logo
08 AĞUSTOS 2026

Ermenistan'da tarihi seçim


 
Ermenistan halkı parlamento seçimleri için 7 Haziran'da sandık başına gidecek. Ermenistan'da tek başına iktidarını sürdürmek isteyen Başbakan Nikol Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisi ile rakipleri arasındaki yarış için dikkatler Erivan'a çevrildi.

06.06.2026 11:26:00
AA
 
Ermenistan'da tarihi seçim
Ermenistan'da tarihi seçim

Ermenistan'da halk, 7 Haziran'da düzenlenecek parlamento seçimlerinde oy kullanacak. Yaklaşık 3 milyon nüfusa sahip ülkede seçmenler, gelecek 5 yıl boyunca görev yapacak parlamentoyu belirlemek üzere sandık başına gidecek.
Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre, ülkede 2 milyon 485 bin 232 kayıtlı seçmen bulunuyor. Ülke genelinde 2 bin 5 sandık kurulacak seçimlerde, en az 101 sandalyeli parlamentoya girebilmek için 18 farklı aday listesi yarışacak.
Oy verme işlemleri yerel saatle 08.00'de başlayacak ve 20.00'de sona erecek.
Seçimler, seçmenlerin partilerin sunduğu sabit aday listelerine oy verdiği kapalı liste nispi temsil sistemiyle gerçekleştirilecek.







Baraj yüzde 4

Yüzde 4 seçim barajının uygulandığı sistemde, siyasi parti ittifakları için baraj yüzde 10'a kadar yükseldiğinden partiler seçime tek başına girmeyi tercih ediyor.
Ermenistan seçim mevzuatı, istikrarlı yönetimi teşvik etmek amacıyla, seçimden birinci çıkan partinin parlamentodaki sandalye oranı yüzde 52'nin altında kalsa dahi bu oranı yüzde 52'ye yükseltecek şekilde ek sandalye verilmesine imkan tanıyor.
7 Haziran'da yapılacak seçimler, 2018 ve 2021'deki erken seçimlerin ardından Ermenistan'ın 2017'den bu yana gerçekleştireceği ilk olağan parlamento seçimi olacak.







Türkiye'nin desteklediği Paşinyan anketlerde önde

Anketlerde açık ara önde görünen Başbakan Nikol Paşinyan ile hükümetin değişim politikalarına karşı çıkan muhalefet arasında geçmesi beklenen seçimler, Türkiye, Azerbaycan, Rusya, ABD, Avrupa Birliği ülkeleri ve İran başta olmak üzere birçok ülke tarafından yakından takip ediliyor.
Ermenistan'daki seçimler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi dahil olmak üzere yerli ve yabancı gözlemciler tarafından izlenecek.







Dengeler hassas

Anketler, Başbakan Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisini rakiplerinin açık ara önünde gösterirken, halk desteğinin anayasa değişikliğine yetecek bir düzeye ulaşıp ulaşmayacağı merak konusu.
ABD merkezli Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitüsünün (IRI) yaklaşık 1500 kişi ile Mayıs ayında yaptığı ankette, halkın yaklaşık yüzde 80'inin 7 Haziran'da sandık başına gitmeyi düşündüğü, bunların yüzde 32'sinin Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisine oy vermeyi planladığı görülüyor.
Yüzde 23'lük kararsız kitlenin oylarının dağıtılmadığı bu anket senaryosunda, Karapetyan'ın Güçlü Ermenistan oluşumu yüzde 6 ile 2'nci sırada, Koçaryan liderliğindeki Ermenistan İttifakı ise yüzde 3'le üçüncü sırada bulunuyor. Kararsız seçmenin yönelimi, Paşinyan'ın elde edeceği oy oranında belirleyici olacak.







Bakü'nün şartları var

Bakü yönetimi, barış anlaşması için Ermenistan Anayasası'nın Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne tehdit olduğunu yinelediği bazı hükümlerinin değiştirilmesini şart koşuyor. Paşinyan'ın söz konusu değişiklikleri sağlayacak bir adım atabilmesi ise mecliste en az üçte iki çoğunluğa ulaşması ve referandum için güçlü bir halk desteği elde etmesine bağlı.

Paşinyan zorladığı değişime muhalefet tepkili

Başbakan Paşinyan, Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme, komşularla iyi ilişkiler, Batı'ya daha güçlü şekilde yönelme, Rusya'ya ihtiyacı azaltacak şekilde Erivan-Moskova ilişkilerini yeniden tanımlama, bölgesel izolasyondan çıkıp ticaret yollarını açma ve bağlantısallığa ağırlık verme gibi hususları savunuyor.
"Gerçek Ermenistan" vizyonuyla ülkenin uluslararası camia tarafından tanınan sınırlarına odaklanılması ve yayılmacı hayallerden uzak durulması gerektiğini vurgulayan Paşinyan, ilerleme ve kalkınma vurguları yapıyor.

Muhalefet Rusya yanlısı

Buna karşın seçimlere ayrı girme kararı alan muhalefetteki oluşumlar, güçlü devlet, Rusya ile ilişkilerde yeniden ivme kazanılması, güvenliğin öne çıkarılması, Azerbaycan'a fazla taviz verildiği gibi söylemlerle oy arıyor. Hükümet ile Ermeni Apostolik Kilisesi arasındaki gerilim de seçim öncesi gündemde olan konulardan.
Paşinyan yönetimi, Kiliseyi "devlet işlerine karışmak" ve "iktidarı ele geçirmeye çalışmakla" itham ederken, Kilise hükümeti ulusal değerleri zayıflatmakla suçluyor.
Paşinyan'ın rakipleri olarak, iş insanı Güçlü Ermenistan partisi lideri Samvel Karapetyan ile Ermenistan İttifakı oluşumu lideri eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan öne çıkıyor.
Karapetyan, birden fazla ülke vatandaşlığı nedeniyle anayasa gereği hükümette görev alamazken oluşum, seçim sonrası anayasa değişikliği yaparak bu engeli aşacağını savunuyor.
Hükümeti Bakü'ye fazla taviz vermekle suçlayan Karapetyan, ülke güvenliğinin güçlendirilmesi, milli kurumların korunması, kiliseye daha fazla önem verilmesi ve Moskova ile daha iyi ilişkiler vaatleriyle seçmenin ilgisini kazanmaya çalışıyor.
Koçaryan ise, "deneyimli kadrolara" yeniden görev verme, ulusal güvenliği önceliklendirme, Moskova ile yakın stratejik koordinasyon ile oy arıyor.
Ülkenin en zengin iş insanlarından Gagik Tsarukyan tarafından kurulan "Müreffeh Ermenistan" ile eski Erivan Belediye Başkanı ve komedyen Hayk Marutyan'ın "Yeni Güç Partisi" gibi grupların meclise girecek desteği bulup bulamayacakları ise soru işareti.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.