logo
22 EKİM 2026

Erzurum'un öğretmen ihtiyacı büyük

15.08.2001 00:00:00
 
Erzurum Milli Eğitim Müdürü Fevzi Budak, 2001-2002 öğretim yılı hazırlıklarının sürdüğünü belirterek, 400 branş, 500 de sınıf öğretmenine ihtiyaç olduğunu bildirdi. Budak, geçen yıl Erzurum geneline Milli Eğitim Bakanlığı'nca yapılan 1500 öğretmen atamasıyla öğretmen açığı sorununun büyük oranda çözüldüğünü dile getirdi. Budak, "Son yıllarda Erzurum'a öğretmen ihtiyacını karşılayacak şekilde atamalar yapıldı. Bu yıl ihtiyacımız olan atamaların yapılması halinde ise il genelinde öğretmen açığı kalmayacaktır" dedi. Bu arada, bu yıl öğrencilerin okullara kayıtlarında velilerden para talep edilmeyeceğini de ifade eden Budak, velilerden zorla para talep eden okul yöneticilerinin kendilerine bildirilmesini istedi.

Kanada ile yeni bir dönem başlıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile ortak basın toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada ile atacakları adımlarla, halen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmini ilk olarak 5 milyar dolara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ettiklerini söyledi

22.10.2026 22:30:00
AA
 
Kanada ile yeni bir dönem başlıyor
Kanada ile yeni bir dönem başlıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Kanada Başbakanı Mark Carney ile baş başa görüşmesi, heyetler arası görüşmeye başkanlık etmesi ve iki ülke arasında 3 anlaşmanın imzalanmasının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihi dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye'de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine "Hoş geldiniz" dedi.

İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Erdoğan, Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkanı bulduklarını söyledi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayi gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yıl sonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dahil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla halen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz."

Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık 2 katına çıkaracaklarını bildiren Erdoğan, "Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika'dan Latin Amerika'ya, Orta Asya'dan Uzak Doğu'ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz." diye konuştu.

Kanada ile savunma sanayisi ve nükleer enerji alanlarında yakın temas halinde olduklarını belirten Erdoğan, savunma sanayi işbirliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.

Bunu son olarak Ankara'da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Erdoğan, biraz önce de "Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı"nın imzalandığını anımsattı.

Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayi işbirliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.

Enerji alanında, madencilikten LNG'ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen "Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri"nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.

Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dahil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Erdoğan, "Gerek Ukrayna'da, gerek Körfez'de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze'de ise Kanada'nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükümetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz." diye konuştu.


"Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihi bir adım attık"


Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihi bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan işbirliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kağıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney'nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum."

Carney'ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Gerçekten uzun yıllara sari bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada'ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız."


Carney: "Bir Kanada Başbakanının Türkiye'ye yaptığı ilk resmi ziyaret"


Kanada Başbakanı Carney, Erdoğan ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Başbakan Carney, yaptığı ziyaretin bir Kanada Başbakanının Türkiye'ye yaptığı ilk resmi ziyaret olduğunun altını çizdi.

Anıtkabir'i ziyaret ettiğini belirten Carney, şöyle devam etti:

"İkinci Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda dünyanın farklı ülkeleri, Kanada bunlara dahil, ağaçlar gönderdiler buraya Anıtkabir'in etrafındaki parkta bu ağaçların yetişmesi için. Bu park farklı ülkelerin bugün aynı barış düşüncesini paylaştığı bir sembolü bize hatırlatıyor. Bu çabalar zamanla ancak gelişiyor, karşılıklı saygı ve ortak bir amaç güdüsüyle şekillenebiliyor."

Carney, "Bugün bir kopuşun tam ortasındayız. Eski dünya düzeni geri gelmeyecek. Güvenliğimizi ve refahımızı on yıllarca sağlamış olan kurumlar tehdit altında. Bu yeni gerçeklik karşısında Kanada, kendine yatırım yapmaya devam ediyor ki kendi geleceğimizi kontrol edelim, kendi geleceğimizin efendisi olabilelim. Kendi yaşam tarzımızı, güvenliğimizi ve egemenliğimizi sürdürebilelim." dedi.


"En dirençli ülkeler birbirini tamamlayan güçlü yanları doğru ortaklarla harmanlayanlardır"


Elinde ne tür kaynaklar olursa olsun hiçbir ülkenin tek başına güçlü bir hale gelemeyeceğini belirten Carney, "En dirençli ülkeler birbirini tamamlayan güçlü yanları doğru ortaklarla harmanlayanlardır." diye konuştu.

Carney, Kanada'nın ortak dayanıklılığın peşinde olduğunu kaydederek, "Bugün Kanada güvenilir ortaklarla derin ortaklıklar kurmanın, karşılıklı olarak yeni fırsatlar yaratmanın peşinde ve Türkiye bu açıdan istisnai bir ortak." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin dinamik bir piyasa ekonomisi, 85 milyonu aşkın nüfusuyla Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun tam ortasında oduğunu ve 24 serbest ticaret anlaşmasına ulaşan bir ağı bulunduğunu vurgulayan Carney, "NATO'nun ikinci en büyük silahlı kuvvetlerine ve en yenilikçi, en hızla gelişen savunma sanayilerinden birine sahip. Geçtiğimiz yıllarda iki ülke arasındaki ticaret yüzde 50 arttı." değerlendirmesinde bulundu.

Carney, temmuz ayında NATO zirvesi bağlamında bir araya gelindiğinde, serbest ticaret anlaşmasına yönelik müzakereleri başlatma kararlılığının ifade edildiğini ve yeni bir savunma işbirliği anlaşması imzalandığını hatırlatarak, "Bugün bir adım daha atıyoruz, stratejik ortaklığımızı başlatıyoruz. Üç yıllık bir eylem planı da ortaya koyduğumuz bir plan. Bunun üç tane ayağı var; savunma ve yatırım, enerji ve halklar arası ilişkiler." dedi.

Başbakan Carney, yakın zamanda müzakere ekiplerinin serbest ticaret anlaşması kapsamında Ankara'da olacağını söyleyerek, "Hedefimiz açık; şirketlerin daha fazla refah yaratması, halklarımızı kalkındırması, masrafların azaltılması, engellerin azaltılması, belirsizliklerin azaltılması, şirketlerin ve yatırımcıların önünde her iki ülkede yeni kapıların açılması." diye konuştu.


"Türkiye'nin nüfuzu çok geniş bir alana yayılıyor"


Bugünkü yeni savunma sanayi işbirliği anlaşmasının Kanada ve Türk şirketlerini bir araya getireceğini, işbirliğine yönlendireceğini, istihdam ve ihracat fırsatları yaratacağını, vatandaşlarn güvenliğini artıracağını ve daha güçlü bir NATO ittifakına yol açacağını ifade eden Carney, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu güvenlik işbirliği çok derin. Zira Türkiye'nin nüfuzu çok geniş bir alana yayılıyor. G20'nin büyük bir ekonomisi, NATO içerisinde önemli bir müttefikimiz ve çok önemli roller oynuyor Türkiye, dünyanın farklı bölgelerindeki en çetrefilli çatışmaların çözümü anlamında. Gazze'den tutun, Ukrayna'ya, İran'dan, Orta Doğu'ya gelen anlamında ve daha başka nice bölgeler."

Carney, Kanada'nın şu anda attığı adımlarla bir enerji süper gücü olma yolunda ilerlediğini aktararak, ekonomisi hızla gelişen, büyüyen Türkiye'nin enerji tedariğine ihtiyacı olduğunu ve bunun güvenilir bir kaynaktan gelmesi gerektiğine dikkati çekti.

Başbakan Carney, iki ülkenin enerji, nükleer teknoloji, sivil teknoloji, temiz enerji ve kritik mineraller gibi üzerine çalışabileceği birçok alan bulunduğunu belirterek, bugün iki ülkenin enerji bakanlarının da bir araya gelerek bu alanlarda çalışacaklarını beyan ettiğini aktardı.

COP31'in iddialı ve bir o kadar da pragmatik bir yaklaşım benimsemiş durumda olduğunu ifade eden Carney, "Dünya çapında iklim söz konusu olduğunda Kanada güvenilebilir bir ortaktır." dedi.

Carney, bugün imzalanan hava taşımacılık anlaşması sayesinde iki ülke arasındaki yolcu uçuşlarının haftada 12'den 21'e yükseleceğini açıklayarak, böylece aile seyahatlerinin ve turist hareketlerinin kolaylaşacağını aktardı.

Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" desturuyla yola çıktığını ve kendine güvenen egemen bir ulus kurduğunu dile getiren Carney, Kanada'nın güncel konjonktürde bu prensibi gerçekten değerli bulduğunu söyledi.

Carney, Kanada'nın 70 yılı aşkın bir süre önce Türkiye'ye Anıtkabir etrafındaki parklara dikilmesi amacıyla akçaağaç fidanları gönderdiğini ve bugün bu ağaçların oldukça büyüdüğüne dikkati çekti.

Bugün de yeni bir stratejik ortaklığın tohumlarını ektiklerini belirten Carney, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yeni fırsatlar yaratacağız. Halklarımız, firmalarımız, şirketlerimiz için daha fazla refah ve daha fazla güvenlik sağlayacağız, ülkelerimize hem kendi halklarımıza hem de başka halklara bu bölgede ve daha da geniş bir coğrafyada. Bu ortaklık ümit ediyoruz ki gelecek nesiller boyunca güçlenerek devam edecektir. Yurtta sulh, cihanda sulh."

Fon Kanun Teklifi, Meclis'te kabul edildi

Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi

22.10.2026 21:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fon Kanun Teklifi, Meclis'te kabul edildi
Fon Kanun Teklifi, Meclis'te kabul edildi
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen teklifin öne çıkan maddelerine göre; teklifin hükümleri, belirtilenler dışındaki diğer yatırım fonları bakımından genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmayacak. Öte yandan, düzenleme kapsamındaki bazı tanımlar ve kısaltmalar da hüküm altına alınacak.

Düzenlemenin, "Tasfiyenin yürütülmesine ilişkin genel esaslar ve fon pay sahipliğinin belirlenmesi" başlıklı hükmüne göre, fonların tasfiyesi SPK'nın gözetim ve denetiminde, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülecek. Kurul, tasfiye sürecinin aşamalarını, fon varlıklarının tespitini ve nakde çevrilmesini, değerleme esaslarını, fon pay sahipliğinin belirlenme şeklini, ara ve nihai ödemeyi, dağıtım sırasını ve tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

Tasfiye ile görevli kuruluşlar, yatırımcı menfaatini, ilgili varlığın piyasa koşullarını ve fon portföy yapılarını, fon varlıklarının korunmasını ve fon pay sahiplerinin ortak menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi amacıyla gerekli özeni gösterecek. Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin Kurulca belirlendiği hallerde, tasfiye işlemlerinde geri alım, hakim ortağa satma hakkı, toptan satış ve özel işlem bildirimi yöntemleri ile geçici olarak farklı bir fiyat marjı uygulanmasına ve sermaye piyasası mevzuatı ile Borsa mevzuatında yer alan diğer yöntemlerin kullanılmasına Kurulca karar verilebilecek. Kurul, tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine ilgili varlıkların Borsa dışında satışına onay verebilecek. Bu kapsamda yapılacak satış işlemleri bakımından, Kurulun yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerinde yer alan kısıtlamalar uygulanmayacak. Borsada veya Borsa dışında yapılacak satış yoluyla varlıkları satın alacak yatırımcıların bu işleme konu olan varlıkları belirli bir süre Borsada satamayacağına ve bu varlıkların Borsada satılması sonucunu doğuracak şekilde herhangi bir işlemde bulunamayacağına Kurulca karar verilebilecek.

Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetim ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına dahil edilecek. Tasfiyenin tamamlanmasından sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılacak.

Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ (MKK), Takasbank, Borsa İstanbul AŞ (Borsa), Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ile diğer sermaye piyasası kurumları ve kamu kurum ve kuruluşları, bu düzenlemenin uygulanması için gerekli bilgi ve belgeleri Kurula, Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) ve/veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) talepleri üzerine gecikmeksizin vermekle yükümlü olacak. Bu kurum ve kuruluşlar özel mevzuatlarında yer alan gizlilik ve sır saklamaya ilişkin hükümlere dayanarak bilgi vermekten imtina edemeyecek. Fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından MKK kayıtları ile mutabakat sağlanmak suretiyle fon ve hesap bazında tespit edilecek.

Katılma payı sahipleri adına Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) iletilmiş olmakla birlikte ilgili fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlar geçersiz hale geldiğinden TEFAS İşlem Blokaj Alt Hesabında katılma payı bulunan katılma payı sahiplerinin de fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye kapsamında olduklarının belirlenmesi amaçlanıyor. Buna göre, tasfiyeye konu fonlara ilişkin olarak 17 Eylül 20026 tarihi ve öncesinde TEFAS'a iletilmiş olmakla birlikte, ilgili fonun temerrüdü ve/veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedenleriyle gerçekleştirilemeyen talimatlar bakımından katılma payları bloke edilmiş olanlar, fon pay sahibi sıfatıyla düzenlemedeki tasfiye hükümlerine tabi olacak.

Sermaye Piyasası Kanunu'nun "piyasa bozucu eylemler", "bilgi suistimali", "piyasa dolandırıcılığı" başlıklı hükümlerinde düzenlenen fiillerin, Kurulun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlar tarafından işlenmesi veya bu fonlarla birlikte hareket edilmesi ya da fonların iştirakiyle işlenmesi halinde bu fiilleri işlediği veya bu fonlarla birlikte hareket ettiği Kurulca tespit edilen kişi ve kurumlara, Kurulun sözü edilen tarihli kararları uyarınca tasfiyesine karar verilen fonların tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmayacak.

Teklifin "Net yatırım tutarı, ara ödeme ve nihai ödeme" başlıklı hükmüne göre, fon malvarlığının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir nakdin, tasfiye kararından bir önceki gün sonu itibarıyla geçerli fon birim pay fiyatı ile ödemeye esas katılma payı adetleri üzerinden hesaplanan toplam tutarı karşılamaya yeterli olmaması halinde, Sermaye Piyasası Kanunu'nun "piyasa bozucu eylemler", "bilgi suistimali", "piyasa dolandırıcılığı" başlıklı hükümlerinde düzenlenen fiillere yönelik hüküm saklı kalmak kaydıyla, tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde dikkate alınacak fon pay sahibinin net yatırım tutarı, fona, fon pay sahibi tarafından fiilen yapılan her bir nakit girişinin ve çıkışının tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak giriş ve çıkış tutarlarından, giriş tutarının çıkış tutarından fazla olması durumunda, fondan fon pay sahibine yapılan her bir nakit çıkışının tutarının ilk giren ilk çıkar esası ile düşülmesi suretiyle MKK tarafından hesaplanacak.

Fon pay sahiplerinin tasfiye bakiyesinden alacakları ödemelerden mahsup edilmek üzere, ilgili hüküm uyarınca hesaplanan net yatırım tutarının endeksleme uygulanmaksızın bulunan kısmını geçmemek kaydıyla, Kurulca belirlenen fonlarda, net yatırım tutarı 1 milyon Türk lirasının altında olan yatırımcılar için bu tutarda, 1 milyon Türk lirası ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon Türk lirası ara ödeme yapılabilecek. Fon pay sahiplerine yapılacak ara ödeme tutarı, para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarının hesaplandığı tarihten bir önceki gün sonu itibarıyla hesaplanan, ilgili fon pay sahibinin hesabında bulunan fon katılma paylarının toplam değerini aşamayacak. Fonun önceki gün sonu fiyatı, ihtiyaç duyulan bilgiler tasfiye ile görevli kuruluşlardan temin edilerek, ilgili güne dair yapılan değerleme ile Takasbank tarafından hesaplanan fiyat olacak.

Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama

CİMER ihbarıyla ortaya çıkarılan ve 14 ile yayılan yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında adliyeye sevk edilen 8 şüpheli örgüt faaliyeti suçlamasıyla tutuklanırken, 36 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı

22.10.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama
Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında son dakika gelişmesi yaşandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan ve sabah saatlerinde Anadolu Adliyesi'ne sevk edilen şüphelilerin savcılık ve hakimlik sorguları tamamlandı.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen aralarında örgüt yöneticilerinin de bulunduğu 8 şüpheli, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sağlık sorunları ve ileri derece hastalıkları bulunan şüphelilerin de dahil olduğu 36 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 1 şüpheli ise savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.


Eşinin şüphesi şebekeyi çökertti


Milyonlarca avroluk yasa dışı ağın, suç örgütü lideri olduğu öne sürülen kadının durumundan şüphelenen eşinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) yaptığı ihbarla deşifre olduğu ortaya çıktı.

İhbarın ardından harekete geçen göçmen kaçakçılığı ekipleri; HTS kayıtları, MASAK verileri ve yurt dışı seyahat trafiğini incelemeye alarak dev bir şebekeyi gün yüzüne çıkardı.


41 kadın 811 kez yurt dışına gönderildi


Yapılan teknik ve fiziki takip çalışmalarında, şebekenin maddi zorluk yaşayan 22-33 yaş aralığındaki Türk vatandaşı 41 kadını donör olarak kullandığı belirlendi. Bu kadınların yumurta hücrelerini satmaları amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Gürcistan ve Arnavutluk'taki tüp bebek merkezlerine toplamda 811 kez seyahat ettirildiği saptandı.


"Sarı saç, mavi göz" siparişiyle 2 milyon avroluk vurgun


Soruşturma dosyasındaki detaylara göre şebeke, donör kadınlardan yumurtalıkların tanesini 60 ila 80 avro arasında değişen fiyatlarla satın alıyordu. Toplanan bu hücreler, yurt dışındaki tüp bebek merkezlerine 100 avro civarında pazarlanarak yaklaşık 2 milyon avroluk yasa dışı bir para trafiği oluşturuldu.

Çocuk sahibi olmak isteyerek şebekeye başvuran kişilerin "sarı saç, mavi göz" gibi spesifik gen taleplerinde bulunduğu, organizatörlerin ise bu taleplere "her türlü buluruz, hemen buluruz" yanıtını vererek katalog üzerinden donör seçtirdiği belirlendi.

Şebeke yöneticilerinden eski bir eczacının sevgilisi aracılığıyla işlemlerde kullanılacak yasa dışı ilaçları temin ettiği, bir diğer yöneticinin ise donör kadınların fotoğraflarını çekerek müşterilere pazarladığı tespit edildi.


14 ilde eş zamanlı darbe


Soruşturma kapsamında delillerin toplanmasının ardından İstanbul merkezli Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Tekirdağ, Giresun, Aydın, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Şanlıurfa, Karaman ve Muğla olmak üzere 14 ilde operasyon yapıldı. Haklarında işlem başlatılan toplam 53 şüphelinin arasında 1 örgüt lideri, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile 4 seyahat organizatörü yer alıyor.

Başsavcılık, kimlikleri belirlenen ancak henüz yakalanamayan firari durumdaki 8 şüphelinin yakalanması için operasyonların titizlik ve kararlılıkla sürdürüldüğünü açıkladı.

9 adaylı kritik seçimde gözler Haliç’te

Dünyanın en büyük barolarından biri olan İstanbul Barosu, yeni başkanını seçmek için sandık başına gidiyor. İttifakların ve güçlü grupların karşı karşıya geleceği bu tarihi yarışta, 9 farklı aday ve geniş tabanlı koalisyonlar baronun gelecekteki rotasını belirleyecek

22.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
9 adaylı kritik seçimde gözler Haliç’te
9 adaylı kritik seçimde gözler Haliç’te
Yaklaşık 70 bin avukatın kayıtlı olduğu İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu ve başkanlık seçimleri, 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek. İki yıllık görev süresinin ardından mevcut yönetim ve muhalif gruplar arasında geçecek olan seçimlerde başkanlık koltuğu için 9 aday resmi olarak yarışacak.


Kritik ittifaklar ve grupların adayları


Seçim atmosferini hareketlendiren en önemli unsur, geçmiş yıllarda ayrı ayrı yarışan bazı güçlü grupların bu yıl geniş tabanlı ittifaklar kurması oldu. Baronun yönetimini belirleyecek öne çıkan adaylar ve onları destekleyen gruplar şu şekilde sıralanıyor:

İbrahim Özden Kaboğlu (Değişim İçin Avukatlar Grubu): İstanbul Barosu'nun mevcut başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, "Değişim İçin Avukatlar Grubu"nun adayı olarak ikinci dönem için yeniden yetki istiyor.

Ümit Kocasakal (Cumhuriyetçi Güç Birliği): Eski baro başkanlarından Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal, bu seçimin en büyük koalisyonlarından birinin çatı adayı oldu. Kocasakal'ı; Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu (Ali Gürbüz kanadı), Önce Avukat Grubu ve İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG) ortaklaşa destekliyor.

Hasan Kılıç (Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu & Yükseliş Hareketi): Seçim maratonunun bir diğer güçlü ittifakı ise Av. Hasan Kılıç'ın adaylığında kuruldu. Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu'nun Filiz Saraç kanadı ile Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi güçlerini birleştirerek sandığa tek adayla gitme kararı aldı.

Korkut Kanadoğlu (Avukat Hakları Grubu): Avukat Hakları Grubu (AHG), bağımsız duruşunu koruyarak Av. Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu'nu başkan adayı olarak çıkardı.


Yarışacak diğer adaylar ve gruplar


Büyük ittifakların yanı sıra, baro genel kurulunda kendi listeleriyle yer alacak başkan adayları ve temsil ettikleri yapılar da var.

Arife Gökkaya Dinç'i Bağımsız Avukatlar Grubu, Atakan Adem Selanik'i Cumhuriyet Avukatları Grubu, Salih Uçar'ı Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu, Metin Üraçin'i İstanbul Avukatlar Birliği Grubu destekliyor. Gülbeyaz Karadeniz de bir diğer başkan adayı.

Seçim öncesinde aday grupların temsilcileri bir araya gelerek genel kurul protokolünü netleştirdi. Yapılan kura çekimi sonrasında, başkan adaylarına kürsüde 20'şer dakika, grubu adına konuşma yapacak olan temsilcilere ise 7'şer dakika konuşma süresi tanınması kararlaştırıldı.

Yaklaşık 70 bin avukatın Haliç Kongre Merkezi'ne ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla İstanbul Barosu yönetimi, şehrin belirli merkezlerinden iki gün boyunca ücretsiz otobüs ve tekne servisleri düzenleneceğini duyurdu. Sandıkların kurulacağı pazar günü geç saatlerde oy sayımının tamamlanmasıyla birlikte İstanbul Barosu'nun yeni başkanı resmen ilan edilecek.

Yeni obezite molekülü kas kaybını tamamen engelliyor

Saygın tıp dergisi Diabetes’ta bugün yayımlanan uluslararası makaleye göre, geliştirilen yeni nesil oral molekül "RV-8451", mevcut zayıflama ilaçlarının en büyük yan etkisi olan kas ve yağsız kütle kaybını ortadan kaldırarak sadece yağ yakımıyla kilo verdiriyor

22.10.2026 17:00:00
Eyüp Kabil
 
Yeni obezite molekülü kas kaybını tamamen engelliyor
Yeni obezite molekülü kas kaybını tamamen engelliyor
Dünya genelinde milyonlarca insanın kullandığı mevcut obezite ve zayıflama ilaçlarının (GLP-1 reseptör agonistleri) en çok eleştirilen yönü olan "yağla birlikte kas kütlesinin de kaybedilmesi" problemi, tıp dünyasında çığır açan yeni bir keşifle aşılıyor.

Amerikan Diyabet Derneği (ADA) tarafından yayımlanan Diabetes dergisinin bugünkü sayısında yer alan uluslararası makale, hem hap olarak (oral) alınabilen hem de kasları tamamen koruyan "RV-8451" adlı yeni bir molekülün keşfini dünyaya duyurdu. pre-klinik obezite modellerinde test edilen molekül, tıp dünyasında "akıllı kilo kaybı" dönemini başlatmaya aday.


Kas hücreleri korunuyor, sadece yağ depoları eriyor


Mevcut enjeksiyon formundaki obezite ilaçları, toplam kilo kaybının yaklaşık %20 ila %40'ını kas kütlesinden götürerek hastalarda halsizlik ve metabolik yavaşlama gibi ciddi sorunlara yol açıyor. Dr. Sol Collado liderliğindeki uluslararası araştırma ekibinin yayımladığı makaleye göre, peptit olmayan ve ağızdan alınan küçük bir molekül olan RV-8451, vücuttaki G-proteini sinyal yollarını seçici olarak uyararak tamamen farklı bir mekanizmayla çalışıyor.

Yapılan 14 günlük biyolojik izleme testlerinde, yeni molekülün deneklerde hiçbir kas kaybına yol açmadığı (EchoMRI taramalarıyla doğrulanmıştır), buna karşın vücut yağ kütlesinde %34'e varan net bir azalma sağladığı rapor edildi. Tedavi bitiminden sonraki 7 günlük takip sürecinde de kilo kaybının devam ettiği ve toplamda kas dokusuna zarar vermeden %67 oranında saf yağ kütlesi kaybı elde edildiği belirtildi.


Metabolizmanın yavaşlamasını engelliyor


Makalede öne çıkan en kritik bilimsel bulgulardan biri de Solunum Değişim Oranı (RER) üzerinde yapılan ölçümler oldu. RV-8451'in, yüksek dozlarda solunum oranını düşürerek vücudun birincil enerji kaynağı olarak doğrudan yağ oksidasyonuna (yağ yakımına) geçmesini sağladığı kanıtlandı. Bu durum, geleneksel diyetlerin ve eski nesil ilaçların aksine, vücudun kıtlık moduna girerek metabolizmayı yavaşlatmasını (metabolik adaptasyon) engelliyor.


Uzmanlar ne diyor?


Uluslararası makalenin sonuç bölümünde araştırmacılar, RV-8451'in tıp literatüründeki "ilk kas koruyucu, peptit olmayan oral GLP-1 reseptör agonisti" olduğunu kaydetti. Uzmanlar, bu buluşun özellikle iğne korkusu olan hastalar ve kilo verirken kas kaybı nedeniyle sarkma veya güçsüzlük riski yaşayan ileri yaştaki obezite hastaları için devrim niteliğinde olduğunu vurguluyor.

Klinik öncesi geliştirme aşaması başarıyla tamamlanan ve tıp literatürüne giren bu molekülün, insanlar üzerindeki klinik deney fazlarına (Faz 1) önümüzdeki aylarda başlanması planlanıyor.

Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen programda geleceğin iletişimcileriyle bir araya gelerek "Dijital Dönüşüm ve Dezenformasyonla Mücadele" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi

22.10.2026 16:50:00
Haber Merkezi
 
Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu
Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, sık sık genç iletişimcilerle bir araya geldiklerini ve bu buluşmaların hem Kurum hem basın sektörü açısından çok değerli olduğunu vurgulayarak Türkiye'de ilancılık tarihinden başlattığı sunumunu, Basın İlan Kurumunun teşkiliyle devam ettirdi.

2026 yılının ilk 9 ayında basına 6 Milyar TL'lik kaynak aktarıldı

Eylül 2026 itibarıyla 2.359 süreli yayına dağıtılan resmi ilan ve reklam bedelinin 6 Milyar Türk Lirası olduğunu belirten Genel Müdür Çay, basın çalışanlarına verilen borç para, gazetelere sağlanan krediler, basın derneklerine ve azınlık gazetelerine yapılan yardımların toplamının 175 Milyon Türk Lirasına ulaştığını; bu anlamda Basın İlan Kurumunun Türk basınının en büyük destekçilerinden biri olduğunu aktardı.

Genel Müdür Abdulkadir Çay, Dijital Dönüşüm ve Dezenformasyonla Mücadele başlıklı sunumunda yapay zekânın haberciliğe etkileri, küresel risk raporları, dezenformasyon türleri ve dezenformasyonla mücadele mekanizmaları üzerine değerlendirmelerde bulundu.



Küresel risk: Habere güven azalıyor, dezenformasyon tırmanıyor

Bilgi ekosistemindeki tahribatın türlerine değinerek mezenformasyon, malenformasyon ve dezenformasyon kavramlarını örnek vakalarla anlatan Genel Müdür Çay, küresel raporlarda dezenformasyonun son yıllarda dünyanın karşı karşıya kaldığı en şiddetli riskler arasına girdiğini, habere duyulan küresel güvenin gerilediğini ve toplumların haberden kaçış eğiliminde olduğunu belirtti.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay sunumunda "Habere güvenin azaldığı bu dezenformasyon çağında gazetecilik nasıl yapılacak? İşte sorulması gereken ve cevabı ivedilikle bulunması gereken soru budur. Her tehdit ve kriz ortamı aslında kendi içinde fırsatları da barındırır. Bu ortam güvenilir haber kaynaklarına olan talebi artırabilir. Dezenformasyonun tırmandığı bugünlerde, geleneksel medya bu fırsatı nasıl ve ne ölçüde kullanacak?" dedi.



Yapay zekâ ve algı operasyonlarına karşı gazetecilik pusula olmalı

Yapay zekâ teknolojilerinin insan davranışlarını manipüle etmek, sahte ses ve görüntülerle (deepfake) kamuoyunu yanıltmak amacıyla giderek daha fazla kullanıldığını örneklerle aktaran Genel Müdür Çay; küresel mecralarda ve dijital algoritmalarda uygulanan çifte standartlara ve organize enformasyon savaşlarına değindi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hâle geldiği bir medya düzeninde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür" sözlerini hatırlatan Çay, iletişim fakültesi öğrencilerine seslenerek şu mesajı verdi:

"Teyit edemediğiniz haber gerçek değildir. Gazetecilik mesleği, yapay zekâ ve dijital manipülasyon çağında doğrulama sorumluluğundan asla taviz veremez. Doğruluk, güvenilirlik ve ilkeli yayıncılık; geleneksel ve dijital medyanın en büyük güvencesi olmaya devam edecektir."

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dezenformasyona karşı geliştirilen İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) ve Anadolu Ajansı Teyit Hattı gibi mekanizmaların kritik görevler üstlendiğinin altını çizdiği sunumunu, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından tamamladı.

Etkinlik, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Betül Önay Doğan'ın günün anısına Genel Müdür Çay'a plaket takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor

YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor. Teklif, serbest gazetecileri ve mesleğini bıraktıktan sonra 15 yıllık kıdemini tamamlamış olanları da kapsıyor

22.10.2026 14:46:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor
 YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın sunduğu teklif, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan gazetecilere basın kartı şartı aranmaksızın yeşil pasaport verilmesini öngörüyor
YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, en az 15 yıl fiilen gazetecilik yapan Türk vatandaşlarına yeşil pasaport verilmesini öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sundu.

21 Ekim 2026'da Meclis'e sunulan ve 2/3969 esas numarasıyla kayda alınan teklif, 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngörüyor. Teklif, TBMM İçişleri Komisyonu'na sevk edildi ve Meclis kayıtlarında "işlemde" olarak görünüyor.

Teklife göre yazılı, görsel, işitsel ve internet basınında çalışan gazetecilerin yanı sıra serbest gazeteciler de düzenlemeden yararlanabilecek. Yeşil pasaport hakkı için basın kartı sahibi olma şartı aranmayacak.

En az 15 yıllık mesleki faaliyetin belgelenmesi yeterli olacak. Bu amaçla basın kartlarının yanı sıra vergi kayıtları, yayımlanmış çalışmalar, iş veya hizmet sözleşmeleri ve diğer mesleki belgeler de kullanılabilecek.

Teklif, gazetecilerin farklı dönemlerde yaptıkları çalışmaları birleştirerek toplam mesleki kıdemlerinin hesaplanmasını öngörüyor. Aynı döneme denk gelen çalışma süreleri ise yalnızca bir kez sayılacak.

Faaliyetin yalnızca tarihli yayın ve çalışmalarla belgelendirildiği durumlarda, birbirini izleyen çalışmalar arasında 30 günü aşan ve mesleki faaliyetin devam ettiğini gösteren başka belgelerle kanıtlanamayan aralıklar kıdem hesabına dahil edilmeyecek.

Teklifte ayrıca, 15 yıllık mesleki kıdemini tamamladıktan sonra emekli olan veya gazetecilik mesleğinden ayrılan kişilerin de yeşil pasaport hakkından yararlanabilmesi öngörülüyor.

Eş ve çocukları da kapsıyor
Kanun teklifinde, gerekli şartları karşılayan gazetecilerin eşleri ve çocuklarının da Pasaport Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde bu haktan yararlanabileceği belirtiliyor.

Teklif ayrıca, gazetecilerin ve hak sahibi aile bireylerinin, yetkili amir aracılığıyla başvuru yapma şartı olmadan doğrudan başvurabilmesini öngörüyor.

Gerekçede basın özgürlüğü vurgusu
Teklifin genel gerekçesinde basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının demokratik toplumun temel unsurları arasında bulunduğu belirtiliyor.

Gazeteciliğin uluslararası gelişmelerin yerinde izlenmesini, haber kaynaklarına zamanında ulaşılmasını ve gerektiğinde kısa sürede yurt dışına seyahat edilmesini gerektirdiği ifade ediliyor.

Gerekçede, Pasaport Kanunu'nun bazı meslek grupları ve kamu görevlilerine yeşil pasaport hakkı tanıdığı, ancak gazeteciler için mesleki kıdeme dayalı benzer bir düzenleme bulunmadığına dikkat çekiliyor. Teklifin, gazetecilerin uluslararası mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmayı ve halkın haber alma hakkını güçlendirmeyi amaçladığı kaydediliyor.

Öte yandan, Pasaport Kanunu'nun 14. maddesinde değişiklik yapılmasını öngören teklifin yasalaşması için Meclis'teki yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor. Teklif henüz kanunlaşmadığından gazeteciler için yeni bir yeşil pasaport hakkı yürürlüğe girmiş değil.

YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi

YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi. Parti kurmayları, 72 ilde il başkanlarının üyelerin oylarıyla belirleneceğini belirtirken genel başkanlık ön seçiminin de kurultaydan bir gün önce yapılmasının planlandığını bildirdi

22.10.2026 13:50:00
Haber Merkezi
 
YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi
YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi
YENİ Parti'nin 14-15 Kasım'da Ankara Arena'da düzenlenecek Birinci Olağan Kurultayı için hazırlıklar sürüyor. Kurultay Hazırlık Komisyonu, organizasyonun salon, slogan, tema, lojistik ve teknik ayrıntılarını ele almak üzere dördüncü toplantısını gerçekleştirdi.

69 İLDE ÖN SEÇİM YAPILDI
Partinin kongre takvimi kapsamında 17-18 Ekim'de 69 ilde ön seçim düzenlendi. Üyelerin il başkanlarını belirlemek için sandık başına gittiği seçimlerde katılımın yüzde 65 civarında olduğu belirtildi.

Parti kurmayları, ön seçimlerin düzenli ve disiplinli biçimde gerçekleştirildiğini belirterek, "Adeta bir genel seçim havasında ve ciddiyetinde seçimler yaptık. Üçer kişilik sandık kurulları, her adayın temsilcisi, gözlemcisi yer aldı. Bizim için iyi bir deneyim oldu. Üyelerin ilgisi oldukça yüksekti. Yarışlı olan seçimlere katılım çok daha yüksekti. Bazı illerde yüzde 80'leri buldu" ifadelerini kullandı.

Seçimlerde 13 ilin il başkanı değişirken Ankara, İstanbul ve İzmir'de kurucu il başkanları görevlerini sürdürdü.

İl ve ilçe başkanlarının üyelerin oylarıyla belirlenmesinin yöneticilerin temsil gücünü artırdığını savunan kurmaylar, "Partinin ilçe başkanları binlerce, il başkanları on binlerce üyenin testinden geçmiş oldu, oyunu aldı. Bu il-ilçe başkanlarımızı güçlendirdi. Temsil anlamında da güçlendi. Kimsenin konsolide edemeyeceği bir kalabalık var oy veren; üyeler karar veriyor. Etki altında kalınmadan yapılan bir seçim ve sonucu var karşımızda. Bu da seçilen başkanları daha özgür kılıyor, siyasi gücünü, temsil yeteneğini artırmış oluyor" değerlendirmesinde bulundu.

72 İLDE BAŞKANLAR ÜYELERİN OYUYLA BELİRLENECEK
Edinilen bilgiye göre, üye sayısı 600'ün altında olan Hakkari, Bayburt ve Muş'ta il başkanları, Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca bu hafta sonu yapılacak resmi kongrelerde üyelerin oylarıyla belirlenecek.

Bu hafta 72 ilde resmi kongrelerin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Kurmaylar, kalan dokuz il için ise özel bir takvim oluşturulacağını belirtti.

Söz konusu illerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunduğunu aktaran kurmaylar, "Parti kurulurken oraya bir hassasiyet göstermiş ve üzerlerinde titiz bir çalışma gerçekleştirerek kurucu il başkanlarını atamayı uzun bir sürece yaymıştık. Oradaki atamalarımız kongre takvimine yetişmediği o dokuz il için özel bir takvim oluşturacağız" dedi.

"PARTİYİ İKTİDARA TAŞIYACAK ÖRGÜTÜ OLUŞTURUYORUZ"
İl ve ilçe yönetimlerinin oluşturulmasında kapsayıcılığa önem verileceğini belirten parti kurmayları, yönetimlerde gençlere, kadınlara ve farklı meslek gruplarına yer verilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Kurmaylar, "Yönetimler kapsayıcı olacak. Yeter sayıda genç ve kadın olacak. O ilin özelliklerine ilişkin meslek gruplarının yönetimde yer almasını önemsiyoruz. Biz partiyi iktidara taşıyacak örgütü oluşturuyoruz şu anda. Partiyi bütün kılacak, vakit ayıracak, liyakatli isimleri bir araya getireceğiz. İlin yükünü il başkanı iki arkadaşıyla kaldırmayacak" diye konuştu.

GENEL BAŞKAN DA ÜYELERİN OYUYLA SEÇİLECEK
YENİ Parti'nin yeni örgütlenme modeli kapsamında genel başkanın da üyeler tarafından belirlenmesi planlanıyor. Edinilen bilgiye göre genel başkanlık ön seçimi, Birinci Olağan Kurultay'dan bir gün önce yapılacak ve tek günlük bir seçim olarak düzenlenecek.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı. Olgun, transfer sürecinin yeni iktidarın meşruiyet sorunu yaşamasına sebep olabileceğini söyledi

22.10.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, son günlerde yaşanan milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti değiştirmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Olgun, gelinen noktada demokrasi ve hukuk yapısının çok değiştiğini söyledi.

'SEÇİLEN MAKAMLARIN MEŞRUİYETİ KALMADI'
Vatandaşların, 2023 milletvekili genel seçimlerinde, 2024 yerel seçiminde kullandığı oyların tamamen değiştiğini belirten Olgun, "Hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. Bu sebeple seçilen makamların meşruiyetinin kalmaması demek millete gitmeyi gerektirir. Yani vatandaşın kullandığı oyla şu anki temsil oranında dağlar kadar fark var" dedi.

SEÇİM ÇAĞRISI
"Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hiçbir döneminde böyle bir parti değiştirme, milletvekilleri arasında, belediye başkanları arasında bu kadar parti değiştirme yaşamadı" diyen Olgun, en uygun çıkış yolunun seçime gitmek olduğunu belirtti.

Seçmenlerin transferlerin sonucu olarak sandığa gitmeyebileceğine dikkat çeken Olgun, "Seçim yapılsa bile seçilecek mercilerin, organların meşruiyet sorunu olacaktır. İktidara buradan sesleniyorum, bu ülkeye bu kadar zarar vermeye hakkınız yok, derhal seçime gidin. Halkımız yeniden tercihini kullansın ve halk millet ne diyorsa ülkede o şekilde yönetilsin" dedi.

TALAN VAR TALAN

İçişleri Bakanlığı, 9 il merkezli nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis operasyonlarında, 34 milyar 760 milyon liralık para hareketliliği tespit edilen 123 şüpheli hakkında işlem yapıldığını bildirdi

21.10.2026 20:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
TALAN VAR TALAN
TALAN VAR TALAN
İçişleri Bakanlığı, 9 il merkezli nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis operasyonlarında, 34 milyar 760 milyon liralık para hareketliliği tespit edilen 123 şüpheli hakkında işlem yapıldığını bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, 9 il merkezli nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis suçlarına yönelik jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonlarda, 34 milyar 760 milyon liralık para hareketliliği tespit edilen 123 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı.

Konuya ilişkin Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "9 İl merkezli nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis suçlarına yönelik jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda; 34 milyar 760 milyon lira para hareketliliği tespit edilen 123 şüpheli hakkında işlem yapıldı.

Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Jandarma Komutanlıklarımızca, 9 il merkezli gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; yasa dışı bahis oynattıkları ve suçtan elde edilen paranın nakline aracılık ettikleri, sosyal medya hesapları üzerinden sahte ilanlarla dolandırıcılık yaptıkları, vatandaşlarımızın kişisel verilerine yetkisiz erişim sağladıkları tespit edildi.

Güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle siber suçlarla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlıklarımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.