logo
11 EYLÜL 2026

Erdoğan'dan Diyarbakır'daki analara destek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki eylemle ilgili olarak, "Ciğerpareleri dağa kaçırılan anaların direnişi, Kandil'deki kan tüccarlarına diz çöktürecektir" dedi
 

08.09.2019 00:00:00
 
Erdoğan'dan Diyarbakır'daki analara destek
Erdoğan'dan Diyarbakır'daki analara destek

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya İnönü Üniversitesi'nde düzenlenen 'Önder İmam Hatipliler Buluşması'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, "İstanbul Büyükşehir gibi el değiştiren bazı belediyelerde 28 Şubat dönemini hatırlatan uygulamalara imza atılıyor" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, "Taksim'de 12-13 ağacın yeri değiştiriliyor diye kıyametler koparanlar... Ormanlarımız yakıldı. PKK bu ormanların yakılışını üstlendi mi, üstlendi. Peki, bu ormanların yakılışını üstlenen PKK'ya karşı acaba şu anda çevre dostları niçin kalkıp da bunlara karşı 'Durun' demiyorlar? Dürüst değiller, samimi değiller" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumartesi anneleri için Galatasaray'a giden sanatçılar, evlatları dağa kaçırılmış annelerin yanına niçin gitmiyorlar? Çünkü bunlar iki yüzlü" şeklinde konuştu.

O anaların yanındayız

HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki eylemle ilgili Erdoğan, "O anaların yanındayız, devlet olarak elimizden geleni yapıyoruz. Bu terör örgütü kaçacak biz kovalayacağız.
Er veya geç bu işin de hesabını soracağız" dedi. Erdoğan, "Bu millet bir daha asla yeni 27 Mayıs'ların, 12 Eylül'lerin, 28 Şubat'ların yaşanmasına izin vermez" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ciğerpareleri dağa kaçırılan anaların direnişi, Kandil'deki kan tüccarlarına diz çöktürecektir" dedi.
HABER MERKEZİ

 

İsmail Kartal'a su şişesi atan taraftarın ifadesi ortaya çıktı

Kadıköy'de oynanan Fenerbahçe-Roma futbol müsabakasında Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın kafasına su şişesi attığı gerekçesiyle gözaltına alınan ve hakkında seyirden men tedbiri uygulanan Kaan A., ifadesinde olaydan dolayı pişman olduğunu belirterek İsmail Kartal'dan özür diledi. Kaan A., su şişesini İsmail Kartal'ı hedef gözeterek atmadığını savundu

11.09.2026 12:53:00 / Güncelleme: 11.09.2026 13:20:12
İHA
 
İsmail Kartal'a su şişesi atan taraftarın ifadesi ortaya çıktı
İsmail Kartal'a su şişesi atan taraftarın ifadesi ortaya çıktı
Fenerbahçe-Roma futbol müsabakasında Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın kafasına su şişesi attığı gerekçesiyle gözaltına alınan Kaan A.'nın emniyette verdiği ifadesi ortaya çıktı.

Şüpheli hakkında 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında işlem yapılmış, seyirden men tedbiri ile 1 yıl imza atma yükümlülüğü uygulanmıştı.

"Anın heyecanıyla elimde bulunan pet su şişesini sahaya doğru fırlattım"

Fenerbahçe taraftarı olduğunu ve uzun yıllardır kombine sahibi olarak maçlara gittiğini belirten Kaan A., 5 yaşındaki oğlunu da karşılaşmalara götürdüğünü ifade etti. Bugüne kadar herhangi bir taşkınlık yapmadığını savunan Kaan A., olay anını, "Dün maç esnasında önce penaltı olduğunu düşündüğümüz bir pozisyonda anın heyecanıyla elimde bulunan pet su şişesini hedef gözetmeksizin sahaya doğru fırlattım" sözleriyle anlattı.

Kaan A., şişeyi İsmail Kartal'a yönelik attığı yönündeki iddiaları kabul etmeyerek, "Her ne kadar emniyet evrakında ve kamuoyunda Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'a yönelik olarak fırlattığım söylenmiş ise de böyle bir şey kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır" ifadelerini kullandı.

"İsmail Kartal'dan özür diliyorum"

Oğluyla birlikte gittiği maçlarda iyi örnek olmaya çalıştığını belirten Kaan A., yaptığı hareketten pişman olduğunu ifade ederek, "Ne olursa olsun bu yaptığım hareket yanlıştır. Meydana gelen olay nedeniyle pişmanım. Öncelikle İsmail Kartal'dan ve kamuoyunu meşgul ettiğim için sizlerden özür diliyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.

18 ildeki kaçak göç operasyonunda 52 organizatör yakalandı

İçişleri Bakanlığı, 18 ilde jandarma ekiplerince icra edilen göçmen kaçakçılığı operasyonunda yakalanan 52 göçmen kaçakçısı organizatöründen 43'nün tutuklandığını bildirdi

11.09.2026 12:15:00
İHA
 
18 ildeki kaçak göç operasyonunda 52 organizatör yakalandı
18 ildeki kaçak göç operasyonunda 52 organizatör yakalandı
Bakanlıktan operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "18 ilde 'Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele' kapsamında Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 52 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı.

Şüphelilerden; 43'ü tutuklandı. 9'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıkları; asayiş, otoyol ve komando timlerince karadan yapılan çalışmalar sonucu 18 ilde düzenlenen operasyonlarda; 131 araç ile 20 bot ve bot motoru ele geçirildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi

11.09.2026 12:00:00
AA
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, hiçbir cinayetin karanlıkta kalmayacağını, faillerin adaletten kaçamayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığıyla koordinasyon içerisinde Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma teşkilatlarının güçlü eş güdümüyle faili meçhul cinayetlerin üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceklerine işaret eden Gürlek, "Bakanlığımız bünyesinde 24 Nisan 2026'da kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, yıllardır karanlıkta kalan 6 cinayet dosyasını daha aydınlattık. Böylece 46 dosyada, 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesini kaldırdık." ifadelerini kullandı.

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 2020'de yol kenarındaki sulama kanalında ağır yaralı bulunan ve bir gün sonra hayatını kaybeden 7 yaşındaki Medine Kesmeni'nin ölümüne ilişkin dosyada, olay yerindeki araç parçaları, PTS ve baz kayıtları ile yeni tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiğini belirten Gürlek, şüpheli Erkan Edincik'in "ihmali davranışla kasten öldürme" suçundan tutuklandığını bildirdi.

Bakan Gürlek, Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde ise 2014'te dere yatağında bulunan ve 12 yıldır kimliği belirlenemeyen kemiklerin, yapılan DNA incelemesiyle 2013'te kaybolan Dilek Kalkan'a ait olduğunun tespit edildiğini ifade ederek, dosyanın yeniden açılmasının ardından olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 şüpheliden 6'sının gözaltına alındığını, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

İzmir'in Torbalı ilçesinde de 8 Mart'ta evine girmeye çalışan kişilerin peşinden gittikten sonra silahla vurularak hayatını kaybeden Mehmet Köstekçi'nin dosyasında, kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi sonucu 8 şüphelinin tespit edildiğini duyuran Gürlek, şüphelilerin tamamının gözaltına alındığını belirtti.

Muş'un Hasköy ilçesinde 2011'de silahlı saldırıyla öldürülen Felemez Kulaç'ın dosyasında, 1988 yılına uzanan husumet ve olayın öncesi ile sonrasındaki hareketliliğin HTS, baz ve PTS kayıtlarıyla yeniden ortaya konulduğunu vurgulayan Gürlek, olayla bağlantılı şüphelilere yönelik operasyonlarda 11 kişinin gözaltına alındığını, diğer şüphelilere yönelik adli işlemlerin devam ettiğini kaydetti.

"Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz"
Bakan Gürlek, aydınlatılan diğer cinayetlerle ilgili şu bilgileri verdi:

"Nevşehir Ürgüp'te 2008'de öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal'ın dosyası yeniden ele alındı. 18 yıl önceki kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtlarının yeniden incelenmesiyle maktulün son görüldüğü ruhsatsız kumarhaneden olay yerine uzanan hareketlilik ortaya çıkarıldı, 7 şüpheli hakkında 'kasten öldürme' suçundan adli işlemler başlatıldı.

Siirt Baykan'da 2024'te kaybolan Mekiye Akyel'in dosyasında, 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelle arandı, dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ve şüphelilerin çelişkili beyanları ayrıntılı biçimde incelendi. Soruşturma sonucu eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında 'töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından iddianame düzenlendi."

Gürlek, dosyaların aydınlatılması için büyük özveriyle çalışan kamu görevlilerine teşekkür ederek, "Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz." açıklamasını yaptı.

Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde emniyet ve jandarmanın son 10 gün içerisinde yaptığı çalışmalarda piyasaya sürülmeye çalışılan 4 milyon 600 bin adetten fazla sentetik ve uyuşturucu hap, yaklaşık 4 milyon hap üretimindeki kullanılması planlanan ham madde ele geçirildi

11.09.2026 10:03:00 / Güncelleme: 11.09.2026 10:07:38
İhlas Haber Ajansı
 
Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi
Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde emniyet ve jandarmanın son 10 gün içerisinde yaptığı çalışmalarda piyasaya sürülmeye çalışılan 4 milyon 600 bin adetten fazla sentetik ve uyuşturucu hap, yaklaşık 4 milyon hap üretimindeki kullanılması planlanan ham madde ele geçirildi. Depoların tespit edildiği, 2 milyar liralık uyuşturucu piyasasının önüne geçildiği operasyonlarda aralarında satıcılarında olduğu 23 şüpheli yakalandı.

Türkiye'nin üretimden turizme kadar bir çok alanda ilk sıralarda yer alan Mersin'de gençlerin uyuşturucu madde ile zehirlenmesinin önüne geçilmesi için güvenlik güçleri Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde son 10 gün içerisinde önemli çalışmalar yaptı.



İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Narkotik Şubesi ekipleri başta olmak üzere tüm güvenlik güçleri uyuşturucu ile mücadele de peş peşe operasyonlar gerçekleştirdi. Operasyonlarda depo olarak kullanılan asansörcüden, fırıncıya, turizm bölgelerinde piyasaya sürülmek için yazlıkta zulanan uyuşturucuya kadar bir çok adres belirlendi.

7'si büyük peş peşe yapılan operasyonlarda merkez ve ilçelerde adreslere baskınlar gerçekleştiren güvenlik güçleri 4 milyon 600 binden fazla uyuşturucu içerikli sentetik hap, yine 4 milyona yakın üretim yapılabilecek 1 ton 250 kilogram sentetik uyuşturucu ham maddesi, 6 milyon adet boş kapsül,19 kilo 225 gram esrar ile 65 bin adet ectacy ele geçirdi.

2 milyarlık uyuşturucu piyasası çökertildi

Polis ve jandarmanın çalışmasıyla yapılan 7 ayrı operasyonda yaklaşık 2 milyar liralık uyuşturucu piyasası çökertilirken, 10 gün içerisinde şuana kadar 23 şüphelinin yakalandığı öğrenildi. Yakalanan şüphelilerin bir kısmının yapılan işlemlerin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandığı, bazı şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği, soruşturmanın ise derinleştirilerek sürdüğü bildirildi.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde polis ve jandarma ekipleri tarafından yapılan çalışmalarla uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla devam edileceği mesajı verildi.

Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada 20 zanlı tutuklandı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında başlatılan beşinci dalga operasyonda gözaltına alınan 20 şüpheli tutuklandı

11.09.2026 06:00:00
AA
 
 Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada 20 zanlı tutuklandı
 Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada 20 zanlı tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "Ahbaplar suç örgütü" soruşturması kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan 49 zanlının emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri alınan zanlılardan 20'si tutuklanmaları, 8'i "ev hapsi", 21'i ise "imza atma" ve "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, talep doğrultusunda 20 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.

Zanlılardan 8'ine "ev hapsi", 21'i hakkında ise "imza atma" ve "yurt dışı çıkış yasağı" yönünde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Soruşturma kapsamında, 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından Ahbap Derneği üzerinden toplanan bağışların akıbetine ilişkin inceleme başlatılmış, Başsavcılık, İçişleri Bakanlığının müfettiş ve özel denetim raporları, derneğin envanter ve mali kayıtları, banka hareketleri, şüpheli ifadeleri ve diğer delillerin incelenmesi sonucu, İzmit'teki depolarda depremzedeler için toplanan çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet ve kırtasiye ürünlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda malzemenin çürümeye terk edildiğinin belirlendiğini açıklamıştı.

Soruşturmada, 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihlerinde depremzedelere ulaştırılmak amacıyla derneğe 4,3 milyar lira bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar liralık kısmının harcandığı tespit edilmişti.

Toplanan bağışların 950 milyon liralık bölümünün 13 Şubat-25 Mayıs 2023 tarihlerinde nakit çekildiği, işlemlerden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu, 2 milyar liranın üzerindeki tutarın konut projelerinde, 1 milyar liranın üzerindeki kısmın ise mal ve hizmet alımlarında kullanıldığı bildirilmişti.

Başsavcılık, konut ve okul harcamalarının TOKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan bilirkişi heyetince, mal ve hizmet alımlarının ise ayrı bir bilirkişi heyetince incelendiğini duyurmuştu.

Soruşturmada ayrıca dernekle organik üyelik bağı veya muhasebe ilişkisi bulunan bazı şüpheliler tarafından nakliye şirketi kurularak deprem yardımlarının taşınmasından şahsi menfaat elde edildiğine ve kamu kurumlarına teslim edildiği belirtilen yardımların bir bölümünün faturalardaki miktarlardan eksik olduğuna ilişkin tespitlere ulaşıldığı belirtilmişti.

Bu tespitler üzerine 53 şüpheliyi kapsayan beşinci dalga operasyonu düzenlenmiş, 45 kişi gözaltına alınmıştı. Çalışmaların devamında 4 zanlı daha yakalanmıştı. 

Mehmet Akif Ersoy hakkında karar

"Çoklu cinsel birliktelik" ve uyuşturucu suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen, liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin davada sanıkların savunmalarının ve tanık beyanlarının ardından mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi

10.09.2026 21:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mehmet Akif Ersoy hakkında karar
Mehmet Akif Ersoy hakkında karar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Mehmet Akif Ersoy hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "nitelikli cinsel saldırı", "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma" suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilmişti. Dosya kapsamında görülen ilk duruşmada tutuklu sanıklardan Ufuk Tetik tahliye edildi.

Ersoy savunmasında uyuşturucu kullandığını kabul etti

Davanın ilk duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, hakkındaki suçlamaların önemli bölümünü reddederken uyuşturucu kullandığını kabul etmişti. Ersoy, "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim, hatamı kabul ediyorum" ifadelerini kullanarak, uyuşturucu maddeyi kendisinin temin etmediğini ve kimseyi kullanmaya zorlamadığını savunmuştu. Ersoy, ayrıca dosyada yer alan cinsel saldırı iddialarının kendisine savcılık aşamasında sorulmadığını belirterek "Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

Sanıklar suçlamaları reddetti

Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanan sanık Ahmet Göçmez, kendisini uyuşturucu madde kullanımına başlattığını iddia eden Mustafa Manaz'a tepki göstererek, "Mustafa Manaz denilen şahsiyete, huzurunuzda ettiği küfürleri iade ediyorum" dedi.

Göçmez'in sözlerinin ardından Manaz'ın "Yalan mı" diye bağırması üzerine Göçmez savunmasına devam ederek, "Sanıklardan Mehmet Akif Ersoy ile ortak bir arkadaşımızın evinde tanıştık. Sonrasında maalesef arkadaş olduk, 2-3 yıl yakın arkadaşlığımız oldu. Yüzlerce defa görüştük. Birkaç tanesinde şeytana uyup yasaklı maddeyi kullandık, bir şeyler yaşandı vesaire ama bizim bütün ilişkimiz bunun üzerine kurulmuş gibi gösterildi ve suçlu ilan edildik. Akif'in çakarlı bir aracı vardı, kesinlikle aranamıyordu, o nedenle uyuşturucuyu Akif kendisi getirirdi. Israr, ticaret, para vesaire gibi şeyler söz konusu değil. Savcı bey bize yöneltilen diğer iddiaları sordu, reddettim. Böyle bir durum söz konusu değil. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Herhangi bir suç örgütünün üyesi değilim"

Tutuksuz sanık Nurullah Mahmut Dündar ise savunmasında, "Ben herhangi bir suç örgütünün üyesi değilim. Mehmet Akif'i çok uzun süredir tanırım ve kendisi çok merhametli biridir. Savcılık makamı çok ağır bir suçlama yapıyor. Mehmet Akif Ersoy'la aramızda arkadaşlık ilişkisi dışında bir ilişkimiz yoktur. İddianame ilk ortaya çıktığında kendime gelemedim" dedi.

"Burcu Akyüz'le ilgili suçlamaları kabul etmiyorum"

Burcu Akyüz'le ilgili suçlamalara da değinen Dündar, "Burcu Akyüz'ün herhangi bir uyuşturucu temin ettiğim ya da cinsel saldırı gibi bir beyanı yok. Birbirimizin ofislerine ziyarete gittik, ilişkimiz arkadaşlık ötesine geçmemiştir. Benim uyuşturucu testim negatif çıkmıştı. Burcu Akyüz ile ilgili olarak ne uyuşturucu ne de cinsel saldırı suçlamalarını kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Melis Asena bana husumet duymaya başladı"

Melis Asena Özkan'ın beyanlarına ilişkin ise Dündar, "Melis Asena bana husumet duymaya başladı, iş konusuyla ilgili. Mehmet Akif dosyası ortaya çıktıktan 40 gün sonra bu şekilde ifadelerde bulunmuştur. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

"Birkaç kere kullanmıştım"

Uyuşturucu testiyle ilgili de konuşan Dündar, "Uyuşturucu madde testim negatif çıktı. Birkaç kere kullanmıştım ama negatif çıktığı için ne kullandığımı bilmiyorum. Satın aldığım yerleri de savcılıkta belirttim" diye konuştu.

Tanıklar dinlendi

Tanık Umut Evirgen ise, "Ben dosyadaki kimseyi tanımıyorum. Mehmet Akif Ersoy isimli kişiyi de televizyondan duyduğum kadarıyla biliyorum. 'Kütüphane' adlı mekanla sanki mekan benimmiş gibi konuşuluyor ancak böyle bir durum yok. Ben öyle bir mekanın önünden bile geçmedim" dedi.

Ana dosyadan ayrılarak davası görülen ve 9 aylık tutukluluğunun ardından tahliye edilen tanık Veysi Ateş, "Mehmet Akif Ersoy dışında diğer sanıkları tanımıyorum. Ben Mehmet Akif'in uyuşturucu konusunda birini, bir kadını zorladığını veya taciz ettiğini asla görmedim, duymadım. Onu tanıyan hiç kimse böyle bir şeye inanmaz" ifadelerini kullandı.

Tanık Mahmut Göde ise, "Akif abiyle uzun yıllardır abi kardeşliğimiz vardı. Ben bu konuları medyadan öğrendim. Akif abinin evinde kalmışlığım da vardır, çocukları da olurdu. Akif hep çevresine faydalı, bir şey olduğunda aradığımız biriydi. Uyuşturucu madde kullandığını ben hiç görmedim" diye konuştu.

Tanık Serap Şaylan da, "Mehmet Akif Ersoy'u tanıyorum. Bahsi geçen doğum günü partisinde Mehmet Akif de vardı. Bahsi geçen kişilerin uyuşturucu madde kullandığına ilişkin herhangi bir şey duymadım, asla görmedim. Ben uyuşturucu madde kullanıyordum ancak bıraktım. Ahmet Göçmez benim arkadaşımdır. Mehmet Akif Ersoy ile Ahmet Göçmez, benim düzenlediğim partide tanıştı" şeklinde konuştu.

Tanık sıfatıyla beyanda bulunan gazeteci Emrullah Erdinç, "İddialara ilişkin benim gördüğüm hiçbir şey yok. Ben Mehmet Akif'in uyuşturucu kullandığını görmedim ya da diğer iddialarla ilgili bir şey duymadım görmedim" dedi.

Duruşma savcısı tutukluluğa ilişkin mütalaasını açıkladı

Dosya kapsamında henüz beyanı alınmayan mağdur ve gizli tanıkların dinlenmesi talep edildi. Mütalaada ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına, adli kontrol tedbiri uygulanan sanıkların ise adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı sürdürülmesine karar verilmesi istendi. Mütalaanın ardından tutuklu ve tutuksuz sanıkların beyanları ve sanık avukatları dinlendi.

Alınan beyanların ardından mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın tutukluluk halinin devamına karar verirken Ufuk Tetik ise tahliye edildi.

Maltepe'de kiracı dehşeti

Maltepe'de ev sahibi ile kiracı arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kiracı Mehmet T., ev sahibi Osman A. (61) ile eşi Nursen A.'yı (61) öldürdü, olay yerindeki avukat Emir Ali S.'yi ise yaraladı. Polis ve sağlık ekiplerine de ateş açan şüpheli, özel harekât polislerinin müdahalesiyle sağ olarak yakalandı

10.09.2026 21:00:00
İHA
 
Maltepe'de kiracı dehşeti
Maltepe'de kiracı dehşeti
Ev sahibi ile kiracı arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine 2 kişi öldü.

Olay, saat 13.10 sıralarında İstanbul'un Maltepe ilçesi Gülsuyu Mahallesi Taşocağı Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ev sahibi Osman A. ile kiracısı Mehmet T. (63) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Mehmet T., silahla ev sahibi Osman A., ev sahibinin eşi Nursen A. ve olay yerinde bulunan avukat Emir Ali S.'ye ateş etti.

Silahlı saldırıda Osman A. ile eşi Nursen A. olay yerinde hayatını kaybederken, avukat Emir Ali S. yaralandı. Yaralı avukat, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ve sağlık ekiplerine de ateş açtı

Saldırının ardından silahıyla bölgede bulunan Mehmet T., olay yerine sevk edilen polis ve 112 Acil Sağlık ekiplerine de ateş açmayı sürdürdü. Çevrede geniş güvenlik önlemi alınırken, bölgedeki hareketlilik dronla takip edildi.

Şüpheli Mehmet T., özel harekât polislerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirilerek sağ olarak yakalandı. Gözaltına alınan Mehmet T.'nin tehdit ve hakaret suçlarından 3 kaydının bulunduğu öğrenildi.



"Abi beni kurtarın, diye bağırdı"

Görgü tanığı Akın Gümüşoğlu, "Annemle arabada sohbet ediyorduk, araba da çalışıyordu. Şu yukarıdan, sokaktan bağıra bağıra biri geldi. 'Abi beni kurtarın' diye. Arabaya atladı. "En yakın hastaneye götürdüm, Kartal Lütfi Kırdar'a. Adamı konuşturdum bayılmasın diye. Bana dedi ki; 'Benimle beraber toplam 3 kişi vardık. Ben kurtuldum, diğerlerini bilmiyorum' dedi. Sadece uyumasın diye, enerjisi bitmesin diye konuşturdum bayılmasın diye. Sonra kardeşleri geldi hastaneye. İfadesini falan aldılar orada" şeklinde konuştu.

"Ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler etti"

Mahalle sakini Yıldız Çiçek ise, olaydan önce kiracı ile ev sahibi arasında hakaret ve küfürlerin havada uçuştuğunu iddia etti.

Olayın tanığı olan mahalle sakini, tahliye süreci ve kavga anında yaşananları anlattı.

Olayın iki gündür süren bir gerginliğin ardından yaşandığını belirten 14 yıllık mahalle sakini Yıldız Çiçek, "Dün icra memurlarıyla dükkanlar boşaltıldı. Boşaltılmadan önce ufak bir tartışma oldu ve Mehmet Ağabey'e saldırı gerçekleşti. Mehmet Ağabey hiç elini kaldırmadı ama ölen beyefendi ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler etti. Bugün tekrar geldiler ve o kişi yine 'Terörist, hırsız, yerimi meşgul ediyorsun' diyerek bağırdı. Mehmet Ağabey 'Bak kanun var, işimizi halledelim, yapmayın' demesine rağmen çilingir çağırıp kepenkleri kaldırdılar" dedi.



"'Abi vurma' sesini duydum"

Tartışmanın büyümesi üzerine eve girdiğini ve kısa süre sonra silah sesleri duyduğunu aktaran Çiçek, "İçeri girmemden 5 dakika sonra 'Abi vurma' sesini duydum. Avukat olan kişinin bu tarafa kaçtığını gördüm. Sonra Mehmet Ağabey kadının arkasına doğru gitti, kadını da orada vurdu. Vururken görmedim ama sonradan gidip videosunu çektim, çok üzgünüm. Mahallece böyle bir şey yaşanmasını asla istemezdik ama Mehmet Ağabey'e çok fazla hakaret ve küfür edildi" diye konuştu.

TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı

TBMM, olası İç Tüzük değişikliği kapsamında Fransa, İtalya, Almanya, ABD ve Güney Kore parlamentolarının çalışma usullerini inceledi. Hazırlanan çalışmada, muhalefete gündem belirleme, bakanlara doğrudan soru sorma ve komisyonların başkanlığını üstlenme gibi uygulamaların yer alması dikkat çekti

10.09.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
  TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı
  TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı
TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı. ABD, Fransa, İtalya, Almanya ve Güney Kore parlamentolarının çalışma usullerine ilişkin hazırlanan incelemeler kitaplaştırıldı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, kitapların takdim bölümünde çalışmanın İç Tüzük ve anayasa tartışmalarına katkı sunacağını belirterek, "Bu çalışmaların parlamento usullerinin gelişmesine ve demokratik standartlarımızın ilerlemesine vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

Çalışmada Türkiye'deki muhalefetin Meclis gündemine ilişkin eleştirilerine karşılık Fransa'daki uygulamalara dikkat çekildi. Fransa'da muhalefet ve azınlık gruplarına ayda bir kez Meclis gündemini belirleme hakkı tanındığı belirtildi.

Türkiye'de ise muhalefetin sunduğu gündem önerilerinin sıklıkla reddedilmesi ve soru önergelerine ilişkin yaşanan sorunlar, İç Tüzük'te değişiklik yapılması gerektiği yönündeki tartışmaların başlıca başlıkları arasında yer alıyor.

Fransa'daki uygulamada ayrıca parlamento ile hükümet arasında düzenli soru-cevap oturumları gerçekleştiriliyor. Hükümetin, haftada en az bir birleşimde milletvekillerinin sorularını yanıtladığı belirtilirken, vekillere soru sormaları için 2 dakika, bakanlara ise yanıt vermeleri için 2 dakika süre tanınıyor.

Her oturumda yaklaşık 15 sorunun yanıtlandığı belirtilen çalışmada, ilk soru sorma hakkının muhalefete verildiği de aktarıldı.

Fransa'daki bir başka uygulama da komisyon başkanlıklarına ilişkin oldu. Meclis hesaplarının incelenmesi ve ibra edilmesi amacıyla oluşturulan geçici komisyonda siyasi parti gruplarının güçleri oranında temsil edildiği, komisyon başkanının ise muhalefetten seçildiği belirtildi.

Türkiye'de ise muhalefet partileri, Meclis'teki komisyon başkanlıklarının iktidar partilerinin elinde olmasını eleştiriyor.

Güney Kore Parlamentosu'nda da milletvekillerinin hükümete yazılı soru yöneltebildiği kaydedildi. Hükümetin, yöneltilen sorulara 10 gün içinde yanıt vermesi gerekiyor. Bu süre içinde yanıt verilememesi halinde ise hükümetin neden cevap veremediğini ve yanıtın ne zaman verilebileceğini Meclis'e bildirmesi şartı bulunuyor.

İTALYA'DA ACİL SORULAR CANLI YAYINLANIYOR
İtalya'daki parlamento uygulamaları da çalışmada ayrı bir başlık altında incelendi. Hükümet tarafından hazırlanan kanun hükmünde kararnamelerin incelenmesi için oluşturulan yasama işleri komitesinde 5 iktidar ve 5 muhalefet temsilcisinin yer aldığı belirtildi.

İtalya Temsilciler Meclisi'nde ise haftanın bir birleşiminin genellikle acil sorulara ayrıldığı aktarıldı. Televizyondan canlı yayınlanan bu oturumlarda milletvekilleri, kamuoyunu ilgilendiren veya aciliyet taşıyan konularda hükümet üyelerine doğrudan soru yöneltebiliyor.

Çalışmada, hükümet üyelerinin de bu sorulara oturum sırasında doğrudan yanıt verme fırsatına sahip olduğu ifade edildi.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor

10.09.2026 15:00:00
AA
 
 Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor
 Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor
Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ana kubbedeki çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda sürerken yapılan modelleme ve statik analizlerle güçlendirme ihtiyacı belirlenen doğu yarım kubbede de uygulamalar başlayacak. Çalışmalar için doğu yarım kubbeye güvenli erişim sağlayacak çelik platform kurulacak, ibadet ve ziyaret akışı ise oluşturulacak geçici düzenlemelerle devam edecek.

"Doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçiyoruz"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Ayasofya'daki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti.

Ana kubbedeki güçlendirme ve konservasyon uygulamaları devam ederken doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçileceğini aktaran Ersoy, şunları kaydetti:

"Mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon ile yapısal güçlendirme uygulamalarının güvenle yürütülebilmesi için doğu yarım kubbeye erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlıyoruz. Bilim Heyetimiz ve Koruma Kurulumuzun denetiminde ilerleyecek çalışmalar boyunca ibadet ve ziyaret akışı da gerekli geçici düzenlemelerle devam edecek. Her adımı bilimsel hassasiyetle atıyor, dünya kültür mirasının bu eşsiz eserini özgün dokusuyla koruyoruz."

Çalışmalar titizlikle yürütülüyor
Dünya kültür mirasının en nadide eserlerinden Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin korunması ve gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla yürütülen restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmaları titizlikle sürdürülüyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim Heyeti ile Koruma Kurulunun karar ve denetimleri doğrultusunda yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon projesinde ana kubbedeki uygulamalar devam ederken, doğu yarım kubbede de yeni bir çalışma süreci başlatılıyor.

Ana kubbe için kurulan çelik platform üzerinde mozaik konservasyonu sürdürülüyor. Kurulan çalışma iskelesinde toz temizliği ve mozaik yüzeylerini korumaya yönelik facing olarak adlandırılan mozaik yüzeylerinin geçici olarak bezle desteklenmesi uygulamaları gerçekleştiriliyor.

Ana kubbenin üzerinde geçici çelik çatı kurulumu tamamlanırken, kurşun kaplamaların kontrollü biçimde açılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.

Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen modelleme ve statik analizlerde doğu yarım kubbenin güçlendirilmesi gerektiği belirlendi. Yapısal güçlendirme uygulamalarıyla birlikte yarım kubbenin iç yüzeyindeki mozaik ve kalem işi bezemelerde konservasyon çalışmaları yürütülecek.

Mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım yapılacak
Doğu yönündeki mihrap duvarında bulunan mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım uygulamaları gerçekleştirilecek. Çalışmaların güvenli ve kontrollü biçimde yürütülebilmesi amacıyla doğu yarım kubbenin iç yüzeyine erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlanacak.

Platform kurulumu öncesi çalışma alanının sınırları oluşturulacak ve yapının iç mekandaki görsel bütünlüğünün korunması amacıyla özel baskılı brandalar hazırlanacak. İbadet düzeninin devamı için geçici mihrap ve minber yerleştirilecek.

Çalışma alanındaki özgün mihrap ve minber başta olmak üzere tarihi mimari elemanlar fiziki koruma sistemleriyle güvence altına alınacak. Platform imalatının gerektirdiği sınırlı noktalardaki ahşap seki ve mermer döşemeler, uzman restoratörlerin gözetiminde kontrollü ve kısmi olarak sökülecek. Bölgede bulunan avizelerin sökümü de aynı hassasiyetle gerçekleştirilecek.

Özgün mermer döşemelerin yükten ve aşınmadan korunması için çok katmanlı yükseltilmiş döşeme sistemi oluşturulacak. Platform kurulumundan önce zemin yükleme ve titreşim testleri yapılarak uygulamanın güvenliği bilimsel verilerle kontrol edilecek.

Ek çelik sistemler kurulacak
Tüm hazırlıkların tamamlanmasının ardından Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu onaylı proje doğrultusunda ana platform sistemi kurulacak. Platform malzemelerinin taşınması ve montaj süreci, tarihi dokuya yönelik koruma tedbirleri gözetilerek uygun iş ekipmanlarıyla yürütülecek.

Çelik platformun tamamlanmasının ardından ikinci aşamaya geçilecek.

Platform üzerinde doğu yarım kubbe seviyesine güvenli erişim sağlayacak çalışma iskelesi ve restorasyon uygulamalarına yönelik ek çelik sistemler kurulacak.

Yapının iç estetiğinin muhafaza edilmesi amacıyla çalışma alanlarına cephe ve kubbe görsellerini taşıyan özel baskılı brandalar uygulanacak. Hazırlıkların tamamlanmasıyla doğu yarım kubbedeki yapısal güçlendirme çalışmaları ile mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon uygulamaları başlayacak.

Yarım kubbenin taşıyıcı sistemi güçlendirilecek, mermer yüzeylerde temizlik ve onarım yapılacak, uygun olmayan beton mermer dışlıklar yapıdan uzaklaştırılacak, mozaikler ise ayrıntılı biçimde belgelenerek konservasyon çalışmalarına alınacak.

Kurulacak platform sayesinde restorasyon uygulamaları güvenli çalışma alanında yürütülürken, ibadet ve ziyaret akışı da oluşturulacak geçici düzen içerisinde sürdürülecek.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödeyeceğini duyurdu

10.09.2026 14:11:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi
 YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödeyeceğini duyurdu.

Ankara 44. Asliye Mahkemesi'nde bugün görülen davada Özel'in üç ayrı açıklaması için 800 bin lira tazminat ödemesine karar verildi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Aydın şu ifadeleri kullandı:

"Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef olan mesnetsiz iddiaları ve hakaretamiz sözleri nedeniyle aleyhine toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Ankara 44. Asliye Mahkemesi, bugünkü duruşmada, Özgür Özel'in Marmara Cezaevi çıkışında 13.08.2025 tarihinde yapmış olduğu konuşması nedeniyle 200.000 TL, 13.08.2025 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin düzenlemiş olduğu ve İstanbul Bayrampaşa'da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi'nde yaptığı konuşma nedeniyle 300.000 TL ve 18.08.2025 tarihinde Aydın'da yapmış olduğu miting konuşması nedeniyle 300.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir."

ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?
Özel 13 Ağustos 2025'te Silivri Cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun "Ya içeriye tıkıl ya AK Parti'ye katıl" tehdidiyle AKP'ye geçmeye zorlandığını ifade etmişti. Erdoğan'a seslenen Özel, "Bu vakitten sonra gerçekten insanın yastığa başını koyup da uyumadan önce bir iç huzuru olur ya... Bu vakitten sonra nasıl yastığa başını koyup da 'Namusluyum, insanım, ben uyumaya hazırım' falan diyebilirsin, 'İç huzurum var' diyebilirsin?" ifadelerini kullanmıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.