenara bırakırsak bunların hiçbiri yok. Ne ülkenin meseleleri, ne ülkenin sıkıntıları, ne de bölgemizde yaşanan sıkıntılar bunların umurunda değil. Türkiye'de neler olduğundan, dünyanın nereye doğru evrildiğinden, insanlığın hangi sınamalarla karşılaştığından haberleri dahi yok. Eskisi, yenisi ve perde arkasındakilerle birlikte CHP'yi yönetenlerin tek gündemi kimin adamının nerede aday gösterileceğinden ibaret. Tüm mücadeleleri, tüm kavgaları, siyasetteki tek varlık gayeleri budur."

Erdoğan, "CHP alaca karanlık siyasetinin içine girmiş durumda. Bünyesini kuşatan, ihanet üzerinde yükselen alaca karanlık siyasetini ülkeye bulaştırmasına izin veremeyiz." dedi.

Salondakilere, "31 Mart akşamına hazır mısınız? Gümbür gümbür geliyor musunuz? Madem ki kefeni giydik o zaman gereğini yapacağız" diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Çantada keklik olarak gördükleri belediyeler için CHP'de tam anlamıyla 'Belediyeler Meydan Muharebesi' yaşanmaktadır. CHP'nin acemi genel başkanı, aday belirleme üzerinden aklınca bize laf atıyordu, 'Karşımıza çıkaracak aday bulamıyorlar' diye. Şimdi Özgür Efendi'nin sesi soluğu çıkmıyor.

Biz Bay Kemal ile en azından açıktan ve aleni milletin gözü önünde cereyan eden siyasi bir mücadele yürütüyorduk. Kendisiyle çoğu zaman anlaşamazsak da siyasette muhatabımızın kim olduğunu biliyorduk. İşte bunlar Bay Kemal'i sırtından hançerleyerek koltuğundan indirdiler, Ankara'da bir ofisin dört duvarı arasına vebalı gibi hapsettiler."

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de aynı durumu yaşamaması için dikkatli hareket etmesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Aynı hançer, her an kendi sırtına da inebilir. Gerçekten de CHP bir alaca karanlık siyasetinin içine girmiş durumdadır. CHP'nin bünyesini kuşatan, ihanet üzerinde yükselen alaca karanlık siyasetini ülkeye bulaştırmasına izin veremeyiz." ifadesini kullandı.

Muhalefet partisine oy verenlerin de bu tablodan rahatsızlık duyduğunu belirten, Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Önümüzdeki seçimler, şehirlerimizin gerçek belediyecilikle buluşmasının yanında CHP'de taşların yerine oturmasına da yardımcı olacaktır. Tabii biz bunların hepsine siyasetin cilvesi diye bakıyor, asıl olarak işimize odaklanıyoruz. Ülkemizi nasıl 2023 hedeflerine dayalı orta ve uzun vadeli programlarla bugüne getirdiysek Türkiye Yüzyılı vizyonuyla da geleceğe taşıyacağız. Hep söylediğimiz gibi bizim her alanda hayata geçirecek daha çok eserimiz, milletimize kazandıracak daha çok hizmetimiz var."

"Türkiye'yi seçkin bir yere ulaştırana kadar gece gündüz çalışacağız"

Türkiye'yi dünyanın en güçlü ülkeleri arasında, seçkin bir yere ulaştırana kadar gece gündüz çalışacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Terör örgütlerini üzerimize salsalar da sinsi tuzaklarla önümüzü kesmeye kalksalar da bizi yolumuzdan çeviremeyecekler." dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"İktidarlarımız dönemi boyunca önümüze çıkan sorunları nasıl birer birer çözdüysek, çalışanından emeklisine kadar vatandaşlarımızın bugünkü sıkıntılarını da biz hal yoluna koyacağız. Bu konuda bizimle yarışacak vizyonu, programı, projesi olan hiçbir parti ve ekip yoktur. Önlerine 3 keçi katsanız, ellerine bir kasa portakal verseniz akşama hepsini de kaybedip gelecek kifayetsizlikteki tiplere ne ülke ne şehirlerimiz emanet edilir."

Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak ortak adaylarla seçime girilen yerlerde gerek AK Parti adayları gerekse MHP adayları için aynı samimiyet ve fedakarlıkla çalışacaklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birazdan sizlere takdim edeceğim her anınızda hep yanınızda olacak birleşik belediye başkan adaylarımızla 31 Mart'ta Cumhur İttifakı'nın bayrağını zirveye dikeceğiz." diye konuştu.

Notlar

Toplantının yapıldığı salonda "Anayız, bacıyız, kadınız, Antalya'nın altın çağına hazırız, kararlıyız", "Antalya'nın altın çağı başlıyor" pankartı ile AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 19 ilçe belediye başkan adayını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.

Toplantıya, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, milletvekilleri, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin ve AK Parti Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü de katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Havalimanı Devlet Konukevi'nin açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Havalimanı Devlet Konukevi'nin açılış töreninde de konuştu.

Turizmin, tarımın, tarihin ve üretimin lokomotif şehri olarak nitelediği Antalya'da olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Erdoğan, Antalya'nın Hükümetin yatırımlarıyla her alanda gelişmeye, kalkınmaya, Akdeniz'in parlayan yıldızı olmaya devam ettiğini söyledi.

Son 21 yılda Antalya'nın potansiyelini ortaya çıkarmak için pek çok adım attıklarını belirten Erdoğan, "Şehrimizin altyapı ve üstyapı eksiklerini gidermek suretiyle Antalya'yı dünyanın gözbebeği haline getirdik. Bugün Antalya denilince akla tarımdan turizme, sanayiden ticarete kadar çok geniş bir alanda başarı çıtasını sürekli yükselten bir şehir geliyor." diye konuştu.

Bu sene 3'üncüsü düzenlenecek Antalya Diplomasi Forumu'yla şehri, aynı zamanda diplomasinin de kalbinin attığı küresel bir marka haline dönüştürdüklerini aktaran Erdoğan, Antalya'nın tüm dünyada daha yakından tanınmasına vesile olan bu tür uluslararası etkinliklerin olumlu sonuçlarının görüldüğünü söyledi.

"Her 4 turistten birisini Antalya'mız ağırladı"

Turizm rakamlarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Antalya'nın misafir ettiği turist sayısı önceki yıla oranla yüzde 19 artışla 2023 yılında 16 milyona ulaştı. Yani ülkemize gelen her 4 turistten birisini Antalya'mız ağırladı. 2024 yılı için turizmde hedefimiz 60 milyon rakamını yakalamaktır. İnşallah bu hedefimizi de gerçekleştireceğimize yürekten inanıyorum. Bununla ilgili hazırlıklarımızı uzun süredir zaten yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Havayolu ulaşımında şehrin altyapısını hedefleriyle uyumlu seviyeye getirmek için çeşitli yatırımları hayata geçirdiklerini aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Antalya Uluslararası Havalimanı'nın kapasitesini artırmaya, daha modern, daha iyi imkanlara sahip bir çehreye kavuşturmaya öncelik verdik. Bu amaçla önceki sene Antalya Havalimanı Genişleme projesini başlattık. Bu projeyle devletimize hiçbir mali külfet yüklemeden yaklaşık 927 milyon avroluk yatırımı devreye alıyoruz. Hatta bu projeden devletimiz toplamda 8,5 milyar avroyu bulan kiralama bedeliyle ciddi bir kazanç elde ediyor. Proje iç ve dış hatlar terminallerinin büyütülmesinden Devlet Konuk Evi'ne, VIP ve CIP terminallerinden genel havacılık terminaline, uçak hangarları, kargo terminali, katlı otoparktan diğer yapılara kadar pek çok yatırımı ihtiva etmektedir.

Şimdiye kadar proje kapsamında VIP terminali 690 metrekareden 2 bin metrekareye, genel havacılık terminali 1200 metrekareden 2 bin 800 metrekareye çıkartılarak hizmete açılmıştır. Şu anda önünde bu toplantımızı yaptığımız gerek VIP gerek Devlet Konuk Evi ve CIP olmak üzere hepsi de gelen misafirlerimiz için hakikaten burada bizler için bir onur kaynağı olacaktır."

Bugün ise sıfırdan yapılan 2 bin metrekarelik Devlet Konuk Evi'yle 5 bin metrekarelik hizmet binasının açılışını gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, cami inşaatının da hızla devam ettiğini, şubat ayı bitmeden onun da açılışının planlandığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"İnşası süren terminal binaları tamamlandığında havalimanımızın yıllık yolcu kapasitesi, 35 milyondan 82 milyona yükselecektir. Antalya Havalimanı'nın 2023 yılında toplam 37 milyondan fazla yolcuya hizmet verdiği dikkate alındığında projenin ne kadar önemli, isabetli ve vizyoner olduğu çok daha iyi anlaşılacaktır. Bu sene havalimanımızın yolcu sayısının yüzde 15 artışla 40 milyonun üzerine çıkacağını hesaplıyoruz. İnşallah bundan sonra da Antalya'mızı dünya şehri kimliğine yakışır hizmet, eser ve yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı hedefiyle durmadan, dinlenmeden ülkemizin geleceğine damga vuracak projelerle şehirlerimizi kalkındırmayı sürdüreceğiz. Bu bakımdan 31 Mart seçimleri bu yolda en kritik kavşaklardan biri olacaktır. Dolayısıyla 31 Mart'ta inanıyorum ki Antalyalı vatandaşlarım, kardeşlerim Antalya'yı da emin ellere teslim edecektir. Antalya'nın büyükşehir başta olmak üzere yerel yönetimlerde en doğru tercihi yaparak Cumhur İttifakı'na güçlü destek vereceğine inanıyorum."

Erdoğan, açılışı yapılan Devlet Konuk Evi'nin hayırlı olmasını dileyerek, yapımında emeği geçenleri tebrik etti.

Konuşmasının ardından Erdoğan, beraberindekilerle kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi.

Törene, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da katıldı.

Kardeniz'in en güzel kalesi


 
 
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde sarp kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim doğa ve tarih tutkunlarının ilgisini çekiyor.

08.08.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 
Kardeniz'in en güzel kalesi
Kardeniz'in en güzel kalesi

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde 1. derece arkeolojik sit alanında sarp bir kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.


Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü


 
 
Afyonkarahisar'da Kütahyalılar firmasına ait yolcu otobüsü kamyonete çarptı, 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.

08.08.2026 13:09:00 / Güncelleme: 08.08.2026 13:21:20
AA
 
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü

Afyonkarahisar'da yolcu otobüsünün kamyonete çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Kütahyalılar firmasına ait, Z.Y. yönetimindeki 43 KP 338 plakalı yolcu otobüsü, Afyonkarahisar-Antalya kara yolu Sinanpaşa ilçesine bağlı Akören beldesi yakınlarında, H.S. idaresindeki 06 BFV 460 plakalı kamyonete arkadan çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.



Kamyoneti bariyerlerin ötesine fırlattı

Bariyerlere çarpan kamyonetin sürücüsü H.S'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonette bulunan 1 kişi ile otobüsteki 14 kişi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı.

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif

Şanlıurfa'nın doğusundaki dağlık bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında, Neolitik Çağ'a ait ve içerisinde anıtsal dikili taşların bulunduğu devasa bir yaşam alanı gün yüzüne çıkarıldı

07.08.2026 22:30:00
Eyüp Kabil
 
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile uluslararası arkeoloji heyetlerinin ortaklaşa yürüttüğü Taş Tepeler projesi kapsamında, insanlık tarihini yeniden yazacak nitelikte bir keşfe imza atıldı. Şanlıurfa kent merkezinin 45 kilometre doğusunda yer alan "Karahan Tepe" yakınlarındaki bakir bir vadide, jeoradar taramaları sonucunda yer altında gömülü devasa bir yerleşim tespit edildi. İlk karbon testleri, bu alanın günümüzden tam 12 bin yıl öncesine, yani avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçiş evresine tarihlendiğini gösteriyor.

Göbeklitepe'nin ikizinden daha büyük

Kazı başkanlığından yapılan ilk açıklamaya göre, yeni keşfedilen yerleşim alanı coğrafi yayılım olarak Göbeklitepe'den yaklaşık 3 kat daha büyük bir alana yayılıyor.

Bölgede yapılan ilk sondaj çalışmalarında, üzerilerinde insan, akbaba, tilki ve leopar kabartmaları bulunan, boyları 6 metreye ulaşan "T" biçimli 40'tan fazla dikili taş belirlendi. Arkeologlar, bu alanın sadece bir tapınak değil, aynı zamanda binlerce insanın aynı anda toplandığı devasa bir ritüel ve sosyal yaşam merkezi olduğunu tahmin ediyor.



Yerleşik hayatın ezberleri bozuluyor

Keşif, insanlığın tarım devriminden önce de büyük topluluklar halinde bir arada yaşadığını ve organize olduğunu kanıtlayan yeni veriler sunuyor.

Henüz tarımın ve evcilleştirilmiş hayvanların olmadığı bir dönemde, bu kadar büyük anıtsal yapıların hangi mühendislik bilgisiyle ve nasıl bir iş gücü organizasyonuyla yapıldığı sorusu, bilim dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yabancı uzmanlar, bu sit alanının büyüklüğü karşısında insanlık tarihinin kronolojisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.



Güvenlik çemberine alındı, kazılar genişletiliyor

Eşsiz buluntuların zarar görmemesi ve kaçak kazıların önlenmesi amacıyla bölge tamamen sit alanı ilan edilerek jandarma koruması altına alındı. Önümüzdeki aylarda dünyanın dört bir yanından yüzlerce arkeolog, antropolog ve jeologun katılımıyla uluslararası düzeyde büyük bir kazı seferberliği başlatılması planlanıyor. Yetkililer, alanın turizme kazandırılması için şimdiden lojistik ve çevre düzenleme çalışmalarına başlandığını bildirdi.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

Anlaşmanın detayları belli oldu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu

07.08.2026 16:20:00
AA
 
Anlaşmanın detayları belli oldu
Anlaşmanın detayları belli oldu
Konuyla ilgili yetkililerden alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.

Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.

Mekke Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturmak amacıyla bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor.

Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor.

Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki köklü kardeşlik bağlarını pekiştiren, kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.

Anlaşma, "bölgede barışın, huzurun ve güvenliğin destekleyici unsuru" olarak değerlendiriliyor.

"Türkiye'nin NATO üyeliği ile bölgesel ortaklıklarının birbirinin alternatifi olmadığını, güvenlik yükünün paylaşılmasını sağlayan tamamlayıcı yapılar" olduğunu belirten yetkililer, "Bu anlaşma saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" değerlendirmesinde bulundu.

"Mekke Anlaşması'nın, hiçbir ülkeyi hedeflemediğini, mevcut diyalog kanallarını kapatmadığını" vurgulayan yetkililer, anlaşmanın, taraflardan birine yönelik silahlı saldırıyı tümüne yapılmış sayarak Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca ortak savunma, meşru müdafaa ve karşılıklı güvenlik taahhüdünü teyit ettiğini bildirdi.

Yetkililer, bu anlaşmanın, yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliğinde olduğunu dile getirdi.

Türkiye açısından bakıldığında, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın, bölge ve İslam dünyası için her anlamda tarihi nitelikte olduğu yorumunu yapan yetkililer, "bölgedeki güvenlik mimarisinin Mekke Anlaşması ile yeniden dizayn edildiği" değerlendirmesini yaptı.

Anlaşmayla Türkiye'nin başka çatışmalara sürüklenmediğini, bölgesel etkisini ve tecrübesini bölgenin güçlü aktörleriyle birleştirdiğini belirten yetkililer, "Türkiye değişen ve karmaşıklaşan uluslararası güvenlik ortamında işbirliği seçeneklerini çeşitlendiren bir düzenlemeye imza atmıştır. Türkiye'nin Mekke Anlaşması'na imza atması, küresel deniz ticaret yollarının güvenliğini güçlendirerek ihracata, enerji tedarikine ve ekonomik istikrara katkı sağlayacaktır. Anlaşmaya katılım, Türk askerinin her bölgesel krize gönderileceği anlamına gelmemektedir. Kuvvet kullanımı ve askeri harekat kararları anayasal düzen ile ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınacaktır." ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerine zarar vermediğini vurgulayan yetkililer, şunları kaydetti:

"Anadolu'dan Hicaz'a, İslamabad'dan Riyad'a uzanan kardeşlik hattı, ortak değerlerin ve zor zamanlarda birbirinin yanında duran milletlerin iradesini temsil etmektedir. Mekke Anlaşması Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki işbirliği, tarihi bir sorumluluğun günümüzdeki stratejik karşılığıdır. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler yalnızca devletler arası çıkarlara değil, ortak tarih, inanç, kardeşlik ve dayanışma bağlarına dayanmaktadır."

Sokak ve muhalefet ayakta

TBMM Başkanlığı’na sunulan ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ülkede tansiyonu yükseltti. Taslağın altına imza atan siyasi aktörlere yönelik sokaktaki öfke çığ gibi büyürken, muhalefet kanadından gelen sert açıklamalar ve sivil toplumun protestoları siyasetin gündemini tamamen değiştirdi

07.08.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Sokak ve muhalefet ayakta
Sokak ve muhalefet ayakta
Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanan 12 maddelik yasa teklifi, toplumun geniş bir kesiminde büyük bir infiale yol açtı. AK Parti, MHP, DEM Parti ve HÜDA-PAR'lı milletvekillerinin ortak imzalarıyla TBMM'ye getirilen düzenlemeye karşı birçok şehirde eş zamanlı protesto gösterileri düzenleniyor.

Özellikle şehit yakınları, gazi dernekleri ve milliyetçi hassasiyeti yüksek sivil toplum kuruluşları meydanlara inerek yasanın geri çekilmesini talep ediyor. Sokaktaki vatandaşlar, örgüt suçlarına yönelik ceza ertelemesi ve adli kontrolle tahliye yollarının açılmasını "hukukun katledilmesi" olarak yorumluyor. İmza atan liderlerin ve milletvekillerinin fotoğraflarının taşındığı eylemlerde, "Gazi Meclis'te terör meşrulaştırılamaz" sloganları atılıyor.


Muhalefetten sert itiraz: "Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorlar!"


Siyasi arenada yasa teklifine en sert ve tavizsiz tepki İYİ Parti'den geldi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Meclis kürsüsünden yasa metnini imzalayan MHP lideri Devlet Bahçeli ve Cumhur İttifakı ortaklarına adeta ateş püskürdü. Dervişoğlu, yapılan hamleyi tarihi bir benzetmeyle eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

"Yasanın altına imza atarken gururla poz veriyorlar. Siz Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorsunuz ve ne yaptığınızın farkında bile değilsiniz. Çerçeve yasa olarak adlandırılan bu ihanet belgesini asla kabul etmeyeceğiz!"

İYİ Parti, yasa teklifinin TBMM Başkanlığı tarafından sahiplerine iade edilmesini talep ederken, Genel Kurul aşamasında her bir maddeye karşı çok sert ve kitlesel bir direnç göstereceklerinin sinyalini verdi.


Yeni Parti kanadı: "Özensiz ve kötü hazırlanmış bir metin"


Sürece dair usul ve yöntem eleştirilerini sürdüren Yeni Parti (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel de düzenlemeyi hedef aldı. Teklifin kapalı kapılar ardında, toplumsal mutabakat aranmadan ve adeta "boş kâğıda imza toplanarak" hazırlandığını belirten Özel, "Özensiz, kötü hazırlanmış bir teklif. Yaklaşımımızda bir değişiklik yok ancak sürecin yürütülüş biçimi baştan aşağı yanlıştır" diyerek iktidarın aceleci tutumuna tepki gösterdi.


İmzacıların savunması: "Terörsüz Türkiye için tarihi eşik"


Tepkilerin odağındaki AK Parti ve MHP kanadı ise eleştirileri "küresel odakların hezeyanları" olarak nitelendiriyor. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, düzenlemenin iki yıllık bir emeğin ürünü olduğunu ve bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla şekillendiğini vurguladı. Çelik, "Bu hamle, bölgemize dönük emperyalist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaptır" diyerek yasayı savundu.

HÜDA-PAR cephesinden ise "Türkiye'nin normalleşmesi adına bazı hususlara gözümüzü kapattık ve imzayı attık" itirafı gelirken, muhalefet kanadından ise metnin referanduma götürülerek nihai kararın millete bırakılması gerektiği çağrısını yapıyor.


11 Ağustos'a kadar yasalaştırılması hedefleniyor


Toplumsal öfke ve sokak protestoları eşliğinde Adalet Komisyonu'na gelen yasa teklifinin, iktidar bloku tarafından hızlandırılmış bir takvimle en geç 11 Ağustos Salı gününe kadar Meclis Genel Kurulu'ndan geçirilmesi planlanıyor. Ancak sokaktaki tansiyonun ve muhalefetin tırmandırdığı direncin, Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri tarihin en gerilimli oturumlarından birine dönüştürmesine kesin gözüyle bakılıyor.


Tepkiler sokakta dalga dalga büyüyor


TBMM Başkanlığı'na sunulan ve kamuoyunda büyük bir kutuplaşmaya yol açan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" sonrası sokağın ateşi düşmüyor. Başta büyük şehirler olmak üzere Türkiye genelinde protestoların merkezi haline gelen iller netleşirken, sivil toplum kuruluşları ve kadın hareketleri de 11 Ağustos Salı günü gerçekleşecek Genel Kurul oylamasına kadar sürdürecekleri yeni eylem planlarını yürürlüğe koydu.


Protestolar hangi illerde yoğunlaşıyor?


Yasa teklifine yönelik toplumsal öfke ve kitlesel yürüyüşler, özellikle milliyetçi hassasiyetlerin yüksek olduğu kentler ile metropollerde kritik noktalara ulaşmış durumda.

Protestoların idari merkezi konumunda olan başkentte, özellikle Güvenpark ve TBMM çevresinde şehit yakınları, gaziler ve sivil toplum örgütleri oturma eylemi ve açlık grevlerini sürdürüyor.

İstanbul Kadıköy, Beşiktaş ve Çağlayan Adliyesi önünde toplanan binlerce kişi, "hukukun üstünlüğü" vurgusuyla taslağın derhal geri çekilmesini talep ediyor.

İzmir Alsancak, Bornova ve Antalya Akdeniz Üniversitesi kampüsü çevresinde gençlik örgütleri ve sivil inisiyatiflerin düzenlediği yürüyüşlere polis müdahaleleri yaşanıyor.

Eskişehir, Kocaeli, Çanakkale, Adana, Mersin, Trabzon, Sakarya ve Bartın gibi illerde de yerel sivil toplum platformları öncülüğünde kitlesel basın açıklamaları gerçekleştiriliyor.


Sivil toplum ve kadın hareketlerinin "yeni eylem planı"


Bu arada yasa metninde yer alan "infaz erteleme mekanizmaları" ve "koşullu siyaset izinleri" gibi maddelere karşı çıkan sivil toplum, süreci kilitlemek amacıyla üç ana ayaktan oluşan çok yönlü bir eylem haritası hazırladı.

Örgütler, taslakla kurulması planlanan "Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" gibi yapılarda kadınların ve toplumun geniş kesimlerinin eşit söz hakkına sahip olacağı bir güvence getirilmesini istiyor.

Sivil toplum kuruluşları, barış ve bütünleşme süreçlerinin kapalı kapılar ardında yürütülemeyeceğini savunarak Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararını gündeme taşıyor. Uluslararası hukuk zemininde meşruiyet arayan sivil toplum, kadınların karar alma ve izleme mekanizmalarına dahil edilmediği hiçbir yasal çerçeveyi tanımayacaklarını duyuruyor.

Eğitim-İş ve Hürriyetçi Eğitim Sen gibi büyük eğitim sendikaları, yasa teklifinin Meclis gündemine gelmesiyle birlikte eş zamanlı olarak seslerini yükseltmeye başladılar.

Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, kamuoyunda Çerçeve Yasa olarak bilinen düzenlemeye karşı net bir duruş sergilediklerini açıkladı. Sendika, örgüt liderlerine ya da üyelerine yönelik getirilebilecek olası af veya infaz erteleme girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayarak, "Eli kanlı terör örgütü PKK'ya ve terörist başına af getirecek her türlü girişimin karşısındayız; şehit öğretmenlerimizin aziz hatıralarının yanındayız" açıklaması yaptı.


"Çerçeve Yasa" sosyal medyayı da salladı


Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşmeleri süren 12 maddelik yasa teklifi, sosyal medya platformlarında cumhuriyet tarihinin en büyük dijital reaksiyonlarından birine sahne oluyor. Aralarında kamuoyunun yakından tanıdığı aydınlar, emekli bürokratlar ve hukukçuların yer aldığı 242 isim, yayımladıkları ortak bildiriyle sosyal medyada fitili ateşledi.

Kısa sürede yüz binlerce etkileşim alan bildiride, "Terörsüz Türkiye adı altında terör örgütü mensuplarına örtülü af getirilmesine, teröristbaşının muhatap alınmasına ve milli egemenliğin zedelenmesine Türk milleti olarak hayır diyoruz" ifadelerine yer verildi. Kampanya, "Çerçeve Yasaya Hayır" etiketleriyle kısa sürede milyonlarca kullanıcıya ulaştı.


Ekşi Sözlük ve forumlar ayakta


Sözlük platformları ve siyasi forumlarda da yasa teklifinin şifreleri masaya yatırıldı. "5 ağustos 2026 çerçeve yasanın meclise sunulması" başlığı altında binlerce yorum birikirken, kullanıcılar özellikle yasadaki "10 yıllık infaz erteleme" maddesine dikkat çekti.

Dijital analizlerde ve yorumlarda öne çıkan en büyük endişe ise "Lübnanlaşma" tehlikesi oldu. Kullanıcılar, kapalı kapılar ardında ve toplumsal mutabakat aranmadan hazırlanan bu metnin, Türkiye'yi etnik ve çoklu bir yönetim yapısına sürükleyerek kırılganlaştıracağını savunuyor. Meclis'teki partilerin "boş kağıtlara imza atarak" bu süreci yürütmesi ise dijital tabanda çok ciddi bir güvensizlik dalgası yarattı.


Milletvekillerine "istifa" çağrısı


Sosyal medyadaki öfkenin bir diğer hedefi ise taslağın altında ortak imzası bulunan milletvekilleri oldu. AK Parti, MHP, DEM Parti ve HÜDA-PAR'ın yanı sıra bazı CHP'li vekillerin de teklife destek verdiğinin ortaya çıkması, partilerin tabanlarında adeta deprem etkisi yarattı.

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nun Meclis kürsüsünden yaptığı "Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorsunuz" konuşmasına ait videolar TikTok ve X platformlarında izlenme rekorları kırarken; seçmenler, kendi partilerinden imza veren milletvekillerinin hesaplarını etiketleyerek "İstifa edin" ve "O imzayı geri çekin" çağrıları yapıyor. Sosyal medyadaki bu büyük dijital ablukanın, 11 Ağustos Salı günü yapılması planlanan Genel Kurul oylamasına kadar artarak sürmesi bekleniyor.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.