logo
21 MART 2026


Erdoğan'dan düşen kargo uçağı ile ilgili ilk açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycan'dan Türkiye'ye gelmekte olan C-130 askeri kargo uçağın Gürcistan Azerbaycan sınırında düştüğü bilgisini derin bir üzüntüyle öğrendiklerini belirterek, "Enkaza ulaşma çalışmalarıyla ilgili ülke makamlarıyla koordineli biçimde çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Bu kazadan en az badireyle çıkarız. Rabbim Şehitlerimize rahmet eylesin. Dualarımızla onların yanında olalım" dedi

11.11.2025 17:03:00
İhlas Haber Ajansı
Erdoğan'dan düşen kargo uçağı ile ilgili ilk açıklama
Erdoğan'dan düşen kargo uçağı ile ilgili ilk açıklama
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Medeniyetimizde Şehir ve Mekan" Temalı Şehircilik Zirvesi ve "Kentkırım Sergisinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk şehircilik tarihine adını altın harflerle yazdıran ve "Bir yapı sadece sağlam olmakla yetinmez, aynı zamanda zarif olmalıdır" diyen büyük usta Mimar Sinan'ın şahsında; eserleri ve fikirleriyle bizlere yol gösteren ecdadımızı bir kez daha burada rahmetle yad ediyorum. Bugün de aynı tasavvurla şehirlerimizin imarına katkı yapan, ihyasına destek olan bilim insanlarımızı, sanatçılarımızı, mühendislerimizi tebrik ediyorum.Şehircilik Zirvesini, gerek biz politika belirleyenler gerekse bu politikaları uygulama merciinde olan kurumlarımız açısından çok kıymetli buluyoruz. Zirvede sunulacak bildirilerin, buradan çıkacak sonuçların şehirlerimize, ülkemize, milletimize yeni ufuklar kazandıracağına inanıyor, zirvemizin başarılı geçmesini can-ı gönülden temenni ediyorum" dedi.

Millet olarak, insanın gönlünü "Beytullah" bilen, evle eşdeğer tutan, gönül yapmayı erdem ve fazilet, gönül yıkmayı ise zulüm ve felaket olarak gören bir anlayışa sahip olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," "Dostun evi gönüllerdir/gönüller yapmaya geldim" diyen Yunus Emre, aslında bizim mekân tasavvurumuzu da hülasa ediyor.İnancımız, medeniyet birikimimiz ve bunu ifade ettiğimiz dilimiz; yapmak, mamur kılmak, inşa ve ibda etmek merkezlidir. Bunun içindir ki; milletimiz tarih boyunca şehir yıkan bir millet olmamış; tam aksine şehir yapan, şehir kuran, fethettiği şehirlere zarar vermek şöyle dursun, onları eskisinden daha mamur hale getiren bir millet olmuştur" ifadelerini kullandı.

"Şehir, medeniyetinde, bir arada yaşanan mekân olmanın ötesinde, bizatihi kimlik ve kişilik sahibi bir muhatap olarak kabul edilmektedir" diyen Erdoğan, insanın şehre bir kimlik verdiği kadar, şehrin de insana bir kimlik bağışladığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Tarihte ilim, kültür, sanat ve edebiyat erbabının şehirleriyle birlikte anılması "hemşerilik" refleksinden ziyade, şehrin insana kimlik kazandıran, işte bu yönünü vurgular" açıklamasını yaptı.

Türkiye'nin geleneksel şehir mimarisinde insanın kalbinin şehrin kalbiyle, şehrin kalbinin, insanın kalbiyle birlikte attığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Kentimiz kendimizdir" ve kentimizi nasıl gördüğümüz, kendimizi nasıl gördüğümüzün bir nevi aynasıdır. Türk-İslam şehir mimarisinde insanın hakkı gözetilirken; şehirde beraber yaşadığımız küçük canlıların, kuşların, ağaçların, ufkun, gün ışığının hakkı da gözetilmiş, bunlara her zaman riayet edilmiştir" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin özellikle de Anadolu'nun dünyada eşi benzeri görülmeyen bir şehircilik tecrübesine sahip olduğunu bildiren Erdoğan,"Bin yıldır yurt tuttuğumuz ve ebediyete kadar yurdumuz olacak bu topraklar, dünya şehircilik ve mimari tarihi açısından bir laboratuvar gibidir.Milletçe; Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde, bir yandan bu mirasın yaşayan yanlarını alarak yeni terkipler oluştururken, diğer yandan da kendi şehircilik anlayışımızı yansıtan yeni şehirler kurarak, coğrafyayı vatana dönüştük.Ecdat fethettiği her beldeyi öncelikle şehir mimarisi açısından ele almış, abat etmiş ve mamur kılmıştır. Batıya ilerleyişimiz, şairin dediği gibi ardında "çil çil kubbeler" serperek bir fetih hareketiyle birlikte bir imar ve inşa hareketi olarak gerçekleşmiştir" dedi.

Mimarimizi yeniden milli üslupla buluşturmak zorundayız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haçlı işgalinde taş üstünde taş bırakılmayan İstanbul'un yaralarının, fetihten sonra süratle sarıldığı gibi, dünya mimari mirasına, Yahya Kemal'in "Türk İstanbul" olarak adlandırdığı yeni bir İstanbul hediye edildiğini belirterek, "Bakın şurası da fevkalade önemlidir: Ecdat, medeniyet havzası özelliğine sahip, daha öncesinde bir şekilde hanlık merkezi olan başkent karakterli şehirlere şehzade göndermiş, ülke yönetme stajının bir şehri yönetmekten, ülke mamur etme stajının bir şehri mamur etmekten geçtiğini uygulamalı olarak göstermiştir.Nasıl Asya içlerinde kurduğumuz şehirler yerden bitmemişse, nasıl Ahlat birdenbire ortaya çıkmamışsaDünya mimarlık tarihine armağan ettiğimiz Mimar Sinan da hudayinabit değildir; kökleri tarihimiz kadar eski olan kolektif bir şuurun, bir zihniyetin eseri olarak ortaya çıkmıştır. Ev yaparken "Sırtını dağa yüzünü bağa ver" atasözüyle sağlamlığı, ufuk açıklığını, tarım alanlarının korunmasını öğütleyen milletimizin şehircilikte karşılaştığı açmazları iyi değerlendirmek, mimarimizi yeniden milli üslupla buluşturmak zorundayız.Fakat doğrusunu söylemek gerekirse, dünya kültür tarihinde şiir, musiki ve mutfakla birlikte ilk sıralarda yer aldığımız sanatların biri de mimari ve şehircilik iken, maalesef bu mirastan bugün yeterince istifade edemiyoruz" diye konuştu.

"Çöp dağlarının cephanelik gibi patladığı bir şehri, Türkiye'de örnek gösterilen bir konuma getirdik"

Bu zengin mirasın ve müktesebatın rehberliğinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından itibaren şehirleri sadece inşa değil, daha önemlisi ihya etmek için canla, başla çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan," Çöp dağlarının cephanelik gibi patladığı bir şehri, görev süremiz boyunca tüm Türkiye'de örnek gösterilen bir konuma getirdik. Dört buçuk yıl gibi kısa sürede musluklardan temiz su akmaya başladı, kokudan yanına yaklaşılmayan İstanbul Boğazının incisi Haliç temizlendi, çöp dağları kaldırıldı, İstanbul yeniden rahat bir nefes aldı. İnsanı merkeze alan, hizmet ve eser odaklı yerel yönetim vizyonuyla İstanbul'da yaktığımız bu meşaleyi, son 23 senede tüm Türkiye'ye taşıdık. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorumHem İstanbul'da emaneti yüklendiğimizde hem de 2002 Kasım'ında tüm Türkiye için kolları sıvadığımızda, karşımızda on yılların birikmiş sorunları vardı" dedi.

Bunların en başında da 1950'lilerde başlayıp 1970 ve 1980'lerde zirveye çıkan düzensiz göç, çarpık kentleşme, gecekondulaşma ve hazine arazilerinin işgali gibi kronikleşmiş sorunlar bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunları görmezden gelmek yerine üzerlerine kararlılıkla gittik. Altyapı sorunlarını önemli ölçüde çözdük. Kentsel dönüşüm ve konut seferberliği ile dirençli kentleşme konusunda tarihi adımlar attık.Karşılaştığımız tüm engellere rağmen 2 milyonun üzerinde bağımsız birimi dönüştürmeyi başardık" ifadelerini kullandı.

TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 750 bin konut ürettiklerini kydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," TOKİ projeleri sayesinde insanımız sadece ev sahibi değil, aynı zamanda iş sahibi oldu, bu projelerde istihdam edildi.Eser ve hizmet siyasetimizle vatandaşlarımızın hayat kalitesini yükselttik.Bunu özellikle şunun için ifade ediyorum: Biz, bu adımları atarken; "kentsel tasarım", "kentsel estetik" veya "kentsel dönüşüm" gibi kavramlar kimsenin gündeminde değildi. Zira o yıllarda başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye'nin şehirleri, henüz en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyordu. Yolların çukurlarla dolu olduğu, temiz suyun evlere ulaşmadığı, şehirlerin adeta kaderine terk edildiği günlerden bahsediyoruz .Bugün, şehirlerimizi geleceğe hazırlayan onlarca reformumuz sayesinde artık çok farklı bir noktadayız. Yeni nesil şehircilik anlayışımızın gerektirdiği altyapı yatırımlarının büyük kısmını tamamlamış bir Türkiye'ye kavuştuk. Bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizleDağları delen tünellerimizleKıtaları birleştiren köprülerimizleDünya ölçeğinde havaalanlarımızlaYüksek standartlarda spor tesislerimizleDünyada örnek gösterilen şehir hastanelerimizle81 ilimize kazandırmakta olduğumuz millet bahçelerimiz ve daha nice eserimizle 23 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir yerdeyiz" diye konuştu.

Şehircilik vizyonlarını sürekli ileriye taşıdıklarını köklerden beslenerek özgün ve yenilikçi projeleri hayata geçirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projemizle 81 şehrimizde tasarruf kültürünü olabildiğince yaygınlaştırıyoruz. Geçtiğimiz aylarda yürürlüğe giren İklim Kanunu ile doğa dostu, çevre dostu yeni bir ekonomik modele geçişin altyapısını kuruyoruz. Bir taraftan 6 Şubat depremlerinde yıkılan şehirlerimizi tekrar ayağa kaldırırken, diğer taraftan da vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarını giderecek projeleri devreye alıyoruz. 81 ilimizde inşa edeceğimiz 500 bin sosyal konut projemizin başvuruları dün itibarıyla başladı. Vatandaşlarımız projemize gerçekten büyük ilgi gösteriyor. Milletimizin ev sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürüyoruz. Yine ilk kez İstanbul'da hayata geçireceğimiz kiralık konut uygulamamızla enflasyonu körükleyen kira fiyatlarını dengelemeyi arzu ediyoruz" açıklamasını yaptı.

"Hayatın akışı içinde, biz de kendimizi ve şehircilik anlayışımızı yeniliyor, geliştiriyor, güncelliyoruz." Diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de köyden kente göç, hız kesmeden devam ediyor. Önümüzdeki dönemde şehirlerimizin daha da kalabalıklaşacağını tahmin etmek, hiç de zor değildir. Dolayısıyla sorumluluk sahipleri olarak ne yapacaksak, bu projeksiyonlar ışığında yapmak ve planlamak mecburiyetindeyiz. Ülkemizin, iki boyutlu imar planı anlayışını yavaş yavaş geride bırakıp, Türkiye Yüzyılı'nın şehirlerine hayat verecek "3 boyutlu kentsel tasarım" yaklaşımına geçmeye hazır olduğu görülüyor. Şehircilik Zirvesi boyunca, diğer başlıklar yanında, bu konunun da enine boyuna tartışılmasında fayda olduğuna inanıyorum. Şu gerçeği sizler de gayet iyi biliyorsunuz: Bir şehrin sınırlarını büyütmek, parselleri çoğaltmak, yapı izinleri vermek kolaydır" değerlendirmesini yaptı.

Sağlıklı şehirleşmenin vizyon, emek, ve güçlü bir irade istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Sadece bina dikmekle bir kenti güzelleştiremeyiz, dönüştüremeyiz; içinde yaşayanlara huzuru getiremeyiz.O binaya nefes olacak yolu, parkı, meydanı yapmak; sosyal donatıları inşa etmek, yani o şehri yaşatacak hayat damarlarını açmak gerekir. Bugün, muhalefetin yönettiği birçok şehrimizde en temel sorun budur.İhm al, duyarsızlık ve vizyonsuzluk şehirlerimizin kaderi olmuş durumda. Yöneticisi olduğu belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet, şehirlerimizin göz göre göre çürümesine, çökmesine, çoraklaşmasına seyirci kalıyor. "Ne kadar çok yol yaparsak, trafik o kadar sıkışır" diyerek trafik sorununu çözeceğini zannedenlerin elinde metropollerimiz, 6-7 yıldır kelimenin tam manasıyla yeni bir "fetret devri" yaşıyor. Rüşvet, irtikap, iltimas, usulsüzlük, yolsuzluk iddialarının ardı arkası, hiç kesilmiyor.Biz, "imar mantığından tasarım disiplinine" geçmekten bahsederken, ana muhalefet partisi mevcut kazanımları bile koruyamıyor. Bizim 30 sene önce tarihe gömdüğümüz sabıkalı belediyecilik anlayışı, ne yazık ki, yeniden hortladı. Toplanmayan çöpler, bozuk yollar, akmayan sular, elinde bidonla su bekleyen insanlar, muhalefet belediyelerinin tekrar rutini haline geldi" ifadelerini kullandı.

Katılımcılara hitap eden Erdoğan," Eski Türkiye güzellemesi yapa yapa, yönettikleri şehirleri 90'ların karanlık ve buhran dolu günlerine yeniden çevirdiler. Atalarımız ne demiş: At binenin, kılıç kuşananın. Biz bunlara aldırmayacak, bunların beceriksizliğinden medet ummayacak, milletin emanetine gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. Şehirlerimizi bu iş bilmezlerin, bu tembellerin insafına terk etmeyeceğiz. Sorun çıkaran değil çözüm üreten, yara açan değil yara saran bir şehircilik anlayışıyla çalışmayı gece gündüz sürdüreceğiz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan'dan Türkiye'ye gelmekte olan askeri uçağın Gürcistan Azerbaycan sınırında düştüğü bilgisini derin bir üzüntüyle öğrendiklerini belirterek," Enkaza ulaşma çalışmalarıyla ilgili ülke makamlarıyla koordineli biçimde çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Bu kazadan en az badireyle çıkarız. Rabbim Şehitlerimize rahmet eylesin.Dualarımızda onların yanında olalım.

Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor

ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin tırmanması ve bölgede ilan edilen yas süreci, Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki Esendere Gümrük Kapısı'nda Ramazan Bayramı sessizliğine neden oldu

20.03.2026 14:52:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:55:10
İHA
Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor
Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor
Edinilen bilgiye göre, Orta Doğu'da tırmanan bölgesel gerilim ve güvenlik riskleri nedeniyle sınır hatlarında önlemler en üst seviyeye çıkarıldı.

İran tarafındaki Urmiye-Sero Gümrük Kapısı yetkililerinin aldığı kısıtlama kararının ardından, Yüksekova'da bulunan Esendere Gümrük Kapısı'nda yolcu trafiğinde düzenlemeye gidildi.



Günübirlik geçişlere kısıtlama getirildi



Güvenlik gerekçesiyle alınan karar kapsamında, sınır kapısında ticari araç geçişleri devam ederken, günübirlik yolcu geçişlerine kısıtlama getirildi. Mağduriyet yaşanmaması adına vatandaşların ülkelerine dönüşlerine ise kontrollü olarak izin veriliyor. Bu çerçevede, İran'da bulunan Türk vatandaşlarının Türkiye'ye girişine, Türkiye'de bulunan İran vatandaşlarının ise ülkelerine dönmelerine müsaade ediliyor.



"Bayramda sessizlik hakim"



Normal şartlarda Ramazan Bayramı dönemlerinde yoğun yolcu trafiğinin yaşandığı sınır hattı, bu yıl tarihinin en sakin günlerinden birini yaşıyor. Bölgedeki gerilimin yanı sıra İran tarafında ilan edilen 40 günlük yas nedeniyle sınırın karşı tarafına asılan dev siyah bayraklar dikkati çekiyor.
Hem güvenlik tedbirleri hem de yas süreci sebebiyle Esendere ve Sero gümrük kapıları, Ramazan Bayramı'nı sessizlik içerisinde geçiriyor.İHA

İran'ın kararlılığı geri adım attırdı


 
ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu'ya "İran'ın petrol ve doğalgaz sahalarına saldırmamasını" söylediğini belirtti. Kararın İran'ın Katar'daki doğal gaz sahalarını vurması üzerine alınması dikkat çekti. 
 

20.03.2026 14:35:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:58:35
Haber Merkezi/AA
 İran'ın kararlılığı geri adım attırdı
 İran'ın kararlılığı geri adım attırdı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, "İran'a ait petrol ve doğalgaz sahalarına saldırmamasını" söylediğini ifade etti. ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi Beyaz Saray'da kabul ederken, Oval Ofis'te basına açık görüşmede İran gündemini değerlendirdi. Trump, Amerikan askerlerinin İran'a ayak basıp basmayacağı konusunda net bir değerlendirme yaparak, "Herhangi bir ABD askerlerini göndermiyorum, göndersem size söylemezdim ama göndermiyorum" dedi.
İsrail'in İran'a ait petrol tesislerini hedef alması konusundaki görüşü sorulan Trump, bu konuyu İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüştüğünü söyledi.
Trump, "Ona bunu yapma dedim. O da yapmayacak. Biz bağımsız ülkeleriz, çok iyi anlaşıyoruz, koordineli çalışıyoruz, ama bazen o (Netanyahu) bir şey yapıyor ve ben bundan hoşlanmıyorsam, artık bunu yapmıyoruz" şeklinde konuştu.

Trump'tan NATO'ya Hürmüz Boğazı tepkisi

Öte yandan Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda ABD'ye destek olmayacaklarını açıklayan NATO ülkelerine tekrar tepki göstererek, bu konuda hayal kırıklığı yaşadığını vurguladı. NATO'dan farklı olarak Japonya'nın kendilerine İran konusunda yardımcı olacağını düşündüğünü kaydeden Trump, "NATO'ya gelince, Hürmüz Boğazı'nı savunmamıza yardım etmek istemiyorlar, oysa buna en çok ihtiyaç duyanlar onlar" değerlendirmesini yaptı. İran'a ait Hark Adası'nı isteseler kısa sürede ele geçirebileceklerini savunan ABD Başkanı, adadaki petrol boru hatlarına ve altyapıya zarar vermek istemedikleri için adaya dokunmadıklarını savundu.
Trump, İran'ın nükleer silah edinmeye çok yaklaştığı yönündeki söylemini yineleyerek, "Bu geçici askeri müdahaleyi yapmak zorundaydık. İran tüm Orta Doğu için bir tehditti ve bunu herkes biliyordu. İran'da neler olup bittiğini görüyordum, bu geçici askeri müdahaleye başlamak hiç hoşuma gitmiyordu ama bunu yapmak zorundaydık" dedi. ABD Başkanı, "İsterseniz bu işi iki saniyede bitirebilirsiniz. Ama biz çok sağduyulu davranıyoruz" yorumunu yaptı.

Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş bayram mesajında, "Bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim" ifadelerini kllandı

20.03.2026 10:19:00
Anadolu Ajansı
Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı
Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Bayramlar, kardeşlik bilincinin güçlendiği, muhabbet ve dayanışmanın çoğaldığı ve bizi biz yapan değerlerin hayat bulduğu bereketli zamanlardır. Bu sebeple bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim." ifadesini kullandı.

Arpaguş, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, zamanın insana emanet edilen en kıymetli hazine olduğunu belirtti.

Ömür sermayesi durmaksızın akıp giderken insanın bu yolculukta en büyük kazancının, vaktin değerini hakkıyla idrak edebilmesi ve onu en güzel şekilde değerlendirebilmesi olduğuna işaret eden Arpaguş, şunları kaydetti:

"Ramazan, bizlere vaktin önemini yeniden hatırlatan, hayatın geçici telaşları içinde yorulan kalplerimizi ibadet bilinciyle imar eden, iman, sabır ve şükür denkleminde yaşamayı öğreten ilahi bir mektep oldu. Bizler, oruç ibadetiyle açlık ve susuzluk karşısında sabrı öğrendik. Sahip olduklarımızın kıymetini daha iyi idrak ederek şükre yöneldik. Sahur ve iftar sofralarında kardeşliğimizi pekiştirdik. Camilerin manevi ikliminde huzur bulduk. Mukabele meclislerinde ilahi kelamın nuruyla ruhlarımızı aydınlattık. İtikafın deruni ikliminde iç dünyamızı yeniden inşa etme fırsatı bulduk. Zekat, sadaka ve infaklarımızla Rabb'imizin rızasını kazanmaya çalıştık. Bize yaşattıkları ve öğrettikleri ile ramazan ayı, hayatımızda silinmez izler bıraktı. Şimdi bizlere düşen, bu kutlu ayda elde ettiğimiz tüm güzellikleri hayatımızın tamamına yaymaktır. İman, ibadet ve iyilik yolunda attığımız adımları bundan sonra da büyük bir azim ve kararlılıkla devam ettirmektir. Zira kulluk, bir aya hasredilmeyecek kadar büyük, hayatın tamamını kuşatacak kadar uzun bir yolculuktur."

Arpaguş, Ramazan-ı Şerif'in ardından bayrama kavuşmanın huzur ve sevincini yaşadıklarını aktararak, bu kutlu vakte ulaşmayı lütfeden Allah'a hamdetti.

Bayramların, müminlerin sevinç ve neşe günleri olduğuna dikkati çeken Arpaguş, şu ifadeleri kullandı:

"Bayramlar, kardeşlik bilincinin güçlendiği, muhabbet ve dayanışmanın çoğaldığı ve bizi biz yapan değerlerin hayat bulduğu bereketli zamanlardır. Bu sebeple bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim. Kalplerimizi daraltan kırgınlıkları ve küskünlükleri bir kenara bırakıp gönüller kazanmaya, iyilikleri çoğaltmaya çalışalım. Bayram vesilesiyle başta aile büyüklerimiz olmak üzere eş, dost ve akrabalarımızı ziyaret ederek onların hayır dualarını alalım. Dar-ı bekaya irtihal eden yakınlarımızı rahmetle yad edelim. Bayram sevincinden mahrum kalan yetim, öksüz, garip, hasta ve yaşlıların da bayram sevinci yaşamalarına vesile olalım."

"Dayanışma ve yardımlaşma anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var"

Arpaguş, gönül coğrafyasının pek çok yerinde Müslümanların bayram sevincine hasret kaldığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Filistin'de, Lübnan'da, Yemen'de, Sudan'da, Somali'de, İran'da ve dünyanın daha pek çok bölgesinde Müslümanlar, emperyalist güçlerin menfur emellerine kurban edilmektedir. Hak, hukuk, vicdan ve ahlak tanımayan odaklar tarafından binlerce insan hunharca katledilmektedir. Körpecik bebekler ömürlerinin baharında hayattan koparılmakta, masum insanlar yurtlarından edilmekte ve Müslümanlara hayat zindan edilmektedir. Dolayısıyla bugün İslam'ın kardeşlik bilincine, ümmet şuuruna, dayanışma ve yardımlaşma anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Dünyanın neresinde olursa olsun mazlum kardeşlerimizin acılarına karşı daha duyarlı olmak zorundayız. Maddi ve manevi tüm imkanlarımızla onlara destek olmak mecburiyetindeyiz. Bilmeliyiz ki Ankara ile Tahran'ın, Kudüs ile Rabat'ın, Kahire ile Cakarta'nın, Riyad ile İslamabad'ın, Şam ile Saraybosna'nın kaderi birdir. İslam beldelerinde yaşanan bütün acılar bizim acımız, bütün sevinçler bizim sevincimizdir.

Bu mühim hakikati hakkıyla idrak edip Müslümanların vahdetine vesile olacak azmi kuşandığımızda elbette bayramlar gerçek anlamını bulacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve alemi İslam'ın Ramazan Bayramı'nı içtenlikle tebrik ediyorum. Bu mübarek günler vesilesiyle Müslümanlar arasında sevgi, kardeşlik, dostluk duygularının pekişmesini, İslam beldelerine barış, huzur ve güven ikliminin hakim olmasını yüce Rabb'imizden niyaz ediyorum." 

Antalya'da yangın faciası

Antalya'da bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı

 

20.03.2026 10:04:00
Anadolu Ajansı
Antalya'da yangın faciası
Antalya'da yangın faciası

Antalya'nın Kepez ilçesinde bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı.

Gaziler Mahallesi'nde yabancı uyruklu sera işçilerinin kaldığı konteynerde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.

Konteynerde yapılan incelemede, anne Leyla Elali Ahmed ile çocukları Muna Ahmed (9), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5), Fatma Ahmed (8), Mahmud Ahmed'in (4) öldüğü belirlendi.

Dumandan etkilenen Şevvah Ahmed (29), Mahmud Ahmed (53), Ahmed Ahmed (2), ismi öğrenilemeyen bir kişi ile işletme sahibi Rahman Genç (51) hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan, yangında hayatını kaybeden anne Leyla Elali Ahmed'in, hamile olduğu öğrenildi.

Cenazeler, Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Ekiplerin olaya ilişkin incelemesi sürüyor.

Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı

Antalya Valisi Hulusi Şahin, olay yerine giderek incelemede bulundu.

Burada gazetecilere açıklama yapan Şahin, bayram sabahına acı bir haberle uyandıklarını söyledi.

Kepez ilçesinde sera işçilerinin kaldığı konteynerlerde yangın çıktığını dile getiren Şahin, "3 konteyner alev alıyor ve burada 1 anne ile yaşları 4 ila 9 arasında değişen 5 çocuğu kaybettik. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum." dedi.

Olayda 5 yaralının da bulunduğunu anlatan Şahin, "Yaralılardan biri hayati tehlike kaydıyla takip ediliyor, diğerlerinin durumu iyi. 3 kişi gözaltına alındı. Soruşturmaya devam ediliyor. Milletimizin başı sağolsun, yaralılara acil şifalar diliyorum." diye konuştu.

Şahin, yaralıların 3 ayrı hastanede tedavilerinin yapıldığını bildirdi.

Yangının çıkış sebebinin araştırıldığını aktaran Şahin, "Sebebi de araştırıyoruz ama dışarıda bir soba var, orada bir mangal yapılmış. Herhalde söndürmeden yattılar, öyle anlaşılıyor. Ama şu an için net 'bu sebepten oldu' diyemeyiz. Detaylı araştırmayı itfaiye ekiplerimiz yapıyor." diye ifade etti.

Vali Şahin, Cumhuriyet savcısının adli soruşturmayı başlattığını ve sürecin devam ettiğini belirterek, yangının çıkış sebebinin İncelemeden sonra netleşeceğini dile getirdi. 

Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı

Bayram tatili için İstanbul'dan Kastamonu'nun Araç ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobilin şarampole uçması neticesinde meydana gelen kazada 1 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı

19.03.2026 15:16:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Kaza, Kastamonu'nun Araç ilçesi İstanbul-Kastamonu kara yolu Karabük sınırında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ramazan Bayramı'nı Kastamonu'nun Araç ilçesinde geçirmek için İstanbul'dan yola çıkan ailenin bulunduğu, Hasan Buğra Yütük (34) idaresindeki 34 EA 9253 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesine yoldan çıkarak yol kenarında bulunan şarampole uçtu.

Kazada araç sürücüsü ile yolculardan Kadriye Yütük (33), B.Y. (8) ve A.Y. (4) yaralandı. Araçta bulunan Satılmış Yütük (69) ise yaralı olmadığını belirterek, hastaneye gitmeyi kabul etmedi. Yaralılar, olay yerine sevk edilen ambulanslarla Karabük ve Kastamonu'daki hastanelere sevk edildi. Araçta bulunan 67 yaşındaki Dudu Yütük ise aracın altında kalarak olay yerinde hayatını kaybetti.

Cumhuriyet savcısının ve ekiplerin incelmesinin ardından ardından Dudu Yütük'ün cenazesi, Araç Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. Kaza sonrası olay yerine gelen Yütük ailesinin yakınları fenalaştı. Ekipler, vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

5 il için kuvvetli yağış uyarısı

Meteoroloji 15. Diyarbakır Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Batman ve Mardin illeri için kuvvetli yağış uyarısında bulundu

19.03.2026 14:47:00
İhlas Haber Ajansı
5 il için kuvvetli yağış uyarısı
5 il için kuvvetli yağış uyarısı
Meteorolojiden yapılan açıklamada yağışların 1500 metre üzeri bölgelerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan son değerlendirmelere göre; bölgemizde görülecek yağışların, bu gece ile yarın akşam saatleri arasında Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Batman, Mardin'in doğu, ilçeleri olan Midyat, Ömerli, Dargeçit, Nusaybin, Savur'da yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Yağışların, 1500 metre üzeri rakımlı kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor. Kuvvetli yağışlara bağlı olarak sel, su baskını, yağış anında kuvvetli rüzgar, yüksek kesimlerde buzlanma ve don, tipi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" denildi.

Kayseri'de 214 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi

Kayseri'de bir çekicide kentte bu zamana kadar yakalaması yapılmış en yüksek miktar olan 214 kilo 550 gram narkotik madde ele geçirildi

18.03.2026 13:29:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'de 214 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi
Kayseri'de 214 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi
Kayseri'de bir çekicide kentte bu zamana kadar yakalaması yapılmış en yüksek miktar olan 214 kilo 550 gram narkotik madde ele geçirildi.



İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince iller arası uyuşturucu madde ticareti yapmayı planlayan şahıslara yönelik operasyon düzenlendi.



Operasyonda M.T. (39) gözaltına alınırken, kullandığı çekicide yapılan aramada ağırlığı 214 kilo 550 gram olan 1 milyon 260 bin adet uyuşturucu veya uyarıcı hap ele geçirildi. Gözaltına alınan M.T. emniyete götürüldü.

Emniyette sergilenen uyuşturucunun kentte yakalaması yapılmış en yüksek miktarda narkotik madde olduğu öğrenildi.

İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da

2026 Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Kadın Milli Futbol Takımı kafilesi bugün öğle saatlerinde Iğdır havalimanına indi

18.03.2026 13:22:00 / Güncelleme: 18.03.2026 13:26:18
İHA
İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da
İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da
Avustralya'da düzenlenen 2026 AFC Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Kadın Milli Futbol Takımı, İran'ın hava sahasının kapalı olması nedeniyle Umman'a ve ardından Muscat Havalimanı'ndan kalkan uçakla dün akşam saatlerinde İstanbul Havalimanı'na iniş yapmıştı.



Kafile bugün öğle saatlerinde Türk Hava Yollarına ait uçakla Iğdır havalimanına geldi.



Kafile buradan karayolu ile Gürbulak sınır kapısına gelerek buradan ülkelerine geçiş yapacaklar.



Kafilede bulunan 7 kişinin önceden Avustralya'ya iltica talebinde bulunduğunun ancak 2 kişinin Avustralya'da kaldığı öğrenilirken, geri kalan 5 kişinin milli takım kafilesi ile Türkiye'ye geldiği belirtildi.

Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı

Şırnak'ta 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 111'inci yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi

18.03.2026 13:07:00
İhlas Haber Ajansı
Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı
Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı
Şırnak'ta 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 111'inci yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi.

Atatürk anıtına çelenk sunulması ile başlayan tören, Atatürk ve silah arkadaşları için bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla devam etti. Daha sonra 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığında bulunan şehitler anıtını ziyaret eden Vali Birol Ekici ve beraberindekiler, burada şehitler için dua edip şehitlerin anıtlarına çiçek bıraktı.



Ardından Şırnak İmam Hatip Lisesi konferans salonunda düzenlenen programa geçildi. Programda konuşan Şırnak Valisi Birol Ekici, "Şırnak'ta terör açısından, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan bir Terörsüz Türkiye süreci var. Şırnak'ta terör açısından aslında bir Çanakkale'dir. Bin 67 vatandaşımız burada son 40 yılda şehit düşmüştür. Az önce şehitler anıtını ziyaret ederek, her birinin mezarına çiçekler bıraktık. Başka şehirlerden gelen asker, polis, öğretmen, hemşire, her türlü kamu görevlilerinden de 2 bin 213 vatandaşımız bu topraklarda şehit düştü.



Bizim 516 tane gazimiz vardır. Burası terör açısından Çanakkale geçilmez gibi, Şırnak geçilemez diye tutmuşuz. Bu gün etrafımıza baktığımız zaman aynı kibir ile devlet otoriterini yok edip, bölgemizde işgale kalkışan güçler var. Bunların da sonları aynı olacaktır. Bu topraklarda Türkiye bu gün gücü ile dünyanın 9'uncu büyük ordusuna sahip, NATO'nun ikinci büyük ordusu bizde. Bu gücümüz ile bu topraklara ve dünyaya barışı ve kardeşliği beraberliği götürüyoruz" dedi.



Programda, günün anlam ve önemini belirten konuşmanın ardından sinevizyon gösterimi yapıldı. Öğrenciler tarafından şiirler okunurken, öğrenci korusu tarafından şarkılar ve marşlar söylenip öğrenciler tarafından tiyatro gösterileri düzenlendi. Program, şiir, kompozisyon ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından sona erdi.
Şırnak Valiliği bahçesinde düzenlenen törene Vali Birol Ekici, 23. Piyade Tümen Komutanı Tuğgeneral Rıfat Dönel, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Şırnak Milletvekili Aslan Tatar, kurum müdürleri, askeri erkan, şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Özgür Özel'i yalanladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dün kendisine yönelik iddialarına ilişkin, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Hepsi yalan. Manevi tazminat davası açacağız" dedi

 

18.03.2026 11:47:00
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Özgür Özel'i yalanladı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Özgür Özel'i yalanladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dün kendisine yönelik iddialarına ilişkin, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Biri Tuzla'da onun dediği gibi de 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri, 2+1. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız" dedi.

Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı önünde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Özel'in kendisine yönelik belgelerin gerçeği yansıtmadığını belirten Gürlek, üzerine kayıtlı 4 taşınmazı bulunduğunu söyledi.

Söz konusu taşınmazların değerlerine ilişkin de açıklama yapan Gürlek, "Güya bir ID numarası falan varmış ama o ID numaralarında Akın Gürlek yazıyor mu, yazmıyor. Özgür Özel'in amacı burada asrın yolsuzluk davasını perdelemek." diye konuştu.

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek davasında da yargılamanın bulunduğunu aktaran Gürlek, şunları kaydetti:

"Muhittin Böcek, 15 Ocak 2024'te Manisa'da benzinliğe uğruyor. Bu benzinliğe niye uğruyor' Burada Muhittin Böcek'in itirafçı olma durumu vardı. Orada Özgür Özel'e kendisinin adaylığı konusunda bir para iddiası var. Bu konuda da baz istasyonu çalışmaları var. Baz istasyonu çalışmaları da ortaya konuldu. Bunlar dosyada da var. Özgür Özel bence iki noktayı perdelemek istiyor. Birincisi asrın yolsuzluk davasını, ikincisi de Muhittin Böcek'in 15 Ocak 2024'teki kendisinin aday olması için Manisa'daki bir benzin istasyonuna gidip bir para verme iddiası var. Bu para verme iddiasını perdelemeye çalışıyor."

Devlet memuru olarak hakimlik ve savcılık görevinde bulunduğu ve belli aralıklarla mal beyanını bildirdiğini anımsatan Gürlek, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Biri Tuzla'da onun dediği gibi de 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri, 2+1. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız." dedi.

Gürlek, Özel'in dün kendisi hakkında sunduğu tapu belgelerinin hepsinin gerçek dışı ve sahte olduğunu belirterek, "Ama bu, Özgür Özel'in tamamen son dakika çırpınışları. Ben bunu yüce Türk milletinin takdirine bırakıyorum. Benim veremeyeceğim hesabım yok, hakimlik, savcılıkta zaten düzenli olarak mal bildiriminde bulunmak gerekiyor. Ben söyleyeceklerimi söyledim, o konuda takdir milletin." diye konuştu.

Yat iddiaları

Bakan Gürlek, kendisine yönelik ortaya atılan yat iddialarına ilişkin ise hayatında Lüksemburg'a gitmediğini, yüzme dahi bilmediğini, pasaport kayıtlarında da bu yönde herhangi bir giriş-çıkış bulunmadığını ifade etti.

Bu yöndeki iddiaların gerçek dışı olduğunu vurgulayan Gürlek, söz konusu iddiaları ortaya atanların bunu ispat edememesi halinde iftira kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bakan Gürlek'in, açıklamalarının ardından, web tapuda üzerine kayıtlı taşınmazları gösteren belgenin kopyası gazetecilerle paylaşıldı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.